Kuramsal-kavramsal makale incelemesi

DOI: 10.1186/s12911-023-02103-9

Güvenilir Tıbbi Yapay Zekanın Etiği ve Yönetişimi: Tasarım ve Uygulama Düzeyinde Çok Disiplinli Bir Çerçeve

Yapay zeka teknolojilerinin sağlık hizmetlerine entegrasyonu, tanı ve tedavi süreçlerinde büyük bir dönüşüm sağlarken veri kalitesi, algoritmik sapma, şeffaflık eksikliği ve güvenlik gibi etik ve hukuki riskleri de beraberinde getirmektedir.

Yazar
Jie Zhang & Zongming Zhang
Yayın
BMC Medical Informatics and Decision Making
Tarih
2023-01-13
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Yapay zekanın sağlık sektörüne hızla entegre olması, tanı ve tedavi süreçlerinde verimliliği ve hassasiyeti artırarak geleneksel tıp modelinde devrim niteliğinde gelişmeler sunmaktadır. Ancak teknolojinin bu hızlı ilerleyişi, teknik karmaşıklıklar ve belirsizliklerle birlikte etik, hukuki ve sosyal riskleri de beraberinde getirmektedir. Yapay zeka sistemlerinin klinik ortamlarda yaygınlaşması, hekimlerin karar verme yetkisini desteklerken veri gizliliği, algoritmik taraflılık ve otonomi tehditleri gibi sorunlar nedeniyle klinik güvenin zedelenmesine yol açmaktadır. Bu durum, teknolojinin toplumsal sonuçlarının erken aşamada öngörülmesinin zorluğunu ifade eden Collingridge dilemması ile açıklanmakta ve teknolojinin kontrol edilemez bir boyuta ulaşmadan önce etik ve hukuki bir çerçevede yönetilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, tıbbi yapay zekanın güvenilirliğini belirleyen etik, hukuki ve teknik dinamikleri sistematik bir biçimde incelemek ve uygulamaya aktarılabilir bir etik yönetişim modeli sunmaktır. Yazarlar, konuyu çok disiplinli bir yöntemle ele alarak yapay zeka sistemlerini tasarım ve uygulama boyutlarında iki ana düzeyde çözümlemiştir. Tasarım düzeyinde teknolojinin teknik güvenilirliği ve emniyeti veri kalitesi, algoritmik sapma ve kapalı kutu (opaklık) sorunları üzerinden değerlendirilmiştir. Uygulama düzeyinde ise yapay zekanın insan hakları, insan onuru, hasta özerkliği ve sorumluluk dağılımı üzerindeki etkileri hukuki ve etik açıdan analiz edilmiş; etik değerler, etik ilkeler ve etik normlar kademelenmesine dayalı bütüncül bir yönetişim yaklaşımı önerilmiştir.

Çalışmada elde edilen temel çıkarımlar, tıbbi verilerin büyük oranda yapılandırılmamış olmasının ve standart olmayan veri etiketleme süreçlerinin yapay zeka modellerinin doğruluğunu doğrudan olumsuz etkilediğini göstermektedir. Algoritmik sapmaların hekimlerin klinik kararlarını etkileyerek sağlık eşitsizliklerini derinleştirdiği, derin öğrenme algoritmalarının opak yapısının ise hekim ve hastaların yapay zeka kararlarına duyduğu güveni sarstığı saptanmıştır. Ayrıca yapay zeka sistemlerinin henüz ahlaki bir özne ya da bağımsız bir hukuki sorumluluk taşıyıcısı olmadığı, bu nedenle meydana gelebilecek tıbbi hatalarda sorumluluğun insan öznelerde kalması gerektiği vurgulanmıştır. Yanıltıcı etik aklama (Ethics Bluewashing) girişimlerinin önüne geçilmesi için sıkı denetim ve şeffaflık mekanizmalarının kurulması gerektiği ifade edilmiştir.

