İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2022

Türkiye de Kadınlara Yönelik Sözel ve Psikolojik Şiddet ve Belirleyicileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma

Verbal and psychological violence against women in Turkey and its determinants

Okur sorusu

Kadına yönelik şiddet yeni çalışmalara yol gösterir mi?

Araştırma, Türkiye de sözel ve psikolojik şiddetin önlenmesi için özellikle riskli gruplara yönelik acil ve hedef odaklı politikalara ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Alkol kullanan, kumar oynayan veya aldattiği tespit edilen partnerlerin bulunduğu haneler ile daha önce farklı şiddet türlerine maruz kalmış kadınların korunması önceliklendirilmelidir.

Öne çıkanlar

  • Çalışmada kadınların eğitim seviyesi arttıkça sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma olasılıklarının yükseldiği, özellikle üniversite mezunu kadınların okuryazar olmayanlara göre daha yüksek risk taşıdığı saptanmıştır.
  • Eşin veya partnerin alkol kullanması, kumar oynaması ve sadakatsizlik (aldatma) gibi olumsuz davranışları, kadının psikolojik şiddet görme riskini istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde artırmaktadır.
  • Çocukluk döneminde birinci derece akrabalarindan şiddet gören kadınların, yetişkinlik dönemindeki ilişkilerinde partnerleri tarafından sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma ihtimallerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Ömer Alkan ve 2 yazar
Dergi / alan
PLoS ONE · Sosyal Bilimler
Yıl
2022
Örneklem
Araştırmanın örneklemi, 2008 yılında görüşülen 12.795 kadın ile 2014 yılında görüşülen 7.462 kadından oluşan kapsamlı bir veri kümesinden meydana gelmektedir.
Veri kaynakları
Veriler, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun olarak yürütülen Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması…
Analiz yöntemi
Bağımlı değişkenin iki kategorili yapısı nedeniyle faktörlerin etkisini belirlemek amacıyla ikili lojistik (binary logistic) ve ikili probit regresyon analizleri uygulanmıştır.

İnceleme özeti

Kadına yönelik şiddet, küresel ölçekte ciddi sağlık sorunlarına ve temel insan hakları ihlallerine yol açan toplumsal bir kriz olarak tanımlanmaktadır. Bu şiddet türleri arasında fiziksel olanlar kadar yıkıcı etkilere sahip olan sözel ve psikolojik şiddet, genellikle daha az rapor edilmekte ve toplumsal normlar tarafından örtbas edilebilmektedir. İncelenen bu çalışma, Türkiye bağlamında kadınların maruz kaldığı sözel ve psikolojik şiddetin belirleyicilerini ortaya koymayı amaçlayan geniş kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Araştırma, şiddeti sadece bireysel bir çatışma değil, sosyo-ekonomik değişkenlerle şekillenen sistematik bir sorun olarak ele alarak, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin önlenmesi için gereken müdahale alanlarını belirlemeye odaklanmaktadır.

Araştırmada yöntem olarak, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 2008 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması nın mikro veri setleri kullanılmıştır. Kesitsel bir tasarım benimseyen çalışma, 15-59 yaş aralığındaki kadınların verilerini ikincil analiz yöntemiyle incelemiştir. Bağımlı değişken olarak kadının sözel veya psikolojik şiddete en az bir kez maruz kalıp kalmama durumu belirlenmiş; bağımsız değişkenlerin etkisini ölçmek için ikili lojistik ve ikili probit regresyon modelleri uygulanmıştır. Bu metodolojik yaklaşım, örneklemin Türkiye genelini temsil etme gücünü artırırken, elde edilen sonuçların uluslararası düzeyde karşılaştırılabilir olmasını sağlamaktadır.

Bulgular, sözel ve psikolojik şiddetin diğer şiddet türleriyle doğrudan ilişkili olduğunu ve partner davranışlarının belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle partneri tarafından aldatılan, partneri alkol kullanan veya kumar oynayan kadınların şiddete maruz kalma olasılığının anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, fiziksel, ekonomik veya cinsel şiddet geçmişi olan kadınların eşzamanlı olarak sözel şiddete de maruz kaldığı görülmektedir. Demografik olarak 25-34 yaş grubu, düşük sağlık düzeyine sahip bireyler ve birinci derece akrabalarından şiddet görmüş kadınlar en yüksek risk altındaki grupları oluşturmaktadır. Eğitim seviyesi ile şiddet maruziyeti arasındaki ilişkinin beklentilerin aksine bazı kategorilerde artış göstermesi, şiddetin sosyo-kültürel derinliğini vurgulamaktadır.

