Covid-19 pandemisi sürecinde yükseköğretimde uygulanan acil uzaktan eğitim modeli, sağlık bilimleri alanında özellikle kliniğe dayalı eğitim alan hemşirelik öğrencileri için önemli güçlükleri beraberinde getirmiştir. Hemşirelik eğitimi, teorik bilginin eş zamanlı olarak hasta başında klinik becerilere ve eleştirel düşünme süreçlerine dönüştürülmesini zorunlu kılmaktadır. Pandemi kısıtlamaları nedeniyle klinik uygulamalardan uzak kalınması, öğrencilerin mesleki rol edinme, psikomotor beceri geliştirme ve gelecekteki mesleki yetkinliklerine dair kaygı taşımalarına yol açmıştır. Literatürde uzaktan eğitimin klinik beceri kazanımındaki yetersizliği vurgulanırken, yüz yüze eğitime geçiş aşamasında öğrencilerin klinik ortamda karşılaştıkları stres faktörlerinin ve eğitimsel güçlüklerinin ampirik olarak ortaya konulması gerekliliği öne çıkmaktadır.
Bu çalışma, pandemi döneminde klinik uygulamaya katılan hemşirelik öğrencilerinin yaşadıkları güçlükleri ve eğitim stres düzeylerini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı nicel araştırma deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri Aralık 2021 ile Şubat 2022 tarihleri arasında Türkiye'deki iki devlet üniversitesinin hemşirelik bölümünde öğrenim gören ve klinik uygulamaya katılan 196 gönüllü öğrenciden toplanmıştır. Veri toplama aracılığıyla Sosyodemografik Tanımlayıcı Form ve Türkçe geçerlik güvenirliği Karaca ve arkadaşları tarafından yapılmış olan Hemşirelik Eğitimi Stres Ölçeği elektronik ortamda uygulanmıştır. Toplanan verilerin analizinde normallik testi Kolmogorov-Smirnov ile doğrulanmış; tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplarda t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak sosyodemografik değişkenler ile stres puanları arasındaki ilişkiler incelenmiştir.
Araştırma bulguları, hemşirelik öğrencilerinin genel Hemşirelik Eğitimi Stres Ölçeği ortalama puanının 61,74 ± 23,58 ile orta düzeyde stres yaşadıklarını göstermektedir. Ölçeğin alt boyutlarında Uygulama Stresi puan ortalaması 30,74 ± 12,04 ve Akademik Stres puan ortalaması 31,00 ± 12,06 olarak hesaplanmıştır. İstatistiksel analizler sonuçunda kadın öğrencilerin, ikinci sınıf öğrencilerinin ve geliri giderinden az ya da eşit olan öğrencilerin akademik ve uygulama stresi puanlarının anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin %57,7'si kendilerini klinik uygulamada yeterli görmediğini, %51'i girişim yaparken korku hissettiğini ve %53,1'i klinik hemşirelerinin uzaktan eğitim nedeniyle kendilerine görev vermekten kaçındığını ifade etmiştir. Mesleki güçlüklerde ise en yüksek oranları hemşirelerin güven duymaması (%19,9), deneyimsizlik (%15,8) ve bilgi/uygulama eksikliği (%15,8) oluşturmuştur.
Elde edilen sonuçlar, klinik uygulamanın hemşirelik eğitiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve pandemi koşullarında bu uygulamanın öğrenciler üzerinde belirgin bir stres kaynağına dönüştüğünü göstermektedir. Hemşirelik eğitimi literatürü açısından bu çalışma, teorik eğitimin uzaktan verilmesinin klinik becerilere yansıyan olumsuz algılarını ve klinik sahadaki hemşire-öğrenci etkileşimindeki güven sorunlarını ampirik verilerle doğrulamaktadır. Çalışmanın literatür taramalarındaki temel işlevi, klinik uygulamaya dönen öğrencilerin eğitim stresini azaltmaya yönelik psikolojik destek, problem çözme ve stresle baş etme becerilerini geliştirecek müfredat düzenlemelerine somut gerekçeler sunmasıdır. Araştırmacılar için bu bulgular, gelecekteki klinik eğitim tasarımlarında laboratuvar simülasyonlarının ve kademeli klinik oryantasyon programlarının önemini vurgulayan bir referans niteliğindedir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, hemşirelik eğitiminde teorik bilginin klinik uygulama yoluyla psikomotor ve eleştirel düşünme becerilerine dönüştürülmesini esas alan klinik eğitim yaklaşımına dayanmaktadır. Pandemi şartlarında uygulanan uzaktan eğitimin klinik beceri kazanımı üzerindeki sınırlılıkları ve bu durumun öğrencilerde oluşturduğu akademik ile uygulama odaklı stres, Hemşirelik Eğitimi Stres Ölçeği boyutları kapsamında ele alınmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, uzaktan eğitimin hemşirelik öğrencilerinin tatmin düzeyleri, akademik başarıları ve klinik becerileri üzerindeki olumsuz etkilerini ele alan ulusal ve uluslararası literatüre dayanmaktadır. Oducado ve Estoque (2021), Çelik-Eren ve arkadaşları (2021) ile Kürtüncü ve Kurt (2020) tarafından yürütülen çalışmalarla uyumlu olarak, klinik ortamdan uzak kalmanın mesleki kimlik ve yetkinlik gelişiminde yarattığı kaygılar tartışmaya dahil edilmiştir.