Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.20991/allazimuth.1413453

Türkiye'de Jeopolitik Öğretiminin Disipliner Sınırları ve Metodolojik Sorunları

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplinlerinde jeopolitik, coğrafi alanlar üzerindeki nüfuz ve otorite ilişkilerini inceleyen kritik bir alt alan olmasına rağmen, akademik düzeydeki konumu ve metodolojik sınırları sıklıkla tartışılmaktadır.

Yazar
Cem SAVAŞ
Yayın
All Azimuth A Journal of Foreign Policy and Peace
Tarih
2024-01-02
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler disiplinlerinde jeopolitik, coğrafi mekan ile güç mücadeleleri arasındaki dinamik ilişkiyi inceleyen temel bir alan olmasına rağmen, Türkiye'deki akademik yazında çoğunlukla dar bir çerçevede ele alınmaktadır. Türkiye'de jeopolitik kavramı genellikle devlet merkezli, katı realist paradigmalarla sınırlandırılmakta ve coğrafi determinizmin ötesine geçemeyen askeri-stratejik bir perspektifle öğretilmektedir. Bu durum, jeopolitiğin çok düzeyli analitik yapısını, kartografik yöntemlerini ve tarihsel-mekansal akıl yürütme becerilerini arka plana itmektedir. Türkiye'deki üniversitelerin eğitim müfredatlarında jeopolitiğin metodolojik boyutunun nasıl ve ne ölçüde temsil edildiği sorusu, disiplinler arası bütünleşme ve nitelikli akademik bilgi üretimi açısından çözülmesi gereken önemli bir sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerinde yürütülen Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler programlarında jeopolitik öğretiminin metodolojik ve kuramsal sınırlarını eleştirel bir biçimde analiz etmektir. Araştırmada nitel durum çalışması deseni benimsenmiş ve veri toplama yöntemi olarak belge incelemesi tekniği kullanılmıştır. Bu çerçevede, Türkiye'deki üniversitelerin Bologna Bilgi Sistemi üzerindeki jeopolitik, siyasi coğrafya ve ilgili derslerin haftalık izlenceleri, öğrenme çıktıları, ders içerikleri ve kaynakçaları taranmıştır. Elde edilen veriler, Fransız jeopolitik okulunun metodolojik parametreleri olan temsiller, kartografi ve çok boyutlu uzamsal ölçekler çerçevesinde nitel olarak sınıflandırılmış ve çözümlenmiştir.

Araştırma bulguları, Türkiye'de jeopolitik dersi sunan üniversitelerin müfredatlarında derin bir metodolojik boşluk ve kavramsal kargaşa olduğunu göstermektedir. İncelenen seksen üniversitenin altmış üçünde jeopolitik ve siyasi coğrafya kavramlarının birbirinin yerine ikame edilecek şekilde kullanıldığı ve disipliner sınırların bulanıklaştığı tespit edilmiştir. Jeopolitik derslerinin ezici çoğunluğunda kartografya, harita okuma yöntemleri ve jeopolitik temsiller gibi metodolojik araçların neredeyse tamamen göz ardı edildiği belirlenmiştir. Ayrıca, derslerin büyük bir kısmında metodoloji yerine kuramsal tartışmaların ya da doğrudan bölgesel güvenlik analizlerinin ağırlık kazandığı, bu durumun da öğrencilerin mekansal ve tarihsel akıl yürütme becerilerini kısıtladığı ortaya konmuştur.

Elde edilen sonuçlar, Türkiye'deki jeopolitik eğitiminin metodolojik bir revizyona ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yazar, sadece altı üniversitede jeopolitiğin metodolojik yönünü ön plana çıkaran derslerin bulunduğunu vurgulayarak bu durumun Türkiye'deki jeopolitik araştırmalarının kalitesini doğrudan etkilediğini savunmaktadır. Literatür bağlamında bu çalışma, jeopolitiği yalnızca bir dış politika analizi aracı değil, ampirik harita, mekansal ölçekler ve toplumsal temsilleri içeren bağımsız bir yöntem olarak yeniden düşünmeye çağırmaktadır. Türkiye'de bu alanda çalışma yürütecek araştırmacılar için bu bulgular, ders içeriklerinin küresel ve bölgesel dinamiklerle entegre edilerek kartografik okuryazarlık ve eleştirel temsillerle zenginleştirilmesi gerektiğini göstermesi açısından kritik öneme sahiptir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'deki üniversitelerin Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerindeki lisans ve lisansüstü ders müfredatlarını ve AKTS bilgi paketlerini inceleyerek jeopolitik öğretiminin mevcut durumunu eleştirel bir perspektifle ortaya koymak ve metodolojik karakterini geliştirmeye yönelik öneriler sunmaktır(SAVAŞ, 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu araştırma, Türkiye'deki üniversitelerin Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde jeopolitik eğitiminin durumunu incelemek amacıyla nitel durum çalışması (case study) metodolojisini benimsemiştir(SAVAŞ, 2024).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Bu çalışma, Yves Lacoste ve Béatrice Giblin tarafından geliştirilen Fransız jeopolitik okulu çerçevesini temel almaktadır. Bu yaklaşım, jeopolitiği devletler arası çatışmaların ötesinde, iç jeopolitik ölçekleri de kapsayan ve gücün mekan üzerindeki rekabetini jeopolitik temsiller üzerinden analiz eden eleştirel ve çok düzeyli bir metodoloji olarak tanımlar.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, klasik/realist jeopolitik yaklaşımlar ile eleştirel/temsili jeopolitik yaklaşımlar arasındaki teorik ve metodolojik ayrımı ele almaktadır. Aynı zamanda Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler disiplinindeki güvenlik, strateji ve dış politika eğitiminin jeopolitik ders içeriklerini nasıl sınırlandırdığına dair literatürdeki tartışmalara değinmektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'deki üniversitelerin Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler programlarında yer alan ve Bologna/AKTS ders kataloglarında jeopolitik, siyasi coğrafya veya jeostrateji konularını içeren tüm ders müfredatları araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
AKTS bilgi paketleri üzerinden erişilen, 80 üniversitedeki 120'den fazla lisans ve lisansüstü programda sunulan jeopolitik ve ilgili derslerin haftalık planları, ders içerikleri, amaçları ve öğrenme çıktıları çalışmanın materyalini oluşturmaktadır.
Veri toplama süreci
Veriler, Türk üniversitelerinin resmi web sitelerinde yer alan Bologna Bilgi Sistemi ve AKTS ders bilgi paketlerinin taranması ve bu sistemlerden ders amaçları, haftalık programlar ve kaynakçaların nitel olarak derlenmesiyle toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen nitel veriler, içerik analizi ve sınıflandırma yöntemleri kullanılarak tematik olarak kategorize edilmiş ve nitel durum çalışması çerçevesinde çözümlenmiştir.
Jeopolitik öğretimiMetodolojik arka planAKTS bilgi paketleriKavramsal karmaşaKartografyaDevlet merkezli yaklaşımCoğrafi ve tarihi muhakeme

Araştırmanın Bulguları

01

Türkiye'deki üniversitelerde jeopolitik derslerinin adlandırılmasında ve müfredat içeriklerinde 'Jeopolitik' ve 'Jeopolitika' kavramlarının tutarsız kullanımı, alanda ciddi bir terminolojik ve dilsel karmaşaya yol açmaktadır(SAVAŞ, 2024).

02

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde sunulan jeopolitik derslerinin çok büyük bir kısmında metodolojik bir temelin bulunmaması, eğitimin kuramsal ve kavramsal düzeyde derinleşmesini engellemektedir(SAVAŞ, 2024).

03

Türkiye'de jeopolitik eğitimi büyük oranda devlet merkezli ve sert realist bir bakış açısıyla, ulusal güvenlik ya da dış politika analiziyle sınırlandırılmakta; bu durum derslerin disiplinler arası yapısını daraltmaktadır(SAVAŞ, 2024).

04

Jeopolitik çalışmalarının temel yöntemlerinden biri olan haritalama ve kartografya yöntemlerine, Türkiye'deki üniversitelerin jeopolitik ders müfredatlarında neredeyse hiç yer verilmemektedir(SAVAŞ, 2024).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Türkiye'de Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler disiplininde jeopolitik öğretimi, genellikle devlet merkezli ve realist dış politika analizlerinin gölgesinde kalarak yöntemsel derinliğini yitirmektedir. Yazar, derslerin büyük çoğunluğunun güncel metodolojik yaklaşımlardan uzak bir biçimde, salt tarihsel olay aktarımı veya kuramsal ezberler şeklinde yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu durum, öğrencilerin jeopolitiği bağımsız ve dinamik bir analiz yöntemi olarak kavramasını zorlaştırmaktadır.

Müfredatlardaki kavramsal kaosun bir diğer yansıması da Türkçe terminolojide 'Jeopolitik' ve 'Jeopolitika' terimlerinin tutarsız ve birbirinin yerine geçecek şekilde kullanımıdır. Analizler, bu dilsel kakofoninin disiplinler arası sınırları belirsizleştirdiğini ve öğrencilerin jeopolitiği askeri bir vesayet söylemiyle özdeşleştirmesine yol açtığını göstermektedir. Bilimsel bir dil birliğinin kurulamaması, derslerin yöntemsel kalitesini de olumsuz etkilemektedir.

