Küresel finans krizinin ardından merkez ülkelerin uyguladığı para politikalarının gelişmekte olan piyasa ekonomileri üzerindeki yayılma etkileri makroekonomi ve uluslararası finans literatüründe yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Geleneksel Mundellian üçlü açıklık hipotezinde esnek döviz kuru rejiminin dış şoklara karşı bir kalkan işlevi görerek para politikası bağımsızlığı sağladığı kabul edilirken, modern ikili açmaz hipotezi sermaye hareketlerinin serbestliği durumunda döviz kuru rejiminden bağımsız olarak merkez ülke politikalarının çevre ülkelerdeki finansal koşulları şekillendirdiğini öne sürmektedir. Bu çerçevede temel araştırma sorunu, ABD Merkez Bankasının (FED) politika faizindeki değişiklikler ile küresel risk algısının (VIX) esnek döviz kuru rejimi uygulayan Türkiye ekonomisindeki yerel faiz oranları, döviz kuru ve sermaye akımları üzerindeki uluslararası yayılma etkilerinin ve bu aktarımda sermaye akımları bileşenlerinin üstlendiği rollerin ampirik olarak açıklanmasıdır.
Bu çalışmanın temel amacı, ABD para politikasındaki değişimlerin Türkiye ekonomisi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin aktarım kanallarını Yapısal Vektör Otoregresif (SVAR) modeliyle incelemektir. Araştırmada esnek döviz kuru rejiminin uygulandığı 2002:01-2017:12 dönemi kapsanmakta, 2018 yılı ve sonrasındaki döviz kuru şokları ile politika değişikliklerinin analizde sapma yaratmasını önlemek amacıyla veri seti bu dönemle sınırlandırılmaktadır. Modelde ABD efektif federal fon oranı (EFFR), küresel risk göstergesi VIX, net toplam sermaye girişleri (NTCI) ile bunların alt bileşenleri olan net yabancı doğrudan yatırımlar (NFDI), net portföy yatırımları (NPI) ve net diğer yatırımlar (NOI), Dolar/TL döviz kuru ve Türkiye gecelik faiz oranı değişkenleri teorik dışsallık sıralamasına göre tanımlanarak etki-tepki ve varyans ayrıştırması analizleri uygulanmıştır.
Ampirik analiz sonuçları, ABD efektif federal fon oranındaki (EFFR) bir artışın Türkiye gecelik faiz oranını pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı biçimde artırdığını ortaya koymaktadır. Bu bulgu, TCMB'nin para politikasının FED'in adımlarını takip ettiğine işaret ederek Rey'in ikili açmaz hipotezini doğrulamaktadır. Ayrıca hem EFFR hem de VIX şoklarının Türkiye'ye yönelik net toplam sermaye girişleri üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu, sermaye çıkışlarının Dolar/TL döviz kurunda yukarı yönlü baskı yarattığı saptanmıştır. Sermaye akımlarının alt bileşenleri ayrı ayrı modellendiğinde ise net yabancı doğrudan yatırımların (NFDI) ne EFFR ne de VIX şoklarına anlamlı tepki vermediği; net portföy yatırımlarının (NPI) VIX'e anlamlı, EFFR'ye anlamsız tepki verdiği; net diğer yatırımların (NOI) ise EFFR'ye anlamlı, VIX'e anlamsız tepki verdiği görülmüştür. Bu durum, ABD para politikasının doğrudan yayılma etkilerinin aktarılmasında bankacılık kredilerini içeren diğer yatırımlar bileşeninin ana kanalı oluşturduğunu göstermektedir.
Elde edilen bulgular, esnek döviz kuru rejiminin tek başına Türkiye ekonomisini ABD para politikası şoklarından ve küresel finansal dalgalanmalardan izole etmeye yetmediğini, TCMB'nin makroekonomik amaçlarla bağımsız para politikası yürütme kapasitesinin kısıtlandığını kanıtlamaktadır. Yazar, merkez bankasının para politikası özerkliğini yeniden kazanabilmesi için küresel likidite bolluğu dönemlerinde karşı-döngüsel makro ihtiyati tedbirlerin ve sermaye kontrollerinin etkin bir şekilde kullanılmasını önermektedir. Bu araştırma, literatürde sermaye akımlarının toplam düzeyinden ziyade alt bileşenlerinin (özellikle diğer yatırımların) uluslararası aktarımdaki özgül rolünü Türkiye özelinde göstererek kısıtlı sayıdaki çalışmaya önemli bir ampirik katkı sunmakta ve gelişmekte olan ülkelerde finansal istikrar politikalarının tasarımına ışık tutmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Helene Rey (2015) tarafından geliştirilen ikili açmaz (dilemma) hipotezi ile Borio ve Zhu (2012) ile Bruno ve Shin (2015a) tarafından kavramsallaştırılan uluslararası risk-alma kanalına dayanmaktadır. İkili açmaz hipotezi, sermaye hareketlerinin serbest olduğu küresel finansal sistemde esnek döviz kuru rejimi uygulayan ülkelerin dahi merkez ülkenin para politikasından bağımsız karar alamayacağını iddia eder. Uluslararası risk-alma kanalı ise ABD para politikasının uluslararası yatırımcıların risk iştahını ve bankacılık sistemi kaldıracını etkileyerek sermaye akımları ve yerel faiz oranları üzerinden yayılma yarattığını açıklar.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde sermaye akımlarını yönlendiren itici (push) ve çekici (pull) faktörleri inceleyen Calvo vd. (1993) ve Koepke (2019) çalışmaları, üçlü ve ikili açmaz tartışmalarını ele alan Obstfeld ve Taylor (1998), Rey (2015, 2016), Gülşen ve Özmen (2020) ile ABD para politikasının uluslararası yayılma etkilerini inceleyen Bruno ve Shin (2015b), Miranda-Agrippino ve Rey (2020), Dağlaroğlu vd. (2018) ve Yıldırım (2022) araştırmalarına doğrudan atıf yapılmakta; sermaye akımlarının alt bileşenlerinin (doğrudan yabancı yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar) yayılmadaki göreli rolleri bakımından mevcut literatürdeki eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır.