Küresel COVID-19 pandemisi, fiziksel sağlık krizinin ötesine geçerek dijital platformlarda devasa bir dezenformasyon dalgası ve artan toplumsal kutuplaşma ile karakterize edilen bir infodemi sürecini tetiklemiştir. Özellikle popüler sosyal medya kullanıcıları, geniş kitlelere hitap etme ve kamuoyunu şekillendirme kapasiteleriyle bu süreçte merkezi bir rol oynamaktadır. Literatürde genellikle yankı odaları ve keskin kutuplaşma ekseninde ele alınan bu durum, sosyal medya elitlerinin etkileşim ağlarının nasıl yapılandığını ve bu yapıların altında yatan inanç spektrumlarını tam olarak açıklamakta yetersiz kalabilmektedir. Bu bağlamda, dijital tartışmaların yalnızca iki zıt kutuptan ibaret olup olmadığı sorusu, kamu iletişimi ve kriz yönetimi stratejileri için kritik bir önem taşımaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Twitter üzerinde Almanca konuşan COVID-19 elitlerinin takip ağlarını inceleyerek, bu ağların yapısını belirleyen örtük sosyal alanları haritalandırmaktır. Araştırmada, 2021 yılı boyunca paylaşılan ve yüksek etkileşim alan tweetlerin yazarlarından oluşan bir veri seti kullanılmıştır. Yöntem olarak, aktörler arasındaki mesafe ile takip etme olasılığı arasındaki ters ilişkiyi temel alan örtük küme rassal etkiler modeli uygulanmıştır. Bu istatistiksel yaklaşım, hem ağ içindeki belirgin gruplaşmaları tanımlamaya hem de her bir kullanıcının bu gruplar içindeki özgün ve sürekli konumunu belirlemeye olanak tanıyarak, geleneksel topluluk tespit yöntemlerinin sınırlamalarını aşmayı hedeflemektedir.
Analiz sonuçları, ağın temelde aşı zorunluluğu lehinde ve aleyhinde olan iki ana makro-topluluğa ayrıldığını doğrulamakla birlikte, kutuplaşmanın tek belirleyici faktör olmadığını ortaya koymaktadır. Örtük sosyal alan modellemesi, bu iki kutup arasında geniş bir inanç spektrumunun varlığını göstermiş ve kümeler içinde önemli bir heterojenlik olduğunu kanıtlamıştır. Bulgular, özellikle siyasetçiler, sağlık bakanları ve ana akım haber ajansları gibi merkezi aktörlerin, iki topluluk arasında bir köprü görevi görebilecek stratejik konumlarda bulunduğuna işaret etmektedir. Radikal görüşlere sahip kullanıcılar örtük alanın uç noktalarında yer alırken, daha ılımlı aktörlerin merkezde konumlanması, kutuplaşmanın sosyal medya takip davranışları üzerindeki karmaşık etkisini belgelemektedir.
Araştırmanın literatürdeki en özgün katkısı, sosyal medya iletişimini yalnızca kategorik etiketlerle değil, sürekli bir boyutta analiz ederek kutuplaşma kavramına daha nüanslı bir bakış açısı getirmesidir. Elde edilen sonuçlar, yankı odası etkisinin varlığını desteklerken aynı zamanda merkezdeki aktörlerin kutuplaşmayı yumuşatma potansiyeline sahip olduğunu göstermesi bakımından politika yapıcılar için somut veriler sunmaktadır. Bu çalışma, örtük alan modellerinin sosyal medya peyzajlarını haritalandırmadaki gücünü kanıtlamakta ve gelecekteki dezenformasyonla mücadele stratejilerinde salt içerik analizinin ötesine geçilerek ağ yapılarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sosyal bilimler ve istatistiksel modelleme disiplinlerini sentezleyen bu yaklaşım, dijital kamuoyunun karmaşık yapısını anlamlandırmak için güçlü bir metodolojik çerçeve çizmektedir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, sosyal ağlardaki homofili ve üçlü kapama mekanizmalarını temel alan örtük sosyal alan kuramı çerçevesinde yapılandırılmıştır. Aktörlerin gözlemlenemeyen bir Öklid uzayında konumlandığını varsayan bu model, sosyal ilişkilerin mesafe temelli olasılıklar üzerinden açıklanmasına dayanmaktadır. Model, aktörler arasındaki mesafenin takip etme olasılığı ile ters orantılı olduğunu varsaymaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, sosyal medyadaki yankı odaları ve siyasi kutuplaşma üzerine geniş bir literatürle ilişki kurmaktadır. Özellikle COVID-19 aşı tartışmaları, hükümet müdahalelerine yönelik tutumlar ve sosyal medya elitlerinin etkisi konusundaki güncel araştırmaları ele alarak, bu çalışmaları metodolojik olarak örtük alan modellemesiyle zenginleştirmektedir. Yazar, geleneksel topluluk tespit yöntemlerinin aksine sürekli bir inanç spektrumu sunarak literatürdeki boşluğu doldurmaktadır.