Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/frsc.2023.1149087

Tallinn Neoliberal Konut Piyasasında Gençler İçin Gerileyen Ev Sahipliği Erişimi ve Artan Konut Eşitsizlikleri

Avrupa genelinde konutun finansallaşması, kamusal sosyal politikaların gerilemesi ve konut fiyatlarının gelirlerin üzerinde artması, özellikle genç nüfusun konut piyasasına erişimini zorlaştırmaktadır.

Yazar
Anneli Kährik & Ingmar Pastak
Yayın
Frontiers in Sustainable Cities
Tarih
2023-08-30
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Çağdaş kentlerde konutun finansallaşması ve kamusal konut politikalarının zayıflaması, konut maliyetlerinin hanehalkı gelirlerinden daha hızlı yükselmesine yol açarak ciddi bir erişilebilirlik krizi yaratmıştır. Konutun sadece bir barınma hakkı olmaktan çıkıp finansal bir yatırım aracına dönüştüğü bu neoliberal dönüşüm sürecinde, gelir eşitsizlikleri doğrudan konut eşitsizliklerine ve sosyo-mekânsal ayrışmaya yansımaktadır. Özelleştirme reformları sonrasında ultra-liberal bir konut rejiminin egemen olduğu Estonya'nın başkenti Tallinn, devlet müdahalesinin son derece sınırlı kalması ve özel kiralık sektörün denetimsiz gelişimiyle bu krizin belirgin biçimde yaşandığı kentlerden biridir. Gelir artışlarının konut fiyat enflasyonunun gerisinde kaldığı ve banka kredi koşullarının sıkılaştığı bu yapısal ortamda, piyasaya yeni giren genç kuşaklar mülkiyet ediniminde ciddi engellerle karşılaşmaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, 2010 ile 2020 yılları arasında Tallinn kentsel bölgesinde 20-34 yaş grubundaki genç hanehalklarının ev sahipliğine erişim düzeylerindeki değişimi ve bu değişimi şekillendiren sosyo-ekonomik belirleyicileri çözümlemektir. Araştırmada 2010 ve 2020 yıllarına ait AB Gelir ve Yaşam Koşulları (EU-SILC) verileri kullanılmış, ev sahibi olma ile kiralık sektörde yer alma durumu arasındaki bağımlı değişken ikili lojit regresyon modelleriyle analiz edilmiştir. İncelemede hanehalkı başkanı yaşı, hanehalkı üyesi başına düşen gelir, istihdam durumu, eğitim düzeyi, etnik köken, hane yapısı ve konutun mekânsal konumu gibi değişkenler dikkate alınmıştır. İki farklı genç kohortunun karşılaştırılması yoluyla, makro-ekonomik dönüşümlerin ve konut fiyat artışlarının gençlerin konut kariyerleri üzerindeki dönüştürücü etkisi ampirik olarak sınanmıştır.

Bulgular, 2010-2020 dekadında gençlerin ev sahibi olma oranında dramatik bir düşüş yaşandığını ve 20-34 yaş grubunda kiralık sektörde yaşayanların oranının %31,9'dan %47,7'ye yükseldiğini göstermektedir. Gelir düzeyinin ev sahibi olma olasılığı üzerindeki etkisi 2020 yılında olağanüstü artmış; yüksek gelirli gençlerin ev sahibi olma olasılığı düşük gelirlilere kıyasla 14 katına çıkmıştır. İstihdam edilen en az bir bireyin varlığı ve yüksek eğitim seviyesi mülkiyet ediniminde kritik avantajlar sağlarken, tek kişilik haneler ve çocuksuz çiftler kiralık sektörde sıkışıp kalmaktadır. Ayrıca ev sahipliği düşük katlı suburban bölgelerde ve müstakil yapılarda yoğunlaşırken, kiralık konutların büyük bölümü kent merkezindeki tarihi dokuda veya kentin çeperindeki Sovyet döneminden kalma yüksek katlı toplu konut alanlarında kümelenmektedir.

