İçeriğe geç

Derleme · 2025

Khalidi'nin Filistin'e Karşı Yüz Yıllık Savaş Eseri Üzerine Jeopolitik Perspektifler

Geopolitical Perspectives on Khalidi’s Hundred Years’ War on Palestine

Okur sorusu

Rashid Khalidi'nin eseri üzerinden İsrail-Filistin çatışmasının siyasi coğrafyadaki yeri nedir?

Çalışma, İsrail-Filistin çatışmasının geleneksel ikili devlet diplomasisiyle çözülebilecek yalın bir kriz olmadığını, aksine yerleşimci sömürgecilik ve mekânsal yönetim mekanizmalarıyla biçimlenen yapısal bir coğrafi süreç olduğunu ortaya koymaktadır.

Öne çıkanlar

  • Filistin topraklarındaki parçalanma süreci yalnızca askeri çatışmaların doğrudan bir sonuçu değil, İngiliz Mandası döneminden itibaren planlı biçimde uygulanan yerleşimci sömürgecilik ve stratejik toprak genişlemesi politikalarının uzun vadeli bir jeopolitik ürünüdür.
  • Hristiyan Siyonizmi ideolojisi, 19.
  • İngiliz İmparatorluğu, Manda döneminde Hindistan ve İrlanda'daki sömürgeci deneyimlerinden aktardığı isyan bastırma tekniklerini ve askeri desteği Siyonist milislere sağlayarak Filistin siyasi ve askeri örgütlenmesini sistemli biçimde zayıflatmış ve güç asimetrisi yaratmıştır.
Yayın türü
Derleme
Yazarlar
Zuhriddin Juraev ve Young-jin Ahn
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2025

İnceleme özeti

Siyasi coğrafya ve toprak çatışmaları literatüründe uzun süreli egemenlik mücadelelerinin anlaşılması, diplomatik söylemlerin ötesine geçerek mekânsal ve jeopolitik boyutların derinlemesine incelenmesini gerektirmektedir. İsrail-Filistin çatışması; toprak yönetimi uygulamalarının, yerleşimci sömürgecilik tarihinin ve uluslararası güç dengelerinin mekân üzerinde nasıl somutlaştığını gösteren temel örneklerden biridir. Rashid Khalidi'nin Filistin'e Karşı Yüz Yıllık Savaş adlı eseri, çatışmayı tarihsel ve coğrafi bir bağlama yerleştirerek milliyetçilik, kimlik inşası ve dış müdahalelerin rolünü irdelemektedir. Ancak bu durumun yalnızca bölgesel bir kriz olarak değil, altyapı yatırımları, ekonomik bağımlılıklar ve jeopolitik ittifaklarla desteklenen yapısal bir mekânsal süreç olarak nasıl kavramsallaştırılabileceği sorusu, siyasi coğrafya alanında yanıt bekleyen temel bir araştırma sorununu oluşturmaktadır.

Bu incelemenin temel amacı, Khalidi'nin eserinde sunduğu mekânsal analizi eleştirel bir süzgeçten geçirerek karşılaştırmalı jeopolitik bir çerçeveye taşımak ve mekânsal parçalanma mekanizmalarını küresel ölçekte değerlendirmektir. Yöntemsel olarak çalışma, nitel karşılaştırmalı analiz yaklaşımını benimsemekte ve Filistin örneğindeki sınırlandırma, güvenlikleştirme ve yerleşim genişlemesi süreçlerini Keşmir, Batı Sahra ve Güney Çin Denizi gibi diğer çatışmalı bölgelerdeki mekânsal denetim pratikleriyle ilişkilendirmektedir. İncelemede ayrıca Balfour Deklarasyonu'ndan günümüzdeki Abraham Anlaşmaları'na kadar uzanan diplomatik metinler ve tarihsel dönüm noktaları, jeopolitik pragmatizm ve mekânsal yönetişim kavramları üzerinden analiz edilmektedir.