Fransız jeopolitik ekolünün önde gelen temsilcileri olan Yves Lacoste ve Béatrice Giblin'in vurguladığı gibi, coğrafya olmadan jeopolitik bir analiz yapmak mümkün değildir. Ancak Türkiye'deki üniversitelerin ders planları incelendiğinde, harita okuma ve kartografya becerilerinin neredeyse tamamen dışlandığı görülmektedir. Yazar, bu eksikliğin öğrencilerin olayları mekansal ve çok boyutlu ölçeklerde değerlendirme yetisini kısıtladığını savunmaktadır.

Sonuç olarak, Türkiye'de jeopolitik eğitiminin çağdaş ve metodolojik bir yapıya kavuşturulması, Uluslararası İlişkiler alanındaki akademik kalitenin artırılması açısından kaçınılmazdır. Müfredatların salt devlet odaklı güvenlik anlatılarından sıyrılarak mekansal temsilleri, kartografik analizleri ve yerel dinamikleri içeren bir perspektifle yeniden tasarlanması gerekmektedir. Bu dönüşüm, Türkiye'deki jeopolitik çalışmalarını küresel literatürle bütünleştirecektir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Türkiye'deki jeopolitik öğretiminin devlet merkezli ve realist yaklaşımlara sıkışmış olmasını eleştirirken, Yves Lacoste'un geliştirdiği ve jeopolitiği salt bir devletler arası çatışma aracı değil, çok boyutlu mekansal ve tarihsel bir analiz yöntemi olarak gören Fransız coğrafya ekolünün yaklaşımıyla karşılaştırmaktadır(SAVAŞ, 2024).

Yazar, Türkiye'deki mevcut jeopolitik müfredatının coğrafi temellerden yoksun olmasını eleştirirken, Giblin'in coğrafyasız bir jeopolitiğin olamayacağı yönündeki kuramsal önermesini temel almakta ve Türkiye'deki derslerin coğrafi analiz boyutunun eksik olduğunu bu çerçevede ortaya koymaktadır(SAVAŞ, 2024).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Türkiye'deki üniversitelerde yürütülen jeopolitik eğitiminin metodolojik ve kavramsal kalitesini artırmak için, müfredatlara coğrafi ve tarihsel muhakemeyi birleştiren çok boyutlu analiz yöntemlerinin ve özellikle kartografya (harita) eğitiminin dahil edilmesi gerekmektedir. Eğitim süreçlerinin devlet merkezli dar kalıplardan kurtarılarak eleştirel ve yöntemsel bir zemine taşınması, alandaki bilimsel üretimin niteliğini doğrudan yükseltecektir(SAVAŞ, 2024).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, Türkiye'de Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerindeki jeopolitik öğretimini ilk kez ampirik ve nitel bir durum çalışması çerçevesinde, AKTS bilgi paketleri üzerinden sistematik olarak haritalandıran öncü bir yapıttır. Literatürde jeopolitiğin sadece kuramsal veya stratejik boyutlarına odaklanan geleneksel çalışmaların aksine, bu çalışma konunun pedagojik, terminolojik ve metodolojik boyutlarını ön plana çıkararak akademik müfredatların kurumsal bir röntgenini çekmektedir. Yöntem eksikliğinin yükseköğretimdeki yansımalarını göstererek eğitim bilimleri ile siyaset bilimi arasında köprü kurar.

Çalışma, Fransız jeopolitik ekolünün (Yves Lacoste, Béatrice Giblin, Barbara Loyer) geliştirdiği temsil, iç jeopolitik ve mekansal ölçekler metodolojisinden beslenmektedir. Geleneksel Anglo-Amerikan realist jeopolitik yaklaşımlarının devleti ve coğrafi determinizmi merkeze alan dar bakış açısını, eleştirel coğrafya literatürüyle sörgülamaktadır. Türkiye literatüründeki güvenlik eksenli askeri jeopolitik algısının, coğrafi ve tarihsel muhakemeden yoksun olduğunu savunarak, uluslararası ilişkiler kuramları ile jeopolitik yöntem arasındaki metodolojik ayrışmayı netleştirmektedir.

Uluslararası ilişkiler disiplininde jeopolitik öğretimine dair yapılacak literatür taramalarına, Türkiye ölçeğinde kapsamlı bir ampirik veri tabanı ve kurumsal durum tespiti sunmaktadır. Akademik müfredatların sadece ders adları üzerinden değil, haftalık içerikler, öğrenme çıktıları ve kaynakçalar üzerinden nitel doküman analizine tabi tutulması yöntemiyle literatüre katkı sağlamaktadır. Çalışma, jeopolitiğin bir kuram değil, mekansal ve tarihsel bir analiz yöntemi (know-how) olduğu tezini literatüre güçlü bir biçimde yerleştirerek gelecekteki müfredat geliştirme çalışmalarına yön vermektedir.

