Akademik arama

Arama sonuçları

Hedef” için 31 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Robotik ve Kodlama Eğitiminin Kız Öğrencilerin STEM Motivasyonu, Tutumu ve Kariyer Hedefleri Üzerindeki Etkisi

STEM eğitimi, 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi, ekonomik büyümeyi desteklemeyi ve STEM alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Ancak, geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve kültürel stereotipler nedeniyle kız öğrencilerin bu alanlardaki kimlik gelişimleri ve kariyer tercihleri sınırlı kalmaktadır. Özellikle sözel ve dini ağırlıklı müfredata sahip, teknolojiye erişimi kısıtlı kız okullarında bu engeller daha belirgindir. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurmak amacıyla sözel-dini odaklı bir kız lisesindeki teknoloji müdahalesinin etkilerini ampirik olarak sörgülamaktadır.

kız öğrencirobotik ve kodlamaSTEM kariyeriSTEM motivasyonuSTEM tutumu

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Tümör Avcısı - CAR-T Hücre Tedavisi Füzesi Nereye Yönelecek?

Kimerik antijen reseptörü (CAR) T-hücre tedavisi, hematolojik malignitelerde çığır açan klinik başarılar elde etmiş olsa da katı tümörlerin (solid tümörler) tedavisinde antijen heterojenliği, baskılayıcı tümör mikroçevresi ve on-target off-tumor toksisitesi gibi önemli engellerle karşılaşmaktadır. Alandaki temel bilimsel tartışma, hem terapötik etkinliği maksimize edecek hem de sağlıklı dokulara zarar vermeyecek en kararlı ve özgül tümör antijen hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedeflere yönelik direnç mekanizmalarının aşılması etrafında şekillenmektedir.

CAR-T hücresiİmmünoterapiHedefKanserKişiselleştirilmiş tedavi

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

Büyük Dil Modelleri Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme: Gelişim, Teknikler ve Gelecek Yönelimleri

Doğal dil işleme ve yapay zeka alanında dil modelleme, istatistiksel yaklaşımlardan derin nöral ağlara ve önceden eğitilmiş Transformer modellerine uzanan kapsamlı bir evrim geçirmiştir. Parametre boyutlarının milyarlarca ölçeğe ulaşmasıyla birlikte modellerde metin içi öğrenme, talimat takip etme ve adım adım akıl yürütme gibi beliren beceriler gözlemlenmiştir. Bu durum, yapay zeka geliştirme paradigmalarını kökten değiştirmiş, ancak devasa modellerin eğitimi, hizalanması ve değerlendirilmesi konularında yeni metodolojik zorluklar ortaya çıkarmıştır. Bu derleme, alandaki hızlı teknik gelişmeleri sistematik bir yapıda organize ederek literatürdeki karmaşıklığı gidermeyi hedeflemektedir.

Büyük Dil ModelleriOrtaya Çıkan BecerilerUyarlama AyarlamasıKullanımHizalayan İnce Ayar

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Din Nörobilimi Üzerine Bir İnceleme: Alanın Genel Görünümü, Sınırlılıkları ve Geleceğe Yönelik Müdahaleler

Din nörobilimi, bireylerin dini inançları, ritüelleri ve aşkın deneyimleri sırasında beyinde meydana gelen yapısal, işlevsel ve nörokimyasal değişimleri inceleyen çok disiplinli bir alandır. Din sosyolojisi, karşılaştırmalı dinler tarihi ve bilişsel nörobilim arakesitinde konumlanan bu saha, ampirik yöntemlerin sınırlılıkları ve dini kavramların tek tipleştirilmesi gibi epistemolojik ve metodolojik tartışmaların odağında yer almaktadır. Makale, bu tartışmalar kapsamında mevcut görüntüleme teknolojilerinin ritüel hareketlerini incelemedeki yetersizliğini aşmayı ve alana yeni teorik açılımlar kazandırmayı hedeflemektedir.

din nörobilimibeyin görüntülemetravmatik beyin hasarıfarmakolojidini fenomenler

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Vera C. Rubin Rasathanesi Uzay ve Zaman Miras Sörveyi ile Çok Ölçekli Astrobiyoloji Araştırmaları

Astrobiyoloji alanı, Güneş Sistemi dışı gezegenlerin keşfinden bu yana, genellikle sınırlı sayıda hedef üzerinde yoğunlaşan derinlemesine gözlemler ile tekil sistem verilerine dayanmıştır. Ancak, yaşanabilir dünyaların ve yaşam izlerinin aranması, geniş ölçekli istatistiksel verilerin ve çoklu dalga boyu analizlerinin entegrasyonunu gerektirmektedir. Vera C. Rubin Rasathanesi tarafından yürütülecek olan Uzay ve Zaman Miras Sörveyi (LSST), zaman alanı astronomisi, fotometrik çoklu bant gözlemleri ve geniş gökyüzü taramaları sayesinde bu metodolojik boşluğu doldurmayı ve astrobiyolojik araştırmaları tekil gözlemlerden çıkarıp büyük veri tabanlı istatistiksel bir çerçeveye oturtmayı hedeflemektedir.

zaman alanı araştırmalarıastrobiyolojiötegezegen yaşam imzalarıteknolojik imza tespitiistatistiksel sörvey yöntemleri

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Sosyal Medyanın Spor Pazarlaması ve Tüketici Etkileşimi Üzerindeki Etkisi

Yirminci yüzyıldan bu yana dijitalleşme dalgası, spor örgütleri ile taraftarlar arasındaki geleneksel iletişim biçimlerini kökten değiştirmiş ve pazarlama stratejilerinin dijital mecralara evrilmesini zorunlu kılmıştır. Spor yönetimi ve pazarlaması literatüründe, geleneksel yöntemlerin yerini alan çevrimiçi platformların kitleleri hedeflemede sağladığı hassasiyet ve ölçülebilirlik sıkça tartışılmaktadır. Özellikle Instagram ve TikTok gibi görsel odaklı dinamik mecraların yükselişi, genç tüketici kitlesinin beklentilerini dönüştürmekte; spor markalarının ve ünlü sporcuların hayran kitleleriyle nasıl etkileşim kurduğu sorusunu güncel bir araştırma alanı haline getirmektedir.

sosyal medyaspor pazarlamasıtüketici etkileşimidijital platformlar

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Endonezyalı Kadın Yatırımcıların Finansal Davranışları ile Yatırım Kararları Arasındaki İlişkide Finansal Okuryazarlığın Düzenleyici Rolü

Endonezya sermaye piyasalarında kadın yatırımcı katılımının son yıllarda hızla artmasına rağmen, bu yatırımcı grubunun aynı zamanda yasa dışı yatırım faaliyetleri ve dolandırıcılık vakalarında en çok mağduriyet yaşayan kesimi oluşturması literatürde ciddi bir sorunsal olarak ele alınmaktadır. Mevcut akademik tartışmalar, yatırımcıların karar alma süreçlerini etkileyen rasyonel olmayan psikolojik faktörlerin ve davranışsal sapmaların derinlemesine analiz edilmesini gerektirmektedir. Bu makale, kadın yatırımcıların finansal kararlarında deneyimlenen pişmanlık, sürü psikolojisi ve risk toleransının etkilerini incelerken, finansal okuryazarlığın bu etkileri nasıl dönüştürdüğünü sörgülayarak alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı hedeflemektedir.

Finansal OkuryazarlıkDeneyimlenen PişmanlıkSürü PsikolojisiRisk ToleransıYatırım Kararları

Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri

Küresel, Bölgesel ve Ulusal İnme Yükü ve Risk Faktörleri, 1990-2021: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Bir Analiz

Küresel halk sağlığı ve nöroloji literatüründe inme, ölüm ve kalıcı sakatlığın önde gelen nedenlerinden biridir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yüksek gelirli ülkelerde elde edilen inme mortalitesindeki gerilemenin son yıllarda duraklaması ve genç nüfustaki insidans artışı önemli bir tartışma konusudur. Mevcut literatür, metabolik risk faktörlerinin yanı sıra çevresel ve iklimsel faktörlerin inme yükü üzerindeki değişen etkilerini ve sosyo-demografik gelişmişlik düzeylerine göre ortaya çıkan küresel eşitsizlikleri bütüncül biçimde açıklamayı hedeflemektedir.

inmeiskemik inmeintraserebral kanamasubaraknoid kanamarisk faktörleri

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Dijital Dönüşüm ve Firma Dirençliliği: Güçlendirici mi yoksa Yük mü?

Sürekli değişen küresel ekonomik koşullar, krizler ve belirsizlikler karşısında işletmelerin hayatta kalabilmesi ve sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi için firma dirençliliği kritik bir kavram haline gelmiştir. Dijital ekonominin hızla geliştiği günümüzde, dijital dönüşüm işletmeler için temel bir stratejik tercih olarak öne çıksa da yazında 'dijital paradoks' olarak bilinen durum nedeniyle büyük ölçekli dijital yatırımların kısa vadeli kârlılığa her zaman yansımadığı görülmektedir. Bu çalışma, dijital dönüşümün kurumsal yapılarda yarattığı köklü değişimin firma dirençliliğini artıran bir unsur mu yoksa ek bir yük mü olduğunu ampirik verilerle inceleyerek literatürdeki belirsizlikleri gidermeyi hedeflemektedir.

Dijital dönüşümFirma dirençliliğiGüçlendirme kuramıVekalet maliyetleriBilgi şeffaflığı

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Biyoçeşitlilik Değişimi, İklim Değişikliği ve İnsan Refahı Arasındaki İlişkiye Yeraltı Perspektifinden Bir Bakış

Toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim ve toplum arasındaki karmaşık etkileşimin merkezinde yer alan hayati bir bileşendir. Geleneksel çevresel çalışmalar yerüstü ekosistemlerine odaklanırken, toprak altındaki biyoçeşitliliğin iklim düzenlemesi ve insan refahı üzerindeki kritik etkileri literatürde yeni ve bütünleşik bir tartışma odağı haline gelmiştir. Bu yayın, toprak biyoçeşitliliğinin kaybı ile iklim değişikliği arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve bu krizlerin toplum üzerindeki yansımalarını disiplinler arası bir perspektifle analiz ederek mevcut literatürdeki boşlukları doldurmayı hedeflemektedir.

biyoçeşitlilik değişimiiklim değişikliğiinsan refahıtoprak biyoçeşitliliği

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Yapay Zekâ Tarafından Oluşturulan E-posta Pazarlama İçeriğinin E-posta Teslim Edilebilirliği ve İstenmeyen Posta Klasörüne Düşme Üzerindeki Etkisinin Analizi

Yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin pazarlama, müşteri ilişkileri yönetimi ve içerik oluşturma gibi alanlarda giderek artan etkisiyle birlikte, e-posta iletişiminde kişiselleştirilmiş içerik sunma potansiyeli büyük bir önem kazanmıştır. Ancak, yapay zekâ tarafından üretilen e-posta içeriklerinin, özellikle istenmeyen posta klasörüne düşme endişesi, pazarlamacılar için kritik bir sorun teşkil etmektedir. Bu bağlamda, bu çalışma yapay zekâ destekli e-posta içeriklerinin teslim edilebilirliği üzerindeki gerçek etkisini deneysel bir ortamda inceleyerek mevcut literatürdeki boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Bu, hem işletmelerin pazarlama stratejilerini optimize etmeleri hem de yapay zekâ kullanımının kabul edilebilirliği açısından önemli çıkarımlar sunar.

Yapay zekâ üretimli e-posta içeriğiE-posta teslim edilebilirliğiE-posta sağlayıcısıGelen kutusuİstenmeyen posta

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Farklı Farkındalık Meditasyonu Stillerinin Kaynak Düzeyindeki MEG Mikrodurum Dinamikleri ve Karmaşıklığı Üzerindeki Modülasyonu

Zihin eğitimi süreçlerinin nörofizyolojik temelleri, genellikle statik aktivasyon modelleri üzerinden incelense de beyin dinamiklerinin hızlı değişimleri (mikrodurumlar) bilişsel süreçlerin anlaşılmasında kritik öneme sahiptir. Odaklanmış dikkat (FAM) ve açık izleme (OMM) meditasyon stillerinin beynin dinamik geçiş karmaşıklığı ve kritiklik noktası üzerindeki etkileri, zihin ile nöral korelasyonlar arasındaki boşluğu doldurmayı hedefleyen güncel bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, yüksek zamansal çözünürlüklü MEG verilerini kullanarak meditasyon stillerinin beyin kritikliği üzerindeki spesifik modülasyonlarını sörgülamaktadır.

mikrodurum analizibeyin kritikliğikarmaşıklıkfarkındalık meditasyonuaçık izleme meditasyonu

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Sosyal Ağlar Aracılığıyla Bilgi Edinimi: Doğruluk, Hata ve Kutuplaşma Üzerine Ajan Tabanlı Simülasyon Analizi

Sosyal epistemoloji ve bilişsel bilimler alanında, insanların dünya hakkındaki inançlarının büyük bir kısmını doğrudan gözlem yerine başkalarının tanıklığına dayandırarak oluşturduğu bilinmektedir. Ancak bilgi aktarımında bulunan kaynakların güvenilirliğini ve bilgilerin doğruluğunu değerlendirmek önemli bir metodolojik ve epistemolojik sorun teşkil etmektedir. Dijital iletişim ağlarının ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte toplumsal ölçekte fikir ayrılıklarının, yankı odalarının ve inanç kutuplaşmasının artması bu tartışmayı yeniden alevlendirmiştir. Bu çalışma, kaynak güvenilirliğini kestirme stratejileri ile iletişim ağlarının yapısının inanç doğruluğu ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki etkilerini simülasyonel olarak modelleyerek literatürdeki causal mekanizma eksikliğini gidermeyi hedeflemektedir.

BilgiTanıklıkSosyal ağlarKutuplaşmaDoğruluk

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Post-Seküler Çağda Parti Değişimi: Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi Örneği

Modern Türk siyasetinde laiklik anlayışının dönüşümü, siyasal partilerin seçim hedefleri ve toplumsal kutuplaşma dinamikleri çerçevesinde şekillenen geniş bir akademik tartışmanın merkezinde yer almaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tarihsel olarak katı veya katı-dışlayıcı bir sekülarizm çizgisiyle özdeşleştirilmiş olmasına rağmen, son on yılda Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde daha özgürlükçü ve kapsayıcı bir laiklik söylemine yönelmiştir. Literatürde bu ideolojik ve stratejik dönüşümün arka planındaki içsel liderlik değişimleri, post-sekülarizmin küresel hegemonyası ve başkanlık sistemine geçiş gibi sistemik etkenlerin etkileşimi kapsayıcı bir kuramsal modelle henüz yeterince çözümlenmemiştir.

Cumhuriyet Halk PartisiLaiklikPost-Seküler ToplumParti Değişimi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Türkiye 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Adli Analizi Uzak Bölgelerde Aşırı Oy Kaymalarını Ortaya Koymaktadır

Demokratik seçimlerin dürüstlüğü ve şeffaflığı, siyasal rejimlerin meşruiyetinin temel şartlarından biridir. Otoriterleşme eğilimlerinin yaşandığı ve kamu kaynakları ile medya erişiminde belirgin dengesizliklerin bulunduğu ortamlarda seçim güvenliği tartışmaları öne çıkmaktadır. Seçim adli analizi (election forensics), oy dağılımı ve katılım oranlarındaki istatistiksel düzensizlikleri tespit ederek olası hile ve müdahaleleri nicel modellerle saptamayı hedefler. Bu çalışma, Türkiye'de 2017 anayasa referandumu ve 2018 seçimlerinde gözlemlenen istatistiksel sapmaların 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde devam edip etmediğini ve uzak kırsal bölgelerdeki oy kaymalarının boyutunu sörgülamaktadır.

seçim adli analizisandık basmaseçmen baskısı2023 Türkiye seçimlerioy kaymaları

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bilimsel Denetim Odaklı Geleneksel Çin Tıbbı Kalite Değerlendirme Yöntemleri: Son Araştırma Gelişmeleri ve Gelecek Beklentileri

Geleneksel Çin Tıbbı (GÇT) preparatlarının karmaşık kimyasal yapıları ve hammadde kaynaklarındaki kararsızlıklar, modern ilaç denetim standartlarında ciddi bir zorluk teşkil etmektedir. Klasik tek bileşenli analizler, bu çok hedefli tıp sisteminin klinik etkinliğini doğrulamada yetersiz kalmaktadır. İlaç düzenleme bilimi, geleneksel tıp teorileriyle uyumlu, klinik güvenliği ve etkinliği bir arada değerlendirebilen bütünsel kalite değerlendirme sistemlerinin kurulmasını ve bilimsel denetim mekanizmalarıyla entegrasyonunu tartışmaktadır.

Çin tıbbıBilimsel düzenlemeKalite değerlendirme yöntemleri

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Gücünü Doğallaştırmasından Alan Bir Yapı: Sağlığın Yerleşimci Sömürgeci Belirleyicilerinin Kavramsal Çerçevesi

Halk sağlığı ve tıp literatüründe yerli halkların yaşadığı kronik sağlık eşitsizlikleri genellikle gözlemlenmekte, ancak bu eşitsizliklerin kök nedenleri tam olarak açıklanamamaktadır. Çoğu zaman sağlık farkları biyolojik indirgemecilik, ırksal esasçılık veya bireysel davranışsal faktörlerle gerekçelendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışma, toplumsal sağlık belirleyicilerinin ve yapısal ırkçılığın ötesine geçerek, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığı belirleyen temel ve özgün bir toplumsal yapı olduğunu iddia etmekte ve bu kavramsal boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

yerleşimci sömürgecilik ve yerli mülksüzleştirmesiyerli sağlığısağlıkta hakkaniyetyapısal ırkçılıkortadan kaldırma mantığı

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Avrupa Pulsar Zamanlama Dizisinin İkinci Veri Salınımı III. Kütle Çekim Dalgası Sinyallerinin Arannması

Nanohertz frekans aralığındaki kütle çekim dalgalarının tespiti, evrenin evrimi ve süper kütleli karadelik çiftlerinin birleşme dinamiklerini anlamak açısından astrofizik ve kozmolojinin en kritik araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır. Karasal girişimölçerlerin erişemediği son derece düşük frekans bölgeleri, milisaniye pulsarlarının dönme kararlılığından yararlanan pulsar zamanlama dizileri (PTA) aracılığıyla incelenmektedir. Avrupa Pulsar Zamanlama Dizisi (EPTA), onlarca yıllık hassas zamanlama verilerini bir araya getirerek izotropik stokastik kütle çekim dalgası arka planının (GWB) varlığını belirlemeyi ve bu sinyali uzaysal çapraz korelasyon örüntüleri (Hellings-Downs eğrisi) üzerinden doğrulamayı hedeflemektedir.

kütle çekim dalgalarıyöntemler: veri analizipulsarlar: genel

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

1990-2021 Yılları Arasında Küresel, Bölgesel ve Ulusal Diyabet Yükü ve 2050 Yılı Yaygınlık Öngörüleri: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Analiz

Diyabet, dünya genelinde yaş, cinsiyet veya coğrafi konum fark etmeksizin milyonlarca insanı etkileyen, sağlık sistemleri ve toplumlar üzerinde ağır sosyoekonomik yükler oluşturan kronik bir halk sağlığı sorunudur. Uluslararası çalışmalar diyabet yaygınlığının hızla arttığını gösterse de, yaşa, cinsiyete, tip spesifik ayrışmaya ve risk faktörlerine dayalı küresel ve bölgesel düzeyde kapsamlı verilerin eksikliği, etkin önleme ve tedavi politikalarının geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2021 çerçevesini kullanarak diyabet yükünü ve risk faktörlerini 204 ülke düzeyinde analiz etmekte ve 2050 yılına kadar olan yaygınlık eğilimlerini modelleyerek literatürdeki büyük veri açığını kapatmayı hedeflemektedir.

diyabetKüresel Hastalık Yüküyaygınlıktip 2 diyabetrisk faktörleri

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Influencer Pazarlamasının Z Kuşağının Karar Alma Sürecine Etkisi

Dijitalleşme süreciyle birlikte geleneksel pazarlama araçlarına duyulan güvensizlik artmış, şirketler tüketiciye ulaşmak için yeni iletişim stratejilerine yönelmiştir. Sosyal ağların yaygınlaşması, özellikle dijital dünyaya doğmuş olan Z kuşağını pazarlamacıların ana hedef kitlesi haline getirmiştir. Bu bağlamda influencer pazarlaması, tüketicilerin karar alma süreçlerini etkileyen en hızlı büyüyen araçlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, influencer'ların bu kuşak üzerindeki etkisinin ampirik olarak incelenmesi ve özellikle Slovakya koşullarında akademik bir temele oturtulması gerekliliği alandaki temel tartışma alanını oluşturmaktadır.

EtkileyiciInfluencer pazarlamasıKarar alma süreciTüketicilerZ Kuşağı

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Airbus A32x ile Boeing 737 Güvenlik Olaylarının Karşılaştırmalı Analizi

Havacılık endüstrisinde güvenlik, havayolu şirketlerinin operasyonel sürdürülebilirliği ve yölçu algısı açısından en kritik önceliktir. Tarihsel süreçte Boeing ve Airbus gibi iki dev üretici arasındaki rekabet, uçakların güvenilirlik algısı üzerinden şekillenmiştir. Boeing'in geleneksel olarak daha güvenli kabul edilmesine karşılık, son yıllarda yaşanan Boeing 737 Max kazaları bu algıyı sarsmış ve her iki üreticinin dar gövdeli, tek koridorlu temel uçak ailelerinin (B737 ve A32x) güvenlik geçmişlerinin nesnel verilerle karşılaştırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu çalışma, iki ana üreticinin güvenlik olaylarını istatistiksel bir çerçevede inceleyerek havacılık emniyeti literatüründeki süregelen tartışmalara nicel bir açıklık getirmeyi hedeflemektedir.

Havacılık kazalarıHavacılık emniyetiHava taşıtıHava taşımacılığıRisk analizi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Gelişmekte Olan Hisse Senedi Piyasalarında Yatırımcı Eğiliminin Mevcut ve Gelecekteki Getiriler Üzerindeki Tahmin Edici Etkisi

Geleneksel finans teorileri yatırımcıların rasyonel hareket ettiğini ve piyasalarda bilginin eşit dağıldığını varsayarken, davranışsal finans yaklaşımı yatırımcı psikolojisinin ve duygu durumlarının varlık fiyatlaması üzerindeki belirleyici etkisini öne sürmektedir. Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında yatırımcı eğiliminin (investor sentiment) hisse senedi getirilerini doğrusal ve doğrusal olmayan modeller çerçevesinde ne ölçüde tahmin edebildiği literatürde tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, söz konusu piyasalarda yatırımcı eğiliminin anlık ve farklı zaman ufuklarındaki getiriler üzerindeki tahmin gücünü ampirik olarak inceleyerek literatürdeki doğrusal olmayan ilişki tartışmalarına katkı sunmayı hedeflemektedir.

yatırımcı eğilimigelişmekte olan hisse senedi piyasalarıtahmin edici regresyon analizitemel bileşenler analizi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Yetenek Yönetimi, Hizmetkâr Liderlik, Örgütsel Kültür ve Örgütsel Bağlılığın İnsan Kaynakları Performansına Etkisi: Suzuya Rantauprapat Alışveriş Merkezi Üzerine Bir Araştırma

Modern işletmecilik literatüründe insan kaynakları performansının artırılması, kurumların rekabet avantajı elde etmesi ve pazar payını koruması açısından kritik bir çalışma alanı oluşturmaktadır. Küresel pazarda yaşanan yoğun rekabet ve yetenek savaşları, işletmelerin yalnızca niceliksel büyüme hedeflerine odaklanmasını yetersiz kılmakta; nitelikli iş gücünün kazanılması, elde tutulması ve geliştirilmesi süreçlerini merkezine alan yönetsel yaklaşımların teorik ve pratik zeminini tartışmaya açmaktadır. Bu bağlamda, çalışanların örgütsel hedeflerle bütünleşmesini sağlayan yetenek yönetimi, hizmetkâr liderlik felsefesi, paylaşılan değerleri tanımlayan örgütsel kültür ve içsel motivasyonun temelini oluşturan örgütsel bağlılık kavramları, insan kaynakları performansının belirleyicileri olarak incelenmektedir.

Yetenek YönetimiHizmetkâr LiderlikÖrgütsel KültürÖrgütsel BağlılıkÇalışan Performansı

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

VOSviewer ve CitNetExplorer Kullanılarak Eğitimde Yapay Zeka Etiğinin Nitel ve Nicel Analizleri

Eğitimde yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, esnek ve kişiselleştirilmiş öğrenme olanakları sunarken pedagojik ve etik açıdan ciddi tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Yapay zeka sistemlerinin adaptif değerlendirme ve izleme süreçlerine entegrasyonu artarken, bu teknolojilerin getirdiği riskler ve etik ilkelerin eksikliği literatürde önemli bir bilgi boşluğu oluşturmaktadır. İnsan merkezli eğitim anlayışı ile teknolojik ilerleme arasında denge kurulması gerekliliği, yapay zeka etiğinin hem nitel hem de nicel boyutlarıyla bütüncül bir biçimde çözümlenmesini zorunlu kılmaktadır. Çalışma, bu alandaki küresel yayın eğilimlerini ve temel etik prensipleri haritalandırarak bahsedilen akademik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

yapay zekaetikbibliyometrik analizVOSviewerCitNetExplorer

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

Pakistan'ın Su Kaynakları Yönetimi: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Su Güvenliğinin Sağlanması

Pakistan, 225 milyonluk devasa nüfusu ve sınırlı su depolama kapasitesi nedeniyle kritik bir su kıtlığı eşiğindedir. Ülkede kişi başına düşen su miktarı 1951'den bu yana dramatik şekilde azalırken, mevcut su yönetişimi ve altyapı yetersizlikleri bu durumu bir ulusal güvenlik tehdidine dönüştürmüştür. Bu çalışma, Indus Havzası Sulama Sistemi'nin (IBIS) mevcut kısıtlarını, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini ve su kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda nasıl yeniden yapılandırılabileceğini analiz etmektedir.

su kıtlığısu yönetimisürdürülebilir kalkınmainsani güvenlikulusal güvenlik

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Uzamış COVID: Temel Bulgular, Patofizyolojik Mekanizmalar ve Gelecek Çalışmalar İçin Klinik Araştırma Önerileri

SARS-CoV-2 enfeksiyonu sonrasında gelişen ve multisistemik tutulum gösteren Uzamış COVID (Long COVID), küresel ölçekte milyonlarca bireyi etkileyen karmaşık bir tablo olarak tıbbi literatürün merkezine yerleşmiştir. Akut enfeksiyonu hafif atlatan bireylerde dahi ortaya çıkabilen bu durum; immün disfonksiyon, otoimmünite, viral reaktivasyon, mikrovasküler pıhtılaşma ve nöroinflamasyon gibi çoklu biyolojik mekanizmalarla ilişkilendirilmektedir. Alan araştırmalarında temel tartışma, semptomların arkasındaki etiyolojik süreçlerin tam olarak aydınlatılamaması ve standart tanı-tedavi protokollerinin henüz yetersiz kalmasıdır. Bu makale, mevcut ampirik ve teorik literatürü derleyerek hastalığın patofizyolojik temellerini bütüncül bir yaklaşımla açıklamayı hedeflemektedir.

Uzamış COVIDSARS-CoV-2akut sonrası sekellerME/KYSdisotonomi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Jeopolitik Risklerin Makroekonomik Göstergeler Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, savaşlar, terör eylemleri ve siyasi belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik istikrarı üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar yaratmaktadır. Özellikle coğrafi konumu itibarıyla bölgesel çatışma odaklarına yakın olan Türkiye gibi yükselen piyasa ekonomilerinde, jeopolitik risklerin enflasyon, döviz kuru ve sanayi üretimi gibi temel göstergeler üzerindeki dinamik etkilerini zaman ve frekans boyutunda çözümlemek iktisat literatüründe kritik bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, küresel jeopolitik risk şoklarının Türkiye'nin temel makroekonomik değişkenleri üzerindeki kısa, orta ve uzun vadeli nedensellik ilişkilerini ampirik olarak test ederek alandaki literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Jeopolitik riskEnflasyonDöviz kuru

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Malezya'da Ekoturizm Gelişiminin Sosyo-Ekonomik Etkilerine Yönelik Bir Yapısal Eşitlik Modeli (YEM)

Ekoturizm, gelişmekte olan ülkelerde hem doğal çevrenin korunmasını hem de kırsal toplulukların sosyo-ekonomik refahının artırılmasını hedefleyen sürdürülebilir bir kalkınma aracı olarak ele alınmaktadır. Yoksulluğun azaltılması, yerel istihdamın desteklenmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi faydaların yanı sıra, plansız ekoturizm faaliyetlerinin doğal kaynak tahribatı ve kültürel/dini değerlerde bozulma gibi olumsuz çıktılara yol açabildiği tartışılmaktadır. Malezya'nın Terengganu eyaleti özelinde yürütülen bu çalışma, yerel halkın ekoturizm algısını nicel yöntemlerle ölçerek olumlu ve olumsuz sosyo-ekonomik etki boyutlarını Yapısal Eşitlik Modeli çerçevesinde çözümlemeyi amaçlamaktadır.

Ekoturizm gelişimiSosyo-ekonomik etkilerYerel topluluklarYapısal Eşitlik ModeliTerengganu

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Vay Canına! Çok Havalı: Marka Havalılığının Marka Aşkı ve Marka Bağlılığı Aracılığıyla Müşteri Psikolojik Refahı Üzerindeki Etkisi

Geleneksel pazarlama literatürü uzun süre boyunca müşteri memnuniyetini nihai hedef olarak görmüştür. Ancak küreselleşme, artan rekabet ve değişen tüketici beklentileri memnuniyetin marka sadakati sağlamada tek başına yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda günümüz pazarlama alanı, müşteri ilişkilerini derinleştirmek amacıyla tüketici bağlılığı ve psikolojik refah gibi kavramlara odaklanmaktadır. Özellikle teknoloji ürünlerinin standartlaşmasıyla birlikte markaların kendilerini farklılaştırma ihtiyacı doğmuş ve marka havalılığı bu farklılaşmanın temel bir unsuru haline gelmiştir. Bu makale, marka havalılığının tüketicilerin psikolojik iyi oluş hallerini ve duydukları memnuniyeti nasıl etkilediği sorusuna yanıt aramaktadır.

marka havalılığımarka aşkımarka bağlılığıtüketici refahımüşteri memnuniyeti

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü

COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.

COVID-19 pandemisiçalışan esenliğivaroluşsal pozitif psikolojianlamlı zihniyetrefleksivite

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

ELF5, Luminal Meme Kanserinde Östrojen Duyarlılığını Baskılar ve Antiestrojen Direncinin Kazanılmasının Temelini Oluşturur

Meme kanserinin moleküler alt tipleri, her hastanın prognozu ve tedavi seçenekleri için kritik öneme sahip olan gen ekspresyonu örüntüleri ile ayırt edilir. Bu alt tipleri belirleyen moleküler mekanizmaların derinlemesine anlaşılması, yeni öngörücü ve prognostik belirteçlerin geliştirilmesi, yenilikçi tedavilerin oluşturulması ve mevcut tedavilere karşı gelişen direncin üstesinden gelinmesi açısından hayati bir araştırma alanıdır. Östrojen reseptörü (ER)-pozitif lüminal alt tipler, ER ve FOXA1 transkripsiyonel faktörlerinin birleşik etkisiyle yönlendirilen gen ekspresyonu örüntüleriyle karakterize edilir. Bu bağlamda, E-twenty-six (ETS) transkripsiyon faktörü ELF5'in, özellikle gebelik ve laktasyon sırasında meme gelişiminde önemli bir rol oynadığı ve ER ile karşılıklı dışlayıcı bir şekilde ifade edildiği bilinmektedir. Bu çalışma, ELF5'in meme kanseri alt tipinin belirlenmesindeki ve östrojen duyarlılığının baskılanmasındaki rolünü, dolayısıyla antiestrojen direncine katkısını inceleyerek bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı hedeflemektedir.

ELF5östrojen reseptörüERFOXA1antiestrojen direnci