Araştırmanın amacı
The purpose of our study is to examine factors related to IRC in Turkish HE according to academics’ attitudes(Çalıkoğlu et al., 2022).
Nicel araştırma makalesi incelemesi
Yükseköğretimde uluslararasılaşma, küresel bilgi ekonomisinde rekabetçiliğin temel göstergelerindendir. Uluslararası araştırma iş birlikleri hem kurumsal prestij hem de akademik meşruiyet açısından kritik öneme sahiptir.
Yükseköğretimde uluslararasılaşma, küreselleşmenin etkisiyle birlikte hem üniversiteler hem de akademisyenler üzerinde uluslararası araştırma iş birliklerine katılma yönünde artan bir baskı yaratmaktadır. Bilgi ekonomisinde rekabet gücünün bir göstergesi olarak kabul edilen uluslararası yayın ve projeler, kurumsal prestijin ve bireysel akademik meşruiyetin anahtarı konumundadır. Ancak küresel bilgi üretimindeki Batı hegemonyası ve merkez-çevre kutuplaşması, gelişmekte olan ülkelerdeki araştırmacıların bu süreçlere entegrasyonunda yapısal zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Türkiye gibi merkeziyetçi ve hızlı büyüme sancıları çeken yükseköğretim sistemlerinde, akademisyenlerin uluslararası iş birliklerine katılım dinamiklerinin ve bu dinamikleri şekillendiren çok boyutlu engellerin ampirik olarak incelenmesi, hem politika yapıcılar hem de kurumsal liderler için kritik bir gereksinim haline gelmiştir.
Bu gereksinimden yola çıkan çalışmanın temel amacı, Türk yükseköğretim sisteminde görev yapan akademisyenlerin uluslararası araştırma iş birliklerini etkileyen bireysel, mesleki ve kurumsal faktörleri ampirik olarak çözümlemektir. Araştırmada, uluslararası karşılaştırmalı bir proje olan Bilgi Tabanlı Toplumda Akademik Meslek (APIKS) anketinin Türkiye verilerinden yararlanılmıştır. Nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modelinin benimsendiği çalışmanın örneklemini, Türkiye genelindeki 78 üniversitede görev yapan ve aktif olarak araştırma faaliyetlerinde bulunan 1554 akademisyen oluşturmaktadır. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkileri test etmek amacıyla ki-kare bağımsızlık testi kullanılmış; uluslararası iş birliği kurma davranışını yordayan faktörlerin belirlenmesinde ise ikili lojistik regresyon analizi uygulanarak kapsamlı bir analiz modeli kurulmuştur.
Yapılan istatistiksel analizler sonuçunda elde edilen bulgular, küreselleşme eğilimlerine rağmen Türk akademisyenlerin yaklaşık yarısının (%51.4) uluslararası araştırma iş birliği gerçekleştirmediğini ortaya koymaktadır. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre, bireysel düzeyde cinsiyet ve yaşın doğrudan yordayıcı bir etkisi bulunmazken, mesleki ve kurumsal faktörler iş birliği davranışını güçlü biçimde şekillendirmektedir. Doktora derecesini yurt dışından almış olmak, profesör unvanına sahip olmak, multidisipliner veya uluslararası odaklı araştırma yönelimini benimsemek ve vakıf üniversitelerinde çalışıyor olmak uluslararası iş birliği kurma olasılığını anlamlı derecede artırmaktadır. Buna karşın, doktorasını Türkiye'de tamamlamış olmak, eğitim odaklı bir akademik yönelime sahip olmak ve devlet üniversitelerinde görev yapmak uluslararası iş birliği üzerinde negatif yönlü bir etkiye sahiptir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümü, elde edilen bulguları Karmaşıklık Teorisi ve uluslararası literatürle ilişkilendirerek derinlikli çıkarımlar sunmaktadır. Araştırma, yukarıdan aşağıya dayatılan merkeziyetçi politikaların akademisyenlerin öz-motivasyonlarına dayanmadığı sürece sınırlı kalacağını göstermekte ve kendi kendini örgütleyen iş birliği ağlarının önemini vurgulamaktadır. Vakıf üniversitelerinin metropolitan konumları ve esnek kurumsal yapıları sayesinde daha başarılı olduğu, genç devlet üniversitelerinin ise altyapı yetersizlikleri nedeniyle yerel kaldığı değerlendirilmektedir. Sonuö olarak bu çalışma, yükseköğretimde kapsayıcı bir uluslararasılaşma için devlet üniversitelerindeki genç araştırmacılara yönelik finansal ve bürokratik desteklerin artırılması, öğretim yüklerinin adil dağıtılması ve disiplinler arası ortak projelerin teşvik edilmesi yönünde somut politika önerileri sunmaktadır.
The purpose of our study is to examine factors related to IRC in Turkish HE according to academics’ attitudes(Çalıkoğlu et al., 2022).
