İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2017

Erken Matematikte Güdülenmiş Unutma: Bir Kavram Kanıtlama Çalışması

Motivated Forgetting in Early Mathematics: A Proof-of-Concept Study

Okur sorusu

İlkokul öğrencilerinde matematik kaygısı ve olumlu matematik öz algısı akademik ara dönemlerde başarı artışını nasıl etkiler?

Bu çalışmada, 812 ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencisiyle yürütülen boylamsal analizlerde, yüksek matematik öz algısına sahip çocuklarda matematik kaygısının artmasıyla güz döneminden bahar dönemine kadar olan matematik başarı artışının anlamlı derecede düştüğü (b = -0,16, p = 0,003) gösterilmiştir. Düşük matematik öz algısına sahip çocuklarda ise kaygı ile başarı artışı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.

Kaynak izi: (Ramirez & Ramirez, 2017)

Öne çıkanlar

  • Yüksek matematik öz algısı ve yüksek matematik kaygısına sahip 1. ve 2. sınıf öğrencileri, kış tatilini içeren öğretim yılında beklenenin altında matematik başarısı artışı göstermektedir.
  • Matematik kaygısı, benlik imajı güçlü çocuklarda kimlik tehdidi oluşturarak akademik ara dönemlerde güdülenmiş unutma motivasyonunu tetikmektedir.
  • Güz dönemi başarı puanları incelendiğinde, güdülenmiş unutma riski taşıyan çocukların ders içeriğini eksik kodlamadığı, kayıpların ara dönemdeki baskılama süreçlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
  • Öğrencilerin sınıf içi kaygılarını gelişim fırsatı olarak yeniden çerçeveleyen psikolojik müdahaleler, ara dönemlerdeki bilgi kayıplarını azaltabilir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Gerardo Ramirez
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2017
Örneklem
Son analizlere dahil edilen örneklem, güz ve bahar dönemlerindeki tüm ölçümleri sorunsuz tamamlayan 812 ilkokul öğrencisinden (365 erkek; 356 birinci sınıf; %31,8 Afro-Amerikan,…
Veri kaynakları
Veriler eğitilmiş araştırma asistanları tarafından okul sınırları içinde iki oturumda toplanmıştır. İlk oturumda Woodcock-Johnson III Uygulamalı Problemler alt testi (Güz için…
Analiz yöntemi
PROCESS eklentisi kullanılarak eşzamanlı regresyon ve moderasyon analizleri yürütülmüştür. Bahar matematik W puanları güz puanları üzerine regresyona tabi tutularak…

İnceleme özeti

Eğitimciler genellikle öğrencilerin kendilerine öğretilen bilgileri akılda tutmaya motive olduklarını varsayarken, empirik kanıtlar, özellikle matematikte, ders bitiminden kısa süre sonra önemli bir unutma yaşandığını göstermektedir. Bilgi kaybına dair geleneksel açıklamalar genellikle yetersiz öğrenme programları, sonraki öğrenmenin eksikliği veya başlangıçtaki bilgi yapılarının zayıflığı gibi pasif faktörlere odaklanmaktadır. Bu çalışma ise, olumsuz akademik deneyimlerin öğrencilerin öz algılarını tehdit etmesi durumunda ortaya çıkan güdülenmiş unutma olarak adlandırılan aktif bir mekanizma üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu yaklaşım, öğrencilerin kendilerini olumlu bir ışıkta görme motivasyonlarını korumak için, özellikle akademik ara dönemlerde, matematiksel içeriği kasten unutmaya motive olabileceği bir hipotezi ortaya atmaktadır. Bu, akademik unutmayı kimlik tehdidi ve bellek bastırma psikolojik literatürü bağlamında ele almaktadır.

Bu kavram kanıtlama çalışmasının temel amacı, güdülenmiş unutma riski taşıyan çocukların akademik ara dönemlerde önemli ders içeriğini unutup unutmadığını araştırmaktır. Çalışma, özellikle matematik kaygısının (matematikle ilgili durumlara karşı duyulan korku) ve matematik öz algılarının (matematiğe ilgi ve keyif algıları) kimlik tehdidi yaratmak için nasıl etkileşime girdiğini incelemektedir. Araştırma, 812 birinci ve ikinci sınıf öğrencisinden oluşan geniş bir veri setini kullanmıştır. Katılımcıların matematik öz algıları, matematik kaygıları ve matematik başarıları güz döneminde, kış tatilinden önce değerlendirilmiş, ardından bahar döneminde matematik başarıları tekrar ölçülmüştür. Matematik başarı büyüme puanı, güz dönemi başarısının bahar dönemi başarısını tahmin ettiği bir regresyon modelinden elde edilen standartlaştırılmış artık değerler kullanılarak hesaplanmıştır.

Bulgular, yüksek matematik öz algılarına sahip çocuklarda, bildirilen matematik kaygısının artmasının, güz dönemi matematik başarılarına göre beklenen bahar dönemi başarı puanından daha düşük bir skorla ilişkili olduğunu göstermiştir (yani, daha düşük bir artık başarı puanı). Buna karşılık, düşük matematik öz algılarına sahip çocuklarda bu tür bir ilişki gözlemlenmemiştir. Benzer bir örüntü, çocukların güzden bahara başarı kaybı gösteren bir gruba ait olma olasılığı incelendiğinde de bulunmuştur. Matematik öz algıları yüksek olan öğrenciler arasında, matematik kaygısı arttıkça başarıda düşüş yaşayan bir gruba ait olma olasılığı anlamlı derecede yükselmiştir. Çalışma ayrıca, bu etkilerin çocukların başlangıçtaki öğrenme eksikliklerinden kaynaklanmadığını, zira matematik kaygısı ve öz algılarının güz dönemi matematik başarısını doğrudan etkilemediğini ortaya koymuştur.

Bu çalışma, öğrencilerin okulda öğrendiklerini unutma oranının bir kısmının, öğrencilerin kendi güdülenmiş unutma motivasyonundan kaynaklandığına dair güçlü bir kavram kanıtı sunmaktadır. Özellikle yüksek matematik öz algısına sahip çocukların, matematik kaygısı deneyimlediklerinde kimlik tehdidi yaşadığını ve bunun da unutmaya yol açan savunmacı bir tepkiyi tetiklediğini öne sürmektedir. Bu bulgular, güdülenmiş unutma literatürünü eğitim bağlamına taşıyarak, genç çocukların bile bu tür tehdit tabanlı savunmacı adaptasyonlar sergileyebileceğini göstermesi açısından önemlidir. Makale, akademik ara dönemlerin, öğrencilerin önceki ders materyallerini unutmaya istekli olabileceği bir bağlam değişimi işlevi görebileceği fikrini desteklemekte ve literatürdeki boşluğu doldurmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Bu çalışma, bireylerin hoş olmayan veya benliklerini tehdit eden anıları aktif olarak unuttukları "güdülenmiş unutma" teorisine dayanmaktadır. Sosyal psikolojideki "tehdit temelli teorilerden" yararlanılarak, insanların olumlu bir benlik imajını korumaya motive oldukları ve bu imaj tehdit edildiğinde güdülenmiş unutma da dahil olmak üzere başa çıkma stratejileri geliştirdikleri savunulur. Ayrıca, "bastırma ve zihinsel bağlam değişimi modelleri" de dikkate alınarak, akademik dinlenme dönemlerinin bir olay sınırı görevi görerek öğrencileri işten boş zamana geçiş yapmaya teşvik ettiği ve bunun da akademik anıların önceliğini azaltabileceği öne sürülmektedir. Bu çerçeve, matematik kaygısı ve öz algıları arasındaki etkileşimin kimlik tehdidi yaratma potansiyelini vurgulamaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Bu çalışma, akademik unutma literatürüne, özellikle de unutmanın pasif bir süreçten ziyade aktif ve motive edilmiş bir mekanizma olabileceği fikrine önemli katkılar sunmaktadır. Bilişsel psikolojideki kasıtlı unutma araştırmalarını (örneğin, düşün-düşünme paradigması) sosyal psikolojideki tehdit temelli teorilerle birleştirerek, bireylerin neden bilgi unutmayı seçebileceğine dair yeni bir bakış açısı sağlamaktadır. Ayrıca, matematik kaygısının çocukların akademik öz algıları ve öğrenme çıktılarındaki rolü üzerine yapılan mevcut araştırmaları genişleterek, güdülenmiş unutmayı matematik kaygısı ile akademik başarı arasındaki ilişkiyi açıklayan potansiyel bir aracı mekanizma olarak konumlandırmaktadır. Özellikle küçük çocuklarda akademik ara dönemlerde gözlemlenen unutma süreçlerini ele alarak bu literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu kavram kanıtlama çalışmasının temel amacı, güdülenmiş unutma riski taşıyan çocukların akademik ara dönemlerde önemli ders içeriğini unutup unutmadığını araştırmaktır. Çalışma, özellikle matematik kaygısının (matematikle ilgili durumlara karşı duyulan korku) ve matematik öz algılarının (matematiğe ilgi ve keyif algıları) kimlik tehdidi yaratmak için nasıl etkileşime girdiğini incelemektedir (Ramirez & Ramirez, 2017).

Yöntem ve yaklaşım

Araştırma, ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerinde matematik kaygısı ile matematik öz algısı arasındaki etkileşimin akademik ara dönem boyunca başarı artışına etkisini inceleyen nicel-ampirik ve boylamsal bir nicel araştırmadır. Çalışmada güz dönemi matematik başarısının bahar dönemi başarısını kestirdiği regresyon modelinden elde edilen artık başarı puanları (residual achievement scores) ve başarı farkı puanları kullanılarak güdülenmiş unutma hipotezi sınanmıştır (Ramirez & Ramirez, 2017).

Evren veya inceleme alanı
ABD'deki büyük bir kentsel bölgede bulunan ilkokulların 1. ve 2. sınıflarına devam eden öğrenciler hedef evreni oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Son analizlere dahil edilen örneklem, güz ve bahar dönemlerindeki tüm ölçümleri sorunsuz tamamlayan 812 ilkokul öğrencisinden (365 erkek; 356 birinci sınıf; %31,8 Afro-Amerikan, %23,4 Beyaz, %24,9 Hispanik/Latino, %6,4 Asyalı, %6,4 diğer/karma) oluşmaktadır.
Veri toplama süreci
Veriler eğitilmiş araştırma asistanları tarafından okul sınırları içinde iki oturumda toplanmıştır. İlk oturumda Woodcock-Johnson III Uygulamalı Problemler alt testi (Güz için Form A, Bahar için Form B) uygulanmış; ardından duygu oturumunda Revize Edilmiş Çocuk Matematik Kaygısı Ölçeği (CMAQ-R) ve TIMSS matematik öz algı maddeleri sunulmuştur.
Veri analiz yöntemi
PROCESS eklentisi kullanılarak eşzamanlı regresyon ve moderasyon analizleri yürütülmüştür. Bahar matematik W puanları güz puanları üzerine regresyona tabi tutularak standartlaştırılmış artık başarı puanları elde edilmiş, ayrıca güz-bahar puan farkından başarım kaybı olasılığını kestiren lojistik regresyon ve güz başarısındaki öğrenmeyi sınayan regresyon modelleri kurulmuştur.
matematik kaygısımatematik öz algısıgüdülenmiş unutmaartık başarı puanıkış tatili ara dönemikimlik tehdidi

Bulgular

  1. Yüksek matematik öz algısına sahip ilkokul öğrencilerinde matematik kaygısının artması, güz döneminden bahar dönemine kadarki süreçte matematik başarı artık puanlarında anlamlı bir düşüşe yol açmaktadır (Ramirez & Ramirez, 2017).

  2. Düşük matematik öz algısına sahip öğrencilerde matematik kaygısı ile bahar dönemi matematik başarı artık puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır (Ramirez & Ramirez, 2017).

  3. Matematik öz algısı yüksek olan grupta matematik kaygısının artması, öğrencilerin güz döneminden bahar dönemine doğrudan başarı kaybı yaşayan alt grupta yer alma olasılığını anlamlı şekilde yükseltmektedir (Ramirez & Ramirez, 2017).

  4. Güz dönemi matematik başarı puanları genel olarak matematik kaygısıyla kestirilirken, kaygı ve matematik öz algısı etkileşimi güz dönemi başarısı üzerinde anlamlı bir etki göstermemektedir (Ramirez & Ramirez, 2017).

Tartışma ve sonuç

Yüksek matematik öz algısına sahip çocuklarda matematik kaygısının artması, güz döneminden bahar dönemine beklenen matematik başarı artışının anlamlı biçimde düşmesine ve başarı kaybı yaşanma olasılığının yükselmesine yol açmaktadır. Buna karşın düşük matematik öz algısına sahip çocuklarda matematik kaygısı ile artık başarı puanı arasında benzer bir olumsuz ilişki gözlenmemiştir.

