Akademik arama

Arama sonuçları

çocuk” için 16 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Erken Dönem Baba Katılımı ve 3, 5 ve 7 Yaşlarındaki Çocuk Davranışları: Birleşik Krallık Milenyum Kohort Çalışmasının İleriye Dönük Analizi

Gelişmiş ülkelerde babaların çocuk bakımına ayırdıkları zaman artış gösterse de çocuk gelişimi araştırmaları tarihsel olarak daha çok anne-çocuk etkileşimine odaklanmıştır. Baba katılımının miktarından ziyade niteliğinin çocuğun sosyo-duygusal ve davranışsal gelişimi üzerindeki özgül etkileri akademik alanda halen tartışılan bir konudur. Bu çalışma, geniş ölçekli ulusal bir kohort verisi kullanarak babaların erken çocukluk dönemindeki doğrudan ve dolaylı katılımlarının sonraki çocuk davranış sorunları üzerindeki etkisini ampirik olarak sınamaktadır.

baba katılımıçocuk davranışıMilenyum Kohort ÇalışmasıGüçler ve Güçlükler Anketiebeveynlik kalitesi

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İngiltere ve Türkiye'de Çocuklarla Adli Görüşmeye İlişkin Mevcut Durum Değerlendirmesi

Çocuk istismarı ve özellikle cinsel istismar vakalarında, mağdur çocukların adli süreçlerde doğru, güvenilir ve detaylı ifade verebilmeleri adalet mekanizmasının işlemesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. Ancak çocukların gelişimsel özellikleri, travma sonrası yaşadıkları baskılar ve adli ortamların hissettirdiği kaygı, ifade alma süreçlerinde özel yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. İngiltere gibi gelişmiş ülkeler onlarca yıllık süreçte PEACE ve ABE gibi adli görüşme protokolleri ve eğitim standartları geliştirmişken, Türkiye'de Çocuk İzlem Merkezleri ve Adli Görüşme Odaları gibi kurumsal yapılar hızla yaygınlaşmaktadır. Alanın temel tartışması, çocukların ikincil örselenmesini önleyen ve adli görüşmenin kalitesini standartlaştıran bütüncül bir adli görüşme protokolünün ve uzmanlaşmış uygulayıcı modelinin Türkiye adli sistemine nasıl entegre edileceğidir.

İstismarçocukgörüşmeadaletkoruma

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Jember Bölgesinde Anne Eğitim Düzeyi Temelinde Annelerin Çocuk Oyunlarına Yönelik İnançları ile Çocukların Oyun Tercihleri Arasındaki İlişki

Erken çocukluk gelişiminde oyunun kritik rolü evrensel olarak kabul edilse de ebeveynlerin bu sürece yönelik bilişsel inançlarının çocukların somut oyun tercihleri üzerindeki etkisi karmaşık bir yapı sergilemektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde akademik başarı baskısı ile oyun temelli gelişim arasındaki çatışma, annelerin tutumlarını şekillendirmektedir. Bu çalışma Endonezya bağlamında anne eğitim düzeyinin oyuna yönelik inançlar ve çocukların eylemsel tercihleri üzerindeki kontrol edici etkisini analiz ederek alan yazındaki boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.

Anne İnançlarıÇocukların Oyun TercihleriAnne Eğitim DüzeyiÇocuk Oyunları

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Arap Ülkelerinde Beş Yaş Altı Çocuk Ölümlerinin Sosyo-Ekonomik ve Demografik Belirleyicileri: Doğum Sırası ve Ülke Bazlı Karşılaştırmalı Bir Analiz

Beş yaş altı çocuk ölümü oranları, bir ülkenin genel sağlık durumunun, sosyoekonomik kalkınmışlığının ve temel insani refahının en duyarlı göstergelerinden biridir. Arap dünyasında bu oranlar, petrol zengini Körfez ülkeleri ile Sudan ve Moritanya gibi daha düşük gelirli ülkeler arasında 6,5 ile 117 per 1000 canlı doğum arasında değişen dramatik bir heterojenlik sergilemektedir. Makale, bu geniş coğrafyadaki ölüm risklerini etkileyen bireysel ve hanehalkı faktörlerinin doğum sırasına göre nasıl değiştiğini ampirik bir yaklaşımla sörgülayarak bölgeye özgü sağlık eşitsizliklerini tartışmaya açmaktadır.

beş yaş altı çocuk ölümüdoğum sırasıMICSArap Dünyasılojistik regresyon

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Müdahale Haritalama Protokolü Kullanılarak DEHB'li Çocukların Ultra-Ortodoks Yahudi Anneleri İçin Psikolojik Sağlığı Geliştirme Müdahalesinin Geliştirilmesi

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocuklarda ve ergenlerde yaygın görülen kronik bir nörogelişimsel bozukluk olup, aile bireyleri ve özellikle birincil bakım veren konumundaki anneler üzerinde ciddi fiziksel, psikolojik ve sosyal yükler oluşturmaktadır. Ultra-ortodoks Yahudi (UOJ) gibi muhafazakar ve dış dünyaya kapalı topluluklarda, dini normlar, toplumsal cinsiyet rolleri ve damgalanma korkusu, kamusal ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kısıtlamakta ve bu gruptaki annelerin psikolojik sağlıkları ile yaşam kalitelerini riske atmaktadır. Bu bağlamda, literatürde hem DEHB'ye yönelik biyolojik ve psikoeğitsel gereksinimleri karşılayan hem de topluluğun özgün kültürel hassasiyetlerine uyarlanmış, kuram temelli müdahale programlarının eksikliği tartışılmakta ve bu gereksinimi karşılayacak sistematik geliştirme süreçlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Sağlığın geliştirilmesiDEHBMüdahale haritalamaKarma metodoloji

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Yaşamın İkinci Yılında Davranışsal İnhibisyonun Doğum Öncesi Anne Kaygısı, Aşırı Koruyucu Ebeveynlik ve Erken Bebeklik Mizacı Tarafından Yordaması

Çocukluk ve ergenlik döneminde gelişen içselleştirme sorunları ile sosyal kaygı bozukluğunun erken çocukluktaki en belirgin mizaç risk faktörlerinden biri davranışsal inhibisyondur. Literatürde, doğum öncesi maternal kaygı ve stresin fötal nörogelişim üzerindeki etkileri ile doğum sonrası aşırı koruyucu ebeveyn tutumlarının çocuk mizacı üzerindeki rolleri ayrı ayrı tartışılmaktadır. Ancak prenatal anne kaygısının erken çocukluktaki davranışsal inhibisyona nasıl dönüştüğünü, bebek mizacı ve anne tutumunun ortak aracılık mekanizmaları üzerinden bütüncül biçimde açıklayan boylamsal çalışmalar sınırlıdır.

davranışsal inhibisyoniçselleştirme kişilik özellikleriyeniliğe karşı huzursuzlukerken çocuklukanne aşırı koruyuculuğu

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Nörogelişimsel Adalet: Porto Riko'da Ergenlerin Cezai Sorumluluğunun Yeniden Düşünülmesi ve Gençlik Adalet Sisteminin Dönüşümü

Ergenlik dönemi, bilişsel kontrol ve duygusal düzenleme mekanizmalarının biyolojik olarak henüz tam gelişmediği kritik bir gelişim evresidir. Nörobilimsel araştırmalar, prefrontal korteks ile limbik sistem arasındaki olgunlaşma farkının ergenlerde dürtüsellik ve risk alma davranışlarını artırdığını göstermektedir. Bu çalışma, söz konusu bilimsel verilerin Porto Riko'nun kendine özgü hukuk sistemi içerisindeki yansımalarını ve cezai sorumluluk kavramının nörogelişimsel veriler ışığında nasıl yeniden tanımlanması gerektiğini tartışarak, hukuk ile gelişimsel nörobilim arasındaki köprüyü kurmaktadır.

ergen beyin gelişimicezai sorumlulukadli psikiyatriçocuk adaletiPorto Riko

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Büyük Bir Kent Girişiminde Toplumun Güçlendirilmesi ve Katılımına İlişkin Liderlik Yansımaları: Güven İnşası

Halk sağlığı ve kamu hizmeti alanında kurumlar ile toplum arasındaki güven, hizmetlere erişimin artırılması, sağlık eşitsizliklerinin azaltılması ve toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Özellikle tarihsel travmalar, sistemik adaletsizlikler ve şeffaflık eksikliği nedeniyle kamu kurumlarına karşı gelişen güvensizlik, toplumsal katılımı engellemekte ve müdahalelerin etkinliğini sınırlandırmaktadır. Alan yazında güvenin önemi sıklıkla vurgulansa da, kentsel ölçekteki kapasite geliştirme girişimlerinde güvenin pratikte nasıl inşa edileceğine ve sürdürüleceğine dair somut rehber ilkelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma, büyük bir metropol bölgesinde toplumsal güçlendirme yürüten liderlerin güven inşasına dair nitel algılarını derinlemesine çözümlemektedir.

