Akademik arama
Arama sonuçları
“çevre kirliliği” için 7 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Çevre Kirliliği İzleme ve Yönetiminde Yapay Zekâ ve Nesnelerin İnterneti Tabanlı Teknolojiler
Çevre kirliliği, ağır metaller, pestisitler, kalıcı organik kirleticiler ve mikroplastikler gibi tehlikeli maddelerin ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle küresel ölçekte kritik bir alan teşkil etmektedir. Geleneksel laboratuvar analiz yöntemlerinin zaman alıcı ve yüksek maliyetli olması, dinamik çevresel süreçlerin anlık takibini zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ algoritmalarının sensör sistemleri ve Nesnelerin İnterneti altyapısıyla entegre edilmesi, kirleticilerin gerçek zamanlı tespiti ve yönetimi için yeni bir teknolojik paradigma sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Yükselen E-7 Ülkelerinde Yenilenebilir Enerji, İnsani Gelişme ve Teknolojik İnovasyonun Çevresel Kuznets Eğrisi Hipotezi Bağlamında Yeniden Değerlendirilmesi
Küresel iklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadelede, özellikle yüksek büyüme oranlarına ve yoğun enerji tüketimine sahip yükselen ekonomilerin (E-7 ülkeleri: Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Meksika ve Türkiye) karbondioksit emisyonu dinamiklerinin anlaşılması kritik bir öneme sahiptir. Ekonomik büyüme ile çevresel bozulma arasındaki ilişkiyi açıklayan geleneksel Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) hipotezi, günümüzün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusumente yenilenebilir enerji kullanımı, insani gelişmişlik düzeyi ve çevre teknolojilerindeki patentler gibi modern moderatör değişkenlerle birlikte yeniden formüle edilmektedir. Alan yazındaki temel tartışma, bu ülkelerin ekonomik büyümeyi sürdürürken aynı zamanda çevresel kaliteden ödün vermeyecekleri dönüm noktasına ulaşıp ulaşmadıkları ve teknolojik modernizasyonun bu süreci nasıl hızlandırabileceğidir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Maliye Politikası Belirsizliği, Çevre Vergilendirmesi ve Yaşam Beklentisi Arasındaki Karmaşık İlişkinin Çözümlenmesi
Küresel düzeyde yaşanan ekonomik ve kamu sağlığı krizleri, maliye politikalarının toplumsal refah ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini ön plana çıkarmıştır. Devletlerin harcama ve vergilendirme kararlarındaki öngörülemezlik, kamu hizmetlerinin sunumunu ve sosyal güvenlik mekanizmalarını riske atarak yaşam beklentisini olumsuz etkileyebilmektedir. Aynı zamanda çevre kirliliği ile mücadelede bir politika aracı olarak öne çıkan çevre vergileri, kamu gelirlerini artırarak sağlık yatırımlarına kaynak aktarılmasına ve çevresel kalitenin iyileşmesine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, maliye politikası belirsizliği ile yaşam beklentisi arasındaki dolaysız ilişkiyi ve çevre vergilendirmesinin bu süreçteki aracılık rolünü Çin örneğinde incelemek, kamu ekonomisi, çevre ve halk sağlığı kesişiminde önemli bir araştırma boşluğunu doldurmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Vaka Senaryosuna Dayalı Deniz Kirliliği Simülasyonu ve Karşılaştırmalı Müdahale Prosedürleri
Deniz taşımacılığında İstanbul Boğazı gibi dar ve yoğun su yolları, seyir emniyeti ve çevre kirliliği açısından yüksek risk taşımaktadır. Çift yönlü karmaşık akıntı yapısı, dar coğrafi yapısı ve tanker trafiğinin yoğunluğu, olası gemi kazalarında ciddi deniz kirliliği felaketlerine yol açabilmektedir. Uluslararası OPRC 1990 sözleşmesi ve Türkiye'deki 5312 sayılı kanun kapsamında acil müdahale kapasitelerinin geliştirilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması stratejik bir zorunluluktur. Literatürde petrol yayılımını modelleyen çalışmalar bulunsa da müdahale ekipmanlarının taktiksel kullanımı ve teknik iyileştirmelerin müdahale başarısına etkisi yeterince karşılaştırmalı olarak incelenmemiştir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Küresel Gıda Güvenliği ve Çevresel Sürdürülebilirlik İçin Gübrelerin Daha Etkin ve Dengeli Kullanımı
Küresel nüfus artışı ve gıda talebi, tarımsal üretimin mevcut alanlarda yoğunlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak son elli yılda sentetik gübre kullanımının hızla artması, ürün verimini yükseltmekle birlikte küresel ölçekte ciddi besin maddesi dengesizliklerine, çevre kirliliğine ve jeopolitik erişim sorunlarına yol açmıştır. Alan literatüründe gıda güvenliğini sağlama amacı ile çevresel sınırları koruma ikilemi yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Bu makale, azot, fosfor ve potasyum gübrelerinin küresel ölçekteki dengesiz kullanımını ve bunun eko-stokiyometrik sonuçlarını bütüncül bir yaklaşımla incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bitkilerin Ekolojik Tolerans Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi: Rize Kentsel Açık Yeşil Alanlar Örneği, Türkiye
Hızlı kentleşme, iklim değişikliği ve bunların tetiklediği çevre kirliliği ile kuraklık gibi ekolojik baskılar, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu tehditlere karşı koyabilmek ve kentsel ekosistem hizmetlerini koruyabilmek amacıyla, peyzaj düzenlemelerinde kullanılan bitki materyalinin yerel ekolojik koşullara ve stres faktörlerine karşı gösterdiği direncin bilimsel olarak analiz edilmesi gerekmektedir. Ancak tasarım aşamalarında ekolojik kriterler yerine estetik kaygılar ön plana çıkarılmaktadır. Bu makale, kentsel açık yeşil alanlardaki bitki varlığının hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi parametreler çerçevesinde ne ölçüde ekolojik toleransa sahip olduğunu ampirik bir vaka üzerinden sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Saha İzlemesine Dayalı Olarak Metro Sistemindeki Yölçu ve Personelin Sağlık Hasarının Değerlendirilmesi: Nanjing Örneği
Hızlı kentleşme süreciyle birlikte metro sistemleri toplu taşımanın temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Ancak yer altındaki kapalı yapılar, yetersiz doğal havalandırma, yoğun yölçu akışı ve tren sürtünmelerinden kaynaklanan kirleticiler ortam hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Alan literatüründe farklı ulaşım türlerinin çevre kirliliği düzeyleri sıklıkla karşılaştırılsa da, metro mikroçevrelerindeki farklı alanlarda kirletici dağılımı ile metro çalışanları ve yölçuların maruz kaldığı özgül sağlık hasarları sistematik biçimde nicelleştirilmemiştir. Bu çalışma, alan içi kirlilik izleme verilerini ve insan sağlığı risk değerlendirme modellerini birleştirerek bahsi geçen boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.