Küresel ölçekte doğal ve insan kaynaklı afetlerin sıklığı artarken, bu durum halk sağlığı sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. Türkiye, sahip olduğu fay hatları ve sismik hareketliliği nedeniyle bu risklerin odağında yer alan bir ülkedir. Afet yönetiminde hemşireler; acil müdahale, triyaj ve rehabilitasyon süreçlerinde merkezi bir rol oynamaktadır. Ancak, literatürde hemşirelik öğrencilerinin profesyonel hayata adım atmadan hemen önceki evre olan intörnlük dönemindeki hazırlık düzeylerinin yeterince irdelenmediği görülmektedir. Bu eksiklikten hareketle, eğitim müfredatının etkinliğini ve öğrencilerin bireysel hazırlık kapasitelerini ölçmek hayati bir akademik gereklilik haline gelmiştir.
Bu araştırma, kesitsel ve tanımlayıcı bir desen kullanarak intörn hemşirelerin afet hazırbulunuşluk düzeylerini analiz etmeyi hedeflemiştir. STROBE raporlama kılavuzuna uygun olarak yürütülen çalışmanın örneklemini, iki farklı ildeki üniversitelerde eğitim gören 200 intörn hemşire oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde araştırmacılar tarafından geliştirilen tanımlayıcı özellikler formu ve Şentuna ile Çakı tarafından geliştirilen geçerliliği kanıtlanmış Afet Hazırbulunuşluk Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler, normallik testlerinin ardından tanımlayıcı istatistikler, t-testi ve ANOVA gibi parametrik analiz yöntemleriyle değerlendirilerek demografik değişkenler ile hazırbulunuşluk puanları arasındaki ilişkiler çözümlenmiştir.
Araştırma bulguları, intörn hemşirelerin toplam afet hazırbulunuşluk puanlarının orta düzeyde olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle fiziksel korunma boyutunda katılımcıların yarısından fazlasının acil durum çantası hazırlamadığı ve evdeki eşyaları sabitlemediği görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin yüzde 70 gibi yüksek bir oranı kendisini bir depreme karşı tam olarak hazır hissetmediğini beyan etmiştir. Eğitim durumuyla ilgili analizlerde, afet eğitimi almış olan öğrencilerin planlama boyutunda daha yüksek farkındalığa sahip olduğu tespit edilmiştir. Konaklama yeri bakımından ise ailesiyle evde yaşayan öğrencilerin, yurtta kalanlara göre fiziksel korunma önlemlerinde daha başarılı puanlar aldığı saptanmıştır.
Sonuç olarak, intörn hemşirelerin teorik bilgilerine rağmen pratik uygulamada ve hane halkı düzeyindeki planlamalarda önemli eksiklikleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma, hemşirelik müfredatlarında afet yönetimi derslerinin standart ve zorunlu hale getirilmesinin gerekliliğini savunarak literatüre katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin sadece teorik bilgiyle donatılmasının yeterli olmadığı, simülasyon ve tatbikatlarla desteklenen uygulama ağırlıklı bir eğitimin toplumsal direnci artıracağı vurgulanmaktadır. Gelecek araştırmalar için hemşirelik öğrencilerinin psikolojik hazırbulunuşluklarının ve farklı eğitim modellerinin uzun dönemli etkilerinin incelenmesi önerilerek literatür taraması için somut bir temel sunulmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) tarafından yayımlanan Sendai Çerçevesi'ni temel alarak, afet risklerinin azaltılmasında kurumsal hazırlığın ve sağlık personelinin yetkinliğinin önemini vurgulayan multidisipliner bir çerçeve üzerine inşa edilmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Yazarlar, Türkiye'deki hemşirelik eğitiminde afet içeriğinin genellikle derslere entegre edildiğini veya seçmeli olduğunu belirterek, bu durumun standartlaşma sorunu yarattığına değinen Keskin ve Alan (2023) gibi çalışmalara atıfta bulunmaktadır. Ayrıca, deneyim ve eğitimin hazırbulunuşluk üzerindeki etkisini vurgulayan Taşkıran ve Baykal (2017) ile uluslararası literatürden Satoh ve ark. (2018) gibi araştırmacıların bulgularıyla kendi verilerini ilişkilendirmektedirler.