Sonuç olarak bu çalışma, Türkiye de sözel ve psikolojik şiddetin önlenmesine yönelik politikaların sadece fiziksel müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yazarlar, 2014 verilerinin 2008 e oranla şiddet maruziyetinde bir artışa işaret ettiğini belirterek, özellikle riskli gruplara yönelik acil koruyucu önlemlerin alınması çağrısında bulunmaktadır. Literatür taraması bakımından bu çalışma, Türkiye genelini yansıtan temsil kabiliyeti yüksek veriler sunması ve sözel şiddetin görünmeyen boyutlarını ampirik verilerle kanıtlaması açısından özgün bir değer taşımaktadır. Gelecek araştırmalar için pandeminin şiddet üzerindeki etkileri gibi yeni çalışma alanları önerilirken, şiddetin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekliliği vurgulanmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, şiddeti yalnızca fiziksel bir eylem olarak değil, bireyin ruhsal bütünlüğünü ve sosyal yaşamını tehdit eden sistematik bir baskı aracı olarak değerlendiren sosyal bilimler perspektifine dayanmaktadır. Şiddetin zaman ve sosyokültürel yapıya göre değişen, çok boyutlu ve karmaşık bir fenomen olduğu kabul edilerek, ekolojik model çerçevesinde bireysel, ilişkisel ve toplumsal faktörlerin etkileşimi analiz edilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Dünya Sağlık Örgütü nün küresel şiddet raporları ve Türkiye deki yerel düzeyde yapılmış çeşitli çalışmalar makalenin temelini oluşturmaktadır. Literatürde fiziksel ve cinsel şiddete kıyasla psikolojik şiddetin daha az bildirilmesi ve geleneksel/kültürel nedenlerle gizli tutulması sorunu tartışılmaktadır. Çalışma, özellikle Türkiye deki bölgesel farklılıkları, eğitim seviyesinin şiddet üzerindeki paradoksal etkilerini ve partner davranışlarının şiddeti tetikleyici rollerini inceleyen önceki araştırmalarla ilişki kurmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye deki kadınların eşleri veya partnerleri tarafından uygulanan sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma durumlarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve partner kaynaklı faktörleri tespit etmektir (Alkan et al., 2022).

Yöntem ve yaklaşım

Bu araştırma, Türkiye genelini temsil eden ikincil veri setleri üzerinden yürütülen, nicel ölçümlere dayalı kesitsel ve tanımlayıcı bir analitik yaklaşımdır (Alkan et al., 2022).

Evren veya inceleme alanı
Türkiye deki hanehalklarında yaşayan 15 ile 59 yaş aralığındaki kadın nüfusunu temsil eden veri tabanı çalışmanın evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Araştırmanın örneklemi, 2008 yılında görüşülen 12.795 kadın ile 2014 yılında görüşülen 7.462 kadından oluşan kapsamlı bir veri kümesinden meydana gelmektedir.
Veri toplama süreci
Veriler, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun olarak yürütülen Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması kapsamında yüz yüze anket yöntemiyle derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Bağımlı değişkenin iki kategorili yapısı nedeniyle faktörlerin etkisini belirlemek amacıyla ikili lojistik (binary logistic) ve ikili probit regresyon analizleri uygulanmıştır.
Sözel şiddetPsikolojik şiddetLojistik regresyonAlkol ve kumarEkonomik şiddetFiziksel şiddetCinsel şiddetEğitim düzeyi

Bulgular

  1. Çalışmada kadınların eğitim seviyesi arttıkça sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma olasılıklarının yükseldiği, özellikle üniversite mezunu kadınların okuryazar olmayanlara göre daha yüksek risk taşıdığı saptanmıştır (Alkan et al., 2022).

  2. Eşin veya partnerin alkol kullanması, kumar oynaması ve sadakatsizlik (aldatma) gibi olumsuz davranışları, kadının psikolojik şiddet görme riskini istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde artırmaktadır (Alkan et al., 2022).

  3. Çocukluk döneminde birinci derece akrabalarindan şiddet gören kadınların, yetişkinlik dönemindeki ilişkilerinde partnerleri tarafından sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma ihtimallerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir (Alkan et al., 2022).