Tartışma ve sonuç bölümünde, tıbbi yapay zekanın güvenilir kılınması için üst düzey tasarımda insan sağlığı ve refahını artırma etik değerinin temel alınması gerektiği belirtilmektedir. Yazarlar, mevcut hukuki düzenlemelerin teknolojinin gerisinde kaldığını vurgulayarak veri yönetişiminin güçlendirilmesi, algoritmik izlenebilirliğin sağlanması ve tüm yapay zeka ürün süreçlerinin sürekli denetlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu çalışma, literatürde parçalı olarak ele alınan teknik, etik ve hukuki boyutları tek bir teorik çerçevede birleştirerek Türk araştırmacılar için yapay zeka etiği, veri koruma hukuku ve klinik karar destek sistemlerinin yönetişimine yönelik araştırmalarda temel bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, tıbbi yapay zekanın güvenilirliğini etkileyen etik, hukuki ve teknik faktörleri tasarım ve uygulama düzeylerinde çok disiplinli bir yaklaşımla çözümlemek ve etik değerler, ilkeler ve normlar çerçevesinde kapsamlı bir yönetişim modeli geliştirmektir(Zhang & Zhang, 2023, s. 2).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, tıbbi yapay zekanın güvenilirliğini etkileyen etik ve teknik faktörleri tasarım ve uygulama olmak üzere iki temel düzeyde incelemek amacıyla çok disiplinli kavramsal bir analiz yaklaşımı benimsenmiştir(Zhang & Zhang, 2023, s. 2).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, teknoloji kontrolü dilemması (Collingridge dilemması) ile etik değerler, etik ilkeler ve etik normlar kademelenmesine dayanan çok disiplinli bir etik yönetişim kuramsal çerçevesini benimsemektedir. Biyoetik alanındaki özerkliğe saygı, zarar vermeme, yararlılık ve adalet ilkeleri ile yapay zeka etiği prensipleri bütünleştirilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, yapay zekanın dördüncü sanayi devrimindeki rolünden başlayarak tıbbi görüntüleme, klinik karar destek ve cerrahi robotik alanındaki güncel literatürü ele almaktadır. IBM Watson, ROSA Brain ve otonom araçlardaki etik problemler gibi somut olaylar üzerinden Collingridge dilemması, yapay zeka etiketleme (Ethics Bluewashing) ve kestirimsel güven kuramları literatürdeki tartışmalar bağlamında incelenmektedir.

Araştırmanın Bulguları

01

Tıbbi verilerin çok kaynaklı ve yapılandırılmamış doğası ile standart etiketleme eksiklikleri, yapay zeka modellerinin veri kalitesini doğrudan düşürmekte ve Watson Oncology sisteminde görüldüğü gibi hatalı önerilere yol açmaktadır(Zhang & Zhang, 2023, s. 3).

02

Algoritmik yanlılık hem insan odaklı tasarım tercihlerinden hem de yanlı veri setlerinden kaynaklanmakta, klinik kararlarda belirli hasta gruplarının risklerinin yanlış tahmin edilmesine ve sağlık eşitsizliklerinin pekişmesine neden olmaktadır(Zhang & Zhang, 2023, s. 4).

03

Yapay zekanın teknik karmaşıklığı ve derin öğrenme modellerinin doğasından kaynaklanan algoritmik şeffaflık eksikliği, klinik ortamda hekimlerin ve hastaların sisteme duyduğu güveni ve iş birliğini zedelemektedir(Zhang & Zhang, 2023, s. 2).

04

Mevcut tıbbi yapay zeka sistemleri bağımsız ahlaki failliğe veya özgür iradeye sahip olmadıkları için hukuki olarak birer yasal sorumluluk öznesi sayılamaz ve yalnızca hekimlerin kullandığı yardımcı birer araç olarak kabul edilir(Zhang & Zhang, 2023, s. 7).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Çalışmanın ortaya koyduğu en önemli bulgulardan biri, veri kalitesinin tıbbi yapay zeka algoritmalarının başarısında oynadığı belirleyici roldür. Yazarlar, heterojen ve yapılandırılmamış tıbbi verilerin standart dışı etiketlenmesinin 'çöp girerse çöp çıkar' ilkesi gereği algoritma modellerini doğrudan bozduğunu savunmaktadır. Literatürdeki Watson Oncology vakasıyla desteklenen bu durum, klinik karar destek sistemlerinin klinik gerçeklikle uyuşmayan verilerle eğitilmesinin yaratacağı güvenlik risklerini açıkça göstermektedir.

İkinci olarak, algoritmik yanlılığın klinik tahminlerde yarattığı sapmalar ve sağlık eşitsizliklerini derinleştirme potansiyeli ele alınmaktadır. Geliştiricilerin öznel tercihleri ya da veri setlerinin demografik yetersizlikleri nedeniyle ortaya çıkan bu yanlılıklar, kara kutu modellerin opaklığı sebebiyle kolayca tespit edilememektedir. Yazarlar, bu durumun özellikle farklı ırklar ve sosyoekonomik katmanlar üzerindeki teşhis doğruluğunu düşürerek etik ihlallere yol açtığına işaret etmektedir.

