Dijital medyanın küresel ölçekte genci ve yaşlıyi kusatan yapısı, geleneksel medya kanallarının yerini sosyal medya platformlarına birakmasina neden olmuştur. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerin akıllı telefon ve sosyal medya uygulamalarını günlük hayatın merkezine koyması, gıda ve içecek endüstrisi için maliyetsiz ve geniş erişimi olan bir pazarlama alanı yaratmaktadır. Dünya genelinde milyarlari aşan sosyal medya kullanıcı sayısı, bu mecraların şirketler için stratejik birer reklam aracına dönüştüğünü gorturmektedir. Ancak birçok ülkede dijital pazarlamaya yönelik yasal düzenlemelerin yetersiz kalması veya ergenleri kapsamaması, bu alandaki denetimsizlik tartışmalarını beraberinde getirmektedir.
Bu çalışma, söz konusu dijital ortamda ünlülerin ve sosyal medya etkileyicilerinin paylaşımlarındaki gıda pazarlaması dinamiklerini çözünür hale getirmek amacıyla içerik analizi yöntemiyle tasarlanmıştır. Araştırmacı ekip, Dünya Sağlık Örgütü'nün Avrupa Bölge Ofisi tarafından geliştirilen CLICK İzleme Çerçevesi ve Besin Profili Modeli'ni rehber edinmistir. Örneklem seçiminde HypeAuditor veri analitiği platformu kullanılmış, gerçek takipçi sayısı ve etkileşim metriklerine göre en üst sıralarda yer alan hesaplar taranmıştır. Ocak 2021 ile Mayıs 2023 tarihleri arasında yayınlanan yiyecek ve içecek odaklı gönderiler, coder eğitimi ve Cohen'in kappa katsayısıyla sağlanan güvenilirlik testlerinin ardından titizlikle kodlanmıştır.
Elde edilen bulgular, tanıtılan ürünlerin büyük bir bölümünün sağlık açısından risk oluşturan kategorilerde yer aldığını ve Dünya Sağlık Örgütü ölçütlerine göre ergenlere pazarlanmasinin uygun bulunmadığını ortaya koymaktadır. Gazlı icecekler, aromali sular, enerji icecekleri ve hazır gıdalar en sık karşılaşılan ürün gruplarını oluşturmaktadır. Paylaşımlarda markanın etiketlenmesi ve logo kullanımı gibi yönetim stratejileri ezici bir çoğunlukla uygulanırken; tat, enerji, spor etkinlikleriyle bağlantı kurma ve yeni ürün tanıtımı gibi ikna edici çağrı biçimlerinin tüketicilerin bilişsel savunmalarını zayıflattığı gözlemlenmiştir.
Sonuç bölümünde elde edilen veriler, önceki akademik çalışmalarla ve küresel literatürdeki bulgularla ilişkilendirilmiştir. Ünlülerin yaptığı tanitimlarin çoğu zaman ücretli ortaklık olarak belirtilmemesinin tüketiciler üzerinde akran tavsiyesi algısı yarattığı ve bu durumun ergenleri sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yönelttiği vurgulanmıştır. Araştırma, dijital ortamlardaki ortaklıkların net bir şekilde açıklanması gerektiğini, ebeveynlerin ve ergenlerin ikna edici pazarlama teknikleri konusunda eğitilmesinin önemli olduğunu savunarak ileride gerçek zamanlı maruz kalma ölçümleri yapılması yönünde çağrıda bulunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, bireylerin başka bir kişiyi begenmesinin eylemlerini ve tercihlerini taklit etmeye yol açabileceğini savunan Sosyal Kognitif Teori ile tüketici davranışı ve pazarlamada sembolik etkileşim olgularını ele alan kuramsal yaklaşımlara dayanmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Gıda endüstrisinin sosyal medyayı yalnızca tanıtım amacıyla değil, aynı zamanda etkileşimi artırmak için kullandığını gösteren dijital gıda pazarlaması literatürü, ünlülerin tüketim kararları üzerindeki etkisi ve dünya genelindeki ulusal düzenleme eksiklikleri kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.