İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2025

ABD Para Politikasının Uluslararası Aktarımında Sermaye Akımlarının Rolü: Türkiye Örneği

The Role of Capital Flows in the International Transmission of US Monetary Policy: The Case of Turkey

Okur sorusu

ABD para politikası kararları ve küresel risk algısı Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarını ve TCMB'nin faiz politikalarını nasıl etkilemektedir?

Yapılan SVAR model analizine göre, ABD politika faizlerindeki (EFFR) ve küresel risk göstergesindeki (VIX) artışlar Türkiye'ye yönelik net toplam sermaye girişlerini azaltmakta ve Türk lirasının değer kaybetmesine yol açmaktadır. Bu durum karşısında TCMB, finansal istikrar kaygılarıyla politika faizini artırmak zorunda kalarak para politikası otonomisini kaybetme eğilimi göstermektedir.

Kaynak izi: (Akar & Varlık, 2025)

Öne çıkanlar

  • TCMB'nin gecelik faiz oranları Fed'in faiz kararlarını pozitif yönde takip ederek Rey'in ikili açmaz hipotezini desteklemektedir.
  • ABD politika faizlerindeki artışlar Türkiye'ye yönelik net diğer yatırımları (bankacılık akışlarını) doğrudan ve olumsuz etkilemektedir.
  • Küresel risk algısını temsil eden VIX endeksindeki yükselişler, Türkiye'ye yönelik net portföy yatırımlarının azalmasında kritik rol oynamaktadır.
  • Sermaye çıkışları ve artan VIX endeksi, Türk lirasının değer kaybetmesine yol açarak yerel faizler üzerinde yukarı yönlü baskı kurmaktadır.
  • Para politikası otonomisinin geri kazanılması için makroihtiyati önlemlerin ve sermaye kontrollerinin konjonktür karşıtı kullanımı önerilmektedir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Nuri Çağrı Akar ve Cemil Varlık
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2025
Örneklem
2002:01-2017:12 dönemini kapsayan aylık makroekonomik ve finansal veri serileri
Veri kaynakları
St. Louis FED veri tabanı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS)
Analiz yöntemi
Eşbütünleşme ve durağanlık testleri sonrası Yapısal Vektör Otoregresif (SVAR) model tahmini, etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırması analizi

İnceleme özeti

Küresel finans krizinin ardından merkez ülkelerin uyguladığı para politikalarının gelişmekte olan piyasa ekonomileri üzerindeki yayılma etkileri makroekonomi ve uluslararası finans literatüründe yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Geleneksel Mundellian üçlü açıklık hipotezinde esnek döviz kuru rejiminin dış şoklara karşı bir kalkan işlevi görerek para politikası bağımsızlığı sağladığı kabul edilirken, modern ikili açmaz hipotezi sermaye hareketlerinin serbestliği durumunda döviz kuru rejiminden bağımsız olarak merkez ülke politikalarının çevre ülkelerdeki finansal koşulları şekillendirdiğini öne sürmektedir. Bu çerçevede temel araştırma sorunu, ABD Merkez Bankasının (FED) politika faizindeki değişiklikler ile küresel risk algısının (VIX) esnek döviz kuru rejimi uygulayan Türkiye ekonomisindeki yerel faiz oranları, döviz kuru ve sermaye akımları üzerindeki uluslararası yayılma etkilerinin ve bu aktarımda sermaye akımları bileşenlerinin üstlendiği rollerin ampirik olarak açıklanmasıdır.

Bu çalışmanın temel amacı, ABD para politikasındaki değişimlerin Türkiye ekonomisi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin aktarım kanallarını Yapısal Vektör Otoregresif (SVAR) modeliyle incelemektir. Araştırmada esnek döviz kuru rejiminin uygulandığı 2002:01-2017:12 dönemi kapsanmakta, 2018 yılı ve sonrasındaki döviz kuru şokları ile politika değişikliklerinin analizde sapma yaratmasını önlemek amacıyla veri seti bu dönemle sınırlandırılmaktadır. Modelde ABD efektif federal fon oranı (EFFR), küresel risk göstergesi VIX, net toplam sermaye girişleri (NTCI) ile bunların alt bileşenleri olan net yabancı doğrudan yatırımlar (NFDI), net portföy yatırımları (NPI) ve net diğer yatırımlar (NOI), Dolar/TL döviz kuru ve Türkiye gecelik faiz oranı değişkenleri teorik dışsallık sıralamasına göre tanımlanarak etki-tepki ve varyans ayrıştırması analizleri uygulanmıştır.

