Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.7456/tojdac.1234097

TÜRKİYE'DE DİJİTAL AKTİVİZM: KADIN HAREKETİNİN BİR SEMBOLÜ OLARAK İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Çalışma, Türkiye'de yükselen sağ popülist söylemler ve muhafazakâr politikalar ekseninde kadın hakları ve dijital aktivizm arasındaki etkileşimi ele almaktadır. Bu bağlamda araştırma, sosyal medyanın ve özellikle Twitter hashtag kampanyalarının çevrimiçi eylemliliği çevrimdışı hukuki ve toplumsal mücadeleye nasıl dönüştürdüğünü incelemektedir.

Yazar
Müge ÖZTUNÇ
Yayın
The Turkish Online Journal of Design Art and Communication
Tarih
2023-03-28
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Sosyal hareketlerin yapısal dönüşümü, özellikle 2000'li yıllardan itibaren dijital platformların ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Türkiye'de 2010 sonrası dönemde ivme kazanan sağ popülist ve muhafazakâr söylemler, toplumsal cinsiyet politikaları ve kadın hakları üzerinde doğrudan etkisini göstermiştir. Bu sürecin en somut kırılma noktalarından biri, 20 Mart 2021 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi'nin tek taraflı feshedilmesidir. Bu fesih kararı, kadın hakları savunucuları, barolar ve muhalefet partileri nezdinde ciddi hukuki ve toplumsal kaygılara yol açmıştır. Çalışma, söz konusu siyasal ve hukuki gerilim ortamında kadın hareketinin dijital platformları bir hak arama ve kamusal alan oluşturma aracı olarak nasıl kullandığını iletişimsel bağlamda incelemektedir.

Araştırmanın temel amacı, Türkiye'de İstanbul Sözleşmesi etrafında biçimlenen dijital aktivizmin sosyal ve siyasal dinamiklerini nitel içerik analizi yöntemiyle ortaya koymaktır. Veri toplama sürecinde, 15 Mayıs - 16 Haziran 2022 tarihleri arasında '#İstanbulSözleşmesiYaşatır', '#İstanbulSözleşmesindenVazgeçmiyoruz' ve '#İstanbulSözleşmesi' etiketleri altında paylaşılan veriler QDA Miner yazılımı aracılığıyla çekilmiştir. Bot hesaplar ve yinelenen iletiler ayıklandıktan sonra kalan 1022 tweet, hem nicel frekans hem de tematik içerik analizine tabi tutulmuştur. Kodlama aşamasında aktör türleri, etkileşim sayıları (retweet ve beğeni) ve iletilerin içerdiği temel mesaj kategorileri keşfedilerek dijital mecranın çevrimdışı eylemlilikle nasıl bütünleştiği çözümlenmiştir.

Elde edilen bulgular, analiz edilen etiketler altında en aktif grupların yüzde 55 pay ile kadın sivil toplum kuruluşları (özellikle Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ve Eşitlik İçin Kadın Platformu) olduğunu göstermektedir. Kadın STK'larını ana muhalefet partisi (CHP), avukatlar/barolar ve bireysel aktivistler takip etmektedir. İletilerin içerik dağılımında ise Danıştay'da açılan iptal davalarının takibi, duruşma tarihlerinin duyurulması ve kamuoyunu bilgilendirme kategorileri en yüksek etkileşimi alan başlıklar olarak öne çıkmıştır. Ayrıca aktivistlerin, iktidarın sözleşmeden çekilme gerekçesi olarak sunduğu söylemlere karşı stratejik bir tutum sergileyerek LGBT+ vurgusunu öne çıkarmadan doğrudan yaşam hakkı ve 6284 sayılı kanunun uygulanması üzerine odaklandıkları saptanmıştır.

