Akademik arama

Arama sonuçları

öğrenciler” için 13 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Güvenli Bir Alan Yaratmak: Tıp Öğrencilerinin İletişim Becerilerini Öğrenmede Oyuncu Simülasyonlarının Kullanımına İlişkin Perspektifleri

Tıp eğitiminde klinik yetkinliğin temel taşlarından biri olan hekim-hasta iletişimi, hastaların tedaviye katılımı, memnuniyeti ve klinik çıktılar üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Kötü haber verme, belirsizlikle başa çıkma ve karmaşık duygusal tepkileri yönetme gibi güç klinik senaryolarda iletişim aksaklıkları ciddi tıbbi hatalara ve hasta hakları ihlallerine yol açabilmektedir. Geleneksel teorik anlatımların aksine, iletişim becerilerinin deneyimsel öğrenme modelleriyle kazandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Profesyonel oyuncuların hasta rolünü üstlendiği simülasyonlar, öğrencilere gerçekçi bir klinik ortam sunarken aynı zamanda hasta güvenliğini riske atmadan pratik yapma imkânı tanır. Alan yazındaki ana tartışma, simülasyon ortamındaki psikolojik güvenliğin, geri bildirim mekanizmalarının ve rol oynama süreçlerinin öğrencilerin mesleki kimlik gelişimi ile iletişim yeterliliklerine nasıl yansıdığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Tıp öğrencileriHekim-hasta iletişimiİletişim becerileri çalışmalarıPsikolojik güvenlikGeri bildirim

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Mülteci Öğrencilerin Türk Eğitim Sistemine Uyumunda Eğitimde Kalite Olgusunun İncelenmesi

Gelişmekte olan ülkelerde kitlesel göç hareketleri, eğitim sistemlerinin yapısını ve niteliğini doğrudan etkileyen dinamiklerin başında gelmektedir. Zorunlu göçler sonuçunda farklı dil ve kültür altyapısına sahip çocukların ev sahibi ülkenin okullarına katılması, fırsat eşitliği, sosyal uyum ve kapsayıcı eğitim bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde yürütülen çalışmalarda, mülteci öğrencilerin eğitim sistemine entegrasyonunda karşılaşılan güçlüklerin ve derslerdeki niteliğin korunması süreçlerinin öğretmen ve okul yöneticisi görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi büyük bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırma, yerel düzeyde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan eğitimcilerin mülteci öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel uyum süreçlerine ilişkin deneyimlerini ve bu sürecin eğitim kalitesine etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alandaki ampirik ve uygulamalı tartışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Mülteci öğrencileruyumgöç ve eğitimeğitim politikalarıeğitimde kalite

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Üniversite Öğrencilerinde Akademik Duygular, Üniversiteye Uyum ve Okulu Bırakma Eğilimi

Yükseköğretime geçiş süreci, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal alanlarda önemli dönüşümler yaşadığı kritik bir evredir. Özellikle COVID-19 pandemisi ve acil uzaktan eğitim uygulamaları, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Alanyazında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal gelişimlerine odaklanılırken, bu süreçlerin arka planında yer alan ve akademik başarı ile okulu bırakma kararlarını doğrudan etkileyen duygusal yaşantıların rolü uzun süre ihmal edilmiştir. Bu çalışma, akademik duyguların üniversiteye uyum ve okulu bırakma niyeti üzerindeki yordayıcı rolünü inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı ve yükseköğretimde kalıcılığı artıracak müdahale mekanizmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

akademik duygularüniversite yaşamına uyumüniversite terkiüniversite öğrencileriyükseköğretim

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Çin'de COVID-19 Kısıtlamalarının Kaldırılmasından Sonra Ortaokul ve Lise Öğrencilerinde Akademik Başarı ve Ruh Sağlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte eğitim sistemlerini köklü biçimde değiştirmiş ve yüz yüze eğitimden evden çevrim içi öğrenmeye geçiş, öğrencilerin öğrenme süreçleri ile psikolojik durumları üzerinde belirgin etkiler yaratmıştır. Mevcut literatürde yer alan akademik başarı ve ruh sağlığı odaklı çalışmaların büyük bölümü üniversite veya tıp ve hemşirelik öğrencilerine yoğunlaşırken, ortaokul ve lise düzeyindeki ergenlerin kısıtlamaların kaldırılması sonrasındaki durumunu inceleyen ampirik araştırmalar son derece sınırlıdır. Çin'in 7 Aralık 2022 tarihinde pandemi kısıtlamalarını esnetmesinin ardından öğrencilerin okula dönüş sürecindeki akademik performans değişimleri ile depresyon, anksiyete ve internet bağımlılığı gibi ruh sağlığı sorunları arasındaki ilişki geniş ölçekli araştırma ihtiyacını ortaya koymaktadır.

