Görsel ve algısal karşılaştırma analizleri, Levent ve Ortabayır semtleri arasında belirgin bir mekânsal nitelik farkını ortaya koymaktadır. Levent semtinde doğa varlığı (0,756), kaldırım oranı (0,450), estetik güzellik (0,705) ve güvenlik puanı (0,802) yüksek ortalamalar sergilerken, Ortabayır semtinde yapı yoğunluğu (0,615), araç varlığı (0,328) ve insan hareketliliği (0,141) öne çıkmaktadır. Bu nicel veriler, yan yana yer alan iki semtin fiziksel çevre bileşenleri ve kullanıcı algıları açısından keskin biçimde ayrıştığını kanıtlamaktadır.
Yazarlar, bu ayrışmayı semantik segmentasyon piksel oranları ve algı korelasyonları çerçevesinde açıklamaktadır. Bütünleşik korelasyon matrisinde yapılaşma oranının güvenlik (r = -0,740) ve güzellik (r = -0,807) algısıyla güçlü bir negatif ilişki taşıdığı, buna karşılık doğal yeşil dokunun güzellik (r = 0,809) ve güvenlik (r = 0,726) puanlarını doğrudan artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca Ortabayır'daki yüksek değişkenlik varyansı, kentsel ayrışmanın yalnızca bölgeler arasında değil, bölge içi homojensizlik ve düzensiz yapılaşma ölçeğinde de derinleştiğine işaret etmektedir.
Elde edilen bulgular, kentsel ayrışma literatüründeki önceki çalışmalarla güçlü bir uyum ve tamamlayıcılık sergilemektedir. Özbaki ve Önder'in yanı sıra Ağırbaş tarafından mekânsal dizilim (space syntax) yöntemleriyle ortaya koyulan morfolojik ve mekânsal ayrışma iddiaları, bu araştırmada sokak düzeyindeki yapay zekâ destekli semantik segmentasyon ve algı puanlaması verileriyle nicel boyutta doğrulanmıştır. Yazarlar, geleneksel anket veya morfoloji odaklı yaklaşımlara makine öğrenmesi destekli görsel analitiği ekleyerek literatürdeki yöntemsel boşluğu doldurmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, kentsel çevre kalitesi ile yurttaşların güvenlik ve estetik algıları arasındaki ilişkiyi yapay zekâ tabanlı görsel veri işleme teknikleriyle görünür kılmaktadır. Levent ve Ortabayır örneğinde sunulan bu nicel kanıtlar, kentsel dönüşüm, planlama ve kaynak tahsisi süreçlerinde fiziksel çevre düzenlemelerinin ve yeşil alan varlığının algısal eşitlik sağlamadaki kritik rolünü göstermekte, adil ve yaşanabilir kent politikaları için somut veri altyapısı sunmaktadır.
Yazarlar, Özbaki ve Önder'in mekânsal dizilim yöntemiyle ortaya koyduğu komşu semtler arasındaki morfolojik ve sosyo-ekonomik bütünleşme eksikliğini, yapay zekâ tabanlı semantik segmentasyon ve algı puanlaması verileriyle nicel boyutta doğrulamakta ve görsel-algısal katmana taşımaktadır (Kassab & Uzun, 2024).
Yazarların ulaştığı sonuç
Bu çalışma, İstanbul Levent ve Ortabayır semtleri arasındaki keskin görsel-algısal ayrışmayı semantik segmentasyon ve kullanıcı değerlendirmeleriyle nicel olarak kanıtlamaktadır. Araştırma, kentsel ayrışmanın yalnızca bölgeler arası ölçekte değil, aynı zamanda Ortabayır içindeki yüksek yapısal ve algısal varyansın gösterdiği üzere bölge içi ölçekte de gerçekleştiğini ve yeşil doku ile yapılaşma yoğunluğunun kentsel algıyı doğrudan şekillendirdiğini ortaya koymaktadır (Kassab & Uzun, 2024).
Bu çalışma, kentsel ayrışma literatüründe geleneksel sosyo-ekonomik ve morfolojik odaklı yaklaşımların ötesine geçerek sokak düzeyindeki görsel-algısal ayrışmayı yapay zekâ teknikleriyle nicelleştiren metodolojik bir işlev üstlenmektedir. Büyük kentsel veri ve semantik segmentasyon yöntemlerini kentsel algı değerlendirmeleriyle harmanlayan araştırma, komşu semtler arasındaki fiziksel ve algısal uçurumları matematiksel göstergelerle görünür kılmaktadır. Böylece kentsel çevre kalitesinin kentlilerin güvenlik ve güzellik algıları üzerindeki doğrudan etkisini doğrulayarak kentsel analitik alanında yöntemsel bir yenilik sunmaktadır.
Çalışma, Özbaki ve Önder (2009) ile Ağırbaş (2019) gibi araştırmacıların Levent ve Ortabayır bölgesinde mekânsal dizilim yöntemleriyle belirlediği morfolojik ve mekânsal ayrışma bulgularını doğrulamakta ve genişletmektedir. Söz konusu literatürün fiziksel doku ve mekânsal yapılaşma üzerindeki tespitleri, bu araştırmada yapay zekâ tabanlı görsel nesne tespiti ve kullanıcı algı puanlamalarıyla tamamlanmaktadır. Yazarlar, anket ve dizilim odaklı geleneksel literatürdeki sınırlılıkları makine öğrenmesi destekli sokak görünümü analitiğiyle aşarak yazına özgün bir katkı sağlamaktadır.
Kentsel çalışmalar literatür taraması yürüten araştırmacılar için bu eser, nesnel görsel veriler ile öznel kullanıcı algılarının nasıl entegre edileceğini gösteren ampirik bir model sunmaktadır. Yapılaşma yoğunluğunun güvenlik ve güzellik algılarını olumsuz etkilerken, doğal yeşil dokunun bu algıları doğrudan artırdığını gösteren korelasyon kanıtları, literatürdeki kent kalitesi tartışmalarına somut veri sağlamaktadır. Ayrıca kentsel ayrışmanın yalnızca komşu semtler arasında değil, semt içi heterojenlik düzeyinde de ölçülebileceğini kanıtlayarak ölçekler arası analiz imkânı yaratmaktadır.