Akademik arama
Arama sonuçları
“Hedef” için 77 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Robotik ve Kodlama Eğitiminin Kız Öğrencilerin STEM Motivasyonu, Tutumu ve Kariyer Hedefleri Üzerindeki Etkisi
STEM eğitimi, 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi, ekonomik büyümeyi desteklemeyi ve STEM alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Ancak, geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve kültürel stereotipler nedeniyle kız öğrencilerin bu alanlardaki kimlik gelişimleri ve kariyer tercihleri sınırlı kalmaktadır. Özellikle sözel ve dini ağırlıklı müfredata sahip, teknolojiye erişimi kısıtlı kız okullarında bu engeller daha belirgindir. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurmak amacıyla sözel-dini odaklı bir kız lisesindeki teknoloji müdahalesinin etkilerini ampirik olarak sörgülamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Tümör Avcısı - CAR-T Hücre Tedavisi Füzesi Nereye Yönelecek?
Kimerik antijen reseptörü (CAR) T-hücre tedavisi, hematolojik malignitelerde çığır açan klinik başarılar elde etmiş olsa da katı tümörlerin (solid tümörler) tedavisinde antijen heterojenliği, baskılayıcı tümör mikroçevresi ve on-target off-tumor toksisitesi gibi önemli engellerle karşılaşmaktadır. Alandaki temel bilimsel tartışma, hem terapötik etkinliği maksimize edecek hem de sağlıklı dokulara zarar vermeyecek en kararlı ve özgül tümör antijen hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedeflere yönelik direnç mekanizmalarının aşılması etrafında şekillenmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Seçim Coğrafyasına Yeni Bir Yaklaşım Olarak Sosyal Medya Veri Madenciliği
Web 2.0'ın yükselişiyle birlikte, sosyal medya platformları kullanıcıların mekânsal-zamansal bilgiler içeren içerikler üretmesine olanak tanımıştır. Bu durum, seçim coğrafyası alanında seçmen davranışı ve oy verme tercihleri hakkında değerli ipuçları sağlayabilen büyük bir veri potansiyeli yaratmıştır. Geleneksel seçim çalışmaları çoğunlukla oy sonuçlarına dayanırken, sosyal medya verileri oyların ardındaki mekânsal ve bağlamsal nedenleri anlamada yeni bir boyut sunmaktadır. Mevcut literatürde sosyal medya verilerini kullanan seçim odaklı çalışmalar bulunmasına rağmen, bu çalışmalar oy verme tercihlerinin ardındaki nedenleri mekânsal olarak anlamaktan uzak kalmıştır. Bu çalışma, bu boşluğu doldurarak, özellikle mekânsal ve bağlamsal etkilerin seçmen davranışları üzerindeki rolünü sosyal medya verileri üzerinden derinlemesine incelemeyi hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Alzheimer Hastalığında ApoE: Patofizyoloji ve Terapötik Stratejiler
Alzheimer hastalığı (AD), dünya genelinde demansın en yaygın nedeni olup, mevcut tedavi yaklaşımlarının yalnızca semptomatik rahatlama sağlaması ve hastalığın ilerlemesini durdurmada yetersiz kalması nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Uzayan yaşam süreleriyle birlikte görülme sıklığı hızla artan bu kompleks nörodejeneratif bozuklukta, etkili ve hastalığın seyrini değiştirecek tedavilere acil ihtiyaç duyulmaktadır. Genetik risk faktörleri arasında, apolipoprotein E (APOE) geni, AD vakalarının yarısından fazlasını etkileyen en güçlü genetik belirteç olarak kabul edilmektedir. Özellikle APOE4 alleli hastalığın riskini önemli ölçüde artırırken, APOE2 alleli koruyucu bir etki sunmaktadır. Bu durum, ApoE'nin biyolojik fonksiyonlarının ve patobiyolojik yollarının, Alzheimer hastalığının gelişimi ve ilerlemesindeki merkezi rolünü anlamak için kritik bir alan olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, ApoE'nin hücresel düzeydeki etkileşimleri, moleküler mekanizmaları ve farklı izoformlarının işlevsel farklılıkları, hastalığın anlaşılması ve yeni terapötik hedeflerin belirlenmesi açısından yoğun araştırma konularıdır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Uluslararası Düşük Karbonlu Ekonomi Gelişimi Değerlendirme Endeks Sisteminin Kurulması ve Ampirik Bir Çalışma
Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ülkelerin karbon nötr hedeflerini açıklaması, uluslararası alanda yeşil ve düşük karbonlu ekonomi rekabetini hızlandırmıştır. Ancak, ülkelerin bu alandaki rekabet güçlerini makro düzeyde karşılaştırmalı olarak ölçen standart bir değerlendirme endeksinin eksikliği büyük bir boşluk yaratmaktadır. Mevcut literatür daha çok sektörel ve kentsel çalışmalara odaklanırken, ulusal düzeydeki yapısal dinamikleri ve ülkeler arası performans farklarını bütüncül şekilde ortaya koyamamaktadır. Çalışma, ülkelerin düşük karbonlu gelişim düzeylerini belirleyen temel faktörleri ulusal ölçekte karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Akut Arbovirüs Enfeksiyonu Modeli Olarak Mavi Dil Hastalığında Şiddet Belirleyicilerinin Makine Öğrenmesi ile Çözümlenmesi
Arbovirüs enfeksiyonları küresel ölçekte ciddi sağlık ve ekonomik kayıplara yol açan, klinik yansımaları hafif ateşli tablolardan ağır sistemik bozukluklara kadar geniş bir yelpazede değişen patojenik süreçlerdir. Arboviral hastalıklarda klinik seyrin neden bazı bireylerde hafif, bazılarında ise şiddetli seyrettiğini belirleyen konak-virüs etkileşim mekanizmalarının tam olarak çözülememesi, erken tanısal biyobelirteçlerin ve hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesini sınırlandırmaktadır. Bu çalışma, koyunlarda doğal arbovirüs modeli olan mavi dil virüsü enfeksiyonunu kullanarak patojenezdeki temel belirleyicileri makine öğrenmesiyle çözümlemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Barselona Beyin Sağlığı Girişimi: Beyin Sağlığının Belirleyicilerini Tanımlamaya ve Geliştirmeye Yönelik Kohort Çalışması Protokolü
Dünya genelinde yaşam beklentisinin artmasıyla birlikte yaşlanan nüfusta nörolojik ve nöropsikiyatrik hastalıkların görülme sıklığı hızla yükselmektedir. Ancak yaşam süresindeki uzama, sağlıklı yaşam süresinin uzamasıyla her zaman paralellik göstermemektedir. Güncel literatürde, beyin sağlığının korunması ve nörodejenerasyonun önlenmesinde yaşam tarzı faktörlerinin (beslenme, egzersiz, uyku, zihinsel ve sosyal aktivite, yaşam amacı) biyolojik belirteçlerle nasıl etkileştiği tartışılmaktadır. Barselona Beyin Sağlığı Girişimi, bu etkileşimleri boylamsal ve çok boyutlu bir yaklaşımla inceleyerek kişiselleştirilmiş koruyucu müdahalelere zemin hazırlamayı hedefleyen kapsamlı bir kohort çalışması olarak alandaki kritik bir boşluğu doldurmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Çin'in Eyalet Düzeyindeki Bölgelerinde Küresel Değer Zinciri Eklemlenmesi, Dijital Ekonomi ve Yeşil Yenilikçilik Üzerine Ampirik Bir İnceleme
Geleneksel küreselleşme sürecinde Çin'in küresel değer zincirlerine entegrasyonu hızlı bir ekonomik büyümeyi beraberinde getirmiş, ancak bu büyüme yüksek doğal kaynak tüketimi ve çevresel bozulma pahasına gerçekleşmiştir. Son yıllarda ülke genelinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabilmesi için yeşil yenilikçilik politikaları öncelik kazanmıştır. Aynı zamanda dijital ekonominin hızla gelişmesi, verimlilik artışı ve bilgi yayılımı sağlayarak ekonomik yapıyı dönüştürmektedir. Ancak küresel değer zinciri eklemlenmesi ve dijital ekonominin yeşil yenilikçilik üzerindeki eş zamanlı etkileri ile mekanik ilişkileri bölgesel düzeyde henüz bütüncül biçimde açıklığa kavuşturulmamıştır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
SEÇİLMİŞ MAKROEKONOMİK GÖSTERGELERİN KAYIT DIŞI EKONOMİ ÜZERİNE ETKİSİ: BALKAN ÜLKELERİ VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ
Dünya genelinde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin temel makroekonomik hedefleri büyüme, kalkınma ve refah düzeyini artırmaktır. Ancak ulusal geliri artırma sürecinde ekonomide ortaya çıkan kayıt dışılık, vergi kayıplarına, kamu politikalarının etkinliğinin azalmasına ve temel makroekonomik dengesizliklere yol açan kritik bir problem olarak öne çıkmaktadır. Literatürde kayıt dışı ekonomi üzerine çeşitli ampirik çalışmalar bulunmakla birlikte, özellikle Balkan ülkeleri ve Türkiye ölçeğinde güncel panel veri yöntemleriyle makroekonomik göstergelerin toplu etkisini inceleyen araştırmaların yetersizliği göze çarpmaktadır. Bu çalışma, söz konusu coğrafi bölgedeki makroekonomik değişkenlerin kayıt dışı ekonomi üzerindeki ampirik etkilerini çok yönlü bir modelle çözümleyerek literatürdeki bu eksikliği gidermeyi hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Bodur ve Bodur Olmayan Ergenlerin Pubertal, Psikososyal ve Bilişsel Gelişim Yörüngelerinin Anlaşılması: Çok Merkezli Bir Endonezya Kohort Çalışması Protokolü
Çocukluk çağı kronik beslenme yetersizliği neticesinde ortaya çıkan bodurluk, düşük ve orta gelirli ülkelerde çocuk sağlığı ve toplum kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Geleneksel literatür ve halk sağlığı politikaları ağırlıklı olarak yaşamın ilk 1000 günü ve 5 yaş altı döneme odaklanırken, ikinci en hızlı büyüme atağının gerçekleştiği ergenlik dönemi büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Ergenlik döneminde yaşanan pubertal değişimlerin ve beslenme durumunun, çocukluktaki bodurluk etkilerini telafi etme imkânı sunup sunmadığı bilimsel alanda henüz netleşmemiştir. Bu çalışma, Endonezya'daki kentsel ve kırsal alanlarda bodur ve bodur olmayan ergenlerin gelişim yörüngelerini boylamsal olarak inceleyerek alan literatüründeki bu önemli boşluğu kapatmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Elektrikli Araç Tüketici Davranışlarının İncelenmesi: Dijital İnovasyon, Çevresel Kaygı, Algılanan Değer ve Sosyal Etkinin Satın Alma Niyetine Etkisi
Küresel otomotiv sektöründe elektrikli araçlara geçiş, karbon emisyonlarını azaltma ve sürdürülebilir ulaşım hedeflerine ulaşma açısından kritik bir role sahiptir. Pil maliyetlerindeki düşüş ve sıkılaşan emisyon standartları pazar payını artırsa da benimseme oranları sosyoekonomik ve demografik gruplar arasında heterojen bir dağılım göstermektedir. Şarj altyapısı eksikliği, menzil kaygısı ve yüksek başlangıç maliyetleri tüketici kararlarını zorlaştırırken, teknolojik yenilikler ve çevresel bilincin karar süreçlerindeki etkisini anlama gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Mevcut literatürde algılanan değer, dijital inovasyon ve çevresel duyarlılığın sürdürülebilirlik algısı ile satın alma niyeti üzerindeki karmaşık etkileşimi bütüncül bir modere aracılık modeliyle tam olarak açıklanma ihtiyacı taşımaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Stres Kaynaklı Sağlık Etkilerini Azaltarak Afet Dayanıklılığını Artırma Yaklaşımları
Afet yönetimi ve halk sağlığı literatüründe bireysel ve toplumsal dayanıklılık (resilience) kavramı uzun süredir temel bir hedef olarak öne çıkmaktadır. Ancak mevcut afet hazırlık, müdahale ve iyileştirme planları, insan sağlığı üzerindeki en kalıcı ve yıkıcı etkenlerden biri olan akut, kronik ve birikimli stresi doğrudan ele almakta yetersiz kalmaktadır. Afetlerin yol açtığı fiziksel, zihinsel ve sosyal yıkımlar; kardiyovasküler hastalıklardan travma sonrası stres bozukluğuna, madde bağımlılığından aile içi şiddete kadar geniş bir yelpazede sağlık sorunlarını tetiklemektedir. Bu durum, afet odaklı müdahalelerin kavramsal çerçevesini yalnızca fiziksel altyapının onarımıyla sınırlamayıp insan sağlığı ve esenliğini merkeze alan bütüncül bir yaklaşıma dönüştürme gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Üniversite Öğrencilerinin Dans Gelişiminde Doğaçlama Dans Tabanlı Psikolojik Eğitimin Etkisi
Dans sanatı, fiziksel becerilerin ve estetik unsurların ötesinde karmaşık zihinsel ve duygusal süreçleri barındıran bilişsel bir üretim alanıdır. Günümüz sahne sanatları literatüründe koreografların ve dansçıların yaratıcılık süreçlerindeki psikolojik engeller ile bu engellerin aşılmasında kullanılan müdahale yöntemleri önemli bir tartışma konusudur. Mevcut alan yazın genellikle sanatçıların ruh hali ve kişilik tipleri ile yaratıcılık arasındaki ilişkiye odaklanırken, doğaçlama dansın kişisel potansiyeli ve beden psikolojisini nasıl harekete geçirdiği sorusu henüz yeterince ampirik veriyle desteklenmemiştir. Bu çalışma, doğaçlama dans eğitiminin üniversite öğrencilerinin psikolojik yapısı ve yaratıcılık düzeyleri üzerindeki somut etkilerini inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Görsel-işitsel Çeviride Dış Politika Kısaltmalarının Yeniden Bağlamlandırılması: The Diplomat Dizisinin Türkçe Dublajından Elde Edilen Bulgular
Görsel-işitsel çeviri alanında altyazı çevirisine yönelik strateji ve teoriler geniş bir literatür oluşturmasına rağmen, dublaj sürecinde uzmanlık terminolojisinin ve özellikle dış politika kısaltmalarının nasıl aktarıldığına dair belirgin bir araştırma boşluğu bulunmaktadır. Dış politika metinleri bünyesinde barındırdığı kurumsal ve teknik kısaltmalar nedeniyle sosyopolitik bağlamın doğru aktarılmasını zorunlu kılar. Bu çalışma, görsel-işitsel çeviri disiplininde altyazı için geliştirilen kısaltma çeviri stratejilerinin dublaja aktarılabilirliğini inceleyerek hedef kültürdeki sosyopolitik ve kuramsal karşılıkları çözümlere kavuşturmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Güney Calabria (İtalya) Büyük Depremlerinin Bölgesel Jeodinamik Bağlam Açısından İncelenmesi
Güney Calabria, Orta Akdeniz'in en aktif sismotektonik kuşağında yer alması sebebiyle tarihsel ve aletsel dönemde çok sayıda yıkıcı depreme sahne olmuştur. Bölgedeki sığ kabuk depremleri geleneksel olarak normal faylanma mekanizmalarıyla açıklansa da, jeodezik GPS verileriyle ölçülen düşük yatay genleşme gerilimi oranları ile sismik aktivitenin yüksekliği arasındaki uyuşmazlık jeodinamik tartışmaların odak noktasını oluşturmaktadır. Bu çalışma, Afrika-Avrupa levha yakınlaşması ile İyon litosferik diliminin geri yuvarlanması arasındaki karmaşık etkileşimin sığ sismisiteyi ve kabuk deformasyonlarını nasıl yönlendirdiğini açıklamayı hedeflemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Twitch Platformundaki Nefret Baskınları: Canlı Yayın Topluluklarında Gerçek Zamanlı İnsan-Bot Koordineli Saldırıların Anlaşılması
Canlı yayın platformları ve çevrim içi topluluklar, kullanıcı etkileşimini artırmak için eş zamanlı sohbet ve takip mekanizmaları sunarken bu teknolojik imkânlar yeni çevrim içi taciz türlerine de zemin hazırlamaktadır. Özellikle marjinalleştirilmiş yayıncıları hedef alan insan-bot koordineli grup saldırıları (nefret baskınları), platformların denetim mekanizmalarını zorlamakta ve kullanıcıların deneyimlerini olumsuz etkilemektedir. İnsan-bilgisayar etkileşimi ve bilgisayar destekli ortak çalışma (CSCW) alanındaki araştırmalar, genel çevrim içi tacizleri incelemekle birlikte canlı yayın ekosistemlerinin eş zamanlı yapısından kaynaklanan bu ölçeklenebilir ve yoğun saldırı türünü ve topluluk denetimi dinamiklerini derinlemesine açıklamaya ihtiyaç duymaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yeniden Üretilen Devlet Kimliğinin Türk Dış Politikasına Yansımaları: ABD ile Krizler
Uluslararası ilişkiler disiplininde Soğuk Savaş sonrası dönemde devletlerin dış politika davranışlarını ve ittifak ilişkilerini açıklarken sistemik güç dengelerinin yanı sıra kimlik, algı ve söylem gibi sosyal unsurlara verilen önem artmıştır. Tek kutuplu uluslararası sistemde ikincil güç konumundaki devletlerin iç ve dış dinamiklerle yeniden üretilen devlet kimlikleri, sistemin lideri veya süper gücü ile olan dış politika vizyonlarını, tehdit algılarını ve uluslararası hedeflerini farklılaştırabilmektedir. Bu durum, tarihsel olarak müttefik olan ülkeler arasında ciddi krizlerin doğmasına yol açabilmektedir. Ele alınan metin, Türk-Amerikan ilişkilerinde Suriye iç savaşıyla belirginleşen ve günümüze kadar süregelen krizlerin temelinde, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası yeniden üretilen devlet kimliğinin ve buna bağlı farklılaşan tehdit algılarının yattığı sorunsalına odaklanmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Pozitif Düşünme Becerileri ile Mükemmel Performans Algısı Arasındaki İlişkide Mücadele ve Tehdit Algılarının Aracılık Rolü: Futbölçular Üzerine Bir İnceleme
Spor psikolojisi literatüründe sporcuların yüksek performans hedeflerine ulaşmasında mükemmeliyetçilik, pozitif düşünme becerileri ve stresli müsabaka ortamlarına verilen psikofizyolojik tepkiler kritik bir yer tutmaktadır. Rekabetçi spor ortamlarında sporcuların kaygı ve baskı altında performansı nasıl algıladıkları, Jones tarafından geliştirilen Sporda Mücadele ve Tehdit Teorisi çerçevesinde incelenmektedir. Yarı profesyonel düzeydeki futbölçuların zihinsel süreçleri ile saha içi performans değerlendirmeleri arasındaki etkileşim, bu alandaki güncel tartışmaların merkezindedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Astrobiyolojide Yaşanabilir Ortamların Keşfi, Haritalanması ve Veri Yönetimi Entegrasyonu
