Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.56850/jnse.1885797

Bozcaada Demirleme Sahasında Gemi Bekleme Sürelerinin Analizi

Deniz taşımacılığında dar su yolları ve stratejik boğazlar, küresel lojistik zincirinin en kritik ve hassas halkalarını oluşturmaktadır. Türk Boğazları Sistemi, özellikle Çanakkale Boğazı, yoğun gemi trafiği, dar geometrisi ve karmaşık hidrografik yapısı nedeniyle yüksek seyrüsefer riskleri barındırmaktadır.

Yazar
Alkan Öztekin & Özgür Üreyil
Yayın
Journal of Naval Sciences and Engineering
Tarih
2026-05-21
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Deniz taşımacılığında gemilerin limanlarda ya da demirleme sahalarında geçirdikleri bekleme süreleri, lojistik etkinliğin, yakıt tüketiminin ve operasyonel maliyetlerin optimize edilmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Türk Boğazları Sistemi, özellikle Çanakkale Boğazı gibi dar ve yoğun seyrüsefer trafiğine sahip koridorlar, yüksek riskli geçiş yolları olarak bilinmektedir. Bu sistemin güney girişinde yer alan Bozcaada demirleme sahası, transit geçişi bekleyen ya da operasyonel/idari kararlar doğrultusunda geçici olarak beklemek durumunda kalan gemiler için kritik bir tampon bölge işlevine sahiptir. Mevcut literatür çoğunlukla transit geçişlerden kaynaklanan zorunlu bekleme sürelerine odaklanırken, gemilerin operasyonel planlama, ticari kararlar, teknik bakımlar veya şirket talimatları gibi nedenlerle kendi istekleriyle gerçekleştirdikleri uzun süreli demirleme davranışlarını ve bu dinamikleri şekillendiren yapısal belirleyicileri göz ardı etmiştir.

Bu boşluğu doldurmayı amaçlayan çalışmada, Bozcaada demirleme sahasında 2024 yılı boyunca kendi isteğiyle demirleyen gemilerin bekleme süreleri ve bu süreleri etkileyen faktörler nicel yöntemlerle çözümlenmiştir. Araştırmanın veri seti, Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) kayıtlarından ve liman başkanlığı verilerinden elde edilen, 72 saatten fazla demirleyen 186 geminin tam evren verilerinden oluşmaktadır. Çalışmada gemiler, kısa süreli (72-168 saat arası) ve uzun süreli (168 saat ve üzeri) olmak üzere iki farklı demirleme rejimine göre sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler üzerinde betimsel istatistiksel analizlerin yanı sıra, gemi tipi, gros tonaj, bayrak devleti, demirleme ücreti ve mevsimsel dönemlerin bekleme süreleri üzerindeki etkilerini tespit etmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır.

Araştırmanın ampirik bulguları, kısa ve uzun süreli demirleme davranışları arasında son derece belirgin bir yapısal ayrım olduğunu ortaya koymaktadır. Kısa süreli demirleme rejiminde gemiler ortalama 4 ile 6 gün arasında istikrarlı ve sınırlı bir dağılım sergilerken, uzun süreli gruptaki gemilerin bekleme süreleri haftalarca sürmekte ve yüksek bir değişkenlik göstermektedir. Gemi tipleri bazında yapılan incelemede, petrol/kimyasal tankerlerin yaklaşık 43 gün, kuru yük gemilerinin ise 32 gün ile en uzun ortalama bekleme sürelerine sahip olduğu anlaşılmıştır. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, bekleme süresinin en güçlü belirleyicisinin uzun süreli demirleme kukla (dummy) değişkeni olduğu ve bu davranışın bekleme süresini ortalama 18,21 gün artırdığı saptanmıştır. Buna karşın, gemilerin gros tonajı ve gemi tipinin doğrudan açıklayıcı gücü sınırlı ve istatistiksel açıdan anlamsız kalmıştır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, Bozcaada demirleme sahasının salt bir transit bekleme alanı olmaktan ziyade, gemilerin lojistik ve ticari kararlarını yürüttükleri operasyonel ve ekonomik bir bekleme bölgesi olduğu vurgulanmaktadır. Panama ve Süveyş kanalları gibi küresel geçiş noktalarında bekleme süreleri genellikle saatler veya birkaç günle sınırlıyken, Bozcaada'da gözlemlenen çok haftalık bekleme süreleri bu sahanın küresel taşımacılık ağlarında stratejik bir duraklama noktası olarak konumlandığını göstermektedir. Ayrıca Vietnam, Sao Tome ve Principe gibi belirli bayrak devletlerine ait gemilerin idari ve bürokratik koordinasyon süreçleri nedeniyle daha uzun süre beklediği, yaz döneminde artan trafik yoğunluğunun da süreleri uzattığı belirlenmiştir. Bu bulgular, Türk Boğazları'ndaki deniz trafiğinin planlanmasında tek tip yönetim anlayışı yerine kısa ve uzun vadeli bekleme rejimlerini dikkate alan veri odaklı, farklılaştırılmış seyrüsefer ve demirleme politikalarının geliştirilmesi gerektiğini literatüre kazandırmaktadır.

Araştırmanın amacı

Çanakkale Boğazı güney girişinde yer alan Bozcaada demirleme sahasında 2024 yılı boyunca kendi isteğiyle demirleyen gemilerin bekleme sürelerini ve bu süreleri etkileyen operasyonel, idari ve mevsimsel faktörleri analiz etmektir(Öztekin & Üreyil, 2026).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, 2024 yılı boyunca Çanakkale Boğazı güney girişindeki Bozcaada demirleme sahasında kendi isteğiyle demirleyen gemilerin bekleme sürelerini ve belirleyicilerini incelemek amacıyla betimsel istatistikler ve çoklu regresyon analizini bir arada sunan nicel ampirik bir araştırma tasarımı benimsenmiştir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 249).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, kuyruk teorisi, lojistik tampon bölge yaklaşımları ve operasyonel karar alma süreçleri çerçevesine dayanmaktadır. Demirleme sahalarının sadece pasif bekleme alanları değil, deniz taşımacılığı lojistiğinde şirket talimatları, yakıt ikmali, bakım ve pazar zamanlaması gibi operasyonel stratejilerin yürütüldüğü aktif karar mekanizmaları olduğu varsayılmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, uluslararası düzeyde Panama, Süveyş ve Kiel kanalları gibi yoğun su yollarındaki bekleme sürelerini analiz eden küresel literatüre dayanmaktadır. Ayrıca, Türk Boğazları'ndaki gemi trafiği yoğunluğu, seyrüsefer emniyeti, deniz kazaları ve liman etkinliği üzerine odaklanan ulusal çalışmalarla da ilişkilendirilmiştir. Çalışma, literatürdeki gönüllü ve uzun süreli demirleme davranışlarına dair eksikliği kapatmayı hedeflemektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
2024 yılı boyunca Çanakkale Boğazı güney girişinde yer alan Bozcaada demirleme sahasında 72 saatten fazla süreyle gönüllü olarak demirleyen tüm gemiler.
Örneklem veya araştırma materyali
Bozcaada demirleme sahasında 72 saat ve üzerinde demirleme yapan toplam 186 gemiye ait Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) veri seti (158 gemi 72-167 saat arası kısa süreli, 28 gemi 168 saat ve üzeri uzun süreli).
Veri toplama süreci
Veriler 2024 yılı boyunca Bozcaada demirleme sahasında gerçekleştirilen saha gözlemlerinden, gemi trafik kayıtlarından ve Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) veri tabanından derlenerek Microsoft Excel ortamında analizler için hazır hale getirilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Gemi tiplerine ve bayrak devletlerine göre ortalama bekleme süreleri ile demirleme ücreti ilişkisi betimsel istatistiklerle incelenmiş, bekleme süresinin belirleyicilerini tespit etmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır.
Bekleme SüresiKısa Süreli DemirlemeUzun Süreli DemirlemeGros TonajGemi TipiBayrak DevletiDemirleme ÜcretiMevsimsellik

Araştırmanın Bulguları

01

Kısa süreli demirleme grubunda (3-7 gün) yer alan gemilerin ortalama bekleme süreleri gemi tiplerine göre 4,60 ile 6,00 gün arasında dar bir aralıkta sınırlı kalmakta, kuru yük gemileri 4,77 gün ortalama ile en büyük grubu oluşturmaktadır(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 252).

02

Uzun süreli demirleme yapan gemilerde (7 günden fazla) bekleme süreleri yüksek değişkenlik göstermekte, petrol/kimyasal tankerleri 43,33 gün ve kuru yük gemileri 32,20 gün ile en uzun ortalama demirleme sürelerine ulaşmaktadır(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 253).

03

Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, uzun süreli demirleme kukla değişkeni bekleme süresinin en güçlü belirleyicisi olup ortalama bekleme süresini yaklaşık 18,21 gün artırmaktadır(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 260).

04

Gemi boyutu göstergesi olan gros tonaj ile gemi tipi değişkenlerinin bekleme süresi üzerindeki açıklayıcı etkisi istatistiksel olarak önemsiz ve oldukça sınırlı kalırken, yaz aylarındaki mevsimsel trafik artışı bekleme süresini artırıcı yönde katkı sağlamaktadır(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 260).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bozcaada demirleme sahasında elde edilen veriler, gemilerin bekleme davranışının kısa süreli (3-7 gün) ve uzun süreli (7 günden fazla) olmak üzere iki belirgin operasyonel rejim sergilediğini ortaya koymaktadır. Kısa süreli demirleyen gemiler 4-6 gün bandında kararlı bir dağılım sunarken, uzun süreli gruptaki gemilerin bekleme süreleri haftalar düzeyine ulaşmakta ve yüksek bir değişkenlik taşımaktadır.

Yazarlar bu durumu, Bozcaada demirleme sahasının yalnızca zorunlu bir transit bekleme noktası olarak değil, gemi işletmecileri tarafından yük planlaması, operasyonel zamanlama ve piyasa koşullarına uyum amacıyla stratejik bir ekonomik ve operasyonel bekleme alanı olarak kullanılmasıyla açıklamaktadır.

Uluslararası literatürle yapılan karşılaştırmalarda; Panama ve Süveyş kanalları gibi küresel darboğazlarda kriz dönemlerinde dahi bekleme sürelerinin birkaç gün veya hafta ile sınırlı kaldığı, Kiel ve Korint kanallarında ise saatlik düzeyde tutulduğu dikkate alındığında, Bozcaada'daki çok haftalı beklemelerin tamamen farklı bir operasyonel mantığa dayandığı gösterilmektedir.

Sonuç olarak çalışma, demirleme sahası yönetiminde tek tip bir yaklaşım yerine kısa süreli transit beklemeler ile uzun süreli operasyonel beklemeleri ayrıştıran, dijital izleme ve koordinasyon sistemlerine dayalı farklılaştırılmış trafik yönetimi politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Panama Kanalı'nda 2023 yılında yaşanan aşırı kuraklık koşullarında dahi tanker bekleme sürelerinin 10 ile 21 gün arasında kaldığı, konteyner ve kuru yük gemilerinin ise yalnızca 1-3 gün geciktiği belirtilirken; Bozcaada demirleme sahasında uzun süreli grupta ortalama bekleme sürelerinin çok daha yüksek seviyelere ulaştığı vurgulanmaktadır(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 263).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Bozcaada demirleme sahasındaki demirleme dinamikleri tek bir homojen süreç olarak açıklanamamakta, kısa süreli (3-7 gün) ve uzun süreli (7 günden fazla) olmak üzere iki ayrı rejimden oluşmaktadır. Uzun süreli bekleme davranışı, gemilerin yalnızca transit geçiş izni beklemediğini, demirleme sahasını ticari ve lojistik stratejilerinin bir parçası olarak operasyonel bir bekleme alanı şeklinde kullandıklarını göstermektedir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 265).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, deniz ulaştırması ve liman yönetimi literatüründe sıklıkla sadece darboğazlardaki kuyruk beklemesi veya zorunlu transit gecikmesi olarak ele alınan gemi bekleme sürelerini, operasyonel ve ticari bir karar alanı olarak yeniden tanımlamaktadır. Çanakkale Boğazı güney girişinde yer alan Bozcaada demirleme sahasına odaklanan eser, ampirik Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) verilerini kullanarak bekleme davranışının kısa süreli (3-7 gün) ve uzun süreli (7 günden fazla) olmak üzere iki farklı rejimden oluştuğunu ampirik olarak göstermektedir. Böylece literatürde eksik kalan gönüllü ve uzun süreli demirleme davranışının nicel belirleyicilerini ortaya koyarak deniz trafiği yönetimi tartışmalarına kuramsal ve ampirik bir derinlik kazandırmaktadır.

Çalışma, Panama, Süveyş, Kiel ve Korint kanalları gibi uluslararası kanal ve boğazlarda gerçekleştirilen transit bekleme araştırmalarıyla doğrudan diyalog kurmaktadır. Söz konusu önceki çalışmalarda bekleme süreleri kriz durumlarında dahi genellikle saatler veya birkaç günle sınırlı kalırken ve doğrudan kanal tıkanıklığıyla açıklanırken; bu eser Bozcaada'da gözlemlenen çok haftalı bekleme sürelerinin kriz odaklı olmadığını, gemilerin yük planlaması ve piyasa zamanlaması gibi ticari stratejilerinin bir parçası olduğunu ortaya koyarak mevcut literatürden ayrışmaktadır. Ayrıca Türkiye'deki liman etkinliği ve boğaz trafiği araştırmalarını tamamlayarak demirleme sahalarının pasif bekleme alanları değil, lojistik süreçlerin aktif bir parçası olduğunu kanıtlamaktadır.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu eser, gemi bekleme sürelerinin tek tip bir homojen değişken olarak modellenemeyeceğini gösteren metodolojik ve kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. Makale, bekleme dinamiklerinin regresyon analizlerinde kukla değişkenler aracılığıyla rejim bazlı ayrıştırılması gerektiğini kanıtlamakta ve gemi boyutu veya tipi gibi fiziksel özelliklerden ziyade operasyonel rejimlerin bekleme süresi üzerinde baskın olduğunu doğrulamaktadır. Araştırmacılar, deniz ulaştırma lojistiği, boğaz trafiği yönetimi ve liman sahası planlaması konularındaki literatür taramalarında bu eseri ampirik bir referans noktası ve kavramsal ayrışma örneği olarak konumlandırabilirler.