Güven inşasıGüvenilirlikToplumsal kapasite geliştirmeTravma odaklı uygulamalarHakkaniyet

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bodur ve Bodur Olmayan Ergenlerin Pubertal, Psikososyal ve Bilişsel Gelişim Yörüngelerinin Anlaşılması: Çok Merkezli Bir Endonezya Kohort Çalışması Protokolü

Çocukluk çağı kronik beslenme yetersizliği neticesinde ortaya çıkan bodurluk, düşük ve orta gelirli ülkelerde çocuk sağlığı ve toplum kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Geleneksel literatür ve halk sağlığı politikaları ağırlıklı olarak yaşamın ilk 1000 günü ve 5 yaş altı döneme odaklanırken, ikinci en hızlı büyüme atağının gerçekleştiği ergenlik dönemi büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Ergenlik döneminde yaşanan pubertal değişimlerin ve beslenme durumunun, çocukluktaki bodurluk etkilerini telafi etme imkânı sunup sunmadığı bilimsel alanda henüz netleşmemiştir. Bu çalışma, Endonezya'daki kentsel ve kırsal alanlarda bodur ve bodur olmayan ergenlerin gelişim yörüngelerini boylamsal olarak inceleyerek alan literatüründeki bu önemli boşluğu kapatmayı hedeflemektedir.

ergendavranışgelişimbüyümeruh sağlığı

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Kültürel Olarak Duyarlı Anne Sağlığını Geliştirme Müdahalesinin Tek Kollu Prospektif Karma Yöntem Uygulanabilirlik Çalışması Protokolü

Aşırı Muhafazakar Yahudi (UOJ) toplumu gibi geleneksel ve kapalı topluluklarda anneler, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocuklarının bakım sorumluluğunu üstlenirken yoğun toplumsal cinsiyet rol beklentileri, zihinsel sağlık sorunlarına yönelik damgalanma ve ana akım sağlık hizmetlerine erişim kısıtlılıkları ile karşı karşıya kalmaktadır. Literatürde DEHB'li çocukların annelerinde stres, depresyon ve tükenmişlik riskinin yüksek olduğu gösterilmekle birlikte, geleneksel topluluklardaki kadınların öz bakım ve sağlık davranışlarına katılımını destekleyen kültüre duyarlı müdahalelerin tasarımı ve uygulanabilirliği konusundaki nitelikli protokollere duyulan ihtiyaç önemini korumaktadır.

DEHBkültürel yetkinlikgrup müdahalesisağlığı geliştirmeanne stresi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Bir Portekiz Sosyal-Duygusal Öğrenme Programının İlkokul Öğrencilerinin Yetkinlikleri Üzerindeki Etkileri

Sosyal-duygusal öğrenme (SDÖ) müdahaleleri, öğrencilerin öz-düzenleme, iletişim ve olumlu akran ilişkileri gibi hayati becerilerini geliştirmede küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Eğitim psikolojisi alanında, müfredatla bütünleştirilmiş evrensel SDÖ programlarının çocukların akademik başarısı, duygusal refahı ve sınıf içi sosyal iklimi üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmakla birlikte, müdahalelerin etkililiğine ilişkin literatürde karmaşık sonuçlar da bulunmaktadır. Özellikle Portekiz ilkokul bağlamında, bu tür evrensel müfredat temelli programların ampirik olarak değerlendirildiği yarı-deneysel çalışmaların oldukça sınırlı olması, alanın geliştirmesi gereken temel bir tartışma konusudur.

sosyal duygusal öğrenmeevrensel müdahaleilkokulöz-düzenlemeiletişim

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Mülteci Öğrencilerin Türk Eğitim Sistemine Uyumunda Eğitimde Kalite Olgusunun İncelenmesi

Gelişmekte olan ülkelerde kitlesel göç hareketleri, eğitim sistemlerinin yapısını ve niteliğini doğrudan etkileyen dinamiklerin başında gelmektedir. Zorunlu göçler sonuçunda farklı dil ve kültür altyapısına sahip çocukların ev sahibi ülkenin okullarına katılması, fırsat eşitliği, sosyal uyum ve kapsayıcı eğitim bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde yürütülen çalışmalarda, mülteci öğrencilerin eğitim sistemine entegrasyonunda karşılaşılan güçlüklerin ve derslerdeki niteliğin korunması süreçlerinin öğretmen ve okul yöneticisi görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi büyük bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırma, yerel düzeyde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan eğitimcilerin mülteci öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel uyum süreçlerine ilişkin deneyimlerini ve bu sürecin eğitim kalitesine etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alandaki ampirik ve uygulamalı tartışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Mülteci öğrencileruyumgöç ve eğitimeğitim politikalarıeğitimde kalite

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Nijerya Niger Deltasi Bölgesinde Aşı Hizmetlerine Yönelik Talebi Artırmak İçin Toplum Tiyatrosunun Kullanılması

Düşük ve orta gelirli ülkelerde çocukluk çağı aşı kapsayıcılığının artırılması, küresel kamu sağlığı hedefleri ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları açısından kritik bir öneme sahiptir. Nijerya gibi gelişmekte olan ülkelerde aşı kapsayıcılığının yetersiz kalması hem sağlık hizmeti sunumundan hem de toplumsal talep eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Tedarik zincirindeki aksamalar sunum tarafını oluştururken, yanlış inanışlar, güvensizlik, yetersiz bilgi ve kültürel engeller talep tarafındaki temel sorunlardır. Niger Deltası bölgesinde zorlu coğrafi koşullar ve güvenlik sorunları aşıya erişimi daha da zorlaştırmaktadır. İnsan odaklı tasarım ve toplum tiyatrosu gibi katılımcı iletişim yöntemleri, bakım verenlerin aşıya yönelik tutumlarını olumlu yönde değiştirerek toplumsal talebi artırma potansiyeline sahiptir.

Aşılamaİnsan odaklı tasarımToplum tiyatrosuHikaye anlatıcılığıNiger Deltası

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Z Kuşağının Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıklarının İncelenmesi

Dijitalleşme süreçlerinin hız kazanmasıyla birlikte internet ve bilgisayar teknolojileri bireysel yaşamın merkezine yerleşmiş, özellikle iletişim pratikleri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Geleneksel iletişim biçimlerinin yerini dijital ağlara bırakması, çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunda yeni alışkanlıkların doğmasına yol açmıştır. Alanyazında genellikle ortaokul ve lise düzeyindeki bireyler üzerine odaklanıldığı görülmekte, daha erken yaş gruplarında sosyal medya kullanımının dinamikleri yeterince ele alınmamaktadır. Bu araştırma, Z kuşağı olarak tanımlanan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını çok boyutlu bir perspektifle ele alarak bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

alışkanlıkilkokulöğrencisosyal medyaZ kuşağı

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Etiyopya Debark Kasabasında 6-24 Aylık Çocuğu Olan Annelerin Ek Gıda Hazırlama Sırasında Hijyenik Uygulamaları ve İlişkili Faktörler

Gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Etiyopya gibi coğrafyalarda, bebeklerin anne sütünden ek gıdaya geçiş yaptığı altı ile yirmi dört aylık kritik dönemde hijyenik uygulamaların yetersizliği önemli bir halk sağlığı sorunudur. Gıda kaynaklı patojenler nedeniyle ortaya çıkan ishal vakaları ve buna bağlı çocukluk çağı malnütrisyonu, büyüme geriliği ve mortalite oranları küresel ölçekte yüksek seyretmektedir. Bu bağlamda, ek gıda hazırlama ve saklama süreçlerindeki hijyenik yetersizlikler çocuk sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden biri olarak değerlendirilmekte ve uluslararası sağlık politikalarında öncelikli bir müdahale alanı olarak ele alınmaktadır.

Ek gıdaDebark kasabasıEtiyopyaHijyenik uygulama Anneler

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Gençlik, Para ve Davranış: Finansal Okuryazarlık Programlarının Etkisi

Çocukların ve ergenlerin karmaşıklaşan modern finansal ekosistemde karar alma süreçlerini sağlıklı yönetebilmeleri, bireysel ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürün büyük oranda yetişkinlere odaklanması, erken yaştaki müdahalelerin uzun vadeli finansal davranışlar üzerindeki etkisinin yeterince anlaşılmamasına yol açmıştır. Bu çalışma, erken yaşta finansal okuryazarlık eğitiminin nasıl yapılandırılması gerektiği ve hangi faktörlerin bu süreçte rol oynadığına odaklanmaktadır.

finansal eğitimgençlik ve paraekonomik özerklikfinansal hazırlıkeğitimsel yenilik
Akademik Makale Arama | Makale Analizi