Sonuç olarak çalışma, dijital aktivizmin yalnızca çevrimiçi bir tepki verme aracı olmadığını, aksine Danıştay duruşmalarına kitlesel katılımın sağlanması ve alan protestolarının organize edilmesinde çevrimdışı aktivizmi besleyen sürdürülebilir bir omurga işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır. İncelenen mecranın sağladığı akışkan iletişim ortamı, toplumsal hafızanın ve kazanılmış hakların korunmasında kritik bir direnç odağı oluşturmuştur. Bu tespitler, Türkiye'de kadın hareketinin dijital medyayı alternatif bir kamusal alan ve hak arama platformu olarak kullanma kapasitesini göstermekte; gelecek araştırmalar için karşıt muhafazakâr hareketlerin dijital söylemlerinin ve uzun erimli dijital hak mücadelelerinin incelenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi üzerinden Türkiye'de dijital aktivizmin sosyal ve siyasal boyutlarını, Twitter paylaşımlarının içerik analizi yöntemiyle incelenmesi vasıtasıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır(ÖZTUNÇ, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada nitel araştırma deseni benimsenmiş ve Twitter (X) üzerinden belirlenen üç popüler hashtag altında paylaşılan içerikler nitel içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir(ÖZTUNÇ, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, yeni sosyal hareketler teorisi, ağ toplumu kuramı ve Laclau ile Mouffe'un popülizm kavramsallaştırmalarına dayanmaktadır. Ayrıca Bennett ve Segerberg'in bağlayıcı eylem mantığı ile Melucci'nin kimlik ve semboller üzerinden şekillenen sosyal hareket kuramları, dijital aktivizmin çevrimdışı toplumsal mobilize edici gücünü açıklamada temel teorik çerçeveyi oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, Türkiye'de Gezi Parkı süreci sonrasında gelişen dijital aktivizm literatürünü, kadın sivil toplum kuruluşlarının sosyal medya kullanımını, sağ popülizmin anti-feminist söylemlerini ve 6284 sayılı Kanun çerçevesindeki hukuki tartışmaları ele almaktadır. Ağ aktivizminin çevrimdışı katılımı tetikleme gücü (Cantijoch vd., McLoughlin ve Southern) ile otoriter rejimlerde dijital kamusal alanın sınırları ve olanakları literatürle ilişkilendirilmektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
15 Mayıs - 16 Haziran 2022 tarihleri arasında Twitter (X) üzerinde üç belirli etiket altında paylaşılan tüm Türkçe tweetler ve bunlara ait etkileşim verileri.
Örneklem veya araştırma materyali
Bot hesaplar ve tekrarlanan paylaşımlar elendikten sonra kalan toplam 932 özgün tweet ve bu paylaşımlara ait beğeni ile retweet sayıları.
Veri toplama süreci
QDA Miner programı kullanılarak belirlenen zaman diliminde ilgili hashtaglere yönelik veriler çekilmiş, ardından bot ve tekrarlanan paylaşımlar excel ile manuel olarak temizlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen veriler üzerinde tematik içerik analizi yürütülmüştür. Excel programı manuel kodlama ve grafik çizimi için kullanılırken, QDA Miner yazılımı otomatik ve manuel kodlama süreçlerinde tematik kategorilerin keşfi için tercih edilmiştir.
dijital aktivizmkadın hareketiİstanbul SözleşmesiTwitter hashtag kampanyalarıpopülizmçevrimdışı aktivizmDanıştay davaları

Araştırmanın Bulguları

01

Çalışmada, belirlenen etiketler altında en yüksek paylaşım oranına yüzde 55 ile kadın sivil toplum örgütlerinin sahip olduğu, bunu yüzde 21 ile dijital haberlerin ve yüzde 10 ile ana muhalefet partisi CHP'nin takip ettiği belirlenmiştir. Bireysel aktörler ise kurumsal yapılara kıyasla daha geri plandadır(ÖZTUNÇ, 2023).

02

Dijital aktivizmin çevrimdışı mücadeleye aktarılmasında Twitter'ın etkin bir köprü olduğu saptanmıştır. Özellikle '#İstanbulSözleşmesiYaşatır' etiketi altında Danıştay davalarının takibi, duruşma tarihleri ve salon katılımlarına yönelik paylaşımlar en yüksek etkileşim alan ve en sık paylaşılan içerik kategorisidir(ÖZTUNÇ, 2023).

03

Siyasi partilerin Twitter söylemlerinde farklılaştığı; CHP'nin devletin sözleşmesel yükümlülüklerini ve panelleri vurgularken, merkez sağ/muhafazakar DEVA Partisi'nin sözleşmenin getirdiği hak tanımları yerine 'aile bütünlüğü' ve 'annelerin korunması' gibi daha geleneksel kavramlar üzerinden destek ilettiği görülmüştür(ÖZTUNÇ, 2023).

04

İktidar ve muhafazakar grupların İstanbul Sözleşmesi'nin feshini meşrulaştırmak için LGBT+ haklarını ana gerekçe olarak sunmasına karşın, sözleşmeyi savunan aktivistlerin kendi etiket paylaşımlarında bu tartışmaya girmeyerek stratejik olarak LGBT+ kavramını vurgulamaktan kaçındıkları saptanmıştır(ÖZTUNÇ, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İncelenen Twitter paylaşımlarında en baskın aktör olarak kadın sivil toplum örgütlerinin ön plana çıkması, dijital alanın marjinalleştirilmiş sesler için nasıl güvenli bir kamusal alan ve alternatif bir medya kanalı ürettiğini doğrulamaktadır. Sivil toplumun bu baskınlığı, kurumsal yapıların çevrimiçi mücadeleyi sahiplenerek süreklilik sağladığını göstermektedir.

