İçeriğe geç

Nitel araştırma · 2026

Türkiye'deki Suriyeli Üniversite Öğrencileri Arasında Azınlık Stresi ve Sosyo-Kültürel Ayrışma

Minority Stress and Socio-Cultural Segregation among Syrian University Students in Türkiye

Okur sorusu

Suriyeli üniversite öğrencileri Türkiye'de ne tür psikososyal zorluklar yaşıyor?

Araştırma, Türkiye'deki Suriyeli üniversite öğrencilerinin kültürleşme süreçlerinin azınlık stresinden doğrudan etkilendiğini ortaya koymaktadır. Azınlık stresinden kaçınmak için grup içi sosyal kliklere yönelen öğrenciler, evlilik konusundaki güvensizlikler, içerik farklılaşması ve dışlayıcı bakışlar nedeniyle sosyo-kültürel bir ayrışma yaşamaktadır.

Öne çıkanlar

  • Suriyeli üniversite öğrencileri, ev sahibi toplumla yapılacak evliliklerin kültürel farklılıklar, dil engeli ve geçici koruma statüsünün getirdiği gelecek belirsizlikleri nedeniyle sürdürülemez olduğunu düşünmekte ve güvensizlik hissetmektedir.
  • Sınıf ve kampüs ortamında Suriyeli öğrencilerin sayısının artması, yerel öğrencilerle etkileşimi azaltarak etnik temelli kapalı grupların (sosyal kliklerin) oluşmasına ve sosyo-kültürel ayrışmanın derinleşmesine yol açmaktadır.
  • Suriyeli öğrencilerin dini ve kültürel hassasiyetleri doğrultusunda günlük konuşma temalarının (özellikle karşı cinsle ilişkiler) ev sahibi toplumdaki öğrencilerin ilgi alanlarından belirgin şekilde farklılaşması, gruplar arası iletişimi ve sosyal teması sınırlamaktadır.
Yayın türü
Nitel araştırma
Yazarlar
Mustafa Özmen
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2026
Örneklem
Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki üniversitelerde (Bingöl, Siirt, Muş Alparslan) öğrenim gören, en az 5 yıldır Türkiye'de ikamet eden, yaşları 22 ile 26 arasında…
Veri kaynakları
Katılımcıların demografik özelliklerini, düşüncelerini ve duyusal yapılarını kapsayan yarı yapılandırılmış açık uçlu görüşme formları kullanılarak Kasım ve Aralık 2023…
Analiz yöntemi
Elde edilen nitel verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmış olup, kodlama ve kategori oluşturma süreçleri NVivo 12 yazılımı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.…

İnceleme özeti

2011 sonrasında Türkiye'ye yönelen kitlesel göç hareketleri, ev sahibi toplum ile sığınmacılar arasında karmaşık psikososyal dinamikleri beraberinde getirmiştir. Üniversiteler, evrensel değerlerin ve toplumsal kabulün en üst düzeyde savunulduğu steril alanlar olarak kabul edilse de, azınlık grupları için örtülü dışlanma ve marjinalleşme mekanizmalarının işlediği mikro-alanlar haline gelebilmektedir. Literatürde Suriyeli öğrencilerin yükseköğretim deneyimlerine odaklanan sınırlı sayıda araştırma bulunmakla birlikte, bu süreçlerin azınlık stresi kuramsal çerçevesinde ele alınması büyük bir boşluk olarak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla, göçmenlerin yerel nüfusla kurdukları etkileşimin niteliği ve bunun sosyo-kültürel ayrışma süreçleriyle olan ilişkisinin derinlemesine çözümlenmesi gerekmektedir.

Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'de geçici koruma statüsü altında bulunan ve zorunlu göç deneyimi yaşamış Suriyeli üniversite öğrencilerinin maruz kaldıkları azınlık stresinin sosyo-kültürel ayrışma süreçlerindeki rolünü incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri benimsenmiş ve amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen, Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki üniversitelerde öğrenim gören 13 Suriyeli öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların Turkmen, Arap ve Kürt kökenli olmalarına dikkat edilmiş, elde edilen sözel veriler NVivo yazılımı kullanılarak tematik analiz yöntemiyle sistematik bir biçimde çözümlenmiştir. Çalışmanın güvenirliğini artırmak için üye kontrolü ve araştırmacı üçgenlemesi tekniklerine başvurulmuştur.

