Vaka çalışması incelemesi
DOI: 10.33458/uidergisi.1284139Yüzüncü Yılında Türkiye: Süreklilik ile Değişim Arasında
Uluslararası ilişkiler teorisinde dış politika davranışlarının dönemsel değişimler ile yapısal süreklilikler arasındaki gerilim üzerinden incelenmesi köklü bir gelenektir. Bu alandaki temel tartışma, dış politikadaki yönelim değişikliklerinin yapısal zorunluluklardan mı yoksa aktörlerin tercihlerinden mi kaynaklandığı sorusu etrafında şekillenmektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Malik Mufti
- Yayın
- Uluslararası İlişkiler Dergisi
- Tarih
- 2023-04-16
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Uluslararası ilişkiler disiplininde devletlerin dış politika davranışlarını biçimlendiren temel etkenler, yapısal zorunluluklar ile insani aktörlük arasındaki dinamik gerilim üzerinden tartışılagelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yüz yıllık dış politika tecrübesi incelendiğinde, bir yanda coğrafi konum ve bölgesel tehditlerin getirdiği süreklilikler, diğer yanda ise iç toplumsal yapının ve küresel dengelerin zorlamasıyla ortaya çıkan değişim arayışları göze çarpmaktadır. Türk dış politikasının bu ikili yapısını kavramak, sadece bölgesel bir aktörün hamlelerini anlamakla kalmayıp, uyuşmazlık ve uyum süreçlerini yöneten kuramsal ilkeleri de çözümlemeyi gerektirmektedir.
Bu çalışma, Thukydides ve İbn Haldun'un klasik eserlerinde yer alan temel kavramsal araçlardan faydalanarak AK Parti dönemi Türk dış politikasının tarihsel evrimini ve karşı karşıya kaldığı mevcut kilitlenmeyi çözümlemeyi amaçlamaktadır. Nitel vaka incelemesi ve tarihsel-karşılaştırmalı analiz yöntemini benimseyen araştırmada, Türkiye'nin son yirmi yıldaki dış politika dönüşümü, 1950 ve 1960'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri ile Mısır arasında yaşanan diplomatik ve stratejik ilişkilerle paralellikler kurularak incelenmiştir. Araştırma tasarımı, küresel hegemon ile bölgesel tırmanışa geçen aktörler arasındaki stratejik uyum ve kopuş süreçlerini analitik bir süzgeçten geçirmektedir.
Çalışmanın sunduğu temel bulgular, AK Parti'nin iktidara gelişiyle birlikte tanımladığı çoğulcu ve kapsayıcı küresel/bölgesel vizyonun (büyük asabiyye), zamanla uluslararası sistemin baskıları ve iç siyasi kırılmalar nedeniyle yerini yeniden geleneksel güvenlikçi ve ulusalcı güvenlik parametrelerine bıraktığını göstermektedir. ABD'nin Soğuk Savaş'ta Nasır Mısır'ına karşı takındığı pragmatik tutum ile yakın dönemde Türkiye'ye yönelik geliştirdiği mesafeli yaklaşım arasındaki paralellik, küresel gücün bölgesel müttefikleriyle ilişkisinde daha öncelikli tehditler ortadan kalktığında hegemonyetik sınırlandırma stratejisine yöneldiğini kanıtlamaktadır.
Sonuç olarak çalışma, Türk dış politikasındaki dönüşümlerin yalnızca aktörlerin ideolojik tercihlerine veya iç siyaset hesaplarına indirgenemeyeceğini, sistemik yapının sunduğu imkânlar ve getirdiği kısıtlarla doğrudan ilintili olduğunu ortaya koymaktadır. Klasik siyaset teorisinin sunduğu derinlikli araçların güncel dış politika krizlerini anlamadaki işlevselliğini doğrulayan bu analiz, Türk dış politikası ve uluslararası ilişkiler literatürüne niteliksel bir katkı sunmakta; tez ve araştırma projeleri için kuramsal modelleme noktasında zengin bir referans çerçevesi oluşturmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, AK Parti dönemi Türk dış politikasının evrimini Thukydides ve İbn Haldun'un kavramsal çerçevelerinden yararlanarak açıklamak ve ABD-Mısır ilişkileriyle kurulan tarihsel paralellik üzerinden Türk dış politikasının ulaştığı mevcut tıkanıklığı çözümlemektir(Mufti, 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, Thukydides ve İbn Haldun'un klasik uluslararası ilişkiler ve siyaset kuramındaki temel kavramsal çerçevelerini (statüko-değişim gerilimi ve asabiyye kuramı) kullanarak AK Parti dönemi Türk dış politikasının evrimini, dönüşümünü ve karşı karşıya kaldığı yapısal tıkanıklığı tarihsel ve karşılaştırmalı bir vaka analizi yöntemiyle incelemektedir(Mufti, 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal omurgasını Thukydides'in Peleponnes Savaşı Tarihi'nde geliştirdiği durağanlık-hareket (Isparta-Atina) karşıtlığı ile İbn Haldun'un Mukaddime'de ortaya koyduğu asabiyye ve büyük asabiyye (asabiyye kubra) kavramları oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, klasik uluslararası ilişkiler düşünürleri Thukydides ve İbn Haldun'un eserlerinin yanı sıra Cumhuriyet dönemi Türk stratejik kültürü, AK Parti dış politikası, Türkiye-ABD ilişkileri ve ABD'nin Soğuk Savaş dönemindeki Orta Doğu politikalarını ele alan geniş bir tarihsel ve analitik literatürü kapsamaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Cumhuriyet dönemi Türk dış politikası, AK Parti hükümetlerinin dış politika uygulamaları ve 1950-1960 dönemi ABD-Mısır diplomatik ilişkileri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Thukydides'in Peloponnesos Savaşı Tarihi, İbn Haldun'un Mukaddime'si, ABD gizli arşiv belgeleri (NSC raporları) ve lider konuşmaları.
- Veri toplama süreci
- Tarihsel ve nitel metin incelemesi, arşiv belgelerinin taranması, resmi söylevler ve ikincil literatürün eleştirel analizi.
- Veri analiz yöntemi
- Kavramsal ve karşılaştırmalı tarihsel analiz yöntemiyle metinsel ve söylemsel çözümleme.
Araştırmanın Bulguları
Thukydides ve İbn Haldun'un kuramsal yaklaşımları, Türk dış politikasındaki sürekliliği coğrafi ve yapısal etkenlerle (Rusya komşuluğu gibi) açıklarken, değişim dinamiklerini toplumsal mobilizasyon, liderlik tercihleri ve iç politikada inşa edilen asabiyye yapılarıyla çözümlemeye imkân tanımaktadır(Mufti, 2023).
Türkiye'nin cumhuriyetin kuruluşunda benimsediği içe dönük ve statükocu güvenlik yaklaşımı (Isparta modeli), sosyo-ekonomik gelişme ve dışsal jeopolitik şokların etkisiyle zamanla sınırlarına ulaşmış ve daha dinamik, genişlemeci bir dış politika ihtiyacını (Atina modeli) doğurmuştur(Mufti, 2023).
AK Parti, iktidarının ilk yıllarında çoğulcu ve kapsayıcı bir iç/dış politika vizyonu (büyük asabiyye) izleyerek Batı ile entegrasyonu ve bölgesel nüfuzunu artırmış, bu durum ABD tarafından İslam dünyasına örnek bir demokratik model olarak desteklenmiştir(Mufti, 2023).
ABD ile yaşanan stratejik çıkar ayrışmaları, Gülen hareketi ve YPG/PYD odaklı güvenlik tehditleri neticesinde AK Parti, kapsayıcı neo-Osmanlıcı vizyondan uzaklaşarak geleneksel güvenlik odaklı ve milliyetçi-Avrasyacı güvenlik bloklarıyla ittifak kuran ulusalcı bir çizgiye gerilemiştir(Mufti, 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmada ortaya konan temel bulgular, AK Parti dönemi Türk dış politikasındaki dönüşümün yalnızca iç politik aktörlerin ideolojik tercihlerinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda küresel sistemin ve özellikle ABD ile kurulan stratejik ilişkilerin yapısal kısıtlarıyla şekillendiğini göstermektedir. Kuruluş yıllarında izlenen reformcu ve kapsayıcı dış politika yaklaşımı, küresel aktörlerin bölgesel öncelikleriyle örtüştüğü ölçüde destek görmüştür.
Yazar, dış politikadaki bu makas değişimini açıklarken, ABD'nin 1950 ve 1960'larda Nasır Mısır'ına yönelik tutumu ile günümüz Türkiye politikası arasında analitik bir paralellik kurmaktadır. Bölgesel bir aktörün kendi bağımsız nüfuz alanını oluşturma çabası, küresel hegemon tarafından zamanla varoluşsal bir tehdit veya dengelenmesi gereken bir güç kayması olarak algılanmakta, bu da ikili ilişkilerde kırılmalara yol açmaktadır.
Literatürdeki klasik gerçekçi ve yapısalcı yaklaşımlarla kurulan bağlamda, Thukydides'in Isparta-Atina ikiliği ve İbn Haldun'un asabiyye kavramları Türk dış politikasının tarihsel sürekliliklerini ve kırılma noktalarını açıklamada zengin bir teorik zemin sunmaktadır. Çalışma, statükocu güvenlik kültürü ile dinamik genişleme arayışı arasındaki gerilimin tarihsel temellerini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak yazar, Türkiye'nin ikinci yüzyılında karşı karşıya olduğu temel krizin bir asabiyye krizi olduğunu ve bunun aşılabilmesi için kapsayıcı bir toplumsal/bölgesel uzlaşının şart olduğunu belirtmektedir. Mevcut milliyetçi güvenlik paradigmasının sürdürülmesi durumunda dış politikanın proaktif niteliğini kaybederek tepkisel bir hatta sıkışacağı ve iç bütünlüğün kırılgan hale geleceği ifade edilmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazar, Thukydides'in Peloponnesos Savaşı'ndaki Isparta ve Atina karşılaştırmasını Türk dış politikasındaki statüko ile değişim arasındaki gerilimi açıklamak için kullanmaktadır. Çalışma, Thukydides'in dış politikada yapısal faktörlerin yanı sıra liderlik yeteneğine (Perikles örneği) alan açan yaklaşımını Türkiye'nin stratejik kültürüne uyarlamaktadır(Mufti, 2023).
Yazar, İbn Haldun'un asabiyye kavramı ve büyük asabiyye (asabiyya kubra) kuramını, Türkiye'nin iç toplumsal bütünlüğünü sağlaması ve bölgesel güç projeksiyonu yapabilmesi için gerekli olan kapsayıcı kimlik inşasını analiz etmek üzere kullanmakta ve literatürdeki geleneksel güvenlik yaklaşımlarıyla karşılaştırmaktadır(Mufti, 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazar, Türkiye'nin ikinci yüzyılına girerken karşı karşıya kaldığı temel sınamanın, yükselen bir güç olarak komşularını endişelendiren yapısal kısıtlar ile baskın milliyetçi kimlik paradigması arasındaki uyumsuzluk olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede, dış politikada tepkisel kalmaktan kurtulmak ve iç toplumsal bütünlüğü koruyabilmek için Kürtleri ve bölgesel unsurları kapsayan yeni ve kapsayıcı bir büyük asabiyyenin (asabiyya kubra) inşa edilmesinin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu sonuçuna varılmaktadır(Mufti, 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, Türk dış politikasının yüz yıllık tarihini klasik siyaset felsefesi kavramları ile uluslararası ilişkiler teorisinin kesişim noktasında değerlendiren özgün bir kuramsal çerçeve sunmaktadır. Uluslararası ulusal güvenlik ve strateji yazınında sıklıkla başvurulan yapısal gerçekçi yaklaşımların ötesine geçerek, Thukydides'in Isparta-Atina modeli ile İbn Haldun'un asabiyye kavramını bütünleştirmektedir. Böylece dış politikadaki yönelim değişikliklerinin ve stratejik tıkanıklıkların yalnızca anlık iktidar tercihlerinden değil, toplumsal kimlik inşası ile jeopolitik zorunluluklar arasındaki tarihsel gerilimden kaynaklandığını literatüre kazandırmaktadır.
Metin, yazarın daha önceki çalışmalarında geliştirdiği Türk stratejik kültüründeki cesaret ve temkinlilik diyalektiğini bir adım öteye taşımaktadır. Klasik metinlerin güncel dış politika analizlerinde nasıl birer araçsal model olabileceğini göstererek, Türk dış politikası yazınındaki Kemalist statükoculuk ile neo-Osmanlıcı genişlemecilik arasındaki dönemsel salınımları kuramsal bir zemine oturtmaktadır. Aynı zamanda ABD'nin 1950'ler ve 1960'lardaki Mısır politikasını günümüz Türkiye-ABD ilişkileriyle karşılaştırarak tarihsel-karşılaştırmalı dış politika analizi literatürüne özgün bir ampirik ve analitik katkı sağlamaktadır.
Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu eser, Türk dış politikasında yaşanan eksen kayması veya güvenlikleşme tartışmalarına çok katmanlı bir bakış açısı sunmaktadır. Dış politikadaki sürekliliği coğrafi determinizmle (Rusya faktörü) açıklayan Parmenidesçi yaklaşımlar ile dönüşümü toplumsal mobilizasyon ve liderlik faktörleriyle açıklayan Herakleitosçu yaklaşımlar arasındaki sentezi somutlaştırmaktadır. Böylece araştırmacıların iç siyasal dinamikler, stratejik kültür, küresel hegemon baskısı ve toplumsal dayanışma (asabiyye) arasındaki etkileşimi kuramsal olarak haritalandırmalarına olanak tanımaktadır.
