Akademik arama
Arama sonuçları
“iklim değişikliği” için 33 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İklim Değişikliği Kaygısı ve Çevre Yanlısı Davranışlar: Cinsiyet Farklılıklarının Sosyo-Psikolojik Mekanizmalarla Çözümlenmesi
İklim değişikliği günümüzün en kritik küresel sorunlarından biri olarak kabul edilmekte ve bireyler üzerinde yarattığı psikolojik baskı iklim değişikliği kaygısı kavramıyla incelenmektedir. Alan yazında cinsiyetin iklim kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisine ilişkin bulgular çelişkili bir yapı sergilemektedir; kimi araştırmalar kadınların daha yüksek kaygı ve çevre yanlısı eylem bildirdiğini gösterirken, diğer araştırmalar belirgin bir fark saptayamamıştır. Ayrıca mevcut çalışmaların büyük çoğunluğunun kolayda örnekleme yöntemine dayanması ve sosyo-demografik etkenlerin ötesindeki sosyo-psikolojik süreçleri bütüncül biçimde ele almaması literatürde önemli bir boşluk oluşturmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Küresel İklim Değişikliğinin Balık Ekolojisi ve Denizel Ekosistem İşlevleri Üzerindeki Çok Ölçekli Etkileri
Küresel iklim değişikliği, okyanus ısınması, asitlenme ve oksijensizleşme gibi çoklu stres kaynakları aracılığıyla deniz ekosistemlerini hızla dönüştürmektedir. Balıklar, sucul ekosistemlerin biyolojik çeşitliliği, üretkenliği ve esnekliği için temel işlevler üstlenmesine rağmen, iklim değişikliği araştırmaları büyük oranda organizma düzeyinde ve ekofizyolojik süreçlere odaklanmıştır. Bu durum, genetik düzeyden ekosistem ölçeğine kadar olan karmaşık ekolojik etkileşimlerin ve yukarı yönlü ölçekleme süreçlerinin bütüncül olarak anlaşılmasını zorlaştırmakta ve ekolojik yönetim stratejilerinin geliştirilmesini engellemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Ekosistem Hizmetleri ve İklim Değişikliği Arasındaki Dinamik Etkileşim ve Sürdürülebilir Kent Planlaması
Hızlı kentleşme ve şiddetlenen iklim değişikliği çağı, kentsel ekosistemler ile iklim dinamikleri arasındaki karmaşık ilişkiyi küresel çevre tartışmalarının merkezine taşımıştır. Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının kentlerde yaşaması ve bu oranın yükselmeye devam etmesi, kentlerin ekosistem hizmetlerine olan bağımlılığını artırmaktadır. Kentsel yeşil altyapılar; sıcaklık düzenleme, hava kalitesini koruma, karbon tutma ve taşkın kontrolü gibi kritik düzenleyici hizmetlerin yanı sıra toplumsal refahı ve biyolojik çeşitliliği destekleyen kültürel ve destekleyici imkânlar sunmaktadır. Ancak iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık artışları, aşırı hava olayları ve değişen yağış rejimleri kentsel ekosistemlerin işleyişini ve hizmet sunma kapasitesini baskı altına almaktadır. Bu doğrultuda alanın temel tartışması, kentlerin ekosistem hizmetleri üzerindeki iklim baskılarını azaltırken doğa tabanlı çözümler yoluyla kentsel dirençliliğin ve sürdürülebilirliğin nasıl güçlendirilebileceği sorusu etrafında şekillenmektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Etiyopya Omo-Gibe Havzası Ajora-Woybo Su Toplama Alanında Gelecekte Beklenen İklim Değişikliğinin Ölçek Küçültülmesi, Projeksiyonu ve Analizi
Küresel iklim değişikliği, su havzalarının hidrolojik döngüsünü ve su kaynaklarının yönetim stratejilerini kökten değiştirmektedir. Geleneksel olarak su kaynakları sistemleri, tarihsel hidrolojik koşulların gelecekte de geçerli olacağı varsayımı anlamına gelen 'durağanlık' ilkesine dayanarak planlanmaktaydı. Ancak artan sıcaklıklar ve değişken yağış rejimleri bu varsayımı geçersiz kılmaktadır. Bu durum, özellikle yağmura dayalı tarım yapan ve su kaynakları altyapısı gelişmemiş olan Etiyopya gibi gelişmekte olan ülkelerde su havzası ölçeğinde hassas iklim projeksiyonlarının yapılmasını ve yerel uyum stratejilerinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Batı Nil Virüsü Eko-Epidemiyolojisi ve İklim Değişikliği: Bütüncül Bir Tek Sağlık Yaklaşımıyla Literatür Değerlendirmesi
