İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2023

COVID-19 Pandemisinde İş-Aile Çatışması ve Kadın Çalışanların Esenliği Arasındaki İlişkide Doğurganlık Niyetinin Düzenleyici Aracılık Rolü: Çin Örneği

Born or not: A moderated mediation model of the relationship between work-family conflict and female employees' wellbeing based on fertility intention during the COVID-19 pandemic

Okur sorusu

COVID-19 salgınında iş-aile çatışması Çinli kadın çalışanların doğurganlık niyetini ve esenliğini nasıl etkilemiştir?

Çin'deki 412 çalışan çift üzerinde yapılan bu ampirik çalışmada, kadın çalışanların iş-aile çatışması doğurganlık niyetini olumsuz etkilemiş (beta = -0.317), doğurganlık niyeti ise çalışan esenliğini pozitif yönde desteklemiştir (beta = 0.328). Kocanın ev işlerine yüksek katılımı ise iş-aile çatışmasının doğurganlık niyeti üzerindeki negatif etkisini zayıflatmıştır.

Kaynak izi: (Zeng et al., 2023) · (Zeng et al., 2023)

Öne çıkanlar

  • Kadın çalışanların iş-aile çatışması arttıkça doğurganlık niyetleri istatistiksel olarak anlamlı biçimde düşmektedir.
  • Doğurganlık niyeti, iş-aile çatışması ile kadın çalışanların öznel esenliği arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolü üstlenmektedir.
  • Eşlerin ev işlerine aktif katılımı ve aile içi destek, kadın çalışan üzerindeki rol baskısını hafifleterek esenliği korumaktadır.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Zhen Zeng ve 4 yazar
Dergi / alan
Frontiers in Public Health · Sosyal Bilimler
Yıl
2023
Örneklem
Çin'in 8 farklı eyaletinden eşleştirilmiş veri sağlayan 412 çalışan kadın ve onların eşlerinden oluşan toplam 412 çiftlik örneklem.
Veri kaynakları
Ocak 2022 boyunca WeChat toplulukları üzerinden çevrim içi anket yöntemiyle eşli veri toplama tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır.
Analiz yöntemi
Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, regresyon ve Bootstrap yöntemli düzenleyici aracılık testleri için SPSS 24.0, AMOS 20.0 ve Mplus 7.4 yazılımları kullanılmıştır.

İnceleme özeti

Küresel bir kriz olan COVID-19 pandemisi, iş ve aile sınırlarının bulanıklaştığı bir ortam yaratarak özellikle kadın çalışanlar üzerinde yoğun bir baskı oluşturmuştur. Sosyal bilimler literatüründe iş-aile çatışması genellikle işe bağlı stres ve performans düşüklüğü üzerinden tartışılsa da, bu gerilimin ailenin temel yapısı olan doğurganlık niyetleri üzerindeki yansımaları kritik bir araştırma sorunu teşkil etmektedir. Çin'in demografik dönüşüm sancıları ve düşük doğum oranları göz önüne alındığında, kadınların iş yükü ile çocuk sahibi olma arzusu arasındaki çatışmanın bireysel esenliği nasıl şekillendirdiği, kurumsal ve toplumsal sürdürülebilirlik açısından merkezi bir önem taşımaktadır.

Mevcut araştırma, bu karmaşık dinamikleri çözümlemek amacıyla Çin genelindeki farklı meslek gruplarından gelen 412 çiftin eşleştirilmiş verilerini kullanarak nicel bir yaklaşım benimsemektedir. SPSS, AMOS ve Mplus gibi istatistiksel araçlarla desteklenen modelde, Kaynakların Korunması Teorisi temel alınarak iş-aile ve aile-iş çatışmalarının doğrudan ve dolaylı etkileri test edilmiştir. Araştırma tasarımı, yalnızca kadın çalışanların algılarını değil, aynı zamanda kocaların ev işlerine katılım oranlarını ve pandemi dönemindeki esnek çalışma streslerini de denkleme dahil ederek çok boyutlu bir analiz sunmaktadır. Bu metodolojik çeşitlilik, iş-aile dengesizliğinin aile içindeki mikro etkileşimlerini somutlaştırmaktadır.

Elde edilen bulgular, kadın çalışanların yaşadığı hem işten aileye hem de aileden işe yönelen çatışmaların doğurganlık niyetini anlamlı derecede azalttığını doğrulamaktadır. Doğurganlık niyeti ise çalışan esenliği üzerinde pozitif bir etkiye sahip olup, iş-aile çatışmasının yarattığı negatif etkinin esenliğe aktarılmasında kilit bir aracı rol oynamaktadır. Dikkat çekici bir bulgu olarak, kocanın ev işlerine katılım oranının yüksek olması, iş-aile çatışmasının doğurganlık niyeti üzerindeki yıkıcı etkisini hafifletmekte ve genel esenlik algısını güçlendirmektedir. Ancak, pandemi kısıtlamaları altında kocaların yaşadığı esnek çalışma stresinin ev işlerine katılımı düşürerek bu destek mekanizmasını zayıflattığı gözlemlenmiştir.

Çalışma, literatür taraması bakımından iş-aile çatışmasını sadece bir iş yeri sorunu olmaktan çıkarıp, aile içi dinamikler ve demografik niyetlerle ilişkilendirerek kapsamlı bir perspektif sunmaktadır. Kaynakların Korunması Teorisi'nin kriz dönemlerindeki geçerliliğini doğrulayan sonuçlar, işletme yöneticilerine kadın çalışanların esenliğini korumak için yalnızca esnek çalışma modelleri sunmanın yeterli olmadığını, bu modellerin aile içi yükleri nasıl etkilediğini de gözetmeleri gerektiğini göstermektedir. Bu bağlamda araştırma, hem kurumsal sosyal sorumluluk politikaları hem de ulusal nüfus stratejileri için somut ampirik kanıtlar üreterek akademik alanda özgün bir değer yaratmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Araştırma, Kaynakların Korunması Teorisi (Conservation of Resources - COR) üzerine inşa edilmiştir. Bireylerin değerli kaynaklarını (zaman, enerji, psikolojik güç) koruma ve yeni kaynaklar edinme güdüsüyle hareket ettiği varsayılmaktadır. Bu çerçevede, iş ve aile alanları arasındaki çatışma bir kaynak kaybı olarak nitelendirilmekte; doğurganlık niyetinin ise bu kayıplar karşısında stratejik bir geri çekilme veya psikolojik bir değer atfı olarak esenliği nasıl etkilediği kuramsallaştırılmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, iş-aile çatışması (Greenhaus ve Beutell), öznel esenlik (Diener) ve doğurganlık niyetleri üzerine kurulu geniş bir literatürü sentezlemektedir. Özellikle Çin'in iki çocuk ve üç çocuk politikaları sonrası dönem ile COVID-19 kısıtlamalarının getirdiği esnek çalışma stresinin aile içi iş bölümü üzerindeki etkilerini tartışan güncel araştırmaları temel alarak, geleneksel cinsiyet rolleri ve kaynak yönetimi arasındaki gerilimi ele almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, kadın çalışanların yaşadığı iş-aile ve aile-iş çatışmalarının öznel esenlik algıları üzerindeki etkisini, doğurganlık niyetinin aracılık ve eşlerin ev işlerine katılımının düzenleyici rolü üzerinden ampirik olarak test etmektir (Zeng et al., 2023).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, nicel bir araştırma deseni kapsamında yapısal eşitlik modellemesi ve düzenleyici aracılık analizi yaklaşımını benimsemiştir (Zeng et al., 2023).

Evren veya inceleme alanı
Çin'de iki çalışanlı evliliklerde yer alan ve farklı mesleki geçmişlere sahip çalışan evli kadınlar ve onların eşleri.
Örneklem veya araştırma materyali
Çin'in 8 farklı eyaletinden eşleştirilmiş veri sağlayan 412 çalışan kadın ve onların eşlerinden oluşan toplam 412 çiftlik örneklem.
Veri toplama süreci
Ocak 2022 boyunca WeChat toplulukları üzerinden çevrim içi anket yöntemiyle eşli veri toplama tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, regresyon ve Bootstrap yöntemli düzenleyici aracılık testleri için SPSS 24.0, AMOS 20.0 ve Mplus 7.4 yazılımları kullanılmıştır.
İş-aile çatışmasıAile-iş çatışmasıDoğurganlık niyetiKadın çalışanların esenliğiKocanın esnek çalışma stresiKocanın ev işlerine katılım payı

Bulgular

  1. Kadın çalışanların iş-aile çatışması doğurganlık niyetleri ile istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki göstermektedir (beta = -0 317, p < 0. 01). (Zeng et al., 2023).

