İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2023

COVID-19 ve Sosyal Medya: Kutuplaşmanın Ötesinde Bir Spektrum Analizi Olarak Twitter Elitleri Ağı

COVID-19 and social media: Beyond polarization

Okur sorusu

Almanca konuşan COVID-19 Twitter elitlerinin takip ağı hangi topluluk yapılarını ve inanç spektrumunu sergilemektedir?

Bu çalışmada, 2021 yılı boyunca en az 2000 etkileşim alan Almanca paylaşımlar yapan 372 Twitter eliti incelenmiş ve ağın aşı zorunluluklarını destekleyenler ile karşı olanlar şeklinde iki makro topluluğa bölündüğü gösterilmiştir. Ancak model, iki uç arasında eksiksiz bir inanç spektrumu bulunduğunu ve ılımlı aktörlerin merkezde yer alarak köprü görevi gördüğünü ortaya koymaktadır.

Kaynak izi: (Nicola et al., 2023)

Öne çıkanlar

  • Almanca konuşan COVID-19 Twitter elitleri, aşı zorunluluklarını savunanlar ve karşı çıkanlar olmak üzere iki ana topluluğa ayrılmaktadır.
  • Gizli uzay modeli, iki grubun kendi içinde homojen olmadığını ve uçlar arasında geniş bir inanç spektrumu bulunduğunu göstermektedir.
  • Sağlık bakanları ve haber kuruluşları gibi ılımlı aktörler gizli uzayın merkezinde konumlanarak topluluklar arası köprü vazifesi görmektedir.
  • Yalnızca takip ilişkilerine dayanan gizli uzay analizi, sosyal medyadaki yankı odası etkilerini haritalandırmak için güçlü bir yöntemdir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Giacomo De Nicola ve 2 yazar
Dergi / alan
PNAS Nexus · Sosyal Bilimler
Yıl
2023
Örneklem
2021 yılı boyunca (1 Ocak - 31 Aralık) Almanca paylaşılan ve en az 2000 etkileşim (beğeni, yanıt ve retweet) alan 1024 popüler tweeti üreten 372 kullanıcıdır.
Veri kaynakları
Twitter akış API'si kullanılarak genel kullanıma açık paylaşımlardan elde edilen yüzde 1 oranındaki rastgele örneklem içinden Almanca tweet ID'leri toplanmış ve bu ID'ler…
Analiz yöntemi
Kullanıcılar düğüm, takip ilişkileri yönlü kenar kabul edilerek latent cluster random effects model kullanılmış; Markov zinciri Monte Carlo algoritmasıyla iki boyutlu gizli sosyal…

İnceleme özeti

Küresel COVID-19 pandemisi, fiziksel sağlık krizinin ötesine geçerek dijital platformlarda devasa bir dezenformasyon dalgası ve artan toplumsal kutuplaşma ile karakterize edilen bir infodemi sürecini tetiklemiştir. Özellikle popüler sosyal medya kullanıcıları, geniş kitlelere hitap etme ve kamuoyunu şekillendirme kapasiteleriyle bu süreçte merkezi bir rol oynamaktadır. Literatürde genellikle yankı odaları ve keskin kutuplaşma ekseninde ele alınan bu durum, sosyal medya elitlerinin etkileşim ağlarının nasıl yapılandığını ve bu yapıların altında yatan inanç spektrumlarını tam olarak açıklamakta yetersiz kalabilmektedir. Bu bağlamda, dijital tartışmaların yalnızca iki zıt kutuptan ibaret olup olmadığı sorusu, kamu iletişimi ve kriz yönetimi stratejileri için kritik bir önem taşımaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, Twitter üzerinde Almanca konuşan COVID-19 elitlerinin takip ağlarını inceleyerek, bu ağların yapısını belirleyen örtük sosyal alanları haritalandırmaktır. Araştırmada, 2021 yılı boyunca paylaşılan ve yüksek etkileşim alan tweetlerin yazarlarından oluşan bir veri seti kullanılmıştır. Yöntem olarak, aktörler arasındaki mesafe ile takip etme olasılığı arasındaki ters ilişkiyi temel alan örtük küme rassal etkiler modeli uygulanmıştır. Bu istatistiksel yaklaşım, hem ağ içindeki belirgin gruplaşmaları tanımlamaya hem de her bir kullanıcının bu gruplar içindeki özgün ve sürekli konumunu belirlemeye olanak tanıyarak, geleneksel topluluk tespit yöntemlerinin sınırlamalarını aşmayı hedeflemektedir.

