Spor psikolojisi literatüründe mükemmel performans algısı ve buna etki eden psikolojik mekanizmalar yoğun şekilde tartışılmaktadır. Yüksek rekabet içeren spor dallarında atletler en az hatayla mükemmelliğe ulaşmayı ve yüksek standartlarını korumayı hedefler. Ancak müsabaka ortamının yarattığı kaygı ve stres, sporcuların bilişsel değerlendirmelerini doğrudan etkilemektedir. Jones tarafından ortaya konulan sporda mücadele ve tehdit teorisine göre, sporcular rekabetçi baskılara olumlu yanıt verdiklerinde mücadele (challenge), olumsuz yanıt verdiklerinde ise tehdit (threat) psikofizyolojik durumunu yaşamaktadır. Türkiye'de yarı profesyonel statüde kabul edilen Bölgesel Amatör Lig'deki futbölçuların performans algılarını şekillendiren zihinsel süreçlerin incelenmesi, alan literatüründeki önemli bir eksikliği giderme potansiyeli taşımaktadır.
Bu araştırma, yarı profesyonel bölgesel amatör ligde mücadele eden futbölçuların pozitif düşünme becerilerinin mükemmel performans algıları üzerindeki etkisini ve bu ilişkide mücadele ile tehdit algılarının aracı rolünü belirlemek amacıyla yürütülmüştür. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan çalışmanın evrenini 2023-2024 sezonunda ilgili ligde oynayan sporcular, örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen ve güç analiziyle belirlenen asgari büyüklüğün üzerinde olan 388 futbölçu oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde Kişisel Bilgi Formu'nun yanı sıra Pozitif Düşünme Becerileri Ölçeği, Sporda Mücadele ve Tehdit Ölçeği ile Sporda Performans Mükemmeliyetçiliği Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS programında Pearson korelasyon analizi ve Hayes tarafından geliştirilen PROCESS Macro Model 4 kullanılarak 5.000 yeniden örneklemeli Bootstrap regresyon analizi ile dijital ortamda çözümlenmiştir.
Verilerin analizi sonuçunda, futbölçuların pozitif düşünme becerilerinin mücadele algısını pozitif ve orta düzeyde anlamlı etkilediği (a = 0,439, p < 0,01) ve mücadele varyansının yaklaşık %32'sini açıkladığı (R2 = 0,319) görülmüştür. Pozitif düşünmenin mükemmel performans algısı üzerindeki doğrudan etkisi de pozitif ve anlamlı saptanmıştır (c' = 0,484, p < 0,001). Ayrıca mücadelenin mükemmel performans algısı üzerinde pozitif yönlü doğrudan bir etkiye sahip olduğu (b = 0,426, p < 0,001) ve Bootstrap güven aralıklarında sıfır değerini içermeyerek dolaylı etkide aracı rol üstlendiği doğrulanmıştır. Öte yandan pozitif düşünme becerileri tehdit algısını negatif yönlü etkilemekte (a = -0,425, p < 0,01; R2 = 0,070), tehdit algısı ise mükemmel performans algısı üzerinde düşük düzeyde negatif etki göstermektedir (b = -0,244, p < 0,001). Tehdit değişkeninin de kısmi aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir.
Elde edilen bulgular, futbölçuların zihinsel süreçlerinde olumlu bilişsel odaklanma geliştirmelerinin saha içindeki stresörleri tehdit yerine bir mücadele fırsatı olarak değerlendirmelerini sağladığını göstermektedir. Yazarlar bu durumu sporcuların lig standartlarının gerektirdiği psikolojik ve fizyolojik gereksinimleri karşılayabilme kapasiteleriyle açıklamakta ve literatürde daha önce araştırılmamış olan bu üçlü ilişkiyi ampirik kanıtlarla ortaya koymaktadır. Müsabaka ortamında pozitif düşünme becerilerinin pekiştirilmesi, tehdit duygusunu baskılayıp mücadele algısını güçlendirerek nihai performans algısını üst seviyeye taşımaktadır. Bu çalışma, spor psikologları, antrenörler ve kulüp yöneticileri için futbölçuların psikolojik profillerini geliştirmeye yönelik uygulanabilir öneriler sunması bakımından spor bilimleri literatüründe özgün bir yere sahiptir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Jones tarafından ortaya koyulan ve Meijen ve arkadaşları tarafından geliştirilen Sporda Mücadele ve Tehdit Teorisi (Theory of Challenge and Threat States in Athletes) ile bilişsel değerlendirme kuramlarına dayanmaktadır. Teori, sporcuların stresörlere verdikleri psikofizyolojik tepkileri mücadele veya tehdit durumları olarak sınıflandırmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışmada Hill ve arkadaşları ile Flett ve Hewitt'in spor ortamındaki mükemmeliyetçilik çalışmaları, Bekhet ve Zauszniewski'nin pozitif düşünme becerileri kuramsal temelleri, Rossato ve arkadaşlarının sporda mücadele ve tehdit algısı ölçek geliştirme çalışmaları ile Hayes'in dolaylı etki ve aracılık analizi literatürü ele alınmıştır.