  2. Kadın çalışanların doğurganlık niyeti, onların öznel esenlik algılarını pozitif ve anlamlı yönde etkilemektedir (beta = 0 328, p < 0. 05). (Zeng et al., 2023).

  3. Kocanın salgın dönemindeki esnek çalışma stresi, kocanın ev işlerini üstlenme payını negatif ve anlamlı yönde etkilemektedir (beta = -0 335, p < 0. 01). (Zeng et al., 2023).

  4. Kocanın ev işlerine katılım payı, iş-aile çatışmasının doğurganlık niyeti üzerindeki olumsuz etkisini negatif yönde düzenlemektedir (beta = -0 105, p < 0. 01). (Zeng et al., 2023).

Tartışma ve sonuç

Ampirik analiz sonuçları, kadın çalışanların yaşadığı iş-aile çatışmasının doğurganlık niyetini düşürdüğünü, doğurganlık niyetinin ise çalışanların öznel esenlik algısını pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Kadınların iş alanında karşılaştığı zaman ve rol baskıları aile içi rol beklentileriyle çakıştığında doğurganlık kararları ertelenmekte veya sınırlandırılmaktadır.

Yazarlar bu durumu kaynakların korunması kuramıyla açıklamaktadır. Çalışanlar sınırlı zaman ve enerji kaynaklarını korumak adına ek stres yaratabilecek çocuk sahibi olma niyetlerini azaltmakta, ancak aile birliği ve geleneksel değerler doğrultusunda çocuk sahibi olma arzusu korunduğunda bu durum genel esenlik duygusunu beslemektedir.

Tartışma bölümünde elde edilen sonuçlar, Minello ve arkadaşlarının (2021) salgın döneminde akademisyen annelerin yaşadığı rol çatışmalarına dair bulgularıyla karşılaştırılmış ve benzerlikler vurgulanmıştır. Ayrıca Liu ve Zhou'nun (2019) Çinli annelerin çocuk sahibi olma ile mutluluk seviyeleri arasındaki pozitif ilişkiyi gösteren araştırmasıyla uyum tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, işletme yöneticilerinin kadın çalışanlara yönelik insan kaynakları politikalarında yalnızca bireysel iş performansını değil, aile içi destek mekanizmalarını ve esnek çalışma koşullarını da dikkate almaları gerektiği ifade edilmiştir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

İş-aile çatışmasının kadınların doğurganlık niyeti üzerindeki olumsuz etkisine ilişkin bulgular, akademisyen annelerin salgın dönemindeki deneyimlerini inceleyen Minello ve arkadaşlarının (2021) çalışmasıyla paralellik göstermektedir (Zeng et al., 2023).

Doğurganlık niyetinin çalışan kadınların esenliği üzerindeki pozitif etkisini ortaya koyan sonuçlar, Çinli annelerin ikinci çocuk doğumu ile esenlikleri arasındaki pozitif ilişkiyi gösteren Liu ve Zhou (2019) tarafından yapılan çalışmayı doğrulamaktadır (Zeng et al., 2023).