akademik başarıruh sağlığıöğrencilerCOVID-19Çin

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bangladeş'te Lisans Üniversite Sınavına Hazırlanan Öğrencilerde Depresyon Belirtileri, Anksiyete ve Stres: Kesitsel Bir Çalışma

Gelişmekte olan ülkelerde ruh sağlığı kaynaklarının yetersizliği, yükseköğretime geçiş aşamasındaki gençlerin karşılaştığı akademisi temelli psikososyal baskıları daha ağır hale getirmektedir. Bangladeş'te kamu üniversitelerindeki kontenjanların son derece kısıtlı olması, üniversiteye giriş sınavlarını yüksek rekabetli bir yarışa dönüştürmektedir. COVID-19 pandemisi sürecinde sınavların ertelenmesi ve 'otomatik geçiş' uygulamaları aday öğrenciler üzerinde ek belirsizlik ve toplumsal baskı oluşturmuştur. Bu çalışma, üniversiteye giriş sınavına hazırlanan adayların depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini inceleyerek literatürdeki ampirik veri eksikliğini gidermeyi amaçlamaktadır.

depresyonanksiyetestresüniversiteye kabulgenç öğrenciler

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Türkiye'de COVID-19 Pandemisinin İkinci Dalgasında Üniversite Öğrencilerinde Stres, Anksiyete, Depresyon ve TSSB Yordayıcıları ve Yaygınlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte toplum sağlığını tehdit ederken, yükseköğretim öğrencileri akademik zorluklar, sosyal izolasyon, ekonomik belirsizlikler ve mezuniyet sonrası istihdam kaygıları nedeniyle ruh sağlığı bozulmalarına karşı oldukça hassas bir grup haline gelmiştir. Pandeminin ilk dalgasında ortaya çıkan akut kaygılar, sürecin uzaması ve ikinci dalganın yaşanmasıyla birlikte yerini kronik stres, yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) bırakmıştır. Literatürde, salgının farklı evrelerinde öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve manevi faktörlerin boylamsal ya da tekrarlanan kesitler halinde nasıl bir değişim gösterdiği sorusu önem kazanmaktadır.

depresyonanksiyeteTSSB—travma sonrası stres bozukluğustresCOVID-19

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Kaygı ve Depresyonun Ötesinde Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Esenlik Değerlendirmesi: Bir Kapsam Belirleme İncelemesi

Tıp eğitimi boyunca öğrencilerin yoğun akademik yük ve klinik sorumluluklarla karşılaşması esenliklerini ciddi oranda bozmaktadır. Literatürde bu durum sıklıkla depresyon ve kaygı gibi klinik patolojiler üzerinden incelenmekte, ancak bu yaklaşım öğrencilerin bütüncül iyilik hallerini tanımlamakta yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda esenliği tükenmişlik, stresör kaynakları ve başa çıkma gibi çok boyutlu parametrelerle değerlendiren geçerli ölçme araçlarının sistematik olarak derlenmesi ihtiyacı bu incelemenin temel sorusunu oluşturmaktadır.

esenliktıp öğrencilerianketlerkapsam belirleme incelemesi

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

İranlı Hemşirelik Öğrencilerinde Algılanan Mesleki Kimlik ve İlişkili Faktörler: Kesitsel Bir Çalışma

Hemşirelik mesleğinin küresel ölçekte karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri hemşire eksikliği ve öğrencilerin meslekte tutulmasıdır. Mesleki kimlik, hemşirelik disiplininin norm, değer ve özelliklerinin benimsenmesiyle bireyin bir hemşire gibi düşünmesi, hissetmesi ve davranması sürecidir. Bu kimliğin olumlu düzeyde gelişmesi, öğrencilerin klinik performansını, ruh sağlığını, bakım kalitesini ve iş doyumunu doğrudan etkilemektedir. Doğulu toplumlarda sosyokültürel dinamiklerin mesleki kimlik algısı üzerindeki etkileri yeterince incelenmediğinden, bu çalışmada İran bağlamında hemşirelik öğrencilerinin mesleki kimlik düzeyleri ve bunu kestiren faktörler incelenmektedir.

