İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2026

Yükseköğretim Elemanlarında Öğretimden Keyif Almanın Psikolojik ve Örgütsel Belirleyicileri: İyilik Hali, Dayanıklılık ve Keyif Zinciri

What makes teaching joyful? Unpacking the wellbeing-resilience-enjoyment chain in higher education faculty

Okur sorusu

Üniversite akademisyenlerinin ders anlatımından keyif almalarını sağlayan temel psikolojik ve örgütsel etkenler nelerdir?

Çin'deki 273 üniversite akademisyeniyle yürütülen bu ampirik çalışmada, akademisyenlerin öğretim öz-yeterlikleri ve psikolojik iyilik halleri öğretimden keyif almanın en güçlü doğrudan yordayıcıları olarak belirlenmiştir.

Kaynak izi: (Zhao et al., 2026) · (Zhao et al., 2026) · (Zhao et al., 2026)

Öne çıkanlar

  • Öğretim öz-yeterliği (beta = 0,39) ve psikolojik iyilik hali (beta = 0,37) akademisyenlerin öğretim hazzını doğrudan ve pozitif etkilemektedir.
  • Duygusal dayanıklılık, bireysel psikolojik güçlerin sürdürülebilir öğretim hazzına dönüşmesinde kilit bir aracı değişkendir.
  • Yüksek mesleki adanmışlık, duygusal dayanıklılığın ders anlatımından keyif alma üzerindeki olumlu etkisini belirgin şekilde pekiştirmektedir.
  • Genel örgütsel ve kurumsal destekler, dayanıklılık ile öğretim hazzı arasındaki ilişkiyi tek başına düzenlememektedir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Zixiang Zhao ve 2 yazar
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2026
Örneklem
Çin genelindeki farklı üniversitelerden amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen ve anketi eksiksiz dolduran 273 akademisyen (yüzde 54,2 erkek, yüzde 45,8 kadın).
Veri kaynakları
Ölçek ifadelerini içeren çevrim içi anket formu akademik e-posta listeleri, üniversite ağları ve mesleki gruplar aracılığıyla 4 haftalık süre içinde toplanmıştır.
Analiz yöntemi
Verilerin analizinde IBM SPSS 26 ve AMOS 24 yazılımları kullanılmış; doğrulayıcı faktör analizi, Pearson korelasyonu, çoklu regresyon, 5.000 örneklemli bootstrapping aracılık…

İnceleme özeti

Yükseköğretim ortamlarında akademisyenlerin yaşadıkları duygusal deneyimler ve psikolojik durumlar, eğitim-öğretim süreçlerinin niteliğini ve öğrencilerin öğrenme motivasyonunu doğrudan etkileyen kritik unsurlar arasında yer almaktadır. Geleneksel eğitim araştırmaları çoğunlukla öğretmen tükenmişliği, mesleki stres ve performans eksiklikleri üzerine yoğunlaşırken, son dönem pozitif psikoloji odaklı çalışmalar akademisyenlerin işlerinde hissettikleri içsel neşe ve keyif duygularını besleyen faktörlere yönelmiştir. Üniversite öğretim elemanlarının sınıftaki öğretim faaliyetlerinden haz duymaları, yalnızca genel iş doyumlarıyla sınırlı kalmayıp, ders planlama, öğrencilerle etkileşim kurma ve onların gelişimine tanıklık etme süreçlerindeki özgün memnuniyeti kapsamaktadır. Bu doğrultuda, akademisyenlerin öz-yeterlik inançları ile psikolojik iyilik hallerinin öğretimden keyif alma üzerindeki etkilerini anlamak ve bu ilişkinin arkasında yatan psikolojik ve örgütsel mekanizmaları çözümlemek yükseköğretim literatürü için büyük bir önem taşımaktadır.

Bu araştırmanın temel amacı, yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademisyenlerin öz-yeterlik algıları ve psikolojik iyilik hallerinin öğretimden keyif alma düzeyleri üzerindeki doğrudan etkilerini belirlemek, duygusal dayanıklılığın bu süreçteki aracı rolünü ortaya koymak ve kurumsal destek ile mesleki adanmışlığın düzenleyici işlevlerini ampirik bir model çerçevesinde test etmektir. Nicel araştırma desenine sahip olan çalışmada kesitsel tarma modeli benimsenmiş ve Çin'deki üniversitelerde görev yapan 273 akademisyenden amaçlı örnekleme yöntemiyle veri toplanmıştır. Geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış Likert tipi ölçme araçlarının kullanıldığı araştırmada, verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra SPSS ve AMOS yazılımları aracılığıyla doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon, çoklu regresyon, bootstrapping yöntemine dayalı aracılık analizleri ve hiyerarşik regresyon analizleri uygulanmıştır.