Tartışma ve sonuç bölümünde yazarlar, Tallinn'de yaşanan bu mülkiyet kaybının gençlerin toplumsal entegrasyonu ve uzun vadeli refahı üzerinde derin olumsuz etkiler doğuracağını vurgulamaktadır. Finansallaşmış piyasa koşullarında ebeveyn servetine ve kuşaklararası mülk transferlerine erişimi olmayan gençler, yüksek kira yükü ve güvencesiz barınma koşulları nedeniyle piyasada dezavantajlı konuma düşmektedir. Elde edilen ampirik kanıtlar, konut rejimlerinde devletin sosyal konut ve planlama düzenlemeleriyle daha aktif rol alması gerektiğini göstermekte; konut eşitsizliği literatürüne Doğu Avrupa neoliberal dönüşüm deneyimi üzerinden önemli bir katkı sunmaktadır. Bu çalışma, kentsel sosyoloji, konut politikaları ve gençlik araştırmaları alanında çalışan araştırmacılar için ampirik ve kuramsal açıdan güçlü bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, 2010-2020 döneminde Tallinn kentsel bölgesinde konut fiyat artışları ve piyasa koşulları çerçevesinde genç hanehalklarının ev sahipliğine erişim düzeylerindeki değişimi, sosyo-ekonomik farklılaşmaları ve konut kalitesi ile mekânsal konumlaşma üzerindeki etkilerini analiz etmektir(Kährik & Pastak, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, Tallinn kentsel bölgesindeki genç nüfusun konut mülkiyeti müracaatlarını analiz etmek amacıyla kantitatif bir ampirik araştırma tasarımı benimsenmiş ve EU-SILC veri tabanından yararlanılmıştır(Kährik & Pastak, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, konutun finansallaşması, neoliberal konut rejimleri, ortaya çıkan yetişkinlik kavramı ve konut eşitsizliğinin kısır döngüsü kuramsal yaklaşımlarına dayanmaktadır. Mülkiyet rejimlerinin sosyo-mekânsal ayrışma ve kuşaklararası servet aktarımı üzerindeki belirleyici rolü analitik çerçevenin temelini oluşturur.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Avrupa'da konut erişilebilirliği krizi, özel kiralık sektörün genişlemesi, gençlerin bağımsız konut kariyerlerinin gecikmesi ve varlığa dayalı refah sistemlerinin oluşturduğu kuşaklararası eşitsizlikler literatürünü ele almaktadır. Özellikle Doğu Avrupa'da özelleştirme sonrası oluşan aşırı mülkiyet rejimlerinin dönüşümü ve Tallinn özelindeki sosyo-mekânsal ayrışma çalışmaları doğrultusunda literatüre katkı sunulmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Tallinn kentsel bölgesinde yaşayan 20-34 yaş aralığındaki genç hanehalkları.
Örneklem veya araştırma materyali
2010 ve 2020 yıllarına ait EU-SILC (Avrupa Birliği Gelir ve Yaşam Koşulları İstatistikleri) veri setinde yer alan, Tallinn kentsel bölgesinde ikamet eden hanehalkı başkanı 20-34 yaşlarında olan genç hanehalkları örneklemi.
Veri toplama süreci
Avrupa Birliği Gelir ve Yaşam Koşulları İstatistikleri (EU-SILC) veri tabanının 2010 ve 2020 yıllarına ait kesitsel mikro veri tabanlarından Tallinn kentsel alanına ait kayıtlar derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Mülkiyet statüsünün (ev sahibi veya kiracı olma) iki kategorili yapısı nedeniyle ikili lojistik regresyon analizi (binary logit models) kullanılmıştır.
ev sahipliğiözel kiralık konutkonut güvencesizliğigelir düzeyihanehalkı yapısıetnik kökenkonut kalitesimekânsal ayrışmaEuriborkonut finansallaşması

Araştırmanın Bulguları

01

2010-2020 yılları arasında Tallinn'de genç hanehalklarının ev sahipliği oranları dramatik biçimde gerilerken, kiralık konutlara olan bağımlılık artmıştır(Kährik & Pastak, 2023).

02

Konut piyasasına girişte gelir düzeyi en belirleyici yapısal faktör haline gelmiş, yüksek gelirlilerin ev sahibi olma şansı düşük gelirlilere kıyasla muazzam bir artış göstermiştir(Kährik & Pastak, 2023).

03

Mülkiyet statüsü ile konut türü ve konutun mekânsal dağılımı arasında güçlü bir ilişki bulunmakta olup, ev sahipliği daha çok yeni binalarda ve banliyölerde yoğunlaşmaktadır(Kährik & Pastak, 2023).

04

Tallinn'deki sosyal konut veya belediye konut arzı toplam stokun yalnızca yüzde ikisini oluşturmakta, bu durum genç hanehalklarının kiralık konut ihtiyaçlarında tamamen güvencesiz özel piyasaya bağımlı kalmasına yol açmaktadır(Kährik & Pastak, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Tallinn konut piyasasında son on yılda yaşanan değişimler, genç hanehalklarının ev sahipliğine erişiminde ciddi bir gerileme ve daralma yaşandığını açıkça ortaya koymaktadır. Yapılan analizler, 2010 yılında ev sahibi olan gençlerin oranının yüzde 68 civarındayken, 2020 yılında bu oranın yüzde 52'ye düştüğünü ve kiralık konutlarda yaşama oranının neredeyse yarı yarıya arttığını göstermektedir.

Yazarlar bu gerilemeyi, devletin konut piyasasının düzenlenmesinden tamamen çekildiği, sosyal konut arzının son derece sınırlı kaldığı ve konutun bir barınma hakkından ziyade bir finansal yatırım aracına dönüştürüldüğü ultra-liberal konut rejimi ile açıklamaktadır. Düşük faizli kredi ortamının yarattığı fiyat spekülasyonları, bankaların sıkılaşan teminat şartları ile birleştiğinde, iş gücü piyasasına yeni giren gençlerin birikim yetersizliğini daha da derinleştirmiştir.

Elde edilen bu ampirik bulgular, Avrupa genelinde konutun finansallaşması ve genç nesillerin konut güvencesizliği üzerine yürütülen güncel literatürle tam bir uyum sergilemektedir. Özellikle gençlerin konut kariyerlerinin kesintiye uğraması ve aile servetinin ev sahibi olabilmede tek geçerli yol haline gelmesi, sınıfsal ve nesiller arası eşitsizlikleri pekiştirmektedir.

Araştırmanın ortaya koyduğu konut piyasası dinamikleri, neoliberal kentleşme modellerinin sosyal dışlanma ve mekânsal kutuplaşma üzerindeki yıkıcı etkilerini somutlaştırmaktadır. Özel kiralık sektörün denetimsiz yapısı, genç hanehalklarını hem yüksek maliyet baskısıyla karşı karşıya bırakmakta hem de kentin çeperlerindeki niteliksiz konut stokuna yönlendirerek mekânsal bir dezavantaj sarmalı yaratmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Çalışma, Ronald ve Lennartz tarafından ortaya konulan genç yetişkinlerin konut kariyerlerinde yaşanan gerileme ve konuta erişimde ailevi kaynaklara olan bağımlılığın artması yönündeki bulguları, Tallinn'deki ultra-liberal konut piyasasında yaşanan keskin dönüşümlerle doğrulamakta ve gençlerin konut sahipliğinin ertelendiğini göstermektedir(Kährik & Pastak, 2023).

Yazarlar, konut ödenebilirliği krizinin yalnızca hanehalkı bütçesi sınırlarında kalmayıp kentsel kaynaklara erişim eşitsizliği bağlamında ele alınması gerektiğini savunan Haffner ve Hulse (2021) perspektifini destekleyerek, konut politikalarının kentsel adaleti gözeten sistemik bir çerçeveye oturtulması gerektiğini vurgulamaktadır(Kährik & Pastak, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Tallinn'deki neoliberal konut piyasası koşullarında, 2010-2020 arasındaki fiyat patlaması genç hanehalklarının ev sahipliğine erişimini ciddi şekilde sınırlandırmış, onları güvencesiz ve görece kalitesiz özel kiralık konut sektörüne mahkûm etmiştir. Bu durum, konut eşitsizliklerinin nesiller arası aktarımını pekiştirmekte ve gençlerin sosyal içerme olanaklarını baltalamaktadır. Bu krizin aşılması için kentsel planlama kurallarının sıkılaştırılması, belediye eliyle veya kâr amacı gütmeyen kuruluşlar aracılığıyla genç hanehalklarını doğrudan hedef alan destekleyici konut arzı programlarının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir(Kährik & Pastak, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu yayın, Doğu Avrupa geçiş ekonomilerindeki konut rejimi dönüşümlerini ve neoliberalleşmenin kentsel eşitsizlikler üzerindeki etkilerini ampirik olarak belgeleme işlevi görmektedir. Sovyet sonrası dönemdeki kitlesel özelleştirme reformlarının ardından yüksek ev sahipliği oranlarıyla karakterize edilen Tallinn gibi mülk sahibi toplumların finansal kriz sonrasındaki tıkanma noktalarını gösterir. Çalışma, genç nüfusun konut piyasasına girişindeki engelleri analiz ederek, konut piyasasının artık sosyal içermeyi destekleyen bir araç olmaktan çıkıp nesiller arası servet kutuplaşmasını artıran yapısal bir bariyere dönüştüğünü ortaya koyar.

Yazarlar, mülk sahibi toplum ideolojisi ve konut refah rejimleri üzerine çalışan Ronald (2008), Arundel ve Ronald (2021) gibi araştırmacıların kuramsal çerçevesini Tallinn özelinde genişletmektedir. Klasik Batı Avrupa ve Anglo-Sakson odaklı neoliberal konut literatürünün ötesine geçerek, sosyalist geçmişi olan bir Baltık ülkesindeki hızlı ve radikal piyasalaşma deneyimini ele alır. Çalışma, özelleştirme reformunun ilk etapta yarattığı görece eşitlikçi mülkiyet yapısının, zamanla nasıl aile servetine bağımlı ve dışlayıcı bir sınıfsal ayrışmaya dönüştüğünü göstererek önceki geçiş dönemi literatürüne dinamik bir perspektif ekler.