Yazar, dijital mecralardaki etkileşimin yalnızca çevrimiçi bir sempati veya pasif bir beğeniden ibaret olmadığını; paylaşılan Danıştay duruşma tarihleri ve katılım çağrıları üzerinden bu eylemliliğin adliye koridorlarına ve sokak protestolarına taşınarak somut bir çevrimdışı direnişe dönüştürüldüğünü açıklamaktadır.

Elde edilen bu dinamikler, literatürde Della Porta ve Mosca (2007) tarafından tartışılan, muhafazakar iktidar söylemlerine karşı alternatif popüler söylemler üretme ve kolektif kimliği koruma amacı güden gayriresmi ağların hayati önemini ampirik düzeyde doğrulamakta ve dijital ağların bu yöndeki kapasitesini somutlaştırmaktadır.

Nihayetinde, yasal bir sözleşmenin yürütme organı kararıyla iptal edilmesine karşı gösterilen bu kolektif refleks, dijital aktivizmin Türkiye'de kadın hakları ve hukukun üstünlüğü mücadelesinde vazgeçilmez bir demokratik denetim ve direnç mekanizması işlevi görerek literatüre özgün bir toplumsal hareket örneği kazandırmıştır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, dijital ağlar etrafında bir araya gelen bireylerin kolektif eylemler ürettiğine dair Bennett ve Segerberg (2012) tarafından ortaya konan kuramsal çerçeveyi destekleyecek şekilde, Türkiye'deki kadın örgütleri ve bireysel aktivistlerin Twitter üzerinde nasıl ortak bir direnç alanı ve kolektif deneyim inşa ettiğini göstermektedir(ÖZTUNÇ, 2023).

Makalede elde edilen bulgular, yeni medyanın eylemleri koordine etme, yeni aktivistleri harekete geçirme ve protestoları planlama potansiyeline dikkat çeken Taylor ve Crossley (2013) çalışmasıyla doğrudan örtüşmektedir; zira Twitter'daki paylaşımlar Danıştay davalarına katılım çağrılarıyla çevrimdışı eylemliliği doğrudan beslemiştir(ÖZTUNÇ, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Sonuç olarak, İstanbul Sözleşmesi'nin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle feshedilmesine karşı yürütülen dijital mücadele, çevrimiçi eylemliliğin tek başına sınırlı kalmadığını, Danıştay'daki yasal süreçlerin takibi ve toplumsal farkındalığın korunması gibi somut çevrimdışı katılım mekanizmalarıyla bütünleşerek meşru hakların savunulmasında dönüştürücü ve örgütleyici bir güç sunduğunu ortaya koymaktadır(ÖZTUNÇ, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, dijital iletişim teknolojilerinin toplumsal hareketler ve hak savunuculuğu üzerindeki dönüştürücü etkisini Türkiye'deki kadın hareketi özelinde kuramsallaştırmaktadır. Geleneksel medya kanallarının kısıtlı olduğu bir siyasal atmosferde Twitter'ın nasıl alternatif bir kamusal alan ve demokratik denetim mekanizması olarak işlev gördüğünü analiz eder. Özellikle sağ popülist söylemlerin toplumsal cinsiyet politikaları üzerindeki baskısına karşı dijital mecraların nasıl bir karşı-kamu oluşturduğunu ampirik verilerle ortaya koyarak siyasal iletişim ve sosyoloji literatüründeki 'bağlayıcı eylem' tartışmalarına somut bir vaka sunmaktadır.

Çalışma, Bennett ve Segerberg (2012) tarafından geliştirilen 'bağlayıcı eylem mantığı' ve Melucci (1995) ile Touraine (1999) gibi isimlerin 'yeni toplumsal hareketler' kuramlarını temel almaktadır. Önceki literatürün sınıf odaklı eylem biçimlerinden kimlik ve kültür odaklı ağlara geçiş öngörüsünü Türkiye'deki İstanbul Sözleşmesi tartışmalarıyla günceller. Ayrıca Della Porta ve Mosca (2007) tarafından tartışılan gayriresmi ağların dijital ortamda nasıl muhafazakar söylemlere karşı alternatif direnç noktaları oluşturduğunu teyit ederek literatürdeki kuramsal boşlukları ampirik bir saha çalışmasıyla doldurmaktadır.

Makale, dijital aktivizmin yalnızca çevrimiçi bir görünürlük çabası olmadığını, hukuki ve toplumsal mücadele süreçlerinin (Danıştay davaları gibi) takibi ve mobilize edilmesinde stratejik bir araç olduğunu kanıtlamaktadır. Kadın sivil toplum kuruluşlarının dijital alandaki baskınlığını yüzde 55 gibi net bir oranla ortaya koyarak bu aktörlerin sivil toplumdaki öncü rolünü vurgular. Literatüre katkısı, Twitter hashtag kampanyalarının çevrimdışı katılımı (offline involvement) nasıl tetiklediğini ve siyasi partilerin bu süreçteki farklılaşan söylemsel stratejilerini (CHP ve DEVA örnekleri) karşılaştırmalı olarak sunmasıdır.