Kaynakça

  1. LACOSTE, Y. (2009). Géopolitique. La longue histoire d'aujourd'hui. Paris: Larousse.
  2. GIBLIN, B. (2012). La géopolitique: un raisonnement géographique d'avant-garde. Hérodote, 146-147, 3-13.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Uluslararası İlişkiler Eğitimi ve Müfredat Çalışmaları

Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler müfredatlarında jeopolitik kavramı çoğunlukla kuram ile yöntem karıştırılarak verilmektedir.

Bu çalışma, Türkiye'deki ders müfredatlarında jeopolitiğin bilimsel bir yöntem olarak konumlandırılmasındaki eksiklikleri ampirik olarak kanıtlamak için referans gösterilebilir(SAVAŞ, 2024).

Türkiye'de Uluslararası İlişkiler Akademisyenlerinin Jeopolitik ve Kartografya Okuryazarlığı Algısı

Araştırma sorusu
Türkiye'deki Uluslararası İlişkiler akademisyenleri jeopolitikte kartografya ve haritalama araçlarının öğretimsel değerini nasıl algılamaktadır?
Yöntem taslağı
Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerinde jeopolitik dersi veren öğretim üyelerinden amaçlı örneklem yöntemiyle seçilecek katılımcılarla yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilecektir. Nitel veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna ulaşıldığında belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın Türkiye'deki müfredatlarda kartografya ve haritalama yöntemlerinin neredeyse tamamen dışlandığına ve bunun yöntemsel bir eksiklik olduğuna dair bulgusundan hareketle tasarlanmıştır(SAVAŞ, 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · Jeopolitik Metodolojisi ve Kartografya

Türkiye'deki jeopolitik eğitiminin en büyük eksikliklerinden biri haritalama ve kartografya yöntemlerinin dışlanmasıdır.

Müfredatlarda kartografik ve uzamsal analizlerin eksikliğini vurgulamak ve derslere harita metodunun entegrasyonu ihtiyacını savunmak amacıyla kullanılabilir(SAVAŞ, 2024).

Jeopolitik Eğitiminde Kuram ve Yöntem Ayrımı: Öğrenci Kazanımlarının Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Jeopolitik derslerinde sadece kuram odaklı eğitim alan öğrenciler ile yöntem ve harita analizi odaklı eğitim alan öğrencilerin mekansal analiz becerileri arasında anlamlı bir fark var mıdır?
Yöntem taslağı
Uluslararası İlişkiler bölümlerindeki iki farklı jeopolitik sınıfında yarı deneysel desen uygulanacaktır. Bir gruba klasik kuramsal müfredat, diğer gruba ise kartografik ve yöntemsel analiz içeren müfredat uygulanacaktır. Dönem başında ve sonunda öğrencilerin mekansal analiz becerileri araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşüyle geçerliği doğrulanmış bir senaryo analiz testi ile ölçülecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın Türkiye'deki jeopolitik derslerinde kuram ile yöntemin karıştırıldığı ve bunun yöntemsel zayıflığa yol açtığı yönündeki tespitine dayanarak geliştirilmiştir(SAVAŞ, 2024).

03

Tez veya makalede kullanım · Uluslararası İlişkilerde Nitel Araştırma Yöntemleri

AKTS bilgi paketleri, yükseköğretimdeki eğitim yaklaşımlarını ölçmek ve analiz etmek için güvenilir ve nesnel bir doküman kaynağıdır.

Sosyal bilimlerde yükseköğretim müfredatlarını inceleyen çalışmalarda, AKTS paketlerinin birer birincil veri ve doküman analizi aracı olarak kullanım meşruiyetini desteklemek için referans verilebilir(SAVAŞ, 2024).

Türkiye ve Fransa'daki Jeopolitik Ders Müfredatlarının Karşılaştırmalı Müfredat Analizi

Araştırma sorusu
Türkiye ve Fransa'daki Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde okutulan jeopolitik derslerinin AKTS içerikleri metodolojik ve mekansal ölçekler bakımından nasıl farklılaşmaktadır?
Yöntem taslağı
Her iki ülkeden eşleştirilmiş özelliklere sahip devlet üniversitelerinin AKTS ders paketleri nitel durum çalışması deseni kapsamında toplanacaktır. Dokümanlar, içerik analizi yöntemiyle mekansal ölçekler, kartografya kullanımı ve kuramsal yaklaşımlar temaları altında kodlanarak karşılaştırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmasında Türkiye'deki durumun eleştirel jeopolitik yönteminden uzak olduğunu savunurken Fransız coğrafya ekolüne ve onun temsil yöntemlerine atıfta bulunmasından esinlenmiştir(SAVAŞ, 2024).