İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2024

Müslüman Dünyasında Sekülerleşme: Hükümet Performansı ve Dindarlık Arasındaki İlişki

Secularization in the Muslim World: Relationship Between Government Performance and Religiosity

Okur sorusu

Müslüman ülkelerdeki sekülerleşme eğilimleri ile hükümetlerin ekonomik performansı arasında nasıl bir ilişki vardır?

Bu çalışmada, Türkiye, Tunus ve Mısır örnekleminde İslamcı yönetime sahip ülkelerdeki ekonomik gerileme dönemleri ile dindarlık oranları arasındaki ilişki incelenmiştir. Regresyon analizi sonuçları, hükümet performansındaki düşüşün vatandaşların dindarlık düzeylerinde ve dini liderlere duydukları güvende belirgin bir azalmayla ilişkili olduğunu göstermektedir.

Kaynak izi: (Dogan, 2024)

Öne çıkanlar

  • Müslüman dünyasında son yıllarda dindarlık düzeyinde azalma ve laik politikalara talepte artış görülmektedir.
  • Revize edilmiş modernleşme ve dini piyasalar teorileri, Orta Doğu'daki sekülerleşme dinamiklerini tam olarak açıklayamamaktadır.
  • İslamcı partilerin iktidarda olduğu ülkelerde ekonomik performans düşüşü dini kurumlara olan güveni olumsuz etkilemektedir.
  • Türkiye'de 2012 yılı sonrasında kişi başına düşen millî gelirdeki düşüşle paralel olarak dindarlık oranlarında gerileme yaşanmıştır.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Orhan Dogan
Dergi / alan
ASSAM Uluslararası Hakemli Dergi · Sosyal Bilimler
Yıl
2024
Örneklem
Türkiye, Tunus ve Mısır ülkelerinde gerçekleştirilen Dünya Değerler Anketi ve Arap Barometresi anket verileri ile Konda, Ipsos ve Barem araştırma bulguları
Veri kaynakları
Dünya Değerler Anketi dördüncü ila yedinci dalga verileri, Arap Barometresi üçüncü dalga sonuçları, Dünya Bankası kalkınma ve din özgürlüğü endeksleri ile OECD ve Dünya Sağlık…
Analiz yöntemi
Elde edilen anket verileri ve makro düzeydeki istatistiksel göstergeler, hükümet performansı ile dindarlık arasındaki olası ilişkileri test etmek amacıyla en küçük kareler…

İnceleme özeti

Son yıllarda, daha önce sekülerleşme eğilimlerinin dışında kaldığı düşünülen Müslüman ülkelerde dindarlığın azaldığına dair önemli göstergeler ortaya çıkmıştır. Dini liderlere ve İslamcı partilere olan güvenin azalması ve dinin siyaset üzerindeki etkisinin istenmemesi, bu değişimin temel belirtileridir. Ancak mevcut modernleşme ve dini piyasalar teorileri, Müslüman dünyasındaki bu özgün dönüşümü tam olarak açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Çalışma, bu boşluğu doldurarak, hükümet performansının, özellikle de İslamcı hükümetlerin, dindarlık seviyeleri üzerindeki etkisini araştırmakta ve siyaset ile din arasındaki karşılıklı ilişkinin sekülerleşme sürecindeki önemini vurgulamaktadır.

Bu araştırma, hükümet performansının Müslüman ülkelerde dindarlığın azalmasında önemli bir faktör olabileceği hipotezini ampirik olarak test etmiştir. Yöntem olarak, ilk önce Türkiye’yi bir vaka çalışması olarak ele alarak sekülerleşme teorisinin kısıtlarını göstermiş, ardından Türkiye, Tunus ve Mısır’dan alınan verilerle regresyon analizleri yapmıştır. Dünya Değerler Araştırması (World Values Survey) ve Arap Barometresi (Arab Barometer) gibi geniş çaplı anket verilerinden faydalanılmış; dindarlık, hükümet etkinliği, eğitim, kentleşme, gelir eşitsizliği ve tehdit algısı gibi değişkenler incelenmiştir. Bu analizlerle, hükümet performansı ile dindarlık arasındaki ilişki, modernleşme teorisinin öngördüğü diğer kontrol değişkenleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir.