Astrobiyoloji ve gezegen bilimlerinde yürütülen çalışmalarda, Dünya dışı yaşam izlerinin tespiti ve geçmiş ya da günümüzdeki yaşanabilir ortamların saptanması temel bir hedef oluşturmaktadır. Bununla birlikte, uydu gözlemlerinden elde edilen makro ölçekli mineralojik veriler ile mikro ölçekli mikrobiyal biyolojik gözlemler arasında belirgin bir ölçek uyumsuzluğu bulunmaktadır. Bu ölçek uyuşmazlığı, farklı veri türlerinin nicel olarak ilişkilendirilmesini zorlaştırmakta ve gezegen keşiflerinde hedef odaklı tahminlerin yapılmasını sınırlamaktadır. Yazar grubu, otijenik minerallerin biyoimza koruma potansiyelini öne çıkararak siber altyapı, bilgisayarlı görü ve coğrafi bilgi sistemlerini entegre eden bütüncül bir Astrobiyoloji Bilgi Sistemi yaklaşımının bu ölçek sorununu nasıl çözeceğini tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Yükselen E-7 Ülkelerinde Yenilenebilir Enerji, İnsani Gelişme ve Teknolojik İnovasyonun Çevresel Kuznets Eğrisi Hipotezi Bağlamında Yeniden Değerlendirilmesi
Küresel iklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadelede, özellikle yüksek büyüme oranlarına ve yoğun enerji tüketimine sahip yükselen ekonomilerin (E-7 ülkeleri: Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Meksika ve Türkiye) karbondioksit emisyonu dinamiklerinin anlaşılması kritik bir öneme sahiptir. Ekonomik büyüme ile çevresel bozulma arasındaki ilişkiyi açıklayan geleneksel Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) hipotezi, günümüzün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusumente yenilenebilir enerji kullanımı, insani gelişmişlik düzeyi ve çevre teknolojilerindeki patentler gibi modern moderatör değişkenlerle birlikte yeniden formüle edilmektedir. Alan yazındaki temel tartışma, bu ülkelerin ekonomik büyümeyi sürdürürken aynı zamanda çevresel kaliteden ödün vermeyecekleri dönüm noktasına ulaşıp ulaşmadıkları ve teknolojik modernizasyonun bu süreci nasıl hızlandırabileceğidir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kırsal Gana'daki Küçük Ölçekli Çiftçilerin İklim-Akıllı Tarım Uygulamalarını Benimsemesi: Planlanmış Davranış Teorisinin Bir Uygulaması
Sahra Altı Afrika'da iklim değişikliğine bağlı yağış değişkenliği ve kuraklık, tarımsal üretim sistemleri ve gıda güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Gana gibi yağışa bağımlı tarımın yaygın olduğu ülkelerde küçük ölçekli çiftçilerin adaptasyon kapasitelerini artırmak için İklim-Akıllı Tarım (CSA) uygulamalarının yaygınlaştırılması kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürdeki mevcut çalışmalar genellikle sosyo-demografik ve ekonomik teşviklere odaklanmış, çiftçilerin benimseme kararlarını yönlendiren sosyo-psikolojik ve içsel motivasyon faktörlerini göz ardı etmiştir. Bu çalışma, Planlanmış Davranış Teorisi çerçevesinde çiftçilerin tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol faktörlerinin iklim-akıllı tarım uygulamalarını benimseme niyeti ve fiili davranışı üzerindeki etkilerini inceleyerek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Sporcuların Temel Psikolojik İhtiyaçları ve Duyguları: Bilişsel Yeniden Değerlendirmenin Rolü
Spor bilimleri ve performans psikolojisi literatüründe, yüksek başarının hedeflendiği yarışmacı ortamlarda sporcuların yaşadığı baskı ve işlevsiz duyguların yönetimi temel bir tartışma konusunu oluşturmaktadır. Gross tarafından geliştirilen duygu düzenleme süreç modeli ile Ryan ve Deci'nin Öz-Belirleme Kuramı altındaki Temel Psikolojik İhtiyaçlar Kuramı, bireylerin duygusal tepkilerini nasıl yapılandırdığını açıklayan başlıca kuramsal çerçevelerdir. Ancak spor alanında yetkinlik, özerklik ve ilişkisellik ihtiyaçlarının karşılanmasının uyumlu (bilişsel yeniden değerlendirme) ve uyumsuz (ifadesel bastırma) duygu düzenleme stratejileri üzerinden spora özgü duygular ve psikobiyososyal deneyimler üzerindeki dolaylı mekanizmaları yeterince incelenmemiştir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Nepal'in Dang Bölgesindeki Silahlı Çatışma Mağdurları Arasında İşkence, Kayıp ve Güvensizliğin Uzun Vadeli Ruh Sağlığı Sonuçları Üzerine Nitel Bir Çalışma
Çatışma ve savaş sonrası ortamlarda ruh sağlığı ve psikososyal destek çalışmaları genellikle kriz anlarına ve insani yardım süreçlerindeki kısa vadeli tıbbi müdahalelere odaklanmaktadır. Ancak silahlı çatışmaların uzun vadeli ruh sağlığı etkileri, toplumsal ve ekonomik günlük stresörlerle doğrudan etkileşim içerisindedir. Nepal'deki Maoist Çatışması (1996-2006) sonrasında hayatta kalan bireylerin yaşadığı travmatik anılar, yoksulluk, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, dul kalma ve engellilik gibi yapısal sorunlarla birleşmektedir. Bu makale, çatışma sonrası dönemin uzun vadeli psikososyal etkilerini, yerel açıklayıcı modeller ve sağlık arama davranışları ekseninde inceleyerek alan literatüründeki önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Yeşil Mali Politikaların Enerji Fiyat Oynaklığı ve Enerji Verimliliği ile Entegrasyonu: COVID-19 Perspektifi
Küresel iklim değişikliği ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji sektörüne yapılan yatırımların teşvik edilmesi, makroekonomik politikaların odağında yer almaktadır. Çin hükümeti, sübvansiyonlar ve vergi iadeleri gibi yeşil mali politikalar aracılığıyla enerji sektörünün hızlı genişlemesini desteklemiştir. Bununla birlikte, özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde enerji emtiye fiyatlarında gözlenen yüksek oynaklık, şirketlerin yatırım verimliliğini ve ülkenin genel enerji verimliliğini etkilemiştir. Sektördeki temel tartışma, devletin mali teşviklerinin ve vergi politikalarının piyasadaki fiyat belirsizlikleri karşısında enerji verimliliğini ne ölçüde koruyabildiği ve yönlendirebildiği etrafında şekillenmektedir.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Sürdürülebilir Yeniden Kullanım İçin Bir Çerçeve: Mevcut Kentsel Binalarda Boşluk ve Atıllığın Anlaşılması
Kentsel alanlarda yoğunlaşma, yakınlık ve bağlantısallık avantajları tarihsel süreçte şehirlerin büyümesini sağlamışken, küresel salgınlar ve gelişen iletişim teknolojileri kentsel binalardaki boşluk ve atıllık oranlarını artırarak geleneksel kümelenme faydalarını tartışmaya açmıştır. Kentlerin sürdürülebilirlik ve dayanıklılık hedefleri doğrultusunda mevcut bina stokunun yenilenmesi kritik bir zorunluluk haline gelirken, alan yazında binanın tamamının boşalması durumuna odaklanan dar bakış açısı ile gerçekteki kademeli boşalma süreçleri arasında önemli bir uyumsuzluk bulunmaktadır. Bu çalışma, boşluk olgusunu sürdürülebilir yeniden kullanım stratejileriyle ilişkilendirerek şehir planlama ve varlık yönetimi kararlarına kuramsal ve uygulamalı bir zemin sunmaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Faslı Öğrencileri Sosyal Medya Tehditlerinden Korumak İçin Bir Siber Güvenlik Farkındalık Çerçevesi Geliştirilmesi
Siber güvenlik farkındalığı, özellikle sosyal mühendislik saldırılarının hedefi haline gelen ikincil eğitim düzeyindeki öğrenciler için dijital tehditleri anlama ve önleme süreçlerinin kritik bir parçasıdır. Geleneksel koruma duvarlarının insan faktörünü göz ardı etmesi, siber saldırganların kimlik avı ve manipülatif tekniklerle okul sistemlerine sızmasına zemin hazırlamaktadır. Fas eğitim sistemindeki öğrencilerin sosyal medyayı yoğun kullanımına karşın siber hijyen alışkanlıklarının yetersiz kalması, kurumsal düzeyde siber güvenlik açığı yaratmaktadır. Bu çalışma, okul ortamında insan, kurum ve teknoloji katmanlarını bütünleştiren siber güvenlik farkındalık çerçevesinin tasarımı ve doğrulanması sorununu ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Körfez İşbirliği Konseyi Ülkelerinde Doğrudan Yabancı Yatırımları Çeken ve Caydıran Unsurlar: Makroekonomik ve Çevresel Faktörlerin Rolü
Doğrudan yabancı yatırımlar (DYY), gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerde sürdürülebilir büyüme, teknoloji transferi, istihdam yaratılması ve ekonomik çeşitlendirme açısından stratejik bir kaldıraç niteliğindedir. Petrol ve doğalgaz sektörlerine bağımlı olan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Bu bağımlılığı azaltmak ve ekonomilerini çeşitlendirmek isteyen KİK yönetimi, sermaye, gelişmiş teknoloji ve uzmanlık çekmek amacıyla doğrudan yabancı yatırımlara yönelmektedir. Ancak uluslararası literatürde makroekonomik istikrar, demografik dinamikler ve özellikle iklimsel/çevresel faktörlerin DYY girişleri üzerindeki etkilerine dair ampirik bulgular çelişkili sonuçlar sunmaktadır. Bu çalışma, ekonomik ve demografik değişkenlerin yanı sıra karbon emisyonu ve iklim faktörlerini bütüncül bir yaklaşımla analiz ederek bölgedeki yatırım dinamiklerini uzun dönemli zaman serileriyle açıklamayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Polonya'da Hanehalkı Enerji Dönüşümünde Sınırların Ötesine Geçmek: Bir Değerlendirme ve Perspektif
Küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen enerji dönüşümü, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynamakla birlikte hava koşullarına bağımlılık ve sistem istikrarsızlığı gibi teknik zorlukları beraberinde getirmektedir. Özellikle kömür üretimine onlarca yıldır bağımlı olan ve geleneksel enerji kaynaklarına toplumsal bağlılığın yüksek olduğu ekonomilerde dönüşümün önündeki engellerin anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Polonya örneğinde hanehalklarının üretici tüketiciler olarak bu süreçteki rolleri, güncellenen sosyo-ekonomik veriler ve jeopolitik riskler çerçevesinde yeniden değerlendirilmektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Açıklanabilir Yapay Zekâ ile Makine Öğrenmesi Tabanlı Saldırı Tespit Sistemlerinin Değerlendirilmesi: Şeffaflık ve Yorumlanabilirliğin Artırılması
Modern ağ güvenlik altyapılarında makine öğrenmesi tabanlı saldırı tespit sistemleri, karmaşık siber tehditlerin ve daha önce karşılaşılmamış anormal trafik desenlerinin yakalanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Buna karşın derin öğrenme ve topluluk öğrenmesi algoritmalarının kapalı kutu niteliği, güvenlik analistlerinin üretilen alarmların arka planındaki mantığı kavramasını zorlaştırmakta, sistem kararlarına duyulan güveni zedelemektedir. Bu durum yüksek tespit başarımı ile karar şeffaflığı arasında süre gelen bir ikileme yol açmaktadır. Makale, Açıklanabilir Yapay Zekâ tekniklerini sınıflandırma modellerine entegre ederek hem tespitte yüksek doğruluk elde etmeyi hem de kararların sunumunda izlenebilir ve doğrulanabilir bir yorumlanabilirlik sunmayı hedefleyen güncel alan tartışmasına odaklanmaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Adana İlinin Bazı Doğal ve Kültürel Sit Alanları Üzerine Floristik Bir Çalışma
Doğu Akdeniz Havzası, sahip olduğu farklı topoğrafik yapılar, iklimsel çeşitlilik ve mikroklima alanları sayesinde yüksek bitki biyoçeşitliliğine ve endemizm oranına sahip stratejik bir botanik bölgesidir. Ancak kentsel genişleme, tarımsal faaliyetler, sanayileşme ve insan baskısı altındaki korunan alanlarda floristik envanterlerin güncellenmesi biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, Adana ilindeki doğal ve kültürel sit alanlarının floristik zenginliğini saptayarak literatürdeki veri eksikliklerini gidermeyi hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Tüketicilerin Yayınları İzlemeye Devam Etme Niyetlerini Anlamak: Değer Odaklı Bir Devam Etme Niyeti Modeli
Canlı yayın sektörü dünya genelinde hızla büyümekte ve kullanıcıların yayın izleme süreleri katlanarak artmaktadır. Buna karşın, kullanıcıların yayın izlemeye neden devam ettiklerini açıklayan teorik çalışmalar sınırlıdır. Literatürde devam etme niyetini açıklamada yaygın olarak kullanılan Beklenti Doğrulama Teorisi tabanlı modeller, temel olarak kullanıcıların elde ettiği algılanan yararları dikkate almakta, ancak kullanım sürecinde karşılaşılan maliyet ve kayıpları göz ardı etmektedir. Bu durum, teorik açıdan eksik bir çerçeve sunmakta ve kullanıcıların algıladıkları maliyetler ne kadar yüksek olursa olsun kullanımı sürdürecekleri varsayımına yol açmaktadır. Bu araştırma, yarar ve fedakarlık dengesini dinamik biçimde değerlendiren değer odaklı bir model sunarak alandaki bu teorik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Sürdürülebilir Liderlik: Bir Literatür Taraması ve Gelecek Araştırmalar İçin Beklentiler
Modern işletme yönetimi, ekonomik büyümenin beraberinde getirdiği sosyal eşitsizlikler ve çevresel bozulmalar nedeniyle ciddi bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Geleneksel liderlik modellerinin kısa vadeli kâr odaklı yaklaşımı, 2015 yılında kabul edilen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve küresel iklim krizi bağlamında yetersiz kalmaktadır. Bu durum, liderlerin ekonomik, sosyal ve çevresel hedefleri dengelemesini öngören sürdürülebilir liderlik kavramını tartışmaların odağına yerleştirmiştir. Ancak alanın henüz kuramsal olarak parçalı bir yapıda olması ve farklı disiplinlerdeki uygulamaların bütünleştirilememesi, kapsamlı bir literatür sentezini zorunlu kılan temel sorunu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Pandemi Etkileri Kültürel Olarak Ne Kadar Özgündür? Yaş, Biyolojik Cinsiyet ve Siyasi İnançların COVID Etkileri Üzerindeki Kültürel Benzerlik ve Farklılıklarının Değerlendirilmesi
Pandemiler doğası gereği biyo-epidemiyolojik fenomenler olmalarına rağmen, etkileri ulusal sınırları aşan kültürel psikolojik dinamiklerle şekillenmektedir. Psikoloji literatüründe hakim olan Batılı, Eğitimli, Sanayileşmiş, Zengin ve Demokratik (WEIRD) örneklem odaklı yaklaşım, pandemi psikolojisinin evrensel mi yoksa kültüre özgü mü olduğunu anlamayı zorlaştırmaktadır. Mevcut literatürdeki çalışmaların çoğunlukla izole yerel örneklemlerle sınırlı kalması, yaş, cinsiyet ve siyasi inançlar gibi değişkenlerin etkilerindeki paylaşılan ve özgün varyansın ayrıştırılmasını engellemektedir. Bu araştırma, 19 ülkeden toplanan geniş bir veri setiyle pandemi psikolojisinin kültürlerarası doğasını çözümleyerek alandaki bu kuramsal ve ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Türkiye'de Jeotermal Enerjinin Potansiyeli, Kullanımı ve Gelişimi
Küresel ölçekte artan nüfus, sanayileşme ve yükselen yaşam standartları enerji talebini hızla artırırken, fosil yakıtların çevreye verdiği zararlar ve iklim değişikliği riski yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi zorunlu kılmaktadır. Türkiye, karmaşık jeolojik ve neotektonik yapısı sayesinde zengin jeotermal kaynaklara sahip olmasına karşın, mevcut potansiyelinin ne kadarını elektrik üretimi ve doğrudan kullanım alanlarında değerlendirebildiği ile stratejik hedefler doğrultusunda bu kapasitenin nasıl artırılacağı hususu güncelliğini koruyan temel bir araştırma konusudur.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Moleküler Dinamik Simülasyonlarında Çizge Sınır Ağı Atomlar Arası Potansiyelleri İçin Ölçeklenebilir Paralel Algoritma
Moleküler dinamik simülasyonlarında yoğunluk fonksiyonu teorisi gibi kuantum mekaniksel yöntemlerin O(N^3) ölçekleme kısıtı, büyük sistemlerin incelenmesini engellemektedir. Çizge sınır ağı atomlar arası potansiyelleri (GNN-IP) yüksek veri verimliliği ve doğruluk sunsa da çoklu mesaj iletim katmanları nedeniyle uzaysal ayrıştırma paralelleştirmesinde büyük iletişim yükü oluşturmaktadır. Bu çalışma, GNN-IP modellerinin paralel ölçeklenebilirliğini çözmeyi hedefleyen temel bir araştırmadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Paralel-Esnek Eyleyicili Dört Bacaklı Robotlar İçin Öğrenme Tabanlı Tasarım ve Kontrol
Bacaklı robotik alanında çok yönlü, verimli ve güçlü platformlar geliştirmek uzun süredir temel bir araştırma hedefidir. Robot kontrölçüleri giderek daha sağlam hale gelse de, hareket performansı mevcut eklem hızı ve tork sınırları nedeniyle kısıtlanmaktadır. Paralel esnek eyleyicilerin entegrasyonu, ek tork sağlayarak performansı artırma potansiyeline sahiptir; ancak bu esnek elemanların optimum parametrelerle tasarlanması geleneksel olarak insan sezgisine dayalı, yinelemeli ve zahmetli bir süreçtir. Bu makale, tasarım parametreleri ile kontrölçünün modelden bağımsız takviyeli öğrenme ve Bayesçi optimizasyonla eş zamanlı olarak nasıl optimize edilebileceği sorusuna odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Laikliği Tartışmak: Özgürlükçü Kozmopolitan Bir Perspektiften Klasik Laiklik Kavramının Savunusu
Siyaset sosyolojisi ve çağdaş siyaset felsefesi literatüründe laiklik, din ile devlet işlerinin ayrılmasının ötesinde yurttaşların vicdan özgürlüğü ve eşitliği hususunda temel bir ilke olarak tartışılmaktadır. Son yıllarda çokkültürcü yaklaşımlar ve postmodern soyağacı eleştirileri, klasik laiklik anlayışının bireyci temellerini hedef alarak dinsel özgürlüklerin kısıtlandığı iddiasını öne sürmektedir. Bu tartışma ortamında, laikliğin cemaatçi yapılara karşı bireysel özgürlükleri koruma kapasitesi ile modern devlet egemenliği arasındaki ilişki yeniden değerlendirilme ihtiyacı taşımaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Politikadan Uygulamaya: DSÖ'nün Afrika Rehabilitasyon Stratejisi 2025–2035 Eğitim Reformu Olmaksızın Neden Başarısızlık Riski Taşıyor?
