Modern ekonomik sistemlerde vergi uyumu ile vergi kaçakçılığı arasındaki çatışma, kamu maliyesinin sürdürülebilirliği açısından merkezi bir sosyal ikilem teşkil etmektedir. Rasyonel seçim teorisi bağlamında bireyler, kamu hizmetlerinden yararlanırken kişisel kazançlarını maksimize etmek için vergi yükümlülüklerinden kaçınma eğilimi gösterebilmektedir. Bu durum, toplumsal refahın artırılması ile bireysel çıkarların korunması arasında kalıcı bir gerilim yaratmakta ve denetim mekanizmalarının etkinliğini tartışmaya açmaktadır. Özellikle denetim birimlerindeki yolsuzlukların varlığı, vergi sisteminin adalet algısını ve vatandaşların uyum motivasyonunu doğrudan etkileyen kritik bir değişken olarak öne çıkmaktadır.
Bu araştırma, vatandaşlar ile denetçiler arasındaki etkileşimi çok katmanlı bir ağ yapısı üzerinden modelleyerek vergi sistemindeki eş evrimsel dinamikleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada vatandaşların vergi uyumu kararları Kamu Malları Oyunu (PGG) çerçevesinde ele alınırken, denetim katmanında dürüst ve yolsuzluğa bulaşmış denetçilerin strateji güncellemeleri incelenmektedir. Kantitatif ve hesaplamalı bir yaklaşım benimseyen çalışma, Monte Carlo simülasyonları aracılığıyla ceza oranları, rüşvet miktarları, denetim ücretleri ve yolsuzluk maliyetlerinin sistem dengesi üzerindeki etkilerini simüle etmektedir. Bu yöntem, toplumsal davranışların zaman içindeki değişimini ve ağ yapısındaki yayılımını gözlemlemeye imkân tanımaktadır.
Analiz sonuçları, ceza miktarlarının artırılmasının vergi kaçakçılığını engellemede kritik bir rol oynadığını, ancak rüşvet oranlarının vergi uyumu üzerindeki etkisinin doğrusal olmadığını göstermektedir. Düşük rüşvet oranlarında denetçilerin dürüst kalma eğilimi artarken, rüşvet miktarı belirli bir eşiği aştığında vergi uyumunun vatandaşlar için ekonomik olarak daha rasyonel bir seçenek haline geldiği saptanmıştır. Ayrıca denetçi maaşlarının iyileştirilmesi ve yolsuzlukla mücadelenin sıkılaştırılması (izleme maliyetlerinin artması), dürüst denetçilerin sistemde baskın hale gelmesini sağlayarak genel vergi uyumunu teşvik etmektedir. Dürüst denetçiler ile vergi ödeyen vatandaşların ağ üzerinde kümeler oluşturarak bencil stratejilere karşı direnç gösterdiği de önemli bir bulgu olarak not edilmektedir.
Çalışmanın bulguları, vergi yönetişiminde sadece caydırıcılığın değil, kurumsal dürüstlük ve dengeli bir teşvik yapısının da elzem olduğunu ortaya koymaktadır. Literatürdeki mevcut modellerden farklı olarak yolsuzluk maliyetini ve denetçilerin stratejik değişimlerini sürece dahil eden bu yaklaşım, vergi ekosistemindeki ağ etkilerini daha gerçekçi bir şekilde yansıtmaktadır. Bu bağlamda araştırma, politika yapıcılar için dinamik bir denetim sistemi ve kademeli ceza mekanizmaları geliştirilmesi konusunda bilimsel bir temel sunmaktadır. Sonuç olarak vergi adaleti ve denetim dürüstlüğünün birbirini besleyen bir döngü oluşturduğu, bu dengenin korunmasının ise kamu maliyesinin uzun vadeli başarısı için anahtar faktör olduğu vurgulanmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışma, ağ bilimi ile evrimsel oyun teorisini birleştiren mekansal evrimsel oyunlar (spatial evolutionary games) ve Kamu Malları Oyunu (Public Goods Game - PGG) çerçevesine dayanmaktadır. Ayrıca vatandaş ve denetçi katmanları arasındaki etkileşimi açıklamak için çok katmanlı ağ (multilayer network) yaklaşımı kullanılmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, vergi uyumu literatüründe Alm ve Torgler (2011) ile Pickhardt ve Prinz'in (2014) çalışmalarından yola çıkarak, iş birliği evrimi mekanizmalarında Nowak (2006), Perc (2017) ve Szolnoki (2014) gibi araştırmacıların ortaya koyduğu cezalandırma ve ağ karşılıklılığı teorilerini vergi sistemine entegre etmektedir.