Akademik arama
Arama sonuçları
“riskler” için 24 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
İklimsel Fiziksel Risklerin Kentsel Sürdürülebilirlik ve Dirençlilik Üzerindeki Etkisi Üzerine Bir İnceleme
Küresel iklim değişikliğiyle birlikte aşırı sıcaklar, şiddetli yağışlar ve kuraklık gibi iklimsel fiziksel riskler kentsel gelişim üzerinde kritik kısıtlar oluşturmaktadır. Literatürde kentsel sürdürülebilirlik ve dirençlilik genellikle tekil boyutlarıyla incelenmekte, iki kavramın bütünleşik yapısı ve iklim risklerinin şehirler arası mekânsal yayılma etkileri ihmal edilmektedir. Bu çalışma, iklim risklerinin şehirlerin kendi dirençlilik ve sürdürülebilirlik düzeyleri üzerindeki doğrudan etkilerinin yanı sıra komşu şehirler üzerindeki mekânsal yayılma dinamiklerini mekânsal ekonometrik modellerle çözümleyerek alandaki önemli bir eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Derin Uzay Keşiflerinde Radyasyon ve Mikroçekim Risklerinin Değerlendirilmesi ve Azaltım Stratejileri
Derin uzay keşifleri, Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) ötesine geçişle birlikte astronotların benzersiz biyolojik ve fiziksel stresörlerle karşılaşmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda, kozmik radyasyon ve mikroçekim (yerçekimsizlik) insan fizyolojisi üzerinde çoklu organ sistemlerini etkileyen ciddi hasarlara yol açmaktadır. Biyomedikal literatürde bu risklerin azaltılması, kalkanlama teknolojilerinden farmakolojik çözümlere ve geçici metabolik yavaşlatmaya (hibernasyon) kadar geniş bir yelpazede tartışılmaktadır. Ancak mevcut koruma yöntemlerinin sınırları ve derin uzay ortamına yönelik ampirik verilerin yetersizliği, etkili risk azaltma stratejilerinin bütüncül bir şekilde analiz edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Jeopolitik Risklerin Makroekonomik Göstergeler Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, savaşlar, terör eylemleri ve siyasi belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik istikrarı üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar yaratmaktadır. Özellikle coğrafi konumu itibarıyla bölgesel çatışma odaklarına yakın olan Türkiye gibi yükselen piyasa ekonomilerinde, jeopolitik risklerin enflasyon, döviz kuru ve sanayi üretimi gibi temel göstergeler üzerindeki dinamik etkilerini zaman ve frekans boyutunda çözümlemek iktisat literatüründe kritik bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, küresel jeopolitik risk şoklarının Türkiye'nin temel makroekonomik değişkenleri üzerindeki kısa, orta ve uzun vadeli nedensellik ilişkilerini ampirik olarak test ederek alandaki literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Ayasofya ve İstanbul Kara Surlarının Kültürel Peyzaj Kavramı Merceğinden Yeniden Değerlendirilmesi
Modern koruma teorisi, tekil anıtlardan tarihi çevre ve kentsel ölçeğe doğru genişleyen bir perspektif sunmaktadır. Ancak geleneksel koruma yaklaşımları genellikle somut mimari elemanlara odaklanmakta ve alanın kültürel, peyzaj ve somut olmayan katmanlarını göz ardı etmektedir. Bu durum, özellikle İstanbul Tarihi Yarımadası gibi çok katmanlı kentsel alanlarda özgünlük, bütünlük ve üstün evrensel değerlerin kaybı riskini beraberinde getirmektedir. Makale, bu koruma açmazını gidermek üzere kültürel peyzaj ve tarihi kentsel peyzaj yaklaşımlarının kentsel mirasın bütüncül ve sürdürülebilir korunmasındaki rolünü tartışmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Düşük Anne Sermayesi Kız Çocuklarında Yaşam Öyküsü Ödünleşimlerini Öngörüyor: Olumsuz Sonuçlar Bireylerde Neden Kümelenir?