Çalışmanın bulguları, hem Türkiye’de hem de Tunus ve Mısır’da hükümet performansı ile dindarlık arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Özellikle, İslamcı hükümetler döneminde ekonomik gerileme yaşayan ülkelerde dindarlık seviyelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Örneğin, Türkiye’de 2012’den sonra gözlemlenen dindarlık azalması, gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) düşüşüyle paralellik göstermektedir. Mevcut modernleşme teorisinin gelir, gelir ve sağlık eşitsizliği gibi faktörlere dair öngörüleri, Müslüman ülkelerdeki dindarlık değişimini tam olarak açıklayamamıştır; dindarlığın ekonomik refahla pozitif bir ilişkisi olduğu görülmüştür. Ancak eğitim ve kentleşmenin dindarlık üzerindeki negatif etkisi bir miktar açıklayıcı güç taşımıştır. Dini piyasalar teorisinin din özgürlüğü ile dindarlık arasındaki ilişkisine dair beklentileri de Türkiye verileriyle tam olarak desteklenmemiştir.

Bu bulgular, dinin siyasetle iç içe geçtiği Müslüman ülkelerde hükümetlerin başarısızlıklarının, özellikle ekonomik alandaki yetersizliklerin, sadece siyasi hoşnutsuzluğa değil, aynı zamanda dini kurumlara ve dindarlığa olan güvenin azalmasına yol açtığını ortaya koymaktadır. Bu durum, sekülerleşme sürecine geleneksel teorilerin ötesinde, siyasi performansın belirleyici bir rol oynadığı yeni bir boyut katmaktadır. Literatür taraması yapan araştırmacılar için bu çalışma, Müslüman ülkelerdeki sekülerleşme tartışmalarına politik ve ekonomik faktörleri entegre eden özgün bir perspektif sunmaktadır. Ayrıca, gelecekteki araştırmalar için din-siyaset etkileşiminin karmaşık doğasını daha derinlemesine inceleme ve bu süreçte medyanın ve kamu söyleminin rolünü araştırma yolları önermektedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Ronald Inglehart ve Christian Welzel tarafından geliştirilen revize edilmiş modernleşme teorisi ile dini piyasalar teorisi gibi sekülerleşme literatürünün temel açıklamalarını ele almaktadır. Revize modernleşme teorisi, refah ve varoluşsal güvenlik arttıkça dindarlığın azaldığını savunurken, dini piyasalar teorisi devletin dine müdahale etmediği ve rekabetin serbest olduğu ortamlarda dindarlığın geliştiğini öne sürer. Ancak makale, bu teorilerin Müslüman ülkelerdeki sekülerleşmeyi tam olarak açıklayamadığını iddia ederek, dinin siyasetle olan yakın ilişkisinin ve hükümet performansının dindarlık üzerindeki etkisini merkeze alan yeni bir çerçeve sunar. Bu çerçeve, İslamcı hükümetlerin ekonomik başarısızlıklarının dini kurumlar ve dindarlık üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceği fikrine dayanmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Bu çalışma, sekülerleşme literatüründeki modernleşme teorisi ve dini piyasalar teorisi gibi ana akım yaklaşımlarla diyalog kurmaktadır. Ronald Inglehart ve Christian Welzel'in revize modernleşme teorisi, Pippa Norris'in varoluşsal güvenlik vurgusu ve Jorg Stolz'un Orta Doğu'daki sekülerleşmeyi açıklama yetersizliği konusundaki görüşleri değerlendirilmektedir. Ayrıca, dinin siyasetle etkileşimini inceleyen Michele Margolis, Mark Chaves ve David E. Cann gibi yazarların çalışmaları ile hükümet performansı ve meşruiyetine odaklanan Johannes Gerschewski ve Daron Acemoglu gibi araştırmacıların katkıları da tartışılmaktadır. Çalışma, özellikle İslamcı partilerin ve dini liderlerin rolünü ele alan Alkan Sevinç Ozcan ve İhsan Yılmaz gibi araştırmacıların bulgularını da kapsamaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Müslüman ülkelerde yaşanan sekülerleşme trendinin altında yatan nedenleri anlamayı, hükümet performansının dindarlık üzerindeki potansiyel ilişkisini incelemeyi ve mevcut sekülerleşme teorilerinin yetersizliklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır (Dogan, 2024).

Yöntem ve yaklaşım

Bu ampirik çalışma, Müslüman dünyasındaki sekülerleşme eğilimlerini açıklamak üzere Dünya Değerler Anketi ve Arap Barometresi verilerine dayanan çoklu vaka incelemesi ve en küçük kareler regresyon analizini kullanmaktadır (Dogan, 2024).

