Akademik arama
Arama sonuçları
“sosyoloji” için 8 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Spor Sosyolojisinde Yeni Ufuklar: Disiplin İçi Zorluklar, Güçlü Yönler ve Gelecek Yönelimleri
Spor sosyolojisi, modern toplumun anlamlandırılmasında stratejik bir konuma sahip olmasına rağmen, hem genel akademide hem de spor bilimleri bünyesinde çevreleşme ve marjinalleşme baskısıyla karşı karşıyadır. Güncel toplumsal krizler ve küresel değişimler, toplumsal dinamiklerin anlaşılmasında sosyolojik bilgiye olan ihtiyacı artırırken; disiplinin kurumlar içindeki konumu, araştırma fonlarına erişimi ve kamuoyu düzeyindeki etkisi zayıflama riski taşımaktadır. Bu makale, spor sosyolojisinin karşı karşıya olduğu üç kademeli çevreleşme sorununu ve alt disiplinin akademik ile toplumsal alandaki geleceğini tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Toplum Bilimlerinde Zamansallık: Zamanın Siyasal Sosyolojisi İçin Yeni Yönelimler
Sosyal bilimler ve sosyoloji yazınında zaman ile zamansallık temaları sıklıkla ele alınmakla birlikte, sosyolojik incelemeler genellikle ampirik düzlemde parçalı kalmakta, kuramsal yönelimler ise modernite, kapitalizm ve teknoloji ekseninde hız ile ivmelenme kavramlarına odaklanmaktadır. Siyaset bilimi ve iktidar ilişkilerini inceleyen siyasal sosyoloji alt alanı, güç yapılarını ve siyasal olguları incelemeye yönelik ortak bir zaman sözlüğü oluşturma noktasında eksiklikler barındırmaktadır. Bu makale, zaman ve siyaset üzerine yakın dönemde yayımlanan üç kitabı daha geniş bir sosyolojik zaman yazını içine konumlandırarak zamanın siyasal sosyolojisi alanının inşası için kavramsal bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Din Nörobilimi Üzerine Bir İnceleme: Alanın Genel Görünümü, Sınırlılıkları ve Geleceğe Yönelik Müdahaleler
Din nörobilimi, bireylerin dini inançları, ritüelleri ve aşkın deneyimleri sırasında beyinde meydana gelen yapısal, işlevsel ve nörokimyasal değişimleri inceleyen çok disiplinli bir alandır. Din sosyolojisi, karşılaştırmalı dinler tarihi ve bilişsel nörobilim arakesitinde konumlanan bu saha, ampirik yöntemlerin sınırlılıkları ve dini kavramların tek tipleştirilmesi gibi epistemolojik ve metodolojik tartışmaların odağında yer almaktadır. Makale, bu tartışmalar kapsamında mevcut görüntüleme teknolojilerinin ritüel hareketlerini incelemedeki yetersizliğini aşmayı ve alana yeni teorik açılımlar kazandırmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Göç Karşıtı Tutumların Seçmen Davranışı Üzerindeki Etkisi ve Sınırları: Türk Siyaseti ve Zafer Partisi Örneği
Avrupa ülkelerinde göç karşıtı radikal sağ partilerin yükselişi geniş bir literatürle açıklanırken, kitlesel göçe maruz kalan gelişmekte olan ülkelerde göç karşıtı tutumların siyasal partilere ve seçim sonuçlarına nasıl yansıdığı sorusu görece yeni bir tartışma alanıdır. Türkiye, 2011 sonrasında milyonlarca Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaparak dünyada en fazla mülteci barındıran ülkelerden biri haline gelmiş ve kamuoyu araştırmaları toplumun ezici çoğunluğunda güçlü bir göç karşıtlığı bulunduğunu belgelemiştir. Buna karşın, doğrudan göç karşıtlığı üzerine kurulan Zafer Partisinin 2023 ve 2024 seçimlerinde elde ettiği oy oranları, toplumsal tepkinin doğrudan sandığa yansımadığını göstermektedir. Bu çalışma, sosyolojik ayrışma ve kutuplaşma dinamiklerinin göç karşıtı tutumların oy tercihine dönüşmesini nasıl sınırladığını süreç izleme yöntemiyle çözümlemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türkiye'de Demografik Dönüşümün Toplumsal Sonuçları Üzerine Demografik Geçiş Teorisi Bağlamında Bir İnceleme