MeslekiKimlikHemşirelik öğrencileriİran

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Robotik ve Kodlama Eğitiminin Kız Öğrencilerin STEM Motivasyonu, Tutumu ve Kariyer Hedefleri Üzerindeki Etkisi

STEM eğitimi, 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi, ekonomik büyümeyi desteklemeyi ve STEM alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Ancak, geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve kültürel stereotipler nedeniyle kız öğrencilerin bu alanlardaki kimlik gelişimleri ve kariyer tercihleri sınırlı kalmaktadır. Özellikle sözel ve dini ağırlıklı müfredata sahip, teknolojiye erişimi kısıtlı kız okullarında bu engeller daha belirgindir. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurmak amacıyla sözel-dini odaklı bir kız lisesindeki teknoloji müdahalesinin etkilerini ampirik olarak sörgülamaktadır.

kız öğrencirobotik ve kodlamaSTEM kariyeriSTEM motivasyonuSTEM tutumu

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Toplum Kolejlerindeki Z Kuşağı Öğrencilerinin Girişimcilik Tutumları ile Girişimcilik Kariyer Aspirasyonları Arasındaki İlişki

Küresel ekonomide girişimcilik, ekonomik kalkınmanın, istihdam yaratmanın ve yenilikçiliğin temel sürücüsü olarak konumlandırılmaktadır. Buna rağmen mezunların girişimcilik kariyerine yönelme oranlarının düşük kalması, eğitim kurumlarında girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması yönünde politikaların geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Özellikle Z kuşağı gençlerin teknolojiye yatkınlığı ve risk alma eğilimleri bu alanda fırsat sunarken, öğrencilerin tutum ve kariyer beklentilerinin akademik olarak incelenmesi önem taşımaktadır.

Girişimcilik TutumlarıGirişimcilik KariyerleriZ KuşağıToplum Koleji

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Z Kuşağının Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıklarının İncelenmesi

Dijitalleşme süreçlerinin hız kazanmasıyla birlikte internet ve bilgisayar teknolojileri bireysel yaşamın merkezine yerleşmiş, özellikle iletişim pratikleri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Geleneksel iletişim biçimlerinin yerini dijital ağlara bırakması, çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunda yeni alışkanlıkların doğmasına yol açmıştır. Alanyazında genellikle ortaokul ve lise düzeyindeki bireyler üzerine odaklanıldığı görülmekte, daha erken yaş gruplarında sosyal medya kullanımının dinamikleri yeterince ele alınmamaktadır. Bu araştırma, Z kuşağı olarak tanımlanan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını çok boyutlu bir perspektifle ele alarak bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

alışkanlıkilkokulöğrencisosyal medyaZ kuşağı

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka Teknolojilerinin Kullanımına İlişkin Öğrenci Perspektifleri

Yükseköğretimde ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının hızla yaygınlaşması, geleneksel akademik dürüstlük politikalarının ve intihal algılarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Söz konusu teknolojiler, öğrencilerin yazma süreçlerini ve bilgiye erişim biçimlerini dönüştürürken, üniversitelerin akademik dürüstlük kurallarının güncellenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, öğrencilerin üretken yapay zeka araçlarına yönelik farkındalıkları, kullanım amaçları, akademik yazma özgüvenleri ile bu teknolojilere ilişkin tutumları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır.

Yapay zekaÜretken yapay zekaYardımcı teknolojiYükseköğretimAkademik beceriler

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

Eğitim Verilerinde Duygu Analizi ve Görüş Madenciliği: Kapsamlı Bir Derleme

Eğitim sektöründe duygu analizi ve görüş madenciliği, öğrencilerin geri bildirimlerini pedagojik ve kurumsal düzeyde değerlendirmek amacıyla giderek daha fazla kullanılmaktadır. Öğrenim yönetim sistemleri, ders değerlendirme anketleri ve çevrim içi tartışma forumları üzerinden toplanan nitel metinler, öğrenme ve öğretme süreçlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynamaktadır. Ancak bu metinlerin manuel olarak etiketlenmesi büyük kaynak ve zaman gerektirdiğinden, yapay zekâ ve doğal dil işleme tekniklerine dayalı otomatik duygu analizi yaklaşımlarına olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.

Duygu AnaliziGörüş MadenciliğiÖğrenci Geri BildirimiYapay ZekâBERT