Analiz sonuçları, ağın temelde aşı zorunluluğu lehinde ve aleyhinde olan iki ana makro-topluluğa ayrıldığını doğrulamakla birlikte, kutuplaşmanın tek belirleyici faktör olmadığını ortaya koymaktadır. Örtük sosyal alan modellemesi, bu iki kutup arasında geniş bir inanç spektrumunun varlığını göstermiş ve kümeler içinde önemli bir heterojenlik olduğunu kanıtlamıştır. Bulgular, özellikle siyasetçiler, sağlık bakanları ve ana akım haber ajansları gibi merkezi aktörlerin, iki topluluk arasında bir köprü görevi görebilecek stratejik konumlarda bulunduğuna işaret etmektedir. Radikal görüşlere sahip kullanıcılar örtük alanın uç noktalarında yer alırken, daha ılımlı aktörlerin merkezde konumlanması, kutuplaşmanın sosyal medya takip davranışları üzerindeki karmaşık etkisini belgelemektedir.

Araştırmanın literatürdeki en özgün katkısı, sosyal medya iletişimini yalnızca kategorik etiketlerle değil, sürekli bir boyutta analiz ederek kutuplaşma kavramına daha nüanslı bir bakış açısı getirmesidir. Elde edilen sonuçlar, yankı odası etkisinin varlığını desteklerken aynı zamanda merkezdeki aktörlerin kutuplaşmayı yumuşatma potansiyeline sahip olduğunu göstermesi bakımından politika yapıcılar için somut veriler sunmaktadır. Bu çalışma, örtük alan modellerinin sosyal medya peyzajlarını haritalandırmadaki gücünü kanıtlamakta ve gelecekteki dezenformasyonla mücadele stratejilerinde salt içerik analizinin ötesine geçilerek ağ yapılarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sosyal bilimler ve istatistiksel modelleme disiplinlerini sentezleyen bu yaklaşım, dijital kamuoyunun karmaşık yapısını anlamlandırmak için güçlü bir metodolojik çerçeve çizmektedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, sosyal ağlardaki homofili ve üçlü kapama mekanizmalarını temel alan örtük sosyal alan kuramı çerçevesinde yapılandırılmıştır. Aktörlerin gözlemlenemeyen bir Öklid uzayında konumlandığını varsayan bu model, sosyal ilişkilerin mesafe temelli olasılıklar üzerinden açıklanmasına dayanmaktadır. Model, aktörler arasındaki mesafenin takip etme olasılığı ile ters orantılı olduğunu varsaymaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, sosyal medyadaki yankı odaları ve siyasi kutuplaşma üzerine geniş bir literatürle ilişki kurmaktadır. Özellikle COVID-19 aşı tartışmaları, hükümet müdahalelerine yönelik tutumlar ve sosyal medya elitlerinin etkisi konusundaki güncel araştırmaları ele alarak, bu çalışmaları metodolojik olarak örtük alan modellemesiyle zenginleştirmektedir. Yazar, geleneksel topluluk tespit yöntemlerinin aksine sürekli bir inanç spektrumu sunarak literatürdeki boşluğu doldurmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Twitter üzerindeki Almanca konuşan COVID-19 elitlerinin takip ağlarını inceleyerek, bu ağların yapısını belirleyen örtük sosyal alanları haritalandırmak ve kutuplaşmanın ötesindeki inanç spektrumunu ortaya çıkarmaktır (Nicola et al., 2023).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, COVID-19 pandemisi sırasında Twitter üzerindeki Almanca konuşan elit kullanıcıların takip ağını incelemek için gizli alan küme rastgele etkiler modeli (latent cluster random effects model) yaklaşımını benimsemiştir (Nicola et al., 2023).