Kaynakça
- Thucydides. (1910). The Peloponnesian War. J. M. Dent & E. P. Dutton.
- Ibn Khaldun. (1958). Al-Muqaddima (F. Rosenthal, Trans.). Pantheon Books.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Coğrafi zorunluluklar dış politikada temel süreklilikleri belirlerken iç toplumsal mobilizasyon değişim dinamiklerini şekillendirir.
Tez çalışmalarında dış politikanın hem sabit coğrafi etkenler hem de dinamik iç siyasal süreçler tarafından nasıl birleşik biçimde yönlendirildiğini teorik olarak açıklamak için kullanılabilir(Mufti, 2023).
Bölgesel Güç Yükselişi ve Hegemonik Dengeleme: Türkiye ve Mısır Vakalarının Karşılaştırmalı Dış Politika Analizi
- Araştırma sorusu
- Yükselen bölgesel güçlerin özerk dış politika arayışları, küresel hegemonların güvenlik algılarını ve ittifak yapılarını nasıl dönüştürmektedir?
- Yöntem taslağı
- Nitel karşılaştırmalı vaka incelemesi deseni benimsenecektir. Türkiye (2002-2023) ve Mısır (1952-1967) dönemlerine ait diplomatik yazışmalar, devlet arşiv belgeleri ve resmi demeçler sözel nitel içerik analizi ve süreç takibi (process tracing) yöntemiyle incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede ABD'nin Nasır dönemi Mısır'ına ve AK Parti dönemi Türkiye'sine yönelik politikalarındaki benzerlikler, hegemonik dengeleme hipotezinin farklı tarihsel kesitlerde sınanması için somut bir ampirik temel oluşturmaktadır(Mufti, 2023).
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Cumhuriyetin kuruluş dönemi koşulları kurucu kadroya stratejik kararlarda yüksek düzeyde özerklik kazandırmıştır.
Türk dış politikasının erken cumhuriyet dönemindeki statükocu ve içe dönük güvenlik yaklaşımının tarihsel-yapısal nedenlerini literatür taramasında temellendirmek amacıyla başvurulabilir(Mufti, 2023).
İbn Haldun'un Asabiyye Kuramı Çerçevesinde Türk Dış Politikasında Kimlik ve Güvenlik İlişkisi
- Araştırma sorusu
- Toplumsal kimlik kapsayıcılığı (büyük asabiyye) ile dış politikadaki proaktif genişleme stratejileri arasında nasıl bir ilişki vardır?
- Yöntem taslağı
- Tarihsel-sosyolojik analiz deseni yürütülecektir. 1980 sonrası Turgut Özal dönemi ile 2002 sonrası AK Parti iktidarının ilk dönemi ve 2016 sonrası güvenlikçi dönem söylem analizi yöntemiyle karşılaştırılacaktır. Örneklem doygunluğu ilkesi doğrultusunda nitel veri setleri analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Çalışmada AK Parti'nin kapsayıcı neo-Osmanlıcı vizyondan ulusalcı-güvenlikçi hatta gerilemesi asabiyye krizi ile açıklanmıştır. Bu hipotez farklı dönemler üzerinden sınanmaya uygundur(Mufti, 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Yükselen bölgesel güçlerin bağımsız dış politika arayışları küresel hegemon ile stratejik sürtüşmeleri artırmaktadır.
Türkiye-ABD ilişkilerinde son dönemde ortaya çıkan eksen kayması ve güvenlik krizlerini hegemon-bölgesel aktör dinamiği üzerinden tartışmak için kaynak gösterilebilir(Mufti, 2023).
Uluslararası İlişkiler Kuramında İki Kutupluluk ve Süreklilik: Thukydidesçi Isparta-Atina Modelinin Modern Dış Politika Analizine Uygulanması
- Araştırma sorusu
- Thukydides'in Isparta (statüko/durağanlık) ve Atina (genişleme/hareket) ikiliği, orta büyüklükteki devletlerin dış politika davranışlarını açıklamakta ne ölçüde geçerlidir?
- Yöntem taslağı
- Kuramsal ve kavramsal analiz deseni kullanılacaktır. Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki temkinli dış politika ile 21. yüzyıldaki aktif dış politika hamleleri Thukydidesçi kavramsal ölçeklerle sistemik düzeyde çözümlemeye tabi tutulacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarın metinde inşa ettiği Parmenidesçi/Herakleitosçu ve Isparta/Atina diyalektiği, kuramsal dış politika çalışmalarında doğrudan geliştirilmeye açık bir model sunmaktadır(Mufti, 2023).