Küresel ısınma ve çevresel değişimler, vektörler ve konakçılar üzerindeki etkileri aracılığıyla Batı Nil virüsü (WNV) gibi zoonotik patojenlerin yayılımını ve bulaşma dinamiklerini doğrudan etkilemektedir. Halk sağlığı literatüründe iklim değişikliği ile vektör kaynaklı hastalıklar arasındaki karmaşık ekolojik ilişkiler, genellikle disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Mevcut tartışmalar, sıcaklık artışlarının vektör yetkinliği ve virüs replikasyon hızı üzerindeki tek modlu etkileri ile yağış rejimlerinin karmaşık dinamiklerini çözmeye ve geleceğe yönelik risk projeksiyonları geliştirmeye odaklanmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Yenilenebilir enerji iklim değişikliğine bir çözüm olarak: Ülkeler arası kapsamlı bir çalışmadan elde edilen bulgular
İklim değişikliği ve enerji üretimindeki artan zorluklar, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına (YEK) geçişi zorunlu kılmaktadır. Sanayi devriminden bu yana küresel fosil yakıt kullanımı, iklim değişikliğinin temel itici gücü olan karbondioksit (CO2) emisyonlarında önemli bir artışa neden olmuştur. Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9.9 milyara ulaşması beklendiğinden, enerji talebi %80 oranında artacak ve bu da CO2 emisyonları ile çevresel etkileri azaltma ihtiyacını daha da belirgin hale getirecektir. Bu durum, akademik çevrelerde yıllardır önemli bir küresel tartışma konusu olmuş, fosil yakıtlara aşırı bağımlılığın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki olumsuz etkileri ve alternatif enerji çözümlerinin araştırılmasına yönelik motivasyonu artırmıştır. Bu çalışma, yenilenebilir enerjinin CO2 emisyonları üzerindeki etkisini inceleyerek bu kritik tartışmaya katkıda bulunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Biyoçeşitlilik Değişimi, İklim Değişikliği ve İnsan Refahı Arasındaki İlişkiye Yeraltı Perspektifinden Bir Bakış
Toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim ve toplum arasındaki karmaşık etkileşimin merkezinde yer alan hayati bir bileşendir. Geleneksel çevresel çalışmalar yerüstü ekosistemlerine odaklanırken, toprak altındaki biyoçeşitliliğin iklim düzenlemesi ve insan refahı üzerindeki kritik etkileri literatürde yeni ve bütünleşik bir tartışma odağı haline gelmiştir. Bu yayın, toprak biyoçeşitliliğinin kaybı ile iklim değişikliği arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve bu krizlerin toplum üzerindeki yansımalarını disiplinler arası bir perspektifle analiz ederek mevcut literatürdeki boşlukları doldurmayı hedeflemektedir.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Afrika'da İklim Değişikliği Kaynaklı Su Stresine Karşı Ürün Sistemlerini Uyarlamaya Yönelik Toprak ve Su Koruma Tedbirleri: Sürdürülebilir Bir Değerlendirme
Sahra Altı Afrika (SSA), küresel iklim değişikliğine en az katkı sağlamasına rağmen, bu olgunun getirdiği hidrolojik anomalilerden en şiddetli etkilenen bölgelerin başında gelmektedir. Özellikle beklenmedik sel baskınları ve şiddetli kuraklıklar, bölgedeki gıda güvenliğini ve tarımsal verimliliği doğrudan tehdit etmektedir. Mevcut literatür, bu su streslerinin bitki fizyolojisi üzerindeki etkilerini ve toprak yapısındaki bozulmaları vurgularken, bu krizlerle başa çıkmada hangi bütüncül toprak ve su koruma önlemlerinin uygulanması gerektiğini tartışmaktadır. İnceleme konusu olan bu yayın, teorik tartışmaları pratik çözüm önerileriyle birleştirerek SSA için dayanıklı bir tarımsal model kurgulamaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
