Ergenlik dönemi, bireyin toplumsal ilişkiler ağını genişlettiği ve benlik algısını şekillendirdiği duyarlı bir gelişim evresini temsil etmektedir. Bu dönemde akran ilişkileri, duygusal destek ve aidiyet hissi açısından hayati bir işlev üstlenirken; maruz kalınan tekrarlayıcı olumsuz davranışlar ergenlerin ruh sağlığında derin zedelenmelere yol açabilmektedir. Akran mağduriyeti şeklinde ortaya çıkan bu olumsuz deneyimler, bireyin yaşadığı stresi iç dünyasına yöneltmesiyle karakterize edilen ve depresyon ile kaygı gibi biçimlerde tezahür eden içselleştirilmiş davranış sorunlarını tetiklemektedir. Alan yazında söz konusu ruh sağlığı problemlerinin ergenlerin akademik başarısını, okula devamlılığını ve sosyal işlevselliğini doğrudan olumsuz etkilediği vurgulanmaktadır. Bu doğrultuda ergenlikte yaşanan akran mağduriyetinin içselleştirilmiş sorunları hangi düzeyde yordadığının belirlenmesi, önleyici ruh sağlığı müdahaleleri için temel bir gereklilik oluşturmaktadır.
Söz konusu gereksinimden hareketle yürütülen bu araştırmada, akran zorbalığına maruz kalan ergenlerde akran mağduriyeti ile depresyon ve kaygı arasındaki ilişkilerin ilişkisel araştırma deseni çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Erzurum il merkezinde yer alan Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve İmam Hatip Lisesi türlerinde öğrenim gören ve akran zorbalığına maruz kaldığı belirlenen 348 lise öğrencisi oluşturmuştur. Veri kümesinden normallik varsayımlarını karşılamayan 10 katılımcının çıkarılmasıyla nihai analizler 338 öğrenci üzerinden gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu'nun yanı sıra Çocuk ve Ergen Zorbalık Ölçeği Kısa Formu (CABS-9) ve Gençlerde İçselleştirilmiş Davranış Sorunları Ölçeği (YIBS) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi ile akran mağduriyetinin depresyon ve kaygıyı yordama gücünü sınamak amacıyla Lisrel ve SPSS programları kullanılarak yol (path) analizi uygulanmıştır.
Araştırmadan elde edilen analiz sonuçları, akran mağduriyeti ile içselleştirilmiş davranış sorunlarının alt boyutları arasında orta düzeyde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunduğunu ortaya koymuştur. Korelasyon analizinde akran mağduriyeti ile depresyon arasında pozitif yönlü orta düzey bir ilişki saptanırken, kaygı puanlarıyla da benzer şekilde anlamlı pozitif ilişki belirlenmiştir. Yıkıcı etki modelini sınamak amacıyla gerçekleştirilen yol analizi sonuçlarına göre akran mağduriyeti, depresyonu doğrudan ve pozitif yönde anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Benzer şekilde akran mağduriyetinin kaygı düzeyi üzerindeki doğrudan ve pozitif etkisi de istatistiksel olarak doğrulanmıştır. Modelin uyum indekslerinin kabul edilebilir sınırlar içerisinde olduğu tespit edilmiş; varyans açıklama oranları incelendiğinde akran mağduriyetinin depresyondaki toplam değişimin yüzde 35'ini, kaygıdaki değişimin ise yüzde 28'ini açıkladığı görülmüştür.
Elde edilen bulgular, Yatkınlık-Stres Modeli çerçevesinde değerlendirilerek akran mağduriyetinin ergen ruh sağlığı üzerindeki bozucu etkilerini açık bir şekilde kanıtlamaktadır. Araştırma sonuçları, ergenlikte yaşanan çevresel stresörlerin bireyin duygusal düzenleme mekanizmalarını zayıflatarak depresif belirtilere ve sosyal kaygıya yol açtığını gösteren önceki uluslararası ve ulusal literatürle tam bir uyum sergilemektedir. Kesitsel bir tasarım taşıması ve tek bir bölgeden veri toplanmış olması nedeniyle nedensellik çıkarımları sınırlı kalsa da, çalışma okullarda güvenli alanların oluşturulması, öğretmen farkındalığının artırılması ve akran dayanışmasını destekleyen okul ikliminin geliştirilmesi gerekliliğini somutlaştırmaktadır. Bu çalışma, ergenlerde akran mağduriyeti ile içselleştirilmiş sorunlar arasındaki doğrudan bağlantıyı geçerli ölçme araçlarıyla göstererek önleyici ve müdahaleye dayalı okul rehberlik programları için güçlü bir ampirik zemin sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, bireysel yatkınlıklar ile çevresel stresörler arasındaki etkileşimi açıklayan Yatkınlık-Stres Modeline (Diathesis-Stress Model) dayanmaktadır. Model uyarınca, ergenlikte yaşanan akran mağduriyeti ciddi bir çevresel stresör olarak işlev görmekte ve ergenlerin olumsuz bilişsel değerlendirmeleriyle birleştiğinde içselleştirilmiş sorunları şiddetlendirmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, akran mağduriyeti ile depresyon ve kaygı arasındaki ilişkiyi ele alan geniş bir literatüre dayanmaktadır. Çalışmada Spielman ve diğerlerinin Yatkınlık-Stres Modeli, Connolly ve Beaver, Fite ve diğerleri, Spence ve diğerleri ile Reijntjes ve diğerlerinin ergen ruh sağlığı, iki yönlü nedensellik ve okula uyum üzerine yürüttükleri araştırmalar incelenerek mevcut bulgular teorik ve ampirik bağlama yerleştirilmiştir.