Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.9737/historystudies.1577284

Türkiye'nin Gözünden Türk-Sovyet İlişkilerinin Gelişiminde Sporun Rolü (1924-1936)

İki savaş arası dönemde rejim değişikliği yaşamış ve uluslararası sistemde kendilerini kabul ettirme çabasında olan Türkiye ile Sovyetler Birliği, diplomatik ilişkilerini güçlendirmek için sporu yumuşak güç unsuru olarak kullanmışlardır.

Makalenin anahtar kelimeleri

Yazar
Mustafa MUTLU
Yayın
History Studies
Tarih
2025-08-09
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

İki savaş arası dönemde radikal rejim değişiklikleri geçiren Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyetler Birliği, uluslararası alanda varlıklarını kabul ettirme ve prestij kazanma mücadelesi vermişlerdir. Bu süreçte her iki ülke de sporu yalnızca beden terbiyesi faaliyeti olarak değil, aynı zamanda ulusal kimlik inşası ve diplomatik temasların geliştirilmesi için stratejik bir yumuşak güç aracı olarak değerlendirmiştir. Batılı devletlerin izole etme politikalarına karşı meşruiyet arayışında olan Ankara ve Moskova yönetimleri, spor zemininde kurdukları iş birliğiyle karşılıklı güven ve dostluk ortamı tesis etmeyi hedeflemiştir. Dolayısıyla makale, 1924-1936 yılları arasındaki Türk-Sovyet spor ilişkilerinin iki ülke arasındaki siyasi ve diplomatik yakınlaşmaya sunduğu katkıyı tarihsel bağlamda incelemektedir.

Araştırma, 1924-1936 yılları arasında gerçekleşen spor temaslarının siyasi gelişmelerle paralelliğini ve toplumsal bağlara etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nitel tarih araştırması tasarımına sahip çalışmada, T.C. Cumhurbaşkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi'nden elde edilen birincil belgeler temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Ayrıca dönemin basını (Cumhuriyet, Hakimiyet-i Milliye, Vakit, Akşam, Spor Alemi, Türk Spor vb.) ile Rusça kaynaklar ve anılar belgesel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sürecinde 1924 Moskova daveti, 1925 dostluk antlaşması dönemi, 1931-1934 karşılıklı futbol, boks, güreş, atletizm ve yüzme temasları ile Halkevleri ve Spor Kongresi raporları kronolojik ve tematik analizle çözümlenmiştir.

Çalışmanın bulguları, Türk ve Sovyet hükümetlerinin spor organizasyonlarını en üst düzeyde desteklediğini ve siyasi liderlerin bu karşılaşmaları yakından takip ettiğini göstermektedir. FIFA'nın Sovyetler Birliği'ne uyguladığı ambargo ve yaptırım tehditleri, Türk tarafınca 'Türkiye Üniversiteler Muhteliti' ve 'Türkiye Halkevleri Muhteliti' gibi alternatif isimler kullanılarak diplomatik esneklikle aşılmıştır. Karşılıklı heyet ziyaretleri yalnızca saha içindeki müsabakalarla sınırlı kalmamış; fabrika, müze, tiyatro incelemeleri ve eğitim kurumları ziyaretleriyle geniş çaplı bir kültürel etkileşime dönüşmüştür. Türk spor idarecilerinin Sovyet beden eğitimi sistemi üzerine hazırladığı ayrıntılı raporlar, Türkiye'deki spor politikalarının ve İzmir Kültürpark gibi kurumsal yapıların şekillenmesinde doğrudan rol oynamıştır.