Çalışmada elde edilen ana bulgular ve öne sürülen önermeler, Filistin'deki mekânsal parçalanmanın askeri çatışmaların rastlantısal bir sonuçu olmadığını, aksine tasarlanmış uzun vadeli bir jeopolitik yeniden yapılandırma süreci olduğunu göstermektedir. İngiliz Mandası döneminde uygulanan ayaklanma bastırma taktiklerinin ve Balfour Deklarasyonu ile meşrulaştırılan nüfus aktarımlarının tarihsel bir emsal oluşturduğu; 1936-1939 Arap İsyanı'nın bastırılmasında kullanılan yöntemlerin günümüz Gazze ablukasında da devam ettiği vurgulanmaktadır. Ayrıca Hristiyan Siyonizmi'nin 19. yüzyıl İngiliz emperyal stratejilerinden günümüz Amerikan dış politikasına kadar uzanan süreçte dinsel söylemleri jeopolitik araçlara dönüştürerek yerleşimci sömürgecilik yapılarını pekiştirdiği ve Filistin egemenliğini ikincilleştirdiği tespit edilmektedir.

Tartışma ve sonuç bölümünde çalışmanın siyasi coğrafya ve çatışma incelemeleri literatürüne sunduğu özgün katkılar değerlendirilmektedir. Çatışmanın geleneksel devlet diplomasisiyle çözülebilecek iki taraflı bir uyuşmazlık şeklinde çerçevelenmesine karşı çıkılmakta; yerleşimci sömürgecilik, söylem denetimi ve mekânsal sınırlamaların yapısal eşitsizlikleri sürekli kıldığı ifade edilmektedir. Araştırmacılar için coğrafi bilgi sistemleri, tarihsel kartografya ve kentsel yeniden yapılanma analizlerinin gelecek çalışmalara dahil edilmesinin önemi vurgulanmaktadır. Bu çerçevede çalışma, hem akademisyenler hem de jeopolitik analistler için bölgesel çatışmaların mekânsal boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla kavrama imkânı sunarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal çerçevesi, eleştirel siyasi coğrafya, mekânsal egemenlik ve yerleşimci sömürgecilik kuramlarına dayanmaktadır. Khalidi'nin tarihsel ve mekânsal çözümlemesi, toprak anlaşmazlıklarının sabit durumlar olmayıp altyapı geliştirme, ekonomik bağımlılıklar ve uluslararası jeopolitik ittifaklarla şekillenen dinamik mekânsal süreçler olduğunu vurgulayan yaklaşımlarla bütünleştirilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, siyasi coğrafya ve bölgesel çatışma araştırmalarındaki geniş bir literatürle diyalog kurmaktadır. Agnew'ın mekânın toplumsal bilimlerdeki yeri üzerine geliştirdiği yaklaşımlar, Newman'ın jeopolitik bilgi üretimi ve çatışma çözümü analizleri, Masalha'nın sözlü gelenekler üzerinden sömürgecilikten arındırma yöntemleri ve Harker'ın mekânsal siyasetin toplumsal ve ailevi boyutlarına ilişkin çalışmaları ele alınan temel kaynaklar arasında yer almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Rashid Khalidi'nin Filistin'e Karşı Yüz Yıllık Savaş adlı eserini siyasi coğrafya ve bölgesel çatışma incelemeleri merceğinden ele alarak, mekânsal parçalanma, güvenlikleştirme ve yerleşimci sömürgecilik mekanizmalarının küresel jeopolitik dinamiklerle nasıl etkileştiğini karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır (Juraev & Ahn, 2025).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, Rashid Khalidi'nin eserini siyasi coğrafya ve bölgesel çatışma kuramları çerçevesinde inceleyen, karşılaştırmalı jeopolitik analiz yöntemine dayalı nitel bir akademik kitap değerlendirmesidir (Juraev & Ahn, 2025).

Siyasi CoğrafyaYerleşimci SömürgecilikMekânsal ParçalanmaJeopolitik GüvenlikleştirmeHristiyan Siyonizmi

Bulgular

  1. Filistin topraklarındaki parçalanma süreci yalnızca askeri çatışmaların doğrudan bir sonuçu değil, İngiliz Mandası döneminden itibaren planlı biçimde uygulanan yerleşimci sömürgecilik ve stratejik toprak genişlemesi politikalarının uzun vadeli bir jeopolitik ürünüdür (Juraev & Ahn, 2025).

