Kentsel planlama ve yönetim süreçlerinde yerleşim alanlarının sürdürülebilir bir yapıda gelişmesi, modern şehircilik stratejilerinin merkezinde yer alan temel bir sorundur. Hızlı nüfus artışı ve ekonomik faaliyetlerin yoğunlaşması, şehirlerin arazi örtüsü üzerinde sürekli bir baskı oluşturarak doğal ekosistemlere zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Ankara gibi hızla büyüyen metropollerde hazırlanan imar planları, kentsel dokunun yönlendirilmesinde anahtar rol oynasa da, fiili yapılaşmanın planlanan projeksiyonlarla ne ölçüde uyumlu ilerlediği akademik bir belirsizlik barındırmaktadır. Bu çalışma, planlama disiplini içindeki bu denetim açığını kapatmak üzere uzaktan algılama teknolojilerinin sağladığı objektif ve zamansal verilerle imar planlarının sahadaki gerçek karşılığını sörgülamaktadır.
Bu araştırmanın temel amacı, Ankara'nın endüstriyel kapasitesinin büyük bir kısmını barındıran İvedik ve OSTIM Organize Sanayi Bölgeleri özelinde 30 yıllık kentsel gelişim serüvenini incelemektir. Metodolojik çerçevede, 1994 ile 2024 yılları arasını kapsayan on yıllık aralıklarla temin edilmiş Landsat 5 TM ve Landsat 8 OLI uydu görüntüleri temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Görüntülerin sınıflandırılmasında, kentsel alanlar gibi spektral açıdan karmaşık sınıfların ayrıştırılmasında yüksek performans gösteren makine öğrenmesi temelli Rastgele Orman algoritması tercih edilmiştir. ArcGIS Pro ortamında yürütülen analizler kapsamında; yapılaşma, sanayi, tarım, çalılık ve bitki örtüsü gibi sınıflar üzerinden tematik değişim haritaları üretilmiş ve sınıflandırma doğruluğu Kappa istatistiği ile matematiksel olarak doğrulanmıştır.
Analiz sonuçları, incelenen otuz yıllık süreçte Ankara'nın kuzeybatı aksında yer alan sanayi bölgelerinde ve çevrelerindeki yerleşim dokusunda dramatik bir genişleme olduğunu ortaya koymaktadır. Nicel bulgulara göre, toplam kentsel alan yüzde 43 oranında bir büyüme sergilerken, sanayi alanları yüzde 17,03'lük bir artış kaydetmiştir. Özellikle 1994-2004 yılları arasındaki on yıllık periyodun, İvedik OSB'nin tüzel kimlik kazanmasıyla birlikte en agresif arazi kullanım değişiminin yaşandığı dönem olduğu saptanmıştır. Sınıflandırma performansının yüzde 80 eşiğinin üzerinde gerçekleşmesi, elde edilen verilerin güvenilirliğini pekiştirmiştir. Bulgular, sanayi odaklı imar planlarının yalnızca endüstriyel tesisleri değil, aynı zamanda bu bölgelerin çeperindeki konut ve ticari alan gelişimini de planlanandan daha hızlı tetiklediğini kanıtlamaktadır.
Araştırmanın sunduğu sonuçlar, geleneksel imar planlama yaklaşımlarının kentsel gelişimin gerçek hızını ve mekânsal yayılımını öngörmekte yetersiz kalabildiğini göstermektedir. Ankara örneğinde kentsel büyümenin imar planlarında çizilen sınırların ötesine geçtiği belirlenmiş, yetkililerin dinamik izleme mekanizmalarına olan ihtiyacı vurgulanmıştır. Literatür açısından çalışma, Türkiye'nin başkentindeki sanayi-kent ilişkisini uzun süreli bir zaman dizini üzerinden uzaktan algılama teknikleriyle belgelemesi bakımından özgün bir değer taşımaktadır. Çalışmanın son bölümünde, imar planlarının revizyon aşamalarında uydu verilerinin entegre edilmesinin kontrolsüz şehirleşmenin önlenmesinde hayati olduğu savunulmaktadır. Bu bağlamda araştırma, şehircilik politikalarına ve uzaktan algılamanın kamu yönetimindeki uygulamalı kullanımına dair somut bir metodolojik öneri sunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Çalışmanın evrenini, Ankara'daki İvedik ve OSTIM Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile bu bölgelerin çevresindeki konut alanlarını içeren yaklaşık 1200 hektarlık bir alan oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Araştırmada 1994, 2004, 2014 ve 2024 yıllarına ait Landsat 5 TM ve Landsat 8 OLI uydu görüntüleri kullanılmıştır. Bu görüntüler onar yıllık aralıklarla alınmış ve Level 2 seviyesinde işlenmiş haldedir.
- Veri toplama süreci
- Veri toplama sürecinde, uydu görüntüleri doğrudan Level 2 olarak işlenmiş halde temin edilerek atmosferik düzeltme veya rektifikasyon gibi ek ön işleme adımlarına gerek duyulmamıştır. Her bir tarih için Çıplak Tarım, Yapılaşma, Çalılık, Kentsel, Endüstriyel ve Bitki Örtüsü olmak üzere altı sınıf için ayrı eğitim vektör veri setleri manuel olarak hazırlanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Arazi kullanımı ve arazi örtüsü (LULC) sınıflandırması için Random Forest (RF) algoritması kullanılmıştır. Sınıflandırma performansını değerlendirmek amacıyla kappa istatistikleri, genel doğruluk, kullanıcı doğruluğu ve üretici doğruluğu gibi metrikler hesaplanmıştır. Zamansal değişimleri belirlemek için tematik değişim tespiti analizi uygulanmıştır.
Arazi Kullanımı/Arazi Örtüsü (LULC)Kentsel GelişimEndüstriyel Alanlarİmar PlanlarıUzaktan AlgılamaZaman Serisi Analizi
01Çalışma dönemi olan 1994-2024 yılları arasında, İvedik ve OSTIM OSB bölgelerinde kentsel alan olarak belirlenen toplam alan yaklaşık %43,00 oranında artmıştır(Horoz & Algancı, 2025).
02Aynı 30 yıllık süre zarfında, endüstriyel alanların toplamında yaklaşık %17,03'lük bir büyüme kaydedilmiştir, bu da kentsel alanlardaki artışa paralel bir gelişim olduğunu göstermektedir(Horoz & Algancı, 2025).
03Gelişen bu yeni kentsel ve endüstriyel alanlar, özellikle çıplak tarım arazileri ve bitki örtülü alanlarda önemli bir azalmaya neden olmuştur(Horoz & Algancı, 2025).
04Random Forest (RF) algoritması kullanılarak yapılan LULC sınıflandırmaları, her bir tarih için %80'in üzerinde genel doğruluk ve kappa doğruluğu elde ederek tatmin edici bir sınıflandırma performansı sergilemiştir(Horoz & Algancı, 2025).
05İncelenen dönem boyunca, özellikle 1994-2004 ve 2004-2014 yılları arasında diğer arazi kullanım sınıflarından kentsel ve endüstriyel sınıflara doğru önemli bir geçiş gözlemlenmiştir; ancak bu geçiş 2014-2024 döneminde önemli ölçüde azalmıştır(Horoz & Algancı, 2025).
06Yapılaşmanın imar planlarında öngörülenden daha geniş bir alanda gerçekleştiği ve arazi değişim oranının planlanandan daha hızlı olduğu bulgularla desteklenmiştir(Horoz & Algancı, 2025).