Dünya Sağlık Örgütü Afrika Bölge Komitesi, Temmuz 2025'te kıta genelindeki %63'lük rehabilitasyon erişim açığını kapatmak amacıyla beş sütunlu iddialı bir strateji kabul etmiştir. Ancak Sahra Altı Afrika'da her 10.000 kişiye düşen rehabilitasyon çalışanı yoğunluğu 0,04 seviyesindedir. Orta Afrika tıp müfredatlarında rehabilitasyon eğitiminin sistemik olarak dışlanması, hekimlerin bu hizmetleri anlamasını ve sevk yapmasını engellemektedir. Bu makale, tıp eğitimindeki reform eksikliğinin politika hedefleri ile saha uygulaması arasındaki kopukluğu nasıl derinleştirdiğini ve stratejik hedeflerin başarısını nasıl tehdit ettiğini incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'de Psikolojik Yardım Arama Tutumlarında Cinsiyet Farklılıkları: Türkiye Örneği
Ruhsal bozukluklar, küresel hastalık yükünün yaklaşık %14'ünü oluşturarak önemli bir toplum sağlığı sorunu meydana getirmektedir. Psikolojik sorunlar karşısında bireylerin profesyonel yardım arama eğilimleri, toplumsal ve kültürel cinsiyet rolleri, damgalanma korkusu ve sosyo-demografik etkenler çerçevesinde biçimlenmektedir. Literatürde kadınların profesyonel psikolojik yardım almaya erkeklere kıyasla daha yatkın olduğu genel kabul görse de, bu durumun farklı yaş, eğitim, çalışma ve sağlık durumları ile nasıl etkileştiği Türkiye bağlamında geniş ölçekli mikro verilerle yeterince incelenmemiştir. Çalışma, bu ampirik boşluğu doldurarak cinsiyet odaklı belirleyicileri çözümlemeyi hedefler.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Fenilpropanoid Metabolizması: Stres Toleransı ve Bitki Gelişim İpuçlarına İlişkin Güncel Yaklaşımlar
Fenilpropanoid metabolizması, bitkilerin değişen iklim koşullarına ve çevresel tehditlere karşı geliştirdiği en önemli savunma ve adaptasyon mekanizmalarından biridir. Literatürde, bu metabolik yolağın iklim dirençli tarım ürünlerinin geliştirilmesindeki rolü ve lignin/flavonoid gibi kritik bileşenlerin biyosentez süreçleri yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Ancak, bu yolun farklı stres koşulları altındaki karmaşık moleküler düzenleme mekanizmaları, post-transkripsiyonel, post-translasyonel ve epigenetik kontrol katmanları arasındaki etkileşimler hala tam olarak çözümlenmeyi bekleyen büyük bir araştırma sorusudur. Bu makale, söz konusu moleküler karmaşıklığı sistematik olarak çözmeyi hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Diyanet Üzerinde 14 Yıllık Araştırma Trendleri: Bibliyometrik ve Tematik Analizler
Diyanet İşleri Başkanlığı, son yirmi yılda bütçe ve personel kapasitesi açısından olağanüstü bir büyüme kaydetmiştir. Bu genişleme, kurumun cami dışı faaliyetlerini diplomasi, eğitim ve sosyal politikalara yaymasını sağlamıştır. Bu durum, akademisyenler arasında kurumun yurt içinde dindar nesil yetiştirme hedefleri ile yurt dışında yumuşak güç unsuru olarak kullanımına dair yoğun tartışmaları beraberinde getirmiştir. Makale, bu zengin akademik literatürün haritasını çıkarma sorusunu ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Afet Yardım Süreçlerinde Rota Optimizasyonu: Kırıkkale İçin Pisagor Bulanık AHP ve TOPSIS Yaklaşımı
Afet yönetimi ve lojistiği süreçlerinde, insani yardımların ve acil durum ekiplerinin hedef bölgelere hızlı ve güvenli bir şekilde ulaştırılması hayati önem taşımaktadır. Kırıkkale ili, stratejik savunma sanayisi ve petrol rafinerisi (TÜPRAŞ, MKE) gibi yüksek endüstriyel kaza riski taşıyan tesislere ev sahipliği yapması ve 43 ilin ulaşım ağının kesişim noktasında bulunması nedeniyle afet lojistiği açısından kritik bir konumdadır. Ancak, afet anında karayollarında meydana gelebilecek kapanmalar ve belirsizlikler altında, komşu illerden gelecek yardımların hangi alternatif rotalar üzerinden önceliklendirileceği konusu operasyonel düzeyde ciddi bir karar verme problemi teşkil etmektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Dijitalleşmenin Çevre, Sosyal ve Yönetişim ile Sürdürülebilirlik Üzerindeki Rolü: Çıkarımlar İçin İncelemeye Dayalı Bir Çalışma
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişim, geleneksel ekonomik büyüme modellerini dönüştürürken aynı zamanda ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik alanlarında yeni bir tartışma başlatmıştır. Literatürde dijitalleşmenin ekonomik verimliliği artırdığı savunulurken, artan karbon ayak izi gibi olumsuz çevresel etkileri de yoğun şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışma, dijitalleşmenin çevre, sosyal gelişim, yönetişim ve genel sürdürülebilirlik hedefleri üzerindeki çok boyutlu etkilerini bütünsel bir literatür taraması çerçevesinde ele alarak alandaki kuramsal açıkları kapatmayı ve politika yapıcılara rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Mikro Düzey Çatışmaların Oyun Kuramsal Ajan Tabanlı Modellenmesi: DEAŞ-Kürt Savaşı Örneği
Sivil çatışma ve iç savaş araştırmaları, geleneksel olarak çatışmaların nedensel mekanizmalarına, devlet kapasitesine veya yapay topluluklar üzerindeki makro düzey istatistiksel analizlere odaklanmıştır. Ancak, aktörlerin mikro düzeydeki stratejik etkileşimlerini, coğrafi ve zamansal dinamiklerle birlikte ampirik veriye dayalı olarak inceleyen hesaplamalı modellerin kullanımı oldukça sınırlıdır. Özellikle devlet dışı iki silahlı aktör arasındaki güç dengesi, toprak kontrolü ve şiddet kalıplarının mikro ölçekte nasıl biçimlendiği literatürde belirgin bir boşluk oluşturmaktadır. Bu çalışma, Rojava bölgesinde Kürt milisler ile DEAŞ arasındaki şiddet olaylarını inceleyerek söz konusu teorik ve ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Kariyer Başarısında Duygusal Zekâ ve Güçlüklerle Başa Çıkma Derecesinin Rolü
Örgütsel davranış ve yönetim psikolojisi yazınında kariyer başarısı uzun süredir genel zekâ ve bilişsel yetenekler çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak küreselleşen ve belirsizliği artan iş dünyasında bilişsel becerilerin tek başına kariyer ilerlemesini açıklamada yetersiz kalması, araştırmacıları duygusal zekâ ve güçlüklerle başa çıkma kapasitesi gibi duygusal ve psikolojik faktörlere yöneltmiştir. Bu çalışma, nesnel ve öznel kariyer başarısının belirleyicilerini mizaç duygusal zekâsı ile dayanıklılık ve sebat bileşenlerinden oluşan güçlük katsayısı üzerinden eş zamanlı olarak inceleyerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Dünya Siber Suç Endeksi ile Siber Suçların Küresel Coğrafyasını Haritalandırmak: Küresel Bir Siber Suçluluk Ölçütü Önerisi
Siber suçların küresel ölçekteki milyarlarca dolarlık maliyetine rağmen, faillerin çevrimiçi takma adlar ve teknik korumalar arkasına saklanması siber suç coğrafyasının ampirik olarak incelenmesini zorlaştırmaktadır. Mevcut çalışmalar siber suç saldırılarının teknik altyapısını veya kovuşturma verilerini temel almakta, bu durum siber suçluların gerçek lokasyonlarının ve ülkeler düzeyindeki siber suçlu profillerinin doğru biçimde haritalandırılmasını engellemektedir. Bu araştırma, teknik veri manipülasyonlarını aşarak ülkelerin siber suçluluk düzeyini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Mülteci Öğrencilerin Türk Eğitim Sistemine Uyumunda Eğitimde Kalite Olgusunun İncelenmesi
Gelişmekte olan ülkelerde kitlesel göç hareketleri, eğitim sistemlerinin yapısını ve niteliğini doğrudan etkileyen dinamiklerin başında gelmektedir. Zorunlu göçler sonuçunda farklı dil ve kültür altyapısına sahip çocukların ev sahibi ülkenin okullarına katılması, fırsat eşitliği, sosyal uyum ve kapsayıcı eğitim bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde yürütülen çalışmalarda, mülteci öğrencilerin eğitim sistemine entegrasyonunda karşılaşılan güçlüklerin ve derslerdeki niteliğin korunması süreçlerinin öğretmen ve okul yöneticisi görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi büyük bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırma, yerel düzeyde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan eğitimcilerin mülteci öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel uyum süreçlerine ilişkin deneyimlerini ve bu sürecin eğitim kalitesine etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alandaki ampirik ve uygulamalı tartışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Nijerya Niger Deltasi Bölgesinde Aşı Hizmetlerine Yönelik Talebi Artırmak İçin Toplum Tiyatrosunun Kullanılması
Düşük ve orta gelirli ülkelerde çocukluk çağı aşı kapsayıcılığının artırılması, küresel kamu sağlığı hedefleri ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları açısından kritik bir öneme sahiptir. Nijerya gibi gelişmekte olan ülkelerde aşı kapsayıcılığının yetersiz kalması hem sağlık hizmeti sunumundan hem de toplumsal talep eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Tedarik zincirindeki aksamalar sunum tarafını oluştururken, yanlış inanışlar, güvensizlik, yetersiz bilgi ve kültürel engeller talep tarafındaki temel sorunlardır. Niger Deltası bölgesinde zorlu coğrafi koşullar ve güvenlik sorunları aşıya erişimi daha da zorlaştırmaktadır. İnsan odaklı tasarım ve toplum tiyatrosu gibi katılımcı iletişim yöntemleri, bakım verenlerin aşıya yönelik tutumlarını olumlu yönde değiştirerek toplumsal talebi artırma potansiyeline sahiptir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Saha İzlemesine Dayalı Olarak Metro Sistemindeki Yölçu ve Personelin Sağlık Hasarının Değerlendirilmesi: Nanjing Örneği
Hızlı kentleşme süreciyle birlikte metro sistemleri toplu taşımanın temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Ancak yer altındaki kapalı yapılar, yetersiz doğal havalandırma, yoğun yölçu akışı ve tren sürtünmelerinden kaynaklanan kirleticiler ortam hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Alan literatüründe farklı ulaşım türlerinin çevre kirliliği düzeyleri sıklıkla karşılaştırılsa da, metro mikroçevrelerindeki farklı alanlarda kirletici dağılımı ile metro çalışanları ve yölçuların maruz kaldığı özgül sağlık hasarları sistematik biçimde nicelleştirilmemiştir. Bu çalışma, alan içi kirlilik izleme verilerini ve insan sağlığı risk değerlendirme modellerini birleştirerek bahsi geçen boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Açık RAN İlkeleri ile 6G Hücresel Ağ Mimarısının Güçlendirilmesi: Sistem Düzeyinde Bir Bakış ve Eğitim İncelemesi
Geleneksel dördüncü ve beşinci nesil (4G/5G) hücresel ağlar, genel olarak dikey entegrasyona sahip kapalı ve monolitik donanım/yazılım mimarileriyle kurulmaktadır. Ancak, 5G standartlarındaki hızlı gelişime kıyasla saha yaygınlaştırmalarının geride kalması, yüksek kurulum ve işletim maliyetleri ile esneklik eksikliği temel bir problem teşkil etmektedir. Altıncı nesil (6G) hücresel mimarilere geçiş sürecinde; enerji verimliliği, kapsama alanı genişletme, sistem dayanıklılığı ve maliyet optimizasyonu gibi hedeflere ulaşılabilmesi için hücresel erişim ağının sistem düzeyinde yeniden tasarlanması gerekmektedir. Açık RAN (Open RAN) ilkeleri, bu mimari kısıtlamaları aşmak için bir çözüm sunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sanmen Nükleer Güç Santralinin İşletime Alınması Öncesinde ve Sonrasında Radyasyon Maruziyeti ve Halk Sağlığının Değerlendirilmesi
Nükleer enerji santrallerinin yaygınlaşması, özellikle 2011 Fukushima Daiichi kazasının ardından çevre radyoaktivitesi ve halk sağlığı üzerindeki potansiyel etkiler nedeniyle küresel ölçekte yoğun bir akademik ve toplumsal tartışma alanına dönüşmüştür. Çin'in 2060 karbon nötr hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği ilk üçüncü nesil gelişmiş pasif AP1000 reaktör teknolojisine sahip Sanmen Nükleer Güç Santrali (SNPP), bu yeni reaktör mimarisinin radyoaktif salım ve halk sağlığı güvenilirliği açısından incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Mevcut literatürde geleneksel basınçlı su reaktörlerine ilişkin veriler bulunsa da, ticari AP1000 ünitelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte ortaya çıkan uzun dönemli çevresel radyoaktivite değişimleri ve halk sağlığı göstergeleri henüz yeterince belgelenmemiştir. Bu çalışma, söz konusu bilgi boşluğunu doldurmak üzere tasarlanmıştır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Adli Analizi Uzak Bölgelerde Aşırı Oy Kaymalarını Ortaya Koymaktadır
Demokratik seçimlerin dürüstlüğü ve şeffaflığı, siyasal rejimlerin meşruiyetinin temel şartlarından biridir. Otoriterleşme eğilimlerinin yaşandığı ve kamu kaynakları ile medya erişiminde belirgin dengesizliklerin bulunduğu ortamlarda seçim güvenliği tartışmaları öne çıkmaktadır. Seçim adli analizi (election forensics), oy dağılımı ve katılım oranlarındaki istatistiksel düzensizlikleri tespit ederek olası hile ve müdahaleleri nicel modellerle saptamayı hedefler. Bu çalışma, Türkiye'de 2017 anayasa referandumu ve 2018 seçimlerinde gözlemlenen istatistiksel sapmaların 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde devam edip etmediğini ve uzak kırsal bölgelerdeki oy kaymalarının boyutunu sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sosyal Ağlar Aracılığıyla Bilgi Edinimi: Doğruluk, Hata ve Kutuplaşma Üzerine Ajan Tabanlı Simülasyon Analizi
Sosyal epistemoloji ve bilişsel bilimler alanında, insanların dünya hakkındaki inançlarının büyük bir kısmını doğrudan gözlem yerine başkalarının tanıklığına dayandırarak oluşturduğu bilinmektedir. Ancak bilgi aktarımında bulunan kaynakların güvenilirliğini ve bilgilerin doğruluğunu değerlendirmek önemli bir metodolojik ve epistemolojik sorun teşkil etmektedir. Dijital iletişim ağlarının ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte toplumsal ölçekte fikir ayrılıklarının, yankı odalarının ve inanç kutuplaşmasının artması bu tartışmayı yeniden alevlendirmiştir. Bu çalışma, kaynak güvenilirliğini kestirme stratejileri ile iletişim ağlarının yapısının inanç doğruluğu ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki etkilerini simülasyonel olarak modelleyerek literatürdeki causal mekanizma eksikliğini gidermeyi hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Din Nörobilimi Üzerine Bir İnceleme: Alanın Genel Görünümü, Sınırlılıkları ve Geleceğe Yönelik Müdahaleler
Din nörobilimi, bireylerin dini inançları, ritüelleri ve aşkın deneyimleri sırasında beyinde meydana gelen yapısal, işlevsel ve nörokimyasal değişimleri inceleyen çok disiplinli bir alandır. Din sosyolojisi, karşılaştırmalı dinler tarihi ve bilişsel nörobilim arakesitinde konumlanan bu saha, ampirik yöntemlerin sınırlılıkları ve dini kavramların tek tipleştirilmesi gibi epistemolojik ve metodolojik tartışmaların odağında yer almaktadır. Makale, bu tartışmalar kapsamında mevcut görüntüleme teknolojilerinin ritüel hareketlerini incelemedeki yetersizliğini aşmayı ve alana yeni teorik açılımlar kazandırmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
VOSviewer ve CitNetExplorer Kullanılarak Eğitimde Yapay Zeka Etiğinin Nitel ve Nicel Analizleri
Eğitimde yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, esnek ve kişiselleştirilmiş öğrenme olanakları sunarken pedagojik ve etik açıdan ciddi tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Yapay zeka sistemlerinin adaptif değerlendirme ve izleme süreçlerine entegrasyonu artarken, bu teknolojilerin getirdiği riskler ve etik ilkelerin eksikliği literatürde önemli bir bilgi boşluğu oluşturmaktadır. İnsan merkezli eğitim anlayışı ile teknolojik ilerleme arasında denge kurulması gerekliliği, yapay zeka etiğinin hem nitel hem de nicel boyutlarıyla bütüncül bir biçimde çözümlenmesini zorunlu kılmaktadır. Çalışma, bu alandaki küresel yayın eğilimlerini ve temel etik prensipleri haritalandırarak bahsedilen akademik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Airbus A32x ile Boeing 737 Güvenlik Olaylarının Karşılaştırmalı Analizi
Havacılık endüstrisinde güvenlik, havayolu şirketlerinin operasyonel sürdürülebilirliği ve yölçu algısı açısından en kritik önceliktir. Tarihsel süreçte Boeing ve Airbus gibi iki dev üretici arasındaki rekabet, uçakların güvenilirlik algısı üzerinden şekillenmiştir. Boeing'in geleneksel olarak daha güvenli kabul edilmesine karşılık, son yıllarda yaşanan Boeing 737 Max kazaları bu algıyı sarsmış ve her iki üreticinin dar gövdeli, tek koridorlu temel uçak ailelerinin (B737 ve A32x) güvenlik geçmişlerinin nesnel verilerle karşılaştırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu çalışma, iki ana üreticinin güvenlik olaylarını istatistiksel bir çerçevede inceleyerek havacılık emniyeti literatüründeki süregelen tartışmalara nicel bir açıklık getirmeyi hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Jeopolitik Risklerin Makroekonomik Göstergeler Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, savaşlar, terör eylemleri ve siyasi belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik istikrarı üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar yaratmaktadır. Özellikle coğrafi konumu itibarıyla bölgesel çatışma odaklarına yakın olan Türkiye gibi yükselen piyasa ekonomilerinde, jeopolitik risklerin enflasyon, döviz kuru ve sanayi üretimi gibi temel göstergeler üzerindeki dinamik etkilerini zaman ve frekans boyutunda çözümlemek iktisat literatüründe kritik bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, küresel jeopolitik risk şoklarının Türkiye'nin temel makroekonomik değişkenleri üzerindeki kısa, orta ve uzun vadeli nedensellik ilişkilerini ampirik olarak test ederek alandaki literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Bilimsel Denetim Odaklı Geleneksel Çin Tıbbı Kalite Değerlendirme Yöntemleri: Son Araştırma Gelişmeleri ve Gelecek Beklentileri
Geleneksel Çin Tıbbı (GÇT) preparatlarının karmaşık kimyasal yapıları ve hammadde kaynaklarındaki kararsızlıklar, modern ilaç denetim standartlarında ciddi bir zorluk teşkil etmektedir. Klasik tek bileşenli analizler, bu çok hedefli tıp sisteminin klinik etkinliğini doğrulamada yetersiz kalmaktadır. İlaç düzenleme bilimi, geleneksel tıp teorileriyle uyumlu, klinik güvenliği ve etkinliği bir arada değerlendirebilen bütünsel kalite değerlendirme sistemlerinin kurulmasını ve bilimsel denetim mekanizmalarıyla entegrasyonunu tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Dijital Dönüşüm ve Firma Dirençliliği: Güçlendirici mi yoksa Yük mü?