Evren veya inceleme alanı
Müslüman çoğunluğa sahip ve İslamcı yönetim deneyimi yaşamış ülkeler
Örneklem veya araştırma materyali
Türkiye, Tunus ve Mısır ülkelerinde gerçekleştirilen Dünya Değerler Anketi ve Arap Barometresi anket verileri ile Konda, Ipsos ve Barem araştırma bulguları
Veri toplama süreci
Dünya Değerler Anketi dördüncü ila yedinci dalga verileri, Arap Barometresi üçüncü dalga sonuçları, Dünya Bankası kalkınma ve din özgürlüğü endeksleri ile OECD ve Dünya Sağlık Örgütü istatistikleri
Veri analiz yöntemi
Elde edilen anket verileri ve makro düzeydeki istatistiksel göstergeler, hükümet performansı ile dindarlık arasındaki olası ilişkileri test etmek amacıyla en küçük kareler regresyon yöntemiyle analiz edilmiştir.
SekülerleşmeDindarlıkHükümet PerformansıModernleşme TeorisiDini Piyasalar TeorisiEkonomik Büyüme

Bulgular

  1. Türkiye'de 2000 ve 2012 yılları arasında dindarlık oranlarında artış gözlenmişken, bu eğilim 2012 sonrasında tersine dönmüş ve dindarlık seviyelerinde belirgin bir düşüş yaşanmıştır (Dogan, 2024).

  2. Konda verilerine göre Türkiye'de dindar kimliğini belirtenlerin oranında yüzde yedi azalma görülürken, ateist ve inançsız olduğunu ifade edenlerin oranında yüzde beşlik bir artış kaydedilmiştir (Dogan, 2024).

  3. Regresyon analizi bulguları, modernleşme teorisiyle ilişkilendirilen kontrol değişkenleri denetlendiğinde dahi hükümet performansı ile dindarlık arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermektedir (Dogan, 2024).

  4. Tunus ve Mısır örneklemlerinde gerçekleştirilen regresyon analizleri, hükümet performansının vatandaşların dindarlık algısı üzerinde etkili olan önemli faktörler arasında yer aldığını doğrulamaktadır (Dogan, 2024).

Tartışma ve sonuç

Çalışmanın bulguları, uzun yıllar küresel sekülerleşme eğilimlerinin dışında kaldığı kabul edilen Müslüman toplumların son yıllarda belirgin bir dinden uzaklaşma süreci yaşadığını ortaya koymaktadır. Türkiye, Tunus ve Mısır gibi ülkelerden elde edilen anket verileri, dini liderlere ve İslamcı partilere duyulan güvenin azaldığını ve kamusal alanda laik politikalara talebin yükseldiğini göstermektedir.

Mevcut sekülerleşme yazınında sıkça vurgulanan revize edilmiş modernleşme ve dini piyasalar teorileri, Orta Doğu'daki bu dönüşümü anlamada eksik kalmaktadır. Yazar, ekonomik güvenlik veya dini serbestiyet gibi geleneksel etkenlerin ötesinde, siyaset ile dinin iç içe geçmiş yapısının yeni bir nedensellik ilişkisi ürettiğini savunmaktadır. İslamcı kimliğe sahip yönetimlerin hizmet sunumundaki başarısızlıkları ve ekonomik daralmalar, doğrudan dini kurumlara yönelik eleştirileri beslemektedir.

Tartışma bölümünde Ronald Inglehart ve Jörg Stolz gibi teorisyenlerin görüşleriyle kurulan karşılaştırmalar, klasik teorilerin Orta Doğu bağlamındaki sınırlarını netleştirmektedir. Gelir düzeyi veya kentleşme gibi modernleşme göstergeleri tek başına dindarlıktaki gerilemeyi tam olarak karşılayamamaktadır; çünkü bazı dönemlerde ekonomik refah artışıyla birlikte dindarlık yükselmiş, ancak kriz dönemlerinde bu eğilim tersine dönmüştür.

Sonuç olarak, İslam'ın hayatın tüm alanlarını düzenleme iddia ettiği ve rejimlerin dini meşruiyet kaynağı olarak kullandığı coğrafyalarda, siyasi ve ekonomik memnuniyetsizlikler toplumsal düzeyde dini kuralların geçerliliğinin sörgülanmasına zemin hazırlamaktadır. Bu durum, gelecekte dini ve siyasi kurumların işleyişine yönelik köklü değişimlerin habercisi olarak değerlendirilmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazar, Ronald Inglehart'ın revize edilmiş modernleşme teorisinin temel varsayımlarını tartışarak, ekonomik büyümenin yüksek olduğu dönemlerde bile bazı Müslüman ülkelerde dindarlığın gerileyebileceğini ve bu teorinin tek başına mevcut değişimleri açıklamakta yetersiz kaldığını vurgulamaktadır (Dogan, 2024).