Evren veya inceleme alanı
Banda ve diğerleri (2021) tarafından yayınlanan ve 1 Ocak 2020'den itibaren salgınla ilgili anahtar kelimeleri içeren Twitter veri setidir.
Örneklem veya araştırma materyali
2021 yılı boyunca (1 Ocak - 31 Aralık) Almanca paylaşılan ve en az 2000 etkileşim (beğeni, yanıt ve retweet) alan 1024 popüler tweeti üreten 372 kullanıcıdır.
Veri toplama süreci
Twitter akış API'si kullanılarak genel kullanıma açık paylaşımlardan elde edilen yüzde 1 oranındaki rastgele örneklem içinden Almanca tweet ID'leri toplanmış ve bu ID'ler aracılığıyla kullanıcı, metin ve etkileşim metrikleri kurtarılmıştır.
Veri analiz yöntemi
Kullanıcılar düğüm, takip ilişkileri yönlü kenar kabul edilerek latent cluster random effects model kullanılmış; Markov zinciri Monte Carlo algoritmasıyla iki boyutlu gizli sosyal uzayda düğüm konumları ve iki küme tahmini yapılmıştır.
KutuplaşmaCOVID-19Ağ analiziTwitterGizli alan modelleri

Bulgular

  1. Ağ yapısının analizi, kullanıcıların aşı zorunlulukları konusunda genel olarak lehte ve aleyhte olanlar şeklinde iki makro topluluğa bölündüğünü göstermektedir (Nicola et al., 2023).

  2. Gizli uzay modeli, iki grubun kendi içinde tamamen homojen olmadığını, iki uç kutup arasında eksiksiz bir inanç ve tutum spektrumu bulunduğunu ortaya koymaktadır (Nicola et al., 2023).

  3. En radikal kullanıcılar gizli uzayın uç kesimlerinde konumlanırken; sağlık bakanları ve haber kuruluşları gibi ılımlı ve nötr aktörler merkeze daha yakın yer almaktadır (Nicola et al., 2023).

  4. Ana akım haber kuruluşları gibi otoriteler her iki gruba da bağlantı kurdukları için gizli uzayın merkezinde konumlanmakta ve iki topluluk arasında köprü görevi görmektedir (Nicola et al., 2023).

Tartışma ve sonuç

Almanca konuşan COVID-19 Twitter elitlerinin takip ağını inceleyen bu araştırma, kullanıcıların iki ana topluluğa bölündüğünü ve bu grupların aşı zorunluluklarına yönelik lehte ya da aleyhte tutumlar sergilediğini ortaya koymaktadır. Ağ yapısının görselleştirilmesi ve modellenmesi, çevrimiçi söylemde yankı odası etkilerinin gücünü ve yaygınlığını açıkça gözler önüne sermektedir.

Yazarlar, iki grubun kendi içinde tamamen homojen olmadığını, bunun ötesinde radikal uçlardan ılımlı ve nötr duruşlara kadar uzanan bütün bir inanç spektrumunun varlığını tespit etmiştir. Bu durum, kutuplaşmanın ağın tek itici gücü olmadığını, siyasi eğilimlerin ve politika duruşlarının sürekli bir düzlemde şekillendiğini göstermektedir.

Elde edilen sonuçlar, salgın sürecindeki çevrimiçi tartışmaları inceleyen geniş literatürle doğrudan ilişkilendirilmekte ve ideolojinin bilim insanlarına duyulan güven ile aşılara yaklaşımı nasıl şekillendirdiğini teyit etmektedir. Ana akım medya kuruluşlarının merkezde konumlanması, bu aktörlerin farklı kesimler arasında köprü kurma kapasitesine sahip olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak, gizli uzay ağ modelleri sosyal medya peyzajını haritalandırmak için işlevsel bir yaklaşım sunmaktadır. Merkezî konumdaki ılımlı aktörlerin varlığı, kutuplaşma döngüsünün hafifletilmesi ve kamu iletişimindeki kutuplaşma dinamiklerinin anlaşılması bakımından stratejik bir önem taşımaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, bulgularının salgın döneminde sosyal medyada dezenformasyon dalgası ve bilgi kirliliği yaratan infodemik bağlamındaki mevcut literatürle uyumlu olduğunu belirtmektedir (Nicola et al., 2023).

Çalışmada kullanılan gizli küme rastgele etkiler modeli, homofili ve üçlü kapanma gibi sosyal ağ mekanizmalarını modellemek üzere önceki metodolojik literatüre dayandırılmıştır (Nicola et al., 2023).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, gizli uzay ağ modellerinin sosyal medyadaki iletişim yapılarını incelemede güçlü araçlar olduğunu, kutuplaşmanın var olmakla birlikte tek belirleyici olmadığını ve ılımlı merkezi aktörlerin kutuplaşmayı hafifletmede kilit rol oynadığını sonuç bölümünde vurgulamaktadır (Nicola et al., 2023).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, COVID-19 pandemisi sürecinde sosyal medyada ortaya çıkan bilgi kirliliği ve kutuplaşma olgusunu, geleneksel sabit gruplama yaklaşımlarının ötesine taşıyarak bütüncül bir inanç spektrumu çerçevesinde konumlandırmaktadır. Twitter üzerindeki etkili kullanıcıların takip ağlarını gizli uzay modelleriyle inceleyen makale, çevrimiçi söylemdeki yankı odası etkilerini istatistiksel olarak haritalandırmakta ve platformdaki topluluk yapılarının keskin sınırlarla bölünmediğini, aksine sürekli bir düzlemde yayıldığını ampirik olarak göstermektedir. Bu yönüyle metin, dijital sosyoloji ve ağ analizi literatüründe bireylerin çevrimiçi konumlanmalarını hem kümeleme hem de sürekli uzay perspektifinden ele alan öncü bir kuramsal ve metodolojik köprü işlevi görmektedir.

Mevcut literatür, sosyal medyada aşı karşıtlığı ve pandemi önlemleri etrafında şekillenen tartışmaların derin bir kutuplaşma yarattığını ve echo chamber etkilerinin baskın olduğunu çok sayıda ampirik çalışmayla ortaya koymuştur. Bu makale, söz konusu birikimi doğrudan reddetmek yerine, bu kutuplaşmanın arkasındaki ince yapıları sörgülayarak önceki çalışmalarla ilişki kurmaktadır. Klasik topluluk tespiti algoritmalarının aksine, üyelerin grup içi heterojenliğini göz ardı eden yaklaşımları eleştiren yazarlar, gizli uzay rastgele etki modellerini entegre ederek önceki araştırmaların sunduğu iki kutuplu resmin aslında geniş bir ılımlı aktör yelpazesini barındırdığını kanıtlamaktadır.

Literatür taramasına sunulan en temel katkı, sosyal medya elitlerinin takip ilişkilerinden yola çıkarak ideolojik yönelimlerin ve politika duruşlarının mekânsal bir haritasını çizen analitik bir çerçeve sağlamasıdır. Makale, yalnızca aşırı uçlardaki radikal hesapların değil, aynı zamanda merkeze yakın konumlanan ana akım medya ve sağlık otoritelerinin de ağ yapısı içinde stratejik bir köprü görevi üstlendiğini ortaya koyarak mevcut incelemelere yeni bir boyut kazandırmaktadır. Böylece araştırmacılara, dijital platformlardaki kamusal tartışmaları ve bilgi akış dinamiklerini incelerken ikili zıtlıkların ötesine geçerek ara tonları ve ılımlı aktörlerin birleştirici rolünü hesaba katmaları gerektiğini hatırlatan ampirik bir perspektif sunmaktadır.

Sözlük

Latent cluster random effects model · Gizli küme rastgele etkiler modeli
Sosyal ağlarda düğümlerin gizli bir uzaydaki konumlarını modelleyerek hem topluluk kümelerini hem de bireysel heterojenliği eş zamanlı inceleyen istatistiksel bir ağ modelidir.
Echo chamber · Yankı odası
Kullanıcıların yalnızca kendi görüşlerine benzer fikirlerle etkileşime girdiği ve farklı karşıt görüşlerden izole olduğu dijital iletişim ortamını ifade eder.
Homophily · Homofili
Benzer özelliklere, inançlara veya politikalara sahip bireylerin birbirleriyle bağ veya ilişkik kurma eğiliminde olmasını açıklayan sosyolojik kavramdır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewSosyal medyada COVID-19 pandemisi bağlamında aşı zorunlulukları etrafında belirgin bir kutuplaşma ve topluluk bölünmesi yaşanmaktadır.

