Hava taşımacılığı sektöründe 1980'li yıllardan bu yana gözlenen deregülasyon, liberalleşme ve özelleşme eğilimleri, havayolu şirketlerinin operasyonel stratejilerini yeniden şekillendirerek düşük maliyetli havayolu iş modelinin yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Bu modelde faaliyet gösteren şirketler, maliyetleri düşürme ve fiyat rekabeti üzerinden pazar paylarını artırma amacı taşırken, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve rekabet avantajı elde etmede filo planlaması kritik bir öneme sahiptir. Milyonlarca dolarlık sermaye gerektiren uçak seçimi kararları, teknik özellikler, ekonomik faktörler, çevresel etkiler, hatta politik koşullar gibi çok sayıda kriteri içermesi nedeniyle son derece karmaşık ve belirsiz bir karar verme ortamı yaratmaktadır. Bu stratejik kararın doğru alınması, havayolu şirketinin operasyonel verimliliği ve finansal performansı üzerinde on yıllarca sürecek etkiler doğurabileceğinden, karar vericilere destek sağlayacak güvenilir bir modelin geliştirilmesi büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, düşük maliyetli havayollarının filo planlama süreçlerinde en uygun uçak tipini seçmelerine yardımcı olacak, çok kriterli bir karar destek modeli geliştirmektir. Araştırmacılar, bu modelde Bulanık TOPSIS ve Bulanık MOORA çok kriterli karar verme yöntemlerini kullanmışlardır. Yöntem seçimi, karar vericilerin sektörel dinamikler ve kişisel deneyimlerinden kaynaklanan algı ve belirsizlikleri, üçgensel bulanık sayılarla daha etkin bir şekilde ifade edebilmelerine dayanmaktadır. Çalışma kapsamında, Türkiye'deki havayolu şirketlerinin filo planlama uzmanları ile yapılan görüşmeler neticesinde, teknik, ekonomik, çevresel, politik ve diğer kriterler olmak üzere 5 ana grup altında toplam 21 alt kriter belirlenmiştir. Değerlendirmeye ise Airbus, Boeing, Embraer ve Airbus/Bombardier gibi önde gelen üreticilere ait 17 farklı dar gövdeli uçak tipi alınmıştır.
Modelin uygulanması sonuçunda, hem Bulanık TOPSIS hem de Bulanık MOORA yöntemleri, düşük maliyetli havayolu iş modeli için en uygun uçak tipini Airbus A321NEO olarak belirlemiştir. Her iki yöntemin sıralamaları arasında tam bir tutarlılık gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular, yeni nesil uçak modellerinin, yakıt verimliliği, yölçu memnuniyeti, düşük gürültü kirliliği ve CO2 emisyonları gibi avantajları sayesinde, klasik modellere kıyasla daha fazla tercih edildiğini ortaya koymuştur. Ancak, klasik modellerin fiyat avantajına sahip olduğu da belirtilmiştir. Özellikle bölgesel taşımacılıkta tercih edilen Embraer ve Bombardier uçakları, önemli fiyat avantajlarına rağmen diğer kriterlerde düşük puanlar almaları nedeniyle sıralamanın altlarında yer almıştır. Ekonomik ve teknik ana kriterlerin, düşük maliyetli havayolları için en yüksek öneme sahip olduğu da uzman görüşleriyle doğrulanmıştır.
Bu çalışma, düşük maliyetli havayolları için uçak seçimi karar destek modelinin literatürdeki en geniş kapsamlı örneklerinden birini sunmaktadır. Literatürde ilk kez bu kadar çok sayıda (17 adet) ve farklı üreticilere ait uçak modelini (klasik ve yeni nesil) bir arada değerlendirmesi, çalışmanın temel özgünlüğünü oluşturmaktadır. Ayrıca, Bulanık MOORA yönteminin bu alanda ilk kez uygulanması ve karar modeline politik kriterlerin dahil edilmesi de önemli bir yeniliktir. Elde edilen sonuçlar, daha önceki bazı çalışmaların (Kiracı ve diğ., 2020; Ilgın, 2019) yeni nesil uçakların tercih edilebilirliği konusundaki bulgularıyla uyum göstermekle birlikte, daha geniş bir alternatif setiyle bu tutarlılığı pekiştirmektedir. Geliştirilen karar destek modeli, havayolu yöneticilerine stratejik filo planlaması kararlarında esnek ve kolay uygulanabilir bir araç sunarken, gelecekteki araştırmalar için de metodolojik ve kapsam açısından yeni ufuklar açmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışmanın kuramsal çerçevesini, belirsiz ve karmaşık karar verme ortamlarında çok sayıda kriteri ve alternatifi aynı anda değerlendirmek üzere geliştirilen Bulanık Küme Teorisi ile çok kriterli karar verme (ÇÖKV) yöntemleri oluşturmaktadır. Özellikle, karar vericilerin öznel deneyim ve algılarını üçgensel bulanık sayılarla matematiksel olarak ifade etmesini sağlayan Bulanık TOPSIS ve Bulanık MOORA yöntemleri, modelin temelini oluşturur. Bu yöntemler, havacılık sektörünün dinamik yapısında, teknik, ekonomik, çevresel, politik ve diğer kriterler gibi farklı boyutlardaki değerlendirmelerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasına imkân tanıyarak stratejik uçak seçimi kararına bilimsel bir dayanak sunmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatür taraması, hava taşımacılığı sektöründe uçak seçimine yönelik çok sayıda çalışmanın bulunduğunu ve bu çalışmalarda ağırlıklı olarak çok kriterli karar verme (ÇÖKV) yöntemlerinin kullanıldığını göstermektedir. Önceki araştırmalar, iş jetleri, eğitim uçakları ve savaş uçakları gibi sivil ve askeri havacılığın farklı alanları için uçak seçimi modellerine odaklanmıştır. Ticari yölçu taşımacılığına yönelik çalışmalarda ise genellikle bölgesel havayolları veya tam hizmet veren taşıyıcılar için belirli Airbus ve Boeing modelleri dar kapsamda değerlendirilmiştir. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurarak, düşük maliyetli havayolu iş modeli için hem klasik hem de yeni nesil, daha geniş bir yelpazede (Airbus, Boeing, Embraer ve Airbus/Bombardier) toplam 17 farklı dar gövdeli uçak modelini ilk kez bir arada değerlendirmesiyle öne çıkmaktadır. Ayrıca, Bulanık MOORA yönteminin uçak seçimi problemine bu denli geniş bir alternatif setiyle ilk kez uygulanması, yöntemsel olarak da literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır.