Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.3389/fspor.2022.1060622

Spor Sosyolojisinde Yeni Ufuklar: Disiplin İçi Zorluklar, Güçlü Yönler ve Gelecek Yönelimleri

Spor sosyolojisi, modern toplumun anlamlandırılmasında stratejik bir konuma sahip olmasına rağmen, hem genel akademide hem de spor bilimleri bünyesinde çevreleşme ve marjinalleşme baskısıyla karşı karşıyadır.

Yazar
Richard Giulianotti & Ansgar Thiel
Yayın
Frontiers in Sports and Active Living
Tarih
2023-02-10
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Spor sosyolojisi, modern toplumların sporlaşma süreciyle birlikte 20. yüzyılın ikinci yarısında akademik bir alt disiplin olarak somutlaşmış olsa da tarihsel ve kurumsal olarak marjinalleştirilme baskısıyla mücadele etmektedir. Kartezyen düalizmin zihni bedenden üstün tutan mirası, sporu uzun süre entelektüel incelemeye değer görülmeyen bir alan olarak konumlandırmıştır. Günümüzde ise bu marjinalleşme üç iç içe geçmiş çevreleşme (peripherality) katmanında belirginleşmektedir: Sosyal bilimlerin doğa bilimleri karşısında fon ve itibar kaybetmesi (Çevre 1), sosyolojinin iktisat veya siyaset bilimi gibi diğer sosyal bilimler karşısında politika yapım süreçlerinden dışlanması (Çevre 2) ve spor sosyolojisinin ana akım sosyoloji ile spor bilimleri bünyesinde 'oyuncak departmanı' muamelesi görmesi (Çevre 3). Çalışma, bu üçlü çevreleşme yapısının disiplinin kurumsal sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerini sorunsallaştırmaktadır.

Bu durum karşısında yazarlar, alt disiplinin mevcut durumunu analiz etmek ve geleceğe dönük stratejik yönelimler belirlemek amacıyla anlatısal bir eleştirel sentez yöntemi benimsemiştir. Yazarların altmış yılı aşan birleşik uluslararası araştırma ve öğretim deneyimine dayanan bu yaklaşım; ampirik yazının, kuramsal modellerin ve kurumsal pratiklerin bütüncül bir biçimde yeniden değerlendirilmesini içermektedir. İncelenen yöntemsel çerçeve; tekil ampirik verilerin ötesine geçerek sosyolojik bilginin üretildiği kurumsal ortamlara, fon mekanizmalarına, disiplinlerarası etkileşimlere ve yayın ontolojilerine odaklanmaktadır. Böylece çalışma, sadece mevcut durumu betimlemekle kalmayıp alt disiplinin akademideki ve toplumdaki konumunu güçlendirecek dönüştürücü ilkeleri sistematik hale getirmeyi hedeflemektedir.

Sentez sonuçunda elde edilen temel önermeler, spor sosyolojisinin sahip olduğu benzersiz güçlü yönleri ve geleceğe dönük yedi temel gelişme eksenini ortaya koymaktadır. Sosyolojinin 'toplum diye bir şeyin var olduğunu' hatırlatan avant-garde yapısı, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık (EDI) gibi konulardaki öncü rolü en önemli güç kaynağı olarak belirlenmiştir. Gelecek stratejileri kapsamında ise ilk olarak, nitel araştırmaların 20'den fazla akademisyenden oluşan çok merkezli uluslararası ağlarla ölçeğinin büyütülmesi (scaling up) önerilmektedir. İkinci olarak, Bourdieucu veya Foucaaultcu klasik modellerin ötesine geçilerek kuramsal çoğulculuğun sağlanması ve Kuzey Küre merkezciliğinin kırılarak Küresel Güney ile eşitlikçi, yatay iş birliklerinin (horizontal collaborations) kurulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Tartışma ve sonuç bölümünde, ortaya konulan önerilerin önceki literatürle ilişkisi kurulmakta ve büyük veri (big data) ile biyo-sosyal araştırmalara dönük eleştirel bir çerçeve çizilmektedir. Yazarlar, büyük veri yöntemlerinin tek başına toplumsal gerçekliği açıklayamayacağını, kuram odaklı sosyolojik çözümlemenin vazgeçilmez olduğunu savunmaktadır. Spor sosyolojisinin, epigenetik ve spor tıbbı ile iş birliği yaparak 'spor yapan bedenin' biyolojik ve sosyal etkileşimlerini inceleme potansiyeline sahip olduğu belirtilmektedir. Türk araştırmacılar için bu çalışma; tez ve makale tasarımlarında disiplinlerarası ölçek büyütme modelleri geliştirmek, Küresel Güney perspektiflerini literatür taramalarına entegre etmek ve sporun toplumsal dinamiklerini eleştirel bir kuramsal derinlikle ele almak açısından temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, spor sosyolojisinin yakın dönemdeki temel özelliklerini ve eğilimlerini gözden geçirmek, alt disiplinin karşı karşıya olduğu çok boyutlu zorlukları çözümlemek ve geleceğe dönük stratejik ilerleme yolları ile yeni ufuklar sunmaktır(Giulianotti & Thiel, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, spor sosyolojisinin akademik ve toplumsal konumunu eleştirel bir perspektifle değerlendiren kuramsal bir incelemedir. Yazarların toplamda 60 yılı aşan uluslararası araştırma ve öğretim deneyimine dayanan makale, disiplindeki mevcut eğilimleri sentezleyerek geleceğe yönelik stratejik bir yol haritası sunmaktadır. Analiz süreci, sosyolojinin ana disiplinle ve doğa bilimleriyle olan güç ilişkilerini 'çevreleşme' kavramı üzerinden sorunsallaştırmakta ve nitel araştırmaların ölçeklendirilmesi için kavramsal bir model önermektedir(Giulianotti & Thiel, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, bütüncül bir eleştirel sosyolojik yaklaşımı benimsemekte; Max Weber'in değer tarafsızlığı ve eleştirel analiz ilkeleri, Auguste Comte'un disiplinler hiyerarşisi, Alvin Gouldner'ın sosyoloji krizi analizi ve Roland Robertson'ın küre-yerelleşme (glocalization) kuramı ile diyalog kurmaktadır. Ayrıca Bourdieu, Foucault, Elias ve Luhmann gibi temel toplumsal kuramcıların spor sosyolojisindeki mirası eleştirel bir süzgeçten geçirilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Spor sosyolojisinin 1960'lardan günümüze uzanan tarihsel gelişimi ele alınmakta; Elias ve Dunning, Edwards, Heinilä, Kenyon ve Loy, Lüschen gibi kurucu isimlerin çalışmaları değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra epistemolojik bazda biyo-sosyolojik etkileşimler, disiplinlerarasılık, etik kurulların sosyal bilimler üzerindeki denetim baskısı ve büyük veri (big data) araştırmalarının getirdiği metodolojik sınırlar literatür bağlamında tartışılmaktadır.

Araştırmanın Bulguları

01

Spor sosyolojisi; bir sosyal bilim dalı, bir sosyoloji disiplini ve bir alt disiplin olarak üç farklı düzeyde çevreleşme ve akademik marjinalleşme baskısıyla karşı karşıyadır(Giulianotti & Thiel, 2023).

02

Sporun bilimsel araştırmalarda 'değersiz' bir nesne olarak görülmesi, zihni bedenden üstün tutan Kartezyen düalizmin akademik düşüncedeki köklü tarihsel mirasından kaynaklanmaktadır(Giulianotti & Thiel, 2023).

03

Sosyoloji disiplini, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi toplumsal adalet temalarını henüz kurumsallaşmadan önce gündeme getiren öncü (avant-garde) bir yapıya sahiptir(Giulianotti & Thiel, 2023).

04

Spor sosyologlarının araştırma ekiplerini genişleterek ve konum çeşitliliğini artırarak ölçek büyütmeleri, doğa bilimleriyle fon rekabetinde ve politika üretiminde daha etkili olmalarını sağlayacaktır(Giulianotti & Thiel, 2023).

05

Kuramsal yenilik ve çeşitlilikteki eksiklik disiplini durağanlaştırabilir; bu nedenle Bourdieu veya Foucault gibi klasikleşen dörtlüye olan aşırı bağımlılığın yeni çerçevelerle aşılması elzemdir(Giulianotti & Thiel, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Çalışmada sunulan üç katmanlı çevreleşme bulgusu, spor sosyolojisinin akademik hiyerarşideki zayıf konumunu nesnel bir biçimde ortaya koymaktadır. Yazarlar, alt disiplinin hem doğa bilimleri karşısında sosyal bilimlerin genel güç kaybından etkilendiğini hem de ana sosyoloji disiplini içinde 'oyun alanı' olarak görülerek marjinalleştiğini savunmaktadırlar. Bu durum, fon kaynaklarına erişimden öğrenci profiline kadar geniş bir alanı etkileyen yapısal bir sorun olarak tanımlanmaktadır.

Kartezyen düalizmin tarihsel etkisi üzerine yapılan analiz, sporun neden uzun süre 'entelektüel olmayan' bir uğraş olarak kodlandığını açıklamaktadır. Yazarlar, zihin ve beden arasındaki bu keskin ayrımın, spor sosyolojisinin bilimsel bir disiplin olarak meşruiyet kazanmasının önündeki en büyük kültürel engel olduğunu belirtmektedirler. Bu tarihsel perspektif, günümüzdeki marjinalleşmenin kökenlerini anlamak adına kritik bir zemin sunmaktadır.

Araştırma ekiplerinin ölçeklendirilmesi ve ulusötesi iş birliklerinin artırılması önerisi, doğa bilimlerinin yöntem üstünlüğüne karşı geliştirilen stratejik bir yanıttır. Yazarlar, nitel çalışmaların yerel ve küçük ölçekli kalmasının politika yapıcılar üzerindeki etkisini sınırladığını vurgulayarak, 20 ve üzeri araştırmacıdan oluşan büyük ölçekli ekiplerle daha kapsayıcı veri üretiminin şart olduğunu ifade etmektedirler. Bu yaklaşım, disiplinin akademik görünürlüğünü artırma potansiyeli taşımaktadır.

Son olarak, büyük veri teknolojilerinin kuramsal düşüncenin yerini tutamayacağı vurgusu, sosyolojik analizin özgün değerini koruma amacına hizmet eder. Yazarlar, verilerin toplanma süreçlerinin her zaman güç ilişkileri ve bilimsel trendlerden etkilendiğini, bu nedenle eleştirel bir süzgeçten geçirilmeden sunulan sonuçların yüzeysel kalacağını hatırlatmaktadırlar. Bu tespit, teknolojik determinizme karşı kuramsal derinliğin hayati önemini yeniden tescil etmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, sosyolojinin yaşadığı kriz tartışmalarını Gouldner'ın elli yıl önce öngördüğü Batı sosyolojisindeki çöküş beklentisiyle ilişkilendirerek, günümüzdeki krizin özellikle spor sosyolojisi özelinde daha akut bir noktaya ulaştığını belirtmektedirler(Giulianotti & Thiel, 2023).

Sporun bilimsel olarak aşağılanması, Descartes'ın 1641 tarihli eserinde temellendirdiği, fiziksel tözü zihinsel tözden ayıran ve bedeni makineleşmiş bir araç olarak gören düalist yaklaşımla karşılaştırılmaktadır(Giulianotti & Thiel, 2023).