Sürekli değişen küresel ekonomik koşullar, krizler ve belirsizlikler karşısında işletmelerin hayatta kalabilmesi ve sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi için firma dirençliliği kritik bir kavram haline gelmiştir. Dijital ekonominin hızla geliştiği günümüzde, dijital dönüşüm işletmeler için temel bir stratejik tercih olarak öne çıksa da yazında 'dijital paradoks' olarak bilinen durum nedeniyle büyük ölçekli dijital yatırımların kısa vadeli kârlılığa her zaman yansımadığı görülmektedir. Bu çalışma, dijital dönüşümün kurumsal yapılarda yarattığı köklü değişimin firma dirençliliğini artıran bir unsur mu yoksa ek bir yük mü olduğunu ampirik verilerle inceleyerek literatürdeki belirsizlikleri gidermeyi hedeflemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Pakistan'ın Su Kaynakları Yönetimi: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Su Güvenliğinin Sağlanması
Pakistan, 225 milyonluk devasa nüfusu ve sınırlı su depolama kapasitesi nedeniyle kritik bir su kıtlığı eşiğindedir. Ülkede kişi başına düşen su miktarı 1951'den bu yana dramatik şekilde azalırken, mevcut su yönetişimi ve altyapı yetersizlikleri bu durumu bir ulusal güvenlik tehdidine dönüştürmüştür. Bu çalışma, Indus Havzası Sulama Sistemi'nin (IBIS) mevcut kısıtlarını, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini ve su kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda nasıl yeniden yapılandırılabileceğini analiz etmektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Gücünü Doğallaştırmasından Alan Bir Yapı: Sağlığın Yerleşimci Sömürgeci Belirleyicilerinin Kavramsal Çerçevesi
Halk sağlığı ve tıp literatüründe yerli halkların yaşadığı kronik sağlık eşitsizlikleri genellikle gözlemlenmekte, ancak bu eşitsizliklerin kök nedenleri tam olarak açıklanamamaktadır. Çoğu zaman sağlık farkları biyolojik indirgemecilik, ırksal esasçılık veya bireysel davranışsal faktörlerle gerekçelendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışma, toplumsal sağlık belirleyicilerinin ve yapısal ırkçılığın ötesine geçerek, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığı belirleyen temel ve özgün bir toplumsal yapı olduğunu iddia etmekte ve bu kavramsal boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Post-Seküler Çağda Parti Değişimi: Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi Örneği
Modern Türk siyasetinde laiklik anlayışının dönüşümü, siyasal partilerin seçim hedefleri ve toplumsal kutuplaşma dinamikleri çerçevesinde şekillenen geniş bir akademik tartışmanın merkezinde yer almaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tarihsel olarak katı veya katı-dışlayıcı bir sekülarizm çizgisiyle özdeşleştirilmiş olmasına rağmen, son on yılda Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde daha özgürlükçü ve kapsayıcı bir laiklik söylemine yönelmiştir. Literatürde bu ideolojik ve stratejik dönüşümün arka planındaki içsel liderlik değişimleri, post-sekülarizmin küresel hegemonyası ve başkanlık sistemine geçiş gibi sistemik etkenlerin etkileşimi kapsayıcı bir kuramsal modelle henüz yeterince çözümlenmemiştir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Gelişmekte Olan Hisse Senedi Piyasalarında Yatırımcı Eğiliminin Mevcut ve Gelecekteki Getiriler Üzerindeki Tahmin Edici Etkisi
Geleneksel finans teorileri yatırımcıların rasyonel hareket ettiğini ve piyasalarda bilginin eşit dağıldığını varsayarken, davranışsal finans yaklaşımı yatırımcı psikolojisinin ve duygu durumlarının varlık fiyatlaması üzerindeki belirleyici etkisini öne sürmektedir. Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında yatırımcı eğiliminin (investor sentiment) hisse senedi getirilerini doğrusal ve doğrusal olmayan modeller çerçevesinde ne ölçüde tahmin edebildiği literatürde tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, söz konusu piyasalarda yatırımcı eğiliminin anlık ve farklı zaman ufuklarındaki getiriler üzerindeki tahmin gücünü ampirik olarak inceleyerek literatürdeki doğrusal olmayan ilişki tartışmalarına katkı sunmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Avrupa Pulsar Zamanlama Dizisinin İkinci Veri Salınımı III. Kütle Çekim Dalgası Sinyallerinin Arannması
Nanohertz frekans aralığındaki kütle çekim dalgalarının tespiti, evrenin evrimi ve süper kütleli karadelik çiftlerinin birleşme dinamiklerini anlamak açısından astrofizik ve kozmolojinin en kritik araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır. Karasal girişimölçerlerin erişemediği son derece düşük frekans bölgeleri, milisaniye pulsarlarının dönme kararlılığından yararlanan pulsar zamanlama dizileri (PTA) aracılığıyla incelenmektedir. Avrupa Pulsar Zamanlama Dizisi (EPTA), onlarca yıllık hassas zamanlama verilerini bir araya getirerek izotropik stokastik kütle çekim dalgası arka planının (GWB) varlığını belirlemeyi ve bu sinyali uzaysal çapraz korelasyon örüntüleri (Hellings-Downs eğrisi) üzerinden doğrulamayı hedeflemektedir.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Küresel, Bölgesel ve Ulusal İnme Yükü ve Risk Faktörleri, 1990-2021: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Bir Analiz
Küresel halk sağlığı ve nöroloji literatüründe inme, ölüm ve kalıcı sakatlığın önde gelen nedenlerinden biridir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yüksek gelirli ülkelerde elde edilen inme mortalitesindeki gerilemenin son yıllarda duraklaması ve genç nüfustaki insidans artışı önemli bir tartışma konusudur. Mevcut literatür, metabolik risk faktörlerinin yanı sıra çevresel ve iklimsel faktörlerin inme yükü üzerindeki değişen etkilerini ve sosyo-demografik gelişmişlik düzeylerine göre ortaya çıkan küresel eşitsizlikleri bütüncül biçimde açıklamayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Malezya'da Ekoturizm Gelişiminin Sosyo-Ekonomik Etkilerine Yönelik Bir Yapısal Eşitlik Modeli (YEM)
Ekoturizm, gelişmekte olan ülkelerde hem doğal çevrenin korunmasını hem de kırsal toplulukların sosyo-ekonomik refahının artırılmasını hedefleyen sürdürülebilir bir kalkınma aracı olarak ele alınmaktadır. Yoksulluğun azaltılması, yerel istihdamın desteklenmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi faydaların yanı sıra, plansız ekoturizm faaliyetlerinin doğal kaynak tahribatı ve kültürel/dini değerlerde bozulma gibi olumsuz çıktılara yol açabildiği tartışılmaktadır. Malezya'nın Terengganu eyaleti özelinde yürütülen bu çalışma, yerel halkın ekoturizm algısını nicel yöntemlerle ölçerek olumlu ve olumsuz sosyo-ekonomik etki boyutlarını Yapısal Eşitlik Modeli çerçevesinde çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Uzamış COVID: Temel Bulgular, Patofizyolojik Mekanizmalar ve Gelecek Çalışmalar İçin Klinik Araştırma Önerileri
SARS-CoV-2 enfeksiyonu sonrasında gelişen ve multisistemik tutulum gösteren Uzamış COVID (Long COVID), küresel ölçekte milyonlarca bireyi etkileyen karmaşık bir tablo olarak tıbbi literatürün merkezine yerleşmiştir. Akut enfeksiyonu hafif atlatan bireylerde dahi ortaya çıkabilen bu durum; immün disfonksiyon, otoimmünite, viral reaktivasyon, mikrovasküler pıhtılaşma ve nöroinflamasyon gibi çoklu biyolojik mekanizmalarla ilişkilendirilmektedir. Alan araştırmalarında temel tartışma, semptomların arkasındaki etiyolojik süreçlerin tam olarak aydınlatılamaması ve standart tanı-tedavi protokollerinin henüz yetersiz kalmasıdır. Bu makale, mevcut ampirik ve teorik literatürü derleyerek hastalığın patofizyolojik temellerini bütüncül bir yaklaşımla açıklamayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
1990-2021 Yılları Arasında Küresel, Bölgesel ve Ulusal Diyabet Yükü ve 2050 Yılı Yaygınlık Öngörüleri: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Analiz