Yazarların ulaştığı sonuç

İş-aile çatışması kadın çalışanların doğurganlık niyetlerini ve esenliklerini olumsuz etkilerken, doğurganlık niyeti bu ilişkide aracı rol oynamaktadır. Ayrıca kocanın ev işlerine yüksek oranda katılımı, iş-aile çatışmasının doğurganlık üzerindeki baskısını hafifleterek dolaylı olarak esenliği artırmaktadır (Zeng et al., 2023).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, iş-aile çatışması ve kadın çalışanların esenliği arasındaki karmaşık ilişkiyi, doğurganlık niyetinin aracılık rolü ve eşlerin ev işlerine katılımının düzenleyici etkisi üzerinden inceleyerek literatüre katkı sağlamaktadır. Özellikle COVID-19 pandemisi gibi olağanüstü bir bağlamda ve Çin'in değişen nüfus politikaları çerçevesinde bu dinamikleri ele alması, mevcut araştırmalardaki boşlukları doldurmaktadır. Çalışma, kaynakların korunması teorisi (Conservation of Resource theory) temelinde, kadınların sınırlı kaynaklarını nasıl yönettiklerini ve bunun doğurganlık kararları ile genel esenlikleri üzerindeki yansımalarını ortaya koymaktadır. Geleneksel olarak iş alanına odaklanan iş-aile çatışması araştırmalarına aile perspektifini de ekleyerek, ev içi dinamiklerin ve özellikle eş desteğinin (ev işlerine katılımın) kadınların esenliği üzerindeki olumlu etkilerini vurgulamaktadır. Çalışma, pandeminin getirdiği esnek çalışma koşullarının ve eşlerin iş yükü üzerindeki etkilerinin de bu dengeyi nasıl şekillendirdiğini göstermektedir. Bu kapsamlı yaklaşım, iş-aile arayüzünü daha derinlemesine anlamak için yeni bir bakış açısı sunmaktadır.

Önceki çalışmalar genellikle iş-aile çatışmasının doğrudan etkilerine veya iş alanındaki kaynaklar üzerindeki etkilerine odaklanmıştır. Ancak bu çalışma, doğurganlık niyetini bir aracı değişken olarak modele dahil ederek ve eşlerin ev işlerine katılımını düzenleyici bir faktör olarak ele alarak literatürü genişletmektedir. Minello ve arkadaşları (2021) tarafından yapılan salgın dönemindeki akademisyen anneler üzerine yapılan çalışma ile karşılaştırıldığında, bu araştırma daha geniş bir kadın çalışan kitlesini ve farklı değişkenleri (özellikle eş desteği ve doğurganlık niyeti) inceleyerek paralellikler göstermekte ancak farklı bir bağlamda (Çin) ve daha kapsamlı bir modelle bu ilişkiyi derinleştirmektedir. Liu ve Zhou'nun (2019) Çinli annelerin çocuk sahibi olma ile esenlikleri arasındaki pozitif ilişkiyi gösteren bulguları, bu çalışmanın doğurganlık niyeti ile esenlik arasındaki pozitif ilişkiyi destekleyen sonuçlarıyla örtüşmektedir. Carnevale ve Hatak'ın (2020) salgın döneminde çalışanların esenliği üzerine yaptığı genel değerlendirmelerle de uyumlu sonuçlar sunmaktadır. Ancak, eşlerin ev işlerine katılımının aracılık rolünü ve COVID-19 pandemisinin bu dinamikler üzerindeki özel etkisini bu denli detaylı inceleyen çalışmalar sınırlıdır.

Bu çalışma, iş-aile çatışması, kadın çalışanların esenliği ve doğurganlık niyeti arasındaki karmaşık ilişkiyi, COVID-19 pandemisi ve Çin'in demografik politikaları bağlamında ampirik olarak analiz ederek literatür taramasına önemli bir katkı sunmaktadır. Kaynakların korunması teorisi çerçevesinde, iş-aile çatışmasının kadınların doğurganlık niyetleri üzerindeki olumsuz etkisini ve doğurganlık niyetinin ise esenlik üzerindeki pozitif etkisini ortaya koymuştur. En önemli katkılarından biri, eşlerin ev işlerine daha fazla katılımının, kadınların iş-aile çatışmasının doğurganlık üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmedeki düzenleyici rolünü vurgulamasıdır. Bu bulgu, iş-aile dengesinin sağlanmasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve eş desteğinin kritik önemini göstermektedir. Ayrıca, pandeminin getirdiği esnek çalışma koşullarının ve bunun erkeklerin ev işlerine katılımı üzerindeki potansiyel etkilerinin de dolaylı olarak kadınların esenliğini şekillendirdiği fikrini öne sürmektedir. Bu araştırma, gelecekteki çalışmalar için hem teorik (kaynakların korunması teorisinin iş-aile arayüzündeki uygulamaları) hem de pratik (işletme politikaları, aile destek programları) çıkarımlar sunmaktadır.