Yazarlar, spor sosyolojisinin kamusal etkisini artırma gerekliliğini Mills'in sosyolojik muhayyile kavramıyla bağdaştırmakta; kişisel sorunların toplumsal meseleler olarak görülmesinin disiplinin toplumsal meşruiyetini güçlendireceğini savunmaktadırlar(Giulianotti & Thiel, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Büyük veri ve ileri ampirik metodolojilerdeki artışa rağmen, kuram odaklı eleştirel sosyolojik düşünce sporun karmaşık doğasını anlamak için vazgeçilmezdir; zira veriler kendi başlarına gerçeği sunmazlar, ancak kuramsal bir bağlam içinde anlamlı hale gelirler(Giulianotti & Thiel, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Spor sosyolojisinin akademik alandaki konumunu, karşı karşıya kaldığı kurumsal ve kültürel engeller üzerinden sistemli bir biçimde analiz eder. Çalışma, alt disiplinin marjinal konumunu salt bir yakınma olarak ele almak yerine, onu daha geniş bir "üç katmanlı çevreleşme" teorik çerçevesine oturtarak akademideki meşruiyet krizini açıklar. Kartezyen düalizmin tarihsel kökenlerinden neoliberal yükseköğretim politikalarına kadar geniş bir yelpazede alt disiplinin gelişim seyrini tarihselleştirir ve geleceğe dönük bir yol haritası sunma işlevini üstlenir.

Eric Dunning, Alvin Gouldner ve C. Wright Mills gibi sosyolojinin kurucu figürlerinin ve spor sosyolojisi öncülerinin iddialarını derinleştirerek genişletmektedir. Çalışma, Gouldner'ın Batı sosyolojisindeki kriz öngörülerini ve Dunning'in spor sosyolojisinin akademik meşruiyetine dair yetmişli yıllardaki endişelerini referans alarak, bu krizlerin günümüz neoliberal üniversite yapısında nasıl daha akut hale geldiğini gösterir. Geleneksel çalışmaların bireysel ve yerel nitel araştırmalarından sıyrılarak, doğa bilimleriyle rekabet edebilecek büyük ölçekli ve çok merkezli araştırma tasarımlarına geçişi savunarak önceki literatürden ayrışır ve onu metodolojik olarak dönüştürmeyi amaçlar.

Spor sosyolojisi literatürüne ilişkin kapsamlı bir durum tespiti sunarak, alt disiplinin mevcut durumunu akademik yapılar, araştırma fonları ve kamuoyu etkisi bağlamında eleştirel bir süzgeçten geçirir. Çalışma, özellikle küreselleşme, postkolonyalizm, dekolonizasyon ve EDI (eşitlik, çeşitlilik, kapsayıcılık) gibi çağdaş sosyal bilim temalarını merkeze alarak küresel Kuzey egemenliğindeki literatürü küresel Güney perspektifleriyle zenginleştirme çağrısı yapar. Bu yönüyle, literatür taraması hazırlayan araştırmacılara, disiplinin geçmiş kuramsal birikimi ile gelecekteki çok disiplinli araştırma alanları arasında köprü kuran sistematik bir sentez sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Gouldner, A. W. (1970). The coming crisis in western sociology. Basic Books.
  2. Descartes, R. (2008). Meditations on first philosophy: With selections from the objections and replies. Oxford University Press.
  3. Mills, C. W. (1959). The sociological imagination. Oxford University Press.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · introduction

Spor sosyolojisinin son yıllarda karşı karşıya kaldığı akademik meşruiyet ve çevreleşme krizleri en üst düzeye ulaşmıştır.

Tez girişinde alt disiplinin günümüz yükseköğretim yapısındaki kurumsal zorluklarını ve gelişim seyrini tarihsel bağlamda temellendirmek amacıyla kullanılır(Giulianotti & Thiel, 2023).

Türkiye'de Spor Bilimleri Fakültelerinde Görev Yapan Sosyal Bilimcilerin Akademik Çevreleşme Deneyimleri