  2. Hristiyan Siyonizmi ideolojisi, 19 yüzyıl İngiliz evanjelik hareketlerine dayanarak Balfour Deklarasyonu ve sonraki süreçlerde İngiliz emperyal stratejileriyle bütünleşmiş, Filistinlilerin siyasi egemenliğini dışlayan jeopolitik meşrulaştırma aracı işlevi görmüştür. (Juraev & Ahn, 2025).

  3. İngiliz İmparatorluğu, Manda döneminde Hindistan ve İrlanda'daki sömürgeci deneyimlerinden aktardığı isyan bastırma tekniklerini ve askeri desteği Siyonist milislere sağlayarak Filistin siyasi ve askeri örgütlenmesini sistemli biçimde zayıflatmış ve güç asimetrisi yaratmıştır (Juraev & Ahn, 2025).

  4. Karşılaştırmalı jeopolitik analiz, mekânsal parçalanma, güvenlikleştirme ve yerleşimlerin genişletilmesi gibi mekanizmaların yalnızca Filistin'e özgü olmadığını, Keşmir, Batı Sahra ve Güney Çin Denizi gibi küresel toprak ihtilaflarında da temel denetim araçları olduğunu göstermektedir (Juraev & Ahn, 2025).

Tartışma ve sonuç

İncelenen çalışmada ortaya konan bulgular, Filistin'deki toprak ihtilafının münferit askeri ve diplomatik olaylar dizisi olmadığını, aksine İngiliz Mandası döneminden bugüne uzanan planlı bir jeopolitik ve mekânsal yeniden yapılandırma süreci olduğunu göstermektedir. Yerleşimci sömürgecilik anlayışıyla yürütülen kademeli toprak genişlemesi, güvenlik politikaları kılıfı altında kurumsallaştırılmış ve Filistin toplumunun mekânsal olarak parçalanmasına yol açmıştır.

Yazar, bu mekânsal parçalanmayı ve egemenlik kaybını açıklarken, dış aktörlerin ve ideolojik söylemlerin rolüne dikkat çekmektedir. Özellikle 19. yüzyıl İngiliz evanjelik hareketlerinden beslenen Hristiyan Siyonizmi, ilahiyat söylemleriyle İngiliz emperyal çıkarlarını birleştirerek Balfour Deklarasyonu sürecinde Filistinlilerin siyasi varlığını yok sayan bir meşruiyet zemini inşa etmiştir.

Tartışma bölümünde bu çıkarımlar literatürle ilişkilendirilmekte; Donald M. Lewis'in Hristiyan Siyonizmi analizi ve Christopher Harker'ın mekânsal coğrafya çalışmalarıyla paralellikler kurulmaktadır. Filistin'deki mekânsal denetim ve güvenlikleştirme pratikleri; Keşmir, Batı Sahra ve Güney Çin Denizi gibi küresel ölçekteki diğer bölgesel çatışma alanlarıyla karşılaştırılarak siyasi coğrafya yazınına kuramsal katkı sağlanmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, geleneksel devlet diplomasisinin çatışmayı çözmekteki yetersizliğini vurgulayarak meseleyi yapısal ve mekânsal bir çerçeveye oturtmaktadır. İleride yapılacak araştırmaların coğrafi bilgi sistemleri, tarihsel haritacılık ve kentsel dönüşüm analizleri gibi yöntemsel araçlardan yararlanarak toprak yönetimi ve direniş pratiklerini incelemesi gerektiği ifade edilmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazar, Hristiyan Siyonizminin tarihsel kökenlerini ele alırken Donald M. Lewis'in (2010) çalışmasına atıfta bulunarak, 19. yüzyıl İngiliz evanjelik inançlarının jeopolitik stratejilerle nasıl birleştiğini ve Filistin topraklarındaki yerleşimci sömürgeciliği meşrulaştıran ilahiyat temelli bir söylem ürettiğini vurgulamaktadır (Juraev & Ahn, 2025).

Çatışmanın coğrafi ve mekânsal boyutları değerlendirilirken Christopher Harker'ın (2010) Yeni Filistin Coğrafyaları çalışmasıyla ilişki kurulmakta; Filistin'in fiziki coğrafya yapısının, yerleşim kalıplarını, kaynak dağılımını ve mekânsal denetim stratejilerini belirlemedeki rolü literatürdeki coğrafi yaklaşımlarla pekiştirilmektedir (Juraev & Ahn, 2025).