Ampirik analiz sonuçları, ABD efektif federal fon oranındaki (EFFR) bir artışın Türkiye gecelik faiz oranını pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı biçimde artırdığını ortaya koymaktadır. Bu bulgu, TCMB'nin para politikasının FED'in adımlarını takip ettiğine işaret ederek Rey'in ikili açmaz hipotezini doğrulamaktadır. Ayrıca hem EFFR hem de VIX şoklarının Türkiye'ye yönelik net toplam sermaye girişleri üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu, sermaye çıkışlarının Dolar/TL döviz kurunda yukarı yönlü baskı yarattığı saptanmıştır. Sermaye akımlarının alt bileşenleri ayrı ayrı modellendiğinde ise net yabancı doğrudan yatırımların (NFDI) ne EFFR ne de VIX şoklarına anlamlı tepki vermediği; net portföy yatırımlarının (NPI) VIX'e anlamlı, EFFR'ye anlamsız tepki verdiği; net diğer yatırımların (NOI) ise EFFR'ye anlamlı, VIX'e anlamsız tepki verdiği görülmüştür. Bu durum, ABD para politikasının doğrudan yayılma etkilerinin aktarılmasında bankacılık kredilerini içeren diğer yatırımlar bileşeninin ana kanalı oluşturduğunu göstermektedir.

Elde edilen bulgular, esnek döviz kuru rejiminin tek başına Türkiye ekonomisini ABD para politikası şoklarından ve küresel finansal dalgalanmalardan izole etmeye yetmediğini, TCMB'nin makroekonomik amaçlarla bağımsız para politikası yürütme kapasitesinin kısıtlandığını kanıtlamaktadır. Yazar, merkez bankasının para politikası özerkliğini yeniden kazanabilmesi için küresel likidite bolluğu dönemlerinde karşı-döngüsel makro ihtiyati tedbirlerin ve sermaye kontrollerinin etkin bir şekilde kullanılmasını önermektedir. Bu araştırma, literatürde sermaye akımlarının toplam düzeyinden ziyade alt bileşenlerinin (özellikle diğer yatırımların) uluslararası aktarımdaki özgül rolünü Türkiye özelinde göstererek kısıtlı sayıdaki çalışmaya önemli bir ampirik katkı sunmakta ve gelişmekte olan ülkelerde finansal istikrar politikalarının tasarımına ışık tutmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Helene Rey (2015) tarafından geliştirilen ikili açmaz (dilemma) hipotezi ile Borio ve Zhu (2012) ile Bruno ve Shin (2015a) tarafından kavramsallaştırılan uluslararası risk-alma kanalına dayanmaktadır. İkili açmaz hipotezi, sermaye hareketlerinin serbest olduğu küresel finansal sistemde esnek döviz kuru rejimi uygulayan ülkelerin dahi merkez ülkenin para politikasından bağımsız karar alamayacağını iddia eder. Uluslararası risk-alma kanalı ise ABD para politikasının uluslararası yatırımcıların risk iştahını ve bankacılık sistemi kaldıracını etkileyerek sermaye akımları ve yerel faiz oranları üzerinden yayılma yarattığını açıklar.

Makalenin ele aldığı literatür

Literatürde sermaye akımlarını yönlendiren itici (push) ve çekici (pull) faktörleri inceleyen Calvo vd. (1993) ve Koepke (2019) çalışmaları, üçlü ve ikili açmaz tartışmalarını ele alan Obstfeld ve Taylor (1998), Rey (2015, 2016), Gülşen ve Özmen (2020) ile ABD para politikasının uluslararası yayılma etkilerini inceleyen Bruno ve Shin (2015b), Miranda-Agrippino ve Rey (2020), Dağlaroğlu vd. (2018) ve Yıldırım (2022) araştırmalarına doğrudan atıf yapılmakta; sermaye akımlarının alt bileşenlerinin (doğrudan yabancı yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar) yayılmadaki göreli rolleri bakımından mevcut literatürdeki eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu makale, esnek döviz kuru rejiminin benimsendiği 2002:01-2017:12 dönemi için Yapısal Vektör Otoregresif (SVAR) modeli tahmin ederek ABD para politikasındaki değişikliklerin ve küresel risk algısının Türkiye ekonomisine ve TCMB para politikasına olan yayılma etkilerini ve sermaye akımlarının alt bileşenlerinin bu aktarımdaki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır (Akar & Varlık, 2025).

