Akademik arama
Arama sonuçları
“psikoloji” için 15 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Psikoloji Ve Davranis Bilimleri
Kulturel Psikoloji ve Gelişim Biliminin Bileskesi: Bir Örneklem Olarak Kulturlenme Süreçi
Kulturel psikoloji ile gelişim bilimi onlarca yillik gecmise sahip koklu disiplinler olmalarina ragmen, bireyin sosyokulturel bağlamda zihin, beden ve kulturun ayilmaz butunlugu icinde gelistigi varsayiminda yeterince ortak bileskede bulusamamistir. Özellikle kulturel psikoloji alaninda cocukluk sonrasi gelişim süreçlerinin ve yasam boyu gelişim kuramlarinin yeterince dikkate alinmamasi, kuresellesen ve cesitlenen cagdas toplumlarda bireylerin coklu kulturel gercekliklerle nasıl basa ciktigina dair teorik bosluklar yaratmaktadir. Bu çalışma, kulturel psikoloji ile gelişim bilimi arasindaki bu kuramsal kopuklugu gidermeyi ve kulturlenme olgusunu her iki disiplinin kesisim kumesi olarak ele alarak butunlestirici bir perspektif sunmayi amaçlamaktadir.
Sosyal Bilimler · Egitim Bilimleri
Duygular ve Yönergeye Dayalı Dil Öğrenimi: İkinci Dil Duyguları ve Pozitif Psikoloji Modeli Önerisi
İkinci dil edinimi (SLA) araştırmaları, on yıllardır dil kaygısı gibi negatif duyguların öğrenme üzerindeki engelleyici etkilerine odaklanmıştır. Ancak son dönemde pozitif psikolojinin (PP) etkisiyle, dil öğrenme sürecinde keyif, umut ve gurur gibi yapıcı duyguların rolü tartışılmaya başlanmıştır. Mevcut literatürde PP ilkelerini dil eğitimi bağlamındaki duygusal değişkenlerle birleştiren, hem araştırmacılara hem de öğretmenlere rehberlik edebilecek bütüncül bir kuramsal model eksikliği bulunmaktadır. Bu makale, söz konusu boşluğu doldurmak amacıyla disiplinlerarası bir model önermektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum Siyaset Ve Kamu
Rosacea Hastalarinda Psikolojik Değerlendirme: Symptom Checklist - 90 - Revised Kullanan Bir Vaka-Kontrol Çalışmasi
Deri hastalıkları arasında yaygın bir kronik yüz dermatozu olan rosacea, klasik olarak psikolojik etkenlerin başlangıç ve seyir süreçlerinde belirleyici rol oynadığı bir psikodermatoz şeklinde ele alınmaktadır. Yıllar boyunca bu tanıya sahip bireyler çeşitli kişilik atıflarıyla veya psikopatolojik örüntülerle tanımlanmış, yüz bölgesindeki görünür belirtilerin yarattığı utanç ve sosyal yetersizlik hissi hastaların günlük yaşamını olumsuz etkilemiştir. Ancak bu klinik tablonun hastaların ruhsal durumu üzerindeki somut psikopatolojik yansımaları, demografik etkenlerin bu süreçteki belirleyiciliği ve olası cinsiyet farklılıkları dermatoloji ile psikiyatri literatüründe ayrıntılı ampirik incelemeler gerektiren tartışmalı alanlar olarak varlığını sürdürmektedir.
Sosyal Bilimler · İsletme Ekonomi Ve İletisim
Z Kuşağı Sosyal Medya Kullanıcılarında Psikolojik İyi Oluş: Öz Saygı ve Sosyal Medya Bağımlılığının Aracı, Sosyal Medya Kullanım Güdülerinin Düzenleyici Rolü
Dijital yerliler olarak tanımlanan Z kuşağının yoğun internet ve sosyal medya kullanımı, ergenlerin psikososyal gelişim süreçleri üzerinde hem destekleyici hem de köstekleyici etkiler yaratmaktadır. Literatürde sosyal medyanın öznel iyi oluş üzerindeki etkisine dair elde edilen bulguların tutarsızlığı, bireysel kullanım güdülerinin ve öz saygı gibi kişilik özelliklerinin bu karmaşık ilişki ağında oynadığı rolü irdelemeyi gerekli kılmaktadır. Çalışma, bu çelişkili literatür bulgularını, sosyal medya bağımlılığını bir aracı değişken ve kullanım güdülerini ise düzenleyici bir mekanizma olarak modele dahil ederek çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum Siyaset Ve Kamu
CFiCS: Ortak Faktorlerin ve Mikro Psikolojik Danisma Becerilerinin Çizge Tabanlı Siniflandirilmasi
Klinik psikoloji ve psikoterapi Araştırmalari, terapist davranışlarinin ve danisan tepkilerinin tedavi süreçlerine olan etkisini anlamak üzere dogal dil isleme ve makine öğrenmesi tekniklerine yonelmektedir. Psikoterapinin farklı ekollerinde ortak değişim ilkeleri olarak kabul edilen ortak faktorler ve bunlari pratikte uygulayan mikro psikolojik danisma becerileri, tedavi basarisini yordamada kritik birer bilesendir. Ancak bu terapotik o ogelerin metinsel verilerden otomatik olarak taninmasi, diyaloglarin bağlamsal ve nuanstali yapisi nedeniyle buyuk zorluklar barindirmaktadir.
Sosyal Bilimler · İsletme Ekonomi Ve İletisim
Veri Medyasının Müşteri Harcama Davranışı ve Tüketici Psikolojisi Üzerindeki Etkisi
Büyük veri ve dijital medya ekosisteminin küresel çapta yaygınlaşması, tüketici davranışları ile psikolojisi üzerinde köklü dönüşümlere yol açmıştır. Geleneksel veri toplama yöntemlerinin yerini alan modern dijital platformlar, işletmelerin tüketici tercihlerini ve karar alma süreçlerini anlamak için yeni analitik yaklaşımlar geliştirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu alan, dijital ayak izlerinin analiziyle tüketici eğilimlerinin öngörülmesini sağlarken, aynı zamanda veri güvenliği, bireysel mahremiyet ve etik kullanım tartışmalarını beraberinde getirmektedir.
Sosyal Bilimler · İsletme Ekonomi Ve İletisim
Vay Canına! Çok Havalı: Marka Havalılığının Marka Aşkı ve Marka Bağlılığı Aracılığıyla Müşteri Psikolojik Refahı Üzerindeki Etkisi
Geleneksel pazarlama literatürü uzun süre boyunca müşteri memnuniyetini nihai hedef olarak görmüştür. Ancak küreselleşme, artan rekabet ve değişen tüketici beklentileri memnuniyetin marka sadakati sağlamada tek başına yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda günümüz pazarlama alanı, müşteri ilişkilerini derinleştirmek amacıyla tüketici bağlılığı ve psikolojik refah gibi kavramlara odaklanmaktadır. Özellikle teknoloji ürünlerinin standartlaşmasıyla birlikte markaların kendilerini farklılaştırma ihtiyacı doğmuş ve marka havalılığı bu farklılaşmanın temel bir unsuru haline gelmiştir. Bu makale, marka havalılığının tüketicilerin psikolojik iyi oluş hallerini ve duydukları memnuniyeti nasıl etkilediği sorusuna yanıt aramaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik Ve Halk Sagligi
Kadın Futbolunda Duygular ve Kaygı: Kapsamlı Bir Derleme
Kapsamlı bir inceleme alanı olarak spor psikolojisi, özellikle kadın futbolunda kaygı ve performans ilişkisini ele alırken erkek futboluna kıyasla belirgin bir bilgi boşluğuyla karşı karşıyadır. Tarihsel olarak erkek merkezli spor politikaları, finansal dengesizlikler, yetersiz medya görünürlüğü ve toplumsal cinsiyet kalıpyargıları kadın sporcuların rekabetçi ortamlardaki psikolojik yükünü artırmaktadır. Bu bağlamda, kadın futbölçuların yaşadığı kaygı faktörlerinin haritalandırılması ve mevcut müdahalelerin incelenmesi, alandaki literatür eksikliklerinin giderilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sosyal Bilimler · İsletme Ekonomi Ve İletisim
Endonezyalı Kadın Yatırımcıların Finansal Davranışları ile Yatırım Kararları Arasındaki İlişkide Finansal Okuryazarlığın Düzenleyici Rolü
Endonezya sermaye piyasalarında kadın yatırımcı katılımının son yıllarda hızla artmasına rağmen, bu yatırımcı grubunun aynı zamanda yasa dışı yatırım faaliyetleri ve dolandırıcılık vakalarında en çok mağduriyet yaşayan kesimi oluşturması literatürde ciddi bir sorunsal olarak ele alınmaktadır. Mevcut akademik tartışmalar, yatırımcıların karar alma süreçlerini etkileyen rasyonel olmayan psikolojik faktörlerin ve davranışsal sapmaların derinlemesine analiz edilmesini gerektirmektedir. Bu makale, kadın yatırımcıların finansal kararlarında deneyimlenen pişmanlık, sürü psikolojisi ve risk toleransının etkilerini incelerken, finansal okuryazarlığın bu etkileri nasıl dönüştürdüğünü sörgülayarak alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum Siyaset Ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji Ve Davranis Bilimleri
İnsan Kaynakları Uygulamaları ve Çalışanların İyi Oluş Hali: Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkileri
Yiyecek ve içecek sektörü, küresel ölçekte yaşanan işgücü kıtlığı, yüksek personel devir hızı ve elverişsiz çalışma koşulları gibi köklü sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle Filipinler gibi bölgelerde olumsuz çalışma şartları, çalışanların kısa süre içinde işten ayrılmasına yol açmaktadır. Bu dinamik iş ortamında işletmelerin sürdürülebilir başarısı, insan kaynakları uygulamaları, çalışanların iyi oluş hali ve örgütsel bağlılık arasındaki hassas dengeye dayanmaktadır. Araştırma, geleneksel insan kaynakları stratejilerinin ve iyi oluş girişimlerinin yiyecek hizmetleri sektöründeki çalışan bağlılığını nasıl şekillendirdiğini inceleyerek bu alandaki akademik ve pratik boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji Ve Davranis Bilimleri
Farklı Farkındalık Meditasyonu Stillerinin Kaynak Düzeyindeki MEG Mikrodurum Dinamikleri ve Karmaşıklığı Üzerindeki Modülasyonu
Zihin eğitimi süreçlerinin nörofizyolojik temelleri, genellikle statik aktivasyon modelleri üzerinden incelense de beyin dinamiklerinin hızlı değişimleri (mikrodurumlar) bilişsel süreçlerin anlaşılmasında kritik öneme sahiptir. Odaklanmış dikkat (FAM) ve açık izleme (OMM) meditasyon stillerinin beynin dinamik geçiş karmaşıklığı ve kritiklik noktası üzerindeki etkileri, zihin ile nöral korelasyonlar arasındaki boşluğu doldurmayı hedefleyen güncel bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, yüksek zamansal çözünürlüklü MEG verilerini kullanarak meditasyon stillerinin beyin kritikliği üzerindeki spesifik modülasyonlarını sörgülamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik Ve Halk Sagligi
Çevrimiçi Yemek Siparişi Uygulamalarının Depresyon ve Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: Kartınızda Ne Var?
Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır. Bu durum, artan zihinsel sağlık sorunları, özellikle genç yetişkinlerdeki depresyon ve düzensiz yeme davranışları bağlamında endişe vericidir. Önceki araştırmalar, ÇYSU kullanım sıklığının atıştırma oranlarının artması, sağlıksız gıda tercihlerinin yaygınlaşması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma gibi değişimlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu uygulamaların, obezite ve kronik hastalık risk faktörlerini pekiştirebileceği de belirtilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki kişiselleştirilmiş reklam ve pazarlama taktikleri, dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi zorlaştırarak, duygusal ve kontrolsüz yeme gibi bozukluklara zemin hazırlayabilir. Bu karmaşık etkileşimler, ÇYSU’ların depresyon ve yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkilerini anlamayı kritik kılmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik Ve Halk Sagligi
COVID-19 Pandemisi Sürecinde Uzaktan Çalışma ve Çalışanların İyi Oluş Durumu: Teksas Sağlık Bilimleri Üniversitesinde İki Dalgalı Bir Çalışma
COVID-19 pandemisi dünya genelinde çalışma hayatını kökten değiştirerek yükseköğretim kurumları dahil pek çok sektörde uzaktan çalışmanın zorunlu ve ani bir şekilde benimsenmesine yol açmıştır. Bu durum, çalışanların mesleki rutinlerini ev ortamına taşımasıyla birlikte yeni örgütsel ve psikolojik stres faktörlerini ortaya çıkararak çalışan refahı üzerine odaklanan iş sağlığı çalışmalarının önemini artırmıştır. Özellikle akademik ortamlarda öğretim, araştırma ve idari hizmetlerin çeşitliliği göz önüne alındığında, uzaktan çalışma geçişinin çalışanların iyi oluş düzeylerine etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmeyi gerektiren kritik bir araştırma alanı olarak belirginleşmektedir.
Beşerî Bilimler · Dil Kultur Ve Tarih
Bouba-Kiki Fenomeni Üzerine Psikolinguistik Bir Çalışma: Sesler ile Şekiller Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi
Dilbilim ve psikoloji disiplinlerinin kesişim noktasında yer alan ses simgececiliği, dilin kökeni ve doğasına dair yürütülen tartışmalarda geleneksel dilsel uzlaşı ve rastlantısallık varsayımlarını sörgülayan temel bir araştırma alanıdır. Özellikle sesler ile görsel biçimler arasındaki evrensel veya kültürel bağlamda tutarlı eşleşmeleri inceleyen bouba-kiki fenomeni, bireylerin duyusal girdileri işlerken sergiledikleri ortak bilişsel eğilimleri ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, farklı dillerde ve öğrenci gruplarında bu bilişsel mekanizmaların işleyiş biçimi ve markalaşma süreçlerindeki yansımaları güncel psikolinguistik araştırmaların odak noktasını oluşturmaktadır.