İklim Değişikliği ve Tarımsal İşletmelerin Duyarlılığı: İklim Değişikliğinin Tarımsal Verimlilik Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi
İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda güvencesi üzerindeki etkileri, kalkınma iktisadı ve çevre psikolojisi literatüründe geniş yer tutan temel bir tartışma alanıdır. Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde iklimsel değişkenliklerin kırsal hanehalkı gelirleri ve ürün verimliliği üzerindeki olumsuz yansımaları sıklıkla incelenmektedir. Ancak mevcut literatür genellikle gelişmiş ülke senaryolarına veya genel iklim modellerine odaklanmakta, Hindistan gibi iklimsel parametreleri son derece heterojen olan coğrafyalarda ürün bazlı uzun dönemli ampirik çözümlemeler sınırlı kalmaktadır. Bu makale, altmış yıllık dönemsel veriyi kullanarak maruz kalma, duyarlılık ve uyum kapasitesi göstergelerini ürün verimliliğiyle ilişkilendirmekte ve tarımsal işletmelerin kırılganlığını kapsayıcı finansman araçlarıyla hafifletme yönündeki akademik tartışmaya özgün bir katkı sunmaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
İklim Değişikliğinin Tarımsal Üretime Etkisi: Asya'da Sorunlar, Zorluklar ve Fırsatlar
Küresel iklim değişikliği ve iklim değişkenliği, özellikle kırılgan ve gıda güvencesizliği yüksek olan Asya bölgesinde tarımsal sürdürülebilirliği tehdit eden temel dinamikler arasında yer almaktadır. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde altmışını barındıran Asya kıtasında, kuraklık, sıcaklık dalgaları, düzensiz ve şiddetli yağışlar, seller ve yeni gelişen zararlılar çiftçilerin geçim kaynaklarını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Alan literatüründe iklim iklimsel aşırılıkların ürün verimi, hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri üzerindeki tahribatı tartışılmakta; bölgesel gıda güvenliğini korumak adına iklim-akıllı ve dirençli tarım tekniklerinin geliştirilmesi ile disiplinlerarası modelleme yaklaşımlarının rolü sörgülanmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Isınan Denizlerde Deniz Sıcak Dalgalarının Evrimi: Akdeniz Örnek Olayı
Deniz sıcak dalgaları (MHW'ler), denizel ekosistemler, biyoçeşitlilik ve kıyı ekonomileri üzerinde yıkıcı etkilere yol açabilen geçici ve aşırı oceanografik ısınma olaylarıdır. Küresel iklim değişikliğinin hızlanmasıyla birlikte, özellikle Akdeniz gibi kapalı ve iklim değişimine son derece hassas havzalarda deniz yüzeyi sıcaklıkları belirgin bir yükseliş trendi sergilemektedir. Ancak literatürde yaygın olarak kullanılan sabit iklimsel referans dönemleri (fixed climatology baseline), deniz yüzeyi sıcaklığındaki uzun vadeli kademeli ısınma trendi ile kısa süreli ani aşırı sıcaklık dalgalanmalarını birbirine karıştırmaktadır. Bu metodolojik çelişki, aşırı olayların frekansı ve şiddetinin yapay olarak abartılmasına veya geçmiş olayların eksik tespit edilmesine yol açarak ekolojik risk değerlendirmelerinde belirsizlik yaratmaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Akıllı Şebeke ve Elektrikli Toplu Taşıma Otobüs Sisteminin Birlikte İyileştirilmesi
İklim değişikliğiyle mücadele sürecinde kentsel ulaşımın elektrikleştirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının akıllı şebekelere entegrasyonu büyük önem taşımaktadır. Ancak bataryalı elektrikli otobüs filolarının şebekeye getirdiği ek yükler ile yenilenebilir enerjinin kesintili yapısı, bağımsız sistem operatörleri ile toplu taşıma otoriteleri arasında koordinasyonsuz yönetildiğinde şebeke tıkanıklığına ve maliyet artışlarına yol açmaktadır. Bu makale, şebeke ve otobüs filolarının ortaklaşa optimizasyonunun sistem maliyetlerini nasıl düşürebileceğini ve şebekeye nasıl esneklik kazandırabileceğini ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Afrika'da Sürdürülebilir Gıda İnovasyonunun Sosyo-Kültürel, Ekonomik ve Çevresel Boyutları
Afrika kıtasındaki gıda krizi; hızlı nüfus artışı, iklim değişikliğinin getirdiği çevresel baskılar, COVID-19 pandemisinin artçı etkileri ve tarımsal üretimdeki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ile karmaşık bir hal almıştır. Batı merkezli teknolojik ve genetik yeniliklerin ötesinde, Afrika'nın özgün ekolojik, kültürel ve ekonomik koşullarına uyarlanmış sürdürülebilir gıda inovasyonlarına duyulan ihtiyaç akademik alanda yoğun bir biçimde tartışılmaktadır. Çalışma, gıda güvencesizliği ve krizlerle mücadelede gelişmiş ülkelerin sanayileşmiş yaklaşımları yerine küçük ölçekli üreticilerin merkezde yer aldığı, yerel ve geleneksel bilgi sistemleriyle desteklenen kapsayıcı bir dönüşümün nasıl sağlanabileceği sorusuna odaklanmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Akdeniz'de Okyanus Asitlenmesi Araştırmaları: Mevcut Durum, Eğilimler ve Gelecek Adımlar
Akdeniz, yarı kapalı yapısı, yoğun insan nüfusu, ticaret ve turizm baskısı nedeniyle küresel iklim değişikliği ve okyanus asitlenmesinden en çok etkilenen hassas deniz havzalarından biridir. Atmosferik karbondioksit artışının deniz suyu kimyasında yarattığı pH düşüşü, kireçleşici organizmalar ve ekosistem hizmetleri üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Ancak havzada yürütülen araştırmaların coğrafi dağılımı, yöntemsel yaklaşımları ve disiplinler arası kapsayıcılığı konusundaki belirsizlikler, etkili bölgesel politikaların oluşturulmasını engellemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Dijitalleşmenin Çevre, Sosyal ve Yönetişim ile Sürdürülebilirlik Üzerindeki Rolü: Çıkarımlar İçin İncelemeye Dayalı Bir Çalışma
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişim, geleneksel ekonomik büyüme modellerini dönüştürürken aynı zamanda ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik alanlarında yeni bir tartışma başlatmıştır. Literatürde dijitalleşmenin ekonomik verimliliği artırdığı savunulurken, artan karbon ayak izi gibi olumsuz çevresel etkileri de yoğun şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışma, dijitalleşmenin çevre, sosyal gelişim, yönetişim ve genel sürdürülebilirlik hedefleri üzerindeki çok boyutlu etkilerini bütünsel bir literatür taraması çerçevesinde ele alarak alandaki kuramsal açıkları kapatmayı ve politika yapıcılara rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
İstanbul İklimi Üzerindeki Uzun Dönemli Şehir Isı Adası Etkisinin Değerlendirilmesi
Hızlı kentleşme, nüfus artışı ve düzensiz arazi kullanımı, küresel ölçekte megakentlerin yerel iklim yapılarını değiştiren temel faktörler arasında yer almaktadır. Kırsal alanların kentsel yerleşimlere dönüştürülmesi, yüzey radyasyonunu ve enerji dengesini bozarak kentsel alanların kırsal çevrelerine kıyasla daha sıcak olmasına yol açan kentsel ısı adası (UHI) olgusunu tetiklemektedir. İstanbul gibi sanayileşme ve yoğun göçle büyüyen megakentlerde, bitki örtüsünün azalması ve betonlaşmanın artması mikroklimatik dengeleri doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda alan literatürü, kentsel alan genişlemesi ile uzun dönemli sıcaklık eğilimleri arasındaki etkileşimin meteorolojik veriler ve arazi örtüsü analizleriyle çok boyutlu olarak çözümlenmesi gerekliliğini tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Yükselen E-7 Ülkelerinde Yenilenebilir Enerji, İnsani Gelişme ve Teknolojik İnovasyonun Çevresel Kuznets Eğrisi Hipotezi Bağlamında Yeniden Değerlendirilmesi
Küresel iklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadelede, özellikle yüksek büyüme oranlarına ve yoğun enerji tüketimine sahip yükselen ekonomilerin (E-7 ülkeleri: Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Meksika ve Türkiye) karbondioksit emisyonu dinamiklerinin anlaşılması kritik bir öneme sahiptir. Ekonomik büyüme ile çevresel bozulma arasındaki ilişkiyi açıklayan geleneksel Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) hipotezi, günümüzün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusumente yenilenebilir enerji kullanımı, insani gelişmişlik düzeyi ve çevre teknolojilerindeki patentler gibi modern moderatör değişkenlerle birlikte yeniden formüle edilmektedir. Alan yazındaki temel tartışma, bu ülkelerin ekonomik büyümeyi sürdürürken aynı zamanda çevresel kaliteden ödün vermeyecekleri dönüm noktasına ulaşıp ulaşmadıkları ve teknolojik modernizasyonun bu süreci nasıl hızlandırabileceğidir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kırsal Gana'daki Küçük Ölçekli Çiftçilerin İklim-Akıllı Tarım Uygulamalarını Benimsemesi: Planlanmış Davranış Teorisinin Bir Uygulaması
Sahra Altı Afrika'da iklim değişikliğine bağlı yağış değişkenliği ve kuraklık, tarımsal üretim sistemleri ve gıda güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Gana gibi yağışa bağımlı tarımın yaygın olduğu ülkelerde küçük ölçekli çiftçilerin adaptasyon kapasitelerini artırmak için İklim-Akıllı Tarım (CSA) uygulamalarının yaygınlaştırılması kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürdeki mevcut çalışmalar genellikle sosyo-demografik ve ekonomik teşviklere odaklanmış, çiftçilerin benimseme kararlarını yönlendiren sosyo-psikolojik ve içsel motivasyon faktörlerini göz ardı etmiştir. Bu çalışma, Planlanmış Davranış Teorisi çerçevesinde çiftçilerin tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol faktörlerinin iklim-akıllı tarım uygulamalarını benimseme niyeti ve fiili davranışı üzerindeki etkilerini inceleyerek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Pakistan'da Sel Büyüklükleri, Sel Yönetimi ve Sosyo-Ekonomik Etkileri: Ampirik Literatür İncelemesi
Küresel iklim değişikliği ve ortalama sıcaklık artışları, Güney Asya genelinde ve özellikle Pakistan'da aşırı yağışlar ile buzul erimelerinin tetiklediği doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırmaktadır. Bölgede suların ani yükselmesi, nehir taşkınları ve buzul gölü patlamaları sosyo-ekonomik altyapıyı, tarımsal üretimi ve toplum sağlığını doğrudan tehdit eden kritik bir unsur haline gelmiştir. Buna karşılık, gelişmekte olan ülkelerde afet yönetimi ve sel kontrol politikalarının idari, finansal ve teknolojik yetersizlikler nedeniyle kriz anlarında koruyucu önlem almaktan ziyade afet sonrası insani yardım ve rehabilitasyon odaklı kaldığı görülmektedir. Literatürde, suların taşkın yapmasının makroekonomik büyüme, tarım sektörü ve halk sağlığı üzerindeki ampirik zararlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan ve kurumsal politika aksaklıklarını sel yönetimi çerçevesinde sentezleyen çalışmalara olan ihtiyaç devam etmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Savaşların ve Doğal Afetlerin Yeni Çıkan ve Yeniden Tehdit Oluşturan Bulaşıcı Hastalıklar Üzerindeki Etkisi