Kaynakça

  1. Bennett, W. L., & Segerberg, A. (2012). The logic of connective action: Digital media and the personalization of contentious politics. Information, Communication & Society, 15(5), 739-768.
  2. Taylor, V., & Crossley, A. D. (2013). Abeyance. In The Wiley-Blackwell Encyclopedia of Social and Political Movements. Wiley-Blackwell.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Dijital aktivizm, marjinalleştirilmiş gruplar için kurumsal medyanın yerini alan bir alternatif kamusal alan ve güvenli bir ifade mecrası sunmaktadır.

Yazarın dijital aktivizmi bireylerin arzu ettikleri toplumsal değişimi yaratmak için kullandıkları bir alan olarak tanımlaması bu iddiayı desteklemek için kullanılabilir(ÖZTUNÇ, 2023).

Dijital Mecralarda Sağ Popülizmin Cinsiyet Politikaları: Karşıt Hareketlerin Söylemsel Analizi

Araştırma sorusu
Muhafazakar dijital aktörler İstanbul Sözleşmesi'ne karşı hangi temel metaforları ve söylem stratejilerini kullanmaktadır?
Yöntem taslağı
Makalede değinilen 'karşıt görüşlü muhafazakar kesim' (countermovement) üzerine odaklanılarak; Twitter'da fesih kararını destekleyen etiketler altındaki 1500 paylaşım, eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenebilir. Örneklem, veri doygunluğuna ulaşılana kadar purposive sampling ile belirlenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmasında kısıtlı kaldığını belirttiği 'muhafazakar yaklaşımların dahil edilmesi' sınırlılığından yola çıkarak, literatürdeki bu boşluğu doldurmaya yöneliktir(ÖZTUNÇ, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve

Twitter hashtagleri, yalnızca çevrimiçi bir etkileşim aracı değil, aynı zamanda çevrimdışı hukuki ve toplumsal katılımı mobilize eden bir organizasyonel mekanizmadır.

Makaledeki Danıştay davalarının takibi ve duruşma tarihleri gibi içeriklerin en yüksek etkileşimi alması bulgusu, bu claim'in temel kanıtıdır(ÖZTUNÇ, 2023).

6284 Sayılı Kanun Üzerine Dijital Tartışmaların Boylamsal Analizi: Sözleşme Sonrası Dönem

Araştırma sorusu
İstanbul Sözleşmesi'nin feshinden sonra Twitter'da 6284 sayılı Kanun'un korunmasına yönelik eylemlilik nasıl bir seyir izlemiştir?
Yöntem taslağı
Makaledeki 2022 verilerini izleyen bir yıllık periyotta (Mayıs 2022 - Mayıs 2023) #6284Yaşatır etiketli veriler toplanarak zaman serisi analizi ve içerik analizi yapılabilir. Bu sayede eylemliliğin sürekliliği ve 'sönümlenme' veya 'ivmelenme' noktaları tespit edilebilir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın 'yeni çalışmaların bu uzun soluklu mücadele sürecine odaklanabileceği' şeklindeki gelecek araştırma çağrısına dayanmaktadır(ÖZTUNÇ, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Sağ popülist söylem, İstanbul Sözleşmesi tartışmalarını LGBT+ hakları gibi tekil bir eksene indirgeyerek muhafazakar tabanı mobilize etmektedir.

Yazarın sağ popülizmin kadın politikalarını 'öteki' üzerinden kurguladığına dair analizi, tartışma bölümündeki karşıt söylemlerin analizi için referans verilebilir(ÖZTUNÇ, 2023).

Hukuk Kurumlarının Dijital Savunuculuk Kapasitesi: Baroların Twitter Kullanımı

Araştırma sorusu
Barolar ve hukuk örgütleri dijital platformları teknik hukuki bilgi paylaşımı ile toplumsal mobilizasyon arasında nasıl dengelemektedir?
Yöntem taslağı
Makalede öne çıkan 'avukatlar ve barolar' aktör grubu özelinde; Türkiye'deki en yüksek takipçili 10 baronun Twitter hesapları, son iki yıllık süreçte paylaştıkları 'hak temelli' içerikler bakımından nitel içerik analizine tabi tutulabilir.

Makaleyle bağlantısı: Bulgularda avukatların ve baroların en etkin ikinci grup olarak çıkması ancak hukuki dili nasıl kurguladıklarının ayrıntılandırılmaması temel gerekçedir(ÖZTUNÇ, 2023).