Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.36543/kauiibfd.2022.026İŞLETMELERDE NAKİT TUTMA POLİTİKASI: SİGORTA ŞİRKETLERİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA
İşletmelerin faaliyetlerini aksatmadan sürdürebilmeleri ve ekonomik dalgalanmalara karşı direnç gösterebilmeleri için optimal düzeyde nakit bulundurmaları kritik önem taşımaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Muhammet KARALI & Turan Öndeş
- Yayın
- Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi
- Tarih
- 2022-12-27
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
İşletmelerin finansal sürdürülebilirliklerini korumaları ve kriz dönemlerinde operasyonel etkinliklerini sürdürebilmeleri için likit varlık yönetimi hayati bir öneme sahiptir. Finans literatüründe, nakit ve nakit benzeri varlıkların en likit araçlar olarak öne çıkması, bu kaynakların optimum düzeyde tutulmasını gerektiren teorik ve pratik tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Aşırı nakit bulundurmanın getirdiği alternatif maliyetler ile yetersiz nakit bulundurmanın yaratacağı likidite riskleri arasındaki hassas dengenin kurulması, finans yöneticilerinin en önemli sorumluluklarındandır. Bu doğrultuda, ülke ekonomisine fon sağlayan stratejik bir alan olan sigorta sektöründeki şirketlerin nakit bulundurma politikalarını belirleyen unsurların saptanması, sektörel dinamiklerin ve finansal risklerin anlaşılması açısından çözülmesi gereken önemli bir araştırma sorunudur.
Bu çalışmanın temel amacı, Borsa İstanbul bünyesinde sigortacılık sektöründe işlem gören firmaların nakit bulundurma düzeylerini etkileyen finansal ve operasyonel faktörlerin belirlenmesidir. Belirtilen amaç doğrultusunda, sektörde faaliyet gösteren ve tam verisine ulaşılan 6 sigorta şirketinin 2012 yılının birinci çeyreği ile 2020 yılının ikinci çeyreği arasındaki dönemleri kapsayan üçer aylık finansal verileri kullanılmıştır. Analiz sürecinde öncelikle serilerin durağanlık özellikleri LLC panel birim kök testi kullanılarak sınanmıştır. Değişkenlerin durağan hale getirilmesinin ardından, oluşturulan iki farklı model çerçevesinde en küçük kareler regresyon analizi uygulanmıştır. Model seçiminde yatay kesit bağımlılığının kontrolü için Breusch-Pagan LM testinden ve sabit ile tesadüfi etkiler arasındaki tercih için Hausman testinden yararlanılmıştır.
Yapılan ampirik analizler sonuçunda elde edilen bulgular, sigorta şirketlerinin nakit tutma politikaları üzerinde farklı değişkenlerin anlamlı etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Regresyon analizi çıktılarına göre, şirketlerin aktif kârlılığı, toplam borç seviyesi ve net satış rakamları nakit bulundurma oranı üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel açıdan anlamlı etkilere sahiptir. Buna karşılık, firma büyüklüğü değişkeninin nakit bulundurma düzeyi üzerinde negatif yönlü ve istatistiksel olarak son derece anlamlı bir etki yarattığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, özsermaye kârlılığı ile net kâr değişkenlerinin nakit bulundurma oranları üzerindeki negatif etkilerinin istatistiksel olarak anlamsız olduğu ve bu değişkenlerin nakit yönetim politikaları üzerinde rastlantısal bir seyir izlediği belirlenmiştir.