Çalışmada, Türk yükseköğretiminde uluslararası araştırma iş birliğini etkileyen bireysel, mesleki ve kurumsal faktörleri akademisyenlerin tutum ve davranışlarına dayalı nicel veri üzerinden incelemek amacıyla survey (tarama) deseni benimsenmiştir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Çalışmanın teorik çerçevesi Karmaşıklık Teorisi (Complexity Theory) üzerine kurulmuştur. Bu kapsamda özellikle 'kendi kendini örgütleme' (self-organizing) ilkesi öne çıkarılmaktadır. Teoriye göre uluslararası araştırma iş birlikleri, yukarıdan aşağıya dayatılan zorunlu mekanizmalardan ziyade, akademisyenlerin bireysel motivasyonları, akademik saygınlık ve kaynak arayışları doğrultusunda kendi kendilerine geliştirdikleri dinamik ağlar ve ilişkiler aracılığıyla şekillenmektedir.
Çalışma, yükseköğretimde uluslararasılaşma, akademik meslek etiği, uluslararası araştırma yönelimi (IRO) ve uluslararası araştırma iş birliği (IRC) kavramları etrafındaki literatürü ele almaktadır. Özellikle Kwiek'in 'uluslararası çalışanlar' (internationalists) ve 'yereller' (locals) ayrımı ile küresel bilgi üretimindeki Batı hegemonyası ve merkez-çevre dengesizlikleri tartışmaları çalışmanın kuramsal zeminini oluşturmaktadır.
Küreselleşme baskılarına ve ulusal teşvik stratejilerine rağmen araştırmaya katılan Türk akademisyenlerin %51,4'ünün uluslararası araştırma iş birliği kurmadığı tespit edilmiştir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Doktora derecesini yurt dışından almak yerine Türkiye'den almış olmak ve araştırmadan ziyade öğretime odaklanan bir akademik yönelime sahip olmak uluslararası araştırma iş birliği kurma olasılığını anlamlı derecede düşürmektedir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Profesörlük unvanına sahip olmak ile çok disiplinli veya uluslararası kapsama sahip araştırmalara yönelmek uluslararası araştırma iş birliği oluşturma üzerinde pozitif ve güçlü bir etkiye sahiptir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Kurumsal faktörler kapsamında yapılan lojistik regresyon analizi, vakıf üniversitelerine kıyasla devlet üniversitesinde görev yapmanın uluslararası araştırma iş birliğini negatif yönde etkilediğini ortaya koymaktadır(Çalıkoğlu et al., 2022).
Çalışmanın ampirik bulguları, küresel düzeydeki yoğun teşvik ve yönelimlere karşın Türk akademisyenlerinin %51,4 gibi dikkate değer bir kesiminin uluslararası araştırma iş birliği kurmadığını ve bu süreçte yaş, unvan, doktora yapılan yer ve kurum türünün belirleyici olduğunu göstermektedir.
Yazarlar bu durumu, genç akademisyenlerin öğretim yükleri ile bürokratik engeller nedeniyle uluslararası ağlara erişim kurmakta zorlanması ve devlet üniversitelerindeki sayısal odaklı merkezi politikaların akademisyenlerin öz motivasyonunu tam olarak destekleyememesi ile açıklamaktadır.
Tartışma bölümünde elde edilen sonuçlar, Kwiek (2020) ile Smeby ve Gornitzka'nın (2008) akademideki 'uluslararasılar' ve 'yereller' ayrımı ile Finkelstein ve Sethi'nin (2014) yurt dışı doktora derecesinin uluslararasılaşmadaki etkisine dair literatür bulgularıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir.
Sonuç olarak çalışma, yükseköğretim yönetiminin yalnızca sayısal performans göstergelerine odaklanmak yerine, genç akademisyenlerin uluslararası hareketliliğini destekleyen, kaynak yetersizliklerini gideren ve kurumsal özerkliği artıran kapsayıcı politikalar geliştirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Yazarlar, lisansüstü eğitimi yurt dışında tamamlamış olmanın akademisyenlerin uluslararası ağlarını genişletme ve iş birliğine katılım süreçlerindeki kritik rolünü vurgulayarak bulgularını Finkelstein ve Sethi (2014) ile Calikoglu ve diğerlerinin (2020) literatürdeki tespitleriyle paralel biçimde tartışmaktadır(Çalıkoğlu et al., 2022).
Yazarlar, Türk yükseköğretimindeki uluslararası araştırma iş birliklerinin karmaşık yapısını göz önüne alarak, karar vericilerin ve politika yapıcıların maddi ve finansal destekleri daha sistematik ve verimli bir biçimde yönlendirmeleri gerektiğini, ayrıca kamu üniversitelerine daha özerk stratejiler geliştirme imkânı tanınmasının uluslararasılaşmayı daha kapsayıcı hale getireceği sonuçuna varmaktadırlar(Çalıkoğlu et al., 2022).