Gerçekleştirilen tematik analizler sonuçunda, Suriyeli öğrencilerin yerel halkla sosyalleşme süreçlerinde sosyo-kültürel ayrışmayı derinleştiren dört temel tema belirlenmiştir. Bu temalar sırasıyla; evliliğe karşı güvensizlik, sosyal klikleşmeler, konuşmalardaki içerik farklılaşması ve itici/dışlayıcı bakışlar olarak adlandırılmıştır. Bulgular, katılımcıların hissettikleri azınlık stresi nedeniyle grup içi dayanışma ve sosyalleşme eğilimlerinin arttığını, buna mukabil yerel toplumla olan etkileşimlerinin oldukça kısıtlandığını göstermektedir. Özellikle evliliğin sürdürülebilirliğine dair duyulan güvensizlik, farklı cinsiyet rolleri ve kültürel beklentiler nedeniyle geleceğe yönelik sosyal bütünleşmeyi engelleyen en baskın ayrışma unsurlarından biri olarak tespit edilmiştir.

Elde edilen bulgular, azınlık stresinin sığınmacı gençlerin uyum süreçlerinde yalnızca psikolojik bir yük değil, aynı zamanda yapısal bir ayrışma kaldıracı işlevi gördüğünü ortaya koymaktadır. Yazarlar, bu ayrışma refleksinin asimilasyona karşı bir savunma mekanizması olabileceğini ancak uzun vadede entegrasyonun önünde ciddi engeller oluşturduğunu tartışmaktadır. Bu çalışma, sığınmacı gençlerin yükseköğretimdeki uyum sorunlarını bireysel adaptasyon yetersizliklerinden ziyade sistematik azınlık stresi ve mikro-saldırılar üzerinden açıklayarak ulusal literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar, üniversitelerdeki psikolojik danışmanlık birimlerinin ve ruh sağlığı uzmanlarının çok kültürlü duyarlılığa sahip destek programları ve farkındalık çalışmaları geliştirmesi adına stratejik veriler sağlamaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Berry'nin akültürasyon modelleri (entegrasyon, asimilasyon, ayrışma ve marjinalleşme) ile Meyer'in damgalanma, ayrımcılık ve önyargıya maruz kalan etnik azınlık gruplarının yaşadığı psikolojik baskıyı açıklayan azınlık stresi modeline dayanmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışmada Türkiye'deki Suriyelilerin uyum ve eğitim deneyimlerine odaklanan ulusal literatür ile azınlık stresi, etnik mikro-saldırılar, gruplar arası temasın sınırları ve göçmenlerin ruh sağlığı sorunlarını inceleyen uluslararası literatür ele alınmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Zorunlu nedenlerle Türkiye'ye göç eden ve yükseköğretim gören Suriyeli öğrencilerin maruz kaldığı azınlık stresi nedeniyle ortaya çıkan sosyo-kültürel ayrışmayı incelemek ve bu ayrışmayı besleyen faktörleri derinlemesine anlamaktır (Özmen, 2026).

Yöntem ve yaklaşım

Bu araştırmada, Türkiye'de geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyeli üniversite öğrencilerinin azınlık stresi ve sosyo-kültürel ayrışma deneyimlerini incelemek amacıyla nitel araştırma deseni kapsamında yarı yapılandırılmış görüşmeler ve tematik analiz yaklaşımı benimsenmiştir (Özmen, 2026).

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'de yükseköğrenim gören ve geçici koruma statüsünde veya vatandaşlık almış olan Suriyeli üniversite öğrencileri.
Örneklem veya araştırma materyali
Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki üniversitelerde (Bingöl, Siirt, Muş Alparslan) öğrenim gören, en az 5 yıldır Türkiye'de ikamet eden, yaşları 22 ile 26 arasında değişen (ortalama yaş 23.54), 7'si kadın ve 6'sı erkek olmak üzere toplam 13 Suriyeli öğrenci.
Veri toplama süreci
Katılımcıların demografik özelliklerini, düşüncelerini ve duyusal yapılarını kapsayan yarı yapılandırılmış açık uçlu görüşme formları kullanılarak Kasım ve Aralık 2023 tarihlerinde çevrimiçi platformlar üzerinden sesli kayıt alınarak toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen nitel verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmış olup, kodlama ve kategori oluşturma süreçleri NVivo 12 yazılımı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Güvenirlik için üye kontrolü ve araştırmacı üçgenlemesi tekniklerinden yararlanılmıştır.
minority stresssocio-cultural segregationacculturation strategiesmicroaggressionsocial cliques

Bulgular

  1. Suriyeli üniversite öğrencileri, ev sahibi toplumla yapılacak evliliklerin kültürel farklılıklar, dil engeli ve geçici koruma statüsünün getirdiği gelecek belirsizlikleri nedeniyle sürdürülemez olduğunu düşünmekte ve güvensizlik hissetmektedir (Özmen, 2026).