Sözlük

work-family conflict · İş-aile çatışması
İş alanındaki rol talepleri ile aile alanındaki rol taleplerinin uyumsuzluğundan kaynaklanan roller arası çatışma türü.
fertility intention · Doğurganlık niyeti
Bireylerin kısıtlayıcı unsurları dikkate alarak sahip olmak istedikleri çocuk sayısı ve zamanlamasına dair arzusu.
wellbeing · Esenlik / Öznel iyi oluş
Bireyin iş, aile ve özel yaşamındaki doyum ve duygusal deneyimlerinin bütününe dair öznel değerlendirmesi.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · introductionKadın çalışanların iş-aile çatışması, doğurganlık niyetlerini ve dolayısıyla genel esenliklerini olumsuz etkileyebilir; bu durum, özellikle COVID-19 pandemisi gibi kriz dönemlerinde daha da belirginleşir.

Bu iddia, çalışmanın giriş bölümünde iş-aile çatışmasının genel etkilerine dair bir argüman oluşturmak için kullanılabilir. Salgının getirdiği ek zorluklarla birlikte kadınların iş ve aile sorumlulukları arasındaki dengeyi kurmada yaşadıkları güçlükler vurgulanabilir (Zeng et al., 2023).

COVID-19 Sonrası Dönemde Çalışan Annelerin İş-Aile Dengesinde Eş Desteğinin Rolü: Karşılaştırmalı Bir Analiz

Araştırma sorusu
COVID-19 pandemisi sonrası dönemde, farklı kültürel bağlamlardaki (örneğin, Türkiye ve Çin) çalışan annelerin iş-aile çatışması, doğurganlık niyetleri ve esenlikleri arasındaki ilişkilerde eş desteğinin (ev işlerine katılım) düzenleyici rolü nasıl farklılaşmaktadır?
Yöntem taslağı
Çift ülkede (örneğin Türkiye ve Çin) çalışan anneler ve eşleri ile kesitsel bir anket çalışması yürütülecektir. Veriler, her iki ülkede de standartlaştırılmış ölçekler kullanılarak çevrimiçi platformlar aracılığıyla toplanacaktır. İstatistiksel analizlerde, çok gruplu regresyon analizi ile ülkeler arası farklılıklar ve eş desteğinin düzenleyici etkisi incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Bu araştırma önerisi, makalenin COVID-19 pandemisi bağlamında eş desteğinin düzenleyici rolüne dair bulgularını temel almakta ve bu bulguları farklı kültürel bağlamlara taşıyarak genellenebilirliğini test etmeyi amaçlamaktadır (Zeng et al., 2023).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveKocanın ev işlerine daha fazla katılımı, kadın çalışanların iş-aile çatışmasının doğurganlık niyetleri üzerindeki olumsuz etkisini hafifletebilir ve böylece dolaylı olarak esenliklerini artırabilir.

Bu kullanım, tez/makale çalışmasının kuramsal çerçevesinde, aracılık ve düzenleyicilik mekanizmalarını açıklamak için kullanılabilir. Özellikle 'eş desteği'nin iş-aile dengesi üzerindeki moderasyon rolünü göstermek için somut bir örnek olarak sunulabilir (Zeng et al., 2023).

Esnek Çalışma Düzenlemelerinin Erkeklerin Ev İçi Sorumluluklarına Katılımı ve Kadın Çalışanların Esenliği Üzerindeki Etkisi: Pandemi Sonrası Bir Değerlendirme

Araştırma sorusu
COVID-19 sonrası dönemde uygulanan esnek çalışma düzenlemeleri, erkeklerin ev işlerine ve çocuk bakımına katılım oranlarını nasıl etkilemekte ve bu durum kadın çalışanların iş-aile çatışması ve genel esenlik düzeyleri üzerinde ne gibi yansımalar yaratmaktadır?
Yöntem taslağı
Karma yöntem araştırması tasarlanacaktır. İlk aşamada, esnek çalışma düzenlemelerine tabi olan çalışan çiftlerden nicel veri toplanacak (anketler aracılığıyla iş-aile çatışması, esenlik ve eşlerin ev içi sorumlulukları), ardından bu çiftlerden derinlemesine görüşmelerle esnek çalışma deneyimleri ve eş desteği konusundaki algıları derinlemesine incelenecektir. Veri analizinde regresyon ve tematik analiz birlikte kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Bu öneri, makalenin COVID-19 pandemisi bağlamında esnek çalışma ve erkeklerin ev işlerine katılımı arasındaki negatif ilişkiye dair bulgularını (H5) almaktadır. Pandemi sonrası dönemde bu ilişkinin sürdürülebilirliğini ve kadınların esenliği üzerindeki etkisini araştırmayı hedeflemektedir (Zeng et al., 2023).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaCOVID-19 pandemisinin yarattığı esnek çalışma koşulları, erkeklerin ev işlerine katılımını etkileyerek dolaylı olarak kadın çalışanların esenliğini şekillendirebilir.

