Akademik arama

Arama sonuçları

Toplumsal Cinsiyet” için 11 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Küresel Sağlık İşgücünde İşyerinde Şiddete Toplumsal Cinsiyet Odaklı Bir Bakış: Literatürün Kapsamlı Bir İncelemesi

Sağlık sektöründe işyerinde şiddet (WPV), bireysel sağlayıcılardan kurumsal yapılara ve toplumsal düzeye kadar tüm kademeleri etkileyen çok boyutlu bir krizdir. Literatürde şiddetin yaygınlığı ve risk faktörleri sıklıkla araştırılmasına karşın, toplumsal cinsiyete dayalı işyeri şiddeti (GB-WPV) hak ettiği ilgiyi görmemiştir. Şiddet olgusu sosyo-ekonomik, kültürel ve kurumsal toplumsal cinsiyet rolleriyle derinden ilişkilidir ve kadın sağlık çalışanlarının dezavantajlı konumlarını pekiştirmektedir. Bu makale, küresel sağlık işgücünde toplumsal cinsiyetin şiddet türleri ve deneyimleri üzerindeki etkisini kapsamlı bir tarama ile ele alarak alandaki bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

işyeri şiddetitoplumsal cinsiyete dayalı şiddetkapsamlı taramasağlık işgücühemşireler

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Nepal'de Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet Üzerine Nitel Bir Çalışma

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddet, birbirini besleyen ve karşılıklı olarak yeniden üreten karmaşık bir döngü oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Nepal gibi belirgin ataerkil normların egemen olduğu toplumlarda, kadınların toplumsal, kültürel ve ekonomik konumları erkeğe kıyasla daha aşağıda konumlandırılmaktadır. Literatürde kadına yönelik şiddet genellikle bağımsız birer olgu olarak ele alınsa da bu şiddetin arkasındaki yapısal eşitsizliklerin ve erkek egemen güç ilişkilerinin dinamiklerini derinlemesine inceleyen nitel çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu makale, Nepal'in doğusundaki Tharu topluluğu bağlamında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin nasıl şiddete dönüştüğünü güç ilişkileri üzerinden sörgülamaktadır.

Toplumsal CinsiyetEşitsizlikŞiddetGüç OyunuYapılandırmacı Temellendirilmiş Kuram

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Afrika'da Sürdürülebilir Gıda İnovasyonunun Sosyo-Kültürel, Ekonomik ve Çevresel Boyutları

Afrika kıtasındaki gıda krizi; hızlı nüfus artışı, iklim değişikliğinin getirdiği çevresel baskılar, COVID-19 pandemisinin artçı etkileri ve tarımsal üretimdeki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ile karmaşık bir hal almıştır. Batı merkezli teknolojik ve genetik yeniliklerin ötesinde, Afrika'nın özgün ekolojik, kültürel ve ekonomik koşullarına uyarlanmış sürdürülebilir gıda inovasyonlarına duyulan ihtiyaç akademik alanda yoğun bir biçimde tartışılmaktadır. Çalışma, gıda güvencesizliği ve krizlerle mücadelede gelişmiş ülkelerin sanayileşmiş yaklaşımları yerine küçük ölçekli üreticilerin merkezde yer aldığı, yerel ve geleneksel bilgi sistemleriyle desteklenen kapsayıcı bir dönüşümün nasıl sağlanabileceği sorusuna odaklanmaktadır.

inovasyonsürdürülebilir gıdatoplumsal cinsiyetiklim değişikliğiyerel bilgi sistemleri

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Erkeklik, Cinsiyetçilik ve Popülist Radikal Sağ Desteği: İspanya VOX Partisi Örneğinde Aracılık ve Düzenleyicilik Mekanizmaları

Siyaset bilimi ve seçmen davranışı literatüründe popülist radikal sağ partilerin seçmen tabanındaki cinsiyet farkı köklü bir biçimde belgelenmiştir; erkeklerin bu partilere oy verme eğiliminin kadınlardan daha yüksek olduğu yaygın kabul görmektedir. Bununla birlikte mevcut çalışmalar çoğunlukla biyolojik cinsiyetin ikili kategorizasyonuna odaklanmakta ve erkeklerin radikal sağ partilerde neden daha fazla temsil edildiğini açıklayan psikolojik ve kimliksel mekanizmaları ihmal etmektedir. Bireysel erkeklik algısı ile cinsiyetçi tutumların popülist radikal sağ desteğindeki etkileşimi, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemlerin yükseldiği günümüz siyasi ikliminde açıklığa kavuşturulmayı bekleyen temel bir araştırma alanını oluşturmaktadır.

popülist radikal sağ desteğitoplumsal cinsiyeterkeklikcinsiyetçilikVOX (siyasi parti)

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Almanya'daki Son Dönem Kadın Neuzuwandererlerin İşgücüne Katılımı

Almanya'da göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu uzun süredir akademik ve toplumsal ilginin odağında yer almaktadır. Ancak bu alandaki mevcut nicel çalışmaların büyük bir kısmı erkek göçmenlerin dinamiklerine odaklanmakta, kadınların işgücüne katılım süreçlerini ise görece ihmal etmektedir. Kadın göçmenlerin istihdam dışı kalması veya işgücüne katılmaması, yüksek yoksulluk oranları, uzun süreli sosyal yardım bağımlılığı ve yaşlılıkta yoksulluk tehdidi gibi yapısal sorunları beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, Almanya'da son dönemde ikamet eden ve farklı kültürel arka planlara sahip kadın göçmenlerin işgücüne katılım kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi, hem toplumsal cinsiyet duyarlı göç araştırmaları hem de politika geliştirme süreçleri açısından kritik bir araştırma sorusu oluşturmaktadır.

isgucu katılımineuzuwandererdindarliktoplumsal cinsiyet

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Eğitim Liderliğinde Kadınların Kariyer Yolları: Yaş, Cinsiyet, Doğum ve Ebeveyn İzinlerinin Etkisinin İncelenmesi

Eğitim yönetiminde kadınların temsili, öğretmen nüfusunun çoğunluğunu oluşturmalarına rağmen liderlik pozisyonlarında erkeklerin orantısız bir şekilde baskın olması nedeniyle küresel düzeyde tartışılan kronik bir sorundur. Kanada genelinde ve özel olarak Alberta eyaletinde K-12 eğitim sistemindeki bu dengesizlik, kadınların kariyer basamaklarındaki ilerlemesini engelleyen görünmez engelleri (cam tavan) beraberinde getirmektedir. Alan yazında kadınların karşılaştığı engeller çoğunlukla tekil değişkenler üzerinden açıklanmakta, ancak yaş, cinsiyet ve ailevi sorumluluklar ile ebeveyn izinlerinin kesişimsel etkileri bütüncül şekilde sörgülanmamaktadır. Bu araştırma, belirtilen kesişimsel dinamiklerin kadın eğitimcilerin kariyer ilerlemelerini nasıl geciktirdiğini ve şekillendirdiğini Alberta bağlamında ampirik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır.

toplumsal cinsiyet eşitsizliklerieğitim liderliğikariyer ilerlemesidoğum izniK-12 eğitimi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Robotik ve Kodlama Eğitiminin Kız Öğrencilerin STEM Motivasyonu, Tutumu ve Kariyer Hedefleri Üzerindeki Etkisi

STEM eğitimi, 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi, ekonomik büyümeyi desteklemeyi ve STEM alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Ancak, geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve kültürel stereotipler nedeniyle kız öğrencilerin bu alanlardaki kimlik gelişimleri ve kariyer tercihleri sınırlı kalmaktadır. Özellikle sözel ve dini ağırlıklı müfredata sahip, teknolojiye erişimi kısıtlı kız okullarında bu engeller daha belirgindir. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurmak amacıyla sözel-dini odaklı bir kız lisesindeki teknoloji müdahalesinin etkilerini ampirik olarak sörgülamaktadır.

kız öğrencirobotik ve kodlamaSTEM kariyeriSTEM motivasyonuSTEM tutumu

Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih

Charlotte Brontë’nin Jane Eyre Romanında ve Susanna White’ın Film Uyarlamasında Ataerkil Baskıya Meydan Okunması

Viktorya dönemi İngiltere’sinde kadınlar, hukuki, ekonomik ve toplumsal sınırlamalar altında ataerkinin sistematik baskısına maruz kalmıştır. Edebiyat ve sinema araştırmalarında bu baskının niteliği, toplumsal cinsiyet rolleri, nesneleştirme, cinselleştirme, giyim kodları ve eril bakış kavramları çerçevesinde tartışılmaktadır. Çalışma, Charlotte Brontë’nin Jane Eyre romanı ile Susanna White’ın 2006 yapımı televizyon film uyarlamasının ataerkil düzenin dayatmalarını nasıl sergilediğini ve başkahramanın özerklik mücadelesi üzerinden bu yapıyı nasıl altüst ettiğini feminist eleştiri kuramlarıyla çözümlemektedir.

Jane EyreFilm UyarlamasıViktorya Dönemi KadınlarıPatriyarkal Baskı

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Döneminde Kadınların Kamusal Alana Erişimi: Bir Kadın Ressamın Günlüğünden İstanbul

Sosyal bilimler ve kent tarihçiliğinde mekân uzun süre yalnızca fiziksel bir arka plan olarak ele alınmış, toplumsal cinsiyet, sınıf ve mekân arasındaki dinamik etkileşimler ihmal edilerek mekânsal körlük üretilmiştir. Feminist coğrafya ve feminist tarih yazımı, kadınların kentsel kamusal alanlara erişimindeki kısıtlamaları ve bu kısıtlamalara karşı geliştirdikleri gündelik pratikleri görünür kılarak bu eksikliği gidermeyi amaçlar. Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemi İstanbul'unda kadınların kamusal alandaki varlığı, modernleşme reformları ve devlet söylemleriyle genişlerken toplumsal cinsiyet normları ve ataerkil denetim mekanizmaları aracılığıyla yeniden biçimlendirilmiştir.

Kamusal AlanGeç Osmanlı - Erken Cumhuriyet Dönemi İstanbuluCinsiyet Mekan İlişkileriSabiha Rüştü Bozcalı

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Kadın Futbolunda Duygular ve Kaygı: Kapsamlı Bir Derleme

Kapsamlı bir inceleme alanı olarak spor psikolojisi, özellikle kadın futbolunda kaygı ve performans ilişkisini ele alırken erkek futboluna kıyasla belirgin bir bilgi boşluğuyla karşı karşıyadır. Tarihsel olarak erkek merkezli spor politikaları, finansal dengesizlikler, yetersiz medya görünürlüğü ve toplumsal cinsiyet kalıpyargıları kadın sporcuların rekabetçi ortamlardaki psikolojik yükünü artırmaktadır. Bu bağlamda, kadın futbölçuların yaşadığı kaygı faktörlerinin haritalandırılması ve mevcut müdahalelerin incelenmesi, alandaki literatür eksikliklerinin giderilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

kaygikadın futbolukadın futbolpsikolojikapsamli derleme

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Cinsel Sağlık Hizmetlerinde Sağlık Profesyonellerinin Erkekler ve Erkeklikler Üzerine Söylemleri: Bir Odak Grup Çalışması

Cinsel sağlık hizmetleri tarihsel olarak kadın üreme sağlığı merkezli şekillenmiş olup erkeklerin bu hizmetlerden yararlanma oranlarının düşük kaldığı ve erkeklerin cinsel sağlık kurumlarını stresli, heteronormatif ve kadın odaklı algıladıkları bildirilmektedir. Sağlık hizmetlerinde toplumsal cinsiyet normları ve söylemler, bakım kalitesini, hasta-hekim etkileşimini ve sağlıkta eşitsizlikleri doğrudan etkilemektedir. Bu alandaki temel tartışma, erkeklik normlarının sağlık arama davranışlarını engellemesi ve sağlık personelinin erkek hastalarla kurduğu iletişimde profesyonel bir söylem eksikliğinin bulunması etrafında biçimlenmektedir. İncelenen araştırma, İsveç'teki sağlık çalışanlarının cinsel sağlık hizmetlerinde erkekliği ve ilişkisel bağlamdaki erkeklik konumunu söylemsel olarak nasıl inşa ettiklerini çözümleyerek kurum içi söylemlerin hizmet eşitliğine etkisini incelemektedir.

ErkeklikCinsel sağlıkSağlık personeli tutumlarıOdak gruplarEleştirel söylem analizi