  2. Sınıf ve kampüs ortamında Suriyeli öğrencilerin sayısının artması, yerel öğrencilerle etkileşimi azaltarak etnik temelli kapalı grupların (sosyal kliklerin) oluşmasına ve sosyo-kültürel ayrışmanın derinleşmesine yol açmaktadır (Özmen, 2026).

  3. Suriyeli öğrencilerin dini ve kültürel hassasiyetleri doğrultusunda günlük konuşma temalarının (özellikle karşı cinsle ilişkiler) ev sahibi toplumdaki öğrencilerin ilgi alanlarından belirgin şekilde farklılaşması, gruplar arası iletişimi ve sosyal teması sınırlamaktadır (Özmen, 2026).

  4. Üniversite içi ve dışı ortamlarda karşılaşılan önyargılı sorular, devletten haksız ayrıcalıklar alındığına dair iddialar ve dışlayıcı bakışlar (etnik mikroagresyonlar), öğrencilerin kendilerini 'öteki' hissetmelerini besleyerek ayrışmayı tetiklemektedir (Özmen, 2026).

Tartışma ve sonuç

Araştırma bulguları, Suriyeli öğrencilerin Türkiye'de karşılaştıkları ayrımcı yaklaşımlar ve dışlayıcı bakışlar nedeniyle ciddi bir azınlık stresi yaşadıklarını ve bu stresin onları sosyo-kültürel ayrışmaya doğru sürüklediğini göstermektedir. Yazar, bu durumu öğrencilerin kendilerini korumak amacıyla sığındıkları güvenli alan arayışı olarak açıklamaktadır.

Öğrencilerin evlilik konusundaki çekinceleri ve ev sahibi toplum üyeleriyle evliliğe karşı duydukları güvensizlik, geleceğe yönelik kalıcı bir uyumun önündeki en büyük engellerden biri olarak değerlendirilmektedir. Yazar, bu güvensizliğin temelinde yasal statü belirsizlikleri ile kültürel ve dini pratiklerdeki farklılaşmaların yattığını belirtmektedir.

Kampüs ve sınıf içi ortamlarda Suriyeli öğrenci sayısının artması, ilk etapta bir destek mekanizması sağlasa da, uzun vadede yerel öğrencilerle teması engelleyen sosyal kliklerin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Literatürde de vurgulandığı üzere, gruplar arası temasın azalması önyargıları beslemekte ve entegrasyon yerine ayrışma stratejisini kronikleştirmektedir.

Bulgular, günlük konuşma içeriklerindeki farklılıkların ve mikroagresif söylemlerin sosyal mesafeyi artırdığına işaret etmektedir. Ruh sağlığı uzmanlarının, azınlık stresiyle baş etme becerilerini güçlendirmek için üniversitelerde grup çalışmaları ve 'yaşayan kütüphane' gibi sosyal uyumu teşvik edici bütünleştirici müdahaleler tasarlamaları önerilmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Çalışmanın bulguları, göçmenlerin kültürleşme süreçlerinde en çok onaylanan yöntemin entegrasyon, en az tercih edilen sorunlu alanın ise marjinalleşme olduğunu belirten Carlson ve Güler (2018) çalışmalarıyla uyumludur (Özmen, 2026).

Katılımcıların deneyimledikleri azınlık stresinin etnik mikroagresyonlarla ve örtülü dışlama mesajlarıyla ilişkili olduğu bulgusu, literatürde etnik mikroagresyonların grup içi dayanışmayı artırırken dış dünya ile ayrışmaya yol açtığını gösteren Swann ve diğerlerinin (2022) bulgularıyla uyuşmaktadır (Özmen, 2026).

Yazarların ulaştığı sonuç

Araştırma, Türkiye'deki Suriyeli üniversite öğrencilerinin kültürleşme süreçlerinin azınlık stresinden doğrudan etkilendiğini ortaya koymaktadır. Azınlık stresinden kaçınmak için grup içi sosyal kliklere yönelen öğrenciler, evlilik konusundaki güvensizlikler, içerik farklılaşması ve dışlayıcı bakışlar nedeniyle sosyo-kültürel bir ayrışma yaşamaktadır. Gelecekte kalıcı sosyal uyumun sağlanabilmesi için bu öğrencilerin re-sosyalleşme süreçlerinin desteklenmesi ve kapalı grup normlarının kırılması gerekmektedir (Özmen, 2026).