Yazar bu durumu, olumlu matematik benlik algısını korumaya kararlı çocukların sınıfta yaşadıkları kaygı verici deneyimleri öz imajlarına bir tehdit olarak algılamalarıyla açıklamaktadır. Bu benlik tehdidi, dersin bittiği ve dinlenme amaçlarının öne çıktığı kış tatili ara döneminde tetiklenmekte; çocuklar tehdit edici matematik anılarını bilinçli veya otomatik süreçlerle baskılayarak unutma motivasyonu geliştirmektedir.

Elde edilen bulgular, laboratuvar ortamında yönlendirilmiş unutma ve düşünme-düşünme (think-no-think) paradigmalarıyla yürütülen bilişsel psikoloji literatürünün yanı sıra benlik tehdidine dayalı sosyal psikoloji kuramlarıyla tam bir uyum sergilemektedir. Ayrıca üniversite öğrencileriyle yaz tatili bağlamında yürütülen önceki araştırmayla (Ramirez et al., 2017) paralellik göstererek, güdülenmiş unutmanın henüz ilkokul çağındaki küçük çocuklarda da akademik ara dönemlerde işleyen bir savunma mekanizması olduğunu kanıtlamaktadır.

Araştırma sonuçları, ders içi kaygının ve disflüan deneyimlerin öğrenme eksikliğinden ziyade, akademik ara dönemlerdeki anı baskılama süreçleri üzerinden başarıyı etkilediğine işaret etmektedir. Dolayısıyla eğitimcilerin ve ebeveynlerin, çocukların matematik kaygısını bir başarısızlık göstergesi yerine gelişim fırsatı olarak yeniden anlamlandırmalarına yardımcı olmaları ve ara dönem öncesinde öz benliklerini destekleyici yaklaşımlar sunmaları kritik önem taşımaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazar, üniversite düzeyindeki multivariable calculus öğrencileriyle yürütülen önceki araştırmaya (Ramirez et al., 2017) atıfta bulunarak, yüksek matematik öz algısına ve yüksek ders stresine sahip bireylerin akademik ara dönemlerde ders içeriğini daha hızlı unuttuklarını ve dersle ilgili düşüncelerden aktif olarak kaçındıklarını belirtmektedir. Bu durum, mevcut çalışmadaki ilkokul öğrencilerinin bulgularıyla doğrudan örtüşmektedir (Ramirez & Ramirez, 2017).

Yazar, beklenti-değer kuramındaki etkileşimsel modellerin (Trautwein et al., 2012) düşük başarı beklentisine ve yüksek öz algıya sahip öğrencilerin genel olarak daha az öğreneceğini öngören alternatif açıklamasını güz dönemi verisiyle sınamış; güz başarısında anlamlı bir etkileşim bulunmaması nedeniyle eksik kodlama hipotezinin bu veriyle desteklenmediğini ortaya koymuştur (Ramirez & Ramirez, 2017).

Yazarların ulaştığı sonuç

Bu kavram kanıtlama çalışması, ilkokul çağındaki çocukların sınıftaki tehdit edici matematik deneyimleriyle başa çıkmak adına dersle ilgili önemli bilgileri unutmaya motive olabileceklerini ortaya koymaktadır. Matematik kaygısı ve olumlu öz algının etkileşimi, kış tatili gibi akademik ara dönemlerde güdülenmiş unutmayı tetiklemekte ve yıllık başarı artışını baskılamaktadır. Eğitimcilerin, öğrencilerin olumsuz duygusal deneyimlerini ve kaygılarını yeniden çerçeveleyerek öz algı bütünlüklerini koruyacak psikolojik müdahaleler geliştirmeleri gerekmektedir (Ramirez & Ramirez, 2017).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, bilişsel psikoloji ve sosyal psikolojinin benlik tehdidi kuramlarını eğitim psikolojisi alanıyla birleştirerek özgün bir köprü kurmaktadır. Geleneksel eğitim araştırmalarında ders içeriğinin unutulması genellikle yetersiz tekrar, yanlış ders programlaması veya zayıf kodlama gibi yapılardan kaynaklanan pasif bir süreç olarak ele alınmıştır. Söz konusu makale ise unutmanın, öğrencilerin olumlu benlik algılarını korumak amacıyla başvurdukları aktif ve savunmacı bir psikolojik uyum mekanizması olabileceğini ileri sürmektedir. Bu çerçevede, ilkokul çağındaki küçük çocukların bile sınıfta yaşadıkları olumsuz kaygı tecrübelerini benlik algılarına bir tehdit olarak algılayıp kış tatili gibi akademik ara dönemlerde matematiği unutmaya motive olduklarını deneysel mantıkla ortaya koymaktadır.

