Yapay zekanın (YZ) üniversite öğrenim ortamlarına giderek daha fazla entegre olmasıyla birlikte, öğrenciler YZ ile öğrenme kapasitelerine dair şüpheler veya YZ'nin akademik değerini sörgülamaları sonuçunda kaygı yaşayabilmektedir. Bu YZ öğrenme kaygısı, öğrencilerin YZ bilgisi edinirken, YZ fonksiyonlarını yorumlarken veya YZ ile ilgili yetenekler geliştirirken ortaya çıkan gerilim ve endişeyi ifade etmektedir. Literatürde YZ kaygısı genellikle bireysel kaynaklar, YZ okuryazarlığı veya öz yeterlik gibi unsurlarla ilişkilendirilirken, eğitim ortamının öğrencilerin kontrol ve değer değerlendirmeleri ile duygusal deneyimleri üzerindeki rolü sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, üniversitelerdeki algılanan okul desteğinin öğrencilerin YZ destekli öğrenmeye duygusal uyumları üzerindeki etkisini inceleyerek, bu alandaki bağlamsal faktörlerin önemini vurgulamaktadır. Bu yaklaşım, öğrencilerin YZ ile etkileşimlerinde karşılaştıkları zorlukları anlamak ve onlara yönelik daha bütünsel destek mekanizmaları geliştirmek için kritik bir zemin sunmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, çok boyutlu algılanan okul desteği ile üniversite öğrencilerindeki YZ öğrenme kaygısı arasındaki doğrudan ilişkiyi ve YZ öğrenme öz yeterliği ile algılanan faydanın aracı rollerini araştırmaktır. Araştırma modeli, başarı duygularını açıklayan Kontrol-Değer Teorisi, sosyal destek türlerini tanımlayan Sosyal Destek Teorisi ve teknoloji kabulünü açıklayan Teknoloji Kabul Modeli'nden beslenmektedir. Yöntem olarak, 547 Çinli üniversite öğrencisinden elde edilen verilerle yapısal eşitlik modellemesi (SEM) kullanılarak doğrudan, paralel dolaylı ve ardışık dolaylı yollar test edilmiştir. Bu analizlerde 5.000 bootstrap örneklemesi ve %95 yanlılık düzeltmeli güven aralıkları kullanılmıştır. Ek olarak, öngörü performansını ve göreceli yordayıcı önemini değerlendirmek amacıyla yapay sınır ağı (ANN) analizleri de gerçekleştirilmiştir. Bu çift yönlü analiz yaklaşımı, hem teorik ilişkilerin sınanmasına hem de pratik öngörü gücünün belirlenmesine olanak tanımıştır.
Yapısal eşitlik modellemesi sonuçları, algılanan okul desteğinin hem YZ öğrenme öz yeterliği (β = 0.469, p < 0.01) hem de algılanan fayda (β = 0.223, p < 0.01) ile pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda, algılanan okul desteği YZ öğrenme kaygısı ile negatif ilişkili bulunmuştur (β = -0.160, p < 0.01). YZ öğrenme öz yeterliği, algılanan fayda ile pozitif (β = 0.587, p < 0.01) ve YZ öğrenme kaygısı ile negatif (β = -0.408, p < 0.01) ilişki sergilemiştir. Algılanan fayda da YZ öğrenme kaygısı ile negatif ilişkilidir (β = -0.345, p < 0.01). Algılanan okul desteği ile YZ öğrenme kaygısı arasındaki toplam dolaylı yollar, toplam standardize ilişkinin %69.5'ini açıklamıştır. Yapay sınır ağı analizleri ise, öz yeterliği ve algılanan faydayı YZ öğrenme kaygısının en güçlü ve istikrarlı yordayıcıları olarak belirlemiştir. Bu bulgular, algılanan okul desteğinin dolaylı yollar aracılığıyla YZ öğrenme kaygısı üzerindeki etkisinin daha belirgin olduğunu ortaya koymaktadır.