Bu iddia, tartışma bölümünde salgının beklenmedik etkilerine dair bir argümanı desteklemek için kullanılabilir. Yazarın eşlerin ev işlerine katılımı ve esnek çalışma arasındaki ilişkiye dair bulgularına atıfta bulunularak, pandeminin aile dinamikleri üzerindeki çok yönlü etkileri vurgulanabilir (Zeng et al., 2023).

Doğurganlık Niyetinin Kadın Çalışanların Esenliğine Etkisinde Aile İçi Destek Kaynaklarının Aracılık Rolü

Araştırma sorusu
Kadın çalışanların doğurganlık niyetleri ile esenlikleri arasındaki pozitif ilişkinin güçlenmesinde, aile üyelerinden (eş, büyükanne/büyükbaba vb.) alınan destek kaynaklarının (maddi, duygusal, pratik yardım) aracılık rolü ne düzeydedir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, nicel ve nitel verilerin birleştirildiği karma yöntemle yürütülecektir. Kadın çalışanlardan doğurganlık niyetleri, esenlik düzeyleri ve algıladıkları aile içi destek (eş, aile üyelerinden alınan destek) hakkında anket verileri toplanacaktır. Ardından, doğurganlık niyeti yüksek olan ancak esenlik düzeyleri beklenen düzeyde olmayan kadınlarla derinlemesine görüşmeler yaparak, aile içi destek mekanizmalarının bu ilişkiyi nasıl etkilediği araştırılacaktır. Analizlerde regresyon ve yapısal eşitlik modellemesi ile birlikte nitel veriler için içerik analizi kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Bu araştırma önerisi, makalenin bulgularından yola çıkarak, doğurganlık niyeti ile esenlik arasındaki pozitif ilişkinin (H2) daha da güçlenmesinde aile içi destek mekanizmalarının rolünü araştırmaktadır. Makalede eş desteği vurgulanırken, bu öneri daha geniş bir aile desteği yelpazesini incelemeyi amaçlamaktadır (Zeng et al., 2023).

Kaynakça

  1. Minello, A., Martucci, S., & Manzo, L. K. (2021). The pandemic and the academic mothers: Present hardships and future perspectives. European Societies, 23(sup1), S82-S94. https://doi.org/10.1080/14616696.2020.1809690
  2. Liu, J., & Zhou, Z. (2019). Mothers' subjective well-being after having a second child in current China: A case study of Xi'an city. International Journal of Environmental Research and Public Health, 16(20), 3823. https://doi.org/10.3390/ijerph16203823

Bu konudaki diğer çalışmalar

İşletme, Ekonomi ve İletişimNicel araştırma · 2023

Turizm sektöründe iş yaşam dengesini desteklemek çalışanların refahını nasıl etkiler?

İş-aile politikalarına erişilebilirlik, turizm çalışanlarının hem duygusal hem de fiziksel iyi oluş düzeylerini pozitif yönde ve doğrudan etkileyen kritik bir öncüldür. Sektördeki yoğun çalışma temposuna rağmen, bu politikalara güvenli erişim sağlandığında personelin stres seviyesi düşmektedir.

José Aurelio Medina-Garrido ve 2 yazar · Journal of Hospitality and Tourism Management · Sosyal Bilimler

İşletme, Ekonomi ve İletişimNicel araştırma · 2024

Finansal okuryazarlık neden önemli bir konu?

Deneyimlenen pişmanlık, Endonezyalı kadın yatırımcıların geçmişteki finansal kayıplarından ders alarak gelecekte daha rasyonel ve stratejik kararlar vermelerini teşvik etmekte, böylece yatırım kararları üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki yaratmaktadır.

Nurul Sani ve Veronika Santi Paramita · Moneta : Journal of Economics and Finance · Sosyal Bilimler