Akademik arama

Arama sonuçları

boylamsal” için 8 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Chancenreich Aile Destek Programinin Ebeveyn Katılımi ve Okul Oncesi Cocuklarin Dil Becerileri Üzerindeki Boylamsal Etkileri

Okul oncesi donemde dil gelişimi, cocuklarin gelecekteki akademik basarilari ve sosyo-duygusal becerileri için kritik bir yapi tasidir. Ancak, cocuklarin dil becerileri ailelerinin sosyo-ekonomik ve kulturel gecmislerine bağlı olarak erken yaslarda belirgin farklıliklar göstermektedir. Alanyazinda ev öğrenme ortaminin kalitesi, cocuklarin gelişiminde doğrudan belirleyici bir rol oynamaktadir. Dezavantajli aileleri desteklemek ve eğitimde firsat esitligini sağlamak amaciyla geliştirilen erken müdahale programlarinin uzun vadeli etkileri, özellikle Almanya bağlaminda boylamsal çalışmalarin eksikligi nedeniyle yoğun bir sekilde tartisilmaktadir.

aile destek programiev öğrenme ortamikelime bilgisi becerileridilbilgisi anlamaboylamsal

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Yönetici Koçluğu Ölçeğinin Yordama Geçerliliğinin İncelenmesi: Boylamsal Bir Çalışma

Yönetici koçluğu, çalışan performansını ve işe yönelik tutumları geliştirmek amacıyla organizasyonlarda yaygın olarak kullanılan bir müdahale aracıdır. Ancak literatürdeki ampirik kanıtların çoğu kesitsel verilere dayanmakta, bu da koçluk davranışları ile iş sonuçları arasındaki zamansal öncelik ve neden-sonuç ilişkisinin tam olarak anlaşılmasını engellemektedir. Bu makale, yaygın kullanılan bir koçluk ölçeğinin zamana yayılmış geçerliliğini sörgülayarak bu boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.

yönetici koçluğuboylamsal çalışmaçalışan tutumlarırol açıklığıiş tatmini

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Sağlık Yatırımının Hanehalkı Gelir Dağılımı Üzerindeki Etkisi: Çin'in Boylamsal Anket Verilerinden Elde Edilen Bulgular

Sağlık iktisadı ve insan sermayesi kuramı bağlamında, bireylerin sağlık yatırımlarının hanehalkı gelir seviyesi ve gelir dağılımı üzerindeki makro ile mikro düzeydeki etkileri literatürde yoğun biçimde tartışılmaktadır. Geleneksel çalışmalar çoğunlukla gelir düzeyinin sağlık üzerindeki etkisine odaklanırken veya sağlık durumunu ölüm ve hastalık oranları gibi heterojen göstergelerle ölçerken, sağlık yatırımının doğrudan ve dolaylı kanallar üzerinden gelir dağılımı ve gelir hareketliliği üzerindeki dönüştürücü rolü yeterince incelenmemiştir. Bu çalışma, söz konusu tartışmada sağlık yatırımını temel bir insan sermayesi girdisi olarak konumlandırarak gelir eşitsizliğinin azaltılması ve toplumsal refahın artırılmasındaki rolünü incelemektedir.

sağlık yatırımıgelir dağılımıÇin beslenme ve sağlık anketikır-kent farklılıklarıgelir varyansı

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Fiziksel Aktivite ve Emekliliğe Geçiş: Çin Sağlık ve Emeklilik Boylamsal Çalışmasından Kanıtlar

Nüfusun yaşlanması küresel ölçekte kamu sağlığı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi baskılar oluştururken, sağlıklı yaşlanmanın sürdürülmesinde fiziksel aktivite kritik bir rol oynamaktadır. Emeklilik dönemi; bireylerin günlük rutinlerinin, gelir düzeylerinin, sosyal çevrelerinin ve rol tanımlarının kökten değiştiği önemli bir yaşam aşamasıdır. Literatürde emekliliğin fiziksel aktivite düzeyleri üzerindeki etkisi konusunda çelişkili bulgular yer almaktadır; bazı araştırmalar emeklilik sonrası serbest zamanın artmasıyla aktivitenin arttığını savunurken, diğerleri işe bağlı hareketliliğin kaybolmasıyla belirgin bir düşüş yaşandığını göstermektedir. Bu belirsizlik, özellikle Çin gibi kentleşme, hukou hane halkı kayıt sistemi ve mahjong gibi geleneksel sosyal alışkanlıkların fiziksel aktivite kalıplarını doğrudan etkilediği gelişmekte olan toplum bağlamlarında daha da belirginleşmektedir.