Araştırma sorusu
Spor bilimleri bölümlerindeki sosyal bilimciler, doğa bilimleri kökenli meslektaşlarıyla olan ilişkilerinde kurumsal meşruiyet ve kaynak paylaşımı açısından ne tür çevreleşme deneyimleri yaşamaktadır?
Yöntem taslağı
Nitel çoklu durum çalışması deseni uygulanacaktır. Türkiye'deki 5 farklı coğrafi bölgeden seçilen 15 devlet üniversitesinin spor bilimleri fakültelerinde görev yapan 30 öğretim üyesi ile derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir. Veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin üç katmanlı çevreleşme (periphery 1, 2, 3) modelinde ortaya koyduğu, spor sosyologlarının hem spor bilimleri içinde hem de genel akademide karşılaştığı statü ve meşruiyet krizlerinden türetilmiştir(Giulianotti & Thiel, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Sosyal bilimsel bilgi üretimi, doğa bilimlerinin ampirik ve teknolojik hakimiyeti karşısında fon kaynaklarına erişimde geri planda kalmaktadır.

Kavramsal çerçevede, sosyal bilimlerin ve özelde sosyolojinin diğer disiplinler karşısındaki hiyerarşik dezavantajlarını ve çevreleşme düzeylerini kuramsallaştırırken referans verilir(Giulianotti & Thiel, 2023).

Sedanter Yaşam Koşullarının Biyopsikososyal Etkileri: Spor Sosyolojisi ve Epigenetik Yaklaşımlı Bir Pilot Araştırma

Araştırma sorusu
Sosyo-ekonomik düzey ve ailevi beslenme/spor alışkanlıkları, genç yetişkinlerin sedanter yaşam biçimleriyle ilişkili olarak biyolojik ve moleküler adaptasyon algılarını nasıl şekillendirmektedir?
Yöntem taslağı
Disiplinlerarası karma yöntem tasarımı kullanılacaktır. Katılımcıların sosyo-ekonomik durumları ve yaşam tarzı alışkanlıkları anketlerle belirlenirken, nitel boyutta odak grup görüşmeleri yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle asgari düzeyde belirlenecek, nitel verilerde ise veri doygunluğuna ulaşılacaktır. Bulgular tematik analiz ve nicel korelasyonlarla birlikte değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalede önerdiği, sosyal yapılar ile biyolojik adaptasyonların (epigenetik düzeyde) etkileşimini inceleyen, spor sosyolojisi, epigenetik ve spor tıbbını bir araya getiren ölçeklendirilmiş disiplinlerarası iş birliği çağrısından esinlenilmiştir(Giulianotti & Thiel, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Spor araştırmalarında yerel ve mikro düzeydeki nitel tasarımlardan, geniş tabanlı ve çok merkezli büyük ölçekli araştırmalara geçiş yapılması gerekmektedir.

Tartışma bölümünde, çalışmanın gelecekteki metodolojik sınırlılıkları ve araştırma ekiplerinin ölçeklendirilmesi gereksinimini açıklarken metodolojik bir öneri olarak kullanılır(Giulianotti & Thiel, 2023).

Gelişmekte Olan Ülkelerde Spor ve Barış Projelerinin Çok Merkezli Etki Değerlendirmesi

Araştırma sorusu
Küresel Güney ülkelerinde yürütülen Kalkınma ve Barış için Spor (SDP) projelerinin yerel topluluklar üzerindeki sosyo-kültürel etkileri çok merkezli bir nitel araştırma tasarımıyla nasıl karşılaştırılabilir?
Yöntem taslağı
Büyük ölçekli, çok merkezli ulusötesi nitel araştırma deseni benimsenecektir. Küresel Güney'de yer alan 3 farklı ülkeden 6 sivil toplum kuruluşunun yürüttüğü projeler, yerel araştırmacılardan oluşan ortak bir ağ ('network of networks') vasıtasıyla eş zamanlı olarak incelenecektir. Veri toplama sürecinde derinlemesine mülakatlar ve odak grup görüşmeleri yürütülecek, veriler sistematik karşılaştırmalı tematik analiz ile incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların nitel araştırmalarda metodolojik milliyetçiliği aşmak, araştırma tasarımlarını ölçeklendirmek ve SDP alanında Küresel Güney araştırmacılarını da içeren 20'den fazla akademisyenden oluşan geniş ölçekli araştırma ekipleri kurma çağrısına dayanmaktadır(Giulianotti & Thiel, 2023).