Sosyal medya platformlarının kullanıcı akışlarını şekillendiren algoritmalar, kamuoyunun yönlendirilmesi, siyasal söylemin niteliği ve toplumdaki kutuplaşma düzeyleri üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Günümüzde doğrudan platform yönetimlerinin kontrolünde olan bu algoritmaların etkilerini bağımsız olarak incelemek son derece güçtür. Dijital mecralarda etkileşim odaklı sıralama mekanizmalarının antidemokratik tutumları ve partizan düşmanlığını besleyerek duyuşsal kutuplaşmayı tırmandırdığı yönünde güçlü kuramsal hipotezler bulunsa da, bu mekanizmaları platformların müdahalesi olmadan doğal ortamda sınayabilecek bağımsız yöntemlerin eksikliği önemli bir akademik boşluk oluşturmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, dijital platformların iş birliğine ihtiyaç duymaksızın kullanıcı akışlarını gerçek zamanlı olarak yeniden sıralayabilen bağımsız bir yöntem geliştirmek ve bu yöntemle antidemokratik tutumlar ile partizan düşmanlığı (AAPA) içeren içeriklere maruz kalmanın duyuşsal kutuplaşma üzerindeki nedensel etkisini ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında, 2024 ABD başkanlık seçimi döneminde X platformunu kullanan 1.256 katılımcıyla 10 günlük önceden kayıtlı bir saha deneyi yürütülmüştür. Geliştirilen tarayıcı eklentisi, büyük dil modelleri destekli sınıflandırma yoluyla kullanıcıların doğal akışlarındaki siyasi paylaşımları anlık olarak skorlamış ve AAPA içeriğine maruz kalmayı artırma veya azaltma koşullarında rastgele kontrollü bir deney tasarımıyla incelemiştir.
Elde edilen ampirik bulgular, antidemokratik tutum ve partizan düşmanlığı içeren içeriklere maruz kalma düzeyindeki değişimin duyuşsal kutuplaşmayı doğrudan ve nedensel olarak etkilediğini kanıtlamaktadır. Deney sürecinde AAPA içeriklerine maruz kalması azaltılan katılımcı grubunda, karşı partililere yönelik duyuşsal sıcaklık hissi 100 puanlık hissetme termometresinde 2,11 derece artış göstermiştir. Buna karşılık, AAPA içeriklerine maruz kalması artırılan grupta ise karşı siyasi gruba yönelik sıcaklık hissi 2,48 derece azalmıştır. Ayrıca, anlık akış içi anketlerle yapılan ölçümlerde de benzer şekilde tutarlı sonuçlar elde edilmiş; azaltılmış maruziyet öfke ve üzüntü gibi olumsuz duygusal tepkileri düşürürken artırılmış maruziyet bu olumsuz duyguları belirgin biçimde tırmandırmıştır.
Araştırma sonuçları, dijital platform algoritmalarının duyuşsal kutuplaşmayı yalnızca pasif bir şekilde yansıtmadığını, tam aksine içerik sıralama tercihlerine bağlı olarak toplumsal bölünmeyi aktif biçimde yönlendirebildiğini göstermektedir. Platform bağımsız ve ekolojik geçerliliği yüksek bu deneysel yaklaşım, literatürde daha önce platform iş birliğiyle yapılan ve çelişkili sonuçlar veren algoritmik müdahale çalışmalarındaki belirsizlikleri gidermektedir. Katılımcıların siyasi parti aidiyetlerinden bağımsız olarak çift taraflı simetrik bir etki gösteren bu bulgular, sosyal medya ortamlarında içerik odaklı algoritmik düzenlemelerin toplumsal kutuplaşmayı ve siyasal düşmanlığı azaltmada etkili bir kamusal politika aracı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, sosyal medya algoritmalarının olumsuz veya kutuplaştırıcı içerikleri öne çıkararak bir kendi kendini besleyen etkileşim döngüsü oluşturduğu ve bu durumun toplumsal kutuplaşmayı tırmandırdığı teorik çerçevesine dayanmaktadır. Ayrıca, demokratik işleyişi tehdit eden sekiz farklı antidemokratik tutum ve partizan düşmanlığı (AAPA) boyutunu temel alarak içerik odaklı algoritmik müdahalelerin siyasal tutumlar üzerindeki nedensel etkisini kavramsallaştırmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde algoritmik akışların kutuplaşmaya etkisi konusunda çelişkili bulgular mevcuttur. Meta bünyesinde yapılan bazı büyük ölçekli saha deneyleri, karşı partililerin içeriklerine maruziyetin artırılmasının veya ters kronolojik akışa geçilmesinin kutuplaşma üzerinde belirgin bir etki yaratmadığını gösterirken, diğer çalışmalar çevrim içi etkileşimlerin düşmanlığı artırdığını savunmaktadır. Mevcut çalışma, dağınık veya genel akış müdahaleleri yerine doğrudan kutuplaştırıcı içerik türlerine (AAPA) odaklanarak literatürdeki bu karmaşık ve çelişkili bulgulara nedensel bir açıklama getirmeyi hedeflemektedir.