Bu çalışma, yükseköğretim alanındaki uluslararasılaşma tartışmalarını makro yapısal analizlerden mikro düzeydeki akademisyen davranışlarına indirgeyerek ampirik bir köprü kurmaktadır. Gelişmekte olan yükseköğretim sistemlerinde, merkezi teşvik mekanizmaları ile bireysel akademik motivasyonlar arasındaki uyumsuzluğu sörgülama işlevi görmektedir. Çalışma, akademisyenlerin küresel bilimsel ağlara katılımını yalnızca finansal desteklerle değil, aynı zamanda doktora yapılan yer, unvan, yaş ve kurum türü gibi çok boyutlu bireysel ve profesyonel değişkenlerle ilişkilendirerek literatürdeki kurumsal analiz alanını derinleştirmektedir.
Yazarlar, çalışmayı Kwiek (2018, 2020) tarafından geliştirilen ve akademisyenleri 'uluslararasılar' ile 'yereller' olarak ayıran teorik zemin üzerine inşa etmektedir. Finkelstein ve Sethi'nin (2014) yurt dışı doktora derecesinin kurumsal uluslararasılaşmaya olan etkisini ele alan modellerini Türkiye bağlamında ampirik olarak doğrulamaktadır. Smeby ve Gornitzka'nın (2008) küreselleşmeyle birlikte tüm akademisyenlerin kozmopolit haline geldiği yönündeki iddiasını esneterek, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yerelliğin hala güçlü bir yapısal direnç noktası olduğunu ampirik verilerle kanıtlamaktadır.
Yükseköğretimde uluslararası araştırma iş birliği temalı literatür taramalarına bu çalışma, niceliksel merkeziyetçi politikaların yerel düzeydeki akademisyen motivasyonu üzerindeki olumsuz yansımalarını gösteren güçlü bir örnek sunmaktadır. Hızlı büyüme ve massifikasyon sürecindeki yükseköğretim kurumlarında altyapı eksikliklerinin iş birliği önündeki en büyük engellerden biri olduğunu somutlaştırmaktadır. Ayrıca, literatürdeki Batı merkezli bilgi üretimi hegemonyasına karşı gelişmekte olan ülkelerdeki akademisyen profillerinin nasıl konumlandığını göstererek bölgesel eşitsizlik tartışmalarına katkı sağlamaktadır.
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Gelişmekte olan ülkelerdeki akademisyenlerin önemli bir kısmı küreselleşme baskılarına rağmen yerel odaklı kalmaktadır.
Türkiye bağlamında ampirik olarak sunulan %51,4'lük iş birliği kurmama oranı, uluslararasılaşmanın her zaman homojen bir şekilde gerçekleşmediğini desteklemek için referans verilir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Makaleyle bağlantısı: Makalenin genç akademisyenlerin ve devlet üniversitelerinde çalışanların iş birliği kurma olasılığının düşük olduğunu gösteren lojistik regresyon bulgularından ve bu durumun derinlemesine araştırılması gerektiği yönündeki gelecek araştırma önerisinden türetilmiştir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Uluslararası araştırma iş birliği süreci, akademisyenlerin bireysel motivasyonları ile kendi kendini örgütleme mekanizmalarına dayanır.
Karmaşıklık kuramı ve kendi kendini örgütleme ilkelerinin IRC'yi açıklamada nasıl bir teorik araç olarak kullanılabileceğini göstermek amacıyla kullanılır(Çalıkoğlu et al., 2022).
Makaleyle bağlantısı: Makalenin Table 5'te yer alan, çok disiplinli ve uluslararası kapsamdaki araştırma yönelimlerinin uluslararası araştırma iş birliği kurma olasılığını anlamlı şekilde artırdığı yönündeki özgün bulgusuna dayanmaktadır(Çalıkoğlu et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Akademik unvan, yaş ve kıdem arttıkça uluslararası araştırma iş birliği kurma eğilimi belirgin şekilde artmaktadır.
Kendi araştırmasında yaş ve unvanın iş birliği üzerindeki etkisini bulan bir araştırmacı, Türkiye genelindeki bu ampirik bulgu ile sonuçlarını karşılaştırmak için makaleyi kaynak gösterir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Makaleyle bağlantısı: Lojistik regresyon sonuçlarında devlet üniversitesinde çalışmanın uluslararası iş birliğini negatif etkilemesi ve vakıf üniversitelerinin metropolitan konumu ile daha geniş uluslararasılaşma stratejilerine sahip olması tartışmasından türetilmiştir(Çalıkoğlu et al., 2022).
Yüksekogretim kurumlarinda akademik personelin isten ayrilma niyetleri kurumsal verimliligi ve eğitim kalitesini doğrudan tehdit eden kritik bir sorun alani olarak literatürde geniş yer bulmaktadir. Özellikle COVID-19 pandemisiyle…
İki savaş arası dönemde rejim değişikliği yaşamış ve uluslararası sistemde kendilerini kabul ettirme çabasında olan Türkiye ile Sovyetler Birliği, diplomatik ilişkilerini güçlendirmek için sporu yumuşak güç unsuru olarak…
Kadına yönelik şiddet ve intihar eğilimi, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ve sosyolojik araştırmaların merkezinde yer alan karmaşık bir sorundur. Türkiye bağlamında kadınların intihar davranışları, bireysel psikolojik…