Sorumluluk atfı tartışmalarında, yapay zekanın ahlaki ya da yasal bir özne olamayacağı, yalnızca hekimlerin kullanımına sunulmuş gelişmiş bir yardımcı araç niteliği taşıdığı vurgulanmaktadır. Avrupa Birliği'nin robotik kuralları gibi literatürdeki özerk kişi tartışmalarına değinen yazarlar, tıbbi yapay zekanın özgür iradeden yoksun olması nedeniyle sorumluluk boşluklarının ancak insan odaklı yasal düzenlemelerle ve çok taraflı risk paylaşım havuzlarıyla çözülebileceğini savunmaktadır.

Son olarak, çalışmada sunulan yönetişim modeli, etik değerlerin yasal düzenlemelere ve somut normlara nasıl dönüştürüleceğini sistematik bir biçimde açıklamaktadır. Sadece makro düzeyde etik ilkeler ilan etmenin yetersiz olduğu, bunların veri yönetimi standartları, algoritma izlenebilirliği ve bağımsız etik komite denetimleri gibi mikro uygulamalarla birleştirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu yönüyle makale, teorik etik tartışmaları ile pratik sağlık politikaları arasında güçlü bir köprü kurmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, biyoetiğin dört temel ilkesini (özerklik, zarar vermeme, yararlılık ve adalet) güvenilir tıbbi yapay zeka tasarımıyla sentezleyerek, algoritmaların insan sağlığını ve esenliğini en üst düzeyde koruması gerektiğini savunur(Zhang & Zhang, 2023, s. 8).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Tıbbi yapay zekanın güvenilir kılınabilmesi için insan sağlığını destekleyen etik değerlerin en üst düzey tasarım ilkesi olarak benimsenmesi, yapay zekanın hukuki statüsünün bir araç olarak sınırlandırılarak insanların sorumluluk taşıyıcısı kalması ve veri kalitesi ile algoritmik şeffaflığı gözeten uçtan uca bir risk yönetişim mekanizmasının kurulması zorunludur(Zhang & Zhang, 2023, s. 13).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, sağlık hizmetlerinde yapay zeka entegrasyonunun getirdiği teknik imkânlar ile bunların doğurduğu etik ve hukuki açmazlar arasındaki boşluğu sistematik bir biçimde doldurmaktadır. Alan yazında çoğunlukla tekil olarak ele alınan veri gizliliği, algoritmik yanlılık veya karar şeffaflığı gibi konuları bütüncül bir yönetişim çerçevesinde birleştirmektedir. Collingridge ikilemini merkeze alarak, teknolojinin henüz kontrol edilebilir olduğu erken tasarım aşamalarında etik müdahalelerin yapılmasının önemini vurgular. Böylelikle literatürde yalnızca teknik performansa odaklanan yaklaşımlara karşı güçlü bir etik-sosyal dengeleyici işlif üstlenmektedir.

Çalışma, geleneksel tıbbi etik ilkelerini (özerklik, zarar vermeme, yararlılık, adalet) ve modern dijital etik prensiplerini sentezleyerek önceki araştırmaların üzerine inşa edilmiştir. Özellikle Avrupa Birliği'nin Güvenilir Yapay Zeka Kılavuzu ve Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlık yapay zekası yönetişim ilkeleri gibi küresel referans metinlerle doğrudan ilişki kurar. Önceki çalışmaların yapay zekaya bağımsız bir ahlaki statü veya 'elektronik kişilik' atfetme eğilimlerine karşı durarak, mevcut tıbbi yapay zekanın insan denetiminde bir yardımcı araç olduğu tezini savunur. Böylece literatürdeki yasal sorumluluk tartışmalarını insan merkezli bir temele yeniden oturtur.

Literatür taraması yapan araştırmacılar için bu çalışma, yapay zeka etiği alanındaki kavramsal kargaşayı sadeleştiren bir harita sunmaktadır. Çalışma, teorik etik değerlerin (üst düzey tasarım), pratik etik ilkelerin (yol gösterici rehberler) ve yasal normların (bağlayıcı kurallar) bir sarmal halinde nasıl işletileceğini göstererek gelecekteki incelemelere kuramsal bir zemin kazandırır. Ayrıca, teknik karar alma mekanizmalarının ve derin öğrenmenin doğasındaki opaklığın hekimlerin bağımsız klinik kararlarını nasıl tehdit ettiğini ayrıntılandırarak, klinik bilişim literatüründeki paternalizm tartışmalarını sörgülamaya açar.