Kaynakça

  1. Chico, C., Wang, Z., Reyes, E. K. C., & Mariasingham, M. J. (2024). Navigating drought: analyzing panama canal transit disruptions using AIS big data.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Demirleme sahasındaki gemi bekleme süreleri tek tip bir süreç olmayıp kısa süreli transit beklemeler ile uzun süreli operasyonel beklemeler şeklinde iki ayrı rejim sergilemektedir.

Tezin literatür taraması bölümünde deniz ulaştırmasında bekleme davranışının heterojen yapısını ve rejim bazlı ayrışmasını temellendirmek için kullanılabilir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 265).

Gemi Yaşı ve Kargo Tipinin Demirleme Sürelerine Etkisi: Çanakkale Boğazı Çok Yıllı AIS Analizi

Araştırma sorusu
Çanakkale Boğazı demirleme sahalarında gemi yaşı ve kargo türü değişkenleri uzun süreli demirleme davranışını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Çalışma, 2022-2024 yılları arasındaki 3 yıllık AIS verilerini kapsayan nicel bir tasarıma sahip olacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecek olup veri seti gemi yaşı ve detaylı kargo sınıflamasıyla zenginleştirilerek panel regresyon analizi yöntemiyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde, gelecek araştırmaların gemi yaşı ve kargo türü gibi ek değişkenleri dahil ederek analizi genişletmesi yönündeki doğrudan önerisinden türetilmiştir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 267).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Boğaz ve kanal gibi dar su yollarında uzun süreli demirlemeler fiziki tıkanıklıktan ziyade ticari ve lojistik kararlara dayanan operasyonel rejimler tarafından yönlendirilmektedir.

Tartışma bölümünde küresel su yolları ile stratejik demirleme alanlarının bekleme dinamiklerini karşılaştırırken makalenin bulgularından yararlanılabilir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 263).

Bozcaada Demirleme Sahasındaki Uzun Süreli Beklemelerin Gemi Kaynaklı Emisyonlara ve Çevre Maliyetlerine Etkisi

Araştırma sorusu
Bozcaada demirleme sahasında gerçekleşen uzun süreli demirleme rejimlerinin oluşturduğu yıllık toplam karbondioksit ve kükürtdioksit emisyon miktarı nedir?
Yöntem taslağı
Gözlemsel ve matematiksel modelleme tasarımına sahip çalışmada, makalede belirlenen ortalama 43 günlük tanker bekleme süreleri ampirik girdi olarak alınacaktır. Yardımcı makine yakıt tüketim katsayıları kullanılarak emisyon hesaplama modelleri kurulacak ve çevresel dışsallıklar nicelleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma bölümünde uzun süreli beklemelerin yakıt tüketimi, emisyon ve çevresel etkileri artırdığına dair yapılan kaynak izli vurgulardan türetilmiştir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 263).

03

Tez veya makalede kullanım · method

Çoklu regresyon modellerinde demirleme süresini açıklarken rejim bazlı kukla değişkenlerin dahil edilmesi modelin açıklama gücünü artırmaktadır.

Yöntem bölümünde ekonometrik veya istatistiksel modeller kurgulanırken rejim değişkenlerinin modele eklenmesinin teorik ve yöntemsel gerekçesi olarak gösterilebilir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 260).

Türk Boğazları Demirleme Sahalarında Dijital Koordinasyon Sistemlerinin Trafik Yönetim Etkinliğine Etkisi

Araştırma sorusu
Farklı bayrak devletlerine ait gemilerin demirleme sürelerindeki idari gecikmeler dijital koordinasyon platformlarıyla nasıl optimize edilebilir?
Yöntem taslağı
Karma araştırma deseni kullanılacaktır. Nicel boyutta bayrak devletlerine göre bekleme süreleri AIS verileriyle analiz edilecek; nitel boyutta ise liman başkanlıkları ve acente temsilcileriyle veri doygunluğuna ulaşılana kadar yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde yer alan bayrak devletlerine bağlı idari süreçlerin bekleme süresine etkisi ve dijital koordinasyon platformlarının uygulanması yönündeki önerisinden türetilmiştir(Öztekin & Üreyil, 2026, s. 267).