Jörg Stolz'un din piyasaları teorisine yönelik eleştirilerini ele alan yazar, devlet düzenlemelerinin ve dini özgürlük seviyelerindeki değişimlerin Orta Doğu'daki sekülerleşme eğilimlerini tek başına açıklayamadığını ampirik veriler eşliğinde tartışmaktadır (Dogan, 2024).

Yazarların ulaştığı sonuç

Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerdeki sekülerleşme eğilimi, yalnızca sosyoekonomik modernleşmeyle açıklanamamakta; dinin siyasi meşruiyet aracı olarak kullanıldığı rejimlerde hükümetlerin performans düşüklüğü ve ekonomik aksaklıklar dindarlıkta çözülmeye yol açmaktadır (Dogan, 2024).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, Müslüman dünyasının küresel sekülerleşme eğilimlerinden muaf olduğu yönündeki 'İstisnacılık' (exceptionalism) tezini veriye dayalı olarak sarsan kritik bir işleve sahiptir. Literatürde uzun süre dindarlığın yalnızca sosyoekonomik kalkınma veya dini piyasaların serbestiyetiyle açıklanabileceği savunulurken, yazar siyasi performans değişkenini denkleme dahil ederek yeni bir açıklama modeli sunmaktadır. Çalışma, Müslüman toplumların dinden uzaklaşma süreçlerini ampirik verilerle (WVS, Arab Barometer, Konda) belgeleyerek, bu dönüşümün sadece Batılı ülkelere özgü olmadığını, Orta Doğu coğrafyasında da siyasal başarısızlıklarla tetiklenen özgün bir sekülerleşme dinamiği bulunduğunu kanıtlamaktadır.

Yazar, Ronald Inglehart ve Pippa Norris tarafından geliştirilen revize edilmiş modernleşme teorisi ile Chaves ve Cann gibi isimlerin dini piyasalar kuramını temel alsa da, bu teorilerin Müslüman ülkelerdeki dindarlık kaybını açıklamadaki yetersizliklerini vurgulamaktadır. Modernleşme teorisinin 'ekonomik refah arttıkça dindarlık azalır' varsayımını, Türkiye örneğinde refahın arttığı dönemde dindarlığın da yükseldiğini göstererek sorunsallaştırmaktadır. Michele Margolis'in siyasetin dini kimliği şekillendirdiği yönündeki bulgularını Orta Doğu bağlamına taşıyarak, İslamcı hükümetlerin ekonomik ve idari başarısızlıklarının bireyleri dini kurumlardan soğuttuğu hipotezini literatürdeki önceki boşlukları dolduracak şekilde genişletmektedir.

Çalışma, literatür taramalarına hükümetlerin performans değerlendirmesi ile toplumsal dindarlık arasındaki nedensellik bağını ekleyerek metodolojik ve kuramsal bir katkı sunmaktadır. Özellikle dindarlığın ölçümünde sadece ritüellere katılımı değil, dini liderlere duyulan güveni ve laik siyasete olan talebi de birer sekülerleşme göstergesi olarak kullanması, konuyu çalışan araştırmacılar için kapsamlı bir çerçeve çizmektedir. Türkiye, Tunus ve Mısır'daki benzer süreçlerin karşılaştırılması, sekülerleşmenin tek bir patikadan ilerlemediğini, aksine siyasal İslam'ın iktidar pratiklerine verilen toplumsal bir tepki olarak da şekillenebileceğini ortaya koyarak literatürdeki kuramsal tartışmaları zenginleştirmektedir.

Sözlük

Secularization · Sekülerleşme
Dinin toplumsal, siyasi ve bireysel yaşam üzerindeki otoritesinin ve etkisinin azalması sürecini ifade eden kavram.
Islamism · İslamcılık
İslam dinini bir siyasi ideoloji olarak konumlandıran ve dinin kamusal ile siyasal alanda araçsal olarak kullanılmasını savunan akım.
Revised Modernization Theory · Revize Edilmiş Modernleşme Teorisi
Bireylerin ekonomik ve fiziki güvenlik elde etmesiyle birlikte dindarlık ihtiyacının azaldığını savunan sosyolojik yaklaşım.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewMüslüman dünyasında dindarlığın son yıllarda hızla azaldığı ve bu durumun geleneksel teorilerle tam açıklanamadığı iddia edilebilir.

Makalenin sunduğu WVS ve Arab Barometer verileri, sekülerleşmenin küresel bir gerçeklik olduğunu kanıtlamak için temel kaynak olarak kullanılır (Dogan, 2024).

