Spor pedagojisi literatüründe antrenörlerin mesleki gelişimi tarihsel olarak ulusal yönetim organlarının sunduğu resmi ve dereceye dayalı kurslar üzerinden kavramsallaştırılmıştır. Ancak modern dayanıklılık sporlarında antrenörlük yapısı, coğrafi engelleri aşan dijital platformların ve giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasıyla radikal bir dönüşüm geçirmiştir. Antrenörler yüz yüze saha gözleminden ziyade ekran başından veri analizine dayalı bir çalışma modeline evrilmiş, fakat ulusal antrenör eğitimi müfredatları bu bağlamsal gerçekliği yakalamada geride kalmıştır. Bu bağlamsal kopukluk, antrenörlerin gerçek dünyada nasıl bilgi edindiklerini, dijital mecraların sunduğu bilgi kirliliği ve biyofiziksel yanlılık içinde nasıl yön bulduklarını araştırmayı gerekli kılmaktadır.
İncelenen bu araştırmada, antrenörlük olgusunun karmaşık ve çok katmanlı yapısını indirgemeci kalıplara sokmadan inceleyebilmek amacıyla eleştirel realist bir araştırma ontolojisi benimsenmiştir. Araştırma tasarımı, nicel ve nitel veri toplama tekniklerini harmanlayan kesitsel bir karma yöntem yaklaşımına dayanmaktadır. Endüstri paydaşları, antrenörler ve veri bilimcilerle yürütülen ortak tasarım süreçleri sonuçunda geliştirilen anketler aracılığıyla 839 antrenör, 612 antrenörlü sporcu ve 8.352 antrenörsüz sporcu olmak üzere toplam 9.803 katılımcıya ulaşılmıştır. Nicel veriler betimsel istatistikler ve sıralama puanları ile çözümlenirken, açık uçlu nitel veriler Braun ve Clarke'ın altı aşamalı refleksif tematik analiz yaklaşımıyla kodlanmıştır.
Elde edilen bulgular, dayanıklılık antrenörlüğünün çoğunlukla bağımsız çalışan, yarı zamanlı ve dijital platform odaklı bir yapı sergilendiğini göstermektedir. Antrenörlerin haftalık zamanlarının büyük bölümünü antrenman planlama, reçete etme (%33,5) ve uzaktan antrenörlük pratiklerine (%19,4) ayırdıkları, yüz yüze antrenörlük süresinin ise son derece sınırlı kaldığı saptanmıştır. Öğrenme kaynakları incelendiğinde, antrenörlerin resmi eğitimlerden ziyade deneyim yoluyla öğrenme (sıralama puanı: 88) ve kendi sporculuk geçmişleri (sıralama puanı: 74) gibi aracısız ve içsel süreçlere en yüksek değeri verdikleri görülmüştür. Ayrıca küresel markalar (TrainingPeaks gibi) ve ticari yayınlar bilgi kaynaklarında baskın rol oynarken, öğrenme içeriklerinde biyofiziksel veri ve periyodizasyona aşırı odaklanıldığı, psikososyal boyutların ihmal edildiği tespit edilmiştir.
Araştırmanın ulaştığı sonuçlar, dijitalleşmenin ve serbest piyasa koşullarının antrenörlük pratiğini ve tanımını yeniden inşa ettiğini doğrulamaktadır. Antrenör-sporcu etkileşimi giderek veriye dayalı ticari bir hizmet sunumuna dönüşmekte, bu durum taraflar arasında psiko-duygusal bir kopukluk riski yaratmaktadır. Yazar tartışmasında, antrenörlerin öğrenme autonmisine sahip gibi görünmelerine rağmen ticari markaların ve yüzeysel dijital içeriklerin etkisiyle örtük bir bilgi matrisine uyum sağladıklarını vurgulamaktadır. Bu çalışma, literatür taramalarında antrenör eğitiminin yalnızca resmi kurslar üzerinden değil, informal ve teknoloji güdümlü bağlamlar üzerinden ele alınması gerektiğini kanıtlamakta, gelecekteki araştırmalar için nitel etkileşim süreçlerinin incelenmesi yönünde güçlü bir epistemolojik zemin sunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Uluslararası düzeyde dayanıklılık sporları (triatlon, bisiklet, koşu) alanında faaliyet gösteren antrenörler, bireysel antrenörlük hizmeti alan sporcular ve kulüp düzeyinde veya bireysel antrenörsüz çalışan sporcular çalışmanın evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Çalışmanın örneklemini 839 antrenör (618 erkek, 198 kadın), 612 antrenörlü sporcu (362 erkek, 244 kadın) ve 8.352 antrenörsüz sporcu (6.632 erkek, 1.516 kadın) olmak üzere toplam 9.803 katılımcı oluşturmaktadır.
- Veri toplama süreci
- Veriler, antrenörler ve sektör paydaşlarıyla yapılan ön görüşmeler ve uzlaşı süreçleri doğrultusunda geliştirilen çevrim içi öz bildirim anketleri aracılığıyla toplanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Nicel veriler tanımlayıcı istatistikler ve normalleştirilmiş sıralama puanları kullanılarak Microsoft Excel ile analiz edilmiş, nitel veriler ise NVivo 11 yazılımı üzerinden altı aşamalı yansıtmalı tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir.
Eleştirel RealizmUzaktan AntrenörlükAracısız ÖğrenmeBiyofiziksel YanlılıkKişisel Referanslı Mükemmellik (PRE)Dijital Antrenörlük Teknolojileri
01Dayanıklılık sporları antrenörlüğünde çalışma süresinin büyük bir kısmı yüz yüze antrenörlük yerine antrenman planlama, program yazma ve dijital platformlar üzerinden uzaktan takip faaliyetlerine ayrılmaktadır(Kirkland & Cowley, 2023).
02Antrenörlerin yararlandığı aracısız öğrenme kaynakları ağırlıklı olarak ticari platformlar, marka odaklı sertifikasyonlar ve biyofiziksel veriler sunan dijital yayınlardan oluşmaktadır(Kirkland & Cowley, 2023).
03Sporculardan talep edilen ve takip edilen geri bildirimler büyük oranda güç, GPS ve kalp atım hızı gibi nicel biyofiziksel verilerden oluşmakta, psikososyal ve nitel veriler ikinci planda kalmaktadır(Kirkland & Cowley, 2023).
04Antrenörler formal antrenör eğitimlerinin kendilerini yazılım kullanımı ve yaralanma önleme gibi pratik alanlarda yetersiz hazırladığını belirtmekte, oluşan bilgi boşluğunu ticari kuruluşlar doldurmaktadır(Kirkland & Cowley, 2023).
05Uzaktan antrenörlük süreçleri antrenör ile sporcu arasında psiko-emosyonel bir kopukluk riski yaratmakta, bu durum nitelikli iletişim ve derinlemesine öğrenme kapasitesini sınırlayabilmektedir(Kirkland & Cowley, 2023).