Bu makale, kentsel çalışmalar ve sosyal politika alanlarındaki literatür taramalarına, konut erişilebilirliği krizinin nesiller arası ve sosyo-ekonomik boyutlarını bütünleşik bir ampirik veri setiyle sunarak katkıda bulunur. EU-SILC verilerine dayanan uzun vadeli kohort analizi, yalnızca mülkiyet oranlarındaki düşüşü değil, kiralık konuta sıkışan gençlerin kentin çeperindeki niteliksiz konut stokuna yönelmek zorunda kaldığını da gösterir. Böylece, konut güvencesizliğinin mekânsal ayrışma ve sosyal dışlanma süreçleriyle nasıl iç içe geçtiğini açıklayan kısır döngü (vicious circle of segregation) teorisini güçlü bir örneklemle destekler.

Kaynakça

  1. Ronald, R., Lennartz, C. (2018). Housing careers, intergenerational support and family relations. Housing Studies, 33(2), 147-159.
  2. Haffner, M. E. A., Hulse, K. (2021). A fresh look at contemporary perspectives on urban housing affordability. International Journal of Urban Sciences, 25(sup1), 59-79.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Ekonomik krizlerin ardından uygulanan kemer sıkma ve finansallaşma politikaları, genç hanehalklarının ev sahipliğine erişimini zorlaştırmış ve kiralama oranlarını artırmıştır.

Bu makale, Tallinn örneği üzerinden kiralık konut sektörünün gençlerin aleyhine büyümesini ampirik verilerle desteklemek için kullanılır(Kährik & Pastak, 2023).

İstanbul da Genç Yetişkinlerin Konut Sahipliği Deneyimleri ve Kuşaklararası Servet Transferinin Etkisi

Araştırma sorusu
İstanbul da 20-34 yaş arası çalışan genç hanehalklarının ilk konut mülkiyetini edinmesinde aile desteğinin rolü nedir?
Yöntem taslağı
İstanbul un farklı sosyo-ekonomik bölgelerinde yaşayan ve son 5 yılda ev sahibi olmuş ya da kirada kalan 20-34 yaş arası 400 hanehalkı reisiyle anket çalışması yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecek ve veriler çok değişkenli lojistik regresyonla analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Kährik ve Pastak ın gençlerin ev sahibi olabilmesinde ebeveyn servet transferine olan artan bağımlılık bulgusundan hareketle Türkiye bağlamında bir sınama sunar(Kährik & Pastak, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Konut piyasalarındaki neoliberalleşme ve kamusal sosyal konut arzının yetersizliği, konut maliyeti baskısını ve sosyo-mekânsal ayrışmayı tırmandırmaktadır.

Yazarların Tallinn deki ultra-liberal konut rejimi analizine atıfta bulunarak, devletin piyasadan çekilmesinin doğurduğu konut eşitsizlikleri tartışılır(Kährik & Pastak, 2023).

Sosyal Konut Politikalarının Genç Hanehalklarının Sosyal İçermesi ve Barınma Güvencesi Üzerindeki Etkileri

Araştırma sorusu
Türkiye deki TOKİ sosyal konut projelerinin, genç dar gelirli ailelerin barınma maliyeti yükü ve kentsel içerme düzeylerine etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Sosyal konutlarda yaşayan 150 genç hanehalkı ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna ulaşılana kadar genişletilecek ve elde edilen nitel veriler içerik analiziyle değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların Tallinn de sosyal konut yetersizliğinin gençleri güvencesiz özel kiraya mahkûm ettiği tespiti ve sosyal konut politikası önerilerinden türetilmiştir(Kährik & Pastak, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Yeni nesiller ile eski nesiller arasındaki konut mülkiyeti eşitsizliği, zaman içinde gençlerin aleyhine sistematik bir şekilde büyümektedir.

2010 ve 2020 yılları arasındaki 10 yüzdelik puanlık ev sahipliği farkı açılması bulgusu, kuşaklararası adaletsizlik argümanını desteklemek için sunulur(Kährik & Pastak, 2023).

Metropollerde Kuşaklararası Konut Sahipliği Makası: 2010 ve 2020 Yılları Türkiye Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Türkiye genelinde 2010-2020 yılları arasında genç yaş grupları ile daha yaşlı nüfusun konut sahipliği oranlarındaki değişim makası ne ölçüde açılmıştır?
Yöntem taslağı
TÜİK Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması (GYKA) mikro veri setleri kullanılarak 2010 ve 2020 yılları için kohort analizi yapılacaktır. İki farklı döneme ait veriler, yaş ve hanehalkı gelir gruplarına göre ayrıştırılarak lojistik regresyonla incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Kährik ve Pastak ın 2010 ve 2020 yılları arasında genç ve yaşlı nüfus arasındaki konut sahipliği erişim farkının %10 açıldığını gösteren kohort karşılaştırma metodolojisinden uyarlanmıştır(Kährik & Pastak, 2023).