Sonuç olarak, 1924-1936 yılları arasındaki Türk-Sovyet spor diplomasisi, iki ülke toplumları ve siyasileri arasında kalıcı güven bağlarının kurulmasına imkân tanımıştır. Spor karşılaşmaları, siyasi ve ideolojik farklılıklara rağmen devletlerarası ilişkilerin yumuşatılmasında ve halklar arasında sempatinin artırılmasında etkin bir araç işlevi görmüştür. Bu çalışma, spor tarihi ve dış politika kesişiminde Türk-Sovyet ilişkilerini ilk elden arşiv belgeleri ve dönem basınıyla belgeleyerek literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. Araştırmacıların iki savaş arası dönem dış politikası, spor diplomasisi ve kamu diplomasisi konularında yürütecekleri nitel ve tarihsel çalışmalarda başvuru kaynağı olarak kullanılabilecek niteliktedir.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın amacı, 1924-1936 yılları arasında Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında gerçekleşen spor temaslarının iki ülke arasındaki diplomatik ve toplumsal ilişkilerin gelişimindeki rolünü Türkiye'nin perspektifinden ortaya koymaktır(MUTLU, 2025, s. 4173).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Nitel tarihsel araştirma deseni benimsenerek, Başbakanlik Cumhuriyet Arşivi (BCA) ve Türk Diplomatik Arşivi (TDA) belgeleri ile dönemin süreli yayinlari üzerinden Türk-Sovyet spor diplomasisinin gelişimi ve siyasi ilişkilerle olan ilişkisi kronolojik ve tematik analiz yöntemleriyle çözümlenmiştir(MUTLU, 2025, s. 618).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, uluslararası ilişkiler kuramında yumuşak güç (soft power) ve spor diplomasisi kavramsal çerçevesine dayanmaktadır. Pierre de Coubertin'in barışçıl milliyetçilik ve uluslararası yumuşama aracı olarak spor fikri ile sporun devletlerarası gerilimleri azaltma ve ulusal prestij inşa etme işlevi teorik altyapıyı oluşturur.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Pierre Arnaud, James Riordan, Barrie Houlihan, Andrei S. Markovits ve Lars Rensmann gibi sporun uluslararası siyasetteki rolünü inceleyen araştırmacıların yanı sıra, Türkiye ve SSCB'nin erken dönem beden eğitimi ve dış politika tarihine odaklanan Yiğit Akın, Mehmet Perinçek, Mutlu Türkmen ve Fehim Kuruloğlu'nun eserlerini ele almaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
1924-1936 yillari arasinda Türkiye ile Sovyetler Birliği arasindaki ikili ve diplomatik ilişkileri yansitan resmi belgeler, elçilik yazişmalari, protokoller ve iki ülkenin ulusal ile bölgesel basin arşivlerinin bütünü.
Örneklem veya araştırma materyali
Başbakanlik Cumhuriyet Arşivi (BCA) ve Türk Diplomatik Arşivi (TDA) fonlarindaki yazişmalar ile Cumhuriyet, Hakimiyet-i Milliye, Milliyet, Akşam, Spor Alemi ve Fizkultura i Sport gibi dönemin önde gelen Türkçe ve Rusça süreli yayinlari.
Veri toplama süreci
Arşivlerdeki resmi diplomatik yazişmalar, elçilik ve heyet raporlari, ikili protokol metinleri ile dönemin basinda yer alan müsabaka haberleri, köşe yazilari ve sporcu seyahat günlüklerinin taranmasi yoluyla veri toplanmiştir.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen birincil el arşiv dokümanlari ve dönemin süreli yayinlari, tarihsel doküman analizi yöntemiyle çözümlenerek siyasi gelişmeler ile spor temaslari arasindaki sebep-sonuç ilişkileri bağlaminda tasnif ve analiz edilmiştir.
spor diplomasisiuluslararasi ilişkileryumuşak güçFIFA yaptirimlariHalkevleri Muhtelitiuluslararasi izolasyon

Araştırmanın Bulguları

01

Türkiye ile Sovyetler Birliği arasindaki ilk resmi spor temasi, 1924 yilinda Sovyetler Birliği'nin Ankara Büyükelçisi Suriç'in daveti üzerine, Türkiye Futbol Federasyonu'nun FIFA'dan özel izin alarak Moskova'ya bir karma futbol takimi göndermesiyle başlamiştir(MUTLU, 2025, s. 618).

02

FIFA'nin Sovyetler Birliği'ne uyguladiği uluslararasi tecrit politikalari ve üye ülkelere yönelik cezalandirma tehditleri, Türk makamlarinin milli takim yerine sırasıyla 'Türk Üniversiteler Muhteliti' ve 'Türkiye Halkevleri Muhteliti' unvanlarini kullanmasiyla diplomatik düzeyde aşilmiştir(MUTLU, 2025, s. 620).

03

1930 yili Moskova boks müsabakalarindaki mağlubiyetlerin ardindan Moskova Büyükelçiliği'nin hazirladiği raporda, yurt dişina giden spor heyetlerinin ulusal temsiliyet taşidiği vurgulanmiş ve hazirliksiz seyahatlerin ülkenin prestijine ve sayginliğina zarar verdiği rapor edilmiştir(MUTLU, 2025, s. 36).

04

Türk ve Sovyet spor heyetlerinin karşilikli ziyaretleri, sporun ötesine geçerek İzmir Kültürpark'in kurulmasi fikrinin doğmasina zemin hazirlamiş ve Sovyet beden eğitimi modeli ile kurumsal yapisinin incelenerek raporlar halinde Türkiye Cumhuriyeti devletine sunulmasini sağlamiştir(MUTLU, 2025, s. 29).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İki savaş arasi dönemde gerçekleştirilen Türk-Sovyet spor temaslari, her iki ülkenin devrimci elitlerinin kendi yeni kurulan rejimlerini dünyaya tanitma ve Batili güçlerin kendilerine yönelik uyguladiği izolasyon politikalarini kırma gayretlerini açikça yansitmaktadir. Bu doğrultuda futbol, boks, tenis ve güreş gibi farklı branşlarda düzenlenen karşilaşmalar sadece fiziksel bir rekabet sahnesi olmanin ötesine geçerek, devlet liderlerinin de katılım gösterdiği yüksek düzeyli diplomatik platformlar olarak işlev görmüştür.

Türkiye'nin uluslararası futbol arenasında karşılaştığı engelleri aşmak için geliştirdiği kurumsal çözümler büyük önem taşımaktadır. FIFA'nın Sovyetler Birliği ile resmi maç yapma yasağına karşı 'Türk Üniversiteler Muhteliti' ve 'Halkevleri Muhteliti' gibi alternatif kimliklerin kullanılması, pragmatik dış politika araçlarının spor alanındaki yaratıcı esnekliğini ve diplomatik kararlılığı en üst düzeyde kanıtlar niteliktedir.

Dönemin Moskova Büyükelçiliği tarafindan boksörlerin mağlubiyetleri üzerine hazirlanan rapor, sporun ulusal prestij ve kimlik inşasindaki stratejik önemini sergilemektedir. Yazar bu bulguyu, genç Cumhuriyet'in uluslararasi sahnedeki varoluş çabasinda her türlü diş temsilin doğrudan devletin gücü ve sayginliğiyla ilişkilendirildiğinin bir kanıtı olarak sunmakta ve literatürdeki yumuşak güç tartişmalarina katkı sağlamaktadir.

Sonuç olarak, spor diplomasisi aracılığıyla yürütülen kültürel etkileşim, İzmir Kültürpark projesinde olduğu gibi belediyecilik ve şehircilik uygulamalarından beden eğitimi müfredatına kadar geniş bir kurumsal transfer alanına kapı aralamıştır. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi ittifaklarla sınırlı kalmayıp toplumsal ve yapısal düzeyde derinleşen bir etkileşime ulaştığını doğrulamaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Erken Cumhuriyet döneminde diş politikanin bir aracı olarak sporun yumuşak güç ve propaganda işlevini ele alirken, Kuruloğlu (2023) tarafindan ortaya konan spor diplomasisinin stratejik önemi ve Türk-Sovyet ilişkilerindeki somut izdüşümleri teziyle tam bir uyum sergilemektedir(MUTLU, 2025, s. 618).

Yazar, erken cumhuriyet döneminde Sovyet beden eğitimi modelinin Türkiye tarafindan incelenmesi ve kurumsal raporlara dönüştürülmesini açiklarken, Riordan (1998) tarafindan savunulan Sovyetler Birliği'nin sporu ideolojik bir araça ve uluslararasi meşruiyet mekanizmasina dönüştürme politikasiyla paralellik kurmaktadir(MUTLU, 2025, s. 29).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

1924-1936 yillari arasinda yoğunlaşan Türk-Sovyet spor ilişkileri, iki devrimci devletin iki savaş arasi dönemde yaşadiği radikal rejim değişikliklerinin ardindan kendilerini uluslararasi kamuoyuna ispat etme ve Batı'nin izolasyon politikalarini aşma çabalarinin ortak bir sonuçu olarak gelişmiştir. Devlet liderlerinin en üst düzey temsilcilerinin katılımiyla desteklenen bu spor diplomasisi, Montrö Boğazlar Sözleşmesi sonrasinda siyasi ilişkilerin değişen dinamikleriyle zayıflamiş olsa da, iki ülke halklari ve bürokrasileri arasinda kültürel bir yakinlaşma ve karşilikli güven zemini inşa edilmesinde son derece kritik, çok yönlü bir yumuşak güç işlevi görmüştür(MUTLU, 2025, s. 29).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu araştırma, iki savaş arası dönemde Türkiye ve Sovyetler Birliği (SSCB) arasında yürütülen spor ilişkilerini tarihsel bir perspektifle ele alarak sporun dış politikada nasıl bir yumuşak güç unsuru olarak işlev gördüğünü analiz etmektedir. Literatürde genellikle askeri ve diplomatik anlaşmalar çerçevesinde incelenen Türk-Sovyet ilişkilerine, kültürel ve sportif bir boyut kazandırarak yeni bir analiz alanı açmaktadır. Çalışma, iki devrimci rejimin Batılı devletlerin tecrit politikalarına karşı geliştirdiği ortak spor stratejilerini ve bu süreçte FIFA engellerini aşmak için buldukları pratik çözümleri göstererek spor tarihçiliği ile siyasi tarih yazımını entegre etmektedir.

Makale, literatürdeki erken Cumhuriyet dönemi dış politikası ve sporun siyasallaşması üzerine yapılan önceki çalışmalarla doğrudan ilişki kurmaktadır. Özellikle James Riordan'ın Sovyet spor politikaları üzerine yaptığı kuramsal çerçeveyi ve Yiğit Akın'ın erken Cumhuriyet'te beden terbiyesine yönelik çalışmalarını genişletmektedir. Yazar, bu temel eserlerin ortaya koyduğu kurumsal yapıları ampirik kanıtlarla derinleştirmekte ve spor müsabakalarının diplomatik heyetler, elçilik raporları ve karşılıklı protokollerle nasıl desteklendiğini göstererek literatürdeki kuramsal boşlukları tarihsel arşiv belgeleriyle doldurmaktadır.

Çalışma, Türk dış politikası ve spor diplomasisi üzerine hazırlanan literatür taramalarına son derece özgün bir ampirik veri seti kazandırmaktadır. Özellikle diplomatik misyonların spor etkinliklerine katılım düzeyini ve Moskova Büyükelçiliği'nin boks müsabakalarındaki yenilgilere dair hazırladığı resmi raporu sunarak, sporun sadece dostane ilişkiler değil, aynı zamanda ulusal prestij ve devletin saygınlığı çerçevesinde nasıl algılandığını göstermektedir. Ayrıca, spor heyetlerinin ziyaretleri sonuçunda hazırlanan teknik raporların Türkiye'deki beden eğitimi müfredatı ve İzmir Kültürpark gibi kentsel projeler üzerindeki yapısal etkilerini ortaya koyarak tarih yazımına katkı sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. KURULOGLU, F. (2023). Sports Diplomacy and Propaganda in Turkish Foreign Policy in the Early Republican Period. The International Journal of the History of Sport, 40(2-3), 111-124.
  2. RIORDAN, J. (1998). The sports policy of the Soviet Union, 1917–1941. In P. Arnaud & J. Riordan (Eds.), Sport and International Politics (pp. 67-78). Routledge.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Erken Cumhuriyet döneminde spor müsabakaları, uluslararası siyasette yumuşak güç unsuru olarak etkin bir şekilde kullanılmıştır.