Halk sağlığı ve gelişimsel epidemiyoloji alanında, bireylerde birden fazla olumsuz çıktının (kronik hastalıklar, riskli davranışlar, düşük eğitim düzeyi ve erken üreme) neden aynı anda kümelendiği sorusu önemli bir tartışma konusudur. Mevcut literatür, bu çoklu dezavantajların çocukluk çağı riskleriyle ilişkili olduğunu gösterse de fizyolojik ve davranışsal özellikleri bir arada açıklayan bütüncül bir kuramsal çerçeveden yoksundur. Bu makale, evrimsel yaşam öyküsü kuramını kullanarak anne yatırımının kız çocuklarının fizyolojik ve davranışsal gelişim yörüngelerini nasıl şekillendirdiğini ve olumsuz çıktılar arasındaki ödünleşimleri nasıl tetiklediğini incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Rüzgar Entegreli Serbestleştirilmiş Sistemlerde V2G Teknikleri ve TCSC Yerleşimi ile Kâr Maksimizasyonu
Modern enerji piyasaları, çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda rüzgar enerjisi entegrasyonuna odaklanmaktadır; ancak rüzgarın stokastik yapısı serbestleştirilmiş piyasalarda ciddi dengesizlik maliyetlerine yol açmaktadır. Literatürdeki temel tartışma, bu belirsizliklerin şebeke kararlılığını bozmadan nasıl ekonomik fırsata dönüştürüleceğidir. Makale, Araçtan Şebekeye (V2G) teknolojisi ve Tristör Kontrollü Seri Kompansatör (TCSC) yerleşimini kullanarak bu finansal riskleri minimize etme ve kârı maksimize etme sorusuna yanıt aramaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Biyoteknolojinin Güvenlik, Emniyet ve Etik, Hukuki ve Sosyal Çıkarımlarını Ele Alarak Yönetilmesi
Biyoteknoloji alanı, hızla ticarileşen ve devrim niteliğinde faydalar vaat eden geniş bir malzeme ve ürün yelpazesi sunmaktadır. Ancak, bu gelişmelerin bazıları belirsiz veya yeterince test edilmemiş riskler taşımakta, bu da potansiyel olarak etkilenen kişi ve gruplar arasında tartışma, endişe ve öfkeye yol açabilmektedir. Gelişmiş genetik teknolojilerinin başarısı, yalnızca teknik sağlamlık, güvenlik ve emniyetle kalmayıp, aynı zamanda etik, hukuki ve sosyal çıkarımların (ELSI) şeffaf bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir. Mevcut durumda, fiziksel ve sosyal bilimler arasındaki entegrasyon eksikliği, ortaya çıkan teknoloji yönetişiminde bir kopukluğa neden olmakta ve bu da teknoloji modernizasyonuna karşı önemli bir direnç oluşturmaktadır. Bu makale, bu direncin üstesinden gelmek ve biyoteknolojinin toplumsal kabulünü sağlamak için kapsamlı bir yönetişim yaklaşımına olan ihtiyacı vurgulamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Anadolu Selçuklu Dönemi Mimarisinde Su Odaklı Tasarım Stratejileri ve Yükselen Nem Azaltımı: Konya İnce Minareli Medrese İncelemesi
Tarihi kentlerin ve mimari mirasın oluşumunda su, hem hayati bir gereksinim hem de kütlesel erozyon ve nem riski barındıran temel bir çevre parametresidir. Anadolu Selçuklu mimarisinde su kaynakları, zemin koşulları ve yapı teknolojileri arasındaki etkileşim kentsel kimliğin ve mimari formun şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Konya kapalı havzasında yer alan tarihi kargir yapılarda, yeraltı suyu seviyesi ve mevsimsel taşkın riskleri doğrultusunda suyun temini, depolanması ve tahliyesini düzenleyen bütünleşik hidrolik altyapılar tasarlanmıştır. Ancak zamanla bu sistemlerin işlevsel sürekliliğinin bozulması, suyu bir kontrol elemanından malzeme bozunmasını tetikleyen temel bir amile dönüştürmüştür.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
2015 Nepal Depremi Sonrasında Hastane Dayanıklılığı: Hastane Personeliyle Yapılan Yarı Yapılandırılmış Görüşmelerden Elde Edilen Bulgular