Araştırmacılar, dijital platformlardaki kutuplaşma olgusunu ampirik kanıtlarla desteklemek amacıyla bu bulguyu literatür taraması bölümünde referans alabilirler (Nicola et al., 2023).

Farklı Siyasi Krizlerde Twitter Elitlerinin Gizli Uzay Konumlanması

Araştırma sorusu
Siyasi kriz dönemlerinde çevrimiçi elitlerin takip ağları hangi inanç spektrumu ekseninde kümelenmektedir?
Yöntem taslağı
Evren, belirli bir siyasi kriz döneminde en çok etkileşim alan Twitter hesaplarından oluşur; örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analiziyle belirlenir. Veriler Twitter API üzerinden toplanarak gizli küme rastgele etkiler modeliyle analiz edilir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin COVID-19 elitlerinin takip ağlarını gizli uzay modelleriyle haritalandırma yönteminden ve elde edilen sürekli inanç spektrumu bulgusundan türetilmiştir (Nicola et al., 2023).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveGizli uzay modelleri, sosyal ağlardaki kümelenmeyi ve bireyler arası inanç spektrumunu eş zamanlı olarak haritalandırma kapasitesine sahiptir.

Kavramsal çerçeve bölümünde, ağ içi homofili ve yankı odası etkilerini açıklamak üzere bu modelin metodolojik üstünlüğü argüman olarak sunulabilir (Nicola et al., 2023).

Ana Akım Medya Aktörlerinin Çevrimiçi Kutuplaşmadaki Köprü Rolü

Araştırma sorusu
Ana akım haber kuruluşları sosyal medya ağlarında hangi konumda yer almakta ve gruplar arası etkileşimi nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Evren, kamusal sağlık tartışmalarına katılan ana akım medya hesaplarıdır; örneklem veri doygunluğu ilkesi gözetilerek seçilir. Veriler etkileşim ve takip matrisleri şeklinde derlenerek ağ topolojisi ve derece analizleriyle incelenir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede ana akım haber kuruluşlarının gizli uzayın merkezinde yer alarak iki topluluk arasında köprü görevi gördüğüne dair tespit edilen gözlemden türetilmiştir (Nicola et al., 2023).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaMerkezi konumda yer alan ılımlı aktörler ve haber kuruluşları, iki kutuplu kamplar arasında köprü kurarak kutuplaşmayı hafifletme potansiyeline sahiptir.

Tartışma kısmında, çevrimiçi platformlardaki aşırı uçların uzlaştırılmasında ılımlı seslerin işlevini açıklamak için bu sonuçtan yararlanılabilir (Nicola et al., 2023).

Aşı Tartışmalarında Yankı Odası Etkilerinin Dilsel ve Yapısal Karşılaştırması

Araştırma sorusu
Aşı yanlısı ve karşıtı çevrimiçi toplulukların takip ağlarındaki yapısal homofili düzeyi nedir?
Yöntem taslağı
Evren, küresel aşı tartışmalarına katılan Twitter kullanıcılarıdır; örneklem gücü temsil edebilirliği sağlayacak şekilde güç analiziyle saptanır. Takip ilişkileri yönlü ağ matrisine dönüştürülerek kümeleme ve mesafe algoritmalarıyla analiz edilir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede aşı zorunlulukları etrafında oluşan iki makro topluluğun varlığını ve platformdaki yankı odası etkilerinin pervasifliğini doğrulayan bulgulardan türetilmiştir (Nicola et al., 2023).

Kaynakça

  1. Cinelli, M. et al. (2020). The COVID-19 social media infodemic. Scientific reports, 10, 16598.
  2. Krivitsky, P. N. et al. (2009). Representing degree distributions, clustering, and homophily in social networks with latent cluster random effects models. Social Networks, 31(3), 204-213.

Bu konudaki diğer çalışmalar