Küresel ölçekte halk sağlığını tehdit eden yeni ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları (EID) ve yeniden önem kazanan bulaşıcı hastalıklar (REID), ekolojik dengesizlikler, iklim değişikliği, hızlı kentleşme ve küreselleşme gibi dinamiklerle karmaşık bir yapı kazanmaktadır. Bulaşıcı hastalıkların yaklaşık yüzde yetmiş beşinin zoonotik kökenli olması, insan ve hayvan yaşam alanlarının kesişim noktalarında riskin boyutunu artırmaktadır. Savaşlar, silahlı çatışmalar, depremler ve seller gibi insani ve doğal krizler; sağlık altyapılarını tahrip ederek, temel sanitasyon hizmetlerini aksatarak ve kitlesel nüfus hareketlerini tetikleyerek patojenlerin yayılımını hızlandırmaktadır. Bu çalışma, kriz durumlarının enfeksiyon hastalıklarının epidemiyolojisi üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini sentezleyerek literatürdeki nitel ve nicel kanıtları derlemeyi amaçlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Türkiye'de Jeotermal Enerjinin Potansiyeli, Kullanımı ve Gelişimi
Küresel ölçekte artan nüfus, sanayileşme ve yükselen yaşam standartları enerji talebini hızla artırırken, fosil yakıtların çevreye verdiği zararlar ve iklim değişikliği riski yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi zorunlu kılmaktadır. Türkiye, karmaşık jeolojik ve neotektonik yapısı sayesinde zengin jeotermal kaynaklara sahip olmasına karşın, mevcut potansiyelinin ne kadarını elektrik üretimi ve doğrudan kullanım alanlarında değerlendirebildiği ile stratejik hedefler doğrultusunda bu kapasitenin nasıl artırılacağı hususu güncelliğini koruyan temel bir araştırma konusudur.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türk İklimlendirme Sektörünün Küresel Rekabet Gücünün İncelenmesi
Küreselleşme, iklim değişikliği ve azalan enerji kaynakları,iklimlendirme sektörünün dünya ve Türkiye ekonomisindeki stratejik önemini artırmıştır. Isıtma, soğutma, havalandırma, tesisat ve yalıtım gibi alt ürün gruplarını kapsayan iklimlendirme sanayisi, makine imalat sektörünün en yüksek katma değer üreten alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Sektörde uluslararası rekabet gücünün sürdürülebilirliği, kriz dönemlerindeki esneklik ve ihracat uzmanlaşmasının belirlenmesi, ekonomi politikaları ile sanayi stratejilerinin oluşturulmasında kritik role sahiptir. Ancak uluslararası literatürde Türkiye iklimlendirme sektörünün dış ticaret performansını ürün haritalandırması (Product Mapping) yöntemiyle dinamik ve zamansal boyutta ele alan ampirik çalışmaların eksikliği belirgin bir araştırma boşluğu oluşturmaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Yükseköğretim Tesislerinde Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Sistemlerinin Güncel Durumu Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme
Yükseköğretim kurumları, artan öğrenci sayıları, genişleyen yerleşkeler ve büyüyen araştırma altyapıları nedeniyle küresel ölçekte ciddi bir elektrik ve enerji tüketim odağı haline gelmiştir. Bu durum, üniversite yerleşkelerinin karbon ayak izini azaltma, işletme maliyetlerini düşürme ve iklim değişikliğiyle mücadelede öncü rol üstlenme sorumluluğunu artırmaktadır. Literatürde binalarda enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji entegrasyonu geniş yer bulsa da, akademik tesislerin farklı kullanım alanlarına göre enerji kullanım yoğunluklarının ve iklimsel faktörlerin bütüncül analizi eksiktir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Ekolojik Ayak İzninin Belirleyicisi Olarak Yeşil Büyüme: BİT Yayılımı, Çevresel İnovasyon ve Doğal Kaynaklar Önemli mi?