Yazarların ulaştığı sonuç

Çalışma, İsrail-Filistin çatışmasının geleneksel ikili devlet diplomasisiyle çözülebilecek yalın bir kriz olmadığını, aksine yerleşimci sömürgecilik ve mekânsal yönetim mekanizmalarıyla biçimlenen yapısal bir coğrafi süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Gelecekteki siyasi coğrafya araştırmalarının coğrafi bilgi sistemleri, tarihsel haritacılık ve kentsel dönüşüm analizlerini bütünleştirerek toprak denetimi ve direniş dinamiklerini incelemesi gerektiği vurgulanmaktadır (Juraev & Ahn, 2025).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, Rashid Khalidi'nin 'The Hundred Years’ War on Palestine' adlı eserini temel alarak siyasi coğrafya yazınında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Salt tarihsel veya diplomatik kriz odaklı analizlerin ötesine geçerek, İsrail-Filistin çatışmasını uzun vadeli, planlı ve altyapısal bir mekânsal mühendislik süreci olarak yeniden kavramsallaştırmaktadır. Kitap incelemesi formatını aşarak, bölgesel egemenlik mücadelelerinde mekânın nasıl bir denetim ve direnç aracı olarak yapılandırıldığını ortaya koyması bakımından literatürde teorik bir sentez işlevi görmektedir.

Çalışma, önceki literatürde yer alan ve çatışmaları daha çok ikili devlet diplomasisi üzerinden okuyan ana akım yaklaşımlarla arasına net bir mesafe koymaktadır. Bunun yerine, David Newman'ın sınır ve çatışma çözümü yaklaşımlarını, Christopher Harker'ın mekânsal siyaset ve aile dinamikleri üzerine odaklanan sosyal coğrafya çalışmalarını ve Donald M. Lewis'in Hristiyan Siyonizmi'nin kökenlerine dair tarihsel çözümlemelerini sentezlemektedir. Sömürgeci güç pratiklerinin ve askeri isyan bastırma tekniklerinin coğrafi sınırları aşan niteliğini vurgulayarak geçmişteki ampirik çalışmaları kuramsal düzeyde birleştirmektedir.

Makale, Türkiye'deki ve dünyadaki araştırmacılar için kapsamlı bir literatür taraması rehberi niteliği taşımaktadır. Filistin'deki toprak denetimini Keşmir, Batı Sahra ve Güney Çin Denizi gibi diğer küresel çatışma alanlarıyla karşılaştırarak, mekânsal parçalanma ve güvenlikleştirmenin evrensel mekanizmalarını şematize etmektedir. Bölgesel bir konuyu küresel siyasi coğrafya paradigmaları içine yerleştirerek, araştırmacıların çatışma bölgelerindeki toprak yönetimi, kentsel dönüşüm ve altyapı politikalarını analiz ederken kullanabilecekleri metodolojik ve kavramsal bir harita sunmaktadır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Literatüre Review / Literatür TaramasıYerleşimci sömürgecilik pratikleri, toprakların kademeli olarak genişletilmesini ve yerli nüfusun mekânsal olarak parçalanmasını hedefleyen sistematik bir jeopolitik süreçtir.

Bu iddia, makalenin İngiliz Mandası döneminden itibaren yürütülen toprak politikaları ile günümüzdeki mekânsal parçalanma süreçleri arasında kurduğu tarihsel ve coğrafi süreklilik analiziyle desteklenecektir (Juraev & Ahn, 2025).

Sınır Çatışmalarında Mekânsal Parçalanmanın CBS ile Analizi: Karşılaştırmalı Bir Çalışma

Araştırma sorusu
Keşmir ve Filistin vaka bölgelerinde, son yirmi yılda yürütülen altyapı ve yerleşim projelerinin mekânsal parçalanma düzeyleri coğrafi bilgi sistemleri (CBS) aracılığıyla nasıl karşılaştırılabilir?
Yöntem taslağı
Çalışma, karşılaştırmalı mekânsal analiz tasarımıyla yürütülecektir. Her iki bölgeye ait tarihsel haritalar, uydu görüntüleri ve CBS verileri toplanacak, yerleşim alanlarının genişlemesi ve yol ağlarının bütünlüğü mekânsal istatistiksel analiz yöntemleriyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalenin giriş kısmında mekânsal parçalanmanın Keşmir ve Filistin gibi farklı coğrafyalarda ortak bir denetim mekanizması olduğuna dair tespiti ve sonuç kısmındaki CBS tabanlı araştırma çağrısı bu önerinin temelini oluşturmaktadır (Juraev & Ahn, 2025).

