Sosyal Bilimler içinde 51 makale incelemesi yayımlandı.
Yöntemi, bulguları ve kaynaklarıyla Eğitim Bilimleri araştırmalarını keşfet.
Kırsal öğretmenlerin meslekte kalma kararları doğrudan (politika, yönetim, altyapı), geçişsel (iş stresi, maaş, öğretmen-öğrenci bağı) ve kök (sosyal statü, değer arayışı, eğitim sevgisi, kariyer planı) olmak üzere dört katmanlı hiyerarşik bir modelle açıklanmaktadır.
Korelasyon analizi sonuçlarına göre hesap verebilirlik ile öğretme ve öğrenme süreçleri arasında pozitif ve güçlü bir ilişki (r = 0,522) tespit edilmiştir.
Tüm örneklem düzeyinde yapılan analizlerde, aile bildirimlerine göre müdahale grubundaki öğrencilerin atılganlık becerilerinde karşılaştırma grubuna kıyasla zaman içinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bir artış gerçekleşmiştir.
Çin genelinde yükseköğretim sisteminin teknik verimlilik ortalaması 2010-2021 dönemi için 1.0015 olarak gerçekleşmiş, özellikle 2014-2020 yılları arasında verimlilikte hızlı ve sürekli bir artış eğilimi gözlenmiştir.
Eğitimde metaverse, yüksek hızlı ağlar, bilgi işlem, yapay zeka, 3D modelleme, etkileşim ve blokzincir gibi gelişmiş teknolojilerin entegrasyonuyla sanal ve gerçek öğrenme ortamlarının ögelerini harmanlayan çok duyulu bir eğitim çevresi şeklinde tanımlanmaktadır.
STEM eğitimine yönelik akademik ilgi 2004 yılından itibaren üç farklı gelişim evresi göstermiş; 2004-2010 tomurcuklanma, 2011-2018 yavaş gelişim ve 2019 sonrası hızlı yükseliş aşaması olarak kaydedilmiştir.
Resmi antrenör eğitimi kurslarının antrenörlerin antrenman planlama ve yapılandırma gibi temel yöntemsel süreçlerine katkı sağladığı, ancak onları üst düzey liglerdeki kıdemli antrenörlük rolünün karmaşık gerçeklerine hazırlamakta oldukça yetersiz kaldığı belirlenmiştir.
Okul dışı öğrenme ortamlarındaki bütünleşik STEM etkinlikleri sonrasında öğretmenlerin STEM farkındalık düzeyleri genel olarak artmış ve özellikle 'öğrenciye etkisi' alt boyutunda ön test ve son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark tespit edilmiştir.
Rozetler, liderlik tabloları, rekabet unsurları ve puanlar, eğitim yazılımlarında istenmeyen sonuçlara en sıkı yol açtığı rapor edilen oyun tasarımı öğeleridir.
Oyunlaştırma ve puanlama arasındaki temel fark, oyunlaştırmanın bütünsel bir oyun düşüncesi (game thinking) ve hikayeleştirme gerektirmesi, puanlamanın ise yalnızca puan ve ödüllere odaklanan daha dar bir yaklaşım olmasıdır.
İstatistiksel modelleme sonuçunda analize dahil edilen 34 takımdan 32'sinin %56,2 ile %81,8 arasında değişen oranlarda anlamlı bir ev sahibi avantajına sahip olduğu belirlenmiş, bu durumun lig genelinde yaygın bir fenomen olduğu kanıtlanmıştır.
Küreselleşme baskılarına ve ulusal teşvik stratejilerine rağmen araştırmaya katılan Türk akademisyenlerin %51,4'ünün uluslararası araştırma iş birliği kurmadığı tespit edilmiştir.
Almanya kadın futbol liglerindeki oyuncuların %90,6 gibi son derece yüksek bir oranı aktif olarak mesleki ya da akademik eğitimlerine devam etmekte veya bu eğitimi başarıyla tamamlamış durumdadır.
Eğitimciler, mülteci öğrencilerin öğrenim sürecinde karşılaştıkları en temel sorunun Türkçe dil eksikliği olduğunu belirterek bu durumun akademik başarıyı düşürdüğünü ve öğrencileri sınıfta soyutladığını vurgulamaktadır.
Mali'deki ergenlerin faillik algıları doğrudan gelir elde etme, ekonomik bağımsızlık kazanma ve ailelerine maddi destek sağlama kapasitesi ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmektedir.
Öğretim üyelerinin yükseköğretimde yapay zeka uygulamalarının sunduğu fırsatlara ve karşılaşılan zorluklara yönelik inanç düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu belirlenmiştir.
Kitlesel eğitimin yaygınlaşmasıyla birlikte, yeterliliklerin belirlenmesi ve seçme işlemleri için grup düzeyinde uygulanan resmi ve standart test yöntemleri geliştirilmiştir.
Devşirme kanunnamesi uyarınca Rumeli bölgesinden seçilen Hristiyan çocuklar, Enderun Mektebi insan kaynağının ilk basamağını oluşturmakta ve bu seçimde tek çocuk olmama, sağlık, beden bütünlüğü ile mizaç gibi nitel kriterler uygulanmaktadır.
CitNetExplorer ile gerçekleştirilen kümeleme analizleri, eğitimde kullanılan yapay zeka etiğinin felsefi özünün deontolojik, faydacı ve erdem etiği olmak üzere üç temel boyuta dayandığını ve bu kuramsal yaklaşımların birbirini tamamladığını göstermektedir.
Öğrencilerin yalnızca %7'si listedeki üretken yapay zeka teknolojilerinin hiçbirini duymadığını belirtmiş, %88.5'i Grammarly ve %68.9'u ChatGPT araçlarını bildiğini ifade etmiştir.
Türkiye'deki üniversitelerde jeopolitik derslerinin adlandırılmasında ve müfredat içeriklerinde 'Jeopolitik' ve 'Jeopolitika' kavramlarının tutarsız kullanımı, alanda ciddi bir terminolojik ve dilsel karmaşaya yol açmaktadır.
Annelerin oyunun önemine yönelik inançları ile çocukların oyun tercihleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü bir ilişki saptanmamıştır; korelasyon katsayısı r eşittir 0,073 ve anlamlılık düzeyi p eşittir 0,422 olarak belirlenmiştir.
L2EPP modeli, pozitif psikolojinin üç temel sütunu olan kurumlar, özellikler ve duyguları dil edinimi süreçlerindeki öncüller ve sonuçlarla ilişkilendiren döngüsel bir yapı sunmaktadır. Bu modelde duygular, hem bağımsız hem de bağımlı değişken olarak sistemin merkezinde konumlandırılmaktadır.
Robotik ve kodlama eğitimi alan kız öğrencilerin STEM kariyer beklentileri, STEM tutumları ve motivasyon seviyeleri, kontrol grubundaki akranlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek bir artış göstermiştir.