Akademik arama
Arama sonuçları
“duygu” için 23 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Bir Portekiz Sosyal-Duygusal Öğrenme Programının İlkokul Öğrencilerinin Yetkinlikleri Üzerindeki Etkileri
Sosyal-duygusal öğrenme (SDÖ) müdahaleleri, öğrencilerin öz-düzenleme, iletişim ve olumlu akran ilişkileri gibi hayati becerilerini geliştirmede küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Eğitim psikolojisi alanında, müfredatla bütünleştirilmiş evrensel SDÖ programlarının çocukların akademik başarısı, duygusal refahı ve sınıf içi sosyal iklimi üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmakla birlikte, müdahalelerin etkililiğine ilişkin literatürde karmaşık sonuçlar da bulunmaktadır. Özellikle Portekiz ilkokul bağlamında, bu tür evrensel müfredat temelli programların ampirik olarak değerlendirildiği yarı-deneysel çalışmaların oldukça sınırlı olması, alanın geliştirmesi gereken temel bir tartışma konusudur.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Piyasa Oynaklığının Tahmininde Duygu Analizi Yaklaşımı: Haber Headlines, Haber Metinleri ve Twitter Verilerinin Karşılaştırmalı İncelemesi
Finansal piyasalarda hisse senedi getirileri ile oynaklığın tahmini, hem portföy optimizasyonu hem de risk yönetimi süreçlerinde kritik bir role sahiptir. Geleneksel zaman serisi modellerinin ötesinde, doğal dil işleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte yatırımcı güvenini ve piyasa duyarlılığını ölçmek amacıyla çevrim içi haberler ile sosyal medya paylaşımlarından yararlanılmaya başlanmıştır. Ancak finansal haberlerin başlıkları, haber metinlerinin tamamı ve Twitter gibi anlık mikroblog platformlarındaki duygu göstergelerinin varlık fiyatları ve piyasa oynaklığı üzerindeki göreli tahmin gücü ile etkileşim zamanlaması literatürde tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Kariyer Başarısında Duygusal Zekâ ve Güçlüklerle Başa Çıkma Derecesinin Rolü
Örgütsel davranış ve yönetim psikolojisi yazınında kariyer başarısı uzun süredir genel zekâ ve bilişsel yetenekler çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak küreselleşen ve belirsizliği artan iş dünyasında bilişsel becerilerin tek başına kariyer ilerlemesini açıklamada yetersiz kalması, araştırmacıları duygusal zekâ ve güçlüklerle başa çıkma kapasitesi gibi duygusal ve psikolojik faktörlere yöneltmiştir. Bu çalışma, nesnel ve öznel kariyer başarısının belirleyicilerini mizaç duygusal zekâsı ile dayanıklılık ve sebat bileşenlerinden oluşan güçlük katsayısı üzerinden eş zamanlı olarak inceleyerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Üniversite Öğrencilerinde Akademik Duygular, Üniversiteye Uyum ve Okulu Bırakma Eğilimi
Yükseköğretime geçiş süreci, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal alanlarda önemli dönüşümler yaşadığı kritik bir evredir. Özellikle COVID-19 pandemisi ve acil uzaktan eğitim uygulamaları, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Alanyazında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal gelişimlerine odaklanılırken, bu süreçlerin arka planında yer alan ve akademik başarı ile okulu bırakma kararlarını doğrudan etkileyen duygusal yaşantıların rolü uzun süre ihmal edilmiştir. Bu çalışma, akademik duyguların üniversiteye uyum ve okulu bırakma niyeti üzerindeki yordayıcı rolünü inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı ve yükseköğretimde kalıcılığı artıracak müdahale mekanizmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Eğitim Verilerinde Duygu Analizi ve Görüş Madenciliği: Kapsamlı Bir Derleme
Eğitim sektöründe duygu analizi ve görüş madenciliği, öğrencilerin geri bildirimlerini pedagojik ve kurumsal düzeyde değerlendirmek amacıyla giderek daha fazla kullanılmaktadır. Öğrenim yönetim sistemleri, ders değerlendirme anketleri ve çevrim içi tartışma forumları üzerinden toplanan nitel metinler, öğrenme ve öğretme süreçlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynamaktadır. Ancak bu metinlerin manuel olarak etiketlenmesi büyük kaynak ve zaman gerektirdiğinden, yapay zekâ ve doğal dil işleme tekniklerine dayalı otomatik duygu analizi yaklaşımlarına olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Liderlikte Etkin Takım Kurmanın Bir Unsuru Olarak Duygusal Zekanin Önemi
Modern iş yaşamının getirdiği dinamik ve karmaşık değişim süreçleri, geleneksel otorite temelli yönetim anlayışlarının sörgülanmasına yol açmıştır. Küreselleşen ekonomilerde ekiplerin çeşitlenmesi, kriz yönetimi ve sürdürülebilir performans gibi alanlarda liderlerin teknik uzmanlık kadar kişilerarası ilişkileri yönetme becerilerine de ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Bu bağlamda duygusal zeka, bireylerin kendi duygularını anlamlandırması ve başkalarının duygusal durumlarını yönetmesi ekseninde liderlik etkinliğini belirleyen kritik bir olgu olarak öne çıkmaktadır. Literatürde duygusal zekanın liderlik süreçlerindeki rolüne ilişkin teorik tartismalar yoğunlaşırken, bu yetkinliklerin takım dinamiğine etkisinin ampirik olarak incelenmesi önem taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Duygular ve Yönergeye Dayalı Dil Öğrenimi: İkinci Dil Duyguları ve Pozitif Psikoloji Modeli Önerisi
İkinci dil edinimi (SLA) araştırmaları, on yıllardır dil kaygısı gibi negatif duyguların öğrenme üzerindeki engelleyici etkilerine odaklanmıştır. Ancak son dönemde pozitif psikolojinin (PP) etkisiyle, dil öğrenme sürecinde keyif, umut ve gurur gibi yapıcı duyguların rolü tartışılmaya başlanmıştır. Mevcut literatürde PP ilkelerini dil eğitimi bağlamındaki duygusal değişkenlerle birleştiren, hem araştırmacılara hem de öğretmenlere rehberlik edebilecek bütüncül bir kuramsal model eksikliği bulunmaktadır. Bu makale, söz konusu boşluğu doldurmak amacıyla disiplinlerarası bir model önermektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
E-Isletme Eğitiminde Yeni Normale Hazır miyiz? Kitlesel Açık Çevrimici Derslere İlişkin Öğrenen Görüşlerinin Duygu Analizi
Geleneksel e-isletme eğitimi modelleri hizla değişen piyasa kosullarina ve dijital ekosistemin gereksinimlerine uyum sağlamakta zorluklar yasamaktadir. Bu bağlamda kitlesel acik çevrimici dersler ve mikro yeterlilikler, bireylerin mesleki becerilerini zaman ve mekandan bagimsiz sekilde guncellemelerine olanak taniyan esnek alternatifler sunmaktadir. Alandaki temel tartisma, yüksekogretim kurumlarinin bu dijital eğitim dönüşumune ne ölçu de hazir oldugu ve öğrenenlerin çevrimici ortamlardaki gercek eğilimleri ile algılarinin nasıl sekillendigidir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Hızlı Kilo Vermenin Brezilya Jiu-Jitsu Sporcularının Müsabaka Sürecindeki Duygu Durumları ve Tükenmişlik Düzeylerine Etkisi
Mücadele sporlarında sporcuların müsabaka öncesinde kısa sürede yüksek miktarda vücut kütlesi kaybetmesi yaygın bir stratejidir. Sporcular alt sıkletlerde fiziksel avantaj elde etme amacıyla bu yönteme başvursa da kısıtlayıcı diyetler ve dehidrasyon uygulamalarının sporcuların psikolojik durumu üzerindeki etkileri spor psikolojisi alanında tartışılmaktadır. Brezilya jiu-jitsusu sporcularında hızlı kilo kaybının spora özgü tükenmişlik boyutları ve duygu durumu bileşenleri üzerindeki etkisi literatürde yeterince incelenmemiştir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Anneler 'Sipariş Ver' Tuşuna Bastığında: Endonezya'da Çevrimiçi Yemek Alışverişinin Duygusal ve Rasyonel Etmenlerini Anlamak
Dijital dönüşüm, özellikle çevrimiçi yemek teslimatı sektöründe tüketici etkileşimlerini temelden değiştirmiştir. COVID-19 pandemisi sırasında mobilite kısıtlamaları nedeniyle bu platformlar, hizmetlere erişimi sürdürmede hayati bir rol üstlenmiştir. Endonezya'daki bu oldukça rekabetçi pazarda, müşteri bağlılığını ve büyümesini sağlamak için olağanüstü müşteri deneyimleri sunmak kritik öneme sahiptir. Özellikle Y kuşağı annelerinin bu platformlara artan bağımlılığı, sadece temel memnuniyetin ötesinde, onların davranışsal itici güçlerini anlamayı zorunlu kılmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Kadın Futbolunda Duygular ve Kaygı: Kapsamlı Bir Derleme
Kapsamlı bir inceleme alanı olarak spor psikolojisi, özellikle kadın futbolunda kaygı ve performans ilişkisini ele alırken erkek futboluna kıyasla belirgin bir bilgi boşluğuyla karşı karşıyadır. Tarihsel olarak erkek merkezli spor politikaları, finansal dengesizlikler, yetersiz medya görünürlüğü ve toplumsal cinsiyet kalıpyargıları kadın sporcuların rekabetçi ortamlardaki psikolojik yükünü artırmaktadır. Bu bağlamda, kadın futbölçuların yaşadığı kaygı faktörlerinin haritalandırılması ve mevcut müdahalelerin incelenmesi, alandaki literatür eksikliklerinin giderilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Sanal Ekiplerde İletişim Tarzının Beliren Liderlik Atıfları Üzerindeki Etkisi ve Atanmış Liderlik ile İlişkisi
COVID-19 pandemisi sonrasında esnek ve sanal ekip yapılarının yaygınlaşması, örgütlerde liderlik dinamiklerinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır. Geleneksel örgütlerde liderlik genellikle resmi süreçlerle atanırken veya yüz yüze etkileşimlerle informal olarak belirirken, telekonferans ortamlarında atanmış hiyerarşik yapının beliren liderlik atıflarını nasıl etkilediği sınırlı biçimde incelenmiştir. Mevcut literatürde liderlik daha çok bireysel statik kişilik özellikleriyle açıklanmaya çalışılmış, buna karşılık dinamik sözel ve sözel olmayan iletişim tarzlarının zaman içindeki rolü yeterince nicelleştirilememiştir. Bu çalışma, önceden tanımlanmış hiyerarşik yapıya sahip bir profesyonel ağda sanal etkileşimlerin liderlik atıflarını nasıl şekillendirdiğini belirlemeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Genç İş Gücü Arasında İş Tatmini ve İşten Ayrılma Niyetinin Öngörülmesi: Gelişmekte Olan Bir Ekonomiden Kanıtlar
Küresel salgın sonrası dönemde Çin gibi gelişmekte olan ekonomilerde iş gücü piyasasının dinamikleri hızla değişmiş, nitelikli çalışanları elde tutma sorunu kurumsal bir zorluk haline gelmiştir. Özellikle Y ve Z kuşaklarından oluşan genç iş gücünün kariyer fırsatları ve ücret adaleti konusundaki beklentileri, geleneksel iş modellerinden farklılaşmaktadır. Literatürde bu kitlenin işten ayrılma niyetini tetikleyen faktörler tartışılırken, makale bu sorunu iş tatmini ve iş özerkliği kavramlarını modele entegre ederek ele almakta ve stratejik İK uygulamalarının etkinliğini sörgülamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Plantar Fasiitli Modern Pentatlon Sporcularında Masaj Terapisinin Ağrı ve Dayanıklılık Performansına Etkisi
Plantar fasiit, sporcularda ve sedanter bireylerde sıklıkla karşılaşılan, topuk bölgesinde mikro travmalar ve inflamasyonla seyreden önemli bir alt ekstremite rahatsızlığıdır. Çoklu branş içeren ve yüksek düzeyde aerobik dayanıklılık gerektiren modern pentatlon sporunda, alt ekstremitede oluşan ağrı ve fonksiyonel kısıtlılıklar atletlerin koşu parametrelerini ve genel performanslarını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Literatürde masajın akut etkileri bilinmekle birlikte, modern pentatlon gibi zorlu branşlarda düzenli derin friksiyon masajının ağrı ve dayanıklılık üzerindeki uzun süreli etkilerini inceleyen ampirik çalışmalar sınırlıdır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Şam Suriye de Genel Popülasyonda Fibromiyalji Prevalansı ve Risk Faktörleri Topluma Dayalı Bir Olgu Kontrol Çalışması
Fibromiyalji, yaygın kas-iskelet sistemi ağrıları, yörgünluk, uyku bozuklukları ve bilişsel işlev bozuklukları ile seyreden kronik ve yüksek yüklü bir sendromdur. Hastalığın etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte fiziksel ve duygusal stresörlerin tetikleyici rol oynadığı bilinmektedir. Süregelen çatışma ve savaş koşullarının psikolojik stres düzeyini artırdığı bilinen toplumlarda fibromiyalji prevalansının ve ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi, halk sağlığı müdahalelerinin ve klinik farkındalığın planlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Dini Ses Peyzajları ve Travmatik Dinleme: Chong Keat Aun'un Midsummer'da Kar (2023) Filminde İşitsel Hafıza, Ritüel ve Manevi Mekan
Günümüz sosyal ve insanı bilimlerinde din ile duyusal deneyimlerin kesişim noktalarına yönelik ilgi giderek artmaktadır. Özellikle ritüeller, kolektif törenler ve tarihsel travmaların aktarımında ses, yalnızca duygusal tepkileri tetikleyen bir araç değil, bireysel ve kolektif hafızaya kazınan temel bir ortam olarak öne çıkmaktadır. Güneydoğu Asya Çin topluluklarının dini ve kültürel pratiklerinde ses; çok dilli, çok etnikli ve çok dinli etkileşimlerle şekillenen yerel bilgi sistemleriyle derinden bağdaşmaktadır. Malezya'daki 13 Mayıs 1969 ırk çatışmaları gibi bastırılmış tarihsel travmaların sinematik temsilinde dini ses peyzajları, politik unutturmaya karşı bir hafıza mekanı ve travmatik dinleme alanı inşa etmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerde Psikolojik İyi Oluşun Yordayıcıları Olarak Öz-Farkındalık, Öz-Yeterlik ve Öz-Düzenleme
Yabancı dil olarak İngilizce öğrenimi (EFL), yüksek bilişsel yük, akademik baskı ve performans kaygısı gibi etkenler nedeniyle öğrencilerin psikolojik esenliği üzerinde belirgin bir baskı oluşturmaktadır. Pozitif psikoloji ve ikinci dil edinimi yazınında, öğrencilerin duygusal durumlarının dil öğrenim başarısı ve genel yaşam tatmini üzerindeki rolü giderek daha fazla vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, öz-farkındalık, akademik öz-yeterlik ve öz-düzenleme becerilerinin eudaimonik psikolojik iyi oluş üzerindeki eş zamanlı doğrudan ve dolaylı etkilerini inceleyen bütüncül ampirik modeller oldukça sınırlıdır. Çalışma, Çin bağlamındaki yükseköğretim EFL öğrencilerinin psikolojik iyi oluş düzeylerini şekillendiren yapısal mekanizmaları açıklayarak bu literatürdeki eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Güvenli Bir Alan Yaratmak: Tıp Öğrencilerinin İletişim Becerilerini Öğrenmede Oyuncu Simülasyonlarının Kullanımına İlişkin Perspektifleri
Tıp eğitiminde klinik yetkinliğin temel taşlarından biri olan hekim-hasta iletişimi, hastaların tedaviye katılımı, memnuniyeti ve klinik çıktılar üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Kötü haber verme, belirsizlikle başa çıkma ve karmaşık duygusal tepkileri yönetme gibi güç klinik senaryolarda iletişim aksaklıkları ciddi tıbbi hatalara ve hasta hakları ihlallerine yol açabilmektedir. Geleneksel teorik anlatımların aksine, iletişim becerilerinin deneyimsel öğrenme modelleriyle kazandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Profesyonel oyuncuların hasta rolünü üstlendiği simülasyonlar, öğrencilere gerçekçi bir klinik ortam sunarken aynı zamanda hasta güvenliğini riske atmadan pratik yapma imkânı tanır. Alan yazındaki ana tartışma, simülasyon ortamındaki psikolojik güvenliğin, geri bildirim mekanizmalarının ve rol oynama süreçlerinin öğrencilerin mesleki kimlik gelişimi ile iletişim yeterliliklerine nasıl yansıdığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Gelişmekte Olan Hisse Senedi Piyasalarında Yatırımcı Eğiliminin Mevcut ve Gelecekteki Getiriler Üzerindeki Tahmin Edici Etkisi
Geleneksel finans teorileri yatırımcıların rasyonel hareket ettiğini ve piyasalarda bilginin eşit dağıldığını varsayarken, davranışsal finans yaklaşımı yatırımcı psikolojisinin ve duygu durumlarının varlık fiyatlaması üzerindeki belirleyici etkisini öne sürmektedir. Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında yatırımcı eğiliminin (investor sentiment) hisse senedi getirilerini doğrusal ve doğrusal olmayan modeller çerçevesinde ne ölçüde tahmin edebildiği literatürde tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, söz konusu piyasalarda yatırımcı eğiliminin anlık ve farklı zaman ufuklarındaki getiriler üzerindeki tahmin gücünü ampirik olarak inceleyerek literatürdeki doğrusal olmayan ilişki tartışmalarına katkı sunmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Korku Siyaseti: Siyasi Ortamı Şekillendiren Bir Araç Olarak Göçmen Korkusu
Korku duygusu, tarihsel süreç boyunca siyasi otoriteler ve liderler tarafından toplumsal kitleleri yönlendirmek, kamuoyunu manipüle etmek ve iktidarın meşruiyetini pekiştirmek için kullanılan güçlü bir araç olmuştur. Günümüzde küreselleşen dünyada göç hareketlerinin hız kazanmasıyla birlikte, korku siyasetinin odağı doğrudan göçmenlere ve sığınmacılara yönelmiştir. Siyasi aktörler, göçmenleri ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve kültürel homojenlik önünde birer tehdit olarak sunarak kendi politikalarına destek aramaktadır. Bu durum, sosyal bilimlerde ve özellikle politik psikoloji alanında, korkunun nasıl araçsallaştırıldığını ve bu araçsallaştırmanın demokratik süreçleri ve toplumsal kutuplaşmayı nasıl şekillendirdiğini inceleme zorunluluğunu doğurmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Genç Uygulayıcıların Video Tabanlı Sosyal Medyada Sağlık Qigong'una Yönelik İlgisi: Çevrim İçi Baduanjin Öğrenimi Üzerine Nitel Bir Çalışma
Dijital medya çağında geleneksel halk sporlarının ve özellikle sağlık Qigong pratiklerinin genç nüfus arasında yaygınlaşması, modern bireylerin fiziksel ve zihinsel sağlık arayışlarını anlamak açısından kritik bir alan oluşturmaktadır. Geleneksel Çin kültürü kökenli olan Baduanjin, COVID-19 sonrası dönemde sosyal medya platformları aracılığıyla yeniden popülerlik kazanmış ve gençlerin günlük yaşamına entegre olmuştur. Bu bağlamda, genç uygulayıcıların çevrim içi ortamlarda bu egzersizleri tercih etme motivasyonları, deneyimledikleri duygusal süreçler ve sonrasındaki davranışsal yörüngeler, dijital sağlık davranışlarının anlaşılması noktasındaki önemli akademik tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Çevrimiçi Yemek Siparişi Uygulamalarının Depresyon ve Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: Kartınızda Ne Var?
Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır. Bu durum, artan zihinsel sağlık sorunları, özellikle genç yetişkinlerdeki depresyon ve düzensiz yeme davranışları bağlamında endişe vericidir. Önceki araştırmalar, ÇYSU kullanım sıklığının atıştırma oranlarının artması, sağlıksız gıda tercihlerinin yaygınlaşması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma gibi değişimlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu uygulamaların, obezite ve kronik hastalık risk faktörlerini pekiştirebileceği de belirtilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki kişiselleştirilmiş reklam ve pazarlama taktikleri, dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi zorlaştırarak, duygusal ve kontrolsüz yeme gibi bozukluklara zemin hazırlayabilir. Bu karmaşık etkileşimler, ÇYSU’ların depresyon ve yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkilerini anlamayı kritik kılmaktadır.