  4. Farklı şiddet türlerinin birbiriyle ilişkili olduğu; fiziksel, cinsel ve ekonomik şiddete maruz kalan kadınların aynı zamanda sözel ve psikolojik şiddete de en yoğun şekilde maruz kalan grubu oluşturduğu görülmüştür (Alkan et al., 2022).

Tartışma ve sonuç

Yapılan analizler, sözel ve psikolojik şiddetin Türkiye de kadınların yaşamı üzerinde kalıcı ve geniş çaplı bir tehdit oluşturduğunu, özellikle 25-34 yaş grubundaki kadınların en savunmasız kesimi temsil ettiğini göstermektedir. Yazarlar bu durumu, kadının üretkenlik ve aile kurma süreçlerindeki konumuyla ilişkilendirmektedir.

Eğitim düzeyi ile şiddet maruziyeti arasında saptanan doğru orantılı ilişki, literatürdeki yaygın beklentilerin aksine bir tablo çizmektedir. Araştırmacılar bu bulguyu, eğitimli kadınların şiddeti tanımlama ve raporlama konusundaki farkındalıklarının daha yüksek olmasıyla açıklayarak konunun derinlemesine incelenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Tartışma bölümünde, partnerin madde kullanımı ve kumar gibi bağımlılık yaratan davranışlarının şiddeti tetikleyen ana unsurlar olduğu literatürle karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Bu tür davranışların aile içindeki gerilimi artırarak doğrudan sözel tacize dönüşmesi küresel trendlerle paralellik göstermektedir.

Sonuç olarak, farklı şiddet türlerinin birbirini beslediği ve sistematik bir yapı oluşturduğu vurgulanmaktadır. Yazarlar, kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca fiziksel zarar odaklı bir yaklaşımın yetersiz kalacağını, sözel ve psikolojik boyutların da yasal ve sosyal politikalara entegre edilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, Sahra Altı Afrika daki bulgularla benzer şekilde şiddetin kuzey ve tarım ağırlıklı bölgelerde daha yaygın olabileceğine değinerek bölgesel farklılıkların altını çizmektedir (Alkan et al., 2022).

Pakistan daki araştırmalarla tutarlı olarak, geleneksel ve kültürel faktörlerin bazı şiddet vakalarının gizli kalmasına neden olabileceği tartışılmaktadır (Alkan et al., 2022).

Yazarların ulaştığı sonuç

Araştırma, Türkiye de sözel ve psikolojik şiddetin önlenmesi için özellikle riskli gruplara yönelik acil ve hedef odaklı politikalara ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Alkol kullanan, kumar oynayan veya aldattiği tespit edilen partnerlerin bulunduğu haneler ile daha önce farklı şiddet türlerine maruz kalmış kadınların korunması önceliklendirilmelidir. Şiddetin sistematik doğası gereği, sözel tacizlerin daha ağır şiddet türlerinin habercisi olabileceği göz önünde bulundurulmalidir (Alkan et al., 2022).

Literatürdeki yeri

Bu makale, literatürde çoğunlukla ikincil planda kalan veya fiziksel şiddetin gölgesinde incelenen sözel ve psikolojik şiddet olgusunu merkezine alarak geniş ölçekli ulusal verilerle ampirik bir temel sunmaktadır. Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede hane halkı dinamiklerini, bölgesel farklılıkları ve bireysel özellikleri eş zamanlı olarak değerlendiren kapsamlı bir risk analizi işlevi görmektedir. Araştırma, literatürde dağınık halde bulunan sosyo-ekonomik değişkenlerin sözel taciz üzerindeki net etkilerini ortaya koyarak kavramsal çerçevenin olgunlaşmasına katkı sağlamaktadır.

Önceki çalışmalar genellikle kadına yönelik şiddeti fiziksel veya cinsel boyutlarıyla sınırlı tutmuş ya da yerel örneklemler üzerinden değerlendirmeler yapmıştır. Bu çalışma, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından yürütülen ulusal araştırmaların mikro veri setlerini ikili lojistik ve probit regresyon yöntemleriyle analiz ederek önceki dar kapsamlı bulguları genişletmektedir. Aynı zamanda, eğitim düzeyi veya bölgesel faktörler gibi konularda literatürde var olan çelişkili veya tartışmalı sonuçlara yeni ve istatistiksel olarak doğrulanmış bir perspektif kazandırmaktadır.

