Spor ortamlarında yüksek başarım baskısı altında yarışan sporcuların duygu durumlarını etkili bir şekilde yönetebilmeleri, hem sportif performansın optimal seviyeye ulaştırılması hem de genel psikolojik refahın korunması açısından kritik bir role sahiptir. Spor psikolojisi literatüründe, özerklik, yetkinlik ve ilişkisellik olarak tanımlanan temel psikolojik ihtiyaçların tatmin edilmesinin olumlu davranışsal ve duygusal çıktılarla ilişkili olduğu bilinmekle birlikte, bu ihtiyaçların duygu düzenleme süreçleri üzerindeki öncül rolü ve duygu düzenleme stratejilerinin spora özgü duygu durumları ile psikobiyososyal deneyimler arasındaki aracı mekanizmaları henüz tam olarak netleştirilmemiştir. Özellikle Gross'un duygu düzenleme süreç modeli ile Öz-Belirleme Kuramı'nın bütünleştirilmesi, sporcuların müsabaka öncesi ve esnasında yaşadıkları duygusal süreçlerin niteliğini kavramak açısından önemli bir araştırma sorusu sunmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, yarışmacı sporcularda temel psikolojik ihtiyaç tatminlerinin bilişsel yeniden değerlendirme ve ifadesel bastırma duygu düzenleme stratejileri aracılığıyla hoşa giden/gitmeyen duygular ve işlevsel psikobiyososyal deneyimler üzerindeki rolünü yapısal eşitlik modellemesiyle incelemektir. Araştırma kesitsel ampirik bir desen taşımakta olup, İtalya'daki spor kulüplerinde aktif olarak yarışan ve yaşları 16 ile 36 arasında değişen 424 sporcudan (246 erkek, 178 kadın; 164 bireysel, 260 takım sporcusu) veri toplanmıştır. Veri toplama sürecinde Temel İhtiyaçların Tatmini Ölçeği (BNSSS), Duygu Düzenleme Ölçeği (ERQ), Spor Duygu Ölçeği (SEQ) ve Psikobiyososyal Deneyim Anlamsal Farklılaşma Ölçeği (PESD-Sport) kullanılmıştır. Elde edilen veriler doğrulayıcı faktör analizi, MANOVA ve maksimum olasılık kestirimi ile önyükleme (bootstrap) yöntemine dayalı yapısal eşitlik modellemesi (SEM) kullanılarak analiz edilmiştir.
Yapısal eşitlik modellemesi sonuçları, yetkinlik ihtiyacı tatmininin hoş duygular (müjde/heyecan ve mutluluk) ve performansa katkı sağlayan işlevsel psikobiyososyal deneyimlerle pozitif, uyumsuz bir duygu düzenleme biçimi olan ifadesel bastırma ve hoş olmayan duygularla negatif ilişkili olduğunu göstermiştir. İlişkisellik ihtiyacı tatmininin ise uyumlu duygu düzenleme stratejisi olan bilişsel yeniden değerlendirme, hoş duygular ve işlevsel psikobiyososyal deneyimlerle pozitif, ifadesel bastırma ve hoş olmayan duygularla negatif ilişkili olduğu saptanmıştır. Aracılık analizleri, özerklik ve ilişkisellik ihtiyaç tatminlerinden hoşa giden duygulara ve işlevsel psikobiyososyal durumlara (özgüven, kararlılık, bilişsel ve bedensel modüller) bilişsel yeniden değerlendirme aracılığıyla anlamlı pozitif dolaylı etkiler olduğunu doğrulamıştır. İstisna olarak, ifadesel bastırmanın iletişimsel modülle pozitif ilişkili bulunması, olumsuz duyguların dışa vurulmamasının sosyal etkileşimi kolaylaştırabileceğine işaret etmektedir.
Elde edilen bulgular, Öz-Belirleme Kuramı ve Duygu Düzenleme Süreç Modeli'nin spor psikolojisindeki teorik öngörülerini desteklemekte ve antrenörler ile spor psikologları için somut uygulama olanakları sunmaktadır. Antrenörlerin sporcuların özerklik, yetkinlik ve ilişkisellik ihtiyaçlarını destekleyici güçlendirici bir güdüsel iklim yaratmaları, sporcuların müsabaka baskısını bir tehdit yerine fırsat olarak değerlendirmelerini sağlayan bilişsel yeniden değerlendirme stratejisini benimsemelerine imkân tanımaktadır. Bu durum müsabaka öncesi hoş duyguların artmasına ve işlevsel psikobiyososyal durumların pekişmesine katkı sağlamaktadır. Literatür taramaları bakımından bu araştırma, temel psikolojik ihtiyaçlar ile spora özgü duygu durumları arasındaki nedensel ve aracı yolları ampirik verilerle kanıtlayarak, spor psikolojisinde bütüncül duygu düzenleme müdahalelerinin tasarlanmasında güçlü bir teorik ve metodolojik referans oluşturmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, üç temel teorik modelin bütünleştirilmesine dayanmaktadır: Ryan ve Deci'nin Öz-Belirleme Kuramı çatısı altındaki Temel Psikolojik İhtiyaçlar Kuramı (özerklik, yetkinlik, ilişkisellik), Gross'un Duygu Düzenleme Süreç Modeli (öncül odaklı bilişsel yeniden değerlendirme ve tepki odaklı ifadesel bastırma) ve Hanin'in Bireysel Optimal İşlevsellik Bölgeleri (IZOF) modelinden türetilen psikobiyososyal deneyimler yaklaşımı.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, spor psikolojisinde antrenör tarafından oluşturulan güdüsel iklim (empowering/disempowering coaching climate), başarı yönelimi kuramı ve duygu düzenleme stratejilerini inceleyen geniş bir literatürü ele almaktadır. Özellikle Benita ve arkadaşlarının duygu düzenleme ve ihtiyaç tatmini üzerine çalışmalarına, Robazza ve arkadaşlarının güdüsel iklim ve IZOF modeli odaklı bulgularına ve Jones ve arkadaşlarının spora özgü duygu ölçeği geliştirmelerine atıfta bulunarak literatürdeki ampirik boşluğu doldurmaktadır.