Çalışma, Anderson ve arkadaşları tarafından geliştirilen düşünme-düşünme (think-no-think) ile yönlendirilmiş unutma paradigmalarına dayanan bilişsel bellek literatürünü temel almaktadır. Sosyal psikolojideki benlik doğrulama ve tehdit tabanlı başa çıkma kuramlarıyla bu bilişsel mekanizmaları sentezleyen araştırma, Ramirez ve diğerlerinin (2017) üniversite öğrencileri üzerinde yaz tatili bağlamında yürüttüğü çalışmayı genişletmektedir. Önceki çalışma yüksek stres ve yüksek matematik benlik algısının yaz tatilinde içerik unutmayı tetiklediğini gösterirken, mevcut çalışma bu dinamiğin yalnız üniversite seviyesinde değil, henüz birinci ve ikinci sınıf düzeyindeki küçük çocuklarda ve okul yılının ortasındaki kış tatilinde de geçerli olduğunu kanıtlayarak literatürdeki yaş ve zamanlama sınırlarını genişletmektedir.

Eğitim bilimleri ve psikoloji literatür taramalarında bu araştırma, akademik başarı kayıplarının yalnız sosyoekonomik imkân yetersizlikleri veya formal öğretim eksikliğiyle açıklanamayacağını gösteren kritik bir referans noktasıdır. Araştırmacılara, duygu-biliş etkileşiminin ve benlik koruma güdülerinin uzun süreli bellek performansı üzerindeki olumsuz etkilerini incelemek için teorik bir çerçeve sunmaktadır. Ayrıca, kış tatili ve yaz tatili gibi akademik ara dönemlerin yalnızca zaman geçişi değil, hedeflerin dinlenmeye kaydığı ve tehdit edici anıların bastırıldığı psikolojik eşikler olduğunu göstererek literatürdeki unutma modellerine duygu odaklı yeni bir boyut kazandırmaktadır.

Sözlük

Motivated Forgetting · Güdülenmiş Unutma
Bireyin benlik imajını ve öz saygısını tehdit eden hoş olmayan, ağrılı veya rahatsız edici anıları aktif veya otomatik kontrol süreçleriyle zihinden uzaklaştırması durumudur.
Math Anxiety · Matematik Kaygısı
Matematiksel problemleri çözme veya sayılarla etkileşime girme durumlarında ortaya çıkan gerginlik, korku ve kaygı duygusudur.
Residual Achievement Score · Artık Başarı Puanı
Öğrencinin önceki dönem başarısına dayalı regresyon modelinin kestirdiği beklenen başarı puanı ile sonraki dönemde elde ettiği gerçek başarım puanı arasındaki farkı ifade eden değerdir.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewAkademik ara dönemlerde gözlenen başarı kayıpları yalnızca formal öğretim eksikliğiyle değil, öğrencilerin benlik tehdidi karşısında geliştirdikleri güdülenmiş unutma mekanizmasıyla da açıklanabilir.

Tezin literatür taraması bölümünde, geleneksel pasif unutma kuramlarına alternatif olarak benlik savunma mekanizmalarının akademik öğrenmedeki rolünü vurgulamak için kullanılır (Ramirez & Ramirez, 2017).

İlkokul Öğrencilerinde Matematik Kaygısı ve Yıl İçi Başarı Artışının Güdülenmiş Unutma Çerçevesinde İncelenmesi

Araştırma sorusu
İlkokul öğrencilerinde matematik kaygısı ile matematik öz algısı arasındaki etkileşim, sömestr tatili öncesi ve sonrası başarı değişimini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Boylamsal ve nicel bir araştırma deseni kurgulanır. Sömestr tatilinden hemen önce ve hemen sonra öğrencilerin matematik kaygısı, öz algıları ve sınıfta öğretilen müfredata özgü matematik başarıları ölçülür. Katılımcı sayısı güç analizi ile belirlenir. Veriler düzenlenmiş doğrusal regresyon ve artık puan analizleriyle değerlendirilir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede kış tatili öncesi ve sonrası doğrudan sınıf içi müfredat başarısının ölçülmemiş olması bir sınırlılık olarak belirtilmiş ve gelecek araştırmalar için önerilmiştir (Ramirez & Ramirez, 2017).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveYüksek alan öz algısına sahip bireyler, o alanda yaşadıkları olumsuz veya kaygı verici tecrübeleri öz imajlarına doğrudan bir tehdit olarak algılar.