Afet risklerinin azaltılmasına yönelik küresel politikalarda hastanelerin dayanıklılığı stratejik bir unsur olarak görülmekle birlikte, mevcut hastane dayanıklılığı çerçevelerinin büyük ölçüde afet öncesi teorik kavramsallaştırmalara dayandığı ve saha gerçekliğiyle doğrudan sınanmadığı anlaşılmaktadır. Özellikle büyük ölçekli afetlerde ön saflarda görev yapan hastane personelinin yaşadığı mesleki, lojistik ve psikolojik süreçlerin hastane sisteminin bütüncül dayanıklılığına etkisi literatürde sınırlı biçimde ele alınmıştır. Bu durum, afet sonrası sağlık hizmeti sunumunda kurumsal uyum mekanizmaları ile bireysel çalışan dayanıklılığı arasındaki etkileşimin derinlemesine incelenmesini gerektirmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Polonya'da Hanehalkı Enerji Dönüşümünde Sınırların Ötesine Geçmek: Bir Değerlendirme ve Perspektif
Küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen enerji dönüşümü, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynamakla birlikte hava koşullarına bağımlılık ve sistem istikrarsızlığı gibi teknik zorlukları beraberinde getirmektedir. Özellikle kömür üretimine onlarca yıldır bağımlı olan ve geleneksel enerji kaynaklarına toplumsal bağlılığın yüksek olduğu ekonomilerde dönüşümün önündeki engellerin anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Polonya örneğinde hanehalklarının üretici tüketiciler olarak bu süreçteki rolleri, güncellenen sosyo-ekonomik veriler ve jeopolitik riskler çerçevesinde yeniden değerlendirilmektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Üretken Yapay Zeka: Sosyo-Teknik Bir Kavramsallaştırma ve İş ve Bilişim Sistemleri Mühendisliği İçin Araştırma Gündemi
Yapay zeka teknolojileri tarihsel süreçte ağırlıklı olarak verileri analiz eden ve karar destek süreçlerine katkı sağlayan analitik araçlar olarak konumlandırılmıştır. Ancak son dönemde büyük dil modelleri ve yayılım modelleri gibi derin öğrenme mimarilerindeki gelişmeler, yapay zekanın yaratıcı içerik üretme kapasitesi kazanmasını sağlamıştır. Bu durum, insan ve teknoloji arasındaki etkileşim kalıplarını köklü biçimde değiştirerek sosyo-teknik sistemlerde yeni bir evre başlatmıştır. İş ve Bilişim Sistemleri Mühendisliği (BISE) disiplini, teknolojinin organizasyonel ve toplumsal boyutlarını birlikte ele alması nedeniyle, üretken yapay zekanın getirdiği dönüştürücü fırsatları ve riskleri incelemek için kritik bir konumdadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Gazze Şeridinde Sağlık Sisteminin Çöküşü ve Bulaşıcı Hastalıkların Yayılımı: Niteliğe Dayalı Bir İnceleme
Çatışma ve insani kriz bölgelerinde sağlık altyapısının çökmesi, kamu sağlığı sistemlerinin işleyişini imkânsız hale getirerek bulaşıcı hastalıkların yayılması bakımından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Gazze Şeridi'nde uzun süredir devam eden kriz ve abluka ortamı, tıbbi hizmetlerin sürdürülebilirliğini felce uğratarak hastaneleri hem tedavi merkezi hem de enfeksiyon kaynağı konumuna getirmektedir. Literatürdeki temel tartışma, sağlık sistemindeki yıkımın salgın hastalık risklerini nasıl tetiklediği ve yerel topluluklar ile sağlık çalışanlarının bu kriz koşullarıyla başa çıkma stratejilerini anlamak üzerine yoğunlaşmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentlerde Adil İklim Adaptasyonu İçin Kolektif Eylemlerden Yönetişim Öğrenimi
İklim değişikliğinin kentlerdeki kırılgan topluluklar üzerindeki adaletsiz etkileri ve geleneksel yukarıdan aşağıya yönetişim yapılarının bu risklerle mücadeledeki yetersizliği, iklim adaleti literatüründe sıklıkla tartışılmaktadır. Ancak, sivil toplumun kolektif eylemlerinin ve tabandan gelen pratiklerin resmi yönetişim mekanizmalarını nasıl dönüştürdüğü ve bu süreçlerin tanınma ve usul adaleti boyutlarını nasıl şekillendirdiği sorusu henüz yeterince yanıtlanmamıştır. Bu makale, kolektif eylemlerin resmi karar alıcılar üzerindeki öğrenme süreçlerini tetikleme potansiyelini iki farklı sosyo-politik bağlamda incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Deniz Bilimleri Etkileriyle Türk Boğazlarında Gemi Manevraları Tahmin Edilebilir mi?
Türk Boğazları Sistemi, Karadeniz ile Ege Denizi'ni birbirine bağlayan, Asya ve Avrupa kıtalarını ayıran ve uluslararası deniz taşımacılığı ile enerji naklinde kritik stratejik öneme sahip doğal bir su yoludur. İki deniz arasındaki yoğunluk, tuzluluk ve sıcaklık farklarından kaynaklanan iki tabakalı akıntı rejimi, karmaşık morfolojik yapı ve dar geçitlerle birleştiğinde gemi seyir emniyeti açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Geçmişte yaşanan Independenta, Nassia ve Vita Spirit gibi büyük deniz kazaları, hidrolojik ve oşinografik parametrelerin doğru kavranmasının önemini ortaya koymuştur. Literatürde boğaz akıntıları üzerine numerik modelleme ve genel sirkülasyon çalışmaları bulunsa da mevsimsel deniz bilimleri verilerinin oşinografik veri madenciliği ve regresyon analizleriyle işlenerek gemi manevra öngörülerinde pratik kullanımına dair nitel ampirik model ihtiyacı devam etmektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Kent Yangini ve Acil Durum Tesisleri İçin Cok Kriterli Değerlendirmenin DEMATEL Tabanlı Bir Yaklaşimi: Istanbul Örnegi
Hizli kentlesme, nüfus artisi ve sosyoekonomik esitsizlikler, küresel ölçekte metropollerin yangin ve acil durum risklerine maruz kalma düzeyini artirmaktadir. Istanbul gibi yangina hassas megakentlerde, sürdürülebilir risk yönetimi ve afet risklerinin azaltilmasi amaciyla acil durum altyapisinin mekansal planlamasi kritiktir. Yangin istasyonlarinin yer secimi; sosyal, yapısal, erisilebilirlik ve risk boyutlarini içeren cok kriterli ve karma sik bir karar verme sürecini gerektirir. Alan literatüründe karar vericilerin farklı kriterler arasindaki bagimliliklari ve karsilikli etkileşimleri görselleştirerek analiz etmesini sağlayacak yöntemlere olan ihtiyac vurgulanmaktadir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
ENERJİ ŞİRKETLERİNİN BIST’TE LİSTELENEN GETİRİLERİNİN SERMAYE VARLIKLARI FİYATLAMA MODELİ İLE ANALİZİ
Finansal piyasaların gelişmesiyle birlikte enerji sektörü de fiziksel üretimden finansal araçlara doğru yapısal bir dönüşüm geçirmiştir. Özellikle 2008 küresel finansal krizi ve sonrasındaki yeşil enerjiye geçiş süreci, enerji şirketlerinin hisse senedi getirilerini finansal modellemeler için önemli bir odak noktası haline getirmiştir. Gelişmekte olan piyasalar arasında yer alan Türkiye'de Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören yenilenebilir enerji şirketlerinin sistematik risklere ve makroekonomik faktörlere olan duyarlılıklarının doğru analiz edilmesi, hem portföy yöneticileri hem de yeşil yatırımları teşvik eden politika yapıcılar açısından kritik bir tartışma konusudur. Ancak literatürde bu getirilerin tek faktörlü veya çok faktörlü modellerle mi daha iyi açıklanacağı sorusu henüz kesin bir cevaba kavuşmamıştır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sürdürülebilir Tarımsal Uygulamalar İçin Biyosürfaktanların Çok Yönlü Fonksiyonel Potansiyeli
Geleneksel tarımsal üretimde zararlılar ve bitki patojenleriyle mücadele etmek amacıyla sentetik kimyasal pestisitlerin, fungisitlerin ve gübrelerin aşırı kullanımı; toprak kalitesi, su kaynakları, hava ve genel ekosistem üzerinde ciddi tahribatlara yol açmaktadır. Suda çözünürlüğü düşük ve hidrofobik karakteri yüksek olan sentetik agrokimyasallar toprak parçacıklarına kuvvetle tutunarak çevrede uzun süre kalmakta, gıda zincirine sızarak insan ve hayvan sağlığı için kanserojen, teratojenik ve immünosüpresif riskler