700 makale incelemesinde başlık, yazar, anahtar kelime veya DOI ile arayın.
“Doğal Sit” için 20 makale incelemesi bulundu.
İncelenen 7 farklı sit alanında 70 familyaya ve 180 cinse ait toplam 219 damarlı bitki taksonu teşhis edilmiş; bunlardan 8'inin endemik (%3,65 endemizm oranı), 4'ünün ise nadir tür kategorisinde yer aldığı belirlenmiştir.
Yapısal Eşitlik Modellemesi sonuçlarına göre, ekoturizm gelişiminin olumlu sosyo-ekonomik etkileri ile yerel istihdam olanaklarının artması arasında doğrudan ve pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.
Savaşlar ve silahlı çatışmalar, sağlık altyapısını ve tanı-tedavi mekanizmalarını tahrip ederek tüberküloz, polio ve sıtma gibi kontrol altındaki bulaşıcı hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına ve endemik olmayan bölgelere yayılmasına neden olmaktadır.
Kentsel yeşil altyapının temel tasarım ilkeleri çok işlevlilik, bağlantılılık, çeşitlilik ve erişilebilirlik üzerine kuruludur.
Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisini yönlendiren en önemli ve öncelikli belirleyici faktör, ülkenin artan enerji talebi, yetersiz yerli kaynakları ve ithalata olan yüksek bağımlılığından kaynaklanan enerji güvenliği kaygılarıdır.
Açık deniz bölgelerinin rüzgar gücü yoğunluğu, kıyı şeridindeki sahalara göre dört kat daha fazla rüzgar potansiyeline sahip olduğunu ve enerji hasadı için çok daha verimli olduğunu göstermektedir.
Yerleşimci sömürgecilik tamamlanmış tarihsel bir olay değil, günümüzde toplumsal, siyasal ve mekânsal ilişkileri düzenleyerek Yerli halkların sağlığını olumsuz etkilemeye devam eden kesintisiz ve yaşayan bir yapıdır.
Çevre vergisi reformu, kentlerde kişi başına düşen sanayi kükürtdioksit emisyonunu ve sanayi duman-toz emisyonunu istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaltarak hava kalitesini iyileştirmektedir.
Bitki kök yapısının stres altındaki optimizasyonunda DRO1, SRO1, ARF7, HKT1 ve CYP gibi genetik bileşenler ile proteom düzeyinde kök morfogenezi proteinlerinin artışı rol oynamaktadır.
Ölçekleme yasaları, model performansının parametre sayısı, veri boyutu ve hesaplama bütçesiyle güç yasası ilişkisini açıklar. Kaplan ve Hoffmann yaklaşımları hesaplama bütçesinin optimal dağılımına yönelik farklı katsayılar sunar.
Uzun dönemde GSYH büyümesindeki %1'lik artış, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine yönelik doğrudan yabancı yatırım girişlerinde 0,518 birimlik pozitif ve yüksek düzeyde anlamlı (p < 0.01) bir artışa yol açmaktadır.
1939 Erzincan depreminde 41.837 bina yıkılmış, 13.203 büyükbaş ve 29.412 küçükbaş hayvan telef olmuş; bu durum il nüfusunun gelişimini durdurarak 65-70 bin kişilik demografik kayıp ve göçe yol açmıştır.
Ağrı ili ve Ağrı Dağı çevresinde yürütülen saha çalışmalarında Cryptinae ve Phygadeuontinae alt familyalarına ait 8 cinse mensup toplam 53 ergin birey ve 10 tür tespit edilmiştir.
Türkiye'de ormanlık alanlarda gerçekleştirilen rekreasyonel etkinlikler koşu, yürüyüş ve bisiklet ile sınırlıyken Litvanya'da balıkçılık, kuş gözlemciliği, at binme ve doğa eğitimi gibi daha çeşitli faaliyetler düzenlenmektedir.
Düşük ve orta gelirli ülkelerdeki birçok sağlık sisteminin, halk sağlığı acil durumlarının neden olduğu ani şokları absorbe etme kapasitelerinin yetersiz olduğu, risk izleme ve gözetim mekanizmalarının son derece sınırlı kaldığı tespit edilmiştir.
Al Ansab arıtma tesisinin geleneksel işletiminde sulama, soğutma ve kompost satışlarından yıllık 7,02 milyon OMR gelir elde edilirken, günlük 1.500 kg H2 kapasiteli PEM elektrolizör entegrasyonu içeren Senaryo A ile yıllık gelir 8,30 milyon OMR seviyesine çıkmaktadır.
Filistin nüfusu İsrail nüfusunun yaklaşık yarısı olmasına rağmen, Filistinlilerin toplam su tüketimi İsrailli yerleşimcilerin su tüketiminin yalnızca yüzde 10 ila 15'ini oluşturmaktadır.
Surfside bina çökme alanından alınan birikinti su örneklerinde, kontrol numunelerine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek seviyelerde benzen, toluen, etilbenzen ve ksilen (BTEX) tespit edilmiştir; özellikle bazı örneklerde izin verilen benzen sınırları aşılmıştır.
Endüstriyel tarım yöntemleri verim artışı sağlasa da küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 25 ila 30'undan sorumlu olarak iklim krizini derinleştirmekte ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit etmektedir.
Enterococcus faecium, yüksek sıcaklık, mide asidi ve safra tuzlarına karşı direnç gösteren; hızlı büyüme ve bağırsak epiteline güçlü yapışma yeteneğine sahip probiyotik özellikli gram pozitif bir bakteridir.