Kaynakça

  1. Beauchamp, T. L., & Childress, J. F. (2013). Principles of biomedical ethics. Oxford University Press.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Yapay zeka teknolojilerinin tasarım aşamasında kontrol edilmemesi, ilerleyen süreçlerde telafisi imkânsız toplumsal ve teknik riskler doğurmaktadır.

Bu iddia, makalede ele alınan Collingridge ikilemi ve teknolojinin kontrol edilemezlik sınırları çerçevesinde kavramsallaştırılarak literatür taraması bölümünde desteklenecektir(Zhang & Zhang, 2023, s. 2).

Klinik Karar Destek Sistemlerinde Hekimlerin Opaklık Algısı ve Yapay Zekaya Duyulan Tahmine Dayalı Güvenin İncelenmesi

Araştırma sorusu
Klinik karar destek sistemlerinin karar süreçlerindeki şeffaflık düzeyi, uzman hekimlerin yapay zekaya yönelik tahmine dayalı güven düzeylerini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Nitel veri doygunluğuna ulaşana kadar en az 25 uzman hekim ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilecek, yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalede tartıştığı algoritmik opaklık ve hekimlerin açıklanamayan sistemlere karşı gösterdikleri direnç ile predictive trust kavramsallaştırmasından türetilmiştir(Zhang & Zhang, 2023, s. 4).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Klinik veri setlerinin belirli bir popülasyona dayanması, diğer demografik gruplarda teşhis doğruluğunu düşüren algoritmik sapmalara yol açmaktadır.

Yapay zekanın veri temsiliyeti ve ırksal yanlılık tartışmaları üzerinden, kavramsal çerçevenin adalet ve eşitlik boyutları bu kanıtla temellendirilecektir(Zhang & Zhang, 2023, s. 4).

Giyilebilir Sağlık Teknolojilerinde Veri Paylaşım Tercihleri: Broad versus Blanket Onam Modellerinin Kullanıcı Algısıyla Karşılaştırılması

Araştırma sorusu
Giyilebilir cihaz kullanıcılarının tıbbi veri paylaşımına yönelik rızalarında genişletilmiş (broad) onam ile genel (blanket) onam modelleri arasında güven ve veri kontrol algısı bakımından anlamlı bir fark var mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel araştırma modeline göre, giyilebilir teknoloji kullanan en az 400 katılımcıdan anket yoluyla veri toplanacak, onam tercihleri ile güven düzeyleri arasındaki ilişki t-testi ve regresyon analizleriyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin veri yönetimi kısmında ele alınan informed consent tartışmaları ile genişletilmiş ve genel onam modellerine yönelik etik ikilemlerden esinlenmiştir(Zhang & Zhang, 2023, s. 2).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Klinik hatalarda yasal sorumluluk yapay zeka sistemine değil, sistemi yardımcı araç olarak kullanan insan aktörlere aittir.

Tez tartışmasında yapay zekanın hukuki statüsü ve faillik sınırları ele alınırken, yazarların insan merkezli sorumluluk tezi referans gösterilerek tartışma derinleştirilecektir(Zhang & Zhang, 2023, s. 7).

Tıbbi Yapay Zeka Hatalarında Dağıtılmış Sorumluluk Algısı: Hekim, Geliştirici ve Yönetici Perspektiflerinin Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Tıbbi yapay zeka kaynaklı tanı hatalarında hekimler, yazılım geliştiriciler ve hastane yöneticileri sorumluluk dağılımını nasıl algılamakta ve kusursuz sorumluluk yaklaşımını nasıl değerlendirmektedir?
Yöntem taslağı
Karma araştırma deseni kullanılarak nicel aşamada anket uygulanacak, ardından her gruptan 10 katılımcı ile odak grup görüşmeleri yürütülerek nitel ve nicel veriler entegre edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların tartışma bölümünde Floridi'nin faultless responsibility (kusursuz sorumluluk) ilkesi ve çok paydaşlı sorumluluk dağılımı üzerine yaptıkları analizlerden esinlenmiştir(Zhang & Zhang, 2023, s. 7).