Gelişmekte olan ve gelişmiş ekonomilerde geleneksel iktisadi büyüme modelleri doğa üzerindeki baskıyı artırmakta ve çevresel sürdürülebilirliği tehdit etmektedir. İklim değişikliği ve ekolojik bozulmayla mücadelede, yeşil büyüme, çevresel inovasyonlar, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) yaygınlaşması ve doğal kaynak yönetimi stratejik bir rol oynamaktadır. Ancak mevcut yazında yeşil büyümenin ekolojik ayak izi üzerindeki uzun dönemli etkileri yeterince incelenmemiş, BİT ve doğal kaynakların çevresel kalitedeki rolü çelişkili bulgular üretmiştir. Özellikle yükselen 7 (E7) ve gelişmiş 7 (G7) ülke gruplarının karşılaştırmalı analizi literatürde eksiktir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde Su Kıtlığının Tarımsal Üretim ve Elektrik Üretimi Üzerindeki Etkileri
Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi, küresel ölçekte su kaynaklarının en kısıtlı olduğu ve kişi başına düşen yenilenebilir su miktarının hızla azaldığı alanların başında gelmektedir. Hızlı nüfus artışı, kentleşme ve yüksek su yoğunluğuna sahip tarımsal faaliyetler bölgedeki su baskısını artırırken; enerji ve gıda sektörleri ile su kaynakları arasındaki karşılıklı bağımlılık (WEF nexus) sürdürülebilirlik açısından kritik bir sorun oluşturmaktadır. Mevcut akademik tartışmalarda, iklim değişikliği ile sosyo-ekonomik dinamiklerin su kıtlığı üzerindeki görece etkilerinin ayrıştırılması ve bu kıtlığın tarım ile elektrik üretimi üzerindeki uzun vadeli sonuçlarının bütünleşik modellerle incelenmesi temel bir araştırma ihtiyacı olarak öne çıkmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bitkilerin Ekolojik Tolerans Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi: Rize Kentsel Açık Yeşil Alanlar Örneği, Türkiye
Hızlı kentleşme, iklim değişikliği ve bunların tetiklediği çevre kirliliği ile kuraklık gibi ekolojik baskılar, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu tehditlere karşı koyabilmek ve kentsel ekosistem hizmetlerini koruyabilmek amacıyla, peyzaj düzenlemelerinde kullanılan bitki materyalinin yerel ekolojik koşullara ve stres faktörlerine karşı gösterdiği direncin bilimsel olarak analiz edilmesi gerekmektedir. Ancak tasarım aşamalarında ekolojik kriterler yerine estetik kaygılar ön plana çıkarılmaktadır. Bu makale, kentsel açık yeşil alanlardaki bitki varlığının hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi parametreler çerçevesinde ne ölçüde ekolojik toleransa sahip olduğunu ampirik bir vaka üzerinden sörgülamaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Afrika'daki Küçük Ölçekli Çiftçiler Arasında Güvenli ve Sürdürülebilir Tarım Uygulamalarının Benimsenmesi ve Tarımsal Ekolojik Teknikler
Küresel nüfusun 2050 yılına kadar 9,1 milyara ulaşacağı tahmini, ekosistem işlevlerini bozmadan gıda güvenliğini sağlama gereksinimini tarımsal araştırmaların merkezine yerleştirmiştir. Özellikle Afrika'da azalan toprak verimliliği, iklim değişikliği ve su kıtlığı gibi etkenler küçük ölçekli üreticileri tehdit etmektedir. Bu bağlamda tarımsal ekoloji, sentetik girdilere bağımlılığı azaltıp biyolojik çeşitlilik ve doğal süreçlere dayanarak gıda egemenliğini ve sürdürülebilir üretimi artırma potansiyeliyle kritik bir tartışma alanı oluşturmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentlerde Adil İklim Adaptasyonu İçin Kolektif Eylemlerden Yönetişim Öğrenimi
İklim değişikliğinin kentlerdeki kırılgan topluluklar üzerindeki adaletsiz etkileri ve geleneksel yukarıdan aşağıya yönetişim yapılarının bu risklerle mücadeledeki yetersizliği, iklim adaleti literatüründe sıklıkla tartışılmaktadır. Ancak, sivil toplumun kolektif eylemlerinin ve tabandan gelen pratiklerin resmi yönetişim mekanizmalarını nasıl dönüştürdüğü ve bu süreçlerin tanınma ve usul adaleti boyutlarını nasıl şekillendirdiği sorusu henüz yeterince yanıtlanmamıştır. Bu makale, kolektif eylemlerin resmi karar alıcılar üzerindeki öğrenme süreçlerini tetikleme potansiyelini iki farklı sosyo-politik bağlamda incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Yeşil Altyapı: Uyumlu Yönetim Yaklaşımıyla Biyoçeşitlilik Koruma ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişimin Birleştirilmesi