Yöntem ve yaklaşım

Esnek döviz kuru rejiminin uygulandığı 2002:01-2017:12 dönemi verileriyle, ABD para politikası şoklarının Türkiye ekonomisine aktarım kanallarını incelemek amacıyla Yapısal Vektör Otoregresif (SVAR) ekonometrik modeli kullanılmıştır (Akar & Varlık, 2025).

Evren veya inceleme alanı
Türkiye ekonomisi ve ABD para politikası göstergeleri
Örneklem veya araştırma materyali
2002:01-2017:12 dönemini kapsayan aylık makroekonomik ve finansal veri serileri
Veri toplama süreci
St. Louis FED veri tabanı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS)
Veri analiz yöntemi
Eşbütünleşme ve durağanlık testleri sonrası Yapısal Vektör Otoregresif (SVAR) model tahmini, etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırması analizi
ABD Federal Fon Oranı (EFFR)Küresel Risk Endeksi (VIX)Net Toplam Sermaye Girişleri (NTCI)Net Portföy Yatırımları (NPI)Net Diğer Yatırımlar (NOI)Dolar/TL Döviz KuruTCMB Gecelik Faiz Oranı (TRINT)

Bulgular

  1. TCMB para politikasının Fed kararlarını takip ettiğini doğrulayacak şekilde, Türkiye gecelik faiz oranı ABD efektif federal fon oranındaki artışlara pozitif ve anlamlı bir şekilde tepki vermektedir (Akar & Varlık, 2025).

  2. Hem ABD politika faizi (EFFR) hem de küresel risk algısını temsil eden VIX endeksi, Türkiye ekonomisine yönelen net toplam sermaye girişleri üzerinde negatif ve anlamlı bir etkiye sahiptir (Akar & Varlık, 2025).

  3. Sermaye akımlarının alt bileşenlerinden net portföy yatırımları, küresel risk göstergesi olan VIX endeksindeki şoklara anlamlı tepki verirken, ABD politika faizindeki (EFFR) değişimlere anlamlı bir duyarlılık göstermemektedir (Akar & Varlık, 2025).

  4. Bankacılık sektörü kredileri gibi unsurları içeren net diğer yatırımlar (NOI), küresel risk endeksindeki (VIX) değişimlerden ziyade doğrudan ABD politika faizindeki (EFFR) şoklara anlamlı ve negatif tepki vermektedir (Akar & Varlık, 2025).

Tartışma ve sonuç

SVAR modelinin etki-tepki analizinden elde edilen bulgular, ABD politika faiz oranlarındaki (EFFR) yükselişin küresel risk ve belirsizlik göstergesi olan VIX endeksini pozitif ve anlamlı şekilde artırdığını göstermektedir. Bu durum, ABD para politikasının küresel finansal döngünün temel belirleyicisi olduğunu ortaya koymaktadır.

Elde edilen sonuçlara göre, hem ABD politika faizindeki artış hem de VIX endeksindeki yükseliş Türkiye'ye yönelik toplam net sermaye akışlarını olumsuz etkilemektedir. Yatırımcıların getiri arayışı ve uluslararası risk alma kanalı çerçevesinde hareket etmesi, sermayenin çevre ülkelerden merkez ülkelere kaçışini tetiklemektedir.

Sermaye akımlarının alt bileşenleri incelendiğinde, doğrudan yabancı yatırımların bu şoklardan etkilenmediği; portföy yatırımlarının daha çok VIX şoklarına, bankacılık akımlarını temsil eden diğer yatırımların ise doğrudan ABD faiz şoklarına tepki verdiği görülmektedir. Bu durum, aktarım mekanizmasında farklı kanalların işlediğini gösterir.

Analizler, döviz kurundaki artışın (TL'nin değer kaybı) ve sermaye çıkışlarının TCMB üzerinde faiz artırım baskısı oluşturduğunu ve para politikası bağımsızlığının zayıfladığını doğrulamaktadır. Yazarlar, bu bağımsızlık kaybını önlemek amacıyla sermaye kontrolleri ve makroihtiyati politikaların konjonktür karşıtı kullanımını önermektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Çalışmada elde edilen, Türkiye faiz oranının ABD federal fon oranındaki artışlara pozitif tepki vererek TCMB'nin Fed'i takip ettiğini gösteren bulgu, Rey'in sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ortamda esnek döviz kuru rejiminin bile para politikası bağımsızlığını korumaya yetmediğini savunan ikili açmaz (dilemma) hipotezi ile tam bir uyum sergilemektedir (Akar & Varlık, 2025).