Elde edilen ampirik bulgular, akademisyenlerin psikolojik iyilik hallerinin ve öğretim öz-yeterlik inançlarının öğretimden keyif alma üzerinde güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı pozitif etkileri olduğunu göstermiştir. Yapısal eşitlik modellemesi ve bootstrapping analizleri, duygusal dayanıklılığın hem öz-yeterlik hem de iyilik hali ile öğretimden keyif alma arasındaki ilişkide tam aracı rol üstlendiğini doğrulamıştır. Bu durum, içsel psikolojik kaynakların sürdürülebilir bir öğretim hazzına dönüşebilmesi için bireyin stres ve zorluklar karşısında duygusal dengesini koruyabilme kapasitesinin zorunlu bir köprü işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır. Düzenleyici değişken analizlerinde ise mesleki adanmışlığın, duygusal dayanıklılığın öğretim keyfi üzerindeki pozitif etkisini anlamlı derecede güçlendirdiği saptanırken; kurumsal desteğin bu ilişki üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düzenleyici etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Araştırma sonuçları, yükseköğretim kurumlarında akademisyen psikolojisine dair teorik ve uygulamalı literatüre önemli katkılar sunmaktadır. Çalışma, pozitif psikoloji ve öz-belirleme kuramı ilkeleriyle uyumlu olarak, eksiklik odaklı yaklaşımlar yerine güçlü yönlere dayalı modellerin üniversite öğretim elemanlarının mesleki bağlılığını artırmadaki rolünü vurgulamaktadır. Tartışma ve sonuç bölümlerinde, kurumsal desteğin beklenenin aksine düzenleyici rol oynamamasının akademisyenlerin içsel özerklik ve dayanıklılık mekanizmalarına daha fazla dayanmalarından kaynaklanabileceği değerlendirilmiştir. Çalışma, üniversite yönetimlerine ve insan kaynakları birimlerine, akademisyenlerin öğretim hazlarını ve kalıcılıklarını artırmak adına duygusal dayanıklılığı geliştirici atölyeler düzenlemeleri, mesleki kimliği destekleyici kariyer yolları oluşturmaları ve hedefe yönelik içsel destek mekanizmaları kurgulamaları yönünde somut öneriler getirmektedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Araştırma, pozitif psikolojinin güçlü yönlere dayalı yaklaşımına (strength-based approach), Bandura'nın Öz-Yeterlik Kuramına ve Deci ile Ryan'ın Öz-Belirleme Kuramına dayanmaktadır. İyilik hali ve öz-yeterlik içsel psikolojik kaynaklar olarak ele alınmakta, duygusal dayanıklılık ise bu kaynakların sürdürülebilir bir mesleki hazza dönüşmesini sağlayan adapte edici bir aracı mekanizma olarak konumlandırılmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, yükseköğretimde akademisyenlerin psikolojik durumlarını inceleyen mevcut literatürdeki boşluklara odaklanmaktadır. Literatürde öğretmen öz-yeterliği ve iyilik hali çoğunlukla ilköğretim/ortaöğretim düzeyinde veya genel tükenmişlik bağlamında ele alınmış, üniversite öğretim elemanlarının öğretimden keyif alma duygusu müstakil bir bağımlı değişken olarak yeterince araştırılmamıştır. Ayrıca duygusal dayanıklılığın aracı rolü ile kurumsal destek ve mesleki adanmışlığın eşzamanlı düzenleyici etkileri ampirik modellerde ihmal edilmiştir.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademisyenlerin öz-yeterlik ve iyilik hallerinin öğretimden keyif alma düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek; bu ilişkide duygusal dayanıklılığın aracılık rolünü ve kurumsal destek ile mesleki adanmışlığın düzenleyici etkilerini ampirik olarak test etmektir (Zhao et al., 2026).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, Çin üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin öz-yeterlik, iyilik hali, duygusal dayanıklılık ve öğretimden keyif alma düzeyleri arasındaki ilişkileri inceleyen kesitsel bir ampirik araştırmadır (Zhao et al., 2026).

Evren veya inceleme alanı
Çin'deki yükseköğretim kurumlarında lisans veya lisansüstü düzeyde ders veren ve en az bir yıllık öğretim deneyimine sahip üniversite akademisyenleri.
Örneklem veya araştırma materyali
Çin genelindeki farklı üniversitelerden amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen ve anketi eksiksiz dolduran 273 akademisyen (yüzde 54,2 erkek, yüzde 45,8 kadın).
Veri toplama süreci
Ölçek ifadelerini içeren çevrim içi anket formu akademik e-posta listeleri, üniversite ağları ve mesleki gruplar aracılığıyla 4 haftalık süre içinde toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Verilerin analizinde IBM SPSS 26 ve AMOS 24 yazılımları kullanılmış; doğrulayıcı faktör analizi, Pearson korelasyonu, çoklu regresyon, 5.000 örneklemli bootstrapping aracılık analizi ve hiyerarşik regresyon uygulanmıştır.
Öğretim Öz-Yeterliği (Self-Efficacy)Psikolojik İyilik Hali (Teacher Well-Being)Duygusal Dayanıklılık (Emotional Resilience)Öğretimden Keyif Alma (Teaching Enjoyment)Kurumsal Destek (Institutional Support)Mesleki Adanmışlık (Professional Commitment)

Bulgular

  1. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre hem psikolojik iyilik hali (beta = 0,37) hem de öğretim öz-yeterliği (beta = 0,39) akademisyenlerin öğretimden aldıkları keyfin istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü pozitif yordayıcılarıdır (Zhao et al., 2026).

  2. Bootstrapping yöntemiyle yapılan aracılık analizi, duygusal dayanıklılığın hem öz-yeterlik ile öğretimden keyif alma arasında hem de iyilik hali ile öğretimden keyif alma arasında tam dolaylı etki sağlayan anlamlı bir aracı değişken olduğunu göstermiştir (Zhao et al., 2026).

  3. Hiyerarşik regresyon analizinde mesleki adanmışlığın, duygusal dayanıklılık ile öğretimden keyif alma arasındaki pozitif ilişkiyi anlamlı biçimde güçlendiren bir düzenleyici değişken olduğu saptanmıştır (beta = 0,09, p < 0,01) (Zhao et al., 2026).

  4. Kurumsal desteğin, duygusal dayanıklılığın öğretimden keyif alma üzerindeki etkisinde beklenen düzenleyici rolü üstlenmediği ve bu etkileşim teriminin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir (beta = 0,06, p > 0,05) (Zhao et al., 2026).

Tartışma ve sonuç

Ampirik analiz sonuçları, üniversite akademisyenlerinin öğretim sürecinden duydukları memnuniyet ve keyfin birincil derecede içsel psikolojik kaynaklara bağlı olduğunu göstermektedir. Çoklu regresyon modelinde psikolojik iyilik hali ve öz-yeterlik inancı öğretimden keyif almayı anlamlı biçimde yordarken, bootstrapping analizleri duygusal dayanıklılığın bu iki öz kaynağın mesleki hazza dönüşmesinde kilit bir köprü görevi gördüğünü ortaya koymuştur.

Yazarlar elde edilen bu tabloyu güçlü yönlere dayalı psikoloji yaklaşımı (strength-based approach) ve Öz-Belirleme Kuramı çerçevesinde açıklamaktadır. Akademisyenlerin pedagojik yeterliklerine olan inançları ve genel psikolojik esenlikleri, karşılaşılan sınıf içi zorluklarla başa çıkma kapasitelerini yani duygusal dayanıklılıklarını beslemekte; bu dayanıklılık da ders anlatımındaki geçici memnuniyeti sürdürülebilir bir öğretim hazzına dönüştürmektedir.

Tartışma bölümünde bu sonuçlar mevcut literatürle ilişkilendirilmiştir. Öz-yeterliğin içsel motivasyon ve öğretim hazzı üzerindeki etkisi Schunk ve DiBenedetto (2021) ile Bandura'nın (1977) kuramsal modelleri doğrultusunda doğrulanmış; iyilik hali ve dayanıklılık ilişkisi ise Van Dierendonck ve Lam (2023) ile Bagdziuniene ve arkadaşlarının (2023) bulgularıyla paralellik göstermiştir. Mesleki adanmışlığın düzenleyici rolü de Shao (2023) ve Begum (2022) çalışmalarıyla desteklenmiştir.

Çalışmanın bağlamsal sınırları değerlendirildiğinde, genel kurumsal desteğin düzenleyici bir etki yaratmaması Çin yükseköğretimindeki standartlaştırılmış bürokratik yapıya bağlanmıştır. Bu durum, üniversite yönetimlerinin jenerik destek paketleri sunmak yerine, akademisyenlerin mesleki kimliklerini ve duygusal dayanıklılıklarını doğrudan güçlendirecek akran mentörlüğü ve bilişsel esneklik atölyelerine odaklanmaları gerektiğini göstermektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar elde ettikleri öz-yeterlik bulgusunu Schunk ve DiBenedetto'nun (2021) çalışmasıyla karşılaştırarak, yüksek öz-yeterliğin içsel motivasyonu artırıp ders içi katılımı ve keyfi teşvik ettiği yönündeki önceki literatürle tam uyum içinde olduğunu vurgulamaktadır (Zhao et al., 2026).

