İnceleme özeti
İklim değişikliğiyle mücadelede orman ekosistemleri karbon yutağı işleviyle kritik bir role sahiptir. Çin, son yirmi yılda gerçekleştirdiği geniş ölçekli ağaçlandırma ve ekolojik koruma projeleriyle orman varlığını belirgin şekilde artırmış ve sektörün ekonomik çıktısını büyütmüştür. Ancak geleneksel ormancılık verimlilik analizleri yalnızca parasal ve ekonomik çıktılara odaklanmakta, ormanların sağladığı karbon tutum hizmetlerini ve üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarını eş zamanlı olarak hesaba katmamaktadır. Bu durum, ekolojik sürdürülebilirlik ile ekonomik gelişme arasındaki dengenin doğru değerlendirilmesini kısıtlamaktadır. Ormancılık sektörünün uzun biyolojik üretim döngüsü ve doğal koşullara bağımlılığı, ekolojik çıktılı bütüncül bir verimlilik analizi çerçevesini zorunlu kılmaktadır.
Bu araştırma, Çin'in 30 eyaletine ait 2000-2020 dönemi panel verilerini kullanarak ormancılık sektöründe karbon kapsayıcı toplam faktör verimliliğini (CTFP) ölçmeyi ve verimlilik artışının içsel kaynaklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Yöntem olarak, sermaye, işgücü ve orman alanı girdileri ile ormancılık GSYİH'si ve orman karbon stokunu arzulanan çıktı, sektörel CO2 emisyonlarını ise arzulanmayan çıktı kabul eden iki yıllık ışınsal olmayan yönlü uzaklık fonksiyonu (BNDDF) ve iki yıllık ışınsal olmayan Luenberger verimlilik indeksi (BLPI) kullanılmıştır. Bölgesel teknolojik heterojenliği dikkate almak amacıyla modele meta-sınır (meta-frontier) yaklaşımı eklenmiş, verimlilik değişimi etkinlik değişimi, teknolojik değişim ve girdi-çıktı bileşenlerine toplanabilir yapıda ayrıştırılmıştır.
Elde edilen ampirik bulgular, Çin ormancılık sektöründe CTFP'nin inceleme dönemi boyunca yıllık ortalama %1.6 oranında mütevazı ancak sürekli bir artış sergilediğini göstermektedir. Verimlilik artışının temel dinamiğini ortalama 0.024 değerine ulaşan teknolojik gelişme (MTC) oluştururken, teknik etkinlik değişimi (MEC) ortalama -0.009 ile olumsuz katkı sağlamıştır. Faktör düzeyindeki ayrıştırma sonuçları, verimlilik artışına en yüksek katkının ekonomik çıktıdan (0.009) geldiğini, işgücü (0.004) ve orman alanının (0.001) bunu desteklediğini, sermaye girdisinin (-0.002) ise henüz verimlilik kazancına dönüştürülemediğini ortaya koymaktadır. Karbon stoku (0.004) pozitif katkı sunarken emisyonlar (-0.002) kısıtlayıcı rol oynamıştır. Bölgesel analizde doğu bölgesi en yüksek verimlilik artışını (GBLPI=0.025) elde ederken batı bölgesi %1 (0.010) büyümüş, orta bölge ise teknolojik kısıtlar nedeniyle gerilemiştir (-0.012).
Araştırmanın sonuçları, Çin ormancılık sektöründe yeşil verimlilik artışının kaynak tahsis etkinliğinden ziyade teknolojik sınırın genişlemesine dayandığını ve ekolojik değerlerin ekonomik sisteme entegrasyonunun henüz tamamlanmadığını göstermektedir. Doğu bölgesinin hem ekonomik hem de karbon performansında yakaladığı koordineli büyüme, gelişmiş teknoloji ve kurumsal yapının önemini kanıtlamaktadır. Batı bölgesinde ekolojik avantajların verimliliği desteklediği, orta bölgede ise teknolojik yenilenme ihtiyacının öne çıktığı görülmektedir. Bu çalışma, literatür taraması yapacak araştırmacılar için ormancılıkta ekolojik çıktıların toplanabilir Luenberger indeksi ile nasıl modelleneceğine ve bölgesel heterojenliğin yeşil verimlilik üzerindeki etkilerine dair güçlü bir metodolojik ve ampirik referans sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, iktisadi büyüme ile ekolojik iyileşmeyi ilişkilendiren Orman Geçiş Kuramı (Forest Transition Theory) ve çevresel düzenlemeler ile verimlilik artışının uyumluluğunu vurgulayan Ekolojik Modernleşme Kuramına dayanmaktadır. Ayrıca Färe ve Grosskopf tarafından geliştirilen çevresel üretim teknolojisi ve yönlü uzaklık fonksiyonu (DDF) teorik temeli oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, veri zarflama analizi (DEA) ve Malmquist verimlilik indeksi ile ormancılık verimliliğini inceleyen geleneksel literatürü ele almaktadır. Karbon emisyonlarını arzulanmayan çıktı olarak modele ekleyen yeşil toplam faktör verimliliği (GTFP) çalışmalarını ve Malmquist-Luenberger indeksi (MLPI) kullanan araştırmaları değerlendirmekte; ancak pozitif ekolojik çıktıların ve toplanabilir Luenberger ayrıştırmasının literatürdeki eksikliğini vurgulamaktadır.
Yöntem ve araştırma tasarımı
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın temel amacı, Çin ormancılık sektöründe orman karbon stokunu pozitif ekolojik çıktı, karbon emisyonlarını ise olumsuz çevre çıktısı olarak ele alan karbon kapsayıcı bir toplam faktör verimliliği (CTFP) çerçevesi geliştirmek, verimlilik değişimlerini girdi ve çıktı bileşenlerine göre ayrıştırmak ve bölgesel heterojenliği meta-sınır yaklaşımıyla çözümlemektir (Jiang, 2026).
Yöntem ve yaklaşım
Çalışmada, orman karbon stokunun istenen çıktı, karbon emisyonlarının ise istenmeyen çıktı olarak modele entegre edildiği, iki yıllık radyal olmayan yönlü uzaklık fonksiyonu (BNDDF) ve buna bağlı iki yıllık Luenberger verimlilik indeksi (BLPI) kullanan meta-sınır temelli bir analiz yaklaşımı benimsenmiştir (Jiang, 2026).
- Evren veya inceleme alanı
- Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki ormancılık faaliyetlerinin yürütüldüğü eyalet düzeyindeki idari birimler.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Hong Kong, Makao, Tayvan ve Tibet hariç tutularak oluşturulan, Çin'in 30 eyaletini kapsayan ve 2000-2020 yılları arasındaki dönemi kapsayan dengeli panel veri seti.
- Veri toplama süreci
- Eyalet düzeyindeki yıllık ormancılık sabit kıymet yatırımları, çalışan sayıları ve ormanlık alan verileri ulusal ve eyalet düzeyindeki istatistik yıllıkları ile Çin Ulusal Orman Kaynakları Envanterlerinden derlenmiştir. Karbon emisyonu verileri CEADS veritabanından, orman karbon stoku ise envanter verilerine dayalı biyokütle-karbon dönüşüm katsayıları kullanılarak stok bazlı muhasebe yöntemiyle hesaplanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- İki yıllık radyal olmayan yönlü uzaklık fonksiyonu (BNDDF) çözülerek, iki yıllık radyal olmayan Luenberger verimlilik indeksi (BLPI) oluşturulmuş ve verimlilik değişimi etkinlik değişimi (EC), teknolojik değişim (TC) ile faktör bazlı girdi-çıktı bileşenlerine ayrıştırılmıştır. Bölgesel teknolojik farklılıkları hesaba katmak amacıyla meta-sınır (meta-frontier) yaklaşımı uygulanmış, dinamik sigma ve beta yakınsama analizleri ile bölgesel farklılıklar için Kruskal-Wallis testi gerçekleştirilmiştir.