oluşturmaktadır. Bu olumsuzlukları gidermek adına son yıllarda mikroorganizmalar veya bitkiler tarafından üretilen, çevre dostu, biyobozunur ve düşük toksisiteye sahip biyosürfaktanların (ramnolipitler, surfaktin, mannosilertritol lipitleri, soforolipitler) biyolojik mücadele ajanı ve pestisit çözündürücü adjuvan olarak kullanımı akademik alanda kapsamlı şekilde tartışılmaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Enterococcus Faecium Bakterisinin Hayvancılıktaki Uygulama Alanları, Biyolojik Özellikleri ve Güvenlik Sorunları Üzerine Bir Derleme
Hayvancılık sektöründe antibiyotik kullanımının sınırlandırılmasıyla birlikte probiyotik yem katkı maddelerine olan gereksinim hızla artmıştır. Enterococcus faecium, memeli bağırsağının doğal mikroflorasında bulunan ve yüksek sıcaklık, mide asidi ile safra tuzlarına karşı dayanıklılığı sayesinde öne çıkan bir laktik asit bakterisidir. Ancak son yıllarda bu bakterinin fırsatçı patojen niteliği kazanması, bazı suşlarının virülan genler taşıması ve antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesi ciddi güvenlik endişelerine yol açmaktadır. Biyolojik faydalar ile potansiyel patojenite riskleri arasındaki bu çelişki, türün kullanım sınırlarının ve güvenlik kriterlerinin bütüncül biçimde incelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
VOSviewer ve CitNetExplorer Kullanılarak Eğitimde Yapay Zeka Etiğinin Nitel ve Nicel Analizleri
Eğitimde yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, esnek ve kişiselleştirilmiş öğrenme olanakları sunarken pedagojik ve etik açıdan ciddi tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Yapay zeka sistemlerinin adaptif değerlendirme ve izleme süreçlerine entegrasyonu artarken, bu teknolojilerin getirdiği riskler ve etik ilkelerin eksikliği literatürde önemli bir bilgi boşluğu oluşturmaktadır. İnsan merkezli eğitim anlayışı ile teknolojik ilerleme arasında denge kurulması gerekliliği, yapay zeka etiğinin hem nitel hem de nicel boyutlarıyla bütüncül bir biçimde çözümlenmesini zorunlu kılmaktadır. Çalışma, bu alandaki küresel yayın eğilimlerini ve temel etik prensipleri haritalandırarak bahsedilen akademik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
OpenCap: Akıllı Telefon Videolarından İnsan Hareket Dinamiklerinin Açık Kaynaklı Hesaplama Platformu ile Analizi ve Doğrulanması
İnsan hareketi dinamiklerinin ve nöromüsküloskeletal kontrolün nicel olarak değerlendirilmesi, kas-iskelet ve nöromüsküler hastalıkların anlaşılması, yaralanma risklerinin öngörülmesi ve rehabilitasyon süreçlerinin takibi açısından kritik bir öneme sahiptir. Geleneksel hareket analizi yöntemleri; 150.000 doları aşan yüksek donanım maliyetleri, özel laboratuvar alanları, karmaşık kalibrasyon süreçleri ve uzman personelin günler süren veri işleme adımlarını gerektirmektedir. Bu yüksek maliyet ve zaman engelleri, biyomekanik ölçümlerin geniş ölçekli klinik araştırmalara ve rutin klinik uygulamalara entegre edilmesini zorlaştırmaktadır. Akıllı telefon kameraları ve bilgisayarlı görü algoritmalarındaki gelişmeler alternatif sunsa da, donanım senkronizasyonu olmayan birkaç mobil cihazdan yüksek doğrulukta eklem kuvveti ve kas aktivasyonu gibi 3 boyutlu dinamik parametrelerin elde edilip edilemeyeceği belirsizliğini korumaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Güvenilir Tıbbi Yapay Zekanın Etiği ve Yönetişimi: Tasarım ve Uygulama Düzeyinde Çok Disiplinli Bir Çerçeve