Yazarların ulaştığı sonuç

Araştırma sonuçunda elde edilen ampirik kanıtlar, ABD para politikasındaki faiz artışlarının Türkiye'de sermaye çıkışlarını hızlandırdığını, döviz kurunu yükselterek yerel para birimini değersizleştirdiğini ve bu durumun finansal istikrar endişeleriyle TCMB'yi faiz artırmaya zorlayarak bağımsız hareket etme kapasitesini sınırladığını ve böylece para politikası otonomisini zayıflattığını göstermektedir (Akar & Varlık, 2025).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, uluslararası finans literatüründe merkez ülkelerin para politikası kararlarının gelişmekte olan çevre ekonomiler üzerindeki etkilerini ampirik olarak inceleyen gövdeye katkı sunmaktadır. Özellikle Rey (2015) tarafından ortaya atılan ve serbest sermaye hareketleri altında esnek kur rejiminin bile yerel para politikası özerkliğini korumada yetersiz kaldığını savunan ikili açmaz (dilemma) hipotezini Türkiye örneğinde test etmektedir. Makale, merkez ülke para politikalarının çevre ülkelere sadece doğrudan faiz kanalıyla değil, aynı zamanda küresel risk iştahını şekillendirerek uluslararası risk alma kanalı üzerinden de aktarıldığını ampirik olarak ortaya koymaktadır.

Çalışma, Calvo vd. (1993, 1996) tarafından geliştirilen sermaye akımlarının itici (küresel) ve çekici (yerel) faktörleri teorisine dayanmakta ve Rey (2015) ile Bruno ve Shin (2015a, 2015b) tarafından geliştirilen küresel finansal döngü ve uluslararası risk alma kanalı kavramlarını temel almaktadır. Önceki çalışmaların aksine, sermaye akımlarını tek bir bütün olarak ele almak yerine, bunları doğrudan yabancı yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar olmak üzere üç ana bileşene ayırarak incelemekte ve literatürdeki görece az çalışılmış bir boşluğu doldurmaktadır. Bu yönüyle çalışma, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye hareketlerinin heterojen yapısını ve her bir bileşenin şoklara verdiği farklı tepkileri göstererek önceki literatürü genişletmektedir.

Bu araştırma, Türkiye gibi dış finansmana bağımlı ve yüksek dolarizasyon oranına sahip gelişmekte olan ülkeler için ABD para politikası şoklarının ve küresel risk algısının yerel makroekonomik istikrar üzerindeki etkilerini sistematik bir SVAR çerçevesinde sunarak literatür taramalarına katkı sağlamaktadır. Sermaye akımlarının alt bileşenlerinin (özellikle NOI olarak adlandırılan diğer yatırımların) ABD politika faiz şoklarının yerel faiz oranlarına aktarılmasında doğrudan bir köprü görevi gördüğünü kanıtlamaktadır. Bu ampirik kanıtlar, politika yapıcıların sadece toplam sermaye hareketlerini değil, sermayenin kompozisyonunu da izlemesi gerektiğini gösteren güçlü bir teorik ve pratik zemin hazırlamaktadır.

Sözlük

Effective Federal Funds Rate (EFFR) · Efektif Federal Fon Oranı
ABD'deki emanetçi kuruluşların Fed nezdinde tuttukları fonların kendi aralarındaki gecelik borçlanma işlemlerine uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranıdır.
Global Financial Cycle (GFCy) · Küresel Finansal Döngü
Varlık fiyatları, kredi hacmi ve sermaye akışlarında küresel ölçekte eşzamanlı olarak yaşanan genişleme ve daralma dalgalanmalarını ifade eden kavramdır.
Trilemma · Üçlü Açmaz
Bir ekonomide sabit döviz kuru rejimi, serbest sermaye hareketleri ve bağımsız bir para politikasının aynı anda uygulanamayacağını öne süren geleneksel hipotezdir.
Dilemma · İkili Açmaz
Sermaye hareketlerinin serbest olduğu küresel finansal sistemde, döviz kuru rejimi esnek olsa dahi bağımsız para politikasının korunamayacağını savunan hipotezdir.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewEsnek döviz kuru rejimlerinde dahi para politikası özerkliği tam olarak sağlanamamaktadır.

