Akademik arama

Arama sonuçları

ruh sağlığı” için 5 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Almanya'daki Ukraynalı Sığınmacıların Ruh Sağlığı Sonuçları ve Yaşam Kalitesi

Savaş, zulüm ve çatışmalar nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan sığınmacı popülasyonlarında ruh sağlığı sorunları ve yaşam kalitesi kaybı uluslararası kamu sağlığı ve psikoloji literatürünün temel tartışma konularından biridir. Savaş ve göç süreçlerinin getirdiği travmatik deneyimler bireylerde genel psikolojik sıkıntı, depresyon ve anksiyete riskini artırmaktadır. Almanya'nın Ukraynalı sığınmacılara yönelik sağladığı hızlı entegrasyon ve sosyal destek politikalarına rağmen, krizin doğurduğu belirsizliklerin ve aile bağlarından kopuşun ruh sağlığı ile yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin nicel düzeyde incelenmesi gerekmektedir.

Ruh sağlığıDepresyonAnksiyeteYaşam kalitesiSığınmacı

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Fiziksel Aktivite, Ruh Sağlığı ve İyilik Hali Üzerine Otuz Yıllık Araştırmalar: Odak Noktaları ve Eğilimlerin Bilimsel Ölçüm Analizi

Fiziksel aktivitenin beden ve ruh sağlığı üzerindeki iyileştirici rolüne dair ampirik yayın patlaması, tıp ve halk sağlığı literatüründe münferit sistematik derleme veya meta-analizlerin kapsamakta zorlandığı devasa bir bilgi birikimi oluşturmuştur. Geleneksel derleme yöntemleri dar klinik sorulara odaklanırken, alanın otuz yıllık tarihsel gelişimini, disiplinler arası etkileşim ağlarını, kurumsal iş birliklerini ve yükselen araştırma odaklarını bütüncül olarak haritalandırmada yetersiz kalmaktadır. Bu makale, bilimsel haritalama ve veri görselleştirme tekniklerini kullanarak söz konusu geniş yazının entelektüel yapısını ve dinamiklerini çözümlemeyi amaçlamaktadır.

fiziksel egzersizruhsal hastalıkkanıt sentezibilimsel ölçümCiteSpace

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Dijital Endüstride Z Kuşağının İş Yaşam Dengesi ve Ruhsal Sağlığı

Dijital teknolojilerin hızla gelişmesi, iş dünyasına yeni katılan ve teknolojiyle iç içe büyüyen Z kuşağının beklentilerini kökten değiştirmektedir. Geleneksel insan kaynakları yönetimi yaklaşımları, sürekli bağlantıda kalmayı gerektiren dijital sektör dinamikleri karşısında yetersiz kalabilmektedir. Bu durum, iş ve özel yaşam arasındaki sınırların belirsizleşmesine yol açarak genç çalışanlarda stres, tükenmişlik ve ruh sağlığı sorunlarını tetiklemektedir. Çalışma, bu bağlamda Z kuşağının iş yaşam dengesini kurma sürecindeki yapısal zorlukları ve örgütsel stratejilerin rolünü incelemektedir.

İş-Yaşam DengesiRuh SağlığıZ Kuşağıİnsan Kaynakları Yönetimi

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İngiliz Profesyonel Futbolunda Kötü Muamelenin Anlaşılmasına Doğru: Koruma ve Refah Personelinin Nitel Analizi

Spor ortamlarında kişilerarası şiddet ve kötü muamele olgusu, sporcuların ruh sağlığı, sporu bırakma oranları ve tükenmişlik durumları üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle uluslararası literatürde giderek artan bir ilgiyle incelenmektedir. Özellikle profesyonel futbol kültürü; performans odaklılığı, geleneksel hiyerarşik güç yapıları, şakacılık kılıfı altına gizlenen zorbalık eylemleri ve baskıcı yönetim anlayışıyla kötü muamelenin meşrulaştırıldığı özel bir alan oluşturmaktadır. Çocuk ve savunmasız gruplara yönelik koruma politikaları bulunmasına rağmen, yetişkin erkek futbölçuları kapsayan bütüncül düzenlemelerin eksikliği ve kavramsal karmaşa, sorunun tespiti ile önlenmesini güçleştirmektedir.

korumaistismargüçruh sağlığıilişkiyi kesme

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bangladeş'te Lisans Üniversite Sınavına Hazırlanan Öğrencilerde Depresyon Belirtileri, Anksiyete ve Stres: Kesitsel Bir Çalışma

Gelişmekte olan ülkelerde ruh sağlığı kaynaklarının yetersizliği, yükseköğretime geçiş aşamasındaki gençlerin karşılaştığı akademisi temelli psikososyal baskıları daha ağır hale getirmektedir. Bangladeş'te kamu üniversitelerindeki kontenjanların son derece kısıtlı olması, üniversiteye giriş sınavlarını yüksek rekabetli bir yarışa dönüştürmektedir. COVID-19 pandemisi sürecinde sınavların ertelenmesi ve 'otomatik geçiş' uygulamaları aday öğrenciler üzerinde ek belirsizlik ve toplumsal baskı oluşturmuştur. Bu çalışma, üniversiteye giriş sınavına hazırlanan adayların depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini inceleyerek literatürdeki ampirik veri eksikliğini gidermeyi amaçlamaktadır.

depresyonanksiyetestresüniversiteye kabulgenç öğrenciler