Çalışmadan elde edilen sonuçlar, finans literatüründeki ihtiyat ve işlem güdüsüyle nakit bulundurma teorilerini destekler niteliktedir. Firma büyüklüğünün negatif etkisi, büyük ve kurumsal şirketlerin borç bulma kolaylığı ve yüksek kredibiliteleri sayesinde daha az nakit tutma eğiliminde olduklarını göstermektedir. Toplam borç ile nakit seviyesi arasındaki pozitif ilişki ise firmaların borç veren kurumlar nezdinde kredibilitelerini artırmak ve ödeme güçlerini kanıtlamak amacıyla likiditelerini yüksek tuttuklarına işaret etmektedir. Aktif karlılığın pozitif etkisi ise otofinansman gücünün nakit birikimine katkısını doğrulamaktadır. Bu çalışma, özellikle sigorta sektörü özelinde gerçekleştirilen ampirik analizi ve sunduğu dönemsel kanıtları ile ulusal yazındaki nakit yönetimi literatürüne önemli bir katkı sağlamakta, gelecekteki sektörel karşılaştırmalı çalışmalar için güçlü bir referans oluşturmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul'da sigortacılık sektöründe işlem gören şirketlerin nakit bulundurma düzeylerini etkileyen faktörleri panel veri analizi yöntemiyle belirlemektir(KARALI & Öndeş, 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışmada, Borsa İstanbul'da işlem gören sigorta şirketlerinin nakit bulundurma düzeylerini etkileyen faktörler panel veri analizi yöntemiyle incelenmiştir. Model kapsamında durağanlık analizi için LLC panel birim kök testi, model seçimi için Hausman testi ve nihai tahminler için en küçük kareler regresyonu rassal etkiler modeli altında kullanılmıştır(KARALI & Öndeş, 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çallışmanın kuramsal altyapısı, işletmelerin nakit bulundurma kararlarını açıklayan klasik nakit yönetimi yaklaşımları çerçevesinde şekillenmiştir. İhtiyat, işlem ve spekülasyon güdüleriyle nakit tutulması teorilerine dayanarak, şirket yöneticilerinin finansal yükümlülükleri yerine getirme ile nakit bulundurmanın getirdiği alternatif maliyetlerden kaçınma arasındaki optimizasyon çabası ele alınmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışmada kurumsal nakit bulundurma politikalarını belirleyen faktörler üzerine ulusal ve uluslararası literatür kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Ferreira ve Vilela (2004), Gill ve Shah (2012) gibi uluslararası çalışmaların yanı sıra Türkiye bağlamında sigorta sektörünün karlılık ve sermaye yapısını ele alan Akel vd. (2010), Doğan (2013) gibi ampirik araştırmalar ile farklı imalat ve KOBİ sektörlerinde nakit tutma dinamiklerini çalışan Yücel (2016), Topaloğlu (2018), Yıldız (2020) ve Yiğit (2020) gibi güncel literatüre atıfta bulunularak konunun arka planı zenginleştirilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Borsa İstanbul bünyesinde sigortacılık sektöründe işlem gören tüm aktif sigorta şirketleri çalışmanın genel evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Araştırmada veri bütünlüğü tam olarak sağlanabilen ve kesintisiz veri sunan 6 sigorta şirketi (AVISA, AKGRT, ANHYT, ANSGR, RAYSG, TURSG) örneklem olarak seçilmiştir.
- Veri toplama süreci
- Şirketlere ait 2012/1 ile 2020/6 dönemleri arasındaki üçer aylık finansal tablolar ve dipnotlar Kamuyu Aydınlatma Platformu resmi internet sitesinden elde edilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- LLC panel birim kök testi ile serilerin durağanlığı incelendikten sonra, yatay kesit bağımlılığını belirlemek amacıyla Breusch-Pagan LM testi uygulanmış, sabit ve rassal etkiler modeli arasında tercih yapmak üzere Hausman testi yapılarak en küçük kareler regresyon analizi rassal etkiler modeli altında yürütülmüştür.
Araştırmanın Bulguları
Model 1 bulgularına göre, sigorta şirketlerinin toplam borç düzeyi nakit bulundurma oranı üzerinde istatistiksel açıdan pozitif ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Bu durum borçluluk seviyesi artan firmaların ihtiyatlılık amacıyla nakit tutma eğiliminde olduğunu göstermektedir(KARALI & Öndeş, 2022).
Yapılan panel regresyon analizinde, net satışlar değişkeninin sigorta şirketlerinin nakit bulundurma seviyesi üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi tespit edilmiştir. Ancak bu pozitif etkinin katsayısı oldukça düşük seviyede gerçekleşmiştir(KARALI & Öndeş, 2022).
Firma büyüklüğü ile nakit bulundurma düzeyi arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Büyük ölçekli sigorta şirketlerinin kolay kredi bulma ve yüksek itibara sahip olma avantajı nedeniyle daha az nakit tuttuğu değerlendirilmektedir(KARALI & Öndeş, 2022).
Model 2 bulgularına göre aktif karlılık oranı, nakit bulundurma düzeyi üzerinde pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahiptir. Aktif karlılığı yüksek olan şirketler otofinansman yoluyla borçlanma ihtiyacını azaltarak nakit düzeylerini artırabilmektedir(KARALI & Öndeş, 2022).
Özsermaye karlılığı ve net kar değişkenlerinin sigorta şirketlerinin nakit bulundurma düzeyleri üzerindeki negatif etkileri istatistiksel olarak anlamsız bulunmuş, bu değişkenlerin nakit yönetim politikaları üzerinde doğrudan belirleyici bir rol oynamadığı sonuçuna varılmıştır(KARALI & Öndeş, 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Ampirik analizlerden elde edilen bulgular, sigorta şirketlerinin firma büyüklüğü arttıkça daha düşük seviyede nakit tuttuklarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, büyük ölçekli şirketlerin finansal piyasalarda daha yüksek kredibiliteye sahip olmaları ve borçlanma olanaklarına daha kolay erişebilmeleri ile açıklanmaktadır. Küçük ölçekli firmalar ise olası kriz dönemlerine karşı ihtiyati amaçlarla daha fazla nakit bulundurma eğilimindedir.