Tezin kuramsal çerçevesinde duygu, öz algı ve bellek performansı arasındaki etkileşim modelini kurarken benlik tehdidi mekanizmasını açıklamak üzere yer verilir (Ramirez & Ramirez, 2017).

Öz Onaylama Müdahalelerinin Akademik Tatil Dönemindeki Güdülenmiş Unutma Üzerindeki İyileştirici Etkisi

Araştırma sorusu
Kış tatili öncesinde uygulanan öz onaylama yazma müdahalesi, yüksek matematik kaygısına sahip öğrencilerin güdülenmiş unutma düzeylerini azaltmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Ön test-son test kontrol gruplu deneysel bir tasarım uygulanır. Deney grubundaki çocuklara tatil öncesinde benlik değerlerini destekleyen yazma veya çizim etkinlikleri yaptırılır; kontrol grubuna nötr etkinlik verilir. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle tespit edilir. Gruplar arası başarı koruma farkları ANCOVA ile analiz edilir.

Makaleyle bağlantısı: Yazar tartışma bölümünde, çocukların benlik bütünlüklerini koruyacak psikolojik müdahalelerin güdülenmiş unutmayı engelleyebileceğini teorik olarak öne sürmüştür (Ramirez & Ramirez, 2017).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaMatematik kaygısı yüksek olan ve olumlu benlik algısı taşıyan öğrenciler, akademik tatil süreçlerinde beklenen başarı artışının altında kalmaktadır.

Tezin tartışma bölümünde, elde edilen ampirik bulguların alan yazındaki duygu-başarı etkileşimleri ve ara dönem başarı kayıplarıyla karşılaştırılmasında destekleyici kanıt olarak sunulur (Ramirez & Ramirez, 2017).

Ortaokul Düzeyinde Fen Kaygısı ve Öğrenme Kaybının Akademik Ara Dönemler Bağlamında Analizi

Araştırma sorusu
Farklı disiplinlerde (ör. fen bilimleri) kaygı ve alan öz algısı etkileşimi, yaz tatili boyunca gözlenen başarı kaybını açıklamakta mıdır?
Yöntem taslağı
İlişkisel tarama modelinde tasarlanır. Eğitim yılı sonunda öğrencilerin fen kaygısı ve fen benlik algıları standart ölçeklerle ölçülür. Yaz tatili öncesi ve sonrası standart fen başarı testleri uygulanır. Örneklem güç analiziyle seçilir. Veriler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz edilir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede güdülenmiş unutma modelinin farklı akademik disiplinlere ve yaş gruplarına genellenebilirliği tartışmaya açılmıştır (Ramirez & Ramirez, 2017).

Kaynakça

  1. Ramirez, G., McDonough, I. M., & Jin, L. (2017). Classroom stress promotes motivated forgetting of mathematics knowledge. Journal of Educational Psychology, 109(6), 812–825. https://doi.org/10.1037/edu0000170
  2. Trautwein, U., Marsh, H. W., Nagengast, B., Lüdtke, O., Nagy, G., & Jonkmann, K. (2012). Probing for the multiplicative term in modern expectancy–value theory: A latent interaction modeling study. Journal of Educational Psychology, 104(3), 763–777. https://doi.org/10.1037/a0027470

Bu konudaki diğer çalışmalar

Eğitim BilimleriKuramsal makale · 2020

İkinci dil edinimi neden önemli bir konu?

L2EPP modeli, pozitif psikolojinin üç temel sütunu olan kurumlar, özellikler ve duyguları dil edinimi süreçlerindeki öncüller ve sonuçlarla ilişkilendiren döngüsel bir yapı sunmaktadır. Bu modelde duygular, hem bağımsız hem de bağımlı değişken olarak sistemin merkezinde konumlandırılmaktadır.

Kaiqi Shao ve 3 yazar · Frontiers in Psychology · Sosyal Bilimler