Karbon Kapsayıcı Toplam Faktör Verimliliği (CTFP)Orman Karbon Stoku (S)Karbon Emisyonu (C)Sermaye Stoku (K)İşgücü (L)Ormanlık Arazi Alanı (F)Ormancılık Gayri Safi Yurtiçi Hasılasi (Y)Meta-sınır Verimlilik Açığı İndeksi (MPGI)Etkinlik Değişimi (EC)Teknolojik Değişim (TC)
Tartışma ve sonuç
Çalışmadan elde edilen ampirik bulgular, Çin ormancılık sektöründe karbon kapsayıcı toplam faktör verimliliğinin (CTFP) incelenen yirmi yıllık süreçte yıllık ortalama yüzde 1,6 oranında istikrarlı ancak mütevazı bir artış kaydettiğini göstermektedir. Bu büyüme performansı, ormancılık faaliyetlerinin geleneksel hammadde üretiminden ekolojik hizmetleri de içeren bütünsel bir yapıya doğru evrildiğine işaret etmektedir.
Yazar bu olumlu gidişatı, Çin genelinde yürütülen geniş ölçekli ekolojik restorasyon projelerine, ağaçlandırma kampanyalarına ve ormancılık teknolojilerinde yaşanan niteliksel dönüşümlere bağlamaktadır. Teknolojik sınırın dışarıya doğru genişlemesi, çevre dostu üretim yöntemlerinin yaygınlaşması ve ormanların karbon yutak kapasitelerinin artırılması bu sürecin temel dinamikleridir.
Elde edilen sonuçlar, çevreyle uyumlu verimlilik analizlerinde teknolojik ilerlemenin baskın rolünü vurgulayan Färe ve Oh gibi araştırmacıların kuramsal kabulleriyle tam bir uyum sergilemektedir. Öte yandan, etkinlik değişiminin negatif çıkması, Çin ormancılık sektöründeki girdi kullanımı ve sermaye tahsisindeki kurumsal verimsizliklerin sürdüğünü göstererek Song gibi yazarların bulgularından ayrışmaktadır.
Sonuç olarak, ormancılıkta sürdürülebilir bir büyüme patikasının yakalanabilmesi için yalnızca teknoloji transferine odaklanılması yeterli olmayıp, bölgesel düzeydeki yönetimsel verimsizliklerin de hızla giderilmesi gerekmektedir. Doğu, orta ve batı bölgelerinin kendilerine özgü orman varlığı ve teknolojik kapasiteleri göz önünde bulundurularak kurgulanacak esnek teşvik mekanizmaları verimliliği kalıcı kılacaktır.
Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması
Yazar, ormancılık sektöründeki yeşil verimlilik artışının esas olarak teknolojik ilerleme tarafından domine edildiğini ve etkinlik değişiminin negatif seyrettiğini ortaya koymuştur. Bu bulgu, Färe vd. (1994) ve Oh (2010) tarafından savunulan, çevreye duyarlı verimlilik artışlarında teknolojik ilerlemenin birincil sürükleyici güç olduğu teziyle paralellik göstermektedir (Jiang, 2026).
Çalışmada etkinlik değişiminin verimlilik artışına ortalamada negatif katkı sağladığı bulunmuştur. Bu sonuç, ormancılık verimliliğinde pozitif etkinlik etkileri rapor eden Song vd. (2020) gibi bazı önceki ampirik çalışmaların bulgularıyla çelişmektedir. Yazar bu farklılığı, kullanılan meta-sınır yönlü uzaklık modeli ve karbon bileşenlerinin eklenmesiyle değişen sınır yapısına bağlamaktadır (Jiang, 2026).