Tez yazımında esnek döviz kuru rejiminin gelişmekte olan ülkeler için sağladığı iddia edilen para politikası bağımsızlığının sınırlarını tartışırken bu çalışmanın Türkiye bulguları güçlü bir kanıt olarak sunulabilir (Akar & Varlık, 2025).

Küresel Finansal Koşulların Türkiye'de Bankacılık Sektörü Kredi Arzı Üzerindeki Etkisi: TVP-VAR Yaklaşımı

Araştırma sorusu
Küresel finansal şokların yerel bankaların kredi arzı üzerindeki etkisi zaman içinde nasıl değişmektedir?
Yöntem taslağı
Zamanla değişen parametreli SVAR (TVP-SVAR) modeli kullanılarak, 2002-2024 dönemi için Türkiye'deki ticari bankaların kredi hacmi, EFFR ve VIX verileriyle modellenecektir. Örneklem büyüklüğü zaman serisi kısıtlarına ve veri doygunluğuna göre belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalenin sonuç kısmında çalışmanın doğrusal model sınırlılığına değinerek gelecek araştırmalar için zamanla değişen parametreli modeller önermesi bu araştırmanın temel gerekçesini oluşturmaktadır (Akar & Varlık, 2025).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaSermaye akımlarının farklı bileşenleri küresel şoklara heterojen tepkiler vermektedir.

Doğrudan yabancı yatırımların küresel şoklara duyarsız olduğunu, portföy akımlarının daha çok VIX şoklarına, diğer yatırımların ise doğrudan Fed faizine duyarlı olduğunu karşılaştırmalı olarak açıklamak için kullanılır (Akar & Varlık, 2025).

Finansal Stres Dönemlerinde Sermaye Akımlarının Asimetrik Tepkileri: Bir Eşik VAR (Threshold VAR) Analizi

Araştırma sorusu
Sermaye akımlarının alt bileşenleri finansal stres ve normal dönemlerde küresel faiz şoklarına asimetrik tepkiler vermekte midir?
Yöntem taslağı
Türkiye Finansal Stres Endeksi (FSE) eşik değişkeni olarak seçilerek Eşik VAR (Threshold VAR) modeli kurulacaktır. 2002-2023 dönemi aylık verileriyle sermaye akımı bileşenlerinin (NPI, NOI, NFDI) tepkileri iki farklı rejim altında analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmanın doğrusal yapısından ötürü finansal koşullara göre değişebilecek asimetrik tepkileri göz ardı ettiğini belirtmesi ve doğrusal olmayan modelleri önermesi bu tasarımı gerekçelendirir (Akar & Varlık, 2025).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveNet diğer yatırımlar (bankacılık akımları) para politikası yayılımında doğrudan aktarım görevi görmektedir.

Uluslararası risk alma ve bankacılık kanallarının Türkiye'deki işleyişini modellerken, NOI bileşeninin faiz şoklarının aktarımında oynadığı doğrudan rolü teorik arka planla desteklemek için kullanılır (Akar & Varlık, 2025).

Makroihtiyati Politikaların Sermaye Akımlarının Kompozisyonu Üzerindeki Düzenleyici Rolü

Araştırma sorusu
TCMB tarafından uygulanan konjonktür karşıtı makroihtiyati politikalar ABD faiz şoklarının NOI bileşeni üzerindeki etkisini azaltmada başarılı olmuş mudur?
Yöntem taslağı
Yönlendirilmiş SVAR veya Blok Dışsal VAR yöntemiyle, makroihtiyati politika endeksi modele dahil edilerek 2010 sonrası dönem için haftalık veya aylık verilerle analiz yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizine göre belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın sonuç kısmında para politikası otonomisini yeniden kazanmak için makroihtiyati politikaların konjonktür karşıtı olarak kullanılmasını tavsiye etmesinden hareketle tasarlanmıştır (Akar & Varlık, 2025).

Kaynakça

  1. Rey, H. (2015). Dilemma not trilemma: The global financial cycle and monetary policy independence (NBER Working Paper No. 21162).

Bu konudaki diğer çalışmalar

Toplum, Siyaset ve KamuKuramsal makale · 2023

Kolektif kimlik süreçleri kimleri etkiliyor?

Türkiye'nin yüzyıllık cumhuriyet serüveninde, milliyetçi ve egemenlikçi bir realist bakış açısıyla şekillenen yalnızlaşma eğilimleri ile cumhuriyet projesine içkin olan gömülü liberalizm arasında köklü bir gerilim bulunmaktadır.

Nora Fisher‐Onar · Uluslararası İlişkiler Dergisi · Sosyal Bilimler