Akademik arama
Arama sonuçları
“psikoloji” için 60 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerde Psikolojik İyi Oluşun Yordayıcıları Olarak Öz-Farkındalık, Öz-Yeterlik ve Öz-Düzenleme
Yabancı dil olarak İngilizce öğrenimi (EFL), yüksek bilişsel yük, akademik baskı ve performans kaygısı gibi etkenler nedeniyle öğrencilerin psikolojik esenliği üzerinde belirgin bir baskı oluşturmaktadır. Pozitif psikoloji ve ikinci dil edinimi yazınında, öğrencilerin duygusal durumlarının dil öğrenim başarısı ve genel yaşam tatmini üzerindeki rolü giderek daha fazla vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, öz-farkındalık, akademik öz-yeterlik ve öz-düzenleme becerilerinin eudaimonik psikolojik iyi oluş üzerindeki eş zamanlı doğrudan ve dolaylı etkilerini inceleyen bütüncül ampirik modeller oldukça sınırlıdır. Çalışma, Çin bağlamındaki yükseköğretim EFL öğrencilerinin psikolojik iyi oluş düzeylerini şekillendiren yapısal mekanizmaları açıklayarak bu literatürdeki eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'de Psikolojik Yardım Arama Tutumlarında Cinsiyet Farklılıkları: Türkiye Örneği
Ruhsal bozukluklar, küresel hastalık yükünün yaklaşık %14'ünü oluşturarak önemli bir toplum sağlığı sorunu meydana getirmektedir. Psikolojik sorunlar karşısında bireylerin profesyonel yardım arama eğilimleri, toplumsal ve kültürel cinsiyet rolleri, damgalanma korkusu ve sosyo-demografik etkenler çerçevesinde biçimlenmektedir. Literatürde kadınların profesyonel psikolojik yardım almaya erkeklere kıyasla daha yatkın olduğu genel kabul görse de, bu durumun farklı yaş, eğitim, çalışma ve sağlık durumları ile nasıl etkileştiği Türkiye bağlamında geniş ölçekli mikro verilerle yeterince incelenmemiştir. Çalışma, bu ampirik boşluğu doldurarak cinsiyet odaklı belirleyicileri çözümlemeyi hedefler.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Ozel Olimpiyatlar Uyesi Uyarlanmis Spor Sporcularinin Oznel Iyi Oluslarinda Antrenor Liderlik Tarzi, Temel Psikolojik Ihtiyaclar ve Motivasyonun Aracılik Etkileri
Spor psikolojisi ve uyarlanmis fiziksel aktivite literatürunde, zihinsel ve gelişimsel yetersizligi olan bireylerin spora katılıminin psikososyal iyilik hali üzerindeki etkileri genis bicimde tartisilmaktadir. Antrenorlerin sergiledigi liderlik davranışlarinin sporcularin gudulenme duzeyleri ve yasam doyumlari üzerindeki belirleyici rolu bilinmekle birlikte, uyarlanmis spor alaninda çalışan antrenorlerin demokratik veya otokratik tutumlarinin sporcularin temel psikolojik ihtiyaclari ve ozerk motivasyonlari aracıligiyla oznel iyi oluslarina nasıl yansidigina dair ampirik kanıtlar sınırlidir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Kulturel Psikoloji ve Gelişim Biliminin Bileskesi: Bir Örneklem Olarak Kulturlenme Süreçi
Kulturel psikoloji ile gelişim bilimi onlarca yillik gecmise sahip koklu disiplinler olmalarina ragmen, bireyin sosyokulturel bağlamda zihin, beden ve kulturun ayilmaz butunlugu icinde gelistigi varsayiminda yeterince ortak bileskede bulusamamistir. Özellikle kulturel psikoloji alaninda cocukluk sonrasi gelişim süreçlerinin ve yasam boyu gelişim kuramlarinin yeterince dikkate alinmamasi, kuresellesen ve cesitlenen cagdas toplumlarda bireylerin coklu kulturel gercekliklerle nasıl basa ciktigina dair teorik bosluklar yaratmaktadir. Bu çalışma, kulturel psikoloji ile gelişim bilimi arasindaki bu kuramsal kopuklugu gidermeyi ve kulturlenme olgusunu her iki disiplinin kesisim kumesi olarak ele alarak butunlestirici bir perspektif sunmayi amaçlamaktadir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye de Kadınlara Yönelik Sözel ve Psikolojik Şiddet ve Belirleyicileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma
Kadına yönelik şiddet, hem temel insan hakları ihlali hem de küresel bir halk sağlığı sorunu olarak multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Mevcut literatür genellikle fiziksel ve cinsel şiddete odaklanırken, sözel ve psikolojik şiddetin karmaşık doğası ve ölçülmesindeki zorluklar bu alanın daha az incelenmesine neden olmuştur. Bu makale, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede sözel ve psikolojik şiddetin sosyo-ekonomik ve demografik belirleyicilerini, ikincil veri setleri üzerinden analiz ederek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı ve politika yapıcılar için veri temelli bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Rosacea Hastalarinda Psikolojik Değerlendirme: Symptom Checklist - 90 - Revised Kullanan Bir Vaka-Kontrol Çalışmasi
Deri hastalıkları arasında yaygın bir kronik yüz dermatozu olan rosacea, klasik olarak psikolojik etkenlerin başlangıç ve seyir süreçlerinde belirleyici rol oynadığı bir psikodermatoz şeklinde ele alınmaktadır. Yıllar boyunca bu tanıya sahip bireyler çeşitli kişilik atıflarıyla veya psikopatolojik örüntülerle tanımlanmış, yüz bölgesindeki görünür belirtilerin yarattığı utanç ve sosyal yetersizlik hissi hastaların günlük yaşamını olumsuz etkilemiştir. Ancak bu klinik tablonun hastaların ruhsal durumu üzerindeki somut psikopatolojik yansımaları, demografik etkenlerin bu süreçteki belirleyiciliği ve olası cinsiyet farklılıkları dermatoloji ile psikiyatri literatüründe ayrıntılı ampirik incelemeler gerektiren tartışmalı alanlar olarak varlığını sürdürmektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Duygular ve Yönergeye Dayalı Dil Öğrenimi: İkinci Dil Duyguları ve Pozitif Psikoloji Modeli Önerisi
İkinci dil edinimi (SLA) araştırmaları, on yıllardır dil kaygısı gibi negatif duyguların öğrenme üzerindeki engelleyici etkilerine odaklanmıştır. Ancak son dönemde pozitif psikolojinin (PP) etkisiyle, dil öğrenme sürecinde keyif, umut ve gurur gibi yapıcı duyguların rolü tartışılmaya başlanmıştır. Mevcut literatürde PP ilkelerini dil eğitimi bağlamındaki duygusal değişkenlerle birleştiren, hem araştırmacılara hem de öğretmenlere rehberlik edebilecek bütüncül bir kuramsal model eksikliği bulunmaktadır. Bu makale, söz konusu boşluğu doldurmak amacıyla disiplinlerarası bir model önermektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Z Kuşağı Sosyal Medya Kullanıcılarında Psikolojik İyi Oluş: Öz Saygı ve Sosyal Medya Bağımlılığının Aracı, Sosyal Medya Kullanım Güdülerinin Düzenleyici Rolü
