Akademik arama
Arama sonuçları
“Türk dış politikası” için 3 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Dış Politikasının Orta Asya'ya Yönelik Seyri: Bölgeselcilik ve Yumuşak Gücün Açığa Çıkması
Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye'nin dış politikasını yeniden şekillendirmesi için hem zorluklar hem de fırsatlar yaratmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ülkeleriyle Türkiye, ortak kültürel, tarihi ve dilsel özelliklere sahip olması nedeniyle, Soğuk Savaş sonrası yeni dünya düzenine hızla uyum sağlamak durumunda kalmıştır. Bu durum, Türkiye'nin Batı odaklı dış politika alışkanlıklarının ötesine geçerek, yeni bölgesel aktörlerle ilişkiler kurma ve bu ilişkilerde "yumuşak güç" unsurlarını kullanma potansiyelini değerlendirme gerekliliğini ortaya koymuştur. Makale, Türkiye'nin bu süreçte Orta Asya'da edindiği deneyimin, dış politikasının bölgesel parametrelerini nasıl şekillendirdiğini ve yumuşak güç kapasitelerini diğer bölgelerde nasıl uygulayabileceği konusunda bir model teşkil ettiğini analiz etmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yüzüncü Yılında Türkiye: Süreklilik ile Değişim Arasında
Uluslararası ilişkiler teorisinde dış politika davranışlarının dönemsel değişimler ile yapısal süreklilikler arasındaki gerilim üzerinden incelenmesi köklü bir gelenektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzyıllık dış politika tecrübesi, coğrafi konumun getirdiği güvenlik kaygıları ile iç siyasetteki toplumsal dönüşümlerin dış politikaya yansıması arasındaki etkileşimi analiz etmek için özgün bir zemin sunmaktadır. Bu alandaki temel tartışma, dış politikadaki yönelim değişikliklerinin yapısal zorunluluklardan mı yoksa aktörlerin tercihlerinden mi kaynaklandığı sorusu etrafında şekillenmektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Londra Konferansında (1921) Görev Alan TBMM Heyeti Üyelerinin Türkiye’nin Siyasi ve Diplomatik Gelişimine Katkıları
Millî Mücadele dönemi Türk dış politikası, askerî başarıların diplomatik alanda tescil edilmesi sürecini kapsamaktadır. 1921 Londra Konferansı, TBMM Hükümeti'nin uluslararası hukuk önünde ilk kez bir aktör olarak kabul edildiği bir platformdur. Literatürde bu konferans genellikle siyasi sonuçları üzerinden ele alınsa da, konferansa katılan heyet üyelerinin bireysel yetkinlikleri, meclis içindeki yasama performansları ve Cumhuriyet dönemindeki bürokratik süreklilikleri üzerine odaklanan çalışmaların sayısı kısıtlıdır. Makale, bu boşluğu doldurarak kişi odaklı bir kurum tarihi perspektifi sunmaktadır.