Literatür taraması yapılırken, bu çalışma araştırmacılara kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel bir eylem olmadığını, aksine sözel ve psikolojik boyutun sistematik şiddet ağının merkezinde yer aldığını kanıtlayan güçlü ampirik kanıtlar sağlamaktadır. Derleme veya sistematik inceleme hazırlayan araştırmacılar için makale, risk faktörlerinin sınıflandırılması ve modelleme yaklaşımları açısından metodolojik bir referans noktası oluşturmaktadır. Özellikle politika odaklı literatür taramalarında, risk gruplarının önceliklendirilmesi gerektiği argümanını desteklemek üzere stratejik bir veri kaynağı işlevi görmektedir.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewSözel ve psikolojik şiddetin fiziksel şiddet kadar yaygın ve yıkıcı bir halk sağlığı sorunu olduğu

Araştırmanın giriş ve literatür bölümlerinde, sözel şiddetin kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik iyilik halini tehdit eden boyutunu vurgulamak için temel bir kaynak olarak kullanılabilir (Alkan et al., 2022).

Kentsel ve Kırsal Alanlarda Sözel Şiddet Algısının Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi

Araştırma sorusu
Kentsel ve kırsal kesimde yaşayan evli kadınların sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma olasılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel kesitsel araştırma deseni kullanılarak, evren büyüklüğüne göre güç analizi ile belirlenecek yeterli örneklem hacminden anket yöntemiyle veri toplanacaktır. Elde edilen veriler ikili lojistik regresyon modeliyle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin bölgesel değişkenleri ve yerleşim yerlerini modele dahil eden ampirik yaklaşımından ve bulgularında yer alan bölgesel yayılım tartışmalarından türetilmiştir (Alkan et al., 2022).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveAlkol kullanımı ve sadakatsizlik gibi partner özelliklerinin psikolojik şiddet riskini artırdığı

Kavramsal çerçevede hane içi şiddet davranışlarını tetikleyen risk faktörlerini sınıflandırırken modelin bağımsız değişkenlerini temellendirmek amacıyla gösterilebilir (Alkan et al., 2022).

Partnerlerin Madde ve Alkol Kullanım Alışkanlıklarının Ev İçi Psikolojik Şiddete Etkisi

Araştırma sorusu
Eşlerin alkol ve kumar alışkanlıkları ile kadınların psikolojik şiddet mağduriyeti arasında nasıl bir nedensellik ilişkisi bulunmaktadır?
Yöntem taslağı
Tarama modeline dayalı bu araştırmada, veri doygunluğu gözetilerek formüle edilen yarı yapılandırılmış ölçekler aracılığıyla elde edilen veriler çok değişkenli probit analizi yardımıyla test edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale bulgularında partnerin alkol kullanımı ve kumar oynamasının şiddet riskini doğrudan artırdığına dair sunulan istatistiksel kanıtlardan doğrudan esinlenilmiştir (Alkan et al., 2022).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaFarklı şiddet türlerinin birbiriyle doğrudan ilişkili ve sistematik bir yapı oluşturduğu

Tartışma bölümünde elde edilen bulguların ulusal düzeydeki diğer ampirik sonuçlarla kıyaslanması ve sistematik şiddet argümanının savunulması için kanıt sunar (Alkan et al., 2022).

Çocukluk Dönemi Aile İçi Şiddet Deneyimlerinin Yetişkinlikteki İlişki Dinamiklerine Etkisi

Araştırma sorusu
Birinci derece akrabalarından şiddet gören bireylerin yetişkinlik ilişkilerinde sözel şiddet yaşama olasılığı nedir?
Yöntem taslağı
Geçmişe dönük tarama deseniyle tasarlanacak bu araştırmada, örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile hesaplanacak, veriler yüz yüze görüşme formuyla toplanıp ki-kare ve lojistik regresyonla incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın sonuç bölümünde vurgulanan birinci derece akraba şiddetinin ilerleyen yaşlardaki şiddet olasılığını artırdığı yönündeki bulgudan türetilmiştir (Alkan et al., 2022).

Kaynakça

  1. Muluneh, M. D., Stulz, V., Francis, L., & Agho, K. (2020). Gender based violence against women in Sub-Saharan africa: a systematic review and meta-analysis of cross-sectional studies. International Journal of Environmental Research and Public Health, 17(3), 903.
  2. LaBore, K., Ahmed, T., Rizwan-ur-Rashid, & Ahmed, R. (2021). Prevalence and predictors of violence against women in Pakistan. Journal of Interpersonal Violence, 36(13-14), NP7246-NP63.

Bu konudaki diğer çalışmalar