Literatürdeki yeri

Mustafa Özmen tarafından gerçekleştirilen bu araştırma, literatürde sığınmacı ve mülteci uyumu çalışmalarına psikososyal bir boyut kazandırma işlevini üstlenmektedir. Mevcut çalışmalar genellikle dil engeli, ekonomik uyum ve yasal haklar gibi yapısal unsurlara odaklanırken, bu makale azınlık stresi teorisini sığınmacı gençlerin günlük yaşam deneyimlerine ve sosyo-kültürel ayrışma süreçlerine uygulamaktadır. Üniversite ortamının yapısal olarak hoşgörülü olduğu varsayımını sörgülayarak, örtülü dışlama biçimlerinin ve mikroagresyonların yükseköğrenim düzeyindeki sığınmacı gençlerin sosyal adaptasyonunu nasıl sekteye uğrattığını tematik bir çerçevede göstermektedir.

Bu çalışma, John Berry'nin kültürleşme teorisini ve Ilan Meyer'in azınlık stresi modelini temel alarak önceki literatürle güçlü bağlar kurmaktadır. Literatürde göçmenlerin entegrasyonu ve marjinalleşmesi arasındaki süreçlerin doğrusal bir zaman ilişkisine sahip olduğu savunulurken, bu çalışma Türkiye'deki Suriyeli üniversite öğrencileri özelinde zamanın tek başına entegrasyonu garanti etmediğini ve azınlık stresinin kronik bir ayrışmayı beslediğini savunarak önceki kabullerden ayrışmaktadır. Ayrıca Şar ve Kuru ile Uslu'nun temas azlığı ve kapalı toplumlaşma bulgularını nitel derinlikle zenginleştirmektedir.

Çalışma, sığınmacı gençlerin ev sahibi toplumla kurdukları re-sosyalleşme ağlarında ortaya çıkan örtülü engelleri kuramsal düzeyde sistemleştirerek literatüre katkı sunmaktadır. Özellikle evliliğe karşı güvensizlik, sosyal klikleşmeler, konuşmalardaki içerik farklılaşması ve dışlayıcı bakışlar şeklinde kavramsallaştırılan dört temel temanın, sadece bireysel psikolojiyi değil kolektif adaptasyon stratejilerini de nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle gelecekteki ampirik ve teorik derleme çalışmalarına, zorunlu göçmenlerin uyumunu değerlendirmede etnik mikroagresyonların ve ilişkisel beklentilerin dahil edilmesi gerektiği yönünde güçlü metodolojik ve kavramsal kanıtlar sağlamaktadır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewSığınmacı üniversite öğrencileri, maruz kaldıkları örtülü dışlama ve mikroagresif söylemler nedeniyle yüksek düzeyde azınlık stresi deneyimlemekte ve bu durum sosyal uyumlarını engellemektedir.

Tezlerin literatür taraması bölümlerinde, sığınmacı öğrencilerin karşılaştığı psikososyal engelleri ve etnik mikroagresyonların kampüs iklimindeki yansımalarını temellendirmek için bu makalenin bulguları kaynak gösterilebilir (Özmen, 2026).

Metropol ve Çevre İllerdeki Sığınmacı Öğrencilerin Azınlık Stresi ve Kültürleşme Stratejilerinin Karşılaştırılması

Araştırma sorusu
İstanbul'daki vakıf üniversitelerinde okuyan Suriyeli öğrenciler ile Doğu Anadolu'daki devlet üniversitelerinde okuyan Suriyeli öğrencilerin azınlık stresi algıları ve sosyo-kültürel ayrışma düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel karşılaştırmalı ilişkisel desen kullanılacaktır. Evren olarak Marmara ve Doğu Anadolu bölgelerindeki üniversiteler seçilecek; örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenen en az 350 Suriyeli öğrenciden oluşacaktır. Veriler Smedley vd. (1993) Azınlık Statüsü Stresi Ölçeği ve Barry (2001) Doğu Asya Kültürleşme Ölçeği'nin uyarlanmış versiyonlarıyla toplanıp SPSS'te bağımsız gruplar t-testi ve MANOVA analizleriyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmasının sınırlılıklarında, katılımcıların büyük kısmının Türkiye'nin tek bir coğrafi bölgesinde ikamet ettiğini belirtmesi ve bulguların genellenebilirliği için nicel ve karşılaştırmalı çalışmaların yapılması gerektiğini vurgulamasından türetilmiştir (Özmen, 2026).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveJohn Berry'nin kültürleşme teorisinde yer alan ayrışma (segregation) stratejisi, yalnızca bireysel bir tercih değil, azınlık stresinin dayattığı bir savunma mekanizmasıdır.