Çalışmanın bulguları, YZ öğrenme kaygısını öğrencilerin algıladıkları destek ve kontrol-değer değerlendirmeleriyle ilişkili bir başarı duygusu olarak karakterize etmektedir. Bu sonuçlar, Kontrol-Değer Teorisi ve Teknoloji Kabul Modeli çerçevelerini entegre ederek YZ öğrenme kaygısını yorumlama konusunda önemli teorik çıkarımlar sunmaktadır. Araştırma, bireysel özelliklere odaklanan önceki çalışmalara ek olarak, algılanan okul desteğinin YZ destekli öğrenmede duygusal tepkilerle ilişkili bağlamsal bir faktör olduğunu göstermektedir. Bu perspektif, üniversite desteğinin sadece YZ araçlarına erişim değil, aynı zamanda öğrencilerin YZ ile ilgili öğrenme görevleri üzerindeki algılanan kontrollerini anlamalarına, YZ'nin eğitimsel değeri hakkında bilinçli yargılar oluşturmalarına ve ortaya çıkabilecek kaygıyı yönetmelerine yardımcı olarak psikolojik koşulları da etkilediğini vurgulamaktadır. Bu sayede çalışma, Türk araştırmacılar için YZ entegrasyonu süreçlerinde öğrenci deneyimlerini anlamak ve destek stratejileri geliştirmek adına önemli bir kaynak niteliğindedir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın temel kuramsal çerçevesini, başarı duygularını öğrenenin kontrol ve değer yargılarına bağlayan Kontrol-Değer Teorisi (KDT) oluşturmaktadır. KDT'ye göre, bir göreve önem atfedildiğinde ancak gereklilikleri yönetme veya sonuçları kontrol etme kapasitesinden şüphe duyulduğunda kaygı ortaya çıkar. Sosyal Destek Teorisi ise, algılanan okul desteğinin duygusal, bilgilendirici ve araçsal boyutlarını tanımlarken, Teknoloji Kabul Modeli (TAM) algılanan faydanın teknoloji kullanımıyla performansı artırma beklentisi olarak açıklanmasına yardımcı olur. Bu üç teori, algılanan okul desteği ile YZ öğrenme kaygısı arasındaki ilişkileri ve kontrol-değer değerlendirmelerinin aracı rollerini açıklamak için bir araya getirilmiştir. Bu entegre çerçeve, öğrencilerin YZ destekli öğrenme süreçlerindeki duygusal tepkilerini anlamak için kapsamlı bir temel sunar.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, YZ öğrenme kaygısı üzerine artan literatürü ele almaktadır. Mevcut çalışmalar, kaygıyı tutum, niyet, motivasyon veya öğrenme davranışının bir öngörücüsü olarak veya YZ okuryazarlığı ve öz yeterlik gibi bireysel kaynaklarla ilişkilendirmektedir (Wang Y.-M. ve ark., 2024; Chen ve ark., 2025; Karaoglan Yilmaz ve ark., 2025). Türkiye, Güney Kore ve Suudi Arabistan'dan yapılan çalışmalar da YZ kaygısını öğrencilerin YZ okuryazarlığı ve tutumları, değerlendirici öğrenme pratikleri ve öğrenme motivasyonu ile ilişkilendirmiştir (Cengiz ve Peker, 2025; Kim, 2026; Mohamed ve ark., 2026). Bu çalışmalar bireysel kapasitelere odaklanırken, mevcut çalışma eğitim ortamının (algılanan okul desteği) bu kontrol-değer değerlendirmeleri ve duygusal deneyimlerle nasıl ilişkili olduğunu araştırarak literatürdeki bir boşluğu doldurmaktadır. Öğretmen desteğinin YZ öğrenme kaygısı ve YZ öz yeterliği ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar (Chai ve Sha, 2025) ile kurumsal desteğin öğrenme çıktıları ve teknoloji öz yeterliği aracılığıyla YZ öğrenme algılarını yordadığını gösteren araştırmalar (Jeilani ve Abubakar, 2025) bu çalışmaya zemin hazırlamıştır. Ayrıca, üniversite desteği ve öz yeterliğin YZ araçlarının algılanan faydasının öncülleri olarak tanımlandığı çalışmalar (Zhao ve ark., 2025) da ilgili literatürü genişletmektedir.