Diyabet, dünya genelinde yaş, cinsiyet veya coğrafi konum fark etmeksizin milyonlarca insanı etkileyen, sağlık sistemleri ve toplumlar üzerinde ağır sosyoekonomik yükler oluşturan kronik bir halk sağlığı sorunudur. Uluslararası çalışmalar diyabet yaygınlığının hızla arttığını gösterse de, yaşa, cinsiyete, tip spesifik ayrışmaya ve risk faktörlerine dayalı küresel ve bölgesel düzeyde kapsamlı verilerin eksikliği, etkin önleme ve tedavi politikalarının geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2021 çerçevesini kullanarak diyabet yükünü ve risk faktörlerini 204 ülke düzeyinde analiz etmekte ve 2050 yılına kadar olan yaygınlık eğilimlerini modelleyerek literatürdeki büyük veri açığını kapatmayı hedeflemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Büyük Dil Modelleri Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme: Gelişim, Teknikler ve Gelecek Yönelimleri
Doğal dil işleme ve yapay zeka alanında dil modelleme, istatistiksel yaklaşımlardan derin nöral ağlara ve önceden eğitilmiş Transformer modellerine uzanan kapsamlı bir evrim geçirmiştir. Parametre boyutlarının milyarlarca ölçeğe ulaşmasıyla birlikte modellerde metin içi öğrenme, talimat takip etme ve adım adım akıl yürütme gibi beliren beceriler gözlemlenmiştir. Bu durum, yapay zeka geliştirme paradigmalarını kökten değiştirmiş, ancak devasa modellerin eğitimi, hizalanması ve değerlendirilmesi konularında yeni metodolojik zorluklar ortaya çıkarmıştır. Bu derleme, alandaki hızlı teknik gelişmeleri sistematik bir yapıda organize ederek literatürdeki karmaşıklığı gidermeyi hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Influencer Pazarlamasının Z Kuşağının Karar Alma Sürecine Etkisi
Dijitalleşme süreciyle birlikte geleneksel pazarlama araçlarına duyulan güvensizlik artmış, şirketler tüketiciye ulaşmak için yeni iletişim stratejilerine yönelmiştir. Sosyal ağların yaygınlaşması, özellikle dijital dünyaya doğmuş olan Z kuşağını pazarlamacıların ana hedef kitlesi haline getirmiştir. Bu bağlamda influencer pazarlaması, tüketicilerin karar alma süreçlerini etkileyen en hızlı büyüyen araçlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, influencer'ların bu kuşak üzerindeki etkisinin ampirik olarak incelenmesi ve özellikle Slovakya koşullarında akademik bir temele oturtulması gerekliliği alandaki temel tartışma alanını oluşturmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Sosyal Medyanın Spor Pazarlaması ve Tüketici Etkileşimi Üzerindeki Etkisi
Yirminci yüzyıldan bu yana dijitalleşme dalgası, spor örgütleri ile taraftarlar arasındaki geleneksel iletişim biçimlerini kökten değiştirmiş ve pazarlama stratejilerinin dijital mecralara evrilmesini zorunlu kılmıştır. Spor yönetimi ve pazarlaması literatüründe, geleneksel yöntemlerin yerini alan çevrimiçi platformların kitleleri hedeflemede sağladığı hassasiyet ve ölçülebilirlik sıkça tartışılmaktadır. Özellikle Instagram ve TikTok gibi görsel odaklı dinamik mecraların yükselişi, genç tüketici kitlesinin beklentilerini dönüştürmekte; spor markalarının ve ünlü sporcuların hayran kitleleriyle nasıl etkileşim kurduğu sorusunu güncel bir araştırma alanı haline getirmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
ELF5, Luminal Meme Kanserinde Östrojen Duyarlılığını Baskılar ve Antiestrojen Direncinin Kazanılmasının Temelini Oluşturur
Meme kanserinin moleküler alt tipleri, her hastanın prognozu ve tedavi seçenekleri için kritik öneme sahip olan gen ekspresyonu örüntüleri ile ayırt edilir. Bu alt tipleri belirleyen moleküler mekanizmaların derinlemesine anlaşılması, yeni öngörücü ve prognostik belirteçlerin geliştirilmesi, yenilikçi tedavilerin oluşturulması ve mevcut tedavilere karşı gelişen direncin üstesinden gelinmesi açısından hayati bir araştırma alanıdır. Östrojen reseptörü (ER)-pozitif lüminal alt tipler, ER ve FOXA1 transkripsiyonel faktörlerinin birleşik etkisiyle yönlendirilen gen ekspresyonu örüntüleriyle karakterize edilir. Bu bağlamda, E-twenty-six (ETS) transkripsiyon faktörü ELF5'in, özellikle gebelik ve laktasyon sırasında meme gelişiminde önemli bir rol oynadığı ve ER ile karşılıklı dışlayıcı bir şekilde ifade edildiği bilinmektedir. Bu çalışma, ELF5'in meme kanseri alt tipinin belirlenmesindeki ve östrojen duyarlılığının baskılanmasındaki rolünü, dolayısıyla antiestrojen direncine katkısını inceleyerek bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Yapay Zekâ Tarafından Oluşturulan E-posta Pazarlama İçeriğinin E-posta Teslim Edilebilirliği ve İstenmeyen Posta Klasörüne Düşme Üzerindeki Etkisinin Analizi
Yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin pazarlama, müşteri ilişkileri yönetimi ve içerik oluşturma gibi alanlarda giderek artan etkisiyle birlikte, e-posta iletişiminde kişiselleştirilmiş içerik sunma potansiyeli büyük bir önem kazanmıştır. Ancak, yapay zekâ tarafından üretilen e-posta içeriklerinin, özellikle istenmeyen posta klasörüne düşme endişesi, pazarlamacılar için kritik bir sorun teşkil etmektedir. Bu bağlamda, bu çalışma yapay zekâ destekli e-posta içeriklerinin teslim edilebilirliği üzerindeki gerçek etkisini deneysel bir ortamda inceleyerek mevcut literatürdeki boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Bu, hem işletmelerin pazarlama stratejilerini optimize etmeleri hem de yapay zekâ kullanımının kabul edilebilirliği açısından önemli çıkarımlar sunar.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Farklı Farkındalık Meditasyonu Stillerinin Kaynak Düzeyindeki MEG Mikrodurum Dinamikleri ve Karmaşıklığı Üzerindeki Modülasyonu
Zihin eğitimi süreçlerinin nörofizyolojik temelleri, genellikle statik aktivasyon modelleri üzerinden incelense de beyin dinamiklerinin hızlı değişimleri (mikrodurumlar) bilişsel süreçlerin anlaşılmasında kritik öneme sahiptir. Odaklanmış dikkat (FAM) ve açık izleme (OMM) meditasyon stillerinin beynin dinamik geçiş karmaşıklığı ve kritiklik noktası üzerindeki etkileri, zihin ile nöral korelasyonlar arasındaki boşluğu doldurmayı hedefleyen güncel bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, yüksek zamansal çözünürlüklü MEG verilerini kullanarak meditasyon stillerinin beyin kritikliği üzerindeki spesifik modülasyonlarını sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Biyoçeşitlilik Değişimi, İklim Değişikliği ve İnsan Refahı Arasındaki İlişkiye Yeraltı Perspektifinden Bir Bakış
Toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim ve toplum arasındaki karmaşık etkileşimin merkezinde yer alan hayati bir bileşendir. Geleneksel çevresel çalışmalar yerüstü ekosistemlerine odaklanırken, toprak altındaki biyoçeşitliliğin iklim düzenlemesi ve insan refahı üzerindeki kritik etkileri literatürde yeni ve bütünleşik bir tartışma odağı haline gelmiştir. Bu yayın, toprak biyoçeşitliliğinin kaybı ile iklim değişikliği arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve bu krizlerin toplum üzerindeki yansımalarını disiplinler arası bir perspektifle analiz ederek mevcut literatürdeki boşlukları doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Vay Canına! Çok Havalı: Marka Havalılığının Marka Aşkı ve Marka Bağlılığı Aracılığıyla Müşteri Psikolojik Refahı Üzerindeki Etkisi
Geleneksel pazarlama literatürü uzun süre boyunca müşteri memnuniyetini nihai hedef olarak görmüştür. Ancak küreselleşme, artan rekabet ve değişen tüketici beklentileri memnuniyetin marka sadakati sağlamada tek başına yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda günümüz pazarlama alanı, müşteri ilişkilerini derinleştirmek amacıyla tüketici bağlılığı ve psikolojik refah gibi kavramlara odaklanmaktadır. Özellikle teknoloji ürünlerinin standartlaşmasıyla birlikte markaların kendilerini farklılaştırma ihtiyacı doğmuş ve marka havalılığı bu farklılaşmanın temel bir unsuru haline gelmiştir. Bu makale, marka havalılığının tüketicilerin psikolojik iyi oluş hallerini ve duydukları memnuniyeti nasıl etkilediği sorusuna yanıt aramaktadır.