Yazarların ulaştığı sonuç

Çalışmanın sonuçları, yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademisyenlerin ders anlatımından keyif almalarını sağlayan temel mekanizmanın dışsal örgütsel imkânlardan ziyade içsel psikolojik kaynaklar (öz-yeterlik, iyilik hali ve duygusal dayanıklılık) ile güçlü mesleki kimlik olduğunu kanıtlamaktadır. Bu doğrultuda üniversitelerin tükenmişlik odaklı önlemler yerine akademisyenlerin içsel psikolojik kapasitelerini güçlendiren gelişim programlarına yatırım yapmaları gerekmektedir (Zhao et al., 2026).

Literatürdeki yeri

Yükseköğretim literatüründe bu çalışma, akademisyenlerin mesleki deneyimlerini yalnızca tükenmişlik ve stres gibi negatif çıktıları üzerinden değil, pozitif psikoloji odaklı bir yaklaşımla öğretimden keyif alma kavramı üzerinden ele alarak önemli bir işlev üstlenmektedir. Mevcut çalışmaların çoğu ilköğretim ve ortaöğretim kademelerine odaklanırken, bu araştırma üniversite öğretim elemanlarının içsel psikolojik kaynaklarının sınıftaki öğretim hazzına nasıl dönüştüğünü ampirik bir modelle açıklamaktadır. Çalışma, akademik personelin öz-yeterlik ve iyilik halinin doğrudan bir sonuç olmaktan ziyade, duygusal dayanıklılık aracılığıyla uzun vadeli bir mesleki tatmine evrildiğini gösteren kuramsal bir köprü kurmaktadır.

Bu çalışma, Bandura'nın öz-yeterlik teorisini ve Öz-Belirleme Kuramı'nı üniversite bağlamına entegre ederek önceki literatürün üzerine inşa edilmiştir. Literatürde öz-yeterlik ile iş doyumu arasındaki bağlar daha önce kurulmuş olsa da, bu araştırma duygusal dayanıklılığı (emotional resilience) bu ilişkide kilit bir mekanizma olarak konumlandırarak önceki ampirik boşlukları doldurmaktadır. Özellikle Bagdžiūnienė ve arkadaşlarının (2023) dayanıklılık üzerine yaptıkları çalışmalarla paralellik gösterirken, mesleki adanmışlığın bu süreçteki düzenleyici rolünü modele ekleyerek mevcut literatürü kuramsal derinlik ve bağlamsal spesifiklik açısından ileriye taşımaktadır.

Araştırma, yükseköğretimdeki literatür taramalarına bütüncül ve doğrulanmış bir 'iyilik hali-dayanıklılık-keyif' zinciri modeli sunarak katkıda bulunmaktadır. Kurumsal desteğin sınırlı etkisine karşın, bireysel psikolojik sermayenin ve mesleki kimliğin öğretim kalitesi üzerindeki belirleyici gücünü ampirik kanıtlarla ortaya koymaktadır. Bu model, araştırmacılara akademisyenlerin esenliğini etkileyen değişkenlerin sadece doğrusal değil, aynı zamanda aracı ve düzenleyici etkileşimlerle örülü olduğunu gösteren bir çerçeve sağlamaktadır. Özellikle yükseköğretimde retenziyon (elde tutma) ve eğitim kalitesi tartışmalarında, içsel motivasyon kaynaklarının önemini vurgulayan güncel bir referans noktası teşkil etmektedir.

Sözlük

teaching enjoyment · öğretimden keyif alma
Öğretim elemanının ders planlama, öğrencilerle etkileşim kurma ve öğretme sürecinde hissettiği içsel haz ve mutluluk duygusu.
emotional resilience · duygusal dayanıklılık
Akademisyenin mesleki stres, değişim ve zorluklar karşısında psikolojik dengesini koruyarak uyum sağlama ve toparlanma yeteneği.
professional commitment · mesleki adanmışlık
Bireyin öğretmenlik mesleğine duyduğu bağlılık, mesleki kimliği benimseme ve mesleğinde kalma arzusu.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · introductionÖğretim süreci, sadece bilişsel bir aktarım değil, aynı zamanda yoğun duygusal ve psikolojik çaba gerektiren bir uğraştır.