Çalışmada toplam borç oranı ile nakit bulundurma düzeyi arasında saptanan anlamlı pozitif ilişki, sigorta şirketlerinin finansal borç yükümlülükleri arttıkça likidite riskini yönetmek adına ihtiyati bir yaklaşımla nakit rezervlerini artırdıklarına işaret etmektedir. Ayrıca kredi veren finansal kuruluşların borç talebinde bulunan firmaların ödeme güçlerini değerlendirirken likidite rasyolarına önem vermesi, şirketleri nakit düzeylerini yüksek tutmaya zorlamaktadır.
Karlılık boyutunda ise aktif karlılığının nakit bulundurma düzeyi üzerinde sınırlı fakat anlamlı pozitif bir etkisi saptanırken, özsermaye karlılığının etkisi anlamsız kalmıştır. Aktif karlılığındaki artışın nakit tutma düzeyini artırması, karlı şirketlerin iç kaynaklarla fonlama yani otofinansman imkânlarından yararlanarak nakit dengelerini güçlendirebildiklerini gösteren finansal teorileri ve geçmiş literatür bulgularını destekler niteliktedir.
Net satışlar ile nakit bulundurma düzeyi arasındaki zayıf pozitif ilişki ise sigorta sektöründeki tahsilat ve vade dinamikleri çerçevesinde yorumlanmaktadır. Satış gelirlerindeki artışın nakit rasyolarına yansımasının sınırlı kalması, satışların önemli bir kısmının vadeli ve taksitli yapılması ve alacakların tahsil edilme süreçlerindeki zaman uyumsuzlukları nedeniyle şirkete anlık nakit girişinin istenen hızda ve düzeyde gerçekleşmemesinden kaynaklanmaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Ferreira ve Vilela (2004) tarafından AB ülkelerinde yapılan çalışmada borç seviyesi ve firma büyüklüğünün nakit varlıkları negatif etkilediği bulunmuştur. Bu çalışmada da benzer şekilde firma büyüklüğünün nakit bulundurma düzeyi üzerinde negatif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilerek literatürdeki bu bulgu desteklenmiştir(KARALI & Öndeş, 2022).
Gill ve Shah (2012) Kanada pazarında finansal kaldıraç ile nakit politikaları arasında pozitif bir ilişki ortaya koymuştur. Bu çalışmanın bulguları da sigorta şirketlerinin toplam borç oranlarındaki artışın nakit bulundurma düzeyini pozitif yönde etkilediğini göstererek Gill ve Shah çalışmasının sonuçlarıyla paralellik sergilemektedir(KARALI & Öndeş, 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırma sonuçunda Borsa İstanbul'da işlem gören sigorta şirketlerinin nakit bulundurma politikalarını şekillendiren temel faktörlerin firma büyüklüğü, aktif karlılık, borçluluk düzeyi ve net satışlar olduğu net bir şekilde ortaya konulmuştur. Şirket büyüklüğü arttıkça nakit bulundurma eğilimi azalırken, borç oranı, aktif karlılık ve satış gelirlerindeki artışlar nakit rezervlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu bulgular, sigorta sektörü yöneticileri ve yatırımcılar için likidite yönetimi kararlarında yol gösterici niteliktedir(KARALI & Öndeş, 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Sigorta sektörünün kendine özgü finansal yapısı içerisinde nakit tutma davranışlarını etkileyen içsel faktörleri belirleyerek literatürde sektörel bir derinlik oluşturmaktadır. Geleneksel finans teorilerinin öngördüğü işlem, ihtiyat ve spekülasyon amaçlı nakit tutma güdülerinin gelişmekte olan bir piyasadaki yansımalarını ampirik olarak test etmektedir. Özellikle nakit akışının yüksek olduğu ancak yükümlülüklerin belirsiz zamanlarda ortaya çıktığı sigortacılık alanında, likidite yönetiminin karlılık ve borçlulukla nasıl bir denge kurduğunu ortaya koyarak yönetimsel bir çerçeve sunmaktadır. Çalışma, sigorta şirketlerinin finansal esnekliklerini koruma çabalarını panel veri analiziyle somutlaştırmaktadır.
Çalışma, Ferreira ve Vilela (2004) tarafından Avrupa Birliği ülkeleri için ortaya konan nakit tutma belirleyicilerini temel alarak bu modeli Türkiye sigorta piyasasına uyarlamaktadır. Gill ve Shah (2012) tarafından Kanada pazarında tespit edilen firma büyüklüğü ve borçluluk etkilerini doğrular nitelikte bulgular sunarak, finansal hiyerarşi teorisi ve ihtiyatlılık güdüsü çerçevesinde önceki literatürle güçlü bir bağ kurmaktadır. Türkiye özelinde yapılan önceki çalışmalardan Akel ve diğerleri (2010) ile Doğan (2013) gibi araştırmaların karlılık ve sermaye yapısı odaklı yaklaşımlarını, doğrudan nakit bulundurma oranı bağımlı değişkeni üzerinden genişleterek finans literatüründeki boşluğu doldurmaktadır.