Kavramsal çerçeve oluşturulurken, azınlık stresi kuramı ile kültürleşme stratejileri arasındaki dinamik etkileşimi açıklamak ve sığınmacıların neden iç gruplara yöneldiğini teorik olarak desteklemek amacıyla makaledeki sentezlerden yararlanılabilir (Özmen, 2026).

Sığınmacı Öğrencilerde Etnik Mikroagresyon ve Depresyon Arasındaki İlişkide Sosyal Desteğin Aracılık Rolü

Araştırma sorusu
Türkiye'deki Suriyeli üniversite öğrencilerinin maruz kaldığı etnik mikroagresyonlar ile depresyon düzeyleri arasındaki ilişkide akran ve aile sosyal desteğinin koruyucu bir aracı rolü bulunmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel boylamsal ilişkisel araştırma deseni benimsenecektir. Örneklem, veri doygunluğu kurallarına paralel olarak gücü sağlamak amacıyla en az 250 Suriyeli aktif lisans öğrencisinden seçilecektir. Veriler, Ayrımcılıkla Baş Etme Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri ile toplanacak, aracı değişken analizleri AMOS programında Yapısal Eşitlik Modellemesi ile gerçekleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Tartışma bölümünde, mikroagresif davranışların ve dışlayıcı bakışların Suriyeli öğrencilerde psikolojik stresörleri tetikleyerek depresyon riskini artırdığı yönündeki literatür atıflarından ve yazarın baş etme mekanizmalarının incelenmesi yönündeki çağrısından türetilmiştir (Özmen, 2026).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaSığınmacıların ev sahibi toplumla evlilik planlamalarındaki güvencesizlik hissi ve kültürel kaygıları, uzun vadeli entegrasyonun önündeki en büyük ilişkisel engellerden biridir.

Tartışma bölümlerinde, sığınmacı gençlerin geleceğe yönelik aile kurma beklentilerini ve evlilik konusundaki güvensizliklerini yerel araştırmaların bulgularıyla karşılaştırıp yorumlamak için bu makalenin bulguları referans alınabilir (Özmen, 2026).

Üniversite Kampüslerinde Sosyal Uyumu Teşvik Etmek Amacıyla Tasarlanan 'Yaşayan Kütüphane' Müdahale Programının Etkililiği

Araştırma sorusu
Yerel ve sığınmacı öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen 'Yaşayan Kütüphane' odaklı psikoeğitim programı, yerel öğrencilerin sığınmacılara yönelik önyargı düzeylerini azaltmada ve sığınmacı öğrencilerin azınlık stresi algılarını düşürmede etkili midir?
Yöntem taslağı
Öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen tasarlanacaktır. Deney ve kontrol gruplarının büyüklüğü istatistiksel güç analizine göre her grupta en az 30 öğrenci olacak şekilde belirlenecektir. Deney grubuna 8 hafta boyunca haftada 90 dakikalık yaşayan kütüphane ve empati odaklı grup müdahalesi uygulanacaktır. Veriler Önyargı Ölçeği ve Azınlık Stresi Ölçeği ile toplanacak, ANCOVA analiziyle değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın tartışma kısmında ruh sağlığı çalışanlarına yönelik sunduğu somut öneriler arasında yer alan, azınlık stresi ve sosyo-kültürel ayrışmayı önlemek adına akranlar arası teması artıran 'Yaşayan Kütüphane' uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısından esinlenmiştir (Özmen, 2026).

Kaynakça

  1. Carlson, E., & Güler, A. (2018). Cultural involvement and preference in immigrant acculturation. Journal of International Migration and Integration, 19(3), 625–647. https://doi.org/10.1007/s12134-018-0554-4
  2. Swann, G., Dyar, C., Baidoo, L., Crosby, S., Newcomb, M. E., & Whitton, S. W. (2022). Intersectional minority stress and intimate partner violence: the effects of enacted stigma on racial minority youth assigned female at birth. Archives of sexual behavior, 51(2), 1031-1043. https://doi.org/10.1007/s10508-021-01958-1

Bu konudaki diğer çalışmalar

Psikoloji ve Davranış BilimleriNicel araştırma · 2025

Üniversite öğrencilerinin gıda sürdürülebilirliği farkındalığı ve tüketim tercihleri nasıldır?

Üniversite öğrencileri arasında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) hakkında ciddi bir farkındalık eksikliği bulunmakta olup, katılımcıların %54,8'i bu kavramı daha önce hiç duymamıştır, %45,2'si ise kavramı duyduğunu ancak ne anlama geldiğini bilmediğini belirtmiştir.

Sanrika Sahadeo ve 3 yazar · Sosyal Bilimler