Bu çalışma, spor karşılaşmalarının iki ülke arasındaki güven ve dostluk ortamını pekiştirmedeki diplomatik rolünü açıklamak için kullanılabilir(MUTLU, 2025, s. 616).

Halkevleri Spor Politikaları ve Erken Cumhuriyet Dönemi Spor Diplomasisi: 1932-1936

Araştırma sorusu
1932-1936 yılları arasında Halkevleri bünyesinde kurulan spor muhtelitlerinin uluslararası spor diplomasisindeki rolü nedir?
Yöntem taslağı
Tarihsel-belgesel araştırma deseni kapsamında, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi belgeleri ve dönemin Halkevleri dergileri (Ülkü vb.) nitel içerik analizi yöntemiyle incelenecektir. Örneklem veri doygunluğuna ulaşıncaya dek genişletilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, FIFA yasaklarını aşmak amacıyla 'Türkiye Halkevleri Muhteliti' adının kullanılması ve bu kurumun diplomatik süreçlerdeki rolünden hareketle önerilmiştir(MUTLU, 2025, s. 618).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Spor federasyonlarının kuruluşu ve uluslararası kurumlara üyelik süreçleri, ulusal bağımsızlığın tescili ve kurumsallaşmanın bir parçasıdır.

Makalede yer alan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kuruluşu ve FIFA üyelik süreci, sporun kurumsallaşması ve ulusal kimlik inşası tartışmalarına veri sunar(MUTLU, 2025, s. 618).

Uluslararası Spor Organizasyonlarında Ulusal Prestij ve Temsil Krizi: 1930 Moskova Boksörleri Örneği

Araştırma sorusu
1930 Moskova boks müsabakalarındaki yenilgilerin ardından devlet bürokrasisi tarafından hazırlanan raporlarda ulusal kimlik ve prestij nasıl inşa edilmiştir?
Yöntem taslağı
Doküman analizi yöntemiyle, Milli Eğitim Bakanlığı ve Moskova Büyükelçiliği yazışmaları ile dönemin spor basını (Spor Alemi vb.) tematik analiz yöntemi kullanılarak çözümlenecektir. Örneklem veri doygunluğuna göre belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede yer alan, Moskova Büyükelçiliği'nin mağlubiyetler üzerine hazırladığı ve sporcuların hazırlıksız olmasının ülkenin saygınlığına zarar verdiğini vurgulayan rapordan türetilmiştir(MUTLU, 2025, s. 618).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Yüksek düzeyli devlet temsilcilerinin spor müsabakalarını yakından takip etmesi, sporun devlet nezdindeki stratejik değerini göstermektedir.

Başbakan İsmet İnönü ve diğer devlet yetkililerinin maçları stadyumda izlemesi, sporun yüksek siyasetle olan doğrudan ilişkisini kanıtlamak için tartışma bölümünde kullanılabilir(MUTLU, 2025, s. 623).

Erken Cumhuriyet Dönemi Spor Bürokratlarının Raporlarında Sovyet Beden Eğitimi Modeli

Araştırma sorusu
Cevdet Kerim Bey ve Vildan Aşir Bey tarafından sunulan 'Rusya'da Beden Terbiyesi ve Spor' raporlarında Sovyet modelinin Türkiye'ye transfer edilebilirliği nasıl tartışılmıştır?
Yöntem taslağı
Tarihsel doküman analizi kullanılarak, devlet arşivlerindeki ilgili teknik raporlar (BCA 490-1-0-0) ve eğitim programları karşılaştırmalı metin analiziyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede detaylandırılan, Türk spor yöneticilerinin Sovyetler Birliği'ndeki spor enstitüleri ve çocuk kampları hakkında hazırladıkları kapsamlı raporlardan hareketle tasarlanmıştır(MUTLU, 2025, s. 623).