Dans sanatı, fiziksel becerilerin ve estetik unsurların ötesinde karmaşık zihinsel ve duygusal süreçleri barındıran bilişsel bir üretim alanıdır. Günümüz sahne sanatları literatüründe koreografların ve dansçıların yaratıcılık süreçlerindeki psikolojik engeller ile bu engellerin aşılmasında kullanılan müdahale yöntemleri önemli bir tartışma konusudur. Mevcut alan yazın genellikle sanatçıların ruh hali ve kişilik tipleri ile yaratıcılık arasındaki ilişkiye odaklanırken, doğaçlama dansın kişisel potansiyeli ve beden psikolojisini nasıl harekete geçirdiği sorusu henüz yeterince ampirik veriyle desteklenmemiştir. Bu çalışma, doğaçlama dans eğitiminin üniversite öğrencilerinin psikolojik yapısı ve yaratıcılık düzeyleri üzerindeki somut etkilerini inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Araştırma tasarımında, doğaçlama dansın yaratıcılık üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla nicel ampirik bir yaklaşım benimsenmiştir. Aralık 2019 ile Mart 2020 tarihleri arasında çevrim içi anket ve uygun örnekleme yöntemleri kullanılarak yükseklisans öğrencileri, modern dans bölümü öğrencileri ve çevrim içi dans meraklılarından oluşan 105 katılımcıya ulaşılmıştır. Veri temizleme sürecinin ardından %93,33 geçerlilik oranı ile 98 geçerli anket analize dahil edilmiştir. Ölçme aracı olarak Cattell 16 Kişilik Faktörü Testi'nin revize edilmiş formu temel alınarak altı farklı boyutta (zekilik, heyecanlılık, cesaret, duyarlılık, hayal gücü, doğaçlama ve yenilikçi yaratıcılık) toplam 72 maddelik bir ölçek kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS yazılımı kullanılarak bağımsız örneklem t-testi ile analiz edilmiş ve doğaçlama dans eğitimi alanlar ile almayanlar karşılaştırılmıştır.
İstatistiksel analiz sonuçları, doğaçlama dans eğitimi almış olma durumunun zekilik/zekat faktörü hariç diğer tüm kişilik ve yaratıcılık boyutlarında anlamlı bir farklılık yarattığını göstermektedir (p < 0,05). Zekilik faktöründe gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmazken (p > 0,05), doğaçlama dans eğitimi alan gruptaki bireylerin heyecanlılık, cesaret, duyarlılık, hayal gücü, doğaçlama becerisi ve yenilikçi yaratıcılık puanları doğaçlama dans eğitimi almayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Bu bulgular, doğaçlama dans derslerinin öğrencilerin risk alma, yeni şeyleri deneme, sanatsal duyuşsal hassasiyet geliştirme ve özgün hareket kurgulama yetilerini doğrudan desteklediğini kanıtlamaktadır.
Elde edilen ampirik bulgular; Freud'un bilinçdışı dürtülerin sanata dönüşümü, Guilford'un ırakşak düşünme, Gardner'ın çoklu zeka ve Csikszentmihalyi'nin akış kuramlarıyla bütünleştirilerek tartışılmıştır. Yazar, doğaçlama dans öğretiminde beceri düzeyi ile meydan okuma zorluğu arasındaki dengenin kurulmasının öğrencileri akış haline soktuğunu ve yaratıcı potansiyeli açığa çıkardığını vurgulamaktadır. Bu çalışma, dans eğitimi literatüründe sezgisel ve pratik bilgi olarak yer alan doğaçlama tekniklerinin psikometrik ve istatistiksel verilerle doğrulanmasına katkı sağlamakta, beden temeli psikolojik eğitim modellerinin üniversite düzeyindeki sanat müfredatlarına entegrasyonu için güçlü bir kuramsal ve ampirik zemin sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma çok boyutlu bir psikolojik kuram çerçevesine dayanmaktadır. Freud'un psikanalitik bilinçdışı yaratıcılık ve Libido kuramı, Guilford'un üç boyutlu zeka yapısı modeli ve ırakşak düşünme yaklaşımı, Gardner'ın çoklu zeka kuramı (özellikle bedensel-kinestetik, uzamsal ve içsel zeka) ile Csikszentmihalyi'nin akış (pürdikkat deneyim) kuramı çalışmanın temel kuramsal dayanaklarını oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, koreografi süreçlerini inceleyen etnografiler (Kirsh ve ark.), yaratıcı liderlik modelleri (Abecassis-Moedas & Gilson) ve koreografların yaratıcı düşünme yetenekleri (Triana) literatürünü ele almaktadır. Ayrıca doğaçlama dansın grup yaratıcılığı üzerindeki etkilerini (Łucznik), Laban Hareket Analizi temelinde geliştirilen hareket sembol sistemlerini (Chung & Hou) ve farklı dans stillerindeki dansçıların kişilik ile yaratıcılık farklılıklarını (Fink & Woschnjak) değerlendirmektedir.