Sekülerleşmenin Psikolojik Dinamikleri: İslamcı Yönetim Dönemlerinde Bireysel Dinden Uzaklaşma Motivasyonları

Araştırma sorusu
İslamcı hükümetlerin ekonomik başarısızlıkları bireylerin zihninde dini değerlerle nasıl bir bilişsel çelişki oluşturmaktadır?
Yöntem taslağı
Nitel araştırma deseniyle tasarlanacak çalışmada, 2012 sonrası dindar kimliğini bırakan veya dini kurumlara güvenini yitiren 40 katılımcı ile derinlemesine mülakat yapılmalıdır. Örneklem veri doygunluğuna ulaşana kadar genişletilmeli ve fenomenolojik analiz yaklaşımı kullanılmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın sonuç bölümünde vurguladığı 'psikolojik ve sosyal mekanizmaların keşfedilmesi' çağrısından türetilmiştir; zira regresyon verileri değişimi gösterse de bireysel motivasyonlar derinlemesine incelenmemiştir (Dogan, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveHükümetlerin ekonomik performansı, özellikle dini meşruiyet kullanan rejimlerde dindarlık düzeyini doğrudan etkileyen bir değişkendir.

Yazarın geliştirdiği performans-dindarlık modeli, siyasal İslam ile toplumsal sekülerleşme arasındaki ilişkiyi kuramsallaştırmak için kullanılır (Dogan, 2024).

Siyasal İslamcı Olmayan Rejimlerde Ekonomik Kriz ve Dindarlık: Karşılaştırmalı Bir Analiz

Araştırma sorusu
Dini meşruiyet kullanmayan otoriter rejimlerdeki ekonomik performans düşüşü dindarlık seviyelerinde benzer bir azalmaya yol açmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel karşılaştırmalı analiz; dinsel meşruiyet kullanan ülkeler ile seküler-otoriter ülkelerin ekonomik kriz dönemlerindeki WVS dindarlık verileri regresyon analiziyle karşılaştırılmalıdır. Kontrol değişkeni olarak rejim tipi atanmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın 'İslamcı hükümetler altında yaşanan ekonomik düşüşün dindarlığı azalttığı' hipotezini, din-siyaset ilişkisi olmayan bağlamlarda test ederek modelin özgünlüğünü sınırlamak amacıyla önerilmiştir (Dogan, 2024).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaTürkiye'de 2012 sonrası yaşanan dindarlık kaybı, dini liderlere olan güvenin sarsılması ve laik siyasete talebin artmasıyla ilişkilidir.

Barem, Ipsos ve WVS verileriyle desteklenen güven kaybı bulguları, Türkiye özelindeki toplumsal değişim tartışmalarında kanıt olarak sunulur (Dogan, 2024).

Dijital Medya ve Dini Liderlik: Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı'na Yönelik Kamuoyu Algısının Duygu Analizi

Araştırma sorusu
Dini liderlerin siyasi politikaları destekleyen açıklamaları sosyal medya mecralarında dini güven üzerinde nasıl bir etki yaratmaktadır?
Yöntem taslağı
Büyük veri analizi ve doğal dil işleme (NLP); dini liderlerin tartışmalı siyasi açıklamalarının yapıldığı tarihlerdeki Twitter/X verileri üzerinden duygu analizi yapılmalı, tepkilerin dinsel kurumlara mı yoksa siyasal aktörlere mi yöneldiği ölçülmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede belirtilen 'dini liderlerin tartışmalı politikaları meşrulaştırması' bulgusunun güncel medya ortamındaki yansımalarını ampirik olarak test etmek için önerilmiştir (Dogan, 2024).

Kaynakça

  1. Inglehart, R. (2021). Religion’s Sudden Decline: What’s Causing It, and What Comes Next? Oxford University Press.
  2. Stolz, J. (2021). Secularization Theories in the Twenty-First Century: Ideas, Evidence, and Problems. Social Compass.

Bu konudaki diğer çalışmalar

İşletme, Ekonomi ve İletişimNicel araştırma · 2023

Toksik liderlik hemşire sessizliği ve örgütsel performansı nasıl etkiler?

Katılımcı hemşirelerin algıladıkları genel toksik liderlik düzeyi yüksek (%78,3; ortalama 3,91 ± 0,51) ve örgütsel performans düzeyi de yüksek (%69,6; ortalama 4,22 ± 0,62) olarak saptanırken, genel hemşire sessizliği düzeyi orta seviyede (%56,5; ortalama 4,90 ± 0,72) ölçülmüştür.

Sally Mohammed Farghaly Abdelaliem ve Mennat Allah G. Abou Zeid · BMC Nursing · Sosyal Bilimler