Yapay zeka teknolojilerinin sağlık hizmetlerine entegrasyonu, tanı ve tedavi süreçlerinde büyük bir dönüşüm sağlarken veri kalitesi, algoritmik sapma, şeffaflık eksikliği ve güvenlik gibi etik ve hukuki riskleri de beraberinde getirmektedir. Tıbbi yapay zekaya duyulan güvenin sarsılması, klinik uygulamalarda bu sistemlerin benimsenmesini zorlaştırmakta ve hekim-hasta ilişkisindeki özerklik ile sorumluluk dengelerini sarsmaktadır. Bu bağlamda, teknolojinin kontrolü dilemması çerçevesinde yapay zeka sistemlerinin tasarım ve uygulama boyutlarında güvenilirliğini etkileyen etik, hukuki ve düzenleyici etkenlerin çok disiplinli bir yaklaşımla incelenmesi literatürde kritik bir gereksinim haline gelmiştir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Klinik Uygulamada Yapay Zekanin Rolu: Sağlık Hizmetlerinde Dönüşum ve Gelecek Perspektifleri
Sağlık sistemleri, artan hasta yuku, karmasik tani süreçleri ve devasa veri hacimleri nedeniyle kapsamli bir teknolojik dönüşum süreçinden gecmektedir. Yapay zeka, makine öğrenmesi ve derin öğrenme algoritmalarinin klinik süreçlere entegrasyonu; tibbi tesgis doğrulugunu artirma, tedavi planlarini kisisellestirme ve hasta bakim kalitesini yukseltme potansiyeli sunmaktadir. Ancak veri gizliligi, algoritmik sapmalar, siber guvenlik riskleri ve insan uzmanligi ihtiyaci gibi etik, hukuki ve operasyonel engeller, teknolojinin guvenli ve sürdurulebilir bicimde benimsenmesini karmasiklastirmaktadir. Bu çalışma, yapay zekanin klinik pratik, tani, tedavi ve toplum sağlığı yönetimindeki rolunu butoncul bir yaklaşimla ele almaktadir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Arap Ülkelerinde Beş Yaş Altı Çocuk Ölümlerinin Sosyo-Ekonomik ve Demografik Belirleyicileri: Doğum Sırası ve Ülke Bazlı Karşılaştırmalı Bir Analiz
Beş yaş altı çocuk ölümü oranları, bir ülkenin genel sağlık durumunun, sosyoekonomik kalkınmışlığının ve temel insani refahının en duyarlı göstergelerinden biridir. Arap dünyasında bu oranlar, petrol zengini Körfez ülkeleri ile Sudan ve Moritanya gibi daha düşük gelirli ülkeler arasında 6,5 ile 117 per 1000 canlı doğum arasında değişen dramatik bir heterojenlik sergilemektedir. Makale, bu geniş coğrafyadaki ölüm risklerini etkileyen bireysel ve hanehalkı faktörlerinin doğum sırasına göre nasıl değiştiğini ampirik bir yaklaşımla sörgülayarak bölgeye özgü sağlık eşitsizliklerini tartışmaya açmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Tıbbi Nesnelerin İnterneti Ekosisteminde Kenar-Bulut Bilişim ve Yapay Zeka Entegrasyonu: Mimari Yapılar, Teknolojik Bileşenler ve Uygulama Alanları
Sağlık bilişimindeki dijital dönüşüm, 5G teknolojisinin gelişiyle birlikte tıbbi verilerin heterojen yapısını ve patlayıcı büyümesini beraberinde getirmiştir. Geleneksel sağlık modellerindeki erişim zorlukları, yüksek tedavi maliyetleri ve bilgi kapalılığı gibi kronik sorunlar, Tıbbi Nesnelerin İnterneti (IoMT) teknolojileriyle aşılmaya çalışılsa da, devasa büyüklükteki verinin güvenliğinin sağlanması ve gecikmesiz işlenmesi kritik bir teknik darboğaz teşkil etmektedir. Özellikle gerçek zamanlı veri analizi gerektiren cerrahi müdahaleler ve yoğun bakım izlemi gibi durumlarda, merkezi bulut sistemlerinin yarattığı ağ gecikmesi hayati riskler barındırmaktadır. Makale, bu sorunsalı çözmek adına bilişim kaynaklarının veri kaynağına yakınlaştırıldığı kenar-bulut hiyerarşisini ve yapay zeka optimizasyonlarını akademik bir mercekle tartışmaya açmaktadır.