Fiziksel aktiviteEmeklilikGizil sınıf büyümeli analizi

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Yaşamın İkinci Yılında Davranışsal İnhibisyonun Doğum Öncesi Anne Kaygısı, Aşırı Koruyucu Ebeveynlik ve Erken Bebeklik Mizacı Tarafından Yordaması

Çocukluk ve ergenlik döneminde gelişen içselleştirme sorunları ile sosyal kaygı bozukluğunun erken çocukluktaki en belirgin mizaç risk faktörlerinden biri davranışsal inhibisyondur. Literatürde, doğum öncesi maternal kaygı ve stresin fötal nörogelişim üzerindeki etkileri ile doğum sonrası aşırı koruyucu ebeveyn tutumlarının çocuk mizacı üzerindeki rolleri ayrı ayrı tartışılmaktadır. Ancak prenatal anne kaygısının erken çocukluktaki davranışsal inhibisyona nasıl dönüştüğünü, bebek mizacı ve anne tutumunun ortak aracılık mekanizmaları üzerinden bütüncül biçimde açıklayan boylamsal çalışmalar sınırlıdır.

davranışsal inhibisyoniçselleştirme kişilik özellikleriyeniliğe karşı huzursuzlukerken çocuklukanne aşırı koruyuculuğu

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Barselona Beyin Sağlığı Girişimi: Beyin Sağlığının Belirleyicilerini Tanımlamaya ve Geliştirmeye Yönelik Kohort Çalışması Protokolü

Dünya genelinde yaşam beklentisinin artmasıyla birlikte yaşlanan nüfusta nörolojik ve nöropsikiyatrik hastalıkların görülme sıklığı hızla yükselmektedir. Ancak yaşam süresindeki uzama, sağlıklı yaşam süresinin uzamasıyla her zaman paralellik göstermemektedir. Güncel literatürde, beyin sağlığının korunması ve nörodejenerasyonun önlenmesinde yaşam tarzı faktörlerinin (beslenme, egzersiz, uyku, zihinsel ve sosyal aktivite, yaşam amacı) biyolojik belirteçlerle nasıl etkileştiği tartışılmaktadır. Barselona Beyin Sağlığı Girişimi, bu etkileşimleri boylamsal ve çok boyutlu bir yaklaşımla inceleyerek kişiselleştirilmiş koruyucu müdahalelere zemin hazırlamayı hedefleyen kapsamlı bir kohort çalışması olarak alandaki kritik bir boşluğu doldurmaktadır.

beyin sağlığıyaşam tarzlarıbilişsel rezervçok boyutlumüdahale

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bodur ve Bodur Olmayan Ergenlerin Pubertal, Psikososyal ve Bilişsel Gelişim Yörüngelerinin Anlaşılması: Çok Merkezli Bir Endonezya Kohort Çalışması Protokolü

Çocukluk çağı kronik beslenme yetersizliği neticesinde ortaya çıkan bodurluk, düşük ve orta gelirli ülkelerde çocuk sağlığı ve toplum kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Geleneksel literatür ve halk sağlığı politikaları ağırlıklı olarak yaşamın ilk 1000 günü ve 5 yaş altı döneme odaklanırken, ikinci en hızlı büyüme atağının gerçekleştiği ergenlik dönemi büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Ergenlik döneminde yaşanan pubertal değişimlerin ve beslenme durumunun, çocukluktaki bodurluk etkilerini telafi etme imkânı sunup sunmadığı bilimsel alanda henüz netleşmemiştir. Bu çalışma, Endonezya'daki kentsel ve kırsal alanlarda bodur ve bodur olmayan ergenlerin gelişim yörüngelerini boylamsal olarak inceleyerek alan literatüründeki bu önemli boşluğu kapatmayı hedeflemektedir.

ergendavranışgelişimbüyümeruh sağlığı

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Türkiye'de COVID-19 Pandemisinin İkinci Dalgasında Üniversite Öğrencilerinde Stres, Anksiyete, Depresyon ve TSSB Yordayıcıları ve Yaygınlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte toplum sağlığını tehdit ederken, yükseköğretim öğrencileri akademik zorluklar, sosyal izolasyon, ekonomik belirsizlikler ve mezuniyet sonrası istihdam kaygıları nedeniyle ruh sağlığı bozulmalarına karşı oldukça hassas bir grup haline gelmiştir. Pandeminin ilk dalgasında ortaya çıkan akut kaygılar, sürecin uzaması ve ikinci dalganın yaşanmasıyla birlikte yerini kronik stres, yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) bırakmıştır. Literatürde, salgının farklı evrelerinde öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve manevi faktörlerin boylamsal ya da tekrarlanan kesitler halinde nasıl bir değişim gösterdiği sorusu önem kazanmaktadır.

depresyonanksiyeteTSSB—travma sonrası stres bozukluğustresCOVID-19
Akademik Makale Arama | Makale Analizi