Yükseköğretimde öğretimin duygusal emeğini vurgulayan giriş paragraflarında kaynak olarak kullanılacaktır (Zhao et al., 2026).

Akademisyenlerde Öğretim Keyfinin Boylamsal Değişimi: Duygusal Dayanıklılığın Zaman İçindeki Rolü

Araştırma sorusu
Akademisyenlerin öğretimden aldıkları keyif ve duygusal dayanıklılık düzeyleri bir akademik yıl boyunca nasıl bir seyir izlemektedir?
Yöntem taslağı
Boylamsal (longitudinal) araştırma deseni kullanılmalıdır. En az bir akademik yıl boyunca, güz ve bahar yarıyıllarının başında, ortasında ve sonunda olmak üzere toplam altı veri toplama noktası belirlenmelidir. Veriler, makalede kullanılan ölçeklerin Türkçe formlarıyla toplanmalı ve zaman serisi analizi veya gizli büyüme eğrisi modellemesi (LGCM) ile analiz edilmelidir. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenerek en az 150 akademisyene ulaşılmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sınırlılıklar bölümünde belirtilen kesitsel veri kısıtını aşmak ve değişkenler arasındaki nedensel önceliği belirlemek amacıyla yazarın gelecek araştırma çağrısından türetilmiştir (Zhao et al., 2026).

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewAkademisyenlerin öz-yeterlik inançları ile genel iyilik halleri, sınıftaki öğretim keyfini belirleyen en güçlü içsel kaynaklardır.

Kavramsal çerçeve oluştururken öz-yeterlik ve esenlik ilişkisini açıklayan bölümlerde temel ampirik kanıt olarak sunulacaktır (Zhao et al., 2026).

Üniversite Yönetimlerinde Algılanan vs. Sunulan Kurumsal Destek: Nitel Bir Fenomenolojik İnceleme

Araştırma sorusu
Kurumsal desteğin öğretim keyfi üzerindeki etkisinin düşük çıkmasının altında yatan algısal ve yapısal faktörler nelerdir?
Yöntem taslağı
Nitel fenomenolojik araştırma deseni benimsenmelidir. Makalede kurumsal desteğin anlamsız çıkan düzenleyici rolünü anlamlandırmak için farklı akademik birimlerden akademisyenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmalıdır. Veri analizi için içerik analizi tekniği kullanılmalı ve veri doygunluğuna ulaşılana kadar (tahminen 20-25 görüşme) örneklem genişletilmelidir. Odak, sunulan desteğin akademisyenlerin gerçek ihtiyaçlarıyla ne ölçüde örtüştüğü olmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede kurumsal desteğin beklenen düzenleyici etkiyi yaratmaması bulgusundan ve yazarın Çin bağlamındaki standartlaştırılmış destek eleştirisinden türetilmiştir (Zhao et al., 2026).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaDuygusal dayanıklılık, bireysel öz kaynakların uzun vadeli mesleki hazza dönüşmesini sağlayan temel bir aracı mekanizmadır.

Bulguların tartışıldığı bölümlerde, dayanıklılığın neden kilit bir köprü olduğu bu makalenin aracılık analizi sonuçlarıyla desteklenecektir (Zhao et al., 2026).

Dijital ve Hibrit Öğretim Ortamlarında Öz-Yeterlik ve Dijital Tükenmişlik İlişkisi

Araştırma sorusu
Dijital öğretim ortamlarındaki teknolojik öz-yeterlik algısı, akademisyenlerin öğretimden keyif almalarını ve dijital tükenmişliklerini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
İlişkisel tarama modeli kullanılmalıdır. Pandemi sonrası değişen öğretim paradigmalarına uygun olarak 'dijital öz-yeterlik' ve 'dijital tükenmişlik' ölçekleri modele eklenmelidir. Veriler dijital ortamda ders veren akademisyenlerden toplanmalı ve çoklu grup yapısal eşitlik modellemesi (Multi-group SEM) ile hibrit ve tam çevrimiçi gruplar arasında karşılaştırma yapılmalıdır. Örneklem, farklı disiplinlerden en az 300 katılımcıyı kapsamalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın sonuç bölümünde belirttiği dijital ve hibrit öğretim ortamlarının psikolojik etkilerinin incelenmesi yönündeki gelecek araştırma önerisine dayanmaktadır (Zhao et al., 2026).

Kaynakça

  1. Schunk, D. H., & DiBenedetto, M. K. (2021). Self-efficacy and human motivation. In Advances in motivation science (Vol. 8, pp. 153-179). Elsevier.

Bu konudaki diğer çalışmalar