Dijital yerliler olarak tanımlanan Z kuşağının yoğun internet ve sosyal medya kullanımı, ergenlerin psikososyal gelişim süreçleri üzerinde hem destekleyici hem de köstekleyici etkiler yaratmaktadır. Literatürde sosyal medyanın öznel iyi oluş üzerindeki etkisine dair elde edilen bulguların tutarsızlığı, bireysel kullanım güdülerinin ve öz saygı gibi kişilik özelliklerinin bu karmaşık ilişki ağında oynadığı rolü irdelemeyi gerekli kılmaktadır. Çalışma, bu çelişkili literatür bulgularını, sosyal medya bağımlılığını bir aracı değişken ve kullanım güdülerini ise düzenleyici bir mekanizma olarak modele dahil ederek çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İklim Değişikliği Kaygısı ve Çevre Yanlısı Davranışlar: Cinsiyet Farklılıklarının Sosyo-Psikolojik Mekanizmalarla Çözümlenmesi
İklim değişikliği günümüzün en kritik küresel sorunlarından biri olarak kabul edilmekte ve bireyler üzerinde yarattığı psikolojik baskı iklim değişikliği kaygısı kavramıyla incelenmektedir. Alan yazında cinsiyetin iklim kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisine ilişkin bulgular çelişkili bir yapı sergilemektedir; kimi araştırmalar kadınların daha yüksek kaygı ve çevre yanlısı eylem bildirdiğini gösterirken, diğer araştırmalar belirgin bir fark saptayamamıştır. Ayrıca mevcut çalışmaların büyük çoğunluğunun kolayda örnekleme yöntemine dayanması ve sosyo-demografik etkenlerin ötesindeki sosyo-psikolojik süreçleri bütüncül biçimde ele almaması literatürde önemli bir boşluk oluşturmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Müdahale Haritalama Protokolü Kullanılarak DEHB'li Çocukların Ultra-Ortodoks Yahudi Anneleri İçin Psikolojik Sağlığı Geliştirme Müdahalesinin Geliştirilmesi
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocuklarda ve ergenlerde yaygın görülen kronik bir nörogelişimsel bozukluk olup, aile bireyleri ve özellikle birincil bakım veren konumundaki anneler üzerinde ciddi fiziksel, psikolojik ve sosyal yükler oluşturmaktadır. Ultra-ortodoks Yahudi (UOJ) gibi muhafazakar ve dış dünyaya kapalı topluluklarda, dini normlar, toplumsal cinsiyet rolleri ve damgalanma korkusu, kamusal ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kısıtlamakta ve bu gruptaki annelerin psikolojik sağlıkları ile yaşam kalitelerini riske atmaktadır. Bu bağlamda, literatürde hem DEHB'ye yönelik biyolojik ve psikoeğitsel gereksinimleri karşılayan hem de topluluğun özgün kültürel hassasiyetlerine uyarlanmış, kuram temelli müdahale programlarının eksikliği tartışılmakta ve bu gereksinimi karşılayacak sistematik geliştirme süreçlerine ihtiyaç duyulmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Veri Medyasının Müşteri Harcama Davranışı ve Tüketici Psikolojisi Üzerindeki Etkisi
Büyük veri ve dijital medya ekosisteminin küresel çapta yaygınlaşması, tüketici davranışları ile psikolojisi üzerinde köklü dönüşümlere yol açmıştır. Geleneksel veri toplama yöntemlerinin yerini alan modern dijital platformlar, işletmelerin tüketici tercihlerini ve karar alma süreçlerini anlamak için yeni analitik yaklaşımlar geliştirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu alan, dijital ayak izlerinin analiziyle tüketici eğilimlerinin öngörülmesini sağlarken, aynı zamanda veri güvenliği, bireysel mahremiyet ve etik kullanım tartışmalarını beraberinde getirmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
CFiCS: Ortak Faktorlerin ve Mikro Psikolojik Danisma Becerilerinin Çizge Tabanlı Siniflandirilmasi
Klinik psikoloji ve psikoterapi Araştırmalari, terapist davranışlarinin ve danisan tepkilerinin tedavi süreçlerine olan etkisini anlamak üzere dogal dil isleme ve makine öğrenmesi tekniklerine yonelmektedir. Psikoterapinin farklı ekollerinde ortak değişim ilkeleri olarak kabul edilen ortak faktorler ve bunlari pratikte uygulayan mikro psikolojik danisma becerileri, tedavi basarisini yordamada kritik birer bilesendir. Ancak bu terapotik o ogelerin metinsel verilerden otomatik olarak taninmasi, diyaloglarin bağlamsal ve nuanstali yapisi nedeniyle buyuk zorluklar barindirmaktadir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Vay Canına! Çok Havalı: Marka Havalılığının Marka Aşkı ve Marka Bağlılığı Aracılığıyla Müşteri Psikolojik Refahı Üzerindeki Etkisi
Geleneksel pazarlama literatürü uzun süre boyunca müşteri memnuniyetini nihai hedef olarak görmüştür. Ancak küreselleşme, artan rekabet ve değişen tüketici beklentileri memnuniyetin marka sadakati sağlamada tek başına yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda günümüz pazarlama alanı, müşteri ilişkilerini derinleştirmek amacıyla tüketici bağlılığı ve psikolojik refah gibi kavramlara odaklanmaktadır. Özellikle teknoloji ürünlerinin standartlaşmasıyla birlikte markaların kendilerini farklılaştırma ihtiyacı doğmuş ve marka havalılığı bu farklılaşmanın temel bir unsuru haline gelmiştir. Bu makale, marka havalılığının tüketicilerin psikolojik iyi oluş hallerini ve duydukları memnuniyeti nasıl etkilediği sorusuna yanıt aramaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Pandemi Etkileri Kültürel Olarak Ne Kadar Özgündür? Yaş, Biyolojik Cinsiyet ve Siyasi İnançların COVID Etkileri Üzerindeki Kültürel Benzerlik ve Farklılıklarının Değerlendirilmesi
Pandemiler doğası gereği biyo-epidemiyolojik fenomenler olmalarına rağmen, etkileri ulusal sınırları aşan kültürel psikolojik dinamiklerle şekillenmektedir. Psikoloji literatüründe hakim olan Batılı, Eğitimli, Sanayileşmiş, Zengin ve Demokratik (WEIRD) örneklem odaklı yaklaşım, pandemi psikolojisinin evrensel mi yoksa kültüre özgü mü olduğunu anlamayı zorlaştırmaktadır. Mevcut literatürdeki çalışmaların çoğunlukla izole yerel örneklemlerle sınırlı kalması, yaş, cinsiyet ve siyasi inançlar gibi değişkenlerin etkilerindeki paylaşılan ve özgün varyansın ayrıştırılmasını engellemektedir. Bu araştırma, 19 ülkeden toplanan geniş bir veri setiyle pandemi psikolojisinin kültürlerarası doğasını çözümleyerek alandaki bu kuramsal ve ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Hızlı Kilo Vermenin Brezilya Jiu-Jitsu Sporcularının Müsabaka Sürecindeki Duygu Durumları ve Tükenmişlik Düzeylerine Etkisi
Mücadele sporlarında sporcuların müsabaka öncesinde kısa sürede yüksek miktarda vücut kütlesi kaybetmesi yaygın bir stratejidir. Sporcular alt sıkletlerde fiziksel avantaj elde etme amacıyla bu yönteme başvursa da kısıtlayıcı diyetler ve dehidrasyon uygulamalarının sporcuların psikolojik durumu üzerindeki etkileri spor psikolojisi alanında tartışılmaktadır. Brezilya jiu-jitsusu sporcularında hızlı kilo kaybının spora özgü tükenmişlik boyutları ve duygu durumu bileşenleri üzerindeki etkisi literatürde yeterince incelenmemiştir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Güvenli Bir Alan Yaratmak: Tıp Öğrencilerinin İletişim Becerilerini Öğrenmede Oyuncu Simülasyonlarının Kullanımına İlişkin Perspektifleri
Tıp eğitiminde klinik yetkinliğin temel taşlarından biri olan hekim-hasta iletişimi, hastaların tedaviye katılımı, memnuniyeti ve klinik çıktılar üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Kötü haber verme, belirsizlikle başa çıkma ve karmaşık duygusal tepkileri yönetme gibi güç klinik senaryolarda iletişim aksaklıkları ciddi tıbbi hatalara ve hasta hakları ihlallerine yol açabilmektedir. Geleneksel teorik anlatımların aksine, iletişim becerilerinin deneyimsel öğrenme modelleriyle kazandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Profesyonel oyuncuların hasta rolünü üstlendiği simülasyonlar, öğrencilere gerçekçi bir klinik ortam sunarken aynı zamanda hasta güvenliğini riske atmadan pratik yapma imkânı tanır. Alan yazındaki ana tartışma, simülasyon ortamındaki psikolojik güvenliğin, geri bildirim mekanizmalarının ve rol oynama süreçlerinin öğrencilerin mesleki kimlik gelişimi ile iletişim yeterliliklerine nasıl yansıdığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Eğitimsel Değerlendirmenin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği: Transdisipliner Bir Perspektif
Eğitimsel değerlendirme, öğrenci deneyimlerinin kalitesi, öğretmenlerin öğretim faaliyetleri, müfredatın değerlendirilmesi ve okul performansı üzerinde kritik bir kaldıraca sahiptir. Ancak tarihsel süreçte, ölçme ve değerlendirme alanı ile psikoloji, müfredat, sınıf içi öğretim ve teknoloji gibi temel disiplinler birbirinden kopuk ve bağımsız alanlar halinde gelişmiştir. Bu makale, söz konusu kopukluğun eğitimsel süreçler üzerindeki olumsuz etkilerini ele almakta ve disiplinler arası bir entegrasyonun gelecekteki değerlendirme sistemleri için nasıl bir zorunluluk olduğunu sörgülamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Kadın Futbolunda Duygular ve Kaygı: Kapsamlı Bir Derleme
Kapsamlı bir inceleme alanı olarak spor psikolojisi, özellikle kadın futbolunda kaygı ve performans ilişkisini ele alırken erkek futboluna kıyasla belirgin bir bilgi boşluğuyla karşı karşıyadır. Tarihsel olarak erkek merkezli spor politikaları, finansal dengesizlikler, yetersiz medya görünürlüğü ve toplumsal cinsiyet kalıpyargıları kadın sporcuların rekabetçi ortamlardaki psikolojik yükünü artırmaktadır. Bu bağlamda, kadın futbölçuların yaşadığı kaygı faktörlerinin haritalandırılması ve mevcut müdahalelerin incelenmesi, alandaki literatür eksikliklerinin giderilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İspanya Kumar Düzenlemelerinin Çevrimiçi Kumar Davranışı ve Pazarlama Stratejileri Üzerindeki Etkisi
Çevrimiçi kumar, küresel düzeyde bireysel ve toplumsal refahı tehdit eden, ciddi psikolojik, finansal ve sosyal zararları olan bir halk sağlığı sorunudur. Geleneksel çalışmalar bireysel risk faktörlerine odaklanırken, güncel araştırmalar pazarlama faaliyetleri gibi ticari belirleyicilerin bağımlılık üzerindeki etkisini tartışmaktadır. Bu çalışma, İspanya'daki kapsamlı reklam kısıtlamalarının ampirik etkilerini inceleyerek bu tartışmaya katkı sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Yerel Tatil Bağlamında Tutumun Öncülleri ve Davranışsal Niyet Üzerindeki Etkileri
COVID-19 salgını ve küresel kriz dönemlerinde uluslararası seyahat kısıtlamaları ve bulaş riski, turizm sektörünü ağır bir durgunluğa sürüklemiştir. Bu süreçte bireyler, uzun süreli kapanma ve öz tecrit koşullarının getirdiği zihinsel yörgünluğu gidermek ve eğlence ihtiyaçlarını karşılamak adına kendi yerleşim alanlarına yakın konumlarda gerçekleşen yerel tatil (staycation) seçeneğine yönelmiştir. Alan yazında yerel tatilin ekonomik ve psikolojik faydaları vurgulanmakla birlikte, salgın koşullarında turistlerin bu türe yönelik tutumlarını ve seyahat etme niyetlerini şekillendiren psikolojik ve algısal mekanizmaları bütüncül bir yapıda inceleyen görgül araştırmaların eksikliği göze çarpmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Çin'de COVID-19 Kısıtlamalarının Kaldırılmasından Sonra Ortaokul ve Lise Öğrencilerinde Akademik Başarı ve Ruh Sağlığı
COVID-19 pandemisi küresel ölçekte eğitim sistemlerini köklü biçimde değiştirmiş ve yüz yüze eğitimden evden çevrim içi öğrenmeye geçiş, öğrencilerin öğrenme süreçleri ile psikolojik durumları üzerinde belirgin etkiler yaratmıştır. Mevcut literatürde yer alan akademik başarı ve ruh sağlığı odaklı çalışmaların büyük bölümü üniversite veya tıp ve hemşirelik öğrencilerine yoğunlaşırken, ortaokul ve lise düzeyindeki ergenlerin kısıtlamaların kaldırılması sonrasındaki durumunu inceleyen ampirik araştırmalar son derece sınırlıdır. Çin'in 7 Aralık 2022 tarihinde pandemi kısıtlamalarını esnetmesinin ardından öğrencilerin okula dönüş sürecindeki akademik performans değişimleri ile depresyon, anksiyete ve internet bağımlılığı gibi ruh sağlığı sorunları arasındaki ilişki geniş ölçekli araştırma ihtiyacını ortaya koymaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'de COVID-19 Pandemisinin İkinci Dalgasında Üniversite Öğrencilerinde Stres, Anksiyete, Depresyon ve TSSB Yordayıcıları ve Yaygınlığı
COVID-19 pandemisi küresel ölçekte toplum sağlığını tehdit ederken, yükseköğretim öğrencileri akademik zorluklar, sosyal izolasyon, ekonomik belirsizlikler ve mezuniyet sonrası istihdam kaygıları nedeniyle ruh sağlığı bozulmalarına karşı oldukça hassas bir grup haline gelmiştir. Pandeminin ilk dalgasında ortaya çıkan akut kaygılar, sürecin uzaması ve ikinci dalganın yaşanmasıyla birlikte yerini kronik stres, yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) bırakmıştır. Literatürde, salgının farklı evrelerinde öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve manevi faktörlerin boylamsal ya da tekrarlanan kesitler halinde nasıl bir değişim gösterdiği sorusu önem kazanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
HCI Oyun Araştırmalarında Hüsranla Sonuçlanan Vaatler ve Sörgülanmayan Paradigmalar Olarak Hür İrade Kuramı
İnsan-bilgisayar etkileşimi (HCI) kapsamındaki oyun araştırmalarında oyuncu deneyimini ve motivasyonunu açıklamak amacıyla psikolojik kuramlardan sıklıkla yararlanılmaktadır. Bu kuramlar arasında Hür İrade Kuramı (SDT) en baskın paradigmalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Ancak alandaki mevcut çalışmaların bu teoriyi derinlemesine analiz etmeden yalnızca yüzeysel ölçme araçları üzerinden kurguladığı ve kuramsal ilkeleri sörgülamadan kabul ettiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum akademik araştırmaların pratik oyun tasarımına katkısını sınırlandırmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Kariyer Başarısında Duygusal Zekâ ve Güçlüklerle Başa Çıkma Derecesinin Rolü
Örgütsel davranış ve yönetim psikolojisi yazınında kariyer başarısı uzun süredir genel zekâ ve bilişsel yetenekler çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak küreselleşen ve belirsizliği artan iş dünyasında bilişsel becerilerin tek başına kariyer ilerlemesini açıklamada yetersiz kalması, araştırmacıları duygusal zekâ ve güçlüklerle başa çıkma kapasitesi gibi duygusal ve psikolojik faktörlere yöneltmiştir. Bu çalışma, nesnel ve öznel kariyer başarısının belirleyicilerini mizaç duygusal zekâsı ile dayanıklılık ve sebat bileşenlerinden oluşan güçlük katsayısı üzerinden eş zamanlı olarak inceleyerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'deki Kadınların İntihar Eğilimleri Üzerinde Etkili Olan Faktörlerin Rolü
Kadına yönelik şiddet ve intihar eğilimi, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ve sosyolojik araştırmaların merkezinde yer alan karmaşık bir sorundur. Türkiye bağlamında kadınların intihar davranışları, bireysel psikolojik süreçlerin ötesinde sosyoekonomik şartlar, coğrafi dinamikler, eş veya partner ilişkilerindeki denetim mekanizmaları ve maruz kalınan çok boyutlu şiddet türleriyle şekillenmektedir. Ulusal düzeydeki temsil kabiliyeti yüksek verilerle kadın intihar eğilimini analiz etmek, risk gruplarını tespit etmek ve kanıta dayalı önleme stratejileri geliştirmek açısından hayati bir gerekliliktir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Almanya'daki Ukraynalı Sığınmacıların Ruh Sağlığı Sonuçları ve Yaşam Kalitesi
Savaş, zulüm ve çatışmalar nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan sığınmacı popülasyonlarında ruh sağlığı sorunları ve yaşam kalitesi kaybı uluslararası kamu sağlığı ve psikoloji literatürünün temel tartışma konularından biridir. Savaş ve göç süreçlerinin getirdiği travmatik deneyimler bireylerde genel psikolojik sıkıntı, depresyon ve anksiyete riskini artırmaktadır. Almanya'nın Ukraynalı sığınmacılara yönelik sağladığı hızlı entegrasyon ve sosyal destek politikalarına rağmen, krizin doğurduğu belirsizliklerin ve aile bağlarından kopuşun ruh sağlığı ile yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin nicel düzeyde incelenmesi gerekmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Liderlik Tarzının Antrenör-Sporcu İlişkisi, Sporcuların Motivasyonları ve Sporcu Tatmini Üzerindeki Etkileri
Spor psikolojisi ve spor yönetimi alanında antrenör liderlik tarzlarının sporcuların psikolojik gelişimi, eğitim verimliliği ve tatmin düzeyleri üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde tartışılmaktadır. Çin yükseköğretimindeki merkeziyetçi ve performans odaklı spor sistemi bünyesinde otokratik ve demokratik liderlik yaklaşımlarının antrenör-sporcu ilişkisi, özerk motivasyon ve sporcu tatmini üzerindeki doğrudan ve dolaylı mekanizmaları ampirik olarak açıklanmayı bekleyen önemli bir araştırma konusudur.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Ukrayna Savaşı'nın Dayanıklılık, Koruyucu ve İncinebilirlik Faktörleri Üzerindeki Etkisi: İsrail Örneklemi ile Karşılaştırmalı Bir Analiz
Savaş ve silahlı çatışmalar, bireylerin ve toplumların psikososyal dengesini altüst eden en ağır insan kaynaklı felaketler arasında yer almaktadır. Literatürde kriz durumlarındaki başa çıkma mekanizmaları genellikle koruyucu faktörler (öznel iyi oluş, moral, umut) ve incinebilirlik faktörleri (stres belirtileri, tehlike hissi, algılanan tehditler) olarak sınıflandırılmaktadır. Bununla birlikte, egemenliği ve bağımsızlığı doğrudan tehdit altındaki bir toplumun sergilediği bireysel, toplumsal ve ulusal dayanıklılık düzeylerinin, varoluşsal tehdit altında olmayan ancak süregelen çatışmalar yaşayan toplumlarla nasıl farklılaştığı ve koruyucu faktörlerin incinebilirlik faktörlerine kıyasla dayanıklılığı ne ölçüde yordadığı alanın temel tartışma konularındandır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Video Oyunları ve Masa Oyunları: Oyun Oynama Alışkanlıklarının Bilişsel İşlevler Üzerindeki Etkileri
Video oyunları ve masa oyunlarının bilişsel işlevler üzerindeki olumlu etkileri son yıllarda literatürde geniş yer bulmaktadır. Ancak mevcut çalışmaların çoğu oyuncuları belirli bir süre veya türle sınırlı ikili gruplar (oyuncu ve oyuncu olmayan) halinde incelemiş, video ve masa oyunlarını aynı istatistiksel modelde karşılaştırmamıştır. Bu durum, bilişsel kazanımların toplam oyun süresinden mi yoksa spesifik oyun türlerinden mi kaynaklandığı sorusunu açıkta bırakarak alanın yöntemsel bir tartışma alanına dönüşmesine neden olmuştur.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İngiliz Profesyonel Futbolunda Kötü Muamelenin Anlaşılmasına Doğru: Koruma ve Refah Personelinin Nitel Analizi
Spor ortamlarında kişilerarası şiddet ve kötü muamele olgusu, sporcuların ruh sağlığı, sporu bırakma oranları ve tükenmişlik durumları üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle uluslararası literatürde giderek artan bir ilgiyle incelenmektedir. Özellikle profesyonel futbol kültürü; performans odaklılığı, geleneksel hiyerarşik güç yapıları, şakacılık kılıfı altına gizlenen zorbalık eylemleri ve baskıcı yönetim anlayışıyla kötü muamelenin meşrulaştırıldığı özel bir alan oluşturmaktadır. Çocuk ve savunmasız gruplara yönelik koruma politikaları bulunmasına rağmen, yetişkin erkek futbölçuları kapsayan bütüncül düzenlemelerin eksikliği ve kavramsal karmaşa, sorunun tespiti ile önlenmesini güçleştirmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Dayanıklılık Sporları Antrenörlüğünde Bağlam ve Öğrenme Üzerine Bir İnceleme
Spor pedagojisi ve antrenör eğitimi literatüründe, antrenörlerin öğrenme süreçleri uzun süredir yapılandırılmış resmi eğitim programları üzerinden ele alınmaktadır. Ancak günümüz dayanıklılık sporlarında (triatlon, bisiklet, koşu) antrenörlük pratiği giderek dijitalleşmekte, uzaktan antrenörlük yöntemleri baskın hale gelmekte ve piyasa güçleri ile ticari yazılımlar antrenör-sporcu etkileşimini yeniden şekillendirmektedir. Geleneksel antrenör eğitimi müfredatları bu bağlamsal ve teknolojik dönüşümü göz ardı etmekte, antrenörlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Bu durum, antrenörlerin dijitalleşen ve piyasa güdümlü hale gelen antrenörlük bağlamında nasıl öğrendiklerini ve bu çevrede ne tür bilgi kaynaklarına yöneldiklerini eleştirel bir perspektifle inceleme gereksinimini ortaya çıkarmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Üniversite Öğrencilerinde Akademik Duygular, Üniversiteye Uyum ve Okulu Bırakma Eğilimi
Yükseköğretime geçiş süreci, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal alanlarda önemli dönüşümler yaşadığı kritik bir evredir. Özellikle COVID-19 pandemisi ve acil uzaktan eğitim uygulamaları, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Alanyazında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal gelişimlerine odaklanılırken, bu süreçlerin arka planında yer alan ve akademik başarı ile okulu bırakma kararlarını doğrudan etkileyen duygusal yaşantıların rolü uzun süre ihmal edilmiştir. Bu çalışma, akademik duyguların üniversiteye uyum ve okulu bırakma niyeti üzerindeki yordayıcı rolünü inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı ve yükseköğretimde kalıcılığı artıracak müdahale mekanizmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Star Alliance Üyesi Havayolu İşletmelerine Yönelik Yölçu Hizmet Kalitesi Algılarının Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleriyle Değerlendirilmesi
Havacılık sektöründe hizmet kalitesinin ölçülmesi, yölçu beklentilerini karşılayarak rekabet avantajı elde etmek ve müşteri sadakatini artırmak adına kritik bir rol oynamaktadır. Havayolu hizmetlerinin soyut, heterojen ve eş zamanlı yapısı değerlendirmeyi karmaşık kılsa da, literatürde SERVQUAL ve AIRQUAL gibi modeller üzerinden çok sayıda araştırma yürütülmektedir. Bununla birlikte, küresel ölçekteki dev havayolu ittifaklarının tüm üyelerini nesnel ağırlıklandırma ve esnek sıralama yöntemlerini bütünleştirerek inceleyen çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışma, Star Alliance ittifakına üye 26 havayolunun hizmet kalitesi algılarını TripAdvisor verilerine dayanarak Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) teknikleriyle çözümlenmesi ihtiyacından doğmuştur.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Genç İş Gücü Arasında İş Tatmini ve İşten Ayrılma Niyetinin Öngörülmesi: Gelişmekte Olan Bir Ekonomiden Kanıtlar
Küresel salgın sonrası dönemde Çin gibi gelişmekte olan ekonomilerde iş gücü piyasasının dinamikleri hızla değişmiş, nitelikli çalışanları elde tutma sorunu kurumsal bir zorluk haline gelmiştir. Özellikle Y ve Z kuşaklarından oluşan genç iş gücünün kariyer fırsatları ve ücret adaleti konusundaki beklentileri, geleneksel iş modellerinden farklılaşmaktadır. Literatürde bu kitlenin işten ayrılma niyetini tetikleyen faktörler tartışılırken, makale bu sorunu iş tatmini ve iş özerkliği kavramlarını modele entegre ederek ele almakta ve stratejik İK uygulamalarının etkinliğini sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Fiziksel Aktivite ve Emekliliğe Geçiş: Çin Sağlık ve Emeklilik Boylamsal Çalışmasından Kanıtlar
Nüfusun yaşlanması küresel ölçekte kamu sağlığı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi baskılar oluştururken, sağlıklı yaşlanmanın sürdürülmesinde fiziksel aktivite kritik bir rol oynamaktadır. Emeklilik dönemi; bireylerin günlük rutinlerinin, gelir düzeylerinin, sosyal çevrelerinin ve rol tanımlarının kökten değiştiği önemli bir yaşam aşamasıdır. Literatürde emekliliğin fiziksel aktivite düzeyleri üzerindeki etkisi konusunda çelişkili bulgular yer almaktadır; bazı araştırmalar emeklilik sonrası serbest zamanın artmasıyla aktivitenin arttığını savunurken, diğerleri işe bağlı hareketliliğin kaybolmasıyla belirgin bir düşüş yaşandığını göstermektedir. Bu belirsizlik, özellikle Çin gibi kentleşme, hukou hane halkı kayıt sistemi ve mahjong gibi geleneksel sosyal alışkanlıkların fiziksel aktivite kalıplarını doğrudan etkilediği gelişmekte olan toplum bağlamlarında daha da belirginleşmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Neden Sanat? Sanat ve Sağlık Disiplininde Sanatın Rolü Üzerine Kuramsal Bir İnceleme
Sanat ve Sağlık alanı, sanat müdahalelerinin fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkilerini belgeleyen geniş bir ampirik literatüre sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 yılında yayımladığı kapsamlı raporda 3.000 civarında çalışma değerlendirilmiş, ancak sanatın sağlık üzerindeki özgül rolü (sanat etkisi) ile genel uyarıcı veya sosyal etkinliklerin etkileri arasındaki ayrım tam olarak netleştirilememiştir. Sanatın 'sanat için' değil 'insan için' olduğu gerçeğinden hareketle, disiplinler arası bir geçerlik sorunu ortaya çıkmaktadır. Bedenleşmiş ve eylemsel bilişsel bilim kuramlarının bu alana entegre edilmesi, zihin-beden ilişkisini ve estetik deneyimin nörobiyolojik temellerini açıklamak için zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İngiltere ve Türkiye'de Çocuklarla Adli Görüşmeye İlişkin Mevcut Durum Değerlendirmesi
Çocuk istismarı ve özellikle cinsel istismar vakalarında, mağdur çocukların adli süreçlerde doğru, güvenilir ve detaylı ifade verebilmeleri adalet mekanizmasının işlemesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. Ancak çocukların gelişimsel özellikleri, travma sonrası yaşadıkları baskılar ve adli ortamların hissettirdiği kaygı, ifade alma süreçlerinde özel yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. İngiltere gibi gelişmiş ülkeler onlarca yıllık süreçte PEACE ve ABE gibi adli görüşme protokolleri ve eğitim standartları geliştirmişken, Türkiye'de Çocuk İzlem Merkezleri ve Adli Görüşme Odaları gibi kurumsal yapılar hızla yaygınlaşmaktadır. Alanın temel tartışması, çocukların ikincil örselenmesini önleyen ve adli görüşmenin kalitesini standartlaştıran bütüncül bir adli görüşme protokolünün ve uzmanlaşmış uygulayıcı modelinin Türkiye adli sistemine nasıl entegre edileceğidir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İnsan Kaynakları Uygulamaları ve Çalışanların İyi Oluş Hali: Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkileri
Yiyecek ve içecek sektörü, küresel ölçekte yaşanan işgücü kıtlığı, yüksek personel devir hızı ve elverişsiz çalışma koşulları gibi köklü sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle Filipinler gibi bölgelerde olumsuz çalışma şartları, çalışanların kısa süre içinde işten ayrılmasına yol açmaktadır. Bu dinamik iş ortamında işletmelerin sürdürülebilir başarısı, insan kaynakları uygulamaları, çalışanların iyi oluş hali ve örgütsel bağlılık arasındaki hassas dengeye dayanmaktadır. Araştırma, geleneksel insan kaynakları stratejilerinin ve iyi oluş girişimlerinin yiyecek hizmetleri sektöründeki çalışan bağlılığını nasıl şekillendirdiğini inceleyerek bu alandaki akademik ve pratik boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Farklı Farkındalık Meditasyonu Stillerinin Kaynak Düzeyindeki MEG Mikrodurum Dinamikleri ve Karmaşıklığı Üzerindeki Modülasyonu
Zihin eğitimi süreçlerinin nörofizyolojik temelleri, genellikle statik aktivasyon modelleri üzerinden incelense de beyin dinamiklerinin hızlı değişimleri (mikrodurumlar) bilişsel süreçlerin anlaşılmasında kritik öneme sahiptir. Odaklanmış dikkat (FAM) ve açık izleme (OMM) meditasyon stillerinin beynin dinamik geçiş karmaşıklığı ve kritiklik noktası üzerindeki etkileri, zihin ile nöral korelasyonlar arasındaki boşluğu doldurmayı hedefleyen güncel bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, yüksek zamansal çözünürlüklü MEG verilerini kullanarak meditasyon stillerinin beyin kritikliği üzerindeki spesifik modülasyonlarını sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kırsal Gana'daki Küçük Ölçekli Çiftçilerin İklim-Akıllı Tarım Uygulamalarını Benimsemesi: Planlanmış Davranış Teorisinin Bir Uygulaması
Sahra Altı Afrika'da iklim değişikliğine bağlı yağış değişkenliği ve kuraklık, tarımsal üretim sistemleri ve gıda güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Gana gibi yağışa bağımlı tarımın yaygın olduğu ülkelerde küçük ölçekli çiftçilerin adaptasyon kapasitelerini artırmak için İklim-Akıllı Tarım (CSA) uygulamalarının yaygınlaştırılması kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürdeki mevcut çalışmalar genellikle sosyo-demografik ve ekonomik teşviklere odaklanmış, çiftçilerin benimseme kararlarını yönlendiren sosyo-psikolojik ve içsel motivasyon faktörlerini göz ardı etmiştir. Bu çalışma, Planlanmış Davranış Teorisi çerçevesinde çiftçilerin tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol faktörlerinin iklim-akıllı tarım uygulamalarını benimseme niyeti ve fiili davranışı üzerindeki etkilerini inceleyerek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Şam Suriye de Genel Popülasyonda Fibromiyalji Prevalansı ve Risk Faktörleri Topluma Dayalı Bir Olgu Kontrol Çalışması
Fibromiyalji, yaygın kas-iskelet sistemi ağrıları, yörgünluk, uyku bozuklukları ve bilişsel işlev bozuklukları ile seyreden kronik ve yüksek yüklü bir sendromdur. Hastalığın etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte fiziksel ve duygusal stresörlerin tetikleyici rol oynadığı bilinmektedir. Süregelen çatışma ve savaş koşullarının psikolojik stres düzeyini artırdığı bilinen toplumlarda fibromiyalji prevalansının ve ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi, halk sağlığı müdahalelerinin ve klinik farkındalığın planlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Bir Portekiz Sosyal-Duygusal Öğrenme Programının İlkokul Öğrencilerinin Yetkinlikleri Üzerindeki Etkileri
Sosyal-duygusal öğrenme (SDÖ) müdahaleleri, öğrencilerin öz-düzenleme, iletişim ve olumlu akran ilişkileri gibi hayati becerilerini geliştirmede küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Eğitim psikolojisi alanında, müfredatla bütünleştirilmiş evrensel SDÖ programlarının çocukların akademik başarısı, duygusal refahı ve sınıf içi sosyal iklimi üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmakla birlikte, müdahalelerin etkililiğine ilişkin literatürde karmaşık sonuçlar da bulunmaktadır. Özellikle Portekiz ilkokul bağlamında, bu tür evrensel müfredat temelli programların ampirik olarak değerlendirildiği yarı-deneysel çalışmaların oldukça sınırlı olması, alanın geliştirmesi gereken temel bir tartışma konusudur.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Almanya Ekonomisi, Sağlık Hizmetleri ve Emeklilik Sistemi Açısından Uzun COVID Semptomlarının Maliyet Analizi
COVID-19 salgını sonrasında akut enfeksiyonu atlatan hastaların bir kısmında kalıcı veya uzun süreli sağlık sorunları (uzun/post-COVID-19 sendromu) gelişmektedir. Yörgünluk, organ hasarları ve psikolojik rahatsızlıklarla seyreden bu durum, bireylerin çalışma kapasitelerini düşürerek iş gücü piyasasından çekilmelerine ve sağlık sistemlerine ek yük getirmelerine yol açmaktadır. Literatürde akut salgının doğrudan sağlık harcamaları sıklıkla incelenmiş olsa da, enfeksiyon sonrası gelişen kronik durumların makroekonomik üretkenlik kayıpları, emeklilik fonları ve rehabilitasyon giderleri üzerindeki birikimli yükünün nicel olarak modellenmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Bu çalışma, Almanya örneğinde 2021 yılında yeni başlayan vakaların ekonomiye ve sosyal güvenlik sistemine getirdiği mali külfeti ikincil veriler üzerinden bütüncül bir yaklaşımla hesaplayarak makroekonomik tartışmalara katkı sağlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Farkındalık Odaklı Nefes Meditasyonunda Kalp Atım Hızı Değişkenliği ve Otonom Denge İndeksinin Analizi
Otonom sınır sistemi işlevlerinin invaziv olmayan biyobelirteçlerle değerlendirilmesi, fizyolojik ve psikolojik stres yönetiminde kritik bir role sahiptir. Kalp atım hızı değişkenliği (HRV), sempatik ve parasempatik sınır sistemi arasındaki dengeyi yansıtan en yaygın biyosinyal parametrelerinden biridir. Ancak ticari giyilebilir teknolojilerde sıklıkla tercih edilen ardışık farkların karekök ortalaması (RMSSD) gibi standart metrikler, yüksek frekanslı sınırsel bileşenlere aşırı ağırlık verdiğinden yavaş ve ritmik nefes egzersizlerini içeren farkındalık meditasyonlarında yanıltıcı sonuçlar verebilmektedir. Bu durum, düşük solunum frekanslarında otonom dengeyi ve parasempatik aktiviteyi doğru biçimde nitelleştiren yeni hesaplamalı yaklaşımların ve biyogeribildirim parametrelerinin geliştirilmesi ihtiyacını doğurmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Vatanseverlik, Milliyetçilik ve Hükümetin Koronavirüs Krizini Yönetme Performansının Değerlendirilmesi
COVID-19 pandemisi küresel ölçekte devlet müdahalelerini ve ulusal ölçekte siyasal tutumları yeniden ön plana çıkarmıştır. Kriz dönemlerinde bireylerin belirsizlik ve kaygıyı azaltma arayışı, kendi iç gruplarına ve devlet mekanizmalarına olan bağlılıklarını artırmaktadır. Siyaset bilimi ve sosyal psikoloji literatüründe vatanseverlik ve milliyetçilik kavramları, bireylerin ulus-devlete duydukları aidiyetin iki farklı boyutu olarak ele alınmaktadır. Ancak salgın sürecinde uygulanan karantina ve kısıtlama politikalarının kamuoyunda yarattığı kutuplaşma ile dış tehdit algılarının hükümet performansını değerlendirme üzerindeki bileşik etkileri açıklanmaya muhtaçtır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Eğitim Yazılımlarında Oyunlaştırmanın Olumsuz Etkileri: Sistematik Haritalama ve Uygulayıcı Algıları
Dijital eğitim platformları, özellikle Duolingo gibi büyük ölçekli servislerin başarısıyla birlikte, oyunlaştırmayı öğrenme süreçlerini daha verimli ve ilgi çekici hale getirmek için yaygın bir strateji olarak benimsemiştir. 2025 yılına kadar 32 milyar dolarlık bir pazar değerine ulaşması beklenen bu alan, yazılım mühendislerinin insan psikolojisi ve oyun mekanikleri konusundaki uzmanlığına dayanmaktadır. Ancak mevcut literatür, oyunlaştırmanın yalnızca olumlu çıktılarına odaklanma eğilimindedir. Bu durum, yanlış tasarlanmış oyun öğelerinin öğrenci motivasyonunu kırması, performansı düşürmesi veya etik dışı davranışlara yol açması gibi istenmeyen sonuçların göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Çalışma, bu eleştirel boşluğu doldurmak amacıyla oyunlaştırmanın karanlık tarafını hem akademik literatür hem de sektör uygulayıcılarının bakış açısıyla sorunsallaştırmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Tayvan'da Çevrimiçi Alışverişte Döngüsel Paketleme Kullanımına Yönelik Haber Tüketimi ve Yeşil Alışkanlıklar: Planlanmış Davranış Teorisinin Bir Genişletilmesi
COVID-19 pandemisi ve e-ticaretin hızla yaygınlaşması, çevrimiçi alışverişlerde tek kullanımlık paketleme malzemelerinin aşırı tüketimine yol açarak çevre üzerinde büyük bir çöp krizine ve sürdürülebilirlik sorununa neden olmuştur. Çevre koruma ve pratik tüketici ihtiyaçları arasındaki bu ikilem, ambalaj atıklarının azaltılması yönünde yeşil tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Alanyazında tüketicilerin döngüsel ekonomiye katılımını ve yeşil paketleme çözümlerini benimsemesini sağlayan psikolojik ve davranışsal faktörlerin belirlenmesi kritik bir tartışma alanıdır. Bu bağlamda, kitle iletişim araçlarının bilgi yayma işlevi ile bireysel alışkanlıkların çevre dostu niyetler üzerindeki rolünün incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Medya İçerik Analizi, Resepsiyon Analizi ve Medya Etkileri Çalışmalarının Bütünleştirilmesi: Ağ Kontrol Kuramı Yaklaşımı
Modern toplumda bireyler günün sekiz saatinden fazlasını medya tüketimiyle geçirmekte, bu durum beyin üzerinde kısa vadeli dikkat patlamalarından yaşam boyu süren anılara kadar geniş bir yelpazede etki bırakmaktadır. Ancak kitle iletişimi, medya psikolojisi ve nörogörüntüleme çalışmaları genellikle birbirinden kopuk ilerlemekte, araştırmacılar kendi disiplinlerinin sınırları içinde 'karanlık odadaki fili' tanımlamaya çalışmaktadır. İletişim bilimcileri sosyal etkilere odaklanırken, sınırbilimciler medyayı doğal bir uyaran olarak kullansa da içeriğin sosyal bağlamını ve hiyerarşik yapısını sıklıkla göz ardı etmektedir. Bu makale, söz konusu disiplinler arası boşluğu Ağ Kontrol Kuramı üzerinden bütüncül bir çerçeveyle kapatmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Sadece Bir Oyun Değil: Dijital Oyun Kültürlerinde Kimlik Kaynaşması ve Aşırıcılık
Çevrim içi oyun platformları ve dijital oyun toplulukları, son yıllarda aşırı sağ, ırkçı ve dışlayıcı ideolojilerin yayıldığı birer merkez haline geldikleri yönünde ciddi kaygılarla gündeme gelmektedir. Oyun içeriklerinde ve topluluk yapılarında yer alan 'biz ve onlar' ayrımı, aşırıcılık yanlısı söylemlerin yeşermesine elverişli bir zemin sunsa da oyuncuların bu radikal fikirleri tam olarak hangi psikolojik mekanizmalar aracılığıyla içselleştirdiği yeterince açıklanamamıştır. Geleneksel grup özdeşleşmesinden farklı olarak kişisel benlik ile grup kimliğini derin ve içsel bir biçimde bütünleştiren 'kimlik kaynaşması' kuramı, oyuncuların radikalleşme süreçlerini ve olumsuz toplumsal tutumlarını anlamlandırmada temel bir açıklayıcı model olarak öne çıkmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Zorlu Kariyer Geçişini Yapmak: Büyük İstifa Döneminde veya Gelecekte Sonraki Bölümü Yazmak
Salgın sonrası dönemde iş gücü piyasalarında yaşanan Büyük İstifa olgusu, küresel ölçekte milyonlarca çalışanın mevcut rollerinden ayrılarak yeni kariyer yolları arayışına girmesine yol açmıştır. İş değişimi tek başına en yüksek stres faktörü olmasa da, kariyer geçişine bağlı stres en önemli olumsuz etkenler arasında yer almaktadır. Alan yazındaki temel tartışma, bu stresin nasıl yönetileceği ve bireylerin değişen iş gücü dinamiklerinde kendilerini nasıl konumlandıracağı üzerinedir. Bu makale, örgütsel psikoloji ve yönetim disiplinlerini birleştirerek stresin azaltılmasında bütüncül kişisel markalama stratejilerinin, sosyal destek modellerinin ve uyarlanabilir değişim çerçevelerinin rolünü incelemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Polonyalı ve Türk Profesyonel Kadın Futbölçular Arasında Yeme Bozukluğu Riski Değerlendirmesi ve Vücut İmajına Yönelik Sosyokültürel Tutumlar
Profesyonel spor dünyasında fiziksel performans gereklilikleri ile estetik vücut idealleri arasındaki çatışma, sporcular üzerinde ciddi psikolojik baskılar oluşturmaktadır. Özellikle kadın sporcuların, hem branşlarının fiziksel standartlarına hem de toplumsal güzellik normlarına uyum sağlama çabası, yeme bozukluklarının gelişimi için riskli bir zemin hazırlamaktadır. Bu çalışma, geleneksel olarak yeme bozukluğu riski düşük kabul edilen futbol branşındaki profesyonel kadın sporcuların durumunu Polonya ve Türkiye örnekleminde karşılaştırmalı olarak inceleyerek, sosyokültürel etkilerin bu süreçteki rolünü tartışmaya açmaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
İklim Değişikliği ve Tarımsal İşletmelerin Duyarlılığı: İklim Değişikliğinin Tarımsal Verimlilik Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi
İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda güvencesi üzerindeki etkileri, kalkınma iktisadı ve çevre psikolojisi literatüründe geniş yer tutan temel bir tartışma alanıdır. Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde iklimsel değişkenliklerin kırsal hanehalkı gelirleri ve ürün verimliliği üzerindeki olumsuz yansımaları sıklıkla incelenmektedir. Ancak mevcut literatür genellikle gelişmiş ülke senaryolarına veya genel iklim modellerine odaklanmakta, Hindistan gibi iklimsel parametreleri son derece heterojen olan coğrafyalarda ürün bazlı uzun dönemli ampirik çözümlemeler sınırlı kalmaktadır. Bu makale, altmış yıllık dönemsel veriyi kullanarak maruz kalma, duyarlılık ve uyum kapasitesi göstergelerini ürün verimliliğiyle ilişkilendirmekte ve tarımsal işletmelerin kırılganlığını kapsayıcı finansman araçlarıyla hafifletme yönündeki akademik tartışmaya özgün bir katkı sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Erkeklik, Cinsiyetçilik ve Popülist Radikal Sağ Desteği: İspanya VOX Partisi Örneğinde Aracılık ve Düzenleyicilik Mekanizmaları
Siyaset bilimi ve seçmen davranışı literatüründe popülist radikal sağ partilerin seçmen tabanındaki cinsiyet farkı köklü bir biçimde belgelenmiştir; erkeklerin bu partilere oy verme eğiliminin kadınlardan daha yüksek olduğu yaygın kabul görmektedir. Bununla birlikte mevcut çalışmalar çoğunlukla biyolojik cinsiyetin ikili kategorizasyonuna odaklanmakta ve erkeklerin radikal sağ partilerde neden daha fazla temsil edildiğini açıklayan psikolojik ve kimliksel mekanizmaları ihmal etmektedir. Bireysel erkeklik algısı ile cinsiyetçi tutumların popülist radikal sağ desteğindeki etkileşimi, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemlerin yükseldiği günümüz siyasi ikliminde açıklığa kavuşturulmayı bekleyen temel bir araştırma alanını oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Futbolda Beklenen Goller: Model Performansının İyileştirilmesi ve Değerinin Kanıtlanması
Spor analitiği alanında beklenen goller metriği şutların kalitesini ölçmek için standart hale gelse de mevcut modeller genellikle oyuncu yeteneği ve oyun içi psikolojik baskı gibi dinamik faktörleri göz ardı etmektedir. Bu makale, spatiotemporal verilerin ötesine geçerek bireysel oyuncu piyasa değerleri ve maç içi skor farkı gibi yeni özellikleri makine öğrenmesi modellerine entegre ederek bu boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Çalışma, bu yeni değişkenlerin modelin tahmin gücünü nasıl artırdığını ve geleneksel istatistiklere kıyasla daha güvenilir bir performans göstergesi olup olmadığını sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Gelişmekte Olan Hisse Senedi Piyasalarında Yatırımcı Eğiliminin Mevcut ve Gelecekteki Getiriler Üzerindeki Tahmin Edici Etkisi
Geleneksel finans teorileri yatırımcıların rasyonel hareket ettiğini ve piyasalarda bilginin eşit dağıldığını varsayarken, davranışsal finans yaklaşımı yatırımcı psikolojisinin ve duygu durumlarının varlık fiyatlaması üzerindeki belirleyici etkisini öne sürmektedir. Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında yatırımcı eğiliminin (investor sentiment) hisse senedi getirilerini doğrusal ve doğrusal olmayan modeller çerçevesinde ne ölçüde tahmin edebildiği literatürde tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, söz konusu piyasalarda yatırımcı eğiliminin anlık ve farklı zaman ufuklarındaki getiriler üzerindeki tahmin gücünü ampirik olarak inceleyerek literatürdeki doğrusal olmayan ilişki tartışmalarına katkı sunmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Korku Siyaseti: Siyasi Ortamı Şekillendiren Bir Araç Olarak Göçmen Korkusu
Korku duygusu, tarihsel süreç boyunca siyasi otoriteler ve liderler tarafından toplumsal kitleleri yönlendirmek, kamuoyunu manipüle etmek ve iktidarın meşruiyetini pekiştirmek için kullanılan güçlü bir araç olmuştur. Günümüzde küreselleşen dünyada göç hareketlerinin hız kazanmasıyla birlikte, korku siyasetinin odağı doğrudan göçmenlere ve sığınmacılara yönelmiştir. Siyasi aktörler, göçmenleri ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve kültürel homojenlik önünde birer tehdit olarak sunarak kendi politikalarına destek aramaktadır. Bu durum, sosyal bilimlerde ve özellikle politik psikoloji alanında, korkunun nasıl araçsallaştırıldığını ve bu araçsallaştırmanın demokratik süreçleri ve toplumsal kutuplaşmayı nasıl şekillendirdiğini inceleme zorunluluğunu doğurmaktadır.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Bouba-Kiki Fenomeni Üzerine Psikolinguistik Bir Çalışma: Sesler ile Şekiller Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi
Dilbilim ve psikoloji disiplinlerinin kesişim noktasında yer alan ses simgececiliği, dilin kökeni ve doğasına dair yürütülen tartışmalarda geleneksel dilsel uzlaşı ve rastlantısallık varsayımlarını sörgülayan temel bir araştırma alanıdır. Özellikle sesler ile görsel biçimler arasındaki evrensel veya kültürel bağlamda tutarlı eşleşmeleri inceleyen bouba-kiki fenomeni, bireylerin duyusal girdileri işlerken sergiledikleri ortak bilişsel eğilimleri ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, farklı dillerde ve öğrenci gruplarında bu bilişsel mekanizmaların işleyiş biçimi ve markalaşma süreçlerindeki yansımaları güncel psikolinguistik araştırmaların odak noktasını oluşturmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
COVID-19 Pandemisi Sürecinde Uzaktan Çalışma ve Çalışanların İyi Oluş Durumu: Teksas Sağlık Bilimleri Üniversitesinde İki Dalgalı Bir Çalışma
COVID-19 pandemisi dünya genelinde çalışma hayatını kökten değiştirerek yükseköğretim kurumları dahil pek çok sektörde uzaktan çalışmanın zorunlu ve ani bir şekilde benimsenmesine yol açmıştır. Bu durum, çalışanların mesleki rutinlerini ev ortamına taşımasıyla birlikte yeni örgütsel ve psikolojik stres faktörlerini ortaya çıkararak çalışan refahı üzerine odaklanan iş sağlığı çalışmalarının önemini artırmıştır. Özellikle akademik ortamlarda öğretim, araştırma ve idari hizmetlerin çeşitliliği göz önüne alındığında, uzaktan çalışma geçişinin çalışanların iyi oluş düzeylerine etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmeyi gerektiren kritik bir araştırma alanı olarak belirginleşmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Çevrimiçi Yemek Siparişi Uygulamalarının Depresyon ve Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: Kartınızda Ne Var?
Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır. Bu durum, artan zihinsel sağlık sorunları, özellikle genç yetişkinlerdeki depresyon ve düzensiz yeme davranışları bağlamında endişe vericidir. Önceki araştırmalar, ÇYSU kullanım sıklığının atıştırma oranlarının artması, sağlıksız gıda tercihlerinin yaygınlaşması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma gibi değişimlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu uygulamaların, obezite ve kronik hastalık risk faktörlerini pekiştirebileceği de belirtilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki kişiselleştirilmiş reklam ve pazarlama taktikleri, dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi zorlaştırarak, duygusal ve kontrolsüz yeme gibi bozukluklara zemin hazırlayabilir. Bu karmaşık etkileşimler, ÇYSU’ların depresyon ve yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkilerini anlamayı kritik kılmaktadır.