İnceleme, Türkiye'deki sigorta sektörü için nakit yönetimi alanında güncel ve sektörel bir veri seti sunarak literatür taramalarına ampirik bir zemin kazandırmaktadır. Firma büyüklüğü arttıkça nakit tutma eğiliminin azaldığına dair saptanan ters yönlü ilişki, ölçek ekonomileri ve finansal piyasalara erişim kolaylığı arasındaki teorik tartışmaları desteklemektedir. Ayrıca borçluluk oranının nakit rezervlerini artırıcı bir faktör olarak belirlenmesi, kredi itibarını koruma ve ihtiyatlılık arasındaki ilişkiyi netleştirerek araştırmacılara yeni bir perspektif sunmaktadır. Çalışmanın bulguları, gelişmekte olan piyasalarda faaliyet gösteren finansal kuruluşların likidite tercihlerini anlamak adına kritik bir başvuru kaynağı teşkil etmektedir.
Kaynakça
- Ferreira, M. A., & Vilela, A. S. (2004). Why do companies hold cash? Evidence from EMU countries. European Financial Management, 10(2), 295-319.
- Gill, A., & Shah, C. (2012). Determinants of corporate cash holdings: Evidence from Canada. International Journal of Economics and Finance, 4(1), 70-79.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Giriş
Firma büyüklüğü ile nakit tutma düzeyi arasında ters yönlü bir ilişki bulunmaktadır.
Büyük ölçekli firmaların finansal piyasalara erişim kolaylığı nedeniyle daha az nakit tuttuğu iddiasını desteklemek için kullanılır(KARALI & Öndeş, 2022).
Sigorta Şirketlerinde Makroekonomik Belirsizliğin Nakit Tutma Politikalarına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Enflasyon ve döviz kuru oynaklığı sigorta şirketlerinin optimal nakit düzeylerini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- BİST sigorta endeksindeki şirketlerin verilerine enflasyon ve döviz kuru gibi dışsal değişkenler eklenerek dinamik panel veri analizi (GMM) uygulanmalıdır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarın sonuç bölümünde çalışmanın farklı faktörlerle genişletilebileceği yönündeki gelecek araştırma çağrısına ve likiditenin ekonomik daralma dönemlerindeki önemine dayanmaktadır(KARALI & Öndeş, 2022).
Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması
Aktif karlılık oranı nakit rezervlerini pozitif etkileyen bir faktördür.
Karlı şirketlerin otofinansman yoluyla nakit düzeylerini artırdığına dair finansal teorileri desteklemek için atıf yapılır(KARALI & Öndeş, 2022).
Hayat ve Hayat Dışı Sigorta Şirketlerinin Likidite Yönetimi Stratejilerinin Karşılaştırılması
- Araştırma sorusu
- Sigortacılık alt branşları arasında nakit tutma belirleyicileri açısından istatistiksel bir farklılık var mıdır?
- Yöntem taslağı
- Branş bazlı ayrıştırılmış veri setleri üzerinde kukla değişkenli (dummy variable) regresyon analizi yapılarak katsayılar arası farklar test edilmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç kısmında belirtilen sektörel kapsamın genişletilmesi ve branş bazlı nakit akış farklılıklarının finansal etkileri hipotezinden türetilmiştir(KARALI & Öndeş, 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Sigorta sektöründe satışların vadeli yapısı nakit giriş hızını sınırlamaktadır.
Net satışlar ile nakit düzeyi arasındaki zayıf ilişkinin sektörel tahsilat dinamikleriyle açıklanmasında kullanılır(KARALI & Öndeş, 2022).
Kurumsal Yönetişim Endeksi ve Nakit Yönetimi: Sigorta Sektöründe Temsil Maliyetleri Analizi
- Araştırma sorusu
- Şirketlerin kurumsal yönetişim skorları ile nakit tutma oranları arasında anlamlı bir korelasyon mevcut mudur?
- Yöntem taslağı
- BİST Kurumsal Yönetişim Endeksi verileri ile nakit oranları arasındaki ilişki, yönetim kurulu yapısı kontrol değişkeni olarak eklenerek panel regresyonla incelenmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin literatür kısmında atıf yapılan Yiğit (2020) çalışmasındaki kurumsal yönetişim vurgusundan ve sigorta şirketlerinin fon yönetimindeki şeffaflık ihtiyacından kaynaklanmaktadır(KARALI & Öndeş, 2022).