21. yüzyılda hızlı kentleşme süreçleri; doğal yaşam alanlarının daralmasına, parçalanmasına ve ekosistem işlevlerinin bozulmasına yol açarak kentlerdeki biyoçeşitliliği ve insan refahını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bu olumsuz etkileri hafifletmek için kentsel yeşil altyapı (UGI) sistemleri; parklar, yeşil çatılar, kent ormanları, sulak alanlar ve ekolojik koridorları bütünleştirici bir strateji olarak sunulmaktadır. Ancak yeşil altyapının planlanması, uygulanması ve yönetimi sürecinde finansal kısıtlar, kurumsal parçalanmışlık, sosyal adalet sorunları ve iklim değişikliği belirsizlikleri gibi karmaşık engeller mevcuttur. Çalışma, ekolojik ilkeleri kentsel planlama ve uyumlu yönetim yaklaşımlarıyla sentezleyen bütüncül bir kavramsal çerçeve sunarak bu tartışmalara katkı sağlamaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Hassas Tarımda Akıllı Sensörler ve Nesnelerin İnterneti Entegrasyonu: Eğilimler, Zorluklar ve Gelecek Perspektifleri
Geleneksel tarım yöntemleri, iklim değişikliği ve kaynak kıtlığı nedeniyle artan küresel gıda talebini karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Hassas tarım; veri odaklı karar alma mekanizmaları, gelişmiş sensörler ve Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojileri aracılığıyla kaynak kullanımını optimize ederek ve verimliliği artırarak sürdürülebilir bir çözüm sunmaktadır. Bu alandaki temel tartışma, veri toplama ve otomasyon teknolojilerinin tarımsal ekosistemlere entegrasyonu ile küresel gıda güvenliğinin nasıl sağlanacağı ve bu süreçte karşılaşılan yüksek maliyet, veri güvenliği ile kırsal bağlantı sorunlarının nasıl aşılacağı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Kadim Sicilya Anıtsal Zeytin Ağaçlarının Kurtarılması ve Mikrosatellit Markörleri ile Genotiplendirilmesi
Akdeniz havzasında zeytin (Olea europaea L.), hem sosyo-ekonomik hem de biyokültürel açıdan stratejik bir tür olup binlerce yıllık evcilleştirme ve adaptasyon geçmişine sahiptir. Sicilya adası, coğrafi konumu ve tarihi mekanizmaları gereği son derece zengin bir zeytin germplazmına ev sahipliği yapmaktadır. Ancak yüzyıllık anıtsal ağaçların genetik yapısı, aşılama geçmişleri ve yerel çeşitlerle olan soy ilişkileri yeterince moleküler düzeyde incelenmemiştir. Bu bağlamda, iklim değişikliği ve Xylella fastidiosa gibi biyotik tehditler karşısında anıtsal ağaçların genetik rezervuar işlevi ve ıslah programları için potansiyeli kritik bir tartışma konusudur.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Pakistan'ın Su Kaynakları Yönetimi: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Su Güvenliğinin Sağlanması
Pakistan, 225 milyonluk devasa nüfusu ve sınırlı su depolama kapasitesi nedeniyle kritik bir su kıtlığı eşiğindedir. Ülkede kişi başına düşen su miktarı 1951'den bu yana dramatik şekilde azalırken, mevcut su yönetişimi ve altyapı yetersizlikleri bu durumu bir ulusal güvenlik tehdidine dönüştürmüştür. Bu çalışma, Indus Havzası Sulama Sistemi'nin (IBIS) mevcut kısıtlarını, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini ve su kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda nasıl yeniden yapılandırılabileceğini analiz etmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bamako (Mali) Erken Sel Uyarı Sisteminin Değerlendirilmesi: Mayıs 2019 Selinden Çıkarılan Dersler
Batı Afrika ülkelerindeki hızlı kentsel gelişim, yetersiz veya tıkanmış drenaj şebekeleri ve iklim değişikliğinin tetiklediği yoğun tropikal yağışlar, şehirleri ani sel afetlerine karşı son derece savunmasız hale getirmektedir. Bu dinamikler karşısında erken uyarı sistemleri (EWS) can ve mal kayıplarını azaltmada kritik bir araç olarak öne çıksa da, veri kısıtlılığı olan Sahra Altı Afrika kentsel havzalarında bu sistemlerin operasyonel başarısı ve doğruluğu ciddi şekilde tartışılmaktadır. Bu araştırma, Bamako'daki Mayıs 2019 ani sel felaketi üzerinden yerel düzeydeki bir erken uyarı prototipinin gerçek performansını sörgülamaktadır.