Avrupa Birliği'nin aday ülkelere yönelik mali yardımları birleştirdiği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında yürütülen IPARD programı, Türkiye'deki kırsal alanların sürdürülebilir kalkınması ve tarım sektörünün AB standartlarına uyum sağlaması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Kırsal nüfusun yerinde istihdam edilmesi, göçün önlenmesi ve tarımsal üretim kalitesinin artırılması gibi temel hedefleri barındıran bu politika, milyarlarca avroluk kamu kaynağının etkin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Ancak literatürde, sağlanan bu hibelerin yereldeki işletmelerin kapasite kullanımına, sürdürülebilirliğine ve gerçek istihdam yaratma potansiyeline ne derece katkı sağladığına dair ampirik kanıtlara dayalı mikro düzeyde analizlerin kısıtlı olduğu görülmektedir. Ele alınan bu çalışma, söz konusu boşluğu doldurmak amacıyla Malatya ilindeki IPARD-I uygulamalarını derinlemesine inceleyerek politikanın etkinliğini sörgülamaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, AB Kırsal Kalkınma Politikasının Türkiye uygulamasının başarısını Malatya ili özelinde sürdürülebilirlik, kapasite kullanım oranları ve istihdam kriterleri çerçevesinde ampirik olarak değerlendirmektir. Araştırmada yöntem olarak karma bir veri seti kullanılmış; Türkiye genelindeki önceki araştırmaların verileri, TKDK ve Malatya İl Koordinatörlüğü kayıtları ile Malatya'da destek alan faydalanıcılara uygulanan anketlerden elde edilen birincil veriler analiz edilmiştir. Basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen ana kütleden ulaşılan ve istatistiksel değerlendirmeye uygun bulunan 67 işletmeye ait anket verileri, Pearson Korelasyon analizi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yöntemleriyle test edilmiştir. Elde edilen bulgular, bankacılık sektörü takipteki kredi oranları (NPL) ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) kapanış verileriyle karşılaştırılarak analizlerin güvenilirliği artırılmıştır.
Yapılan istatistiksel analizler sonuçunda, IPARD-I programının Türkiye ve Malatya uygulamasının genel olarak yüksek bir başarı düzeyine ulaştığı tespit edilmiştir. Malatya'da desteklenen 276 işletmeden yalnızca %1,45'inin faaliyetine son verdiği ve bu sürdürülebilirlik oranının, bankaların tarım kredilerindeki takip oranlarından (%4,53) ve TESK esnaf kapanış oranlarından (%45) çok daha başarılı olduğu görülmüştür. Kapasite kullanım oranları incelendiğinde, sözleşmeli üretim modeli sayesinde kanatlı eti üreten işletmelerin tam kapasiteyle (%100) çalıştığı, süt üreten işletmelerin %61,6 ve kırmızı et işletmelerinin %80 kapasiteye ulaştığı belirlenmiştir. Buna karşılık, arıcılık gibi çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi tedbirinde kapasite kullanımının %39,7 ile en düşük seviyede kaldığı ve meyve-sebze işleme tesisinde ortaklar arası finansal sorunlar nedeniyle atıl kapasite oluştuğu saptanmıştır. Ayrıca, genç ve eğitimli yatırımcıların daha büyük yatırımlar yaptığı ve daha yüksek istihdam yarattığı doğrulanmıştır.
Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında elde edilen ampirik bulgular, IPARD programının sadece tarımsal modernizasyonu sağlamakla kalmayıp, yerel ekonomide çarpan etkisi yaratarak inşaat ve makine sektörlerini de hareketlendirdiğini ortaya koymaktadır. Eğitim seviyesi arttıkça tüzel kişilik oranının, yatırım miktarının ve kapasite kullanımının arttığı yönündeki bulgular, kırsal alana nitelikli iş gücünün çekilmesi açısından eğitimli gençlerin desteklenmesinin önemini doğrulamaktadır. Yazar, arıcılık gibi alt tedbirlerde traktör edinme motivasyonuyla yapılan başvuru suistimallerini ve işletme sermayesi yetersizliğinden kaynaklanan düşük kapasite sorunlarını literatürdeki benzer bölgesel çalışmalarla ilişkilendirerek tartışmıştır. Sonuç olarak, IPARD benzeri hibe programlarında sözleşmeli üretim modellerinin teşvik edilmesi, iş planlarında işletme sermayesi zorunluluğunun getirilmesi ve genç girişimcilere yönelik ek teşviklerin artırılması yönünde politika önerileri sunulmuş ve çalışmanın gelecek araştırmalara rehberlik edeceği vurgulanmıştır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Malatya ilinde IPARD-I programı kapsamında destek sağlanan ve faaliyetlerini sürdüren toplam 276 tarımsal işletme ve bu işletmelerin hak sahipleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Basit seçkisiz örnekleme formülüyle asgari örneklem büyüklüğü 161 olarak hesaplanan, telefonda anket yöntemiyle ulaşılan ve tüm kritik sorulara eksiksiz yanıt veren 67 yararlanıcı işletme.
- Veri toplama süreci
- Malatya İl Koordinatörlüğü resmi kayıtları, TESK ve BDDK sektörel takipteki kredi oranları veri tabanları ile yararlanıcı işletmelere uygulanan anket soru formları.
- Veri analiz yöntemi
- Saha anketinden ve kurumsal veri tabanlarından derlenen nicel değişkenler üzerinde Pearson Korelasyon Analizi ile Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) testleri uygulanmıştır.
Kapasite Kullanım Oranıİstihdam Yaratma Kapasitesiİşletme SürdürülebilirliğiGirişimcinin Eğitim DüzeyiYatırım Bütçesi ve Hibe MiktarıHukuki Statü (Gerçek/Tüzel Kişilik)
01Malatya ilinde desteklenen 276 işletmeden yalnızca %1.45'ine denk gelen 4 işletmenin faaliyetlerini durdurduğu ve geri alım sürecinin başladığı saptanarak programın sürdürülebilirlik başarısının %98.55 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleştiği ortaya konmuştur(ALBAYRAK, 2022).
02Sözleşmeli üretim modeli sayesinde kanatlı eti üreten tarımsal işletmelerin tamamının tam kapasiteyle çalıştığı, bu model sayesinde üreticilerin ek çalışma sermayesi ihtiyacı duymadığı ve pazarlama sorunu yaşamadığı belirlenmiştir(ALBAYRAK, 2022).
03Çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi tedbiri altında yer alan arıcılık alt tedbirinde, sadece traktör desteği almak amacıyla başvuran deneyimsiz kişilerin yarattığı bakım hataları nedeniyle en düşük kapasite kullanım oranı (%39.7) kaydedilmiştir(ALBAYRAK, 2022).
04Girişimcilerin eğitim düzeyi ile kapasite kullanım oranları arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (r-kare = 0.411) bulunmuş olup, eğitim seviyesi yüksek girişimcilerin kurumsallaşma ve yüksek kapasiteyle çalışma eğilimlerinin daha güçlü olduğu saptanmıştır(ALBAYRAK, 2022).