Tez veya makalede kullanım · Conceptual Framework / Kavramsal ÇerçeveHristiyan Siyonizmi, teolojik anlatıları emperyal ve sömürgeci çıkarlarla birleştirerek toprak işgallerini meşrulaştıran jeopolitik bir araçtır.

Makalenin 19. yüzyıl İngiliz evanjelik hareketleri ve Balfour Deklarasyonu sürecindeki jeopolitik entrikalar üzerine yaptığı derinlemesine analiz, teoloji-jeopolitik kesişimini açıklayan kavramsal modellerde kullanılacaktır (Juraev & Ahn, 2025).

Teopolitik ve Sömürgecilik Kesişiminde Balfour Deklarasyonu Dönemi İngiliz Belgelerinin Söylem Analizi

Araştırma sorusu
1917 Balfour Deklarasyonu öncesi ve sonrasında İngiliz diplomatik yazışmalarında Hristiyan Siyonizmi ve emperyal çıkarlar nasıl bir teopolitik söylemle bütünleştirilmiştir?
Yöntem taslağı
Nitel tarihsel araştırma yöntemi benimsenecektir. İngiliz Ulusal Arşivleri'ndeki (The National Archives) 1915-1920 dönemine ait diplomatik yazışmalar, raporlar ve Lord Shaftesbury geleneğinin etkilerini gösteren belgeler eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, Hristiyan Siyonizminin teolojik doktrinler ile emperyal toprak stratejilerini birleştirerek sömürgeci adımları meşrulaştırmadaki tarihsel rolüne ilişkin yapılan vurgu bu araştırmanın gerekçesidir (Juraev & Ahn, 2025).

Tez veya makalede kullanım · Discussion / TartışmaSömürgeci yönetimlerin başka coğrafyalarda denediği askeri isyan bastırma teknikleri, diğer sömürgelerde güç asimetrisi yaratmak üzere sistemli olarak aktarılmaktadır.

İngiliz İmparatorluğu'nun Hindistan ve İrlanda'daki askeri deneyimlerini Filistin Mandası'nda uygulayarak direnişi bastırma ve güç dengesini bozma biçimleri, askeri coğrafya ve sömürge pratikleri tartışılırken delil olarak sunulacaktır (Juraev & Ahn, 2025).

Sömürge Sonrası Kentlerde Güvenlik Sınırları ve Kentsel Yeniden Yapılandırma

Araştırma sorusu
Bölünmüş kentlerde askeri denetim noktaları, duvarlar ve güvenlik bariyerleri gibi kentsel yeniden yapılandırma pratikleri yerel halkın mekânsal hareketliliğini nasıl sınırlamaktadır?
Yöntem taslağı
Çoklu durum çalışması (multi-case study) deseni uygulanacaktır. Belirli kentsel bölgelerde yerel sakinler ve şehir plancıları ile derinlemesine görüşmeler yapılacak (veri doygunluğuna ulaşılana kadar), mekânsal gözlem formları ve kentsel haritalama teknikleriyle kentsel hareketlilik kısıtları analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde, kentsel yeniden yapılandırmanın ve mekânsal engellerin birer egemenlik denetim aracı olarak incelenmesi yönündeki gelecek araştırma önerisi ve makaledeki askeri denetim analizleri bu çalışmayı gerekçelendirmektedir (Juraev & Ahn, 2025).

Kaynakça

  1. Lewis, D. M. (2010). The origins of Christian Zionism: Lord Shaftesbury and evangelical support for a Jewish homeland. Cambridge University Press.
  2. Harker, C. (2010). New geographies of Palestine/Palestinians. The Arab World Geographer, 13(3-4), 199-216.

Bu konudaki diğer çalışmalar