Yazarların ulaştığı sonuç
Yazar, Çin ormancılık sektörünün 2000-2020 yılları arasında dalgalanmalara rağmen karbon kapsayıcı verimlilik artışında olumlu bir ivme yakaladığını, ancak ekonomik ve ekolojik değerlerin entegrasyonunun henüz tamamlanmadığını belirtmektedir. Teknolojik ilerlemenin sürükleyici gücüne karşılık kaynak tahsisindeki verimsizliklerin giderilmesi, bölgesel farklılıklara duyarlı politikaların uygulanması ve karbon piyasası mekanizmalarının güçlendirilmesi ormancılıkta sürdürülebilir yeşil dönüşümün sağlanması ve karbon nötr hedeflerine ulaşılması açısından kritik bir öneme sahiptir (Jiang, 2026).
Literatürdeki yeri
Bu çalışma, ormancılık sektöründe verimlilik analizini yalnızca geleneksel ekonomik çıktılarla sınırlayan anlayıştan sıyrılarak, ekolojik işlevleri ve karbon dinamiklerini üretim sürecinin merkezine koyan bütünsel bir literatür konumu üstlenmektedir. Orman ekosistemlerinin karbon tutum yeteneğini arzulanan pozitif bir çıktı, sektörden kaynaklanan karbon emisyonlarını ise arzulanamayan negatif bir çıktı olarak tanımlayan makale, çevre duyarlı verimlilik literatürüne önemli bir teorik ve yöntemsel genişletme sunmaktadır. Toplam faktör verimliliği dinamiklerinin ikili non-radyal Luenberger indeksi ve meta-sınır modeli ile incelenmesi, sektörün hem içsel girdi-çıktı bileşenlerini ayrıştırmasına hem de bölgesel teknolojik uçurumları görünür kılmasına imkân tanımaktadır. Böylece çalışma, çevresel iktisat ve ormancılık ekonomisi literatüründe ekolojik değerlerin üretim fonksiyonuna eklemlenmesi tartışmalarına metodolojik bir mihenk taşı kazandırmaktadır.
Çalışma, ormancılık sektöründe veri zarflama analizi ve Malmquist verimlilik indekslerini kullanan erken dönem araştırmaları temel almakla birlikte, çevresel kısıtları dışsal bir unsur olarak gören bu geleneksel yaklaşımı aşmaktadır. Chung ve arkadaşları tarafından geliştirilen yönlü mesafe fonksiyonları literatüründen faydalanan yazar, Malmquist-Luenberger indekslerinin çarpımsal yapısından kaynaklanan aşırı tahmin ve dönemler arası karşılaştırılabilirlik kısıtlarını Luenberger indeksinin toplanabilir yapısıyla çözmektedir. Song ve arkadaşlarının çalışmasında teknik etkinliğin verimliliği artırdığı yönündeki ampirik bulguların aksine, bu araştırma Çin ormancılık sektöründe verimlilik artışının temel kaynağının teknolojik ilerleme olduğunu, etkinlik değişiminin ise negatif bir etki yarattığını göstererek mevcut ampirik literatürle eleştirel bir diyalog kurmaktadır.
Literatür taraması hazırlayan araştırmacılar için bu çalışma, sürdürülebilir ormancılık yönetimi, yeşil toplam faktör verimliliği ve iklim politikalarının sektörel etkileri konularında zengin bir kuramsal ve ampirik kaynak sunmaktadır. Orman stoku değişimlerinin ve emisyon verilerinin sektörel bazda üretim fonksiyonuna nasıl dahil edileceğini aşamalı olarak gösteren makale, ekolojik iktisat alanında metodolojik bir rehber işlevi görmektedir. Çin'in Doğu, Orta ve Batı bölgeleri arasındaki belirgin verimlilik ve teknoloji açığını ortaya koyan meta-sınır bulguları, bölgesel kalkınma dinamikleri ve ekolojik modernleşme teorisi çerçevesinde yürütülecek literatür değerlendirmelerine doğrudan ampirik altyapı sağlamaktadır. Ayrıca, sermaye birikiminin verimliliğe her zaman pozitif yansımadığını göstermesiyle, sektörel yatırım politikalarının etkinliğini sörgülayan araştırmalara kavramsal bir zemin hazırlamaktadır.