Nüfus unsuru, toplumların sosyo-ekonomik ve kültürel yapısını şekillendiren temel parametrelerden biridir. Tarihsel süreçte yaşanan tarım ve sanayi devrimleri ile modern ulus-devletlerin teşekkülü, dünya nüfusunda kümülatif artışlara ve yapısal dönüşümlere yol açmıştır. Demografik yapıda meydana gelen bu değişimler, orta ve uzun vadede toplumsal yapının farklılaşmasını, karmaşıklaşmasını ve yeni sosyal sorunların doğmasını beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde ise 19. yüzyıldan itibaren hız kazanan modernleşme, kentleşme ve sanayileşme süreçleri; doğurganlık, ölümlülük ve göç dinamiklerini köklü biçimde etkilemiştir. Nüfusun nicel büyüklüğünün ötesinde, yaş yapısı, hanehalkı genişliği ve bağımlılık oranları gibi nitel göstergelerde yaşanan bu değişimlerin toplumsal yansımalarını anlamlandırmak sosyoloji ve sosyal politika disiplinleri açısından hayati önem taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
İslam Şehri Teorisi Merceğinden Tarihsel Bir Perspektif: Konya Örneği
İslam şehir teorisi, dinin kentsel mekân ve toplumsal yaşam üzerindeki dönüştürücü etkisini anlamak için geliştirilmiş kuramsal bir yaklaşımdır. Doğu bilimi (oryantalist) yaklaşımların tekdüze İslam şehri prototipleri üretme eğilimine karşı, tarihsel ve coğrafi çeşitlilikleri dikkate alan yeni bir kentsel okuma ihtiyacı doğmuştur. Bu makale, İslam kentsel formunun genel niteliklerini Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden günümüze Konya kenti ölçeğinde tarihsel-mekânsal bir çözümlemeyle ele alarak alanındaki kent sosyolojisi ve kentsel tarih tartışmalarına özgün bir katkı sağlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'deki Kadınların İntihar Eğilimleri Üzerinde Etkili Olan Faktörlerin Rolü
Kadına yönelik şiddet ve intihar eğilimi, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ve sosyolojik araştırmaların merkezinde yer alan karmaşık bir sorundur. Türkiye bağlamında kadınların intihar davranışları, bireysel psikolojik süreçlerin ötesinde sosyoekonomik şartlar, coğrafi dinamikler, eş veya partner ilişkilerindeki denetim mekanizmaları ve maruz kalınan çok boyutlu şiddet türleriyle şekillenmektedir. Ulusal düzeydeki temsil kabiliyeti yüksek verilerle kadın intihar eğilimini analiz etmek, risk gruplarını tespit etmek ve kanıta dayalı önleme stratejileri geliştirmek açısından hayati bir gerekliliktir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Laikliği Tartışmak: Özgürlükçü Kozmopolitan Bir Perspektiften Klasik Laiklik Kavramının Savunusu
Siyaset sosyolojisi ve çağdaş siyaset felsefesi literatüründe laiklik, din ile devlet işlerinin ayrılmasının ötesinde yurttaşların vicdan özgürlüğü ve eşitliği hususunda temel bir ilke olarak tartışılmaktadır. Son yıllarda çokkültürcü yaklaşımlar ve postmodern soyağacı eleştirileri, klasik laiklik anlayışının bireyci temellerini hedef alarak dinsel özgürlüklerin kısıtlandığı iddiasını öne sürmektedir. Bu tartışma ortamında, laikliğin cemaatçi yapılara karşı bireysel özgürlükleri koruma kapasitesi ile modern devlet egemenliği